Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Biliyormusun Sen Kimsin?
Islami Forum - Popüler Forum > EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE > .·[ EDEBİYAT ]·.
sabah_rüzgarı
Biliyormusun Sen Kimsin???
BİLİYOR MUSUN SEN KİMSİN?..

SEN,
“Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz, iyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeğe çalışırsınız.. Çünkü Allah’a inanıyorsunuz..” Fermanının sahibisin!..

SEN,
“Alemlere rahmet olarak gönderilen” ve dehşetli mahşer günü herkesin “Nefsi! Nefsi!” diye çırpınacağı bir zamanda, secdelere kapanıp; “Ümmetimi isterim Ya Rab!.. Ümmetimi bağışlamadıkça kalkmam” diye feryad edecek olan Habib-i Kibriya’nın ümmetisin!..

SEN,
Resûlullah’in ashabına; “Orduya yardim ediniz” dediği zaman, bütün servetini alıp getiren ve Peygamberin “Çocuklarına ne bıraktın?..” sorusuna; “Allah’ı ve Resûlünü bıraktım Ya Resûllullah!” cevabini veren Hz. Ebûbekir’in yolundasın!..

SEN,
Devlet reisi olduğu halde, içi su dolu bir tulumu sırtına yüklenerek halk içinde dolasan ve oğlunun; “Babacığım, niçin böyle yapıyorsun?” sorusuna; “Oğlum! Nefsimi biraz beğenir gibi oldum.. Onu zelil etmek, gururumu kırmak istiyorum” diyen Koca Ömer’in izindesin!

SEN,
Müslümanlar arasında açlığın ve kıtlığın hüküm sürdüğü bir zamanda Sam’dan kendisine ait zeytinyağı, üzüm ve buğday yüklü olarak gelen bir deveyi yükleriyle beraber yoksullara tasadduk eden Hz. Osman’in ardındasın!..

SEN,
Cebinde bulunan 4 dirhem servetin 1 dirhemini gizlice, 1 dirhemini açıkça, 1 dirhemini gece ve kalan 1 dirhemini de gündüz , kimsesizlere sadaka olarak veren ve Allah Resûlünün; “Neden böyle yaptın ?”suâline “Belki Allah bunların birini olsun kabul eder düşüncesiyle diyen Hz. Ali’yi takip edensin!

SEN,
Allah yolunda cihada çıkan ve karşısında ATLAS Okyanusunu görünce, devesini dizlerine kadar denize sürerek, kılıcını çekip; “Ya Rabbi! şahid ol! Önüme su uçsuz bucaksız derya çıkmasaydı senin şanını daha ileriye götürürdüm!” diyen mücahitlerin pesindesin!..

SEN,
40 sene yatsı abdestiyle sabah namazını kılan Imam-i Âzam’ların, Malazgirt Ovalarında Allah Allah sesleriyle at koşturan ve Anadolu kapılarını Müslüman Türklere açan Alp Arslanlarin arkasındasın!..

SEN,
Misafir kaldığı evde gece sabaha kadar ayakta duran ve; “Biz Kur’anin bulunduğu odada ayaklarımızı uzatıp yatmaktan hayâ ederiz” diyen Osman Gazilerin torunusun!..

SEN,
Resûllullah’in müjdesine nail olup, küfrün doğu kal’asini, İstanbul’u fethederek İslam’a teslim eden, yeni bir çağ açan Fatihlerin, dünyayı müslümanlardan başkasına dar gören Yavuzların, karaların- denizlerin hakanı Kanûnilerin neslisin!..

SEN,
İstanbul’da okumaya başladığı Ezan-i Muhammediyeyi, Çaldıran ovalarında bitiren, Tuna’da aldığı abdestin namazını Afrika çöllerinde kılan, Hazer kıyılarında getirdiği tekbir seslerinin yankılarını Viyana kapılarında duyan kahramanların evladısın!..

SEN,
Vatanini, mukaddesâtını müdafaa ederken düşman kurşunlarının darbeleriyle bağırsakları delik-deşik dışarıya fırlayan ve bir eliyle onları karnına iterken, diğer eliyle göğsünden bir başka kursunu eliyle çıkarıp, yanında bulunan arkadaşına; “Al arkadaşım! Sağ olur da dönersen, su kursunu oğluma ver! Ve O’na de ki; “Bunu sana baban son nefesinde gönderdi ve O’da ayni şekilde oğluna aktarmazsa hakkimi helal etmem! “ dedi diye ulvî ruh örnekleri veren şehitler kafilesinin çocuğusun!..


ISTE SEN BUSUN!..
Bu altın halkalara eklenebilecek daha binlerce halka içerisinde;
Senin cevherin, aslin astarın, esasin budur iste!..
Sen bu kapılar dışında başka bir kapını insani,
Bu altın halkalar dışında başka bir halkanın esiri olamazsın!
Namazsız, niyazsız, maneviyatsız, ruhsuz, köksüz, kozmopolit, satılmış olamazsın!
Allahsız, Peygambersiz, Kitapsız olamazsın!
“Bana dokunmayan bin yıl yasasın!” “Neme lazım” “Evimden uzak”
“Her koyun kendi bacağından asılır” gibi Yahudi sözlerini ağzının sakızı yaparak, mücadele ve hizmet azmini yitiremezsin!
Komşun aç iken, sen tok gezemezsin!
İslam’ın yasak kıldığı günah yuvalarında vaktini öldüremez, aile fertlerini batinin kokuşmuş hayat tarzına uyduramazsın!
Yavrularını çağdaş asrin zihniyetine terk edip, cehenneme talip olamazsın!
Sen kainatın en üstün varlığı olarak yaratıldın, buna layık olarak cennet bahçelerine talip olmalısın..

Hem burada... Hem orada..

YOLUN AÇIK OLSUN!..
kral acılar denizinde
bu forumdaki yazıların hangisinin alıntı, hangisinin özgün metin olduğu belli olmuyor, başka bir yazara ait olduğunu bildiğim bazı metinlerin altında yazarın adını görmeyince ikilemde kalıyorum.. bu yazının sana ait olduğunu düşünerek yazıyorum:

yazı güzel, biraz uzun olmuş ama yine de okunabilirliğini korumayı başaracak bir yazı.. tarihe yapılan atıflar, okuyucuyu tarih sayfalarında bir yolculuğa çıkarmış. motive edici metinlerin genel özelliklerini görebiliyoruz yazıda, ayrıca bir medeniyet sentezinin, değer yargılarını oluşturmada başat faktör olmasını arzuluyorsun belli ki; islam tarihindeki kimi vakaların, türk tarihindeki hadiselerle terkibinin dayanağı bu.. son derece mantıklı ve tutarlı bir durum..

yalnız iki yere itirazım var: "her koyun kendi bacağından asılır" sözü yahudilere falan ait değildir.. her yanlışı yada her kötülüğü yahudilere bağlamak yanlışından kurtulmak gerekiyor çünkü bu tutum nedeniyle farkında olmadan musevileri büyütmüş oluyorsunuz.. hayatımızı ve zihnimizi yanlış yönlendiren herşeyin kaynağında bir yahudi parmağı aramak, sonu gelmeyen komplekslerin ve çaresizliklerin başlangıcı oluyor. yani adamları o kadar büyütmüş oluyorsunuz ki, onlar bile bu kadar çok şey yapabileceklerine inanamıyorlar.. birbiriyle çelişen, bazen pratik / pragmatik(faydacı) durumlar için kullanılması gereken yada insanlara bazen yanlışı öğütleyebilen birçok atasözümüz var: "el elin eşeğini türkü çağırarak arar" sözünde komşuluk ilişkilerinin baltalandığını, "akıllı köprüyü arayana kadar deli suyu geçer" sözünde aklın önemsiz sayıldığını ve haliyle bunu söyleyenin küfre kaydığını, "sık gidersen dostuna, yatar arka üstüne", "sır verme dostuna, o da söyler dostuna" sözlerinde arkadaşlık bağlarının zayıflatılmaya çalışıldığını, "borç yiğidin kamçısıdır" sözünde borçlu yaşamanın delikanlılık alameti farzedildiğini ve bu atasözlerinin alayının birer yahudi oyunu olduğunu düşünmeye kalkarsak çıldırma noktasına varırız, yapmayın bunu.. kaldı ki "her koyun kendi bacağından asılır" sözü, her insanın kendi ayakları üzerinde durmak zorunda kalacağını, kimsenin yardımı olmadan hayatta var olabilmenin zorunlu olduğunu anlatır; yoksa kimse kimseyi ilgilendirmez anlamına gelmez.. velev ki senin dediğin anlamı dahi içerse bak bizim güzel dilimiz onun karşıtı bir söz de üretmiş: "kurunun yanında yaş da yanar." velhasıl, bir yahudi paranoyası üretmeye gerek yok..

"çağdaş asrın zihniyeti" sözüyle, içinde yaşamakta olduğumuz asrın menfi değer ve düşünceler sisteminin esiri olduğunu iddia ediyorsun ki ben sana katılmıyorum.. zira içinde yaşanılan asrın "inkarcı" olmadığını, allaha daha fazla yaklaştığı kanısındayım. yaşadığımız zamanı, asrı kötülemek kendi varlığımızı da yadsımak anlamına gelir çünkü "çağdaş asır" eğer gerçekten olumsuz değerlerin hakimiyeti altındaysa biz şu an ne yapıyoruz??? içinde yaşadığımız asrı güzelleştirememişsek, bu yenilgiyi kabullenmişsek geçmişteki başarılarla insanımızı motive etmek bir çelişki olmaz mı?
yazı için teşekkürler sabah rüzgarı, gerçekten her anlamda yararlı oldu, bu şekilde birbirimizin düşüncelerini yeniden üreterek daha da zenginleştireceğiz..
ayna
bu konu daha önce lal tarafından açılmıştı.o nedenle tarafımdan kapatılıyor.
http://www.islamiforum.com/index.php?s=&am...st&p=163889
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.