Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Altınçağ Başladı...!
Islami Forum - Popüler Forum > GENEL FORUM > .·[ SERBEST KÜRSÜ ]·.
Sayfa: 1, 2
cah
Kısaca eski dönem...
1-Tapınak şovalyeleri haclı seferleri ile kudüse giden, ve yoğunlukla Fransız şovalyelerinden oluşan bir zümredir...
2-Tapınakçılar YAHUDİ HAHAMLArın etkisine girerler ve onlardan elde ettikleri Yeni Bilgi ve belgeler ile Avrupaya dönüp Papaya çıkarlar(Gerçek incil)...
3-Papayla görüşme sonucunda, imtiyazlı ve dokunulmaz olurlar, bankerliği ele geçirirler tüm avrupa krallarına borç verirler ve krallardan üstün bir statüye ulaşırlar...
4-Öyle bir noktaya gelinirki, vatikandan daha zengin ve etkili olurlar, ve papa ile fransız kralı gizlice bir karar alır ve tapınakçıların ustadı azamını Fransada yakarak yok ederler...
Papa tüm avrupa krallıklarına ferman yollar ve ülkelerindeki tüm tapınakçıların yakılarak yok edilmesini emreder...birçok krallık bunu yapar...
5-Tapınakçılar önce iskoçyaya oradan ingiltereye geçerler ve ingiliz kralı papanın fermanına uymaz...
6-İngilterede tapınakçılar masonluğa dönüşür, ve Yahudiler ile İngiliz kralı bir anlaşma yapar...
7-Bu anlaşmadan sonra İngiliz Krallığı sömürgeci güce dönüşür ve denizaşırı imparatorluk olur..(sömürgecilik önce, ispanyada sonra portekizde sonra fransada sonra hollandada ve nihayet ingilterede ortaya çıkar)
8-Sömürgeciliğin çıktığı ülkelerin hepsinde Yahudiler yönetimin en etkin konumundadırlar...
9-İngiltere eli ile yahudiler abd yi kurarlar..abd nin resmi mühründe, büyük israili kurmak için kurulmuş bir devlet olduğu yazılıdır...
10-Dünyada sömürülmemiş tek devlet ve ülke vardır o ise İngilteredir...
11-Dünya siyasetininde ne olduğunu anlamak için önce İngiltereye bakınız zira İsraili kuran güçte İngilteredir..
12-Abdullah Gül cumhurbaşkanı olduğunda onu ilk ziyaret eden Ülke İngilteredir...
13-Yahudilere sözgeçirecek konumda olan tek bir ülke vardır o ise İngilteredir...
14-Tapınıkçılardan itibaren organize edilen tüm vakaların sahibi Yahudi hahamlardır...
15-13 cü yüzyılda Hahamlar bir karar aldı, ve Dünyadaki paradigma değişti..
16- O karar Mesihin gelmesini beklemekten vaz geçip, Tanrıya yardım edilip Mesihin geleceği ortamı yaratmak bunu da tarihin akışına müdahale ederek gerçekleştirmek...
17-Dünya Kabalanın öğretileri ile yönetilir ve Kabalada şöyle der...
İNSANLARI İKİ ŞEY YÖNETİR
a-) açlık
b-) sevgi
18-Endülüsün yıkılışından itibaren Yahudiler aktifleşmiş ve o günden bugüne Dünyayı açlık paradigması ile yönetmişlerdir...
19-Şimdi kurduklaır sistem tıkanmış ve yıkılma aşamasına gelmiştir böylece yeni paradigma başlangıcındadır Dünyamız...
19-21 ci Yüzyılın paradigması Sevgi ilizyonudur...
20- Çok yakın bir zamanda savaşlar sona erecek, vahşi kapitalizim terk edilecek sosyal kapitalizme geçilecektir...
21-Yani paradigmanın görünür sahibi İngilterenin güdümünde AB olacaktır...
22-Eski paradigmanın sahibi abd eyaletlere bölünecek ve birçok devletçik peydah olacak ve abd tarih sahnesinden çekilecektir...
23-Artık mücadele Maddi değer ve alanda değil, Yüreklerde olacaktır...
24-Eski paradigmada Kadın baş figürdür, Kadın değersizleştirilmiş ve kolayca elde edilen bir maddi metaya dönüştürülmüştür...
25- Yeni paradigmada kadın yüceltilecek ve manevi değeri kutsanacaktır...
26-Artık Yüreklere hakim olan dünyaya hakim olacaktır...
27-Yeni paradigmanın Yıldızı TÜRKİYE olacaktır, bu yüzden Türkiyedeki ulusalcılar yok edilecektir....
28-İsrail-Filistin barışı en geç 2009 yılı sonunda imzalanacak ve nispi Barış çağı başlatılacak(bir nevi hudeybiye)...
29-Yahudi takvimine göre, büyük savaşa 133 yıl daha var...tarihin sonunu getirecek olan savaşa...
30-İslam ülkelerinin başına Türkiye getirilecek, zira artık öğrendiler ki; Müslümanları, ölüm, savaş , açlık ile dinlerinden uzaklaştıramıyorlar...
31-Müslümanları en kolay dejenere eden şey Zenginlik tir...inanmayan etrafında sonradan zengin olan müslümanlara baksın...inanmmayan uhuda baksın...
32-Türkiyede Altın çağın tohumları atılmıştır, mubarek olsun, Keremi sonsuz Rabbimiz Allaha şükürler olsun...
Linkinpark
Kardeş bu ne derece doğru??

Keşke mutmain olarak inanabilsem
.
cah
Türkiye, dünyanın egemen güçlerine rest çekmiştir.21 ekim milat olmuştur.
Erdoğan 22 ekim günü ingiltereye gidiyor ve orada israil başbakanı ile görüşecek.
Malumdur ki, abd israilin kontrolünde bir güçtür.
Ve yine bilenlere malumdur ki, israil de, abd de ingiltere tarafıdnan kurulmuş devletlerdir.
Bugün ki Dünyada israile söz dinletecek tek ülke vardır o ise ingilteredir.
Masa yeniden kurulmuştur ve masada 3 ülke vardır.Biri ingiltere , biri Türkiye ve israil.
Masada ne rusya, ne iran nede abd var.
Bu yeni dönemin paradigmasının miladı bir tarihtir.
Başbakanımızın ingiltere yapacağı açıklama, ya barış tarihi olacak yahutta Türkiye ile ingilterenin ataklarına maruz kalacaktır israil.
Başbakanımızın ingilterede söyleyeceklerini dikkatlice izleyiniz...vesselam.
Fedai
Biz görür müyüz bilmem ama

Bu yüzyıl Türklerin Olacaktır

Buna canı gönülden inanıyorum

cah
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas da Annapolis zirvesi öncesi 12-13 kasımda, yine Gül'ün resmi konuğu olarak Türkiye'de olacak. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, uzun bir süredir Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin öncülüğünde, Türk, İsrail ve Filistinli iş adamlarını birçok kez buluşturan Ankara Forumu'nun gerçekleştirmeyi öngördüğü Batı Şeria'daki organize sanayi bölgesinin temelini oluşturacak Ortak Mutabakat Zaptına Ankara'da ortaklaşa imza koyacak.

Mutabakat Zaptı, her 3 ülkenin iş adamlarınca, Batı Şeria'nın Tulkarem kentinde ortak sanayi bölgesi kurulmasını öngörüyor. İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in 11 kasım pazar akşamı Türkiye'de olması bekleniyor. Peres, Türkiye'deki resmi temaslarını 12-13 kasımda yapacak.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas da 12 kasım pazartesi akşamı Türkiye'ye gidecek. Böylece, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 13 kasım salı günü, İsrail ve Filistinli konuklarını bir arada ağırlayacak ve taraflar, barış için ekonomik işbirliği projesinin temellerini Ankara'da atmış olacak.

AA

27 ekim 2007
nasreddinhoca
Bu yüzyıl Ümmeti Muhammedin olacak...
Cümle alem İttifak ile 21 yy'ın bir İslam Başkaldırısına şahit olacağını söylüyor...Yani kemalist bir başkaldırı değil!!!
cah
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terör olaylarına ilişkin Batı ülkelerinin takındığı tavrı eleştirerek, Avrupa ülkelerini terörizm konusunda samimi bulmadığını söyledi. Erdoğan, “Bugün benim evim yanıyorsa yarın senin evin yanacaktır” dedi[/color][/u]. . Erdoğan, batı ülkelerine seslenerek, “Bugün benim evim yanıyorsa, yarın senin evin yanacaktır” diye konuştu. Terörle iç içe olan ve mücadeleye devam eden bir ülke olarak Türkiye'nin teröre 30 bin insanını kurban verdiğini ifade eden Erdoğan, bu konudaki mücadeleden geri adım atmayacaklarını, ancak Türkiye'nin dostlarını bu mücadele yanında görmek istediğini dile getirdi.

TÜRKİYESİZ YAPAMAYACAK[u]

Terör örgütü mensuplarının Avrupa'da tutuksuz olarak yargılandıktan sonra rahatça Kandil Dağı'na geri dönebiliyor olmalarını hayretle karşıladığını belirten Erdoğan, “Ben bunları onların yüzlerine açıkça söyledim. Bu konuşmalarımız onlara gidiyor. Senin terörün kötü benim ki iyi mantığı yok” diye konuştu. Türkiye'nin Ortadoğu'nun yeniden şekillenmesinde unutulmayacak ve gözardı edilemeyecek bir ülke oluduğunu da belirten Erdoğan, Türkiye olmadan bölgede hiçbir projenin hayata geçirilemeyeceğini söyledi. Erdoğan, “Gelin kan dursun diyorum.[u] ABD de Türkiyesiz Ortadoğu'da projeler yapmak istedi ama bunu yapamadılar. Yapamayacaklar
[color=#FF0000]. Ara bulucu olmamıza yaklaşmadılar neden çünkü samimi değiller” diye konuştu[/u].

50 KÜRT MİLLETVEKİLİM VAR

Kürt kökenli vatandaşların kesinlikle terör örgütü tarafından temsil edilmediğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, “Benim partimde 50'yi aşkın Kürt kökenli vatandaşım var” ifadelerini kullandı. Doğu ve Güneydoğu'la yapılan yatırımlardan da söz eden Erdoğan, “Doğu ve Güneydoğu'ya toplam 8,5 katrilyon yatırım yaptık. Ve bu devam edecek. Telefonsuz, elektriksiz, susuz, yolsuz, internetsiz yer kalmayacak” şeklinde konuştu.

5 Kasım'a kadar ne olur bilemem

Başbakan Erdoğan, sınırötesi harekat için ABD gezisinin beklendiği yönündeki değerlendirmeler üzerine ise, “Ne zaman ne olur bilinmez” diye konuştu. Sınırötesi harekatın hen an başvurulacak bir seçenek olduğunu kaydeden Erdoğan, “Mehmetçiğe uzanan namlular geri tepecek. Hain emeller kuranları kursaklarında bırakacağız. Ektiklerini biçecekler” diye konuştu.Türkiye'nin “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesiyle hareket ettiğini ve bu nedenle İspanya ile “Medeniyetler İttifakı” projesini başlattıklarını hatırlatan Erdoğan, “Nerede olursa olsun kan akmasını istemiyoruz” dedi.



Başbakan Erdoğan, dün ağabeyinin torunu Deniz Erdoğan ile Özge Alkan'ın nikahına katıldı, Kocaeli ve Gölcük'te vatandaşlara hitap etti. Terör örgütüne karşı “gerektiği anda” operasyonlara başlanacağını ifade eden Başbakan, şunları söyledi: “Birileri zaman zaman soruyor. 'Ne zaman?' Herhalde ilan vererek zamanı söylenmez. Bir tek Mehmetçiğimizi, bir tek evladımızı, bir gram toprağımızı ezdirmeye tahammülümüz yoktur. Bizler duygusallıkla hareket edemeyiz. Türk Silahlı Kuvvetlerimizle bin düşünür, bir adım atarız ama pir adım atarız.”

Erdoğan, terör örgütüne doğrudan ve dolaylı destek veren Batılı ülkeleri de eleştirerek, “Terör uluslararası zemin bulmaktadır. Maalesef dost olarak görünenler bunlara yataklık etmektedir” diye konuştu.

Halkı soğukkanlı olmaya davet eden Erndoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Benim halkımdan istediğim şudur; Aman provokatif eylemlere alet olmayınız. Bu gösteriler hakkınızdır, bunları yapacaksınız, bu tepkinizi ortaya koyacaksınız. Ama, bunu herhangi bir etnik unsura karşı yapmayacaksınız. Benim Kürt kökenli vatandaşlarımı asla PKK ile bir tutmayacaksınız. Çünkü hiç bir zaman PKK, Kürt kökenli vatandaşlarımın temsilcisi değildir. Olmamıştır ve olamaz.”
[color=#FF0000]

****
Not: Erdoğana batı uşağı diyen gafiller.Sizler nezaman bir T.C Başbakanından böyle sözler işittiniz?
cah
Olmert, Londra'daki görüşmede "meydana gelebilmiş herhangi bir zarar nedeniyle" özür dilediğini belirtti.

Olmert, bugünkü haftalık olağan Bakanlar Kurulu toplantısında, Türk topraklarına düşen yakıt tanklarıyla ilgili ilk kez açıklama yaptı ve 23 Ekim'de Londra'da Erdoğan ile görüşmesi sırasında, "meydana gelebilmiş herhangi bir zarar nedeniyle" özür dilediğini bildirdi.

"BİR ART NİYETİMİZ YOK"

Paris ve Londra temasları hakkında bilgi veren Olmert'in, kabine üyelerine, "Gerçekten Türk hava sahasını ihlal etmişlerse (İsrail uçakları), Türkiye'nin saygı duyduğumuz egemenliğine ve toprak bütünlüğüne zarar vermeye ya da kuşku yaratmaya yönelik bir art niyetimiz yoktur" dediği belirtildi.

ÖZÜR DİLEDİ

Kabine toplantısıyla ilgili bilgi veren üst düzeydeki bir İsrailli yetkili, Olmert'in Başbakan Erdoğan ile Londra'daki görüşmesi sırasında, "meydana gelebilmiş herhangi bir zarar nedeniyle", İsrail adına Türk halkı ve hükümetinden özür dilediğini kaydetti. [color=#FF0000]
Linkinpark
SEN ALTINÇAĞ DİON AMA "DARBE" FALAN DUYUYOM BEN. BUGÜN STAR GAZETESİNDE Bİ YAZI OKUDUM. ABD NİN AKPYE KARŞI B PLANI OLDUĞUNU BUNUN DA DARBE OLDUĞU İFADE EDİLİİO.

BU YÜZDEN PEK İNANASIM GELMİO. BAKSANA MEMLEKETİ NASIL KARIŞTIRDILAR İKİ ÜÇ HAFTADA.
cah
PKK terörü, sınırötesi operasyon, Barzani ile atışmalar, kamuoyunda infial. Her şey konuşuldu. Ancak en önemlileri atlandı. Türkiye'nin bu denli kararlı, hesaplı oluşunun nedeni sadece PKK mıydı? Değildi.

Irak parçalandı, harita yeniden çiziliyor. ABD de, İngiltere de, Kürtler de kendi hedefi için çarpışıyor. Tabi Türkiye de bu yeni durumda payını almak için masada yerini almak üzere bütün kartlarını kullanıyor. Bu nedenle, son haftalardaki gelişmeler tamamen farklı ve yeni bir duruma işaret ediyor. Bunun için herkes çok öfkeli. Herkes çok şeyi feda edecek ölçüde kararlı. Nasıl mı? Anlatalım:

Barzani'nin, Ankara ile Bağdat arasında yapılan Güvenlik Anlaşması'ndan sonraki sözleri kimsenin dikkatini çekmedi. Ancak o açıklama büyük oyunu gözler önüne seriyordu. El Arabiya televizyonuna şunları söyledi:

75 kilometre Irak'a girme hakkı


[color=#000099]“İki İçişleri Bakanı arasında imzalanan güvenlik anlaşmasında yer alan bir madde 1926 anlaşmasına atıfta bulunuyor ve Irak petrollerinin yüzde 10'unun Türkiye'ye verilmesini öngörüyor. Petrolün yüzde 10'unu Türkiye verme aşamasında mıdır? Neyse ki bu anlaşmaya İçişleri Bakanı'nın imza yetkisi yok. Hatta Başbakan'ın bile imza yetkisi yok. Irak parlamentosunun bu anlaşmayı onaylaması gerekir. Nasıl oluyor da, Irak'tan bir heyet başka bir ülkeye gidip anlaşma imzalıyor ve bu heyette hiçbir Kürt yetkili yok.”

Ankara ile Bağdat her konuda anlaşmıştı. K. Irak yönetimi anlaşmayı boşa çıkardı. Ankara'da öfke daha da büyüdü.

Peki Ankara Anlaşması'nda neler var ve neden şimdi yeniden gündeme geldi? 5 Haziran 1926'da Türkiye ile İngiltere arasında imzalanan, Türkiye-Irak sınırını belirleyen, petrol gelirlerinin yüzde 10'unu 25 yıllık bir süre için Türkiye'ye veren anlaşmada bugün sorunlarına çözüm olacak ilginç düzenlemeler var. 18 maddelik anlaşmanın bir çok maddesinde, Türkiye ve Irak'a topraklarında birbirine yönelen tehditlere konusunda ağır sorumluluklar yüklüyor. Her iki taraf da, sınırdan 75 kilometre içerideki bölgede, komşusunu rahatsız edecek her kalkışmayı önlemek, sorumluları teslim etmek, işbirliği yapmak zorunda. Yine anlaşmaya göre, bu 75 kilometrelik derinlikte Bağdat ve Ankara dışında hiçbir güce temsil hakkı tanınmıyor. Mesela Irak sınırından 75 kilometre içerideki güçler, Türkiye'ye karşı zarar verici hareketlere girerse, Bağdat bunu önleyecek, önleyemezse işbirliği yapacak. Ve en önemlisi de, bu 75 kilometre içindeki hiçbir güç muhatap alınmayacak, görüşme bile yapılmayacak. Petrol konusu 14. maddede düzenleniyor. 25 yıl süre ile Irak petrollerinin yüzde onu Türkiye'ye veriliyor.

Barzani'yi endişelendiren nokta burası. Hem petrol konusunda hem de Bağdat dışında hiçbir otoritenin muhatap alınmaması konusunda bir Ankara Anlaşması var. Birkaç hafta önce iki başkent arasında imzalanan Güvenlik Anlaşması'nın kaynağı yine 1926 tarihli Ankara Anlaşması. Güvenlik anlaşmasında açıkça 1926'ya atıfta bulunuluyor.

Taraflar bu anlaşmayı bugün bile onaylıyor. Onaylamayan Barzani. Çünkü Kürt yönetimini tamamen boşa çıkarıyor. Dahası, Irak topraklarının 75 kilometre derinliğine kadar Türkiye'yi müdahale hakkı veriyor. Devam edelim:

Petrol de toprak da paylaşılır

Başbakan Tayip Erdoğan'ın son İngiltere ziyaretinde bir anlaşma imzalandı: Stratejik Ortaklık Anlaşması. Çok değişik konularda düzenlemeler içeren anlaşma Irak'la ilgili önemli ortaklıkları düzenliyor. Bir nevi 1926 Anlaşması'nın bugüne taşınmış hali gibi. Çok önemli ve ciddi sonuçlar doğuracak bir anlaşma. Türkiye ile İngiltere, 1926'da olduğu gibi yine Irak'ın geleceğini belirleyecek iki garantör ülke pozisyonu alıyor. Türk medyası bunu iyi algılayamadı. Barzani de tam anlayamamış olacak ki, sesi çıkmadı. Yakında çıkaracaktır ama.

Başbakan'ın 5 Kasım'daki ABD ziyaretinde de benzer bir anlaşma imzalanabilir. Türkiye'yi teskin edecek tek yol bu. Böyle bir anlaşma İngiltere'den sonra ABD ile de imzalanırsa Türkiye, İngiltere, ABD ve merkezi Bağdat yönetimi arasında ciddi bir koordinasyon oluşacak. ABD, benzer bir anlaşmaya yanaşmazsa, ikili ilişkiler ciddi yara alır. O zaman Irak'ın kuruluş anlaşmasındaki taraflara geri dönülür. Böylece, PKK da, K. Irak'tan kaynaklanan tehdit de, enerji ile ilgili talepler de bu koordinasyon tarafından şekillendirilecek.

Türkiye'nin askeri hazırlığı, siyasi sessizliği, kartlarını gizli oynaması bu sebeple olabilir mi? Barzani'yi bu kadar endişelendiren, Türkiye'yi bu kadar kararlı hale getiren, TSK'yı savaş havasına sokan, PKK'nın bu denli kanlı saldırılara imza atmasına neden olan bu paylaşım olamaz mı? Öyleyse büyük sürpriz çıkacaktır ortaya.

Linkinpark
Tabi ki Türkiyenin güçlenmesini arzularım. Bu beni memnun eder.

Erdoğan'a inanıyorum. sıradan bir lider olmadığına da
.
cah
Peres, ziyareti çerçevesinde bugün ilk olarak Anıtkabir'i ziyaret edecek. Bu ziyaretin ardından Bilkent Üniversitesine geçecek olan Peres, üniversiteden fahri doktora unvanı alarak ve bir konferans verecek.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Çankaya Köşkü'nde resmi törenle yarın karşılanacak olan Konuk Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı Köksal Toptan ile de görüşecek. Peres yarın ayrıca, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan'ı da kabul edecek. Cumhurbaşkanı Gül, Konuk Cumhurbaşkanı onuruna yarın akşam yemek verecek.

Peres, 13 Kasım Salı günü ise TBMM'ye hitap edecek. Peres, TBMM'ye hitap eden ilk İsrail cumhurbaşkanı olacak.

İsrail Başbakanı Ehud Olmert, geçen hafta başında Peres'in Türkiye ziyaretini "tarihi" olarak nitelendirerek, Peres'in Türkiye parlamentosunda konuşmak için davet edilmesini de "olağanüstü bir olay" olarak değerlendirmişti.

TBMM Genel Kurulunda bugüne kadar 25 ülkenin devlet ve hükümet başkanları ya da parlamento başkanları konuştu. Mecliste en fazla konuşan lider, KKTC'nin eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş oldu. Denktaş 7 kez, hayatını kaybeden Azerbaycan'ın eski Devlet Başkanı Haydar Aliyev 3 kez milletvekillerine hitap etti.

Peres'in Salı günü akşam saatlerinde Ankara'dan ayrılarak İstanbul'a geçmesi bekleniyor. İstanbul'da yaklaşık 4 saat kadar kalması öngörülen Peres'in Musevi cemaatiyle bir araya gelmesi ve ardından da Türkiye'den ayrılması planlanıyor.

ANKARA FORUMU

İsrail Cumhurbaşkanı Peres, ayrıca Cumhurbaşkanı Gül ve Filistin Ulusal Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas ile birlikte Ankara Forumu toplantısına katılacak.

Türkiye'nin öncülüğünde Nisan 2005'de başlatılan Ankara Forumu toplantılarının yedincisi, Gül, Peres ve Abbas'ın katılımıyla, 13 Kasım Salı günü Çankaya Köşkü'nde yapılacak. Toplantıda, forum çalışmalarında kaydedilen son gelişmeler değerlendirilerek, forum katılımcılarının birlikte geliştirdikleri Barış İçin Sanayi projeleriyle ilgili çalışmalara ivme kazandırılmasına yönelik kararlar alınacak.

Toplantı çerçevesinde, Batı Şeria'daki organize sanayi projelerini başlatacak olan çerçeve mutabakat anlaşması, Ankara Forumunu oluşturan taraflar olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, İsrail İmalatçılar Birliği Başkanı Şraga Broş ve Filistin Sanayi Ticaret ve Tarım Odaları Başkanı Ahmed Haşim Zugeyr tarafından üç liderin gözetiminde imzalanacak.

İmza törenin ardından Cumhurbaşkanı Gül ile İsrail ve Filistinli konukları, TOBB'un Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi bünyesindeki TEPAV'da verilecek öğle yemeğinde bir arada olacaklar.

TÜRKİYE'NİN ROLÜ

İsrail Cumhurbaşkanı Peres, Türkiye ziyaretinden önce verdiği demeçlerde Türkiye'nin bir yandan terörle savaşırken bir yandan da barışa liderlik edebileceğini söylemişti.

"Nüfusu Müslüman olan bir ülkenin, bütün taraflarca kabul edilmiş bir arabulucu olarak ortaya çıkıyor olması, tarihte ilk kez rastlanan bir durum" diyen Peres, Türkiye'nin Annapolis'te yapılacak Orta Doğu Barış Zirvesi öncesinde önemli bir olumlu hava yaratabileceğini, Arapların ve Müslümanların Türkiye'ye duyduğu saygı nedeniyle böylesi bir katkının kendileri için çok önemli olduğunu bildirmişti.

Peres, Irak konusunda ise, "Biz de İsrail olarak Irak'ın parçalandığını görmek istemiyoruz" derken, çözümün 3 bölgeden oluşan federal bir Irak olduğunu söylemişti. Peres, "Bence Irak en sonunda 3 bölgeden oluşan federal bir devlet olacak. Burada gerçekten fazla bir seçenek yok. Bu bölgelerin birbirlerinden tamamen bağımsız olması, yani parçalanmış bir Irak pek mümkün değil. Ama tamamen entegre olmuş merkezi bir devlet de çok zor. Bu nedenle ikisinin ortasında bir çözüm bulunmalı" diye konuşmuştu.




ANKA
TEVHİD
Bu ne şekilde olur bilmiyorum ama, ümmet-i Muhammed Türkiye'nin hilafeti çerçevesinde hareket edeceği günlere yakındır inşallah.

Selam ve dua ile
Linkinpark
Filistin Barışı inşallah olcak gibi gözüküo.

Ankara da İsrailli yetkililerle Gül Buluştu ve Bu sorunun çözümünü dile getirdiler..
Linkinpark
"cah" kardeş sana birşey sormak istiyorum.

BOP konusu hakkında bana biraz bilgi verirmisin ?

Acaba BOP gerçekleşecekmi
??
HalidBinVelid53
bunları nereden buldun güzel kardeşim?

satır aralarında önemsiz birkaç dogru, digerleri safsata.

Bu kadar genç potansiyele sahip olan ülkemiz, eger senin bu dediklerine kafa yorupta kafasını kuma sokarsa yazık.

Ama aldırmazsak bırak İslam devletlerinin başına geçmeyi, biiznillah şu anki ABD,Japonya oluruz.

uzun sözün kısası; Hadi canım sende smile.gif (alınmak yok bak)

essalamü aleyküm



President
ALINTI(cah @ Oct 22 2007, 12:07 AM) *

Türkiye, dünyanın egemen güçlerine rest çekmiştir.21 ekim milat olmuştur.
Erdoğan 22 ekim günü ingiltereye gidiyor ve orada israil başbakanı ile görüşecek.
Malumdur ki, abd israilin kontrolünde bir güçtür.
Ve yine bilenlere malumdur ki, israil de, abd de ingiltere tarafıdnan kurulmuş devletlerdir.
Bugün ki Dünyada israile söz dinletecek tek ülke vardır o ise ingilteredir.
Masa yeniden kurulmuştur ve masada 3 ülke vardır.Biri ingiltere , biri Türkiye ve israil.
Masada ne rusya, ne iran nede abd var.
Bu yeni dönemin paradigmasının miladı bir tarihtir.
Başbakanımızın ingiltere yapacağı açıklama, ya barış tarihi olacak yahutta Türkiye ile ingilterenin ataklarına maruz kalacaktır israil.
Başbakanımızın ingilterede söyleyeceklerini dikkatlice izleyiniz...vesselam.


Bu yüzyıl İslamın yüzyılıdır ve öyle olacaktır. Türklerde İslam milletlerinin bir parçası olduğu için İslama hizmet etmeleri durumunda bu zaferde onlarında payı olacaktır. Ancak demokratik laik tağuti halleriyle değil.
yoktan'var
ne kadar çok gaybı bilen insan varmış memleketimde ph34r.gif
President
ALINTI(yoktan'var @ Nov 26 2007, 02:42 PM) *

ne kadar çok gaybı bilen insan varmış memleketimde ph34r.gif


Muhterem gaybı bilen falan yok. Mutlak Gaybı ancak Allah bilir. Mukayyed gaybı ise Alllah sınırlı olarak kullarından istediklerine bildirir. bunlarda Peygamberler ve Rabbani Alimlerdir. Peygamberimizin ve Rabbani alimlerimizin istikballe ilgili Allahın kendilerine izin verdiği ölçüde bildirdiği öngörülerde İstikbalde İslamın zaferine işaret edildiği bildirilmektedir.
Konu ile ilgili ayetlerin, hadisi şeriflerle tefsiri, hadislerinde Rabbani alimlerce detaylı bir şekilde izahlarında oluşan bilgilerdir sizin gayb dediğiniz.
yoktan'var
ALINTI(President @ Nov 26 2007, 02:47 PM) *

ALINTI(yoktan'var @ Nov 26 2007, 02:42 PM) *

ne kadar çok gaybı bilen insan varmış memleketimde ph34r.gif


Muhterem gaybı bilen falan yok. Mutlak Gaybı ancak Allah bilir. Mukayyed gaybı ise Alllah sınırlı olarak kullarından istediklerine bildirir. bunlarda Peygamberler ve Rabbani Alimlerdir. Peygamberimizin ve Rabbani alimlerimizin istikballe ilgili Allahın kendilerine izin verdiği ölçüde bildirdiği öngörülerde İstikbalde İslamın zaferine işaret edildiği bildirilmektedir.
Konu ile ilgili ayetlerin, hadisi şeriflerle tefsiri, hadislerinde Rabbani alimlerce detaylı bir şekilde izahlarında oluşan bilgilerdir sizin gayb dediğiniz.


benim gayb dediğim bir ölçüde teşbihtir.(genede konu bilgisi için teşekkürler smile.gif )sadece cümlelerinizdeki "kesinlik" belirten ifadeler hoş değil.Allah bilir,inşaAllah demek daha yakışık alacaktır diye düşünüyorum..

Rahman'a emanet
Linkinpark
BOP'TA SONUN BAŞLANGICI


BOP'un ne olup ne olmadığı ya da ne olup ne olmaması gerektiği konusunda fikir veren bu tablo içinde Irak, Neo-Con'ların Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi için sonun başlangıcı oldu.


Peki, BOP çerçevesinde Irak'ta ne bekleniyordu ne oldu?


ABD işgalinin sonrasında, Irak halkının ABD askerlerini çiçeklerle karşılaması, Washington yönetiminin siyasi, ekonomik ve ticari anlamda beklentilerini tatmin edecek bir hükümet kurulması, ABD şirketlerinin çıkarlarının güvence altında alınması, bütün dünyanın gözünde de ABD'nin Irak'a demokrasi, insan hakları ve liberal ekonomi getirmesi bekleniyordu. Ancak beklenen çıkmadı.


Irak halkı, kuzeydeki Kürtler dışında, ABD askerlerini çiçeklerle karşılamadığı gibi ciddi bir direniş oluştu. Siyasi açıdan ise Irak'ta "Pandora'nın kutusu" açıldı. ABD'nin Afgan kökenli Büyükelçisi Zalmay Halilzad'ın bütün çabalarına karşın siyasi istikrar oluşturulamadı. İşgalin hemen ardından direnişçilere destek verdikleri gerekçesiyle Sünniler dışlandı. Baas yönetimi ile ilişkisi olduğu düşünülen ve aralarında doktorlar, öğretmenler, subaylar ve üst düzey bürokratların bulunduğu 750 bin kişi işsiz kaldı. Sünnilerin sistem dışında kalmasıyla, Washington yönetiminin korktuğu başına geldi. Tahran yönetiminden büyük destek alan Şiilerin eli güçlendi. Nükleer gerginlik nedeniyle ABD-İran çekişmesi, Irak'ta da yankı buldu. ABD güçlerinin, Tahran'ın bir dediğini iki etmeyen Şii milislerle karşı karşıya gelme riski ortaya çıktı.


Siyasi açıdan istikrar sağlanamadığı gibi ülke bölünme aşamasına geldi. ABD, büyük önem verdiği tek müttefiki Kürtlerin eline önemli siyasi kozlar verip, Ortadoğu'daki dengeleri alt üst etti. İnsan hakları ve demokrasinin yerine, Ebu Gureyb cezaevindeki skandal işkence görüntüleri ortaya çıktı. Demokrasiyi kurumsallaştıracak adımlar atılması yerine, aşiret liderleri, ayetullahlar ve din adamları ile çözüm arayışına gidildi.


2003'teki işgal öncesinde Irak'ta olduğu iddia edilen kitle imha silahlarını arayan ekibin başkanı olan BM baş silah denetçisi İsveçli diplomat Hans Blix, ABD'nin Irak'ı işgal etmesinin tam bir başarısızlık olduğunu ve ülkenin Saddam Hüseyin'in yönetimi altında bulunduğundan daha kötü bir duruma sürüklendiğini söyleyip, bir anlamda BOP politikalarının iflas etmiş olduğunu itiraf etti. Blix, "Irak tam bir fiyasko. Amerikalılar çıksa bir bela, çıkmasa başka bir bela. Çıkarlarsa Irak'ın iç savaşa sürüklenme riski var. Kalırlarsa ABD'nin Irak'ı istikrara kavuşturma yeteneği yok. Hiç savaş olmasaydı Irak'ın durumu bundan iyi olurdu" yönündeki sözleri, Washington yönetiminin hatalı politikalarını gözler önüne serdi.


Askeri açıdan Irak üzerinde denetimin sağlanamamış olması, ABD'nin trilyon dolarlar harcayıp oluşturduğu askeri sisteminin sorgulanmasını da beraberinde getirdi. Süper güç Olan ABD, Irak'ta direnişi aşamayınca, kendileri açısından büyük önem taşıyan "enerji kaynaklarının güvenliği"ni yeteri kadar garanti altına alamamış oldu. Neo-Con'ların desteklediği büyük petrol şirketlerinin beklentileri karşılanamadı. Irak büyük petrol şirketleri için "riski büyük" ülke statüsünden çıkarılamadı. Milyarlarca dolarlık anlaşmalar yürürlüğe konamadı. ABD kamuoyunda Irak savaşına harcanan paralar tartışma konusu oldu. Neo-Con'lar kendi aralarında bölündü.

Irak'ta yaşanan şiddet nedeniyle hemen her gün 100'e yakın insan yaşamını yitiriyor. "Terörle mücadele" adı altında insan hakları ihlalleri günlük yaşam rutini durumuna gelirken, ABD askerlerine yönelik direnişin, "islami referansla" öne çıkması radikalizmi körüklüyor. Irak'ta ortaya çıkan radikal eğilimler Türkiye için de tehdit unsuru oluşturmaya başlarken, istikrarsızlık PKK gibi terör örgütlerinin de küresel güçler tarafından rahatça kullanılmasına uygun bir zemin hazırlamış durumda.


Görünen o ki, ABD'nin BOP'a ilişkin hem görünen hem perde arkasındaki gerekçeleriyle birlikte, projenin uygulaması da Irak'ta iflas etmiş durumda. Bu iflasın ardından Ortadoğu'da bozulan dengeler bölge ülkelerindeki istikrarı ve güvenliği de uzun yıllar olumsuz yönde etkileyecek gibi görünüyor.
Linkinpark
Burda "Ulusalcılar yok edilecek" dio bu nasıl mümkün olcak?

Doğrusu anlamadım..
Linkinpark
Bu soruma cevap vercek yoqmuuu??
Linkinpark
"cah" nerdesin bu konuyu sen açmıştın soruma cevap ver. angry.gif angry.gif
cah
28 ocak 2008


27-Yeni paradigmanın Yıldızı TÜRKİYE olacaktır, bu yüzden Türkiyedeki ulusalcılar yok edilecektir....
newtuna
ÜMİT VAR OLUNUZ ŞU İSTİKBALİ İNKILABAT İÇİNDE EN YÜKSEK GÜR SADA İSLAMIN SADASI OLACAKTIR...B.S.NURSİ
canturk54

Ne diyim cah kardeşimizin kehanetleri en kalbi duygularla arzu ettiiğimiz olaylar. Bende bir iyiye gidiş görüyorum. Tabikide bir gün islamın dünyaya egemen olacağı zalim , emperyalist ülke ve milletlere allahın çetin azabının yakalarına yapışacağı gün gelecektir.
hamzayurekli
dunya genelınde arastırma yapmıslar en hızlı yayılan dın ISLAM dını cıkmıs.... wink.gif

benım cocuk kesın gorecek ınsallah....
cah
mümtazer türköne 8,2,2007

Orhun Kitabeleri arasında Tonyukuk Abidesi'nde geçen "udci turk budun, ertes okun" ibaresi bugünün Türkçesine "Ey Türk, titre ve kendine dön" olarak çevriliyor.

Bu söz MHP geleneğinin sık kullanılan mottolarından biri. Üstelik bugünün MHP'sinin verdiği şaşırtıcı sinyalleri anlayıp yorumlamakta güçlük çekenler için de bir yol gösterici niteliğinde. Karşımızda "yeni" veya "farklı" bir MHP yok, MHP tam tersine "titriyor" ve aslına rücû ediyor. MHP, Türkiye'nin en eski siyasî geleneklerinden biri. MHP'yi siyasî partiler yelpazesinde sağın kenara yakın bölümüne yerleştirmekle ve diğer partilerle mukayese etmekle yetinenler, toplumun derinlerinde işleyen birçok farklı kırılma hattını da gözden kaçırmış olurlar. Biz sadece MHP'liliğin salt bir siyasî parti kimliği olmadığını belirtmekle yetinelim.

MHP liderinin 28 yıldır hiç telaffuz edilmeyen ama hiç unutulmayan bir hesabı bugün görmesi bile MHP'nin değişmediğini, aslına rücû ettiğini göstermeye yeterli. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin salı günkü grup toplantısında söylediği şu söz, sadece MHP'nin türban politikasına karşı "hayal kırıklığı"nı dile getiren emekli askerlere verilmiş bir cevaptan ibaret değil; aynı zamanda tarihe düşülmüş önemli bir not: "Türk milliyetçileri, aziz Cumhuriyetimizin büyük tehditlere maruz kaldığı karanlık yıllarda gözlerini kırpmadan mücadele ederken ve bu mücadelenin akabinde en ağır haksızlıklara uğrarken, bugün Milliyetçi Hareket'ten devlet adına tavır bekleyenlerin o günlerde hangi görevlerde bulundukları ve milliyetçi gençlere hangi gözle baktıkları bizce çok iyi bilinmektedir." Bu sözün derin anlamını, 12 Eylül döneminde askerî cezaevlerinde işkencelere, ağır baskılara ve hakaretlere maruz kalan MHP'lilerden daha iyi kimse anlayamaz.

12 Eylül askerî yönetimi, sola uyguladığı şiddetin aynısını MHP'lilere de uyguladı. Başta rahmetli Alparslan Türkeş olmak üzere MHP'nin bugünkü önder kadrosunun büyük kısmı uzun süre hapiste yatarak bugün mevcut olmayan kanun maddelerinden yargılandı. Aynı yıllara tekabül eden ASALA terörü, 1984'te başlayan PKK ayaklanması, MHP'nin derin kırgınlığının üzerine kalın bir kül tabakası örttü. MHP'liler kendi işkencecilerinin de içinde görev yaptığı devleti aynı eskiden olduğu gibi savunmaya devam ettiler. MHP, bugün aynı devleti çetecilere karşı, laikliği toplum üzerinde bir baskı aracı olarak kullanan dikta heveslilerine karşı savunuyor. Çetecilik devlete musallat olan bir hastalık. Laiklik, bugün bir yaşam biçimi olarak çok özel bir anlamda toplum üzerindeki azınlık vesayetinin aracı olarak kullanılıyor. MHP lideri, parti teşkilatına gönderdiği genelge ile illegaliteyi mahkûm ediyor, aralarına kalın bir çizgi çekiyor. Başörtüsü yasağının çözümüne karşı çıkanları da marjinalleştiriyor.

"MHP hangi hesabın peşinde?" sorusunun cevabını gündelik politika içinden vermek kolay değil. MHP içinde ulusalcılığın tasfiyesi, İlhan Selçuk'la temsil edilen eski tüfek laikçilerin tepkisini çekiyor. MHP aleyhine yazılan köşe yazılarındaki ani artış, bu tepkinin göstergesi.

MHP, üzerine bastığı ekseni muhafazakâr milliyetçiliğe kaydırıyor. Laiklik ile din ve vicdan hürriyeti arasında kurduğu dengenin üzerine başörtüsü politikasını yerleştirirken, demokrasiyi, en somut haliyle TBMM'deki iradeyi yüksek yargı da dahil olmak üzere bürokratik elitlere karşı savunurken MHP aslında bir kitle partisi gibi davranıyor. İstikrar ve uzlaşmaya prim veren toplumun önüne, AK Parti'nin benimsediği çözümleri koyuyor. Bu arada AK Parti'ye yönelen muhalefeti paratoner gibi üstüne çekerken, farklı görünen kimliğinin de altını çizmiş oluyor.

Devlet içine yerleşen Ergenekon Çetesi'nin muradı olan "Ergenekon" ile MHP'nin Ergenekon'unun ayrışmasına tanık oluyoruz. Ergenekon, bir vadiden çıkıp dünyaya yayılma hikâyesi. MHP'nin çıkış yolunu gösteren Börteçine'si (Efsanedeki Bozkurt) hukuk devletini ve demokrasiyi işaret ediyor. MHP'nin kuvvetle vurguladığı bu ayrışmaya derin uçurumun karşı tarafında kalan çeteler açısından bakalım. Çeteler tasfiye ediliyor.
hamzayurekli
selamun aleykum....

ne yapacaz mhp limi olacaz.....

mhp'nin aslı nedirki.....

Türkeş kimdir ? bunları yazın......

zümrüt
Altin cag dediginiz, simdi Islamin bütün dünya ya hakim olmasimi?
Evet Islam baya yayilmaya basladi diyebilirim Almanya da Islama
gecenleri gördükce icim ciz ediyor, cok duygulaniyorum.
Bunlar varya islamiyeti kökünden arastiriyor, her sünnet üzerinde
duruyorlar.....

O zaman ahir zaman yaklastimi, cocuklarimiz görecektir insallah
biz yetisemesekde...

Ne güzel ki müslümaniz......, baska bir dine tabi degiliz....
Linkinpark
ALINTI(cah @ Jan 28 2008, 09:09 PM) *

28 ocak 2008


27-Yeni paradigmanın Yıldızı TÜRKİYE olacaktır, bu yüzden Türkiyedeki ulusalcılar yok edilecektir....


Ergonokon ve MHP'nin bu yapıdan ayrılışı.

Evet .. haklısın ... Doğru bir yorum...

ama mhpli olmam..
biggrin.gif
canturk54
]
Linkinpark
Kapatma davası açıldı ...

Bizim bu altınçağ suya düştü anlaşılan..


hamzayurekli
ALINTI(rockerr @ May 5 2008, 07:55 PM) *

Kapatma davası açıldı ...

Bizim bu altınçağ suya düştü anlaşılan..



kim bu zamana kadar hangi davayı kaptabilmiş...

Parti Kapanır Dava Devam eder... wink.gif
cah
Selam,

Hz Musa ile Kullardan bir kul'un(Hızır) hikayesini hatırlayın...Gemi Hızır tarafından delinmişti, Savaşa gitmeye hazırlanan zalim bir hükümdar tarafından gemiye el konulmasın diye...

Basiret sahiplerine hatırlatılır...
Ufuk Alp
Kur'an " Biz yeryüzüne müstazafları mirasçı kıldık" der. İslamın hakimiyetini İlayi Kelimetullah ile Cihan Şumul İslam Hakimiyeti diyebiliriz ancak "Altın Çağ" gibi, israiloğullarının her zaman ardından gittikleri altını andırması sebebiyle İslamın hakim olacağı çağa böyle bir isim verilmesi şahsen vicdanımıza oturmuyor. Altın!!! Niye altın?
cah
ALINTI(Ufuk Alp @ May 8 2008, 01:00 PM) *

Kur'an " Biz yeryüzüne müstazafları mirasçı kıldık" der. İslamın hakimiyetini İlayi Kelimetullah ile Cihan Şumul İslam Hakimiyeti diyebiliriz ancak "Altın Çağ" gibi, israiloğullarının her zaman ardından gittikleri altını andırması sebebiyle İslamın hakim olacağı çağa böyle bir isim verilmesi şahsen vicdanımıza oturmuyor. Altın!!! Niye altın?


Selam,

Ufuk Alp kardeş, Vicdanın doğru algılıyor, yazıda altınçağ denmesi, okuyucunun murat edilen mesajı algılayabilmesi içindir.
Esasında mesele ve olay, Babamız Hz Ademe tevdi edilen emanetin geri alınması ve Alemlerin Rabbi olan Allahın emrinin Ademevlatları vasıtası ile yerine getirilmesidir...işte o emanetin geri alınıp emrin yerine getirilmesindeki zaman kastedilmektedir...

Hatırlatıcı not:Dünyaya bir Halife gönderilmesi, Meleklerin ve İblisin ona tabi olmaları...Secde etmek demek emrine girmek ona tabi olmak demektir, Melekler Ademe tabi oldular lakin iblis olmadı...biz Ademevlatlarına düşen, Adem olup Meleklerin emre iteat ettiği olmak...Kul olup iblisi emre iteat ettirmektir...Hz Süleyman atamız iblisi emrine alıp onu İnsanlık için çalıştırdı...
Linkinpark
ALINTI(hamzayurekli @ May 7 2008, 05:14 PM) *

kim bu zamana kadar hangi davayı kaptabilmiş...

Parti Kapanır Dava Devam eder... wink.gif


Parti Kapatılır da O davanın devam edebilmesi için insanlar gereklidir..

Ve maalesef insanlar bu davadan uzaklaştırılıyor.

Ve ne acıki AKP kapanacak!!!
cray.gif cray.gif cray.gif
İlle Cihad
Bu altınçağ nerede kaldı yahu smile.gif
Linkinpark
ALINTI(SURAAN @ May 9 2008, 03:39 PM) *

Bu altınçağ nerede kaldı yahu smile.gif


Seni bekliyor. good.gif wink.gif
Linkinpark
aslına bakarsanız bahsedilenlerin biçoğunun gerçekleştiğini görürsünüz.

mesela ulusalcılar yok edilecek diyordu. İşte ergnkn operasyonu ortada.

ab'yle ilişkilerin gelişeceği yazıyordu.. nitekim bu da gerçekleşiyor..

yine kapitalist sistem çökecek deniyor ve şu an kapitalist sistem çöküşte.. bakın abd'ye ve kapital ülkelerdeki şirketlere görürsünüz.

yine baktığınızda biçok hadise gerçekleşiyor
..


Çünkü;

"Kafirler istemeselerde muhakkakki Allah nurunu tamamlayacaktır."
TEVHİD
ALINTI
"Kafirler istemeselerde muhakkakki Allah nurunu tamamlayacaktır."


Amenna ve saddakna.

Selam ve dua ile
haberli
Dogacaktır Sana Vaad Ettigi Günler Hakkın
Belki Yarın Belki Yarındanda Yakın..

sabır sabır az zaman var çok az. önce bi dünyayı izleyelim neler oluyor allahın celali ile. üst üste yaşanan afetler doga olayı degildir heralde. vardır yüce Allahın bir bildigi...
Ebu Huzeyfe
Ğaybla ilgili delilsiz konuşmak insanın inancına zarar verir.
İlle Cihad
Acaba mehdiyi bekleyerek, hiç bir iş yapmadan, en azından ona zemin hazırlamadan boş boş bekleyerek, gayb tellallığı yaparak ne yaptığımızı sanıyoruz biz!!

Allah akıl fikir versin ne diyelim. Kuran inmiş, Rasül gelmiş bize herşeyi anlatmış, biz hala beklemedeyiz... bekleyelim bakalım, ama unutmayalımki kıyamet saati yaklaşarak hızla gelmektedir!!
Ebu Huzeyfe
Ebubekir Sifil Hoca'nın güzel bir sözü var:

"İslam'da Mehdi'nin gelmesi haktır ama Mehdi beklemek hak değildir!"
cah
ALINTI(cah @ Oct 6 2007, 01:10 AM) *

10-Dünyada sömürülmemiş tek devlet ve ülke vardır o ise İngilteredir...
11-Dünya siyasetininde ne olduğunu anlamak için önce İngiltereye bakınız zira İsraili kuran güçte İngilteredir..
12-Abdullah Gül cumhurbaşkanı olduğunda onu ilk ziyaret eden Ülke İngilteredir...
13-Yahudilere sözgeçirecek konumda olan tek bir ülke vardır o ise İngilteredir...



11-Dünya siyasetininde ne olduğunu anlamak için önce İngiltereye bakınız zira İsraili kuran güçte İngilteredir..

İngiliz Kraliçesinin cankayada Tacını takıp, Türbanlı Hayrunnisa hanımla resim vermesi yani dönemin başlangıcına mühür vurmuştur...

Meraklısına not;

Kraliçenin eşi Philip, Masonluğun İskoç ritinin üstadı azamlığını yapmıştır...
Masonluk iki başlıdır, birincisi Fransa merkezli, diğeri İngiltere merkezlidir...
Türkiyede ki masonlarda ikiye ayrılmıştır...
Fransaya bağlı olanlar başörtüsü konusunda çok katı adeta düşmanlık seviyesinde karşıdırlar...
İngiltere merkezli olan ise, nispi olarak liberaldir...
Ufuk Alp
İslamda Mehdi haktır, Mehdiyi beklemek hak değildir. Güzel bir ifade. Aslında hak olan elbette Hemdiyi beklemek değl, hak olan, Mehdiye zemin hazırlamaktır.

İranda Ahbari Ulema, İmam Humeyniye İslam Cumhuriyetini kurdu diye şu şekilde itiraz etmişlerdi. Rivayetlere göre, Mehdi geldiğinde zulüm arşa dayanmış şekilde özetle olacak diye, halbuki sen bir İslam Cumhuriyeti kurarak Mehdinin gelmesini ertelemiş oluyorsun diyorlardı. İmam ise, Mehdinin gelme zamanını Allah bilir, Mehdi belki bir milyon yıl sonra gelecek faraza, bu bir milyon yılı kafirlerin egemenliğine mi bırakalım diyerek, nasıl bir mantık çıkmazı içinde olduklarını onlara göstermişti.

Üstelik İran İslam İnkılabı Mehdi hareketi için hazırlanmış en büyük zemindir. Mehdi glediğinde hazır bir devlet hazır bir ordu ve hazır bir güç var olmuş olacak. Buna da en layık olan İslamı hayata hakim kılmış İran İslam Cumhuriyetidir.

Yoksa, keçi derisindeki postunda izbelerde ömür tüketen meczuplar Mehdi olacak değiller ya.
cah
İsrail ile Suriye, aracılı barış görüşmelerine Türkiye'nin gözetiminde başladı.

Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, taraflar, bu konuda eş zamanlı olarak İsrail ve Suriye'de şu açıklamayı yapmayı kararlaştırdı:

"Suriye ve İsrail, Türkiye'nin nezaretinde aracılı barış görüşmelerine
başlamıştır. Her iki taraf, bu görüşmeyi iyi niyetle ve açık fikirlilikle sürdüreceklerini beyan etmişlerdir. İki taraf, aralarındaki
diyalogu Madrid Konferansı ilkeleri çerçevesinde, kapsamlı bir barışa ulaşılması hedefi doğrultusunda kararlı ve sürekli bir şekilde yürütmeyi
kararlaştırmıştır.Her iki taraf da, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a ve Türkiye'ye bu süreçteki rolü ve evsahipliği için teşekkür etmiştir."

gazeteler-
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.