Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Hadis Ve Sünnetleri Red Edenlere Reddiye.
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ Hz. Muhammed (S.A.V.) ]·.
Sayfa: 1, 2
asiLDuA
S.a

Son günlerde,bazı gruplar bilindiği üzere hadisleri tamamen red etme,çok azını alma ve dahası sünnetleride inkar etmektedirler.Ve birde kendilerine HANİF ismini takıyorlar.Sadece kuranı alıyorlar.Bu fırka,mutezile fırkasına benzemektedir.Nitekim şimdi aşağıda yazacağım yazılara okuyup idrak edelim inşallah.


Omer b Hattab'dan rivayet edilir; "Bir takim insanlar gelecek, Kur'an'dan supheleri konusunda sizinle mucadele edecekler, onlari Sunnet'leri bilenlere alip goturun. Cunku onlar ALLAH'in Kitab'ini en iyi bilenlerdir."

Cemaleddin Kasimi, Tefsir Ilminin Temel Meseleleri, 168

Imam Malik (ra) soyle demistir:

"Sunnet Nuh'un gemisi gibidir. Ona binen kurtulur, geriye kalanlar bogulur."

Ibni Teymiyye, Kulliyat cilt 4 sayfa 62, SUYUTİ MİFTAHUL CENNE 53.sy,mecmuatul feteva4/57

Hasan el Basri r.a. ; “ALLAH’a yemin olsun sünnetleriniz haddi aşanla, haktan uzak kalan arasında kalmıştır. O sünnetlere uymada sabrediniz. Zira sünnet ehli eskiden insanların en azı idiler, gelecekte de insanların en azı olacaklardır. Sünnet ehli; ne haddi aşanlarla azgınlıklarına gider, ne de bidatçilerle bidatlerine… Bilakis onlar; Rablerine kavuşuncaya kadar sünnete uymada sabreden kimselerdir. O halde inşALLAH siz de böyle olunuz.”

Darimi 222

Ebû Bekr es-Sıddîk -RadıyALLAHu Anh- diyor ki:

“Sünnet ALLAH’ın sapasağlam ipidir. Onu terkeden bir kimse kendisiyle ALLAH arasındaki ipi koparmış olur.”

İbn Batta, eş-Şerhu ve’l-İbâne, s. 120
nasreddinhoca
Mutezile ile hanifleri kıyaslamanızı esefle okudum. Hanif dostlar diye bir site var, ben kenef dostlar diyorum. Siteya baktığınızda öyle iğrençlikler göreceksiniz ki olay tamamen lağım boyutunda. Kaldıki mutezile müslümandır, onlar ise HANİF!!! Hint kuraniyyun akımının çocukları, çağdaş mümessilleri, amuda kalkarak namaz kılan tipler!!! Mutezile sünneti inkar etmez, hadisleri akıl ve kuran süzgecinden geçirir, elbette bazı aşırılıkları olmuştur, ancak bu onların keneflerle kıyaslanmasını gerektirmez...
islambuli
kardeş Allah razı olsun uyarı için bende çok başlık açtım bu konuyla ilgili dikkat etmek lazım bu modernistmi oryantalistmi mutezile mealci insanlara sinsi bir tehlike çünkü Allah c.c bizi sıratımusatkımden ayırmasın
Ahmet7
Arkadaşlar hadisleri red eden insanların da kendilerine göre haklı sebebleri var. Edip Yüksel bunlardan biri. Bu Edip abi ile msn aracılığı ile konuşan biriyim. İslam muhalifi taife ile mücadele eden insanlar şunu görür , hadisler üzerinden saldırırlar. Hadislerin güzel, öğüt verici , yol gösterici kısımlarınu okuduğumuz için hadis ve sünnetler bize çok iyi geliyor...Hangi hadis sahih hangisi değil, ortak bir mutabakatta yok.

Kuran : " ... O'nun benzeri gibi hiçbir şey yoktur.”
42 Şura Suresi 11

Hadis: "Allah ahirette Peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir.”

Müslim İman 302, Buhari 97/24,10/29, Hanbel 3/1


"Ve hiçbir şey O'nun dengi değildir.”

112 İhlas Suresi 4

Hadis: "Allah benimle görüştü ve el sıkıştı. Elini iki omuzum arasına koydu. öyle ki parmaklarının soğukluğunu iki göğsüm arasında hissettim.”

Hanbel 5/243

Kuran: “Doğrusu hiçbir günahkar bir başkasının günah yükünü yüklenmez.”

53 Necm Suresi 38

Hadis: "ölü ailesinin kendisi için ağlamasından dolayı azaba uğratılır.”

BuhariK. Cemiz 32,33,34

Kuran: "Ey iman edenler!Herhangi birinize ölüm gelip çattığında vasiyet zamanı aranızda tanıklık şöyle olsun: Kendinizden adalet sahibi iki kişi yahut, yolculuk etmekte iken ölüm musibeti başınıza geldiyse sizin dışınızda iki kişi”

5 Maide Suresi 106

Hadis: "Varis için vasiyet yoktur.”

Hanbel 14/238

İddialar bunlar, bu hadisleri incelemedim, belki art niyetli çevirmişlerdir , bilemem ama inkar edeninde kendine ait sebebi var...

Bazı müslümanlar , hadisi ayetten evvel tuttuğuda oluyor...


Linkinpark
verdiğinn bilgiler için 3elmiyah çok tşkler.. çok saol..
asiLDuA
ALINTI(rockerr @ Dec 30 2007, 09:40 PM) *

verdiğinn bilgiler için 3elmiyah çok tşkler.. çok saol..

sizde saolun.
ALINTI
Bazı müslümanlar , hadisi ayetten evvel tuttuğuda oluyor
...

Zaten konu hadisleri ve s ünnetleri inkar edenler içindi.Elbetteki sahih olmayan hadiste çok.Ama hepsini inkar etmek ayrı bir mevzu.
karuban
Edip denilen kişi seni kandırmış kardeş.

Hadislerin her çeşidi ve hangisine nerde gereksinim olduğu hadis alimlerince inceden inceye ortaya koyulmuş, kaynaklarında yerini almıştır.

Sen ben bu ilmi bilmeden kafamıza estiği gibi bu hadis doğru bu hadis değil diyecek bir durum yok.

Dünyada hadis ilmi sağlam değilse hiç bir bilim dalına güvenilemez. O ilim kadar titizlikle hiç bir bilim üzerinde durulmamıştır.

Hadis inkarcılığının sonu meal müslümanlığıdır. Meal müslümanlığı eksik kalır.
Ahmet7
ALINTI(karuban @ Dec 31 2007, 12:35 AM) *

Edip denilen kişi seni kandırmış kardeş.

Hadislerin her çeşidi ve hangisine nerde gereksinim olduğu hadis alimlerince inceden inceye ortaya koyulmuş, kaynaklarında yerini almıştır.

Sen ben bu ilmi bilmeden kafamıza estiği gibi bu hadis doğru bu hadis değil diyecek bir durum yok.

Dünyada hadis ilmi sağlam değilse hiç bir bilim dalına güvenilemez. O ilim kadar titizlikle hiç bir bilim üzerinde durulmamıştır.

Hadis inkarcılığının sonu meal müslümanlığıdır. Meal müslümanlığı eksik kalır.



Hadislerden ve ayetlerden örnekler verdim. Çok çarpıcı bir hadis veririm ama sizi çok zorlayabilir. Bu hadis mevzusu muammalı iş. Çok bilgim yok ...
nasreddinhoca
ALINTI
Hadislerden ve ayetlerden örnekler verdim. Çok çarpıcı bir hadis veririm ama sizi çok zorlayabilir. Bu hadis mevzusu muammalı iş. Çok bilgim yok ...


bi ver bakıyım!!!
asiLDuA
ALINTI
Bu hadis mevzusu muammalı iş. Çok bilgim yok ...


Ah ahmed kardeş.Sizi sapmış biri bu denli etkilemiş.Dikkat edin EdipYüksel dediğiniz adam 19culardandır.MSnde konuşmayla olmaz.Adamın itikadı yönde birçok sapmaları var.Sen ne yapacaksın edip yükseli..Edip yüksele bu kadar uymuşsun,hadisler muammalı iş diyorsun,Edip yüksel gelsin şu foruma madem,biz kimlerin gerçek yüzünü ortaya dökmedikki arena burassı arenaaa :pppppppp dermisim smile.gif
nasreddinhoca
ALINTI
Dikkat edin EdipYüksel dediğiniz adam 19culardandır.


Bir 19 meselesi de yukarda var...
Yeni kuran mucizeleri, kuran ve 19,
evrim teorisi ve 19 yüzyıl...
şimdi onu incelemeye aldım...
19 saçmalığı ile nasıl irtibatlandırıldı mucize merak ediyorum!!!!
Ahmet7
ALINTI(nasreddinhoca @ Dec 31 2007, 01:19 AM) *

ALINTI
Hadislerden ve ayetlerden örnekler verdim. Çok çarpıcı bir hadis veririm ama sizi çok zorlayabilir. Bu hadis mevzusu muammalı iş. Çok bilgim yok ...


bi ver bakıyım!!!



Bekle vereceğim

ALINTI(3elmiyah @ Dec 31 2007, 01:27 AM) *

ALINTI
Bu hadis mevzusu muammalı iş. Çok bilgim yok ...


Ah ahmed kardeş.Sizi sapmış biri bu denli etkilemiş.Dikkat edin EdipYüksel dediğiniz adam 19culardandır.MSnde konuşmayla olmaz.Adamın itikadı yönde birçok sapmaları var.Sen ne yapacaksın edip yükseli..Edip yüksele bu kadar uymuşsun,hadisler muammalı iş diyorsun,Edip yüksel gelsin şu foruma madem,biz kimlerin gerçek yüzünü ortaya dökmedikki arena burassı arenaaa :pppppppp dermisim smile.gif


Kardeşim bir çok hadis ile ayet örnekleri verdim bakıp açıklar mısın.. ? Edip Yüksel'i seven biri değilim, onların da haklı olduğu konular var. Ortak mutabakatta sağlanamıyor.


ebrari
aşağıda vereceğim linklere kesinlikle göz atmayın mutlaka okuyun baştan sona.



http://www.kudusyolu.com/index.php?adres=v...il=tr&id=26

http://www.kudusyolu.com/index.php?adres=v...il=tr&id=34


http://www.kudusyolu.com/index.php?adres=v...il=tr&id=32


http://www.kudusyolu.com/index.php?adres=v...il=tr&id=31



onun dışında Kudüsyolu Forum'da bu konu ile ilgili görüş ve yazılara da bakabilirsiniz...


http://www.kudusyolu.com/forum
asiLDuA
Kardeş o nasıl forum,Yazı gönderiyoruz Moderatör onaylayacak öyle yayınlanacak dior smile.gif
Ahmet7
Hadis

Gün, Muhammed' in karılarından Hafsa' nın günüydü. O gün Muhammed, Hafsa' yla cinsel ilişkide bulunmak üzere kalkıp gider. Hafsa' nın odasına varır. Ama Hafsa' yı bulamaz. Tam o sırada da, bir zamanlar Mısır Mukavkısı' nın kendisine armağan ettiği cariyelerden Marya ortaya çıkmıştır. O anda Muhammed, cinsel ilişki için tam hazırlıklıdır. Cariye'yi tutup yatırır Hafsa' nın yatağına, ve işini görmeye başlar. Muhammed'in cariyesi ile yatması doğal. Kuran da, karılarının dışında cariyeleriyle de yatmasına olanak veriyor (bkz. Ahzab suresi, ayet 50,52) İşin bu noktası olağan olmasına olağan. Ne var ki, cariyeyi özgür (hurre) olan bir kadının, üstelik Ömer kızı Hafsa'nın yatağında koynuna alıyor. İşte bu olağan değil. Terslik bu ya, o sırada, Hafsa da çıkagelmiştir. Muhammed' in Marya (Mariye) ile ilişkisini görür. Bir süre kendine egemen olup kapıda bekler. Muhammed işini bitirmiştir. Hafsa tepkisini gösterir:
"Tanrı elçisi! Sen beni kötü duruma düşürdün, aşağıladın. Öyle bir şey yaptın ki, benzerini hiçbir karına yapmadın! Benim günümde, benim sıramda ve benim yatağımda bir cariyeyi yatırıp yapıyorsun!"

Muhammed ne desin? Sonra, Muhammed' ile Hafsa arasında şu konuşma geçer:

Muhammed: "Vallahi Billahi Marya ile bir daha yatmayacağım!"


Kuran

tahrim 2- Allah size yeminlerinizi bozmayı meşrû kılmıştır. Allah sizin sahibinizdir. O bilendir, hikmetle yönetendir.


Hadis

Hafsa! Marya' yı kendime haram etsem de ona bir daha yaklaşmasam; bundan razı olur musun?

"Evet!"


Kuran

Tahrim 1- Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.


Hadis


Muhammed hemen ant içmiştir:

"Hafsa! Aramızda kalsın, bunu sakın kimseye söyleme, olmaz mı?"

"Tamam!"

Ne ki, Hafsa bu durumu Aişe'ye anlatır.(Bkz. Taberi, Camiu'l-Beyan,28/102)


Kuran

Tahrim 3- Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber (eşine) bir kısmını bildirmiş bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona haber verince eşi: "Bunu sana kim söyledi?" dedi. Peygamber "Bilen, her şeyden haberi olan Allah bana söyledi." dedi.




Tahrim 4- Eğer ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz ne iyi, çünkü kalpleriniz eğildi. Ve eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka olursanız (bilin ki) onun dostu ve yardımcısı Allah, Cibrîl ve müminlerin iyileridir. Bunun ardından melekler de ona arkadır.

Tahrim,5- Eğer o sizi boşarsa belki de Rabbi ona, sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, gönülden itaat eden, tevbe eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir



Bunu bir ateist derlemiş.hadis ealerinde çarpıtma var mı bilmiyorum. Hadisi inkar edenler için bu bir sebeb.
islambuli
ahmet arkadaş öyle benim pek bilgim falan yok demeyceksin bu boş insanlarla konuşup harcayacağın vakti daha faydalı şekilde değerlendirebilirsin.yada öyle bilgim yok deyip bırakmaz araştırırısın ve cevaplarını bulursun.ayrıca bu ateist denen kişilerin bu tür ayet ve hadislerle uğraşmasıda bana çok tuhaf geliyor bunların ateist değil islam düşmanı olduğu açıkça belli oluyor hiç birşeye inanmayan insanın ne işi olur hadisle ayetle.sanada tavsiyem bu tür kişilerden uzak dur

Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslâm'a açar; kimi de saptırmak isterse göğe çıkıyormuş gibi kalbini iyice daraltır. Allah inanmayanların üstüne işte böyle murdarlık verir. (enam 125)

Resûlüm!) Senin hakkında bak ne biçim temsiller getirdiler! Artık onlar sapmışlardır ve (hidayete) hiçbir yol da bulamazlar.( furkan 9)

Ahmet7
İstanbulî kardeş, ateistin iddiası ortada. Forumlarda boş boş yazmayı hiç sevmem. Muhaliflerle tartışmaktan hoşlanırım...
islambuli
kardeş Allah razı olsun ama tartışma kelimesine karşıyım inanki anlatmak anlamak güzeldir ama tartışma kimseye yarar sağlamayacak bir konuma geldiği zaman iki tarafta ziyana uğrar bu günümüzde çok gördüğümüz karşılaştığımız bir konu çünkü hiç yaşamıyoruz hep tartışıyoruz ve sonuç olarakta ahirette Allahın huzurunda sorgudayken faydası olacak hiç birşey geçmiyor elimize islam ne tartışmak için ne sohbet için nede hikayeler anlatıp güzel sözler söyleyip dinleyip tekrar yaşantımıza dönmek için değildir.bunlarıda yapacağız ama dediğim gibi yaşamadan sırf sohbet ve tartışma olsun diye değil

Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler; (23/3)
Ahmet7
Mülahazara yapıyoruz
Zemahşeri
ALINTI(Ahmet7 @ Dec 31 2007, 04:38 PM) *

Hadis

Gün, Muhammed' in karılarından Hafsa' nın günüydü. O gün Muhammed, Hafsa' yla cinsel ilişkide bulunmak üzere kalkıp gider. Hafsa' nın odasına varır. Ama Hafsa' yı bulamaz. Tam o sırada da, bir zamanlar Mısır Mukavkısı' nın kendisine armağan ettiği cariyelerden Marya ortaya çıkmıştır. O anda Muhammed, cinsel ilişki için tam hazırlıklıdır. Cariye'yi tutup yatırır Hafsa' nın yatağına, ve işini görmeye başlar. Muhammed'in cariyesi ile yatması doğal. Kuran da, karılarının dışında cariyeleriyle de yatmasına olanak veriyor (bkz. Ahzab suresi, ayet 50,52) İşin bu noktası olağan olmasına olağan. Ne var ki, cariyeyi özgür (hurre) olan bir kadının, üstelik Ömer kızı Hafsa'nın yatağında koynuna alıyor. İşte bu olağan değil. Terslik bu ya, o sırada, Hafsa da çıkagelmiştir. Muhammed' in Marya (Mariye) ile ilişkisini görür. Bir süre kendine egemen olup kapıda bekler. Muhammed işini bitirmiştir. Hafsa tepkisini gösterir:
"Tanrı elçisi! Sen beni kötü duruma düşürdün, aşağıladın. Öyle bir şey yaptın ki, benzerini hiçbir karına yapmadın! Benim günümde, benim sıramda ve benim yatağımda bir cariyeyi yatırıp yapıyorsun!"

Muhammed ne desin? Sonra, Muhammed' ile Hafsa arasında şu konuşma geçer:

Muhammed: "Vallahi Billahi Marya ile bir daha yatmayacağım!"


Kuran

tahrim 2- Allah size yeminlerinizi bozmayı meşrû kılmıştır. Allah sizin sahibinizdir. O bilendir, hikmetle yönetendir.


Hadis

Hafsa! Marya' yı kendime haram etsem de ona bir daha yaklaşmasam; bundan razı olur musun?

"Evet!"


Kuran

Tahrim 1- Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.


Hadis


Muhammed hemen ant içmiştir:

"Hafsa! Aramızda kalsın, bunu sakın kimseye söyleme, olmaz mı?"

"Tamam!"

Ne ki, Hafsa bu durumu Aişe'ye anlatır.(Bkz. Taberi, Camiu'l-Beyan,28/102)


Kuran

Tahrim 3- Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber (eşine) bir kısmını bildirmiş bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona haber verince eşi: "Bunu sana kim söyledi?" dedi. Peygamber "Bilen, her şeyden haberi olan Allah bana söyledi." dedi.




Tahrim 4- Eğer ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz ne iyi, çünkü kalpleriniz eğildi. Ve eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka olursanız (bilin ki) onun dostu ve yardımcısı Allah, Cibrîl ve müminlerin iyileridir. Bunun ardından melekler de ona arkadır.

Tahrim,5- Eğer o sizi boşarsa belki de Rabbi ona, sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, gönülden itaat eden, tevbe eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir



Bunu bir ateist derlemiş.hadis ealerinde çarpıtma var mı bilmiyorum. Hadisi inkar edenler için bu bir sebeb.




Öncelikle hadisin metninin böyle olmadığını belirtmem gerekir.Bunu yazan veya derleyen kim ise (ki siz ateist olduğunu söylüyorsunuz) hadisi aktarmak yerine hikaye dönüştürüp olayı bir probaganda malezemesi haline getirmeye çalışmış.Allah resulunun özel yaşantısının bu kadar açık bir şekilde ashabın dilinde dolaşması söz konusu olamaz.Diğer yandan tahrim suresinin nuzul sebebi ile alakalı rivayetlerde maria hadisesi senedi çok sağlam olmayan bir rivayettir.Kutubu sittede geçmemektedir. Diğer yandan kutubu sittede olan ve senedi güçlü rivayet Allah resulunun bal yemeği kendisine haram etmesidir. Her ne sebep olursa olsun Allah resulunun özel hayatının açığa çıkarılması zaten ilerleyen ayetlerdeki uyarıyıda göz önüne alırsak doğru değildir. Ayetin bize verdiği mesaj Allah resulunun özel hayatında ne yaşadığı değil eşlerin eşler arasında kalması gereken sırları açığa çıkartmamaları gerektiğidir.

Vesselam
Ahmet7
ALINTI(Zemahşeri @ Dec 31 2007, 11:44 PM) *

ALINTI(Ahmet7 @ Dec 31 2007, 04:38 PM) *

Hadis

Gün, Muhammed' in karılarından Hafsa' nın günüydü. O gün Muhammed, Hafsa' yla cinsel ilişkide bulunmak üzere kalkıp gider. Hafsa' nın odasına varır. Ama Hafsa' yı bulamaz. Tam o sırada da, bir zamanlar Mısır Mukavkısı' nın kendisine armağan ettiği cariyelerden Marya ortaya çıkmıştır. O anda Muhammed, cinsel ilişki için tam hazırlıklıdır. Cariye'yi tutup yatırır Hafsa' nın yatağına, ve işini görmeye başlar. Muhammed'in cariyesi ile yatması doğal. Kuran da, karılarının dışında cariyeleriyle de yatmasına olanak veriyor (bkz. Ahzab suresi, ayet 50,52) İşin bu noktası olağan olmasına olağan. Ne var ki, cariyeyi özgür (hurre) olan bir kadının, üstelik Ömer kızı Hafsa'nın yatağında koynuna alıyor. İşte bu olağan değil. Terslik bu ya, o sırada, Hafsa da çıkagelmiştir. Muhammed' in Marya (Mariye) ile ilişkisini görür. Bir süre kendine egemen olup kapıda bekler. Muhammed işini bitirmiştir. Hafsa tepkisini gösterir:
"Tanrı elçisi! Sen beni kötü duruma düşürdün, aşağıladın. Öyle bir şey yaptın ki, benzerini hiçbir karına yapmadın! Benim günümde, benim sıramda ve benim yatağımda bir cariyeyi yatırıp yapıyorsun!"

Muhammed ne desin? Sonra, Muhammed' ile Hafsa arasında şu konuşma geçer:

Muhammed: "Vallahi Billahi Marya ile bir daha yatmayacağım!"


Kuran

tahrim 2- Allah size yeminlerinizi bozmayı meşrû kılmıştır. Allah sizin sahibinizdir. O bilendir, hikmetle yönetendir.


Hadis

Hafsa! Marya' yı kendime haram etsem de ona bir daha yaklaşmasam; bundan razı olur musun?

"Evet!"


Kuran

Tahrim 1- Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.


Hadis


Muhammed hemen ant içmiştir:

"Hafsa! Aramızda kalsın, bunu sakın kimseye söyleme, olmaz mı?"

"Tamam!"

Ne ki, Hafsa bu durumu Aişe'ye anlatır.(Bkz. Taberi, Camiu'l-Beyan,28/102)


Kuran

Tahrim 3- Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber (eşine) bir kısmını bildirmiş bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona haber verince eşi: "Bunu sana kim söyledi?" dedi. Peygamber "Bilen, her şeyden haberi olan Allah bana söyledi." dedi.




Tahrim 4- Eğer ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz ne iyi, çünkü kalpleriniz eğildi. Ve eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka olursanız (bilin ki) onun dostu ve yardımcısı Allah, Cibrîl ve müminlerin iyileridir. Bunun ardından melekler de ona arkadır.

Tahrim,5- Eğer o sizi boşarsa belki de Rabbi ona, sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, gönülden itaat eden, tevbe eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir



Bunu bir ateist derlemiş.hadis ealerinde çarpıtma var mı bilmiyorum. Hadisi inkar edenler için bu bir sebeb.




Öncelikle hadisin metninin böyle olmadığını belirtmem gerekir.Bunu yazan veya derleyen kim ise (ki siz ateist olduğunu söylüyorsunuz) hadisi aktarmak yerine hikaye dönüştürüp olayı bir probaganda malezemesi haline getirmeye çalışmış.Allah resulunun özel yaşantısının bu kadar açık bir şekilde ashabın dilinde dolaşması söz konusu olamaz.Diğer yandan tahrim suresinin nuzul sebebi ile alakalı rivayetlerde maria hadisesi senedi çok sağlam olmayan bir rivayettir.Kutubu sittede geçmemektedir. Diğer yandan kutubu sittede olan ve senedi güçlü rivayet Allah resulunun bal yemeği kendisine haram etmesidir. Her ne sebep olursa olsun Allah resulunun özel hayatının açığa çıkarılması zaten ilerleyen ayetlerdeki uyarıyıda göz önüne alırsak doğru değildir. Ayetin bize verdiği mesaj Allah resulunun özel hayatında ne yaşadığı değil eşlerin eşler arasında kalması gereken sırları açığa çıkartmamaları gerektiğidir.

Vesselam



Bunu kaynaklarla açıklarsanız sevinirim çok sevinirim
Zemahşeri
Yarına kadar kimse açıklamaz ise açıklarım tabiki .
<VİSAL>
AHZAB 50,51,52.AYET'lerde böyle birşey yazılmıyor.burda değiştirilmiş.dileyen bakabilir.TAHRİM 1.AYET de Peygamber Efendimizle hanımları arasında geçen bal meselesi üzerine inmiştir.Ayet'te geçen "...sana helel kıldığı şeyi" derken bal kastedilmiştir.Ayet ve Hadisler farklı yorumlanmış.araştırmak gerek...
selam ve dua ile...
Ahmet7
Tahrim suresi 2-3-4 ayetlerinin tefsirine bakarsanız , bu hadisle aynı olduğunu göreceksiniz. Bir fark var birini ateist düzenlemiş, diğerini müslüman
asiLDuA
ALINTI(ebrari @ Dec 31 2007, 12:04 PM) *

aşağıda vereceğim linklere kesinlikle göz atmayın mutlaka okuyun baştan sona.



http://www.kudusyolu.com/index.php?adres=v...il=tr&id=26

http://www.kudusyolu.com/index.php?adres=v...il=tr&id=34


http://www.kudusyolu.com/index.php?adres=v...il=tr&id=32


http://www.kudusyolu.com/index.php?adres=v...il=tr&id=31

bU KONUDA şüphesi olanlar EBRAR kardeşin verdiği linklerede baksınlar ben baktım gayet güzel bilgiler mevcut.

Ve..Hadisleri red edenler tartışmıyorda,Glemiş bizim müslümanımız tartışıyor Subhanallah..
Neyi savunuyoruz arkadaşlar neyin cebellemesini yapıyoruz.

Ahmed7 kardeş siz iyi niyetli olabilirsiniz velakin,Bu kadar tartışmalı olmayacak bir mevzu.Bırakın onlar kendilerini savunsunlar,

Bizim yolumuz bellidir.




onun dışında Kudüsyolu Forum'da bu konu ile ilgili görüş ve yazılara da bakabilirsiniz...


http://www.kudusyolu.com/forum

İmam Şamil
Ben bir şeyi merak ettim.Peki bu olayda anlatıldığı gibi Peygamber Efendimiz'in(s.av.) böyle bir şey yaptığı doğru mudur?Ve sebeb-i hikmeti nedir?

Selam ve dua ile...
nasreddinhoca
ALINTI
Bunu bir ateist derlemiş.hadis ealerinde çarpıtma var mı bilmiyorum. Hadisi inkar edenler için bu bir sebeb.


Öküzün altında buzağı aramış...
Allah'ı inkar eden biri Kuran'ı nasıl delil getirir...
Hadisi inkar edenler için tek bir sebeb var, Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (sav)'in sünnetini hazmedememek, soda var kardeşim!!!!
Ahmet7
ALINTI(İbni Türk @ Jan 2 2008, 03:31 PM) *

Ben bir şeyi merak ettim.Peki bu olayda anlatıldığı gibi Peygamber Efendimiz'in(s.av.) böyle bir şey yaptığı doğru mudur?Ve sebeb-i hikmeti nedir?

Selam ve dua ile...

Tahrim suresi 2-3-4 ayetlerinin tefsirine bakarsanız , bu hadisle aynı olduğunu göreceksiniz. Bir fark var birini ateist düzenlemiş, diğerini müslüman
İmam Şamil
Ateist inanmadığı kaynaktan inancına delil gösteriyor.Hangi akılla yapıyorlar bunu bilmiyorum.Hem inkar ediyorlar hem de -haşa- yalan dedikleri kitabı iddiada bulundukları meseleye dair kaynak olarak gösteriyorlar.Ayrıca ben de bir bakayım böyle bir olay var mı?Varsa gerçeği nedir?Çünkü bana pek makul bir olay gibi gelmedi.Kafir sözü sonuçta,kesin apayrı bir olaydır da bu , adamlar değiştirip milleti kandırmaya çalışıyorlardır.

Selametle...
Ahmet7
ALINTI(İbni Türk @ Jan 2 2008, 07:28 PM) *

Ateist inanmadığı kaynaktan inancına delil gösteriyor.Hangi akılla yapıyorlar bunu bilmiyorum.Hem inkar ediyorlar hem de -haşa- yalan dedikleri kitabı iddiada bulundukları meseleye dair kaynak olarak gösteriyorlar.Ayrıca ben de bir bakayım böyle bir olay var mı?Varsa gerçeği nedir?Çünkü bana pek makul bir olay gibi gelmedi.Kafir sözü sonuçta,kesin apayrı bir olaydır da bu , adamlar değiştirip milleti kandırmaya çalışıyorlardır.

Selametle...



Bakınız efendim. Müslümanın derlemesi ile ateistin derlemesi bir olmaz
İmam Şamil
ALINTI
Bakınız efendim. Müslümanın derlemesi ile ateistin derlemesi bir olmaz


Aynı olması için kafire de müslümanın ki gibi basiretle bakan bir göz lazım ama nerdee...

Selametle...
Zemahşeri
Kuran ayetleri bizi doğru yola iletmek için gönderilmiş tavsiye ve uyarılardır.Bu sebeple bizim ayetten anlamamız gereken Allah'ın bu ayetlerde bize ne anlatmak ve tavsiye etmek istediğidir.Zaten bu sebeple Allah ayetlerinde detaya inmez kişi ve yer adları vermez müminlerin anlaması gerekeni bildirmek ile yetinir.

Ama malesefki müslümanlar bununla yetinmemiş ashabı keyf kaç kişiydi köpeklerinin adları neydi gibi fuzuli detaylarla uğraşır olmuşlardır.Bizim tarhim suresinin ilk ayetlerinden anlamamız gerekenler şunlardır.


Tahrim Suresi
1. Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

2. Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı (ve kefaret ödemeyi) size meşru kılmıştır. Allah sizin yardımcınızdır. O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

3. Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, "Bunu sana kim bildirdi?" dedi. Peygamber, "Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi" dedi.

4. (Ey peygamber'in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah'a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü'minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.

5. Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

1:) Allah'ın bize bu ayetlerdeki en önemli ikazı hiç birşey adına ve hiç kimsenin (buna Allah resulu de dahildir) kendisine helal olan birşeyi haram etme yetkisi olmadığıdır. Böyle bir yemin verilirse onun kefaret edilerek bozulması gerektiğidir.

2:) 3. ayet ve devamında Allah resulunun eşleri ile arasında olan özel bir meseleden dolayı (ki bu meselenin ne olduğu bizim için önemli değildir) Allah'ın onun eşlerine yaptığı sert ikazı görmekteyiz.Eşler arasında kalması gereken sırların açığa çıkartılması Allah tarafından sert bir dille ikaz edilmiştir.

3:) Yine 3. ayet Allah resulunun, kuran haricinde Allah tarafından kendisine vahiy geldiğinin kanıtıdır. Buda Allah resulunun kuran vahyi haricinde bilgi almadığını iddia edenlerin iddiasını boşa çıkartmaktadır.


Allah resulunun hangi meseleden dolayı yemin ettiğine hangi meseleden dolayı eşlerinden birine gizli bir şey söylediğine ve hangi meseleden dolayı hepsinin birden boşamayı düşündüğüne dair bize ulaşan rivayetleri ayetin bize öğretmek istediklerini gölgeleyeceğine düşündüğümden aktarmıyorum.Bal hadisesi maria hadisesi ve hilafet hadiselerinin hepsinin birden olma ihtimali olduğu gibi hiç birininde olmadığı düşünülebilir. Allah'ın eşler arasında sır olarak kalması gereken şeylerin açığa vurulmamasını emretmesinin ardından olayın iç boyutu araştırmaya kalkışmak bana göre ayetin uyarısını göz ardı etmektir.

Vesselam
Ömer Abdulaziz
Bence bu şahıslara reddiye yazıp kale almaya bile değmez...
mesdo
ALINTI(Zemahşeri @ Jan 2 2008, 10:36 PM) *

Kuran ayetleri bizi doğru yola iletmek için gönderilmiş tavsiye ve uyarılardır.Bu sebeple bizim ayetten anlamamız gereken Allah'ın bu ayetlerde bize ne anlatmak ve tavsiye etmek istediğidir.Zaten bu sebeple Allah ayetlerinde detaya inmez kişi ve yer adları vermez müminlerin anlaması gerekeni bildirmek ile yetinir.Ama malesefki müslümanlar bununla yetinmemiş ashabı keyf kaç kişiydi köpeklerinin adları neydi gibi fuzuli detaylarla uğraşır olmuşlardır.Bizim tarhim suresinin ilk ayetlerinden anlamamız gerekenler şunlardır.
Tahrim Suresi
1. Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

2. Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı (ve kefaret ödemeyi) size meşru kılmıştır. Allah sizin yardımcınızdır. O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

3. Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, "Bunu sana kim bildirdi?" dedi. Peygamber, "Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi" dedi.

4. (Ey peygamber'in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah'a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü'minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.

5. Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

1:) Allah'ın bize bu ayetlerdeki en önemli ikazı hiç birşey adına ve hiç kimsenin (buna Allah resulu de dahildir) kendisine helal olan birşeyi haram etme yetkisi olmadığıdır. Böyle bir yemin verilirse onun kefaret edilerek bozulması gerektiğidir.

2:) 3. ayet ve devamında Allah resulunun eşleri ile arasında olan özel bir meseleden dolayı (ki bu meselenin ne olduğu bizim için önemli değildir) Allah'ın onun eşlerine yaptığı sert ikazı görmekteyiz.Eşler arasında kalması gereken sırların açığa çıkartılması Allah tarafından sert bir dille ikaz edilmiştir.

3:) Yine 3. ayet Allah resulunun, kuran haricinde Allah tarafından kendisine vahiy geldiğinin kanıtıdır. Buda Allah resulunun kuran vahyi haricinde bilgi almadığını iddia edenlerin iddiasını boşa çıkartmaktadır.


Allah resulunun hangi meseleden dolayı yemin ettiğine hangi meseleden dolayı eşlerinden birine gizli bir şey söylediğine ve hangi meseleden dolayı hepsinin birden boşamayı düşündüğüne dair bize ulaşan rivayetleri ayetin bize öğretmek istediklerini gölgeleyeceğine düşündüğümden aktarmıyorum.Bal hadisesi maria hadisesi ve hilafet hadiselerinin hepsinin birden olma ihtimali olduğu gibi hiç birininde olmadığı düşünülebilir. Allah'ın eşler arasında sır olarak kalması gereken şeylerin açığa vurulmamasını emretmesinin ardından olayın iç boyutu araştırmaya kalkışmak bana göre ayetin uyarısını göz ardı etmektir.Vesselam



Allah resulunun hangi meseleden dolayı yemin ettiğine hangi meseleden dolayı eşlerinden birine gizli bir şey söylediğine ve hangi meseleden dolayı hepsinin birden boşamayı düşündüğüne dair bize ulaşan rivayetleri ayetin bize öğretmek istediklerini gölgeleyeceğine düşündüğümden aktarmıyorum.Bal hadisesi maria hadisesi ve hilafet hadiselerinin hepsinin birden olma ihtimali olduğu gibi hiç birininde olmadığı düşünülebilir. Allah'ın eşler arasında sır olarak kalması gereken şeylerin açığa vurulmamasını emretmesinin ardından olayın iç boyutu araştırmaya kalkışmak bana göre ayetin uyarısını göz ardı etmektir.


SELAMU ALEYKÜM

SEVGİLİ KARDEŞİM MAKALENİZİ SONUNA KADAR DESTEKLİYORUM

RABBİ C.C HZ LERİ RAZI OLSUN
musalli
zemahşeri kardeşimiz çok haklı.hadisin metni ve ayetin nüzul sebebi tamamen farklı.ahmet kardeşimizede çok dikkatli arştırmalar yapmasını tavsiye ediyorum.hadislerin günümüzde sahihlerini bulmak çok kolay artık.daha fazla tartışma konusu yapmaya gerek yok.rabbim doğruları okuyup öğrenmeyi ve amel etmeyi nasip etsin iaşallah hepimize.butür provakasyonlarla ümmetin aklını çelmek isteyenlerinde artık ıslah olası yok KAHROLSUNLAR İNŞALLAH.selam ve dua ile...

QUOTE(Ömer Abdulaziz @ Jan 8 2008, 11:50 PM) *

Bence bu şahıslara reddiye yazıp kale almaya bile değmez...

ömer kardeşim şu açıdan değmez ..onların amacıda gündem yaratıp müslümanları oyalamak.biz burada bunlarla uğraşırken onlar başka yıkım çalışmalarına giriş yapıyorlar.yazıkki bizler çok iyi niyetli,saf,olması gerekenden fazla mütevekkil yerimizde sayıyoruz tabiri caizse.uyanışımız ne zaman acaba merak ediyorum. 'fe eyne tezhebuun'
ayna
şuan islam üzerindeki en büyük oyun sünnet ve hadislerin reddiyesidir.bunu reddedenleri ben reddediyorum
alpi001
ALINTI(ayna @ May 17 2008, 11:45 PM) *

şuan islam üzerindeki en büyük oyun sünnet ve hadislerin reddiyesidir.bunu reddedenleri ben reddediyorum

En doğru kabul edilen iki hadis kitabından biri olan Müslim’de ve Hanbeli mezhebinin kurucusu İbni Hanbel’in Müsned’inde şu hadisi rivayet ederek Peygamber’in kendi sözlerinin yazımını yasakladığını kabul ederler. “Benden Kuran dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kuran dışında bir şey yazmışsa imha etsin.” (Müslim, Sahihi Müslim Kitab-ı Zühd, Hanbel, Müsned 3Ğ12, 21, 33) Darimi’deki hadis ise şöyledir: “Sahabe Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istediler. Ancak onlara izin verilmedi.”(Darimi, es-Sünen) El Hatib’teki hadis şöyledir: “Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve yazdığınız şey nedir? dedi. Senden işittiğimiz hadisler (sözler) dedik. Hz. Peygamber Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.” (El Hatib, Takyid, sayfa 33) Tirmizi’den de bunu öğrenebiliriz: “Allah elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.” (Tirmizi, es-Sünen, K. İlm, sayfa 11)

______________________________

Gelin Kimi red ettiginizi iyi düsünün. nono.gif
ayna
ALINTI(alpi001 @ May 18 2008, 12:50 AM) *


Gelin Kimi red ettiginizi iyi düsünün. nono.gif

arkadaşım hadis ve sünnetleri ortadan kaldırmak mı istiyorsun?sünnetleri yapmayalım unutalım mı?peygamberimiz nerde nasıl davranmış öğrenmeyelim mi?
alpi001
ALINTI(ayna @ May 17 2008, 11:53 PM) *

arkadaşım hadis ve sünnetleri ortadan kaldırmak mı istiyorsun?sünnetleri yapmayalım unutalım mı?peygamberimiz nerde nasıl davranmış öğrenmeyelim mi?

Kardesim Peygamber in yasagina karsi Hadis yazanlara ne buyuruyorsun Önce onu bir duyalim.

Bak peygamber Kuran yeter diyor.
Size az geldi diye din mi kuralim ?..
alpi001
1. Hamd o Allah'a mahsustur ki, kuluna Kitab indirdi, içinde hiçbir yamukluk yapmadan,

2. dosdoğru; tarafından şiddetli bir azap ile korkutmak ve yararlı yararlı işler yapan müminlere şunu müjdelemek için:

3. Kendilerine gerçekten güzel bir mükafat var; ebedi olarak orada kalacaklar.

4. Bir de: " Allah çocuk edindi." diyenleri uyarmak için.

5. Bu hususta ne kendilerinin bir bilgisi vardır, ne de babalarının; o, ağızlarından çıkan ne büyük bir sözdür; sadece yalan söylüyorlar!

6. Şimdi bu söze (Kur'an'a) inanmazlarsa belki arkalarından üzülerek kendini tüketeceksin!

7. Biz yeryüzünde olan şeyleri ona bir süs yaptık ki insanları imtihan edelim: Hangisi daha güzel bir amel yapacak?

8. Bununla beraber şu da bir gerçek ki Biz, onun üzerinde olan herşeyi kupkuru bir toprak yapmaktayız.

9. Yoksa sen Ashab-ı Kehf ve Rakim'ın, ayetlerimizden şaşılacak bir olay olduklarını mı sandın?

10. O vakit o genç yiğitler mağaraya çekildiler ve şöyle dediler: " Ey Rabbimiz, bizlere tarafından bir rahmet ihsan et ve bizim için işimizden bir muvaffakiyet hazırla!"

11. Bunun üzerine yıllarca mağarada kulakları üzerine vurduk (uyuttuk).

12. Sonra da onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri gayeyi daha iyi hesap etmiş olduğunu bilelim.

13. Biz sana onların kıssalarını doğru olarak naklediyoruz: Hakikaten bunlar, Rablerine iman eden birkaç genç yiğitti; Biz de hidayetlerini artırdık.

14. Ve kalplerini pekiştirdik. O vakit ayağa kalkıp dediler ki: "Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir; kesinlikle O'ndan başka hiçbir tanrıya tapmayız; yoksa gerçekten saçma sapan konuşmuş oluruz.

15. Şunlar, bizim kavmimiz, tuttular O'ndan başka tanrılar edindiler; onların tanrı olduğuna açık bir delil getirselerdi ya! Allah'a bir yalanı uydurandan daha zalim kim olabilir?"

16. (İçlerinden biri demişte ki) : Madem ki, onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından uzaklaşmayı tercih ettiniz, o halde mağaraya çekilin ki, sizin için Rabbiniz rahmetini yaysın ve size işinizden bir kolaylık hazırlasın."

17. Güneşi görüyorsun ya, doğduğu vakit mağaralarından sağ tarafa meyleder, battığı vakit de onları sol tarafa makaslar. Onlar mağaranın geniş bir yerindedir. İşte bu Allah'ın mucizelerindendir. Allah kime hidayet öderse, işte o hidayete ermiştir; kimi de saptırırsa artık ona doğru yolu gösterecek bir yardımcı bulamazsın.

18. Bir de onları uyanık sanırdın, halbu ki, uykudadırlar ve Biz onları sağa sola çevirirdik; köpekleri de giriş kısmında iki kolunu uzatmıştı. Onları görseydin mutlaka onlardan kaçar ve elbette için dehşet ile dolardı.

19. Yine böylece onları uyandırdık ki, birbirlerine sorsunlar. İçlerinden biri : "Ne kadar durdunuz!" dedi. "Bir gün yahut daha az." dediler. Bir kısmı da: "Ne kadar durduğunuzu Rabbiniz daha iyi bilir; şimdi siz şu gümüş paranızla birinizi şehre gönderin de, baksın kimin yemeği daha temizse ondan size yiyecek alıp getirsin; hem de çok kurnaz davransın ve sakın sizi kimseye sezdirmesin.

20. Çünkü sizi ellerine geçirirlerse muhakkak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman asla kurtuluşa eremezsiniz."

21. Böylece kendilerini haberdar ettik ki, Allah'ın va'dinin hak olduğunu ve kıyamet gününün şüphesiz bulunduğunu bilsinler. O sırada kavimleri kendi aralarında bunların olayını tartışıyorlardı. Bunun üzerine dediler ki: "Üstlerine bir bina yapın; Rableri onları daha iyi bilir!" Düşmanlarına karşı galip gelenler: "Biz muhakkak bunların üzerine bir mescit yaparız." dediler.

22. (Kimileri): "Üçtür. Dördüncüleri köpekleridir." diyecekler; (kimileri de): "Beştir, altıncıları köpekleridir." diyecekler. Her ikisi de gaybi taşlama=bilinmeyen şey hakkında tahmin yürütmektir. (Bir kısmı da): "Yedidir, sekizincileri köpekleridir." diyecekler. De ki: "Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir; onları insanlardan ancak pek azı bilir." Artık bunlar hakkında bildirilenin dışında bir tartışmaya girişme ve bunlar hakkında hiç kimseye birşey sorma!

( KEHF )

Simdi Bunlar size az geldi diye kurulan din in kitabini ac ve bak..
Neler yaziyorlar..
Sayilarini degil isimlerini biliyorlar ondan da gectik Köpeklerinin isimlerini bile biliyorlar..

HAKK'in tartismaya girme hic kimseye bir sey sorma dedigi Alemlere rahmet peygamber e neler söylettiriyorsunuz..

KORKMUYOR MUSUNUZ ?..

Vallahi Korkmuyorsunuz !..
ayna
neden böyle yapıyorsunuz ?biri size peygmberin hadisini ortadan kaldırmayın deyince hemen niye karşınızdaki haşa kafir gibi davranıyorsunuz?siz insanları doğrudan ayırmaya çalışıyorsunuz.hak bildiğini söyleyene Allahtan korkmuyormusun diyorsun ama siz korkmuyorsunuz.
elbette kuran herşeye yeter ama o zaman kuran varken peygamberimiz de vardı.o zaman niye ikisi bir arada oldu.hem sünnetlerin ve hadislerin size ne zararı var?neden peygamberimizi bize unutturmak istiyorsunuz?kime hizmet bu?
alpi001
ALINTI(ayna @ May 18 2008, 12:20 AM) *

neden böyle yapıyorsunuz ?biri size peygmberin hadisini ortadan kaldırmayın deyince hemen niye karşınızdaki haşa kafir gibi davranıyorsunuz?siz insanları doğrudan ayırmaya çalışıyorsunuz.hak bildiğini söyleyene Allahtan korkmuyormusun diyorsun ama siz korkmuyorsunuz.
elbette kuran herşeye yeter ama o zaman kuran varken peygamberimiz de vardı.o zaman niye ikisi bir arada oldu.hem sünnetlerin ve hadislerin size ne zararı var?neden peygamberimizi bize unutturmak istiyorsunuz?kime hizmet bu?

Kardesim;

Alemlere Rahmet Olarak gönderilen bir peygamber e Yalan söyleterek ( Hasa ) din kurulmaz.
Ben size peygamber in 526 hutbesi nerede diyorum cit yok.

Yalanlara Karsi cikmak Islam Peygamberine Muhalefet degil HIZMETTIR !..

Kuran a Boyun Egmek Peygamber e Muhalefet degil Hizmettir.
Kuran Okumak peygamber i Unutmak degil Taaa Yüreginde hatirlamaktir.

Vallahi ben Allah tan Korkuyorum
Ve sayenizde Peygamber den UTANIYORUM !..

Islam Peygamberinin " O gün otuz erkek gücündeydi" filan diyerek Yatak odasina giremiyorum..
Vallahi Utaniyorum.

Benim Kaldigim ülkede Bir bayan Bakan:

Muhammed " Pedofil " di dedigi zaman yerin dibine giriyorum.

Elinde Hadis kitabi " Ben demiyorum " diyor kadin kitabi Salliyarak " Müslümanlar diyor " diye kitabi gösteriyor.

Sizlerin Peygamberime reva gördügü bu mu ?..

Vallahi Utaniyorum..
İlle Cihad
....
alpi001
ALINTI(SURAAN @ May 18 2008, 08:48 AM) *

....

Suraan Kardesim;
Söyleyeceginden geri kalma..
Müslüman in görevi egip bükmeden söylemektir.
Ben Hic kirilmam..
Olur ki hatami gösterirsin..
Zemahşeri
Din algımızı başkaları bize ne der başkaları bizim hakkımızda ne düşünür veya nasıl yorumlar isek insanlar bizim hakkımızda olumlu düşünür şeklinde şekillendirirsek ortada insanların uyması gerektiği bir din değil insanlara uyması gereken bir din oluştururuz.

Alpi senin başörtüsü meselesine itirazında umarımki böyle bir refleskten kaynaklanmamaktadır. Çünkü eğer insanları memnun etmeye çalışırsak ortada ne zina edene sopa atma kalır ne hırsızın elini kesmek kalır ne de öldürene ölüm cezası kalır. Bu uygulamalar ve cezalar kabul edersinki modern dünya tarafından çağ dışı kabul edilmektedir.

Malesef bazı inananlar dine sokulmuş bir çok yanlışı dinden çıkarmaya çalışırken dinin kendisinde olanı da çıkarmaya başlamaktadırlar. Bunlardan biride şüphesizki sünnet ve hadis gerçeğidir. Demişsiniz ki:

ALINTI
En doğru kabul edilen iki hadis kitabından biri olan Müslim’de ve Hanbeli mezhebinin kurucusu İbni Hanbel’in Müsned’inde şu hadisi rivayet ederek Peygamber’in kendi sözlerinin yazımını yasakladığını kabul ederler. “Benden Kuran dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kuran dışında bir şey yazmışsa imha etsin.” (Müslim, Sahihi Müslim Kitab-ı Zühd, Hanbel, Müsned 3Ğ12, 21, 33) Darimi’deki hadis ise şöyledir: “Sahabe Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istediler. Ancak onlara izin verilmedi.”(Darimi, es-Sünen) El Hatib’teki hadis şöyledir: “Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve yazdığınız şey nedir? dedi. Senden işittiğimiz hadisler (sözler) dedik. Hz. Peygamber Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.” (El Hatib, Takyid, sayfa 33) Tirmizi’den de bunu öğrenebiliriz: “Allah elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.” (Tirmizi, es-Sünen, K. İlm, sayfa 11)


Öncelikle güvenmediğin bir kaynaktan işine gelen rivayeti işine geldiği şeklinde yorumlaman bana göre çelişkiye düşmenden başka birşey değildir. Neden mi?

Bir kere resulun kuran haricinde bir emir verebileceğine inanmıyorsun. Yani onu kuran haricinde bir bilgi kaynağı olarak kabul etmiyorsun. Bunun sebebi rivayetlerin sahih olmama ihtimali veya onun kurandan başka bir söz söyleme yetkisi olmadığınına inancın olabilir. Lakin alıntı yaptığın hadis ile Allah rersulunun inananlara bazı emir ve tavsiyelerde bulunduğunu kabul etmiş oluyorsun. Diğer yandan Allah resulunun bunu söyledikten sonra söylediklerimi yazmayın diye emir verdiğinide kabul etmiş oluyorsun. Halbuki sana göre Allah resulu kuran harivi yasaklama koyamaz öğe değilmi? Kuran da hiç bir şeyi eksik bırakmayan Allah c.c. sana göre rivayetlerle bozulan bu dinin korunması adına hiç bir hadisin yazılmamasını neden emretmemiştir? Tam tersi "Allah ve peygamberi ne buyurdu ise" Allah'a ve peygamberine itaat edin" diye başlayan ayetleri düşünür isek hadis aktarmada herhangi bir engelin olmadığına da pekala inanabiliriz. Diğer yandan elimizde herşeyi doğrulayabileceğimiz ve güvendiğimiz bir kuran var iken hadislerden bu kadar korkmanın anlamı nedir? Biz rivayetler sebebi ile yanlış yola sapanları gördüğümüz gibi sadece kuran deyip de yanlış yola sapan insanlarıda görmüyor değiliz. Bu durumda rivayetlerin tamamını red etmek ve sadece kuran demekte her zaman insanı doğru yola ileten birşey değildir. Kuran'ın anlaşılmasındaki en önemli ikinci unsur olan resulun sünnetini göz ardı etmek kuranında yanlış anlaşılabilmesine zemin hazırlayabilmektedir.

Gelelim rivayete. Allah resulunun biz sözü kime söylediği ne zaman söylediği ve niye söylediği gibi sünnetin anlaşılmasındaki en önemli unsuru çoğu zaman göz ardı eden gelenekçiler ve kurancılar büyük hataya düşmektedirler. Siz bu motamot algılama ile eleştirdiğiniz gelenekçilerin düştüğü hataya düşmekten başka birşeyyapmıyorsunuz. Bir rivayeti yakalıyor işinize geliyor ise aynen aktarıyor ve ya reddediyorsunuz yada inanmadığınız rivayetlerden bize delil sunuyorsunuz. Size bir kaç örnek vereyim.

Allah resulu sarı elbise gymeyi yasakladı (muslim)
Allah resulu su satmayı yasakladı (muslim)
Allah at ve eşek etini yemeyi yasakladı ( muslim)

Bunların hepsi zamansal yasaklardır. Sarı elbise müşriklerin daha çok tercih ettiği bir elbiseydi. Su satmak çöl gibi bir yerde yasaklanmasından daha doğal nedir? At ve eşek sefere çıkan müslüman ordusu için en değerli iki hayvandı.

Bazı rivayetleride yine motamot algılayarak birbiri ile çeliştiğini iddia ediyorsunuz.

Sizlerden en hayırlınız kuranı öğrenen ve öğretendir
Sizlerden en hayırlınız komşusuna yardım edendir.


Bu rivayetlerde tamamen kişiye özel verilen tavsiyelerdir. Allah resulu kendisine birisinin gelip bir konu hakkında birşey sorduğunda onun eksiğine ve yararına göre cevap vermekteydi. Ama siz bunları çelişki zannedersiniz o başka mesele.

Peki benim sözlerimi yazmayın hadisi neyi ifade ediyor. Öncelikle müslümanlar içersinde kuranın indirildiği dönemde herkezin kurana tamanlamı ile vakıf olması mümkün değildir. Herkezin bir ibni mesud bir hz ali gibi sahabeler kadar kurana vakıf olması beklenemez. Bu sebeple Allah resulu söylediği tavsiyelerin herkez tararafından haklı olarak yazılmasını istememektedir. Diğer yandan ilim ehli olanların bu hadisleri not ettiğinide bilmekteyiz. Allah resulunun uyarısı hadis ile kuranı birbirine karıştarabilecek kimseler içindir. Nasılki Allah resulu ilk dönem mezar ziyaretlerini yasaklamış ise buda ondan farksız bir durum değildir. Eğer yazılmasını ve aktarılmasını istemiyor ise bunun gelecek nesiller için bir kaynak olabileceğini düşünmüyor ise neden okadar tavsiyede bulunsun? Siz bile bu din hakkında tavsiyelerde bulunurken Allah resulune bunu çok mu görüyor sunuz?

Vesselam
alpi001
ALINTI(Zemahşeri @ May 18 2008, 01:54 PM) *

Din algımızı başkaları bize ne der başkaları bizim hakkımızda ne düşünür veya nasıl yorumlar isek insanlar bizim hakkımızda olumlu düşünür şeklinde şekillendirirsek ortada insanların uyması gerektiği bir din değil insanlara uyması gereken bir din oluştururuz.

Alpi senin başörtüsü meselesine itirazında umarımki böyle bir refleskten kaynaklanmamaktadır. Çünkü eğer insanları memnun etmeye çalışırsak ortada ne zina edene sopa atma kalır ne hırsızın elini kesmek kalır ne de öldürene ölüm cezası kalır. Bu uygulamalar ve cezalar kabul edersinki modern dünya tarafından çağ dışı kabul edilmektedir.

Malesef bazı inananlar dine sokulmuş bir çok yanlışı dinden çıkarmaya çalışırken dinin kendisinde olanı da çıkarmaya başlamaktadırlar. Bunlardan biride şüphesizki sünnet ve hadis gerçeğidir. Demişsiniz ki:
Öncelikle güvenmediğin bir kaynaktan işine gelen rivayeti işine geldiği şeklinde yorumlaman bana göre çelişkiye düşmenden başka birşey değildir. Neden mi?

Bir kere resulun kuran haricinde bir emir verebileceğine inanmıyorsun. Yani onu kuran haricinde bir bilgi kaynağı olarak kabul etmiyorsun. Bunun sebebi rivayetlerin sahih olmama ihtimali veya onun kurandan başka bir söz söyleme yetkisi olmadığınına inancın olabilir. Lakin alıntı yaptığın hadis ile Allah rersulunun inananlara bazı emir ve tavsiyelerde bulunduğunu kabul etmiş oluyorsun. Diğer yandan Allah resulunun bunu söyledikten sonra söylediklerimi yazmayın diye emir verdiğinide kabul etmiş oluyorsun. Halbuki sana göre Allah resulu kuran harivi yasaklama koyamaz öğe değilmi? Kuran da hiç bir şeyi eksik bırakmayan Allah c.c. sana göre rivayetlerle bozulan bu dinin korunması adına hiç bir hadisin yazılmamasını neden emretmemiştir? Tam tersi "Allah ve peygamberi ne buyurdu ise" Allah'a ve peygamberine itaat edin" diye başlayan ayetleri düşünür isek hadis aktarmada herhangi bir engelin olmadığına da pekala inanabiliriz. Diğer yandan elimizde herşeyi doğrulayabileceğimiz ve güvendiğimiz bir kuran var iken hadislerden bu kadar korkmanın anlamı nedir? Biz rivayetler sebebi ile yanlış yola sapanları gördüğümüz gibi sadece kuran deyip de yanlış yola sapan insanlarıda görmüyor değiliz. Bu durumda rivayetlerin tamamını red etmek ve sadece kuran demekte her zaman insanı doğru yola ileten birşey değildir. Kuran'ın anlaşılmasındaki en önemli ikinci unsur olan resulun sünnetini göz ardı etmek kuranında yanlış anlaşılabilmesine zemin hazırlayabilmektedir.

Gelelim rivayete. Allah resulunun biz sözü kime söylediği ne zaman söylediği ve niye söylediği gibi sünnetin anlaşılmasındaki en önemli unsuru çoğu zaman göz ardı eden gelenekçiler ve kurancılar büyük hataya düşmektedirler. Siz bu motamot algılama ile eleştirdiğiniz gelenekçilerin düştüğü hataya düşmekten başka birşeyyapmıyorsunuz. Bir rivayeti yakalıyor işinize geliyor ise aynen aktarıyor ve ya reddediyorsunuz yada inanmadığınız rivayetlerden bize delil sunuyorsunuz. Size bir kaç örnek vereyim.

Allah resulu sarı elbise gymeyi yasakladı (muslim)
Allah resulu su satmayı yasakladı (muslim)
Allah at ve eşek etini yemeyi yasakladı ( muslim)

Bunların hepsi zamansal yasaklardır. Sarı elbise müşriklerin daha çok tercih ettiği bir elbiseydi. Su satmak çöl gibi bir yerde yasaklanmasından daha doğal nedir? At ve eşek sefere çıkan müslüman ordusu için en değerli iki hayvandı.

Bazı rivayetleride yine motamot algılayarak birbiri ile çeliştiğini iddia ediyorsunuz.

Sizlerden en hayırlınız kuranı öğrenen ve öğretendir
Sizlerden en hayırlınız komşusuna yardım edendir.
Bu rivayetlerde tamamen kişiye özel verilen tavsiyelerdir. Allah resulu kendisine birisinin gelip bir konu hakkında birşey sorduğunda onun eksiğine ve yararına göre cevap vermekteydi. Ama siz bunları çelişki zannedersiniz o başka mesele.

Peki benim sözlerimi yazmayın hadisi neyi ifade ediyor. Öncelikle müslümanlar içersinde kuranın indirildiği dönemde herkezin kurana tamanlamı ile vakıf olması mümkün değildir. Herkezin bir ibni mesud bir hz ali gibi sahabeler kadar kurana vakıf olması beklenemez. Bu sebeple Allah resulu söylediği tavsiyelerin herkez tararafından haklı olarak yazılmasını istememektedir. Diğer yandan ilim ehli olanların bu hadisleri not ettiğinide bilmekteyiz. Allah resulunun uyarısı hadis ile kuranı birbirine karıştarabilecek kimseler içindir. Nasılki Allah resulu ilk dönem mezar ziyaretlerini yasaklamış ise buda ondan farksız bir durum değildir. Eğer yazılmasını ve aktarılmasını istemiyor ise bunun gelecek nesiller için bir kaynak olabileceğini düşünmüyor ise neden okadar tavsiyede bulunsun? Siz bile bu din hakkında tavsiyelerde bulunurken Allah resulune bunu çok mu görüyor sunuz?

Vesselam

Kardesim;
Öncelikle Verdiginiz emek ve gösterdiginiz ilgiye tesekkür ederim.

Yazdiklarinizi bu pencereden okuyunca Hak vermemek elde degil..
Bizim Peygamberimizin tavsiyeleri ile Onun Sünnet-i Ibadet i ile hic bir sorunumuz yoktur Basimizin üzerinedir.
Bizim sorunumuz ;
Hic bir cekince dahi koymadan Haber-i Vahid i bile Kuran in önüne gecirmeye calisan zihniyetledir.
Kuran ile celismeyen Örtüsen Bir hadis neden bize eza versin ?..
Öper Basimiza koyariz.

Bakin size daha önce de yazmis kaynagini vermemistim Simdi Nasip oldu.

Buhari diyor ki:

Haber-i vahid ( Peygamber den bir kisi tarafindan rivayet edilen sözler )'in en sahihi bile sadece Zan ifade eder.
Ve devam ediyor:
Haber-i vahit nihayet Galabe-i zanni müfid olup kuvvet ve sihhati de hasil olan zannin kuvvetine tabidir. Ilm-i zanninin derecati oldugu gibi,sahihin de derecat-i mütefavitesi olmak lazim gelir ( Ahmet Naim; Buhari tercüme ve Serhi 1/210 )

Sonra senet olarak kabul edilen kisilere bakiyoruz " Ebu Hureyre "gibi Islam tarihinde Hz. Ömer ve Aise Yaninda " Kezzap " yani yalanci ünvanli kisiler var.

Bir bakiyorsun Kuvvetli kanitlarla ak diyen bir hadise yine ayni Kuvvetli kaynaklarla kara denebiliyor.

Yani Müskül bir durum..
Bu yüzden Ben peygamberin " Ben Aranizdan alindiktan sonra Allah in Kitabina sarilin " sözünü tutmayi yegliyorum.

Hadis ilmi tahsil edenlere Peygamberimize Muhabbet sayanlara da kizmiyorum..

Kizdigim;
Sünnetin Kurani neshi gibi basliklar atanlar..
Sirk e dogru yelken acanlar..

Yoksa Her fertin yaptigi kendinedir.
ayna
ben sizin gibi düşünmüyorum
şu an son peygamber yeryüzüne inmiyor o bitti onun görevini kuran yapıyor değil mi? bu konuda hem fikiriz.kimse size kuran ikinci planda demiyor.yada kurana aykırı ama bu hadis böyle hadis doğrudur da denmiyor.tüm islami ilimlerin kaynağı kurandır oradan araştırılır değil mi?ama doğru olan bir hadisi neden kullanmayalım yada bir sünneti neden öğrenmeyelim?siz niye bize peygamberimzi unutturmak istiyorsunuz?hani bir hadis olur kurana uygun olmaz o zaman sesim sizden daha çok çıkar emin olun derim ki kuran böyle demiyor o hadis yanlış nakledilmiş ama kurana uyan hadisleri neden bilmeyelim?siz kabul etmezsiniz ama ben canı gönülden peygamberimizin sözlerini dikkate alırım diyor ki
““Size iki şey bıraktım ki, onlara sarıldığınız müddetçe sapıtmazsınız. Onlardan biri Allah’ın Kitâp’ı, diğeri de onun Resûlü’nün sünnetidir.”
Amr b. Avf el-Müzenî (ra) Peygamberimiz (asm)’ın şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir:
“Kim sünnet(ler)imden öldürülen bir sünneti ihyâ eder, canlandırırsa ve insanlar onunla amel ederse, o şahsa, o sünnetle amel edenlerin sevabı kadar sevap vardır. Onunla amel edenlerin sevaplarından da eksiltilmez
Linkinpark
ALINTI(Ahmet7 @ Jan 2 2008, 08:21 PM) *

Tahrim suresi 2-3-4 ayetlerinin tefsirine bakarsanız , bu hadisle aynı olduğunu göreceksiniz. Bir fark var birini ateist düzenlemiş, diğerini müslüman


good.gif good.gif clapping.gif clapping.gif clap2.gif
ruveyda84
Mü'minler!

Size iki emânet bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. Bu emânetler, Allah'ın kitabı Kur'ân ve O'nun Peygamberinin sünnetidir. VEDA HUTBESİ
Teşekkürler
<#thank#>
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.