Gerçek dostluk;bu dünyaya göre muvakkat ama muhakkaka uzanan bir dostluktur.Yani firak-ı ebediden azade sonsuzluğa uzayan ve aynı evrensel değerlere müstenid bir dostluktur.
Aşk;hayatın en boğucu anlarında ferahlatıcı,en soğuk gecelerinde ısıtıcı,en karanlık günlerinde aydınlatıcı ve aynı zamanda huzur veren sakin bir limandır.boğucu anlarda,soğuk gecelerde,karanlık günlerde bu sukunet limanının selamet sahilinde demirleyiniz,göreceksiniz hayatın baharını yaşayacaksınız.
Aşkı,çekilen çileler,ödenen bedeller olgunlaştırır ve yüceltir.sevgilinin yokluğu varlığınızı sıfırlıyorsa,bu aşk uğruna çekilen tensel bir azaptır.Tensel azabın tinsel azaba dönüşmesi ise bedelin acı bir şekilde ödenmesidir.Çilesiz ve bedelsiz bir temel üzerine kurulan aşkın ömrü az olur.
Kainattaki her şey,farklı şeyler anlatır bize.Ama onları yürekten,kendimizi vererek dinlemeliyiz.Dinlediğimizi hissettirmeli,derin ve canlı bir iletişim kurabilmeliyiz.Bilinmeli ki;mantıkla idrak edemediğimiz şeyleri inkara tevessül etmek ahmaklıktır,haddini bilmezliktir.Gönülle ve sezgi ile idrak edilebileceğini bile bile.
Okuyup araştırmadan,sorup sorgulamadan yaşayıp gidiyoruz.Bilgisizliğin karanlığında yok oluyoruz adeta.Birbirimize duyarsızlaşıyor,birbirimizden sürekli uzaklaşıyoruz.Maddenin esiri olmuşuz.Ahlaksal ve fikirsel sefalet diz boyu.Kendimizi hayatın karanlık odalarına hapsetmiş,bir kurtarıcı bekliyoruz.Ne garip,dinin vazettiklerinden bihaber yaşıyoruz,yaşadıklarımızın din olduğu sanrısına kapılarak.Heyhat!varlığımızdan habersiz varlık mücadelesi veriyoruz.
İnsanoğlu yaşayacağı hayatı seçmede tamamen özgürdür.Düşlediği hayatın içini kendi arzuları istikametinde doldurmak kendi iradesi dahilindedir.Bir yabancı bilgine göre;”insanın içinde iki ses vardır.Biri sürekli
Şeytana,diğeri ise ALLAH’a çağırır.Bu çağrılardan birine yönelmek tamamen kişinin iradesine bağlıdır.Kaderi suçlamak sorumluluktan kaçmaktır yani.
İnsan bir şeye gözünü dikti mi,o şeyi eldebilmek için sebepler üretmede ve aradığı özellikleri o şeyde görüp bulmakta pek mahirdir.
Milli davayı esas alanların artık cemaatleşme türü bir reorganizasyona gitmesi gereklidir ve bu kaçınılmazdır.Eğitim,kültür ve sosyal faaliyetlerde de bir hamle yapması elzemdir.
İktidar erkine hakim olan her siyasi kadro mukadderatımız üzerine söz sahibi olacaksa hepsiyle iletişim kurmaya ve hepsini yapıcı şekilde uyarmaya mecburuz.Bu yüzden farklı kliklerle iletişimden kendimizi soyutlayamayız.Bu milletin,vatanın,dinin ve insanlığın geleceği,milli bilinci ve şuuru diri tutanlara bağlıdır ve bu asla unutulmamalı,kayıt dışı tutulmamalıdır.
Sonsuz ve amansız yalnızlığa mahkum müptedi bir şair ve özgür bir devrimci olarak,duygularımın olanca yoğunluğu,fikrimin keskin berraklığı ve dostluğun dayanılmaz özlem ateşiyle selamlıyorum sizleri halkımın hür bireyleri.Karanlığın perdesini yırtarak,umut ateşini alevlendirerek.Derin ve sarsılmayan muhabbetle.