sabah_rüzgarı
Feb 2 2008, 11:14 PM
0 yaşında
Baba: Ne kadar da güzel. Şimdi bu küçücük şey benim kızım mı? Gözleri
de bana ne kadar çok benziyor.
Kızı: Bu gözlerini benden hiç ayırmayan adam babam olsa gerek.
5 yaşında
Baba: Prensesim benim, güzel kızım. Söyle bakalım baban sana ne alsın?
Kızı: En çok babamı seviyorum. Babam, niye annemle uyuyor? Hep
benimle uyusun, başkasını sevmesin.
10 yaşında
Baba: Gittikçe yaramaz oluyor, kime çekti bu kız?
Kızı: Ben babama aşığım. Büyüyünce babam gibi erkekle
evleneceğim. Babam bu ay harçlığımı arttırır mı?
15 yaşında
Baba: Ne kadar da çabuk büyüdü. Eve de gittikçe geç kalmaya başladı,
bu gidişle başına kötü bir şey gelecek. Sanırım daha sert
konuşmalıyım.
Kızı: Babam yüzünden arkadaşlarımla istediğim kadar vakit
geçiremiyorum. Bana baskı uygulamasından nefret ediyorum. Ne zaman
özgür olacağım?
20 yaşında
Baba: Artık sözümü dinlemiyor. Benden giderek uzaklaşıyor. Kendi
parasını da kazanmaya başladı ya, bana ihtiyacı kalmadı tabii. Uzun
zamandır tatlı bir-iki laf geçmedi aramızda zaten. Evi de sürekli
erkekler arıyor. Galiba kızım elden gidiyor.
Kızı: Her dediğime alınıyor, beni bir türlü anlamıyor. Evden ayrılıp, kendi
hayatımı kurmalıyım. Çocuk muamelesi görmekten bıktım artık!
25 yaşında
Baba: Bir gün bunun olacağını biliyordum. İşte evleniyor. Zaten
aramız eskisi gibi değildi. Şimdi bir de kocası var. Prensesim beni
terkediyor.
Kızı: Böyle bir günde bile o mutsuz ifadeyi takınmasının ne lüzumu
var ki? Biliyorum, onu bir türlü içine sindiremedi. Bu yüzden
yapıyor. Kendi hayalindeki damat değil ya!
30 yaşında
Baba: Çok az görüşüyoruz. Daha sık biraraya gelsek ne iyi olur. Hem
torunlarımı da özlüyorum. Kendi arkadaş çevrelerinden fırsat bulup da
bize gelemiyorlar ki...
Kızı: Babamları da çok ihmal ediyorum galiba. Yine telefonda çok
üzgün geldi sesi. Haftasonu onlara süpriz yapmak en iyisi.
40 yaşında
Baba: Kızım, benim entellektüel düzeyimi yeterli bulmuyor. Ona göre
çağın gerisinde düşünüyormuşum. Oysa küçükken derslerine hep ben
yardım ederdim. Anlayamadığı bütün problemleri bana sorardı. Şimdi beni
beğenmiyor. Bir daha onunla asla politik tartışmalara girmeyeceğim.
Kızı: Babam giderek daha da çocuk gibi davranıyor. Sürekli bir
şeylerden yakınıyor. Gerçi son zamanlarda sağlığı da iyi değil ama. Ya
ona bir şey olursa? Zaten hiçbir zaman dilediği gibi bir evlat da
olamadım.
45 yaşında
Baba: Kızımın mutlu bir yuvası olması ne güzel. Gözüm arkada
gitmeyeceğim. Her şeyi kendi başardı. Onunla gurur duyuyorum.
Kızı: Babam için çok endişeleniyorum. Onu kaybetmeye hazır
değilim. İlaçlarını da hep ihmal ediyor zaten. Allah'ım onu benden
alma!
50 yaşında
Baba: Dünyada mutlu kal kızım!
Kızı: Seni çok özleyeceğim ve arayacağım babacığım. Şimdi ben kime
danışacağım, kim yardım edecek bana? Ne olur gittiğin yerde çok mutlu
ol. Ve hep yanımda olduğunu hissettir, ne bileyim ben, arada sırada
işaretler yolla mesela. Ah babacığım! Sensiz nasıl yaşayacağım?
55 yaşında
Kadın: Sen gideli, seni daha iyi anlıyorum babacığım. Keşke seni hiç
üzmeseydim demeyeceğim, çünkü "keşke"lerin hiçbir şeyi
değiştiremeyeceğini biliyorum. Yine de beni duyuyorsan, lütfen seni
üzdüğüm her gün için çok ama çok pişman olduğumu bil olur mu?
Teşekkürler
Feb 3 2008, 12:37 PM
<#thank#>
TEVHİD
Feb 3 2008, 04:42 PM
Çok güzel.Ben bunu salyt olarak da görmüştüm.Son pişmanlık fayda eder mi bilemiyorum?
Selam ve dua ile
ECRİN
Feb 9 2008, 11:44 PM
CİDDEN ÇOK GÜZEL SABAH_RÜZGARI ALLAH RAZI OLSUN ŞİMDİ BİRAZ DAHA BABAMI ANLAMA EĞİLİMİNDEYİM ALLAH İZİN VERİRSE
SELAMETLE...
EsLeMNa
Feb 10 2008, 08:05 PM
Çok güzel bir yazı..Bir kez daha babanın kıymetini anlamaya dair..
Kaveller
Feb 10 2008, 08:41 PM
ALINTI
55 yaşında
Kadın: Sen gideli, seni daha iyi anlıyorum babacığım. Keşke seni hiç
üzmeseydim demeyeceğim, çünkü "keşke"lerin hiçbir şeyi
değiştiremeyeceğini biliyorum. Yine de beni duyuyorsan, lütfen seni
üzdüğüm her gün için çok ama çok pişman olduğumu bil olur mu?
bu zamanıp erip bunu yaşamak istemiyorum ,insanın yakının kaybetmesinden daha büyük bir acı yok şu dünyada .
imge
Feb 10 2008, 09:02 PM
ALINTI
55 yaşında
Kadın: Sen gideli, seni daha iyi anlıyorum babacığım. Keşke seni hiç
üzmeseydim demeyeceğim, çünkü "keşke"lerin hiçbir şeyi
değiştiremeyeceğini biliyorum. Yine de beni duyuyorsan, lütfen seni
üzdüğüm her gün için çok ama çok pişman olduğumu bil olur mu?
tıkandığım an budur!
ayşedeğilaişe
Mar 1 2008, 02:41 PM
allah razı olsun inşallah.benim için artık çok geç. ama inş. sizler daha dikkatli olun...
siracünnur
Mar 1 2008, 02:46 PM
ÇOK BEĞENDİM YAZIYI ALLAH RAZI OLSUN
-EBRAR-
Mar 1 2008, 02:57 PM
Küçükken çocuklar ağladığında annesinin adını sayıklar ama ben ağlarken hep baba derdim. Kız çocuklarının babalarına olan düşkünlükleri sanırım.
ALINTI
55 yaşında
Kadın: Sen gideli, seni daha iyi anlıyorum babacığım. Keşke seni hiç
üzmeseydim demeyeceğim, çünkü "keşke"lerin hiçbir şeyi
değiştiremeyeceğini biliyorum. Yine de beni duyuyorsan, lütfen seni
üzdüğüm her gün için çok ama çok pişman olduğumu bil olur mu?
Hayatımda bana en yakın ve sevdiğim vefat eden babaannemdi. Ölümüne üzülürken bir yandan da bu pişmanlıkları yaşıyacak bir davranışım olmadığı için Rab'bime şükürler etmişimdir. Allah tüm sevdiklerimizin ardından bu pişmanlıkları yaşamamızı nasip etsin.
Allah razı olsun kardeşim...
sabah_rüzgarı
Mar 1 2008, 03:00 PM
beyenmenize sevindim
benm de babmla aram çok iyidir
bize davranışını her konu da takdir ederim
inş.. o da beni beyeniyodur
Selam
Yazı güzel lakin yazılanlar vahim...vahim olduğu kadar da gerçeğin sadece bir kısmı...
Alternatif bir baba kız...
0 yaş..
Baba; Allahım şükür, evlat ne de tatlıymış, Rabbim beni evlat ile imtihan etme, evladımı da sevdiklerinden eyle...
5 yaş..
Baba : bak prensesim, benim kızım olman seni sevmem için yeterli bir gerekçe değildir.Sen komşu amcanın kızı olsan ve ben seni yinede sevsem işte gerçek sevgi odur.Güzel kızım, beni baban olduğum için sevme istemem.Beni komşu amca olsaydım ve o zaman da sevseydin işte gerçek sevgi odur.
Kız: anladım babacım..
10 yaş...
Baba: Güzel prensesim, yalan söylemeden dürüst birisi olman, dışarıda ki hayattan elde edeceğin bütün başarılardan daha mutlu eder beni.Yalan söyleme dürüst ol bedeli neyse katlan ben bu bedelleri senle birlikte ödemeye hazırım.Böyle olursan Hak bilir ve Hak seversin.Hak bilmek ve sevmek Allaha götüren en kısa yoldur..
Kız:anladım babacım...
15 yaş...
Baba: Güzel kızım, İnsanlar bu hayatta ne yapıp ediyorsa değer elde etmek için yapıyor.Yavrum Allah İnsanı en değerli ve kutsal yarattı.Sen bu hayatta bir değer elde etmeye çalışma, sana verilen değeri koru ve bu değerinle olduğun yere değer kat...
Kız: anladım babacım...baba bir sorum var, ben hangi mesleği seçmeliyim...
Baba: Güzel prensesim, şu yaşına kadar öğrendiğin herşeyi değerlendir ve neticede hayatının odağına ne yerleştireceksin ona karar ver.Senin hayatının merkezinde ne olsun...
Kız: Ailem...
Baba: O halde yavrum, öyle bir meslek seçmelisin ki, sabah kalkacağın akşam eve geleceğin dinleceğin zamanı senin karar vereceğin bir meslek olmalı.Sabahın erkeninde kalkıp akşam dönülen ve haftanın 5 günü çalışan bir kadın ailesini hayatının odağına yerleştiremez...
Kız: Haklısın babacım...senin tavsiye edeceğin bir meslek var mıdır?...
Baba: Güzel kızım, Alemde her ne güzellik var ise Allah bu güzelliklerin hepsini dişide yani kadında toplamıştır, dişiye yakışan yaraşan güzelleştirmektir, hem içi hemide dışı...bana mimari hoş görünüyor...
Kız: Banada babacım...
18 yaş...
Baba: Yavrucum, kendini İnsanlara beğendirme çabasına girme, hiçbirşeyi İnsanlar beğensin diye yapma ne içini ne dışını insanlara güzel görünmek için süsleme...Nefsinin güzelliklerini mahremine sakla, bilki değerli olan gizlenir, bak alemlerin rabbi Allah dahi gizlidir, ortalık malı olan değersizdir...Sen kendini Allaha beğendirmeye yönelt bu ise çok basittir.Bir konuda tercih yaparken, Allah beğenirmi diye düşün öyle yap tercihini...
Kız: Evet baba haklısın, ister açık olsun ister kapalı tüm kızların derdi kendisini beğendirmek ve erkekler tarafından talep edilecek güzelliğe ulaşmak...
Baba: Güzel kızım, şunu hiç unutma, namus; varlığındaki nefse hitap eden güzellikleri namahreme kullandırtmamaktır...lakin ondan da önemlisi iffettir, iffet ise bu güzellikleri namahreme göstermemektir...
Kız:...
TEVHİD
Mar 1 2008, 05:39 PM
Benim babacığımla münasebetim -siz şeklinde ve hiçbir zaman oturup her konuda fikir münazarasına girmedik.Kardeşlerim de öyle.Babamızın bizi çok sevdiğini biliyoruz ama yapı olarak herhalde bunu pek gösteremez.
Şimdi yeni nesil babalar daha sıcak çocuklarına karşı.
Gençliğimde babamın odasına girmek için kapıyı çalar, sonra da "müsait olup olmadığını sormadan mümkün değil giremezdim.İçeriden gelen yanıta göre hareket etmek zorundaydım.Odada bana ait birşey varsa ve acil lazım olsa dahi annem evdeyse onu aracı kılarak girip alabilirdim.Annem yoksa yanardım.
Belli saatlerde herkes masaya otururdu. Kimse "ben şimdi aç değilim, daha sonra yiyeceğim" kabilinden mazeretler ileri süremezdi. Bir sonraki öğüne kadar beklemek zorundaydık.
Sabahları babamdan sonra uyanmak da yoktu.O uyandığında tüm aile tam tekmil uyanmış olurduk.Tabii ki kahvaltı sofrası hazır bir şekilde O'nun oturmasını beklerdik ve öyle otururduk.
Eskiden yazlık sinemalar vardı.Babam bizi sinemaya götürürdü.Kendisinin yararlı görmediği hiçbirşeyi bize almazdı.Biz de bir talepte bulunmazdık.O ne alırsa teşekkür eder, dua eder onu yerdik.
Ama bakın görün ki babam torunlarına çoook müsamahakâr.Öyle ki bize laf söyletmiyor.Sanki aynı adam değil. Büyük oğlum doğduğunda "Bu bebek ahır ömrümde açan bir gül." diyordu ve hakikaten oğlumun dikenlerine sabır gösteriyordu.Tüm aile bu durumda şoka girdik bir süre.
Selam ve dua ile
sabah_rüzgarı
Mar 1 2008, 07:26 PM
ALINTI(TEVHİD @ Mar 1 2008, 05:39 PM)

Benim babacığımla münasebetim -siz şeklinde ve hiçbir zaman oturup her konuda fikir münazarasına girmedik.Kardeşlerim de öyle.Babamızın bizi çok sevdiğini biliyoruz ama yapı olarak herhalde bunu pek gösteremez.
Şimdi yeni nesil babalar daha sıcak çocuklarına karşı.
Gençliğimde babamın odasına girmek için kapıyı çalar, sonra da "müsait olup olmadığını sormadan mümkün değil giremezdim.İçeriden gelen yanıta göre hareket etmek zorundaydım.Odada bana ait birşey varsa ve acil lazım olsa dahi annem evdeyse onu aracı kılarak girip alabilirdim.Annem yoksa yanardım.
Belli saatlerde herkes masaya otururdu. Kimse "ben şimdi aç değilim, daha sonra yiyeceğim" kabilinden mazeretler ileri süremezdi. Bir sonraki öğüne kadar beklemek zorundaydık.
Sabahları babamdan sonra uyanmak da yoktu.O uyandığında tüm aile tam tekmil uyanmış olurduk.Tabii ki kahvaltı sofrası hazır bir şekilde O'nun oturmasını beklerdik ve öyle otururduk.
Eskiden yazlık sinemalar vardı.Babam bizi sinemaya götürürdü.Kendisinin yararlı görmediği hiçbirşeyi bize almazdı.Biz de bir talepte bulunmazdık.O ne alırsa teşekkür eder, dua eder onu yerdik.
Ama bakın görün ki babam torunlarına çoook müsamahakâr.Öyle ki bize laf söyletmiyor.Sanki aynı adam değil. Büyük oğlum doğduğunda "Bu bebek ahır ömrümde açan bir gül." diyordu ve hakikaten oğlumun dikenlerine sabır gösteriyordu.Tüm aile bu durumda şoka girdik bir süre.
Selam ve dua ile
babanızın odasına girerken izin almnız gayet normal
biz yeni nesiliz hem babamıza karşı da rahatızdır da
ama odasına girerken kapıyı vurmak gerek
aynı şekilde erkek kardeşimn odasına girerken de vururm
tabi erkek kardeşimki arada suistimal edilse de
ama müsait olup olmadını öğrenmek için kapıya vurmak şart
diğer konular da farklıyız
babamdan sonra çok rahat kalkabilrm
genelen önce kalksamda
bişey istemek konusundada epey rahatız
herkonuyu da çok rahatlıkla konuşuyoruz
yani bu biraz da konuşann uslübüna bağlı
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz Gerekmektedir
Buraya Tıklayın.