ayna
Mar 24 2007, 10:32 PM
Konuşmasından anlaşılır insan. Güzel konuşmasından... Kalbten kalbe yol vardır derler. Bunu biraz daha değiştirerek söylersek: Dilden kalbe yol vardır.
Gönlü yumuşak insanların konuşmaları da yumuşak ve ılımlıdır. Asla kalb kırmaz onlar. Çünkü bir mihenk vardır gönülde; sözünü önce ölçer biçer sonra muhatabına sunar. Katı kalbli insanlar ise, bu mihengi yitirmiştir. Gönül kayalıklarında paramparça olmuştur mihenkleri. Nereye vuracak ve sözünü tartacak? Altın ile bakırı birbirinden ayıramaz artık o. Olur olmaz yerde kelâm eder, ya baş kırar, ya da göz çıkarır.
Ilık meltemler gibi soluklar gerek bize. Gönüllere ulaştığında, bahar çiçekleri açtıran. En sert yürekleri dahi yumuşatan, yoğuran, şekillendiren... "Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır." denmiş, derler. Ne kadar doğru. En öfkeli olduğumuz anlarda bile yüreğimizdeki karanlığı gündüz aydınlığına çevirir güzel bir söz. "Söz ola kese savaşı / Söz ola kestire başı / Söz ola ağulu aşı, / Yağ ile bal ede bir söz." diyor Yunus.
Elbette öyledir. En karamsar ve kaos yüklü anları bile cennet iklimine çevirir, alımlı ve iç açıcı bir söz. Bu sebepten, güzel ve nazik konuşan insanların pek düşmanları olmaz çevrelerinde. Bilmeden bir gönül kırarlarsa, hemen tamir ediverirler bir kaç kelimeyle. Mayalarında yalan olmadığı için, inandırıcı bulur çevreleri böyle kişileri. Zaten yalana ihtiyaçları da yoktur, böyle gönül ve söz ustalarının. Bazen bilmeden açtıkları yaralar olur elbet gönüllerde. Ama bu bilmeden olur çoğu kez. Lâkin o yarayı dudaklarından akan bal gibi kelimelerle, sihirli cümlelerle bir anda iyileştirirler. Asla başka bir zamana bırakmazlar açtıkları yaraları, oluşturdukları çizikleri. Anında pansuman eder ve tedaviye geçerler.
Acı konuşan insan böyle mi? Dil yayından karşıdakine fırlattıkları kırıcı söz oku, paramparça eder muhatabın yüreğini. Onlar dönüp bakmazlar bile. Hani yolda arabayla bir hayvanı veya insanı ezen acımasız şoförler vardır; arkalarına bile bakmadan kaçıp giden... Aynen öyledir bu zalimler de... Kırdıkları kalbin çırpınışları ve yanaklardan sızan damlaları görmezlikten gelip, dönüp giderler. Öylelerini akrebe benzetebiliriz. Sokmaktan zevk alan acımasız akreplere... Dillerini de, zehirli iğnelere...
Arkadaş! İnancın yumuşak ikliminde bir meltem yumuşaklığına çevir sözlerini. Yüreği kırgın olanların doktoru ol, masum gönüllerin cellâdı değil! Yaralı gönüllere hızır gibi yetiş. Onların kırgınlıklarını gider. Yaralarına söz merheminden sür. Gönlünden akıp gelen ve kelimelerle harmanlanıp, dövülüp şekillenen manevî iksirinle onları iyileştir. Bak bu hususta Hz. Ömer ne diyor: "Ey Kâbe seni bin sefer yıksam yine yapabilirim. Ama kırık bir kalbi asla!" İşte bu derece zor durumda olan bir kırık kalb eğer onarılırsa sen artık Hakk'ın sevgili kullarından olduğuna inanabilirsin. Çünkü bir hadis-i şerifte şöyle diyor, Nebiler Nebisi: "Gerçek mü'min, elinden ve dilinden başkalarının zarar görmediği kişidir."
Bir gün sahabiler, Nebiler Nebisi'nin yanına varıp, ihtiyar bir kadını övüyorlar. "Şöyle ibadet ediyor, böyle namaz ve oruç tutuyor." Peygamber Efendimiz: "Çevresine davranışları nasıl o kadının?" diye sorunca, sahabiler: "Çevresine hep kötü davranıyor, Ya Resulullah. Konuşmasıyla kalp kırıyor." diyor. Bunun üzerine Resûlü Ekrem: "Söyleyin o kadına, cenennemde yerini hazırlasın." diyor.
İşte dost! Tatlı dil ve acı dil arasındaki fark, cennet ile cehennem arasındaki fark gibidir. Sen diline ister gül koy, istersen bal ve gönüllere cennet asa bir iklim ör. İstersen kor koy, başkalarını alev alev yak. Tercih senin...
TEVHİD
Mar 25 2007, 03:33 AM
S.A. Mihricanım
Paylaşımın ne kadar güzel. Ne diyeceğimi bilemiyorum şu an. Ama şu yazını okuduktan sonra oturup muhasebesini yaptım. Bir saatir de ağlıyorum.Gecenin bu saatinde mesajdan aldığım bu topik beni düşündükçe perişan ediyor.Çevremdeki güzel insanlara bakıyorum ve onları kendime örnek almaya çalışıyorum . Hep dua ediyorum.Ya rabbi sen bu dilden ne gönül kıracak ne de masivaya ait sözler nasip etme. Uzun süredir gaflette olup ta tefekkür edemediğim bu gerçeği bana tekrar senin dilinle hatırlatan rabbime hamd-ü senalar olsun ve kardeşim seni de Allah iki cihanda aziz etsin inşallah.
Selam ve dua ile
alâ
Mar 25 2007, 10:49 AM
En iyi müslüman benim benden ötesi kafir diyen kavgacı tipler ; internetin yaygınlaşmasıyla birlikte sanal ortamda türemeye başladılar..Genelde bulundukları her ortamı geren, eğitimsiz ve insan ilişkilerinden bihaber, saygıszlığına bakmayıpta ona buna dini öğütler veren, dışlanmış, ezberledikleri birkaç dini kelamı ona buna satmaya kalkan cahil tipler, itici konuşmalarıyla milleti bulundukları ortamdan soğutan ve uzak tutan tipler , bu yazıyla biraz utanır ama ders alacağını sanmıyorum.
Çoğunluğun yaptığı gibi en iyi ders onları bulundukları ortamlarda kavgacı yandaşıyla yalnız bırakıp, biraz düşünmesini sağlamak ama en iyisi yinede bu tiplerden uzak durmak. Kalabalığı gördükçe lüzumsuz konuşma iştahı kabaran bu cahilleri zayıf bırakmanın tek yolu onları yalnız bırakmak , muhatap olmamak. İstediğiniz kadar imalarda bulunun ; sizin güzel ve olumlu düşünceleriniz onları zerre kadar etkilemez.
Tedaviye muhtaç hasta ruh hallerinin tek korkusu yalnız bırakılmak olan bu sağlıksız insanlara doğruları anlatmaya çalışmak zaman kaybıdır.
TEVHİD
Mar 26 2007, 04:19 PM
ALINTI(alâ @ Mar 25 2007, 10:49 AM)

En iyi müslüman benim benden ötesi kafir diyen kavgacı tipler ; internetin yaygınlaşmasıyla birlikte sanal ortamda türemeye başladılar..Genelde bulundukları her ortamı geren, eğitimsiz ve insan ilişkilerinden bihaber, saygıszlığına bakmayıpta ona buna dini öğütler veren, dışlanmış, ezberledikleri birkaç dini kelamı ona buna satmaya kalkan cahil tipler, itici konuşmalarıyla milleti bulundukları ortamdan soğutan ve uzak tutan tipler , bu yazıyla biraz utanır ama ders alacağını sanmıyorum.
Çoğunluğun yaptığı gibi en iyi ders onları bulundukları ortamlarda kavgacı yandaşıyla yalnız bırakıp, biraz düşünmesini sağlamak ama en iyisi yinede bu tiplerden uzak durmak. Kalabalığı gördükçe lüzumsuz konuşma iştahı kabaran bu cahilleri zayıf bırakmanın tek yolu onları yalnız bırakmak , muhatap olmamak. İstediğiniz kadar imalarda bulunun ; sizin güzel ve olumlu düşünceleriniz onları zerre kadar etkilemez.
Tedaviye muhtaç hasta ruh hallerinin tek korkusu yalnız bırakılmak olan bu sağlıksız insanlara doğruları anlatmaya çalışmak zaman kaybıdır.
S.A. alâ kardeşim.
Yazından çok kızgın olduğun anlaşılıyor.Belki kendince de haklısındır.Sana yazdığın konu hakkında düşüncelerimi söylersem bana kızmazsın değil mi kardeşim? Kardeşim bu foruma yazı yazan tüm kardeşlerim ne düşünürlerse düşünsünler kelamı Haktan işiterek cevap vermeye çalışalım biz yine de.Kimbilir belki de konuşmalardan feyz alacak kimseler çıkacaktır.Kimsenin gönlünden geçenleri bilemiyoruz ki.Biz mümin olarak her zaman hüsn-ü zanda bulunmalıyız kardeşim.Bazen hiç ummadığım kişilerden hiç tefekkür dahi etmediğim güzel sözler duyuyorum. Memnun oluyorum.Ecdadımız 600 yıl koskoca bir imparatorluğu hoşgörüsü ve sabrı sayesinde idame ettirmiş. Biz sabırla onların açıklamalarına cevap vermeliyiz diyorum.Allah sabredenlerle beraberdir.Hakla olan Haklı olur kardeşim. Doğruları anlatmak zaman kaybı gibi görünebilir şu an sana.Ama ileride doğruyu bulabilecekler adına katkıda bulunmamız gerekir. Belki bizden zuhur eden bazı sözler ileriki yaşamlarında onlara yardımcı olup gerçeği öğrenmelerine sebep olabilir.Sakın bu sebepten kendini mahrum etme olur mu kardeşim? Bazen sözlerle değil halle terbiye ediliyoruz.
Selam ve dua ile
ayna
Mar 26 2007, 05:04 PM
ALINTI(alâ @ Mar 25 2007, 11:49 AM)

En iyi müslüman benim benden ötesi kafir diyen kavgacı tipler ; internetin yaygınlaşmasıyla birlikte sanal ortamda türemeye başladılar..Genelde bulundukları her ortamı geren, eğitimsiz ve insan ilişkilerinden bihaber, saygıszlığına bakmayıpta ona buna dini öğütler veren, dışlanmış, ezberledikleri birkaç dini kelamı ona buna satmaya kalkan cahil tipler, itici konuşmalarıyla milleti bulundukları ortamdan soğutan ve uzak tutan tipler , bu yazıyla biraz utanır ama ders alacağını sanmıyorum.
Çoğunluğun yaptığı gibi en iyi ders onları bulundukları ortamlarda kavgacı yandaşıyla yalnız bırakıp, biraz düşünmesini sağlamak ama en iyisi yinede bu tiplerden uzak durmak. Kalabalığı gördükçe lüzumsuz konuşma iştahı kabaran bu cahilleri zayıf bırakmanın tek yolu onları yalnız bırakmak , muhatap olmamak. İstediğiniz kadar imalarda bulunun ; sizin güzel ve olumlu düşünceleriniz onları zerre kadar etkilemez.
Tedaviye muhtaç hasta ruh hallerinin tek korkusu yalnız bırakılmak olan bu sağlıksız insanlara doğruları anlatmaya çalışmak zaman kaybıdır.
çok dolmuşsun anladığım kadarıyla.ama ben de yanlış anlama ama hoş bulmadım tavrını.keşke kendini daha iyi ifade edebilseydin.çünkü sadece olumsuz bir şey hissettim belki de farklı bir şeyden bahsediyorsun ama bilmiyorum
sabah_rüzgarı
Nov 29 2007, 07:19 PM
Konuşmasından anlaşılır insan. Güzel konuşmasından…
Kalpten kalbe yol vardır derler. Bunu biraz daha değiştirerek söylersek:
Dilden kalbe yol vardır.
Gönlü yumuşak insanların konuşmaları da yumuşak ve ılımlıdır. Onlar asla kalp kırmaz. Çünkü bir mihenk vardır gönülde; sözünü önce ölçer biçer sonra muhatabına sunar.
Katı kalpli insanlar ise, bu mihengi yitirmiştir. Gönül kayalıklarında paramparça olmuştur mihenkleri. Nereye vuracak ve sözünü tartacak? O altın ile bakırı birbirinden ayıramaz artık. Olur olmaz yerde kelâm eder, ya baş kırar, ya da göz çıkarır.
Ilık meltemler gibi soluklar gerek bize. Gönüllere ulaştığında, bahar çiçekleri açtıran. En sert yürekleri dahi yumuşatan, yoğuran, şekillendiren…
"Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır.” denmiş, derler. Ne kadar doğru. En öfkeli olduğumuz anlarda bile yüreğimizdeki karanlığı gündüz aydınlığına çevirir güzel bir söz.
"Söz ola kese savaşı
Söz ola kestire başı
Söz ola ahulu aşı,
Yağ ile bal ede bir söz.”
diyor Yunus.
Elbette öyledir. En karamsar ve kaos yüklü anları bile cennet iklimine çevirir, alımlı ve iç açıcı bir söz. Bu sebepten, güzel ve nazik konuşan insanların pek düşmanları olmaz çevrelerinde. Bilmeden bir gönül kırarlarsa, hemen tamir ediverirler bir kaç kelimeyle. Mayalarında yalan olmadığı için, inandırıcı bulur çevreleri böyle kişileri.
Zaten yalana ihtiyaçları da yoktur, böyle gönül ve söz ustalarının. Bazen bilmeden açtıkları yaralar olur elbet gönüllerde. Ama bu bilmeden olur çoğu kez. Lâkin o yarayı dudaklarından akan bal gibi kelimelerle, sihirli cümlelerle bir anda iyileştirirler. Asla başka bir zamana bırakmazlar açtıkları yaraları, oluşturdukları çizikleri. Anında pansuman eder ve tedaviye geçerler.
Acı konuşan insan böyle mi? Dil yayından karşıdakine fırlattıkları kırıcı söz oku, paramparça eder muhatabın yüreğini. Onlar dönüp bakmazlar bile. Hani yolda arabayla bir hayvanı veya insanı ezen acımasız şoförler vardır; arkalarına bile bakmadan kaçıp giden… Aynen öyledir bu zalimler de… Kırdıkları kalbin çırpınışları ve yanaklardan sızan damlaları görmezlikten gelip, dönüp giderler. Öylelerini akrebe benzetebiliriz.
Sokmaktan zevk alan acımasız akreplere… Dillerini de, zehirli iğnelere…
Arkadaş! İnancın yumuşak ikliminde bir meltem yumuşaklığına çevir sözlerini.
Yüreği kırgın olanların doktoru ol, masum gönüllerin cellâdı değil! Yaralı gönüllere Hızır gibi yetiş. Onların kırgınlıklarını gider. Yaralarına söz merheminden sür. Gönlünden akıp gelen ve kelimelerle harmanlanıp, dövülüp şekillenen manevî iksirinle onları iyileştir.
Bak bu hususta Hz. Ömer ne diyor: "Ey Kâbe seni bin sefer yıksam yine yapabilirim. Ama kırık bir kalbi asla!” İşte bu derece zor durumda olan bir kırık kalp eğer onarılırsa sen artık Halk’ın sevgili kullarından olduğuna inanabilirsin. Çünkü bir hadis-i şerifte şöyle diyor, Nebiler Nebisi:
"Gerçek mümin, elinden ve dilinden başkalarının zarar görmediği kişidir.”
Bir gün sahabiler, Nebiler Nebisi’nin yanına varıp, ihtiyar bir kadını övüyorlar.
"Şöyle ibadet ediyor, böyle namaz ve oruç tutuyor.”
Peygamber Efendimiz: "Çevresine davranışları nasıl o kadının?” diye sorunca, sahibiler: “Çevresine hep kötü davranıyor, Ya Resulullah. Konuşmasıyla kalp kırıyor.” diyor.
Bunun üzerine Resûlü Ekrem: "Söyleyin o kadına, cehennemde yerini hazırlasın.” diyor.
İşte dost! Tatlı dil ve acı dil arasındaki fark, cennet ile cehennem arasındaki fark gibidir.
Sen diline ister gül koy, istersen bal ve gönüllere cennet asa bir iklim ör.
İstersen kor koy, başkalarını alev alev yak.
Tercih senin
ayna
Nov 29 2007, 07:58 PM
bu konu daha önce tarafımdan açılmıştı
lütfen konu açmadan önce daha önce açılıp açılmadığına bakınız bu bir forum kuralıdır.amaç emeğe saygıdır.
http://www.islamiforum.com/index.php?s=&am...st&p=154726
sabah_rüzgarı
Nov 30 2007, 12:15 AM
kusuruma bakmayın
dikkatsizliğime denk geldii
ayna
Nov 30 2007, 12:34 AM
estağfurullah kardeşim önemli değil ama bir daha, biraz da dikkatli olsak iyi olur..
-EBRAR-
Nov 30 2007, 02:07 PM
ALINTI
Arkadaş! İnancın yumuşak ikliminde bir meltem yumuşaklığına çevir sözlerini. Yüreği kırgın olanların doktoru ol, masum gönüllerin cellâdı değil! Yaralı gönüllere hızır gibi yetiş. Onların kırgınlıklarını gider. Yaralarına söz merheminden sür. Gönlünden akıp gelen ve kelimelerle harmanlanıp, dövülüp şekillenen manevî iksirinle onları iyileştir. Bak bu hususta Hz. Ömer ne diyor: "Ey Kâbe seni bin sefer yıksam yine yapabilirim. Ama kırık bir kalbi asla!" İşte bu derece zor durumda olan bir kırık kalb eğer onarılırsa sen artık Hakk'ın sevgili kullarından olduğuna inanabilirsin. Çünkü bir hadis-i şerifte şöyle diyor, Nebiler Nebisi: "Gerçek mü'min, elinden ve dilinden başkalarının zarar görmediği kişidir."
Allah razı olsun kardeşim harika bir yazı. İnşaAllah başaranlardan oluruz.
Selam ve dua ile...
bican
Nov 30 2007, 03:54 PM
çok güzel Allah razı olsun..
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz Gerekmektedir
Buraya Tıklayın.