Abd_us_SAMED
May 21 2008, 06:17 PM
ALINTI(SURAAN @ May 21 2008, 10:40 AM)

Acaba mehdiyi bekleyerek, hiç bir iş yapmadan, en azından ona zemin hazırlamadan boş boş bekleyerek, gayb tellallığı yaparak ne yaptığımızı sanıyoruz biz!!
Allah akıl fikir versin ne diyelim. Kuran inmiş, Rasül gelmiş bize herşeyi anlatmış, biz hala beklemedeyiz... bekleyelim bakalım, ama unutmayalımki kıyamet saati yaklaşarak hızla gelmektedir!!
Allah razı olsun çok güzel söylemişsin.
Eğer her akşam uyumadan önce bugün Allah için şunu yaptım diyebiliyosak demek ki bişeyler oluyor.
Ayrıca şu an çalışan gecesini gündüz eden çok insan var buna can-ı gönülden inanıyorum.
"Yapmamız gereken Kur-an'ımıza sarılamktır."
avrupa elimizden Kur'an'ı aldı.(biz de eyvallah dedik).onun için bu hallere geldik.Kur'an'ın nuru tüm derin yapılanmalardan,tüm kâfirlerin çalışmalarından daaha üstündür şüphesiz.
Selametle...
Linkinpark
May 22 2008, 05:00 PM
ALINTI(SURAAN @ May 21 2008, 10:40 AM)

Acaba mehdiyi bekleyerek, hiç bir iş yapmadan, en azından ona zemin hazırlamadan boş boş bekleyerek, gayb tellallığı yaparak ne yaptığımızı sanıyoruz biz!!
Allah akıl fikir versin ne diyelim. Kuran inmiş, Rasül gelmiş bize herşeyi anlatmış, biz hala beklemedeyiz... bekleyelim bakalım, ama unutmayalımki kıyamet saati yaklaşarak hızla gelmektedir!!
Burada Mehdi'den bahsedilmiyor. Burada yeni yüzyıl hakkında bilgilendirmeler veriliyor..
ALINTI(Ebu Huzeyfe @ May 21 2008, 10:31 AM)

Ğaybla ilgili delilsiz konuşmak insanın inancına zarar verir.
Elma çekirdeğini eline almış, uygun bir toprak parçasına ekmek üzere olan bir kişiyi, elma ve çekirdeği konusunda bilgisi olmayan bir kişi görse ve sorsa sen ne yapıyorsun diye, cevap şu olurdu;
Bu elma çekirdeğini bu bereketli toprağa ekeceğim sonra yağmurlar yağacak zira bu coğrafyaya yağmur yağar, çekirdek filiz olacak ve ben onu yabancı etkilerden korayacak büyüyüp çiçek açmasını bekleyeceğim sonra da yeterince zaman geçince mesela 4 yıl sonra elma elde edeceğim.
Soruyu soran elma konusunda bilgisiz, diyecekki, sen kahinmisin, ne saçmalıyorsun...
İşte bunun gibi, Dünyada sistemi kuran ve onu yönetenlerin kim olduğunu bilir isen ve onların bu Dünyadaki hedeflerinin ne olduğunu bilirsen, yapıp yapmadıklarını takip ederek ne elde etmeye çalıştıklarını görebilirsin...Elbette ki Allahın izin vermesi durumundadır fakat bu durum Allahın Müslümanlar zelil ve hakir duruma düşmelerine izin verdiği gerçeğini örtmez ve Allah asla zalim değildir, Müslümanlar hak ettiler ve bu olan oldu...
Kafasını başka kafaların ürettiği akıla kiraya vermemiş kişi soru sorar ve sorusunun peşine gider.Bir Müslümanın soracağı ilk soru ise, Müslüman alemi neden zelil ve hakir durumda, oysa ayette sabittir ki, bir kişi bile olsa doğru yolda isek kazanan biz oluruz.Allah sözünden dönmeyeceğine göre, yol doğru değil.
Şu anda Dünyadaki sınırların tamamını İngiltere çizmiştir.En milliyetçi, ulusalcı kavimler dahi ancak İngilterenin çizdiği sınırları kutsayıp onun gönüllü koruyuculuğunu yapmaktadır...
Dünyanın süper gücü ABD yi dahi kuran asıl güç İngilteredir ve dahi Dünyanın dokunulmaz ülkesi İsraili, Türkiyeyi söylemeye dahi gerek yoktur.
Şu anda Türkiyede olanlara bakıp müstehzi gülümseme sahipleri aceleci davranıyorlar.
Dünyanın ana kraliçesi, Çankaya da başörtülü başbayanla resim vermesi, Bursada başörtüsü takıp Kuran dinlemesi ve dahi, yaşlı anakraliçenin futbol sahasında topu Erdoğana yuvarlayıp, erdoğanın topa çakıp gol atışını seyrederken resim vermesini siz ilkokul musameresimi sanıyorsunuz?...o halde bekleyin bizde sizin gibi bekliyoruz...
Linkinpark
Jun 10 2008, 07:32 PM
Neyi bekleyelim cah??
cah
Jun 10 2008, 07:35 PM
ALINTI(Linkinpark @ Jun 10 2008, 08:32 PM)

Neyi bekleyelim cah??
26-Artık Yüreklere hakim olan dünyaya hakim olacaktır...
27-Yeni paradigmanın Yıldızı TÜRKİYE olacaktır, bu yüzden Türkiyedeki ulusalcılar yok edilecektir....
28-İsrail-Filistin barışı en geç 2009 yılı sonunda imzalanacak ve nispi Barış çağı başlatılacak(bir nevi hudeybiye)...
29-Yahudi takvimine göre, büyük savaşa 133 yıl daha var...tarihin sonunu getirecek olan savaşa...
30-İslam ülkelerinin başına Türkiye getirilecek, zira artık öğrendiler ki; Müslümanları, ölüm, savaş , açlık ile dinlerinden uzaklaştıramıyorlar...
31-Müslümanları en kolay dejenere eden şey Zenginlik tir...inanmayan etrafında sonradan zengin olan müslümanlara baksın...inanmmayan uhuda baksın...
32-Türkiyede Altın çağın tohumları atılmıştır, mubarek olsun, Keremi sonsuz Rabbimiz Allaha şükürler olsun...
Linkinpark
Jun 10 2008, 07:38 PM
ya ekonomi???
şu an işler yolunda deil ....
cah
Jun 10 2008, 07:51 PM
ALINTI(Linkinpark @ Jun 10 2008, 08:38 PM)

ya ekonomi???
şu an işler yolunda deil ....
güzel kardeşim
Suudi arabistan kralı Türkiyeye geldiğinde altın tahtınıda getirmişti, Cumhurbaşkanımız Abdullah Gülü tebrik maksadı ile gelmişti...
Boyalı basın alay etmişti, oysa o TAHT bir simgedir tıpkı Kraliçenin TACI gibi...
Şu anda petrolün varili 140 dolar...bu durum en çok kime yarıyor, Rusya ve İrana...
Abd nin en büyük düşmanı kim, İran ve rakibi de Rusya...sencede tuhaf değilmi bu durum?
Irak savaşında bile 70 dolar olan petrol ortalıkta bir neden yokken 140 dolaRA çıkarıldı, kim tarafından? ABD deki spekülatörler...
Belli ki sen ilgili birisin, soran ve öğrenmek isteyen birisi, sana tavsiyem gir googla amcaya

ona Hüccetiye nedemek sor ve sonra evanjelikler kim sor ve nihayet kabalist siyonist hahamları sor, sabırlıca araştır, araştırırken de bu üç zümreninde ortak noktası neymiş onu bulmaya çalış ve sonunda da hayret et

İçin rahat olsun ekonomi konusunda, şu anda Türkiye Devletinin 140 milyar dış borcu var, merkez bankasında ise 75 milyar dolar nakit ile 70 milyar dolar altın rezervi var...ekonomiyi önemseme, hem yaşın müsaitse haırlarsın, bu ülkenin başbakanı gaz çıkarmadı diye ekonomi tepetaklak oluyordu, bak şimdi rejimi yıkıyorlar rajime tapanlar ama yinede yıkılmıyor ekonomi
Linkinpark
Jun 11 2008, 09:09 PM
Vallahi kapatma davası beni umutsuzlandırıyor..
Tabi geleceği bilemeyiz ama şu an insanlar karamsar..
Maalesef..
Vesselam..
cah
Jun 12 2008, 11:19 AM
ALINTI(Linkinpark @ Jun 11 2008, 10:09 PM)

Vallahi kapatma davası beni umutsuzlandırıyor..
Tabi geleceği bilemeyiz ama şu an insanlar karamsar..
Maalesef..
Vesselam..
Güzel kardeşim,
Sana Hz.Musa ile Kullardan bir Kul'un hikayesini okumanı ve üzerinde tefekkür etmeni ve hikayeyi güncelleştirerek üzerinde tefekkür etmeyi tavsiye ederim...
Hani geminin delindiği, masum çocuğun öldürüldüğü ve kötü İnsanların diyarındaki duvarın ücretsiz tamir edilişi hikayesini...

Hz.Musa sabırsız davrandı ve o Kulun yanından uzaklaştırıldı, sende sabırsızlardan olma...
Linkinpark
Jun 12 2008, 11:57 AM
Yokk.. Malumm.. Bölünmelerden bahsediliyor.. "Akp Bölünecek" falan filan..
gerçi bu süreçte "ağzı olan konuşuyor." ama ...
yüzdeelliüç1
Jun 30 2008, 11:48 PM
cah bu konuyu açmışsın madem şunları sana sorayım;
şu kavramı açıklığa kavuşturalım.
altınçağ kavramını bizler normal olarak adaletin huzurun yaşanacağı kavganın karmaşanın olmayacağı (bunların doğal sonucu veya bununla birlikte olarak) dünyada hakkın gereği gibi tanınacağı.yani islamın egemen olacağı bir dönem olarak biliyoruz.
ve bu süreçten sonra söylenen o ki tekrar bir bozulmanın meydana gelip bunun kıyametle son bulacağı şeklindedir bildiğimiz.
buraya kadar normal olarak altınçağ ve ahir zamanın muhtevası bilinen şekliyle bu.acaba böyle mi gerçekten?
senin üstteki yazdıklarına bakarsak özetle ; ingiltere masonlar yahudiler v.s güçler türkiye'yi yıldız yapacak ve islama saldırmayı bırakacaklar ve normal olarak dünya huzura barışa erecek otomatikman
bu mudur?
buysa bunun sebebi sana göre nedir?
dayanağın yanlızca şu mudur ki;"hahamlara göre kıyamete daha 100 kusur yıl kaldı"?
ikinci olarak açığa kavuşturmak gereken soru;gerçekte altınçağ kavramı
yani bu süreç sadece maddi yönden mi bir altınçağ şeklinde midir yoksa hem maddi hem manevi? yoksa altınçağ sadece huzur barışın bolluğun olacağı ama ALLAH a ibadetin şükürün olmayacağı seküler bir rahatlık çağı mıdır?
bu kavramları dosdoğru koymak gerekir.çünkü senin dediğin gibi dünya siyaseti ingiltere eksenliyse ve dediğin gibi insanları silahla değil sevgi barış kardeşlik propagandasıyla yöneteceklerse bunun getirdiği huzur refah ortamı islamın yaşanıyor olmasından sebeb değil sonuçta.
o zaman altınçağ dan maksad huzurun refahın bolluğun olacağı fakat ibadetin edilmeyeceği şükrün olmayacağı (yani diğer tabiriyle ibadetsiz küfürle geçen bir çağ) mı olacak? ve bu devirden sonrada şu gerçekleşir
"Kıyamet, yeryüzünde Allah'a ibadet edilmeyen bir yüz sene geçmedikçe kopmaz. Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiiyy-il Ahir Zaman , 92 "
çünkü neden egemen güçler birden bire ersin iflah olsunlar? gerçi bu türden çalışmalar yapıldı bunun meyvelerini görmekteyiz ama senin söylediğinin bir sebebi yok anlatabiliyor muyum?durup dururken bu olmaz buna başka delilin var mı? ondan sonra konuşalım.
ayrıca RTE nin ettiği lafları buna delil filan olmuş gibi katmışsın."terör devleti" demiş israil'e.yani bunu bilmeyen mi var zaten.gözümüzü açtık ortadoğu israil zulmü.yani bunu söylemek malumun ilanıdır (çok nazik konuşuyorum aslında ağır şeyler söylenir)
yani lafla peynir gemsi yürümüyo.adamlar senelerden beri masum halkı katlediyo terör yapıyo.bunu şimdi RTE mi bize öğretmiş oluyor.peki terörist devlet demişde ne olmuş.laftan öte somut şeyler olmadan bakın hangi bşbkn böyle dedi demen biraz abartılı gibi geldi bana cah kusura bakma açık konuşurum ben.(neyse yukarıdakilere cvp yazarsan sevinirim)
not:senin yazdıklarından bunları çıkarıyorum yoksa ahir zaman mevzusunda bilgilerim bu yönde değil
Selam,
Soruların pek net değil, anlayabildiğim kadarına cevap vereyim inşaallah.
Altınçağ; dünyaya, adaletin, refahın ve barışın hakim olduğu zaman dilimi...
Kıyamet saati yaklaştığında tüm inananların canları alınacak ve onlar kıyametin kopuşuna tanıklık etmeyecekler...yani düzenin bozulması şart değil...
İngiltere, masonlar v.s, Türkiyenin yüzü ,gözü hürmetine yıldız yapmayacaklar bilakis başka çareleri kalmadı zira kurdukları sistem yıkılmak üzere, elleri mahkum...
İmanı yüreyine inmemiş kişiler refah, barış ve adalet düzeni kuramazlar...lakin dileyen dilediğine inanır dilediği gibi yaşayabilir...Allah insana tercih özgürlüğü tanımış, günah işleme özgürlüğü tanımış, dileyen iman eder dileyen iman etmez...dileyen suç işler, dileyen işlemnez fakat suç işleyen adil olarak yargılanır...
Özetle;
-Dünyaya hakim sistem çökmek üzeredir ve bu sistemin sahiplerinin ellerindeki son şans Türkiyedir...
-Adalet, refah ve barış sistemini imana ermemişler kuramaz...
-Sitemin kurucuları şuna inanırlar; İnsanları ya açlık yahut ta sevgi ile yönetebilirsin...açlıkla yönetme döneminde ki sistem yıkılmak üzere o yüzden sevgi sistemine geçmekten başka çareleri kalmadı...
-Mesele Erdoğan meselesi değildir, mesele bir Türk Başbakanın İsraile yönelik o sözleri söylebilmesidir...
son olarak, 1 temmuz artık Türkiye de unutulmayacak, ilk kez polis askeri lojmandan emekli Orgeneral gözaltına aldı...
yüzdeelliüç1
Jul 1 2008, 10:25 PM
muallak kelimelerle tezini ıspatlayamıyorsun bana.zorunda da değilsin ama sistem çöktü bize mecburlar gibi gerekçe çok yetersiz.
söylediklerini anlıyorum.tamam herşeyi bi kenara bırak soru şu:ahir zaman da altın çağ dönemi huzurun refahın sağlanacağı silahların susacağı bir zaman fakat diyorum ki böyle bir ortamın olması ibadetin şükür ün eda ediliyor olmasından sebeb olmayabilir.
evet dünya huzura barışa esenliğe kavuşabilir buna altınçağ denebilir.fakat işte zannedilenin aksine islamın yaşanmıyor oluşundan şükür edilmiyor oluşundan ve zaten kıyamete yakın yaşanacağından bu devir (mesela kanser hücreleri kişinin ölümüne sebeb olmazdan bir süre öncesi bir iyileşme düzelme gösterir) bunun gibi.
yani altınçağ oh islam yaşanacak bu senin dediğin egemen güçlerin politika değiştirdiğinden olacak tezini sen gibi akıllı birinin söylemesine şaşıyorum.
ayrıca peki neden konu başlığı altınçağ bu konuya hakimsin neden mehdiyi işaret etmiyorsun.bunu sende bende biliyoruz diye düşünüyorum.peki buna bağlarsan başka neler söyleyebilirsin?
altınçağ ın altınçağ olmasını sağlayacak baş aktörden bahsetmemen bir soru işareti.
Linkinpark
Jul 2 2008, 11:38 PM
Cah tezini gayet net bir şekilde ispatladı.. İstersen tezi baştan bir daha oku..
Abd_us_SAMED
Jul 2 2008, 11:45 PM
ALINTI(yüzdeelliüç1 @ Jul 1 2008, 11:25 PM)

muallak kelimelerle tezini ıspatlayamıyorsun bana.zorunda da değilsin ama sistem çöktü bize mecburlar gibi gerekçe çok yetersiz.
söylediklerini anlıyorum.tamam herşeyi bi kenara bırak soru şu:ahir zaman da altın çağ dönemi huzurun refahın sağlanacağı silahların susacağı bir zaman fakat diyorum ki böyle bir ortamın olması ibadetin şükür ün eda ediliyor olmasından sebeb olmayabilir.
evet dünya huzura barışa esenliğe kavuşabilir buna altınçağ denebilir.fakat işte zannedilenin aksine islamın yaşanmıyor oluşundan şükür edilmiyor oluşundan ve zaten kıyamete yakın yaşanacağından bu devir (mesela kanser hücreleri kişinin ölümüne sebeb olmazdan bir süre öncesi bir iyileşme düzelme gösterir) bunun gibi.
yani altınçağ oh islam yaşanacak bu senin dediğin egemen güçlerin politika değiştirdiğinden olacak tezini sen gibi akıllı birinin söylemesine şaşıyorum.
ayrıca peki neden konu başlığı altınçağ bu konuya hakimsin neden mehdiyi işaret etmiyorsun.bunu sende bende biliyoruz diye düşünüyorum.peki buna bağlarsan başka neler söyleyebilirsin?
altınçağ ın altınçağ olmasını sağlayacak baş aktörden bahsetmemen bir soru işareti.
herhalde islam'ın dünyadaki saygınlığının,popüleritesinin her neyse işte arttığını hala göremiyorsunuz.
yüzdeelliüç1
Jul 2 2008, 11:59 PM
arkadaşlar ben kendi iblgimi sorgulatıyorum.yani altınçağ ı elbette bende az çok biliyorum hadislerden öğrendim.
ben CAH ın yazdıklarını okuyunca bu bilinen altınçağ manasının bilindiği gibi olmadığını düşündüm.
çünkü diyor ki "kafirler silahla baskıyla yönetmeyecek de sevgiyle yönetecek."
adamın savı bu.ve altınçağ ın başlamasını buna bağlıyor.
anlatabildim mi? ben de altınçağın bu sebebten değilde islamın hakim olacağından yaşanacağını düşünüyorum.
bu bakımdan ben şunu sordum "yoksa senin bu bildiklerine göre kazın ayağı öyle değil mi"?
bunu sordum ben.çünkü haklıyım niye; adam başka sebebe degil (mehdi+islamın yükselişi +iletişim çağı +v.s etkenler) e bağlamıyor altınçağın yaşanacağını.okuyun işte neye bağladığını.ingilizin insafına bağlıyor.
ben bunu anlamaya çalıştım.sizler beni yanlış anlamışsınız veya yanlış anlatmışım.
herneyse.üstelik altınçağ'dan bahsedip MEHDİ konusuna hiç girmemesi ilginç geldi bana.
bunun cevabını hala istiyorum.
eğer ki buna cevabın yoksa bütün yazdıklarını çöpe attım bil.çünkü o akılla bunu görmesi lazım yok sandığım gibi değilse vaktime yanarım.
bak benim çelişki gördüğüm şeyi yazıyorum.
CAH demişsinki ;
Kıyamet saati yaklaştığında tüm inananların canları alınacak ve onlar kıyametin kopuşuna tanıklık etmeyecekler...yani düzenin bozulması şart değil...
demişsin. peki "kıyamet ALLAH a ibadet edilmeyen bir 100 sene geçmedikçe kopmaz"Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiiyy-il Ahir Zaman , 92
bunu biliyorsundur herhalde.yani senin dediğin buna uymuyor.yani "düzenin bozulması gerekmez" lafını açıkla.
bunu derken neye dayanıyon bunu merak ediyorum.
bunun üzerinde düşünmek lazım.kavramlar dönemler karışmış sende.
merak etme açığını yakalamk için uğraşan biri filan değilim emin ol.anlamadığım şeyi sorarım.
ALINTI(cah @ Oct 6 2007, 01:10 AM)

Kısaca eski dönem...
1-Tapınak şovalyeleri haclı seferleri ile kudüse giden, ve yoğunlukla Fransız şovalyelerinden oluşan bir zümredir...
2-Tapınakçılar YAHUDİ HAHAMLArın etkisine girerler ve onlardan elde ettikleri Yeni Bilgi ve belgeler ile Avrupaya dönüp Papaya çıkarlar(Gerçek incil)...
3-Papayla görüşme sonucunda, imtiyazlı ve dokunulmaz olurlar, bankerliği ele geçirirler tüm avrupa krallarına borç verirler ve krallardan üstün bir statüye ulaşırlar...
4-Öyle bir noktaya gelinirki, vatikandan daha zengin ve etkili olurlar, ve papa ile fransız kralı gizlice bir karar alır ve tapınakçıların ustadı azamını Fransada yakarak yok ederler...
Papa tüm avrupa krallıklarına ferman yollar ve ülkelerindeki tüm tapınakçıların yakılarak yok edilmesini emreder...birçok krallık bunu yapar...
5-Tapınakçılar önce iskoçyaya oradan ingiltereye geçerler ve ingiliz kralı papanın fermanına uymaz...
6-İngilterede tapınakçılar masonluğa dönüşür, ve Yahudiler ile İngiliz kralı bir anlaşma yapar...
7-Bu anlaşmadan sonra İngiliz Krallığı sömürgeci güce dönüşür ve denizaşırı imparatorluk olur..(sömürgecilik önce, ispanyada sonra portekizde sonra fransada sonra hollandada ve nihayet ingilterede ortaya çıkar)
8-Sömürgeciliğin çıktığı ülkelerin hepsinde Yahudiler yönetimin en etkin konumundadırlar...
9-İngiltere eli ile yahudiler abd yi kurarlar..abd nin resmi mühründe, büyük israili kurmak için kurulmuş bir devlet olduğu yazılıdır...
10-Dünyada sömürülmemiş tek devlet ve ülke vardır o ise İngilteredir...
11-Dünya siyasetininde ne olduğunu anlamak için önce İngiltereye bakınız zira İsraili kuran güçte İngilteredir..
12-Abdullah Gül cumhurbaşkanı olduğunda onu ilk ziyaret eden Ülke İngilteredir...
13-Yahudilere sözgeçirecek konumda olan tek bir ülke vardır o ise İngilteredir...
14-Tapınıkçılardan itibaren organize edilen tüm vakaların sahibi Yahudi hahamlardır...
15-13 cü yüzyılda Hahamlar bir karar aldı, ve Dünyadaki paradigma değişti..
16- O karar Mesihin gelmesini beklemekten vaz geçip, Tanrıya yardım edilip Mesihin geleceği ortamı yaratmak bunu da tarihin akışına müdahale ederek gerçekleştirmek...
17-Dünya Kabalanın öğretileri ile yönetilir ve Kabalada şöyle der...
İNSANLARI İKİ ŞEY YÖNETİR
a-) açlık
b-) sevgi
18-Endülüsün yıkılışından itibaren Yahudiler aktifleşmiş ve o günden bugüne Dünyayı açlık paradigması ile yönetmişlerdir...
19-Şimdi kurduklaır sistem tıkanmış ve yıkılma aşamasına gelmiştir böylece yeni paradigma başlangıcındadır Dünyamız...
19-21 ci Yüzyılın paradigması Sevgi ilizyonudur...
20- Çok yakın bir zamanda savaşlar sona erecek, vahşi kapitalizim terk edilecek sosyal kapitalizme geçilecektir...
21-Yani paradigmanın görünür sahibi İngilterenin güdümünde AB olacaktır...
22-Eski paradigmanın sahibi abd eyaletlere bölünecek ve birçok devletçik peydah olacak ve abd tarih sahnesinden çekilecektir...
23-Artık mücadele Maddi değer ve alanda değil, Yüreklerde olacaktır...
24-Eski paradigmada Kadın baş figürdür, Kadın değersizleştirilmiş ve kolayca elde edilen bir maddi metaya dönüştürülmüştür...
25- Yeni paradigmada kadın yüceltilecek ve manevi değeri kutsanacaktır...
26-Artık Yüreklere hakim olan dünyaya hakim olacaktır...
27-Yeni paradigmanın Yıldızı TÜRKİYE olacaktır, bu yüzden Türkiyedeki ulusalcılar yok edilecektir....
28-İsrail-Filistin barışı en geç 2009 yılı sonunda imzalanacak ve nispi Barış çağı başlatılacak(bir nevi hudeybiye)...
29-Yahudi takvimine göre, büyük savaşa 133 yıl daha var...tarihin sonunu getirecek olan savaşa...
30-İslam ülkelerinin başına Türkiye getirilecek, zira artık öğrendiler ki; Müslümanları, ölüm, savaş , açlık ile dinlerinden uzaklaştıramıyorlar...
31-Müslümanları en kolay dejenere eden şey Zenginlik tir...inanmayan etrafında sonradan zengin olan müslümanlara baksın...inanmmayan uhuda baksın...
32-Türkiyede Altın çağın tohumları atılmıştır, mubarek olsun, Keremi sonsuz Rabbimiz Allaha şükürler olsun...
17-Dünya Kabalanın öğretileri ile yönetilir ve Kabalada şöyle der...
İNSANLARI İKİ ŞEY YÖNETİR
a-) açlık
b-) sevgiGüzel kardeşim şimdi birdaha yavaşça ve önyargısız okuyuver...
cesurkul
Jul 3 2008, 11:37 AM
ALINTI(cah @ Oct 6 2007, 01:10 AM)

27-Yeni paradigmanın Yıldızı TÜRKİYE olacaktır, bu yüzden Türkiyedeki ulusalcılar yok edilecektir....
ben bu yazıyı ilk okuduğum zaman (bir kaç ay önce) ulusalcıların yok edileceğine inanmamıştım. Ama sonradan gördük ki ulusalcılar tasfiye edilmeye başladı bile.
İslam ahlakının dünyaya hakim olacağına, ülkemizin o kudretli günlerine geri döneceğine ben can-ı gönülden inanıyorum. Çünkü emanet hala bizdedir.
Linkinpark
Jul 3 2008, 08:02 PM
İşte aynen öle cesurtürk.
yüzdeelliüç1
Jul 3 2008, 10:05 PM
cah açıkça sana anlaşılır dille yazı yazdım birkaç soru sordum cevap bekledim.
bana kalkıp dünyayı kabala yönetir tarzında bir cümleyle geçiştirmişsin.
bizler çok şükür ki müslümanlarız.kitabımız belli yolumuz belli.
.senin kabala ve ondan türeyen inanışları bu denli övmenden rahatsız oluyorum.ne demek dünyayı kabala yönetir.? egemenliğin hüküm vericiliğin ALLAH ın takdirinde olduguna acizane dikkatini çekerim.
bana daha net şeyler söyle.
soru;altınçağ ın yaşanmasına bu keferenin insafı mı neden olacak (o halde neden buna seviniyorsun neden bunun adına altınçağ diyorsun)
soru;altınçağ madem senin dediğin gibi islamın egemenliğinden ziyade keferenin sevgi politikasından doğacaksa;şunu mu anlamalıyız "altınçağ evet refah barış bolluk dönemi ama bu şükürden ibadetten değil"
soru;altınçağ dan bahsederken neden birkaç kere sormama rağmen mehdi konusunda iki laf etmiyorsun?
sorular gayet açık net.bana kabala bizi sevgiyle yönetecek demen i reddederim bu savın sana kalsın.kabalasıda yerin dibine batsın.takdir ALLAH ındır.hüküm hikmet sahibi O dur bunu biliyorsun.
özetlemem gerekirse:
dünya nın egemen güçleri açlık degil sevgiyle yönetecek.
türkiye bu islam ülkelerini yönetmede bir nevi üs konumunda olacak
söyledigin bu.şimdi buna sevinmek mi lazım yani? altınçağ ın ihtivası bu mudur sana göre?
itiraz ettiğim nokta bu.
halbu ki altınçağ ;mehdi a.s eliyle ALLAH c.c ün gereği gibi tanınmasından ibarettir.
küfrün dayandığı temelin bilimsel yollarla (mehdi eliyle) çürütülmesinden sebeb haliyle insanlar bir yaratıcının var olduğuna inanacaklar
o yüzden bir bolluk bereket yaratıcıya şükür ve ibadetin eseri olarak ALLAH ın lütfu olarak ortaya çıkacak
sana göre ise kabalanın kerametinden ingilizin masonun lütfundan olacak.dayanağında şu ;açlıkla yönetemicekleri belli oldu sevgi ilizyonuyla yönetecekler.
e o zaman buna sevinilir mi.türkiyeye diger islam ülkelerini kolay sömürmek için destek verecekler diyorsun buna mı sevinelim müslümanlar olarak?
Linkinpark
Jul 10 2008, 10:29 PM
Pekela yüzdeelliüç sana ben bir soru sorayım?
Hayalindeki mehdi nasıl? Mehdinin nasıl biri olacağını düşünyorsun?
cah
Jul 11 2008, 10:40 AM
Selam,
yüzseelliüç1, sistemin sahiplerinin planı böyle lakin unutma ki her plan yapıcının üzerinde bir plan yapıcı vardır...
Yazılarda ki iddia sistemin sahiplerinin tek şansı kalmıştır o ise Türkiyemizdir...yani Türkiyeye mahkum durumdadırlar, yoksa sistem kontrolleri dışında yıkılır ve altında kalırlar...
Altınçağ; refahın, adaletin ve barışın hakim olduğu bir sistemin adıdır...bu sistemi ise ancak imana ermiş erdemli olan Erkek Adamlar kurabilirler...
Mücadele bundan böyle, ilizyon sevgi(sevda) ile Sevgi arasında olacak ve mücadele mekanları da Yürekler olacaktır ve neticede Sevgisi büyük olan kazanacaktır...
Linkinpark ricam bu konuya Mehdi tartışmasını taşımayınız, Mehdiyi tartışacak bir çok konu başlığı mevcuttur...
cesurkul
Jul 11 2008, 02:18 PM
ALINTI(cah @ Jul 11 2008, 11:40 AM)

Yazılarda ki iddia sistemin sahiplerinin tek şansı kalmıştır o ise Türkiyemizdir...yani Türkiyeye mahkum durumdadırlar, yoksa sistem kontrolleri dışında yıkılır ve altında kalırlar...
cah benim anladığım kadarıyla sistemin sahipleri yahudiler. peki bunlar Türkiyemiz üzerinde yeni bir sistem kurdukları zaman biz bunların kontrolünde olmaz mıyız? tıpkı abd nin israilin kontrolünde olduğu gibi.
ALINTI(cah @ Jul 11 2008, 11:40 AM)

Altınçağ; refahın, adaletin ve barışın hakim olduğu bir sistemin adıdır...bu sistemi ise ancak imana ermiş erdemli olan Erkek Adamlar kurabilirler...
işte benim kafam burada karıştı. ilgilenirsen memnun olurum.
Selametle...
cah
Jul 11 2008, 02:33 PM
ALINTI(cesurkul @ Jul 11 2008, 03:18 PM)

cah benim anladığım kadarıyla sistemin sahipleri yahudiler. peki bunlar Türkiyemiz üzerinde yeni bir sistem kurdukları zaman biz bunların kontrolünde olmaz mıyız? tıpkı abd nin israilin kontrolünde olduğu gibi.
işte benim kafam burada karıştı. ilgilenirsen memnun olurum.
Selametle...
Selam,
Onlar Türkiye üzerinde yeni sistem kuramayacaklar, Dünya üzerinde yeni sistemi kurabilmek için Türkiyeye mahkum oldukları için artık Türkiyeye kötülük yapamayacaklar ve bugüne kadar yaptıkları kötülükleri kendi elleri ile yok edecekler zira sözkonusu olan kendileri için varolma meselesidir...
Meseleyi daha iyi anlamak için Medine vesikasını ve hudeybiye antlaşmasını dikkatlice okuyup günümüze uyarlarsanız bügün Dünya da ve Türkiye de olanlar berraklaşabilir...
Kişinin en zayıf yanı en güvendiği yanıdır...sistemin sahipleri en çok Bilgilerine güvenmektedirler ve en büyük hatayı orada yapmaktadırlar...
Şöyle bir örnek belki akla daha da yaklaştırabilir öngörümüzü...
"gece düşmanıyla birlikte ormandan geçen kişi, aslan yada sırtlanların sesini duyduğunda dikkatini düşmanını yok etme davasından, onunla birlik olup tehlikeyi def etme davasına verir zira sözkonusu olan hayatta kalma meselesidir..."
cah
Jul 17 2008, 07:25 PM
Asya enerjisinin vanası Türkiyenin elinde!
Ankara’da bir araya gelen Enerji Bakanı Hilmi Güler ile İsrail Ulusal Altyapı Bakanı Binyamin Ben Eliezer, Akdeniz Boru Hattı için fizibilite yapılmasına karar verdi. Fizibilite 10 ay, hattın yapımı da üç yıl sürecek. Türkiye’den İsrail’e uzanacak olan boru hattından petrol, doğalgaz, elektrik, su ve fiberoptik geçecek. Samsun-Ceyhan’ın devamı olacak olan hat, Hindistan’dan Uzakdoğu’ya uzanacak. İsrail, hattan geçecek doğalgaz ve petrol için Rusya ve Azerbaycan ile anlaşmaya vardı.
Enerji Bakanı Güler, İsrailli Bakan Ben Eliezer’i kabul etti. İkili yaklaşık 1,5 saat süren görüşmede Akdeniz Boru Hattı’nı ele aldılar. Güler, toplantı sonrasında yaptığı açıklamada, Akdeniz Boru Hattı projesi için 10 gün içinde Türkiye, İsrail ve Hindistan enerji bakanlıkları müsteşarlarının bir araya geleceğini, ardından iki hafta içinde bakanların tekrar masaya oturacağını ifade etti. Projenin hızla yürüdüğünü ifade eden Güler, hattın petrol, doğalgaz, su, elektrik ve fiberoptiği kapsadığını söyledi. İsrailli Bakan’ın Rusya, Türkmenistan ve Azerbaycan’da görüşmelerde bulunduğunu anlatan Güler, “Faaliyetler giderek hız kazanıyor. Hat sadece ekonomik boyut taşımıyor. Bölgenin istikrar ve barışına da önemli katkılarda bulunacak. Petrol, doğalgaz, su bölgenin ihtiyaç duyduğu şeyler. Eğer bu konuda başarılı olursak Türkiye ve İsrail bölgenin kalkınmasına, istikrarına, huzuruna önemli katkıda bulunacak. Bu sadece Türkiye ile İsrail arasında bir proje değil, çoklu bir proje” diye konuştu.
FİZİBİLİTE 10 AY İÇİNDE
Boru hattıyla ilgili bundan sonra yapılacak çalışmaları değerlendirdiklerini belirten Güler, “10 ay içinde fizibilite gerçekleştirilecek. Ardından çalışmalar hızla başlayacak” bilgisini verdi. Fizibilite ile ilgili kendilerine bir sunuş yapıldığını kaydeden Güler, fizibilitenin 8 milyon euroya malolacağını söyledi. Güler, “Bunun fonunu oluşturuyoruz. Fon oluşunca 10 ay içinde fizibilite gerçekleştirilecek. Borunun içinin nasıl dolacağının görüşmelerini de yapıyoruz” dedi.
Projenin hem Samsun-Ceyhan hattını hem de Ceyhan bölgesini öne çıkaracağını vurgulayan Güler, “Bölgede petrol Cebelitarık’tan, Ümit Burnu’ndan dolaşarak Uzakdoğu’ya gidiyor. Bu 39 ile 49 gün arasında sürüyor. Ceyhan’dan çıkan petrol ise Kızıldeniz’den 19 günde geçecek. Bu müthiş bir avantaj. Petrol piyasasında çok olumlu etkiler yaratacak” diye konuştu. Projenin ekonomik ve teknik yönünün yanı sıra bölge için önemine işaret eden Güler, “Biz buna bir barış projesi olarak bakıyoruz” dedi.
3 YILDA BİTER
Hattın maliyetinin fizibiliteden sonra belirleneceğini ifade eden Güler, hattan geçecek petrol ve doğalgazın miktarı, arz sağlayan ile tüketen ülkelerin konumunun fiyatı belirleyeceğini anlattı.
Güler, hattın yapımının fizibilite bittikten sonra üç yılda tamamlanmasının hesaplandığını bildirdi. Hattan 40 milyon ton petrol taşınacağını belirten Güler, diğer enerji türlerinin miktarının ise henüz belirlenmediğini söyledi. Güler, bugün Gazprom ile bir görüşme yapacağını da ifade etti.
SURİYE TEŞEKKÜRÜ
İsrail Ulusal Altyapı Bakanı Binyamin Ben Eliezer de, son birkaç yıldır Türkiye ile İsrail arasında gelişen ilişkilere işaret ederek, “İsrail halkı ve hükümetinin; Türkiye’nin, hükümetin, Başbakan’ın (Tayyip Erdoğan) İsrail ve Suriye arasındaki arabuluculuk rolü için mutlu olduğunu vurgulamak istiyorum” dedi. Başbakan Erdoğan ile daha önce yaptığı görüşmede bu konuda çalışmalar yaptığı görmekten memnuniyet duyduğunu ifade eden Ben Eliezer, “Bugün İsrail’in Suriye ile olan ilişkilerinde Türkiye’nin rol oynaması önemlidir” dedi.
Son iki ay içinde Akdeniz Boru Hattı için Rusya ve Azerbaycan’a geziler düzenlediğini ifade eden Ben Eliezer, “Boru hattı için herkesten destek geliyor. Akdeniz’den Kızıldeniz’e, Kızıldeniz’den Çin’e, Çin’den Tayvan’a çok büyük bir proje. Proje iyi bir aşamada ve kısa süre içinde iyi bir sonuca ulaşacaktır. Bu konuda çok iyimserim. Çok büyük bir işe imza atıyoruz, çok iyi gelişmeler olacak. Ancak bu tür projeler barış sürecine katkıda bulunabilir” diye konuştu.
BEN ELİEZER: FİLİSTİN İLE PROJE YÜRÜTMEK İSTİYORUZ
Mısır’dan İsrail’e bir doğalgaz hattı bulunduğunu, Ürdün ile de ortak projelerinin olduğunu anlatan Ben Eliezer, “Filistin yetkilileri ile de bir sürü projeler için çalışmalar yapmak istiyoruz. Bu projelerle bölgedeki barış sürecine katkıda bulunabiliriz. Çok büyük bir proje için çalışmalar yapıyoruz. Projenin içinde üç boru hattı var; biri hampetrol, ikincisi doğalgaz, üçüncüsü su, elektrik ve fiberoptik” dedi.
İSRAİL, RUSYA VE AZERBAYCAN İLE ANLAŞTI
Ben Eliezer, Azerbaycan’ın proje için çok yakın davrandığını belirterek, doğalgaz alınacak Azerbaycan’ın bir hattan akışa sıcak baktığını, projeyi bir an önce görmek istediğini anlattı. Petrol sağlanacak Rusya ile iki anlaşma imzalamaya çok yakın olduklarını kaydeden Ben Eliezer, İsrail ve Rusya hükümeti arasında mutabakat zaptı, iki ülkenin kuma ile bağlantılı iki şirketi arasında da ticari anlaşma imzalanacağını bildirdi. Rusya ile yaptığı görüşmede doğalgazın da Türkiye’den geçmesi gerektiğini anladığını ifade eden Ben Eliezer, Türkiye ile İsrail arasındaki anlaşmanın öncelikli olduğunu kaydetti. Herkesin projenin en kısa zamanda gerçekleşmesini istediğini belirten Ben Eliezer, suyun hatta eklenmesini de çok önemsediklerini kaydetti. İsrail’in deniz suyundan arıttığı suyu kullandığını belirten Ben Eliezer, Su teknolojilerinde başı çeken İsrail’in 750 milyon metreküp su kazanımı olduğunu ifade etti. Ben Eliezer, su konusunun ciddi olduğunu kaydederek, Türkiye’den su almak istediklerinin altını çizdi
cah
Jul 18 2008, 10:08 AM
Ankara’da başka önemli gelişmeler
Önceki gün ABD Büyükelçiliği’nde verilen bir davette Avrupalı bir diplomat “Hayretler içindeyiz” diyordu; “Bir yandan iktidardaki partinin kapatma davası sürüyor, diğer yandan sivil-asker ilişkilerini didkleyen bir soruşturma geniş tartışmalara yol açıyor, ama sisteminiz tıkır tıkır işliyor. Bakanlıklara gittiğimizde hiçbir aksamanın olmadığını görüyoruz. Ekonomi baş aşağı gidecek endişesi vardı, neyse ki o da olmadı, liranız güçlü. Kargaşa görüntüsüne karşın işler olağan akışında. Türkiye’ye özgü bu durumun sırrı nedir diye düşünüyoruz.”
“Sırrı derinlikte” dedim; “Deniz yeterince derin olunca, yüzeydeki fırtına ne kadar büyük dalgalara yol açsa da tsunamiye dönüşmüyor. Bunu da atlatırız”.
“Atlatacak gibi görünüyorsunuz, tebrikler doğrusu” dedi, elindeki kadehi şerefe kaldırarak.
ABD, Irak, PKK
Kamuoyu AK Parti kapatma davası ve Ergenekon soruşturması arasında, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in deyimiyle sarkaç gibi gidip gelirken, Ankara’da gerçekten önemli başka işler de olmakta. Bir türlü gündemde yukarı sıralara çıkamasa da Türkiye’nin geleceğini belirleyen önemli işler. Kabul etmek gerekir ki, yarın kendisinin ve partisinin başına ne geleceğini bilmemesine rağmen Tayyip Erdoğan hükümeti ve bürokrasi işi iyi idare ediyor.
Bürokrasi derken, buna güvenlik bürokrasisini, askeri de katmak gerekiyor. Ergenekon soruşturması nedeniyle mercek altında olsa da, önemli bir Yüksek Askeri Şurâ arefesinde bulunsa da Türk Silahlı Kuvvetleri PKK’ya Irak ve Türkiye topraklarında etkili harekâtına devam ediyor; sonuç alıyor.
Dün ABD Başkanı’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephan Hadley’in Ankara’da yürüttüğü temasların ağırlıklı konusu da, medyaya yansıdığı üzere İran değil, Irak ve terörizmle mücadele oldu. Diplomatik kaynaklara göre, Hadley’in Ankara’ya inip Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ali Babacan ve Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ergin Saygun ile görüşüp tekrar Vaşington’a doğru havalanması yalnızca 8-9 saat sürdü. Bu kadar kısa bir ziyaret genel çerçevede görüşmeler için yapılmaz genellikle. Bu günlerde Irak ve terörle mücadele alanlarında önemli bir gelişme kimseyi şaşırtmamalı. Başbakan Erdoğan’ın 10 Temmuz’daki Bağdat ziyaretinde kuzeydeki Barzani federal yönetimiyle (Irak Kürtlerini çok memnun eden) ilk temasın kurulması bu gelişmelere yeni bir zemin veriyor.
ABD ile görüşmelerde Kıbrıs ve Ermenistan konularına da değinildiği bildiriliyor.
İran, İsrail, Rusya ve enerji
İran konusu, görüşmelerde Ortadoğu ve Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı İsrail-Suriye dolaylı görüşmelerinin ardından üçüncü sırada yer almış. Ama bu durum önemini azaltmıyor.
Akşam saatlerinde Ankara’ya (Şam’daki temasları ardından) gelen İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki’ye ABD’nin bir mesajının iletilmesi beklenmiyor; ABD’nin de böyle bir talebi olmamış. Zaten Dışişleri Bakan Yardımcısı William Burns başkanlığındaki ABD heyeti Cenevre’de İranlılarla yıllar sonra ilk temaslarına da dün başladı. Türkiye’ye düşen, altı ülkenin girişimi doğrultusunda İran’ı nükleer programı konusunda işbirliği çizgisine ikna etmeye yardımcı olmak.
Türkiye’nin İran’la enerji problemleri ve İran gazının Avrupa’ya (Nabucco ya da başka yolla) nakli konusu bu defa görüşmelere konu olmayabilir.
Ama gerek ABD heyetiyle, gerekse yine dün Ankara’da bulunan İsrail ve Rusya heyetleriyle ağırlıkla görüşülen konu enerji oldu. ABD Enerji Koordinatörü Boyden Gray’in 11 Temmuz’da (Erdoğan’ın Bağdat ziyaretinin hemen ardından) Ankara’da (beraberinde ABD Dışişleri Müsteşar Yardımcısı Matt Bryza ile) yaptığı temaslarda Nabucco projesi, hem Azerbaycan, hem de Irak gazı çerçevesinde konuşulmuştu.
Enerji Bakanı Güler’in dün İsrailli muhatabı Benyamin Ben Eliezer ve Rus Gazprom şirketi Başkan Yardımcısı Alexandr Medvedev ile yaptığı görüşmelerde hem Rus gazının boru hattıyla İsrail’e nakli, hem de Rus petrolünün (Gazprom’un şirketi Gazpromneft tarafından) Samsun-Ceyhan yoluyla ve İsrail üzerinden Güney Asya’ya nakli konularının görüşüldüğü anlaşılıyor. Hindistan Başbakanı’nın ulusal güvenlik danışmanı M.K. Narayanan’ın dün Ankara’da temaslarda bulunması da yine bu çerçevede önem taşıyordu. Bütün bunlar olurken, Dışişleri Bakanlığı tarihinde ilk kez bütün büyükelçilerini 15 Temmuz’dan bu yana Ankara’da toplayıp geleceğe bakmaya çalışıyor.
Avrupalı diplomatı ‘Nasıl oluyor?’ hayretine düşüren derinliği biraz da bu tabloda aramak gerek.
alıntı-Murat Yetkin-Radikal
Fransız gazete Le Figaro'da yayınlanan başmakalede 'Çevresinde gelişen tüm olaylarla Türkiye'nin vazgeçilmez hale geldiği' belirtildi.
Le Figaro'nun 3 Eylül 2008 tarihli sayısında yer alan değerlendirmede, çevresinde gelişen tüm olaylarla Türkiye'nin vazgeçilmez hale geldiği belirtilerek, "Kafkasya krizi, çok sayıda çatışmanın hüküm sürdüğü bir bölgede Türk diplomasisine merkezî ve eşsiz bir rol veren hareketli gelişmelerin yalnızca son bölümünü oluşturuyor. İsrail ve Suriye arasındaki mediator rolü, Şam'da Nicolas Sarkozy'nin katıldığı dörtlü zirvenin temelini teşkil ediyor. Körfez ülkeleri temsilcisi Katar, Arap Ligi başkanlığını yürüten Suriye, Fransa ve Türkiye, İsrail-Suriye barışı perspektiflerini değerlendirmek üzere en yüksek seviyede bir araya geliyor." deniliyor.
Başmakalenin devamında şu görüşlere yer veriliyor: "Bu buluşma üç dikkat çekici değişimi beraberinde getiriyor: Fransa'nın Yakın Doğu'ya dönüşü, Suriye rejiminin kapalı politikasının sonu ve Türkiye'nin merkezleşmesi. Bu durum başka önemli dosyalarda da kendini gösteriyor. Kürdistan'ın Ankara'nın önceliği olan Irak'ta, Türkiye'nin diğer komşusu İran'da, önemi önümüzdeki aylarda artacak olan NATO - AB ilişkilerinde. Özetle Türkiye, AB üyeliği, Kıbrıs meselesi ve iç karşıklıklarının ötesinde her yönden cezbedici konumda. Kafkasya bunun örneği. Bölge Ankara için olduğu kadar Rusya için de stratejik değere sahip ve iki güç arasındaki çekişme eskilere dayanıyor. Türkiye herşeye rağmen Rusya ile ortak çıkarlar paylaşıyor. Komşularının istikrarsızlığa düşmesini istemeyen Türkiye, NATO'nun Bükreş zirvesinde Gürcistan'ın birliğe hızlı üyeliğine Fransa ve Almanya'nın yanında yer alarak muhalefet etmişti. Hazar Denizi petrollerini taşıyan boru hatlarının dünyaya açıldığı ülke olan Türkiye Gürcistan'ın en büyük yatırımcısı.100 bin Abhaz mülteciye ev sahipliği yapıyor."
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Ermenistan ziyaretine de yer verilen değerlendirmede, şöyle deniliyor: "Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Cumartesi günü Ermenistan-Türkiye futbol maçı dolayısıyla Erivan'a düzenleyeceği daha önce örneği olmayan ziyaret Ankara'nın Kafkasya'ya daha çok nüfuz etme isteğini ortaya koyuyor. Türkiye son olarak anahtarlarını boğazlarda elinde tuttuğu Karadeniz'in bekçisi. Buradaki etkisi Moskova'nın bir sonraki oyun hamlesi olarak görülen Ukrayna'dan hissediliyor. Gürcü krizinin ardından Kafkasya'nın durumu üzerine ulaslararası bir konferans düzenlenirse Türkiye en önemli katılımcılardan biri olacak. Irak savaşı sırasında ABD ile arasına mesafe koyan bu ülkeyle Avrupalılar el ele vererek çalışmalı, tabi eğer Kremlin'le oynanan çok riskli oyundan hasarsız çıkmak istiyorlarsa. Türkiye ve Fransa'nın üstlendiği çok sayıdaki bölgesel girişim, Avrupa Birliği'ne adaylık konusundaki çift taraflı krizin aşılması için kaçırılmaması gereken bir fırsat sunuyor
ilkemir
Sep 8 2008, 11:02 AM
ALINTI
8-Sömürgeciliğin çıktığı ülkelerin hepsinde Yahudiler yönetimin en etkin konumundadırlar...
İspanyol engizisyonlarında etkin olduklarını iddia etmek
Sömürgeciliği başlatanlar İspanyollardır İngilizler değil .
ALINTI
10-Dünyada sömürülmemiş tek devlet ve ülke vardır o ise İngilteredir...
Rusya ve İspanya'da buna dahildir .
ALINTI
9-İngiltere eli ile yahudiler abd yi kurarlar..abd nin resmi mühründe, büyük israili kurmak için kurulmuş bir devlet olduğu yazılıdır...
Kel Alaka ABD'nin kuruluşunda yine bir Katolik var , Fransa . Hediyeleşmeleri Eyfel Kulesi ve Özgürlük Anıtıdır .
Fransa mı hani şu ,
ALINTI
4-Öyle bir noktaya gelinirki, vatikandan daha zengin ve etkili olurlar, ve papa ile fransız kralı gizlice bir karar alır ve tapınakçıların ustadı azamını Fransada yakarak yok ederler...
Denilen Fransa

ALINTI
15-13 cü yüzyılda Hahamlar bir karar aldı, ve Dünyadaki paradigma değişti..
16- O karar Mesihin gelmesini beklemekten vaz geçip, Tanrıya yardım edilip Mesihin geleceği ortamı yaratmak bunu da tarihin akışına müdahale ederek gerçekleştirmek...
ABD'de Evanjelist Yahudilerde ( ki bush ve çevresi debunlardan) bu acaiplik var 2000 yılında ben İsa'nın anası olacam sevdasına düşen bir sürü kadın hamile kalıyor .
ALINTI
20- Çok yakın bir zamanda savaşlar sona erecek, vahşi kapitalizim terk edilecek sosyal kapitalizme geçilecektir...
Buna inanlar için üzülüyorum
ALINTI
27-Yeni paradigmanın Yıldızı TÜRKİYE olacaktır, bu yüzden Türkiyedeki ulusalcılar yok edilecektir....
Öyle buyurulduysa öyledir nerden çıktı bu niye birdenbire tüm dünyadan Türkiye'ye iniverdik diye sebeb sorulmaz , şeyhimize itaat gerek . Söz dinle uslu ol, itaat et, mutlu ol

Altınçağ :
Hristiyanlarda 1000 yıllık barış çağıdır ,"Mesih’in dünyaya inmesinden sonra sağ kalan Yahudiler, inançlarını değiştirerek İsa’yı Mesihleri olarak kabul edeceklerdir. Şeytan’ın her şeyden uzak tutulacağı bin yıl yaşanacaktır. Bu bin yıl süresince savaş, açlık ve acı olmayacaktır. Altın çağ olarak hedeflenen dünya krallığı Hıristiyan mezheplerinin ortak görüşüdür."
ALINTI
Eski Ahit’te yer alan şu metin bu ideolojinin esasını oluşturur: “O gün Rab Abramla ahdedip dedi: Mısır ırmağından büyük ırmağa, Fırat ırmağına kadar bu diyarı... senin zürriyetine verdim.” (Tekvin, 16/18–19) Bu Tanrı’nın emridir. Evanjelist inanca göre Türkiye’nin bölünmesi Tanrı’nın emridir!
Irak işgali sonrası tehlike dibimize geldi .
Kimileri ise PKK kafirini Ergenekon diye gizleme derdinde .
Şemsten ilkemire...
"Vaiz öğüt verir, aranılan sevgilinin nişanını bildirir, onu aramanın yolunu gösterir. Bu yolda yürüyenlerin
niteliklerinden söz açar. Bunu anlatma ve nişanını gösterme bakımından henüz olgunlaşmamış olan şeyh ile şair de şiirler söyler; ama bunlar bilgin bir insanın karşısında kepaze olurlar.
Nasıl 'ki, biri balıktan bahsederken başka biri, «Sen sus,» dedi.
«Balıktan ne anlarsın? Bilmediğin bu konuda nasıl konuşabilirsin?»
Adam, «Ben mi balığı bilmem?» dedi. Öteki, «Evet
bilmezsin sen; biliyorsan balığın nişanım anlat!» dedi.
«Balığın şöyle iki bacağı vardır, deveye benzer.» Öteki, alaylı bir kahkaha ile, «Ben senin yalnız balığı bilmediğini sanmıştım. Halbuki şimdi sen öküz ile deveyi de biri birinden ayıramıyorsun,» dedi."
cahtan ilkemire,
sana kelam etmek israf, Allah israfedenleri sevmez...
ilkemir
Sep 8 2008, 06:22 PM
Deveye sormuşlar niye boynun eğri nerem doğru ki demiş.
ALINTI
Tanrı Krallığ ve Altın Çağ:
1. İsa yeryüzündeyken, takipçilerine Tanrı’nın Gökteki Krallığı için dua etmeyi öğretti. Krallık, bir kralın başta bulunduğu yönetim şeklidir. Tanrı’nın Krallığıysa özel bir yönetimdir. Gökte kurulmuştur ve yeryüzü üzerinde hüküm sürecektir. Tanrı’nın ismini takdis edecek, yani kutsal kılacaktır. Tanrı’nın iradesinin gökte olduğu gibi yeryüzünde de yerine gelmesini sağlayacaktır.–Matta 6:9, 10.
2. Tanrı, Krallığının Kralının İsa olacağını vaat etti. (Luka 1:30-33) İsa yeryüzündeyken iyi, adil ve kusursuz bir Hükümdar olacağını kanıtladı. Göğe döndükten sonra hemen Tanrı’nın Krallığında Kral olarak tahta oturtulmadı. (İbraniler 10:12, 13) Yehova İsa’ya vaat ettiği yetkiyi 1914 yılında verdi. O zamandan beri İsa gökte Yehova’nın tayin ettiği Kral olarak hüküm sürmektedir.–Daniel 7:13, 14.
3. Yehova göğe gidecek bazı sadık erkekler ve kadınlar da seçti. Onlar İsa’nın yanında kral, hâkim ve kâhin olarak insanlar üzerinde hüküm sürecekler. (Luka 22:28-30; Vahiy 5:9, 10) İsa Krallığında kendisiyle birlikte yer alan bu yöneticileri “küçük sürü” diye adlandırdı. Onların sayısı 144.000’dir.–Luka 12:32; Vahiy 14:1-3.
4. İsa Kral olur olmaz, Şeytan’ı ve kötü meleklerini gökten attı ve yeryüzü dolaylarına indirdi. Bu nedenle dünyanın hali 1914’ten beri giderek kötüleşmektedir. (Vahiy 12:9, 12) Savaşlar, açlıklar, salgın hastalıklar, artan kanunsuzluk–tüm bunlar İsa’nın hüküm sürdüğünü ve bu sistemin son günlerinde yaşadığımızı gösteren “alâmet”in bir kısmıdır.–Matta 24:3, 7, 8, 12; Luka 21:10, 11; II. Timoteos 3:1-5.
5. Pek yakında İsa tıpkı bir çobanın koyunları keçilerden ayırdığı gibi insanları birbirinden ayırarak onlara hükmedecek. “Koyunlar” onun vefalı tebaaları olduklarını kanıtlayacak kişilerdir. “Keçiler” ise Tanrı’nın Krallığını reddedecek olanlardır. (Matta 25:31-34, 46) Yakın gelecekte, İsa keçiye benzer tüm insanları yok edecek. (II. Selânikliler 1:6-10) Eğer İsa’nın “koyun”larından olmak istiyorsanız, Gökteki Krallıkla ilgili mesaja kulak verip öğrendiğiniz şeylerle uyumlu hareket etmeniz gerek.–Matta 24:14.
İsa’nın yönetimi altında artık nefret veya önyargılar olmayacak
6. Yeryüzü şu anda birçok ülkeye bölünmüş durumdadır. Her birinin kendi yönetim şekli vardır. Bu milletler sık sık birbiriyle savaşıyor. Ancak Tanrı’nın Gökteki Krallığı tüm insan hükümetlerinin yerini alacak. Tüm yeryüzü üzerinde tek hükümet olarak hüküm sürecek. (Daniel 2:44) O zaman savaş, suçlar ve şiddet artık olmayacak. Tüm insanlar barış ve birlik içinde yaşayacak.–Mika 4:3, 4.
7. İsa’nın Bin Yıllık Hükümdarlığı boyunca sadık insanlar kusursuz duruma gelecek ve tüm yeryüzü cennete dönüşecek. Bin yılın sonunda İsa Tanrı’nın kendisinden istediği her şeyi yapmış olacak. O zaman Krallığı Babasına geri verecek. (I. Korintoslular 15:24) Tanrı’nın Gökteki Krallığının yapacaklarını neden arkadaşlarınıza ve sevdiğiniz kişilere anlatmayasınız?
Azıcık tarih bilgisi olan herkes Sömürgeciiliğin İspanya destekli İspanyol kaşiflerle başladığını bilir.
Birazcık daha bilgisi olan engizisyonu bilir ve Yahudilerle işbirliği lafının , Hitlerin zenci devleti peşinde koştuğunu iddia etmekle aynı şey demek olduğunu bilir.
Ne o yoksa Latin Amerikayı Mason destekli anglo saxonlar mı icat etti diyor birileri ?
Yahudilerin büyük savaşa 133 yıl kaldığına inanmalarının bizim inancımızla alakası ne ?
Hadi bunu kabullendin:)
Armagedon la Tanrı Krallığı da mı İslami oldu da haberimiz yok ?
Ne yapalım yazılan herşeye sorgusuz sualsiz itaat edince böyle acaip durumlara ortaya çıkmakta .
Allah bizi boş işlerle uğaşmaktan korusun.
Amin !
Seyfullah
Sep 8 2008, 07:16 PM
asıl altınçağ müslümanlar için başlamıştır.Kabalahçılar şeytaniler son bayraklarını taşıyorlar boğulmamak için çırpınıyorlar,Hilaliler bayraklarını çoktan istanbula çektiler bile.Her konuda her alanda savaşı biz kazanıyoruz. En basit örnek kozmetik devlerinin karşısına naturel bitkisel ürünlerle savaş açıyoruz. Her alanda artık müslümanlar onlar için tehlike teşkil etmekte ve insanlar batı-doğu savaşının aslında din savaşı olduğunu anlamakta,ufak bir hataları onlara çok şeye bedel oluyor.Dünyadaki diğer insanları bize karşı artık kışkırtamıyorlar.Irak savaşı tam bir fiyaskoydu herşey ellerine yüzlerine bulaştı.Türkiyede Akparti sonrası hakimiyeti kaybettikleri için kudurdular.Şu ezanı mübarek hergün okunduğu için kudurdular,üniversite gençliğini artık istedikleri gibi yönetemedikleri için kudurdular.İnsanlara liberalizmi aşıladılar ve herşeylerini kendi elleriyle kaybettiler.Allahın savaşçıları kendilerini gizlemiyor artık,peygamber s.a.v zamanı olduğu gibi artık karanlık odalarda konuşmaktan vazgeçtiler...
Linkinpark
Sep 8 2008, 09:02 PM
Bu altınçağ meselesinde Medya da var mı?
ilkemir
Sep 11 2008, 09:10 PM
ALINTI
20- Çok yakın bir zamanda savaşlar sona erecek, vahşi kapitalizim terk edilecek sosyal kapitalizme geçilecektir...
Vah vah vah demek Marx'da islam alimi kabul edilir oldu .....
Kapitalizm kavramı kabul edilip bir de o vahşi sosyal diye bölündüğüne göre .
Merak ettim vahşi laiklik gidecek islami laiklik gelecek diyen var mıdır ki ?
Ne şia da ne vehabbide ne de sunnilerde kapitalizm diye bir kavram yoktur .
Ki bunun vahşisi sosyali olsun ...
Acaba altınçağı (tanrı krallığı ) bekleyen Hristiyan mezheplerinde kapitalizm yani insanın insanı sömürmesi ve sömürgecilik var mıdır ?
ALINTI
Ve milletlerin sütünü emeceksin ve kralların memesini emeceksin…” (İşaya 60/16)
cah
Sep 14 2008, 11:04 PM
Büyük İsrail Projesi bitmiştir
İsrail Başbakanı Ehud Olmert'in Büyük İsrail Projesi'nin sona erdiğini söylediği ifade edildi.
KUDÜS (İHA)
İsrail medyasında yer alan heberlere göre Olmert, Batı Şeria'daki evleri boşaltmaya gönüllü kişilere ödenecek tazminatların görüşüldüğü kabine toplantısında bakanlarına, "Büyük İsrail Projesi bitmiştir, artık böyle bir şey yok. Her kim böyle bir şeyi hala söylerse kendini kandırır" dedi. Olmert, kendisinin Büyük İsrail Projesi'ni savunmadığını, İsraillilerin iki devletli bir yönetim istemiyorlarsa Batı Şeria'da ikamet eden halk ile bu bölgeyi paylaşmaları gerektiğini açıkladı.
İsrail'in, işgal altındaki Filistin topraklarında yürüttüğü inşa faaliyetleri nedeniyle İsrail Başbakan Yardımcısı Haim Ramon tarafından sunulan tazminat ödeme planına göre, Batı Şeria'da evlerini terk edenlere toplam 305 bin dolar civarında ödeme yapılması öngörülüyor.
14.09.2008
ilkemir
Sep 15 2008, 12:09 AM
Büyük İsrail projesi falan bitmez .
Adamların kitabında vaad edilen topraklar var, ve bu topraklara dahil olan yerler belli.
ALINTI
“O gün Rab Abramla ahdedip dedi: Mısır ırmağından büyük ırmağa, Fırat ırmağına kadar bu diyarı... senin zürriyetine verdim.” (Tekvin, 16/18–19)
Bu onlar için Allah'ın emridir.
Adamlar 2500-3000 yıldan beri vazgeçmedikleri şeyden şimdi mi vazgeçecekler .
Bir de üstelik yanlarına ABD nin evangelist yahudilerini aldılar.
Bölgedeki en büyük destekçileri de Barzani Talabani ve PKK .
Yani Büyük İsrail için tarihte hiç bir zaman hiç bir milletten bulamadıkları desteği buldukları anda bundan vazgeçeceklerini sanmayın .
cah
Sep 20 2008, 03:40 PM
20- Çok yakın bir zamanda savaşlar sona erecek, vahşi kapitalizim terk edilecek sosyal kapitalizme geçilecektir...
alıntı-A.T
Faizli yapının mabedi diye bilinen kurumlar çökmeye başladı.
Dünya, Lehman Brother's der başka bir şey demezdi. Tam 158 yıllık bir kuruluş, dünyaya borç para veriyor, dünyanın ekonomik nabzını tutuyordu. Türkiye'de bir kriz mi olacak, önce o görüyordu, çünkü kredi açacak ve bu kredinin faiz oranları Türkiye'deki borç ödeme riskleriyle ilgili olarak belirleniyordu. Kim derdi ki Lehman Brother's kendi krizini göremeyecek ve bir gün iflas bayrağını çekecek.
Meryll Linch de Lehman Kardeşler gibi dünyaya para satan bir yatırımcı kuruluş. O da ipten döndü. Onu da Banc of America satın alarak kurtardı. Amerika'nın en büyük sigorta şirketi AİG (EY Ay Ci) Amerikan Merkez Bankası 85 milyar dolar aktardı, hükümet AİG'ye el koydu.
İngiltere'de en büyük mortgage şirketi HBOS devlet tarafından satın alındı. Dünya Merkez Bankaları krizi durdurmak için piyasaya para pompaladılar. Şu ana kadar, liberal sistemin mantığına aykırı ve daha çok devletçi (sosyalist - komünist) sistemlerde öngörülen 900 milyar dolarlık bir operasyondan söz ediliyor.
Not:ABD kaynaklı ekonomik gelişmleri izlerken birşeyi asla unutmayınız, ABD de batan paralar, Japon, Alman,Arap,Rus, Çin parasıdır.Özelliklede Çin parasıdır.Çin emeğin yüz karasıdır, bir devlet düşünün ki kendi halkını gönüllü olarak başka milletlerin kölesi yapar.İşte çini yöneten zümreler çin halkını başka halkların kölesi kılan bir emek sistemi kurdular.Emeği çok ucuzlattılar değersizleştirdiler kazandıkları paraları-yaklaşık 3 trilyon dolar- amerikan tahvillerine yatırdılar bunun karşılığında abd çinden mal aldı.
Para satarak para kazananların dönemi sonlanıyor, daha doğrusu hakimiyetleri sonlanıyor artık.Günümüzde 100 liralık bir ürünün 80 lirası parayı satana gider, 15 lirası o parayı satın alıp kullanana ve geriye kalan 5 lirasıda üretene kalır.Batı sisteminin efendileri çaresizler elleri mahkum emeğin değerini yükseltecekler yoksa ne avrupa kalır ne amerika nede batı, elleri mahkumdur.Bunu yapabilmeleri için barış şarttır.Barış için despot sistemler yok edilecek ve o sistemleri besleyen ideolojiler yok edilecek.
Kapitalist sistemin merkezi olan abd de sosyal sigorta yoktur.Oralarda fakir olmak bedbaht olmaktır.
1 ekim tarihindne itibaren dünyada bir ilk başlayacak ve bu ilk Türkiyede olacak.18 yaşına kadar tüm T.C vatandaşları Devlet tarafından sigortalanacak. En azından artık Türkiyede 18 yaşına kadar olan tüm çocuklar gençler devlet korumasında sağlık sigortalı olacak inşaallah yeterince zenginleşince tüm vatandaşları kapsayacak bir medeni devlette olması gereken böyledir.Ne karne ne defter ne kağıt, hasta genç sadece T.C kimliğini gösterecek ve işi halolacak, rüya gibi.
Liberal-yani vahşi-yani gücün Hak olduğu- sistem dönüştürülmeye başlandı.Bu sistemin ana taşyıcısı açlık paradigmasıdır.Yani aç insana yemek vaad ederek istediğini yaptırabilirsin, kuralı.Bu sistemi 500 sene tepe tepe kullandılar zülm sistemi kendilerini yakmaya başladı ve yıkılmakta.
Şimdi ikinci paradigmaya geçecekler en iyi bildikleri.Sevgi.
Seven insana sevdiğini vaad ederek dilediğini yaptırabilirsin.Hatta sevgi, açlığı yener.Nihayetinde açlık-ölüm- ile sonlanır.Açlık demek ölüm yani can korkusu demek.
Sevgi hele aşırısı aşk can korkusunu aşar.
Liberal kapitalizm sona erer iken, kontrollü olarak sosyal kapitalizm inşaa ediliyor.
Başka biryerlerde de birileri 10 cu köyü inşaa etmeye başladılar.
ilkemir
Sep 21 2008, 12:13 AM
Bizim toplumumuza yerleşen saçmalıklar , burjuva bebesi derler. Bunu diyen köyde babasının tarlası olan çocuklardır , kullandıkları kesim ise genelde şehirli memur çocuklarıdır.
Burjuvanın aslı o tarla sahipleridir ve toprak ağalarıdır memurlar maaşlıdır proleter sınıfından sayılır komünistlere göre.
Kapitalizm diye bir şey yoktur kapitalizm komünistlerin kötü dedikleri sistemi tarif etmek ve kendi kimliklerini belirlemek için kullandıkları bir kelimedir. Onlara göre İslamda kapitalizmin ilkel verisyonudur/biçimlenmesidir. Din ise zaten onlara göre direk afyondur .
Şu vahşi kapitalizm sosyal kapitalizm denilen şey .
Afyon din gidecek , sigara din gelecek demekle zırnık derecede farksızdır.
Bir kere oy vermişliğim olmasına rağmen Erbakan hocam ne güzel diyordu Sömürü Düzeni ve Adil Düzen.
Siyasi kelimelerde komünist terminolojiyi kullanmak da nerden çıktı ?
İlla bir kelime kullanacaksanız bizden olan siyasetçilerin kelimelerini kullanın .
Umutsuzluk pompalanacağına umut dağıtmaya kesinlikle evet ama yani biraz dikkat lütfen .
cah
Sep 27 2008, 01:14 AM
27 Eylül 2008
The Economist'ten ilginç Atatürk belgesi
The Economist dergisi, "Atatürk, yüzlerce Ermeni kadın ve çocuğu, toplu katledilmekten kurtardı" diye yazdı. Üstelik yazıyı, Erivan’daki Ermeni soykırımı müzesince toplanan ve müdürü Hayk Demoyan’ın ortaya koyduğu belgeye dayandırdı.
The Economist dergisi, Erivan’daki “Soykırım” müzesindeki belgelere dikkat çekerek “Modern Türkiye’nin babası Kemal Atatürk, birinci dünya savaşı sırasında ve sonrasında yüzlerce Ermeni kadın ve çocuğu, Osmanlı kuvvetleri tarafından toplu olarak katledilmekten kurtardı” diye yazdı.
İngiliz dergisi, son sayısında Türkiye ile Ermenistan’ın yakınlaşma çabalarını değerlendirdiği “Dost ve Komşu” başlıklı analizinde “İki tarihi düşman” arasındaki ilişkilerde iyileşme umudunun doğduğunu vurguladı. Analizin başında Atatürk’ün Ermenilere yönelik tutumuna dikkat çekerek şunları yazdı:
“Modern Türkiye’nin babası Kemal Atatürk, birinci dünya savaşı sırasında ve sonrasında yüzlerce Ermeni kadın ve çocuğu, Osmanlı kuvvetleri tarafından toplu olarak katledilmekten kurtardı. Şimdiye kadar anlatılmayan ve herhalde bugünkü Türklerin birçoğu için bir sürpriz olacak bu hikaye, Erivan’daki Ermeni soykırımı müzesince toplanan ve müdürü Hayk Demoyan’ın ‘yakında sitemizde açıklanacak’ diye söz verdiği birçok belgeden biridir.”
Dergi, bu projenin Türkiye ile Ermenistan arasında değişen ilişkilerin yeni bir örneği olduğunu belirtirken Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün dünya kupası elemeleri çerçevesindeki iki ülke milli takımları arasında oynanan maçı izlemek üzere Erivan’a gittiğine dikkat çekerek Gül’ün Ermenistan’ı ziyaret eden ilk Türk devlet başkanı olduğunu vurguladı.
SINIR AÇILMASI BEKLENTİSİ DOĞDU
Gül’ün Erivan’a gitme kararının Türkiye’nin Ermenistan ile diplomatik ilişkileri kurabileceği ve sınırını açabileceği beklentilerine neden olduğunu kaydeden dergi, iki ülke Dışişleri Bakanları’nın New York’taki görüşmesine dikkat çekti. Analizde “Ermenistan da, Türkiye’nin sınırlarını tanımaya ve Osmanlı dönemindeki Ermenilerin kaderini araştıracak bir tarihçiler komisyonunun kurulmasına izin vermeye söz veriyor” denildi.
BARIŞMA KAFKASLAR'DA GÜÇ DENGESİNİ ETKİLEYEBİLİR
The Economist, Türkiye ile Ermenistan’ın barışması halinde bunun Kafkaslar’daki güç dengesini etkileyebileceğine işaret ettiği analizinde Rusya’nın Ermenistan’ın en yakın müttefiki olduğunu, ülkedeki iki üssü ve 2 bin kadar asker bulundurduğunu anımsattı.
Gürcistan’daki savaşın Ermenistan’ın tutumunu gözden geçirmeye zorlandığını kaydeden dergi, ülkenin ticaretinin yüzde 70’inin Gürcistan üzerinde yapıldığını ve Rusya’nın bombardımanı sırasında altüst olduğunu belirtti.
Türkiye ile barışmanın Ermenistan için yeni bir kapı açacağı belirtilen analizde bazı uzmanlarının da bunun da Gürcistan’a daha çok baskı yapılmasına olanak sağlayacağı için Rusya’yı memnun edeceğini düşündüklerine işaret etti.
DİASPORA MUTSUZ
İngiliz dergisi, Ermenistan ile barışmanın Türkiye’nin bölgesel gücünü artıracağını belirtirken de şu değerlendirmeyi yaptı:
“Amerikan Kongresince sunulan ve 1915 yılındaki Ermenilerin katliamını soykırım olarak adlandırmaya çağıran bir karar tasarısına etkisiz hale getirilmesine katkısı da olabilir. Bu da, soykırımın tanınması için kampanya yapan Ermeni diasporasını mutsuz ediyor. Bazıları da, Türkiye’yi aklanmak için tarihin yeniden yazılmasına amaçlayan bir ‘Türk tuzağı’ndan söz ediyor. Gerçekten, Türkiye’deki şahinler, soykırımdan söz etmekten vazgeçmesi için Ermenistan’a baskı yapıyor”.
Türkiye’deki “şahinler”in Ermenistan ile ilişkilerin iyileştirilmesinin Yukarı Karabağ sorununda ilerlemeye bağlanmasını istedikleri belirtilen analizde “Ancak en azından Sayın Gül, yolunu sürdürmeye kararlı görünüyor” denildi.
Ahmed,
Oct 17 2008, 05:05 AM
bu adam diyor ki,turkiye yi islam dunyasinin lideri yapacaklar.ilimli islam diye bir sacmalikla,halki da zenginlestirerek,islami tamamen yok edecekler.zaten ittihat ve terakkicilerin kimler oldugunu,1.dunya savasindan sonra tc yi kimlerin kurdugunu bilen biliyor.
utanmadan kustahca anlatiyor bir de.bakin size bunlari bunlari yapacagiz diyor.yok yahudi takvimi yok bilmemne.bildigin siyonist bu adam.
kurana sımsıkı sarılın.sadece kuranı dinleyin.medyaya,akpye vsvs kulaklarınızı tıkayın.
cah
Dec 25 2008, 09:05 PM
ALINTI(Ahmed, @ Oct 17 2008, 05:05 AM)

bu adam diyor ki,turkiye yi islam dunyasinin lideri yapacaklar.ilimli islam diye bir sacmalikla,halki da zenginlestirerek,islami tamamen yok edecekler.zaten ittihat ve terakkicilerin kimler oldugunu,1.dunya savasindan sonra tc yi kimlerin kurdugunu bilen biliyor.
utanmadan kustahca anlatiyor bir de.bakin size bunlari bunlari yapacagiz diyor.yok yahudi takvimi yok bilmemne.bildigin siyonist bu adam.
kurana sımsıkı sarılın.sadece kuranı dinleyin.medyaya,akpye vsvs kulaklarınızı tıkayın.
Şemsten;
Vaiz öğüt verir, aranılan sevgilinin nişanını bildirir, onu aramanın yolunu gösterir.
Bu yolda yürüyenlerin niteliklerinden söz açar.
Bunu anlatma ve nişanını gösterme bakımından henüz olgunlaşmamış olan şeyh ile şair de şiirler
söyler; ama bunlar bilgin bir insanın karşısında kepaze olurlar.
Nasıl 'ki, biri balıktan bahsederken başka biri,
«Sen sus,» dedi.
«Balıktan ne anlarsın? Bilmediğin bu konuda nasıl konuşabilirsin?»
Adam, «Ben mi balığı bilmem?» dedi.
Öteki, «Evet bilmezsin sen; biliyorsan balığın nişanım anlat!» dedi.
«Balığın şöyle iki bacağı vardır, deveye benzer.»
Öteki, alaylı bir kahkaha ile, «Ben senin yalnız balığı bilmediğini
sanmıştım. Halbuki şimdi sen öküz ile deveyi de biri birinden ayıramıyorsun,» dedi.
cah
Dec 27 2008, 11:20 PM
Başbakan Erdoğan'dan Moon'a Gazze telefonu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'u arayarak İsrail'in; Gazze'ye yönelik saldırısını durdurmasını istedi.
Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgilere göre Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'u telefonla arayarak, İsrail'in Gazze'ye yaptığı saldırıyı bir an önce durdurması ve insani yardıma izin vermesi için çaba göstermeye çağırdı. Moon da, saldırıyı kınayarak saldırının hemen durması, iki tarafın da çatışmayı sona erdirmesi ve insani yardıma izin verilmesi doğrultusunda yürüttüğü temaslar hakkında bilgi verdi. Başbakan Erdoğan'ın bu konudaki çabası ve liderliğinden dolayı memnuniyetini ifade eden Moon, Başbakan Ardoğan'a teşekkür etti. Moon, Erdoğan'dan; barış ve sükunetin sağlanması için taraflar üzerindeki etkisini ve liderliğini sürdürmesini isteyerek, "önümüzdeki" sıcak süreçte yakın temasta kalarak birlikte çaba göstermeye çağırdı.
Gazeteler, alıntı tarih 27 aralık Son Dakika - saat 21:01