Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Bİr KÖpeĞİn İsmİnİ Bİle Kur'an’da Aramak
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ NURDAN DAMLALAR ]·.
Tevhid_13
BİR KÖPEĞİN İSMİNİ BİLE KUR'AN’DA ARAMAK



Kırk muhtelif tabakata ve ayrı ayrı insanlara, kırk vecihle Kur'an-ı Hakîm i’cazını gösterir veya i’câzının vücudunu ihsas eder. Kimseyi mahrum bırakmaz. Hattâ yalnız gözü bulunan kulaksız, kalbsiz, ilimsiz tabakasına karşı da, Kur'an’ın bir nevi alamet-i i’câzı vardır. Şöyle ki:



Hâfız Osman hattiyle ve basmasiyle olan Kur'an-ı Mu’ciz-ül-Beyan’ın yazılan kelimeleri birbirine bakıyor. Meselâ: Sure-i Kehf’de: "ve sâminuhum kelbuhum" kelimesi, altında yapraklar delinse: Sure-i Fâtır’daki "kıtmîr" kelimesi, az bir inhirafla görünecek ve o kelbin ismi de anlaşılacak.[193]



Ï



"Sekizincileri köpekleridir" anlamına gelen "ve sâminuhum kelbuhum" ibaresi, Kehf suresinin 22. ayetinde yer almaktadır. Ayetin meali şöyledir:



"Gayba taş atar gibi: 'Onlar üç (kişidir), dördüncüleri köpekleridir' diyecekler. 'Beştir, altıncıları köpekleridir' diyecekler. '(Hayır), yedidir, sekizincileri köpekleridir' diyecekler. De ki: 'Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir.' Onları bilen azdır. Onun için onlar hakkında, bu bildirilenler dışında münakaşaya girme ve onlar hakkında hiç kimseye de bir şey sorma!"[194]



Kehf suresinin bu ayeti, Kur'an’ın 295. sayfasında yer alırken, köpeğin ismi olduğu iddia edilen "kıtmîr" kelimesinin geçtiği ayet 435. sayfadadır. İlginin (?) kurulması için şimdi de söz konusu ayetin mealine bakalım:



"(Allah) geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar; güneşi ve ayı emri altına almıştır. Her biri belirli bir süreye kadar akıp gider. İşte Rabbiniz Allah budur, mülk onundur. Ondan başka yalvardıklarınız ise bir çekirdek zarına (kıtmîr) bile sahip değillerdir."[195]



el-Kıtmîr, çekirdeğin üzerindeki ince kabuk, çekirdek zarı; darbımesel olarak kıymetsiz, adî, ehemmiyetsiz manasında kullanılır.[196]



"Ve sâminuhum kelbuhum" ifadesinin altındaki yapraklar delinse (!) bile, "kıtmîr" kelimesi açılan deliğe denk gelmemektedir. Çünkü, bu ibare Hafız Osman hattıyla yazılmış Mushafta 295. sayfanın 6. satırının sol tarafında iken; "kıtmîr" kelimesi 435. sayfanın 7. satırının sağ tarafındadır. Kaldı ki, denk gelse dahi bu, o köpeğin isminin "Kıtmîr" olduğunu ve bunu Kur'an’ın şifreli bir şekilde belirttiğini göstermez. Farklı satır sayısında yazılmış bir Mushafta ise bu iki ibare, -zaten ilgisi yoktur- hiç alâkası olmayan yerlerde yer alır.



Ashab-ı kehfin sayısı hakkındaki iddiaları "gayba taş atmak" şeklinde nitelendiren Kur'an’ın, köpeklerinin ismini gizli bir şekilde belirttiği (?) iddiasının makul görünecek bir yanı yoktur.



Abdullah Aydemir, Tefsirde İsrailiyyat adlı eserinde, söz konusu köpeğin adını birçok tefsir kaynağından araştırarak 11 ayrı isim vermiştir.[197]



Kur'an’ın icazını bu şekilde gösteren zihniyete, aşağıdaki soruların cevaplarını bulmamız için Kur'an’ın hangi sayfasının neresini, nereye kadar delmemiz (!) gerektiğini sormaya herhâlde hakkımız vardır; çünkü bunlara da yanıt vermeleri yöntemlerinin tutarlı olmasının bir gereğidir.



1. Ashab-ı kehfin isimleri ne idi? Her hâlde Kur'an’ın, bu yiğitlerin isimlerini belirtilmesi, köpeğin ismini belirtmesinden daha anlamlı olsa gerektir.



2. Yiyecek almaya giden hangisiydi?



3. Şehirden alınan erzakın cinsi ne idi ve miktarı ne kadardı?



4. Köpek hangisinindi?



5. Köpeğin cinsi ve rengi ne idi?



...



Bu soruların cevaplarını birçok tefsir kaynağından toplayıp, bir araya getiren Aydemir şöyle demektedir:



İbn Cerir et-Taberî başta olmak üzere birçok müellifçe ashab-ı kehfin isimleri tek tek sayılmıştır. İsimlerin böylece tasrih edilmiş olması lüzumsuzdur. Çünkü, asgarî bir hesapla günümüzden 20-25 asır önce cereyan etmiş bir olayın kahramanlarının isimlerini -şayet ilâhî bir açıklama yoksa- bilmek mümkün değildir. Zaten, bunu araştırmaya lüzum da yoktur.



Açıkça anlaşılacağı üzere, ashab-ı kehfi teşkil eden gençlerin isimleri Acemî (Arapça dışında bir dil)dir. Herhangi bir şekil ve nokta ile zapt ve tespit bir hayli müşküldür. (...)



Sözü kısa kesmek gerekirse; bunlar açıkça İsrailiyattır.



Kur'an’da ve Hz. Peygamberin hadislerinde asla bahis konusu edilmeyen, bu ashab-ı kehfin köpeğinin adı, rengi ve cinsi ile ilgili beyanların da İsrailiyattan olduğunda şüphe yoktur.



Köpeğin rengi hususunda ihtilâf edilmiş ve çeşitli şeyler söylenmiştir. Buna ne lüzum vardır? Hakkında delil yoktur. Buna ihtiyaç da yoktur. Üstelik bunlar nehyedilmiş şeylerdendir. Çünkü, bunların dayanağı, aslı ve esası "gaybı taşlama"dan öteye gitmez. Bunların ehl-i kitap ismi ile anılan Yahudilerden ve Hristiyanlardan alındığı ve dolayısıyla İsrailiyat olduğu açıktır.[198]



Doğrusu, ümmetten İsrailiyat ile uğraşan, yukarıdaki soruların cevaplarını arayan birçok kişi olmuştur; fakat herhâlde Mushaf delme metodunu (!) bulan ve kullanan ilk kişi Said Nursî’dir.



Ashab-ı kehf kıssasını ve Kur'an’daki diğer kıssaları anlamak, düşünüp ibret almak yerine; böyle işlerle uğraşmak tekellüfün ta kendisidir. Hele bunları Kur'an’ın icazı diye takdim etmenin asla tutarlı bir yanı yoktur.



Mushafları delik deşik etmeye meraklı kardeşlerimize, yeni sorular bulmak bizim için hiç de zor olmayacaktır:



Hz. Adem’in yaklaşmaması istenen ağaç hangi ağaçtı?



Hz. Nuh gemiyi kaç yılda yaptı? Gemiye kaç kişi binmişti?



Hz. İsa’ya indirilen sofrada hangi yemekler vardı?



Hz. Yusuf kaç dirheme satıldı?



Hz. İbrahim’in aldığı dört kuş hangi kuşlardı?...




[193] Mektubat, 167, Ondokuzuncu Mektub/Mu’cizat-ı Ahmediyye/Onsekizinci İşaret/Elhâsıl.

[194] Kehf, 18/22.

[195] Fâtır, 35/13.

[196] Mu’cemu’l-Müfehres (Kur'an Kelimelerinin Anahtarı), çev. Mahmud Çanga, Timaş, 1986, 396.

[197] Abdullah Aydemir, Tefsirde İsrâiliyyât, DİB Yayınları, Ankara 1979, 170.

[198] Aydemir, Tefsirde İsrâiliyyât, 176-177.

usame
Ne diyor ayet?

وَلاَ رَطْبٍ وَلاَ يَابِسٍ إِلاَّ فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ

İlmin sınırı mı kardeş? Sen okuma, araştırma, araştıranları da tenkid etme, zira nefsin hakkında bildiklerin seni Ustad gibi bir alim-i mücahidi eleştirmekten geri koymalı. Edep meselesi bu...
TEVHİD
Tevhid-13 kardeşim

Çok ehemmiyetli olan bu meseleler hakkında verdiğin bilgiler için Allah razı olsun. Hakikaten bu mevzu her daim ihtilafa ve menfi olaylara sebep teşkil etmektedir. Bizler her daim öze bakanlardan olalım inşallah.

Selam ve dua ile
EsLeMNa
Üstadı eleştince ya da söylediği yanlış deyince elinize tam olarak neyin geçtiğine anlam veremiyorum..
TEVHİD
Eslemnacığım

Hangi üstad tan söz edilmekte. Merak ettim şimdi. thinking.gif

Selam ve dua ile
nasreddinhoca
Ashabı kehf kıssası ibret alınması gereken bir olaydır ve bir çok hikmetleri barındırır. Kıssayı bir köpeğe indirgemek ise nasibsizlikten başka bir şey değil. Nasib işte, kimine hikmet, kimine de köpek!!!
(Burada said Nursi'yi tenzih ederek söylüyorum, yanlış anlaşılmasın...)
Tevhid_13
Es-selamun aleykum ve rahmetullah.

Kardeşim ben önceki konudada dedim, elimde bir kaynak var risaliye nur'a reddiye diye bende sizinle birlikte okuyorum dedim burda size görüşleri sundum.. Eslemma Elime nemi geçti ne geçecek zaten ben elime bişey geçsin diye konuyu açmadım burda görüşleri değerlendirmek istedim.. Benımde bır bılgım yok bende sızın gıbı okuyorum ama benım tek farkım var istisnalar hariç gerçekten objektif okuyorum, Ustad eleştirilemez gözüyle okumuyorum bılmıyorum bazıları anladımı.. Önemli olan anlatılmak isnenı anlamak. Ben bu yazıları koyarken sızınle bırlıkte okuyorum ve görüşleri değerlendırıyorum. Yok böyle abuk subuk cevablar vereceksenız hiç yazmayın bana.. Elimize ne geçmişte bılmem neymiş. Bana bunun yalan olduguna dair bılgıler yada bu yazının saçma oldugunadair kafada sıkma değilde bir bilginiz varsa gerçekten görmek ıstıyorum.

Selam ve dua ile.


ALINTI(nasreddinhoca @ Oct 1 2007, 09:01 PM) *

Ashabı kehf kıssası ibret alınması gereken bir olaydır ve bir çok hikmetleri barındırır. Kıssayı bir köpeğe indirgemek ise nasibsizlikten başka bir şey değil. Nasib işte, kimine hikmet, kimine de köpek!!!
(Burada said Nursi'yi tenzih ederek söylüyorum, yanlış anlaşılmasın...)

Yazarda bunu dıyor aslında.
nasreddinhoca
ALINTI(Tevhid_13 @ Oct 1 2007, 11:36 PM) *

Es-selamun aleykum ve rahmetullah.

Kardeşim ben önceki konudada dedim, elimde bir kaynak var risaliye nur'a reddiye diye bende sizinle birlikte okuyorum dedim burda size görüşleri sundum.. Eslemma Elime nemi geçti ne geçecek zaten ben elime bişey geçsin diye konuyu açmadım burda görüşleri değerlendirmek istedim.. Benımde bır bılgım yok bende sızın gıbı okuyorum ama benım tek farkım var istisnalar hariç gerçekten objektif okuyorum, Ustad eleştirilemez gözüyle okumuyorum bılmıyorum bazıları anladımı.. Önemli olan anlatılmak isnenı anlamak. Ben bu yazıları koyarken sızınle bırlıkte okuyorum ve görüşleri değerlendırıyorum. Yok böyle abuk subuk cevablar vereceksenız hiç yazmayın bana.. Elimize ne geçmişte bılmem neymiş. Bana bunun yalan olduguna dair bılgıler yada bu yazının saçma oldugunadair kafada sıkma değilde bir bilginiz varsa gerçekten görmek ıstıyorum.

Selam ve dua ile.


ALINTI(nasreddinhoca @ Oct 1 2007, 09:01 PM) *

Ashabı kehf kıssası ibret alınması gereken bir olaydır ve bir çok hikmetleri barındırır. Kıssayı bir köpeğe indirgemek ise nasibsizlikten başka bir şey değil. Nasib işte, kimine hikmet, kimine de köpek!!!
(Burada said Nursi'yi tenzih ederek söylüyorum, yanlış anlaşılmasın...)

Yazarda bunu dıyor aslında.



Muhterem seni tenzih etmeyi unuttum kusura bakma...
Haklı olduğun hususlar var ve bende katılıyorum...
Objektif okuma biçimiz yerinde dir...
İsabetlidir...
Kıtmir lafım başkalarına idi, nasibsizlere...
Nasibsizler dediğim malesef kehf kıssasını bir köpeğe indirgeyenlerdir...
Ülkemizde halen bir köpeğin ticaretini yapan din tüccarları var...
Zemahşeri
Hiç bir alim ve zat bu dinden üstün değildir.Allah'ın ayetinde özellikle ikaz ettiği yanlışa düşmek büyük hatadır her alimde hata yapar.
usame
Arkadaşlar önce bu nefretinizin sebebine bi inin. Hemen ne nefreti demeyin. Bakın kendi içinize. Sizin kızgınlığınız Ustad Bediuzzaman mı yoksa onun tabisi olduğunu iddia edip dediğinin tersini yapanlaramı?

2. si; HZ Ali kılıcım kaybolsa Kur'an'dan bulurum diyor, köpeğin ismi bile Kur'an'da var ise ve sen bulamıyorsan bulana niye kızıyorsun? Bak yukarda yazdık ayeti, yaş ve kuru ne varsa bu kitapta yazılıdır diyor Allah, siz bulamıyorsanız bulanın ne suçu var?

İlmi yetene hodri meydan diyor Bediuzzaman, buyrun sizde haşri, ruhu, eneyi, kaderi ondan daha iyi isbat edin, imanımızı kuvvetlendirin, yok edemiyorsanız kendi işinize bakın kardeşim, düşmanlık edecek kafir çoktur, nefislerinize ve gunahlarınıza duşmanlık edin.,

Hele hele Abdulaziz Bayındır denen ama kendi harabe olan bir adamın yazılarıyla buraya gelmeyin kardeşim, ilminiz yetiyorsa oturun 25. söz gibi i'caz-ı kur'an'ı beyan eden bir risale yazın, ve bayındır yazsın, anca konuşuyor çünkü. Veya işaratul İ'caz gibi bir tefsir yazın. Veya susun kardeşim, yapamayacaksanız susun.
usame
Objektif olan Tevhid-13 kardeş, bak senin Bayındıra karşı Ali Eren ne yazmış? Sen zahmet edip risalei nuru bir oku bakalım, hatta sadece İşarat-ul İ'cazı bir oku, sonra da Bayındırın ne hkadar harab olduğunu anlamazsan gel parmağını gözüme sok.

[b]Türbeleri Ziyaret Edenler Putperest mi?[/b] [b]Ali EREN
Akit Gazetesi 8 Ocak 2001 Pazartesi
[/b]

[b]
[/b]

[b]Siyasi dostlukların dışında, Müslümanların Müslümandan başka dostu olamaz. Her ne kadar Hıristiyan ve Yahudiler bize dost gibi görünseler de kalben dost olmaları mümkün değildir.[/b]

[b]Yaşanılan hadiseler de hep bunu göstermektedir.[/b]

[b]Kur’an-ı Kerim bunu ta 1400 sene önceden haber vermiş:[/b]

[b]“Onların dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar asla senden razı olmayacaklardır.” (Bakara, 120)[/b]

[b]Bizi Avrupa Birliği’ne almamakta direnmelerinin sebebi de bu değil midir? Boşuna, “AB bir Hıristiyan birliğidir” demiyorlar herhalde!!![/b]

[b]Biz de Hıristiyan olsaydık, ortada hiçbir engel kalır mıydı? Mesele bu kadar açık…[/b]

[b]Onların bizden razı olmadıkları gibi, (yine siyasi dostluklar hariç) bizim de onları gönülden bağlanma ve sevgi gösterme manasında dost kabul etmemiz mümkün değildir.[/b]

[b]Zira bu hususta da yine Kur’an’ın beyanı açıktır:[/b]

[b]“Mü’minler, mü’minleri bırakıp da kafirleri dost edinmesin. Kimi bunu yaparsa artık onun Allah indinde hiçbir değeri yoktur.” (Âl-i İmran, 28)[/b]

[b]Dostun kim olacağı bu kadar açık olduğu halde, bazı kimseler mütedeyyin insanları adeta düşman ilan edip hedef tahtasına oturttular.[/b]

[b]Dünyada tek sapık topluluk varmış da, onlar da Müslümanlarmış gibi habire onları suçluyorlar…[/b]

[b]İstanbul Şehremini’nde benim de 4 sene kadar ikamet ettiğim sokakta bir türbe var: Oruç Baba Türbesi…[/b]

[b]Vatandaşlar, bilhassa kadınlar iftarını burada açmak için Ramazan’ın ilk günlerinde buraya akın eder, türbe ziyareti yaparlar.[/b]

[b]O gün Oruç Baba’yı ziyaret için gelenler etraf sokakları bile doldururlar.[/b]

[b]İftara yakın ilahiler okunur ve vakit gelince iftar edilir. Herkes birbirine ikramda bulunur…[/b]

[b]Peki bu insanlar ne yaparlar?[/b]

[b]Allah’a yalvardıkları gibi Oruç Baba’ya mı yalvarırlar?… Hayır!…[/b]

[b]Allah’tan isteyeceklerini Oruç Baba’dan mı isterler?… Hayır!…[/b]

[b]Allah’a ibadet ettikleri gibi Oruç Baba’ya ibadet mi ederler?… Hayır!…[/b]

[b]Hatta ziyaretçilerden birisine, “Burada yatan zata ibadet mi ediyorsun?” deseniz alacağınız cevap serttir ve “Ne münasebet!”ten ibarettir.[/b]

[b]Zaten Müslümanlar içinde insana ibadet eden sapık bir topluluk yoktur.[/b]

[b]O halde bu insanların niyet ve gayeleri nedir?[/b]

[b]İstek ve dileklerini orada yatan zatın hürmetine Allah’tan istemekten ibarettir.[/b]

[b]İşte sırf bu niyetlerinden dolayıdır ki, bazı din adamları(!) tarafından putperest ilan edilmektedirler.[/b]

[b]Gelin görün ki, daha Ramazan bitmeden ortaya çıkarılan ve Müslümanlarla alakası bulunmayan uyduruk Noel Babalara hiç mi hiç ses çıkarmayan bu sözde din adamları, kafayı Oruç Baba’ya ve onu ziyaret edenlere taktılar.[/b]

[b]Onlara buradan soruyorum:[/b]

[b]Sizin derdiniz niye Noel Baba’yla değil de ille de Oruç Baba’yla?…[/b]

[b]Müslümanlardan ne istiyorsunuz? Türbe ziyaretleri sizi niçin rahatsız ediyor?…[/b]

[b]Sizin gibi dinî tahsili olmayan bir Bülent Ersoy kadar bile olamadınız bu hususta…[/b]

[b]Bülent Ersoy, “Ben oralarda huzur buluyorum” diyordu.[/b]

[b]Siz ise huzuru, o ziyaretleri yapan insanlara “Müşrik, kafir” demekte buluyorsunuz.[/b]

[b]Ve türbeleri ziyaret edenlerin huzurunu bozuyorsunuz.[/b]

[b]Elinize almışsınız ziftli bir fırça, önünüze geleni kafirlikle karalıyorsunuz.[/b]

[b]Ey putperestlerle ilgili âyetin manasını saptıran ve sanki âyet türbe ziyareti yapanlarla ilgiliymiş gibi mana veren Allah’tan korkmaz adam!…[/b]

[b]Bir Hak dostunun kabrini ziyaret ettiler diye, mübarek Ramazan akşamı Sultanahmet Câmii yakınında onca Müslümanı putperest ilan ederken hiç mi irkilmedin?…[/b]

[b]Bilenler biliyorlar, sen de biliyorsun ki, o akşam hep vehhâbîce konuştun.[/b]

[b]Söyle!… Açık ol!… Mert ol!… Sen nesin?… Vehhâbî misin, ehl-i sünnet mi?[/b]

[b]Türbeleri ziyaret edenlerin kafir/putperest/müşrik olduklarını, vehhâbîlerden başka kim söylüyor? Bu suçlamayı yapanlar bir sen bir de vehhâbîler değil mi?[/b]

[b]Şehitler serdarı Hz. Hamza’nın kabrini dümdüz eden, başta mü’minlerin annesi Hz. Hatice’ninki olmak üzere bir çok türbeyi yıkanlar vehhâbîler değil mi?[/b]

[b]Hatta ve hatta Hz. Peygamberin türbesini bile yıkmaya kalkışanlar yine onlar değil miydi?[/b]

[b]Sana ne oluyor peki? Hangi Ehl-i Sünnet âlimi senin dediklerini söylüyor?[/b]

[b]Vehhâbîysen mertçe niye açıklamıyorsun!… Değilsen nesin?…[/b]

[b]İşte verdiğin yanlış manayı düzgün veriyorum ki, millet saptırmanızı anlasın…[/b]

[b]Türbe ziyaret edenlere putperest demek için okuduğun âyetlerin manası şöyle:[/b]

[b]“Gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları, biz şüphesiz yerli yerince ve belli bir süre için yarattık. Küfredenler (kafirler) uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.[/b]

[b]De ki: Söylesenize! Allah’ı bırakıp taptığınız şeyler yeryüzünde ne yaratmışlar, göstersenize bana. Yoksa onların göklerle ortaklıkları mı vardır? Eğer doğru söyleyenlerden iseniz, bundan evvel (size indirilmiş) bir kitap yahut bir bilgi kalıntısı varsa onu bana getirin.[/b]

[b]Allah’ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere tapandan daha sapık kim olabilir? (Oysa) onlar, bunların tapmalarından habersizdirler.” (Ahkaf, 4, 5, 6)[/b]

[b]Değerli okuyucular![/b]

[b]Türbeleri ziyaret edenlere işte bu âyete dayanarak putperest diyorlar…[/b]

[b]Halbuki o türbedeki zatlara tapan yok. Ama bazıları ille de siz tapıyor kabul ediyorlar. Ne var ki, bu inanç bize ait değil, sadece ve sadece vehhâbîlere aittir.[/b]

[b]Ey ziyaretçiler! Siz sapık değilsiniz… Esas sapıklar size putperest diyenlerdir.[/b]

[b]“Peygamber de ölmüştür, o da bir şey duymaz” diyenler, “Ziyarette sadece ‘Selam senin üzerine olsun ya Resulullah’ denir” derken kendi içlerinde bile tutarsız olduklarının farkında bile değillerdir.[/b]

[b]Duymayan, ölü olan bir kimseye hiç böyle hitap edilir mi?[/b]

[b]Oruç Baba’nın şahsında bütün evliyayı hedef alanlara dikkat edin sayın okuyucular… Noel Baba hakkında onlardan olumsuz bir söz duyacak mısınız bakalım?…[/b]

[b]Niye olsun ki! Onların dertleri ancak Müslümanlarla… Sözleri ise vehhâbîce…[/b]

[b]Öyle değil mi beyefendi! Vehhâbîlerle sizin sözleriniz aynı değil mi?[/b]


nasreddinhoca
Ebul heyyac-hayyan b. husayn der ki: Bir gün Hz.Ali (ra) bana: Rasulullah'ın beni görevlendirip gönderdiği bir vazifeyle seni göndereyim mi? gördüğün bütün canlı resimleri yok et ve karşılaştığın tüm yüksek mezarları yerle bir et. Bu hadis müslim de geçmektedir..

Cabir (ra) anlatıyor: Rasulullah, kabrin kireçle sıvanmasını, üzerine oturulmasını ve üzerine bina yapılasını yasaklamıştır. Bu hadis te müslim de geçer...

Rasululah (sav) şöyle demiştir: Allah'ım benim kabrimi tapınılan bir put haline gelmesine müsade etme. Allah'ın gazabı rasullerinin kabrini mescid edinenlere şiddetli olur...
İmam Malik ve imam Ahmet rivayet ederler...

yine şöyle der rasulullah: benim kabrimi merasim yeri haline getirmeyiniz. Siz bana salat ve selam gönderiniz. nerede olursanız olun sizin salatınız bana erişir. Ebu Davut sahih senedle...

hristiyanların meryem oğlu isayı övdükleri gibi beni övmekte aşırı gitmeyin. BEN, ALLAH'IN KULUYUM. BENİM HAKKIMDA: ALLAH'IN KULU VE RASULÜ DEYİN...BUHARİ VE MÜSLİMDE GEÇER BU RİVAYET....

ALEMLERE RAHMET RASULULLAH (SAV): SAKIN AŞIRI GİTMEYİN, SİZDEN ÖNCEKİ KAVİMLERİN MAHVOLMALARININ SEBEBİ AŞIRI GİTMELERİ OLMUŞTUR... Ahmed, Tirmizi, İbni Mace....

daha ne diyeyim ki... ne anlatayım....yetmez mi,,,


Said Nursi'den vehhabi düşmanlarına itidal üzere cevaplar...

Vehhabilik ne hikmete mebnîdir?



Vehhâbiler kendilerini Ahmed İbni Hanbel mezhebinde sayıyorlar…

ehl-i bid'attan olan Vehhâbiler… Ehl-i Sünnete galebe ettiler

bu Vehhâbi hâdisesine yalnız Vehhâbilerin Ehl-i Sünnete karşı müfritâne (tedbirde haddi aşarak) bir tecavüzü nazarıyla bakmayacağız. Belki Ehl-i Sünnet, bir sû-i hareketiyle (kötü hareketiyle) kadere fetvâ vermiş ki, Vehhâbileri Ehl-i Sünnete taslît (musallat) etmiş.

Hadis-i sahîh ile sabit olan ziyaret-i kubûr (kabirlerin ziyareti) ve makberistana hürmet-i şer'iye (kabristana dini hürmet) sûistimâl edildi, gayr-i meşrû hâdiseler zuhura (meydana) geldi

o kabir sahibini âdetâ sahib-i tasarruf (tasarruf sahibi) ve kendi kendine medet verecek bir kudret sahibi tasavvur edip (düşünüp) , âmiyâne (körü körüne), câhilâne takdis edildi (kutsallaştırıldı). Hattâ o dereceye varmış ki, namaz kılmayanlar, o mâruf (bilinen) ve meşhur türbelere kurban kesip, ona yalvarıyordu. İşte bu müfritâne (haddi aşmış) hâl, kadere fetvâ verdi ki, o muharribi (tahripçiyi) onlara musallat etsin.

şu gafil maddî asırdaki insanlar, mütedeyyin (dindar) de olsa, esbâba fazla sarılmalarına hikmet-i şer'iye (Dini Hikmet) müsaade etmiyor. İşte buna binâen, evliyânın ve eâzım-ı İslâmiyenin (Allah dostları ve büyük islam alimlerinin) türbelerine birer mukaddes (kutsallaştırılmış) ziyâretgâh nazarıyla bakmak, o hikmet-i şer'iyeye şu zamanda pek muvafık (uygun) düşmediğinden, kader-i İlâhî onu tâdil etmek (düzeltmek) istedi ki, bunları musallat etti.

eâzım-ı İslâmiyenin nâmdarlarını (meşhur islam büyüklerini) , hâşâ enâniyetle (olmayan bir bencillikle) itham ettiklerinden, hem o ehl-i gaflet ve dalâlet kendileri Allah'ı tanımadıkları için, çok şeylere, çok zatlara birer nevî rubûbiyet ( Rablik) tahayyül ettikleri…

eâzım-ı İslâmiyenin (İslam büyüklerinin) türbelerine câhilâne ve müfritâne (haddi aşan) bir sûrette avâmların takdîs derecesinde hürmetleri, elbette hikmet-i şer'iye noktasında kader münâsip (uygun) görmedi ki; bu muharripleri (tahripçileri) Ehl-i Sünnete taslît (musallat) etti. Onlarla tâdil edecek (düzeltecek).

Vehhâbilerin seyyiât (kabahatleri) ve tahribâtlarıyla beraber, medâr-ı şükran (teşekkür edilecek) bir cihetleri (yönleri) var

Namaza çok dikkat ediyorlar. Şeriatın ahkâmına (şeriatın hükümlerine) tatbik-i harekete (uygulamaya) çalışıyorlar. Başkaları gibi lâkaytlık etmiyorlar (kayıtsızlık göstermiyorlar) . Güyâ dinin taassubu nâmına tecâvüz ediyorlar. Başkaları gibi dinin ehemmiyetsizliğine binâen şeâir-i diniyeyi (dini temsil eden şeyleri) tahrip etmiyorlar. Hem, Vehhâbilik az bir fırkadır. Koca âlem-i İslâmın havz-ı kebîri (büyük havuzu) içinde ya erir, ya itidâle (normal hale) gelir; çünkü menbâı (kaynağı) hâriçte değil ki, âlem-i İslâmı bulandırsın. Menbâı hariçte olsaydı, çok düşündürecekti...

Tevhid_13
Kardeşim sen nediyosun. Kim kime düşmanlık yapıyor.. ozaman Nuh'un gemisi kaç tahta kuranda yazıyomu bakım söyle..!

Bu yazının sahıbı bayındır değil öyle zanlarda bulunma saçma sapan şeyler yazma buraya sen nerden biliyosun bu yazıların sahibi bayındır..?

Bu yazıları yazan ABDULLAH TEKHAFIZOĞLU diye bir şahıs tamam mı.

Hadi biz kimseye kin veya başka bişe tuttugumuz yok biz buraya bişeler yazdık ve senden böyle bır açıklama beklemıyorum. Bu yazarbazı delillerle bişeler yazmış sende görüşlerini belirttin Teşekkurler arkadasım. Ama seni böyle kötü zanlarda bulunamamanı tavsıye ederim


''Onların birçoğu zandan başka bir şeye uymaz. Zan ise haktan hiç bir şeyin yerini tutmaz. Şüphesiz ki, Allah onların ne yaptıklarını bilir.''(Yunus suresi 36, ayet)
Fedai
ALINTI(Tevhid_13 @ Oct 1 2007, 11:36 PM) *

Kardeşim ben önceki konudada dedim, elimde bir kaynak var risaliye nur'a reddiye diye bende sizinle birlikte okuyorum dedim burda size görüşleri sundum.. Eslemma Elime nemi geçti ne geçecek zaten ben elime bişey geçsin diye konuyu açmadım burda görüşleri değerlendirmek istedim.. Benımde bır bılgım yok bende sızın gıbı okuyorum ama benım tek farkım var istisnalar hariç gerçekten objektif okuyorum, Ustad eleştirilemez gözüyle okumuyorum bılmıyorum bazıları anladımı.. Önemli olan anlatılmak isnenı anlamak. Ben bu yazıları koyarken sızınle bırlıkte okuyorum ve görüşleri değerlendırıyorum. Yok böyle abuk subuk cevablar vereceksenız hiç yazmayın bana.. Elimize ne geçmişte bılmem neymiş. Bana bunun yalan olduguna dair bılgıler yada bu yazının saçma oldugunadair kafada sıkma değilde bir bilginiz varsa gerçekten görmek ıstıyorum.
Selam ve dua ile.[/color]


Objektif okuyorum diyorsunuz da anlamadım bir türlü

Neden hep tasavvuf karşıtı, cemaat karşıtı şeyler okuyorsunuz.

Madem okuyorsunuz okuduklarınızı buraya ne amaçla taşıyorsunuz?

Sizin kafanız bulanıyorsa, zahirde kalıyorsanız neden başka kafaları da bulandırıyorsunuz

Zahirle batını birleştirene veya birleştirmek isteyene neden mani olmaya çalışıyorsunuz.

Neden yol alıp ta gitmek isteyene bie manada mani oluyorsunuz

Ben bu kadar yazınızın içinde

OBJEKTİF OLARAK TASAVVUF AİT BİR ESER OKUDUĞUNUZU ve BUNDAN FAYDALANMAK İSTEDİĞİNİZİ GÖRMEDİM

Tek yaptığınız tasavvuf ve cemaat düşmanlığı.

ALINTI(Tevhid_13 @ Oct 1 2007, 11:36 PM) *

ALINTI(nasreddinhoca @ Oct 1 2007, 09:01 PM) *

Ashabı kehf kıssası ibret alınması gereken bir olaydır ve bir çok hikmetleri barındırır. Kıssayı bir köpeğe indirgemek ise nasibsizlikten başka bir şey değil. Nasib işte, kimine hikmet, kimine de köpek!!!
(Burada said Nursi'yi tenzih ederek söylüyorum, yanlış anlaşılmasın...)

Yazarda bunu dıyor aslında.


Yazar aslında onu demiyor. Yazar aslında NASİPSİZ olduğunu beyan ediyor.

Ashabı kehf kıssasında KITMİR in önemi vardır.

Önemi SADAKATIdır

Hangimiz bir köpek kadar sadık olduk ta bu yolda yol almaya gayret ettik.

Birbirimizi yemekten didişmekten başka ne yaptığımız var

Ama bakın bir kıssayla anlatılana.

Bir köpek bile ne kadar SADIK.

Kıtmirin geçtiği her yerde anlatılan budur.

---

Yazar bu eseri Süleymaniye Vakfı ndan neşretmiş.

Meşhur Ferid Aydın da buradan neşretmişti.

Linki de bu

http://www.suleymaniyevakfi.org/modules/ki...ewcat.php?cid=1

Sayfada bir ikisinin dışında tarikat, tasavvuf düşmanlığına ait kitaplardan başka şey yok.

Nerde tasavvuf tarikat cemaat karşıtı bir yazı varsa hep buradan türüyor ne hikmetse

Apaçık belli niyet.

Bu da

ABDULLAH TEKHAFIZOĞLU na reddiyeler linki

http://www.nurforum.org/forum/index.php?topic=6682.30

Objektif objektif okuyun

Tevhid_13
1.si ne okuyacagımı sana sormam ben sen neden hep tasavvufi yazılar okuyosun, neden genellıkle tasavvuf konusunda yer alıyor ve yazılarının, mesajlarının çoğu tasavvuf bölünmunde diye bır soru sormuyosam sende bana böyle soru soramazsın ben ne istersem onu okurum. Burayada koyarım zaten şüphesi olmıyanbu sabaha kadar da okusa o kişinin inancında zerre kadar bir şüphe girmez.. Ben bu yazıları koyuyorum ve paylaşıyorum neden mı..? kardeşim bunun nedenımı var paylasmak için dedik işte başka ne arıyosun. sen objektif olmadıgımı düşüne bilirsin benı ilgilendırmıyor sen böyle zanda bulunmuş olursun sadece. Ben belkı burda bu konuda bılgısı olanlar vardır diye koyuyorum. bu yazıyı türütecek bir yiğit arıyorum belki bizi bılgılendırecek bırını böyle kafadan sıkma konusacak bırını aramıyorum ben.. Forum paylaşmaktır bende yazıları ğaylaşmak istedim ve ne istiyosam onu paylaşırım senın hoşuna gitmıyorsa sende okumadan geçersın. Senınle tartışacak halım yok benım zaten burda bızı böyle yok o düşmanı bu düşmanı diyip durma.. Sizin gibi bozuk düşünceleri çürütüyoruz sonrada düşman oluyoruz.. Siz kuran sünnet diye insanlara bidat ve hurafeden başka bişe sunmuyosunuz. Ben said nursiye bişe demedim farkındaysan adam böyle yazılar koymuş ve bende bilgi istiyorum ne kadar doğru bu yazı diye. Hoşuna gitmıyorsa bakmazsın kardeşim be diyelım.
Fedai
ALINTI(Tevhid_13 @ Oct 3 2007, 01:11 AM) *

1.si ne okuyacagımı sana sormam ben sen neden hep tasavvufi yazılar okuyosun, neden genellıkle tasavvuf konusunda yer alıyor ve yazılarının, mesajlarının çoğu tasavvuf bölünmunde diye bır soru sormuyosam sende bana böyle soru soramazsın ben ne istersem onu okurum. Burayada koyarım zaten şüphesi olmıyanbu sabaha kadar da okusa o kişinin inancında zerre kadar bir şüphe girmez.. Ben bu yazıları koyuyorum ve paylaşıyorum neden mı..? kardeşim bunun nedenımı var paylasmak için dedik işte başka ne arıyosun. sen objektif olmadıgımı düşüne bilirsin benı ilgilendırmıyor sen böyle zanda bulunmuş olursun sadece. Ben belkı burda bu konuda bılgısı olanlar vardır diye koyuyorum. bu yazıyı türütecek bir yiğit arıyorum belki bizi bılgılendırecek bırını böyle kafadan sıkma konusacak bırını aramıyorum ben.. Forum paylaşmaktır bende yazıları ğaylaşmak istedim ve ne istiyosam onu paylaşırım senın hoşuna gitmıyorsa sende okumadan geçersın. Senınle tartışacak halım yok benım zaten burda bızı böyle yok o düşmanı bu düşmanı diyip durma.. Sizin gibi bozuk düşünceleri çürütüyoruz sonrada düşman oluyoruz.. Siz kuran sünnet diye insanlara bidat ve hurafeden başka bişe sunmuyosunuz. Ben said nursiye bişe demedim farkındaysan adam böyle yazılar koymuş ve bende bilgi istiyorum ne kadar doğru bu yazı diye. Hoşuna gitmıyorsa bakmazsın kardeşim be diyelım.


BEnim yazılarım elbet tasavvuf bölümünde olacak.

Çünkü Hamdolsun tasavvuf ehliyim.

Kim ne ehliyse yazısı da o oluyor.

Sizin yazılarınızın iyi yönde POZİTİF paylaşım olmadığını düşünüyorum. ÇÜnkü devamlı tasavvuf düşmanlığı ve sanki Evliya düşmanlığı var gibi gizli gizli

Ben senin objektif olmadığını düşünüyorum. Öyle olsan her iki tarafı da okuyup ona göre kendi fikrinden beyan edersin. Sen öyle yapmıyorsun. Sürekli TEK TARAFTASIN

Sizin bizim gibi düşünceleri çürütmek için çok ekmek yemeniz lazım.

Siz aklınız sıra çürüttüğünüzü sanırsınız. Tıpkı RÜYA olayı gibi. Olmadı HAdise kadar yalanlarsınız. YAzılar orada

Bizde düşmanlık olmaz. Bizim kızdığımız şey direk ŞİRK, KÜFÜR, KAFİR likle itham etmeniz.

Bizim Allah CC dostu olarak bildiklerimize olmadık şeuler söylemeniz.

Gerisi boş laf.

Siz yazınıda bilgi istemiyorsunuz. Birisinin yazdığı YANLIŞI alıp buraya DOĞRU imiş gibi getiriyorsunuz.

İlk yazınızda nerede diyor bilgi istiyorum diye?

Bilgi öyle istenmez. Dersi nki böyle bir yazı var. Bilgisi olan arkadaş cevap ersin dersin.

Bilgi istiyorsanız işte size link.

Buyrun okuyun bilginizi alın.

Hatta buraya getirip copy/pasteleyin

Herkes faydalansın
TEVHİD
Kardeşlerim

Birbirimize menfi ithamlarda bulunmadan konuları tartışalım inşallah.Resulullah ahlakı da bunu gerektirir inşallah.

Selam ve dua ile
Tevhid_13
Bak fedai kardeş ben neyi nasıl soracagımı senden iyi bilirim.. Senın zanların yüzünden ben soru şeklımi değiştiremem sen işine bak kardeşim varsa reddiyen koyarsın ben nasıl sormam gerektıgını düşündüysem öyle sordum isteyen istediği gibi anlar ne dıyelım. Rüya konusundada sana konu açtım hadi buyur bakalım. bir tane hadis buldun bakıyorumda heryerde bahsetmeye cürret ediyorsun senın gıbılere burda susmakta yaramıyor hadi bakalım gelde cevap ver burdakı arkadaslarda takip etsinler bakalım.

http://www.islamiforum.com/index.php?showt...mp;#entry208845
usame
ALINTI(Tevhid_13 @ Oct 3 2007, 12:09 AM) *
Kardeşim sen nediyosun. Kim kime düşmanlık yapıyor.. ozaman Nuh'un gemisi kaç tahta kuranda yazıyomu bakım söyle..!

Bu yazının sahıbı bayındır değil öyle zanlarda bulunma saçma sapan şeyler yazma buraya sen nerden biliyosun bu yazıların sahibi bayındır..?

Bu yazıları yazan ABDULLAH TEKHAFIZOĞLU diye bir şahıs tamam mı.

Hadi biz kimseye kin veya başka bişe tuttugumuz yok biz buraya bişeler yazdık ve senden böyle bır açıklama beklemıyorum. Bu yazarbazı delillerle bişeler yazmış sende görüşlerini belirttin Teşekkurler arkadasım. Ama seni böyle kötü zanlarda bulunamamanı tavsıye ederim


''Onların birçoğu zandan başka bir şeye uymaz. Zan ise haktan hiç bir şeyin yerini tutmaz. Şüphesiz ki, Allah onların ne yaptıklarını bilir.''(Yunus suresi 36, ayet)


Bu Abdullah Tekhafızoğlu denen adamı piyasa gören bilen tanıyan vvarmı? Yoksa bu adam bizzat .bayındırın ta kendisimidir?

Tevhid13 efendi, sen madem oğrenmek için okuyorsun, derdin fitne çıkarmak değil, şunu bil evvela, her bir mes'elesinin başında bir ayet ve her bir mes'elesi o ayetin iamni yönünün tefsiri olan Risale-i Nurlara karşı yazılan ve seninde guya kaynak olarak aldığın o ERREDDUALERRESAIL adlı yazı en başta BESMELE ile başlamaz, besmele ile başlamayan kitapların okunması caiz değildir. Eger hayırlı bişey olaydı zaten Allah'ın adıyla başlardı. Kitabı aç bakalım, ilk alıntı nerden yapılmış? Şöyle demiş;




İnsanoğlu, büyük adam olmak için heveslerle doludur, fakat bir gün anlar ki, sadece bir küçük adamdır; mutlu olmak için heveslerle doludur, fakat bir gün anlar ki, sadece mutsuzdur; mükemmel olmak için büyük hevesler taşır, fakat bir gün anlar ki, sadece kusurlarla doludur; insanlar tarafından sevilen ve sayılan bir kimse olmak için devamlı ümitler taşır, fakat bir gün anlar ki, kusurlarından dolayı insanların sadece horgörüsüne lâyıktır.*



* Pascal, Pensées.


Şimdi tanı adamını, Ustadıma dil uzatan bu adi adamın referansı bir kafirdir. Peki Rasulullah ne diyor?

Rasulü Ekrem Efendimiz’in hadisi şeriflerinde de şöyle varid olunmuştur. “Besmele her kitabın anahtarıdır.” Bir diğer hadisi şerifte: “Her mühim iş ki bismillah ile başlanmamıştır, güdüktür vesselam.” Elbette Allah’u Teala’nın ismiyle başlanmayan herhangi bir iş O’nun huzuru izzetine arz olunmaz, olunmayınca da güdük ve ebter kalır. (Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri, 1/46)

Peki Ustadım risalei nura nasıl başlamış? Sözler kitabını açın, 1. söz: Bismillah nedir?
Ne demiş Ustadım;


-1-
-2-
-3-

Ey kardeş! Benden birkaç nasihat istedin. Sen bir asker olduğun için, askerlik temsilâtiyle, sekiz hikâyecikler ile birkaç hakikati nefsimle beraber dinle. Çünkü, ben nefsimi herkesten ziyâde nasihate muhtaç görüyorum. Vaktiyle sekiz âyetten istifade ettiğim "Sekiz Söz"ü, biraz uzunca, nefsime demiştim. Şimdi, kısaca ve avâm lisânıyla nefsime diyeceğim. Kim isterse beraber dinlesin.

BİRİNCİ SÖZ

Bismillâh her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız.
Bil ey nefsim! Şu mübârek kelime İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcudâtın lisân-ı haliyle vird-i zebânıdır. Bismillâh ne büyük tükenmez bir kuvvet, ne çok bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle. Şöyle ki:


...............



senin kaynağın olan bu adamın yazdığı reddiye kitabın başını açınca reddolunur. Adam olaydı zaten, Ustada reddiye yazmazdı ya neyse. Sen referans aldıklarına dikkat et, sonu güdük kalmasın...






Tevhid_13
Kardeş o şahıs bayındırmıdır bılmem ama kitapta bayındırdır demıyor sanamı inanayım kıtaptakı yazarın ismınemı..

Besmele konusunda senın gıbı dusunmuyorum. Olabilir besmeleyle baslamadı dıye sımdı ne yapalım yanı sende açarken besmeleyle baslarsın nıtekım çoğu kitaplar besmeleyle baslamaz.. Neyse bu konuda ben artık bişe demiyorum madem böyle düşünüyosunuz Bende bundan sonra bu konuda bişe yazmam kardeşim kusura bakmayın. Eğer ki bunu adına fitne diyosanız benım diyuecek birşeyim yoktur. Ama unutmayın forum paylaşmaktır. Sizin yaptıgınız direk inkarla bir yere varamazsınız. Önce kaynagını vereceksınız sonra inkar edeceksınız bunuda bır acizane tavsıye olarak alın bence. Neyse tamam kardeşim ama önderleri laf söylenmez eleştirilmez olarak görmeyın. Besmele yok dıyede bu kıtap okumaz demeyın bugun okullardada besmelesız başlıyan kitaplara muhattab olmussunuzdur. Sende açarken besmeleyle baslarsın burda böyle basıt bır şeye takılmak bence gereksız.
usame
ALINTI(Tevhid_13 @ Oct 3 2007, 10:57 AM) *
Kardeş o şahıs bayındırmıdır bılmem ama kitapta bayındırdır demıyor sanamı inanayım kıtaptakı yazarın ismınemı..

Besmele konusunda senın gıbı dusunmuyorum. Olabilir besmeleyle baslamadı dıye sımdı ne yapalım yanı sende açarken besmeleyle baslarsın nıtekım çoğu kitaplar besmeleyle baslamaz.. Neyse bu konuda ben artık bişe demiyorum madem böyle düşünüyosunuz Bende bundan sonra bu konuda bişe yazmam kardeşim kusura bakmayın. Eğer ki bunu adına fitne diyosanız benım diyuecek birşeyim yoktur. Ama unutmayın forum paylaşmaktır. Sizin yaptıgınız direk inkarla bir yere varamazsınız. Önce kaynagını vereceksınız sonra inkar edeceksınız bunuda bır acizane tavsıye olarak alın bence. Neyse tamam kardeşim ama önderleri laf söylenmez eleştirilmez olarak görmeyın. Besmele yok dıyede bu kıtap okumaz demeyın bugun okullardada besmelesız başlıyan kitaplara muhattab olmussunuzdur. Sende açarken besmeleyle baslarsın burda böyle basıt bır şeye takılmak bence gereksız.


Ben sana kendi fikrimi beyan etmedim, Rasulullahın hadisini aktardım, sen ister tutarsın, ister tutmazsın. Besmele ile başlamayan kitapları okumak caiz değildir diyen de islam ulemasıdır. Mecburi haller ayrıdır, istisnai durumdur. Ama o kadar çok istisna var ki kaide olmuş nerdeyse. Rasulullah sana diyor ki; Ey Tevhid13, bak sen gittin bir yazıyı referans aldın, benim alimleirmden birine dil uzattın, senin referansın Allah'ın adıyla başlamadığı için sonu kesiktir, ebterdir, güdüktür, rahmetten uzaktır.

İslam uleması islami olmayan bir metodla eleştirilmez. Hem sen Ustadıma göre ilkokul talebesi bile değilsin, en başta o medrese ulemasının 15 yılda okuduğu 90 cilt kaynağı okuyacaksın, anlayacaksın, hazmedeceksin sonra Ustada karşı konuşabilirsin. Senin yaptığın ana okulu talebesi olanın ord. profa sen bilmiyorsun demesine benziyor...

Herkes haddini yerini bilmeli kardeşim:..

Tevhid_13
İlâhî! Hamdini sözüme sertâc ettim, zikrini kalbime mi’râc ettim, Kitabını kendime minhâc ettim. Ben yoktum vâr ettin, varlığından haberdâr ettin, aşkınla gönlümü bîkarâr ettin. İnayetine sığındım, kapına geldim, hidayetine sığındım lûtfüne geldim, kulluk edemedim afvine geldim. Şaşırtma beni, doğruyu söylet, neş'eni duyur, hakikati öğret. Sen duyurmazsan ben duyamam, sen söyletmezsen ben söyleyemem, sen sevdirmezsen ben sevdiremem. Sevdir bize hep sevdiklerini, yerdir bize hep yerdiklerini, yâr et bize erdirdiklerini. Sevdin habibini kâinata sevdirdin: Sevdin de hıl'at-i risaleti giydirdin: Makam-ı İbrahim’den makam-ı Mahmud’a erdirdin. Server-i asfiyâ kıldın. Hatem-i Enbiyâ kıldın. Muhammed Mustafâ kıldın. Salât-ü selâm, tahiyyât-ü ikram, her türlü ihtiram ona, onun Âl-ü Eshab-ü etbaına ya Rab!

Aynı adam bunlarıda yazmış ama bir alt satırda..! belki orda kitabına giriş daha yapmamış bu yazılardan sonra yapmıştır.

Bak çogu kitaptada besmeleyle baslamaz. Hamd ederek baslar genellıkle. Neyse kardeş senın görüşün bu bişe diyemem.

Bu arada bana o dediğin besmeleyle ilgili hadisin tam metnini veririmisin..

Okumazlıgına dair delili istiyorum senden.

Ve aynı adam kitaba giriş yaparkende bunları yazıyor kardeş..

ÖNSÖZ


Hamd, Allah içindir. Ona hamdederiz, ondan yardım dileriz, günahlarımızı bağışlaması için ona yalvarırız. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden ona sığınırız. Allah’ın hidayet ettiğini saptıracak, saptırdığına da hidayet edecek yoktur. Allah’tan başka ilâh bulunmadığına şehadet ederiz. Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğuna da şehadet ederiz. Allah’ın salât ve selâmı, kendisinden sonra ne bir nebi ne de bir resul gelecek olan Hz. Muhammed’in ve tertemiz âlinin üzerine olsun. Şüphesiz ki, sözlerin en güzeli Allah’ın Kitabıdır; yolların en güzeli Muhammed’in yoludur. İşlerin en kötüsü ise dinde sonradan çıkarılan şeylerdir ve her bid'at bir sapıklıktır. Bundan sonra deriz ki:


Bak ben bu adamı savdundugumdan bunları yazmıyorum ama senın bu konuya bu kadar kafanı takman inan yersiz.

usame
ALINTI(Tevhid_13 @ Oct 3 2007, 11:21 AM) *
İlâhî! Hamdini sözüme sertâc ettim, zikrini kalbime mi’râc ettim, Kitabını kendime minhâc ettim. Ben yoktum vâr ettin, varlığından haberdâr ettin, aşkınla gönlümü bîkarâr ettin. İnayetine sığındım, kapına geldim, hidayetine sığındım lûtfüne geldim, kulluk edemedim afvine geldim. Şaşırtma beni, doğruyu söylet, neş'eni duyur, hakikati öğret. Sen duyurmazsan ben duyamam, sen söyletmezsen ben söyleyemem, sen sevdirmezsen ben sevdiremem. Sevdir bize hep sevdiklerini, yerdir bize hep yerdiklerini, yâr et bize erdirdiklerini. Sevdin habibini kâinata sevdirdin: Sevdin de hıl'at-i risaleti giydirdin: Makam-ı İbrahim’den makam-ı Mahmud’a erdirdin. Server-i asfiyâ kıldın. Hatem-i Enbiyâ kıldın. Muhammed Mustafâ kıldın. Salât-ü selâm, tahiyyât-ü ikram, her türlü ihtiram ona, onun Âl-ü Eshab-ü etbaına ya Rab!

Aynı adam bunlarıda yazmış ama bir alt satırda..! belki orda kitabına giriş daha yapmamış bu yazılardan sonra yapmıştır.

Bak çogu kitaptada besmeleyle baslamaz. Hamd ederek baslar genellıkle. Neyse kardeş senın görüşün bu bişe diyemem.

Bu arada bana o dediğin besmeleyle ilgili hadisin tam metnini veririmisin..

Okumazlıgına dair delili istiyorum senden.

Ve aynı adam kitaba giriş yaparkende bunları yazıyor kardeş..

ÖNSÖZ


Hamd, Allah içindir. Ona hamdederiz, ondan yardım dileriz, günahlarımızı bağışlaması için ona yalvarırız. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden ona sığınırız. Allah’ın hidayet ettiğini saptıracak, saptırdığına da hidayet edecek yoktur. Allah’tan başka ilâh bulunmadığına şehadet ederiz. Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğuna da şehadet ederiz. Allah’ın salât ve selâmı, kendisinden sonra ne bir nebi ne de bir resul gelecek olan Hz. Muhammed’in ve tertemiz âlinin üzerine olsun. Şüphesiz ki, sözlerin en güzeli Allah’ın Kitabıdır; yolların en güzeli Muhammed’in yoludur. İşlerin en kötüsü ise dinde sonradan çıkarılan şeylerdir ve her bid'at bir sapıklıktır. Bundan sonra deriz ki:


Bak ben bu adamı savdundugumdan bunları yazmıyorum ama senın bu konuya bu kadar kafanı takman inan yersiz.



Başında besmele yok, gerisi hikaye kardeş. Yani abdestin yok, bin rekat namaz kılsan nolur?

Bir adam ki guya ilim adamıdır, kitabına besmelesiz başlar, yerim ben onun alimliğini... Bu rezil haliyle bide Ustadıma dil uzatacak kadar da cür'etli...

Hadisin metni yukarda, verdim, elmalılının tefsirinden verdim kolay bulasın diye. Rasulullah sonu kesiktir demiş, rahmetten uzaktır demiş, var gerisini sen düşün...

Fedai
ALINTI(Tevhid_13 @ Oct 3 2007, 09:04 AM) *

Bak fedai kardeş ben neyi nasıl soracagımı senden iyi bilirim.. Senın zanların yüzünden ben soru şeklımi değiştiremem sen işine bak kardeşim varsa reddiyen koyarsın ben nasıl sormam gerektıgını düşündüysem öyle sordum isteyen istediği gibi anlar ne dıyelım. Rüya konusundada sana konu açtım hadi buyur bakalım. bir tane hadis buldun bakıyorumda heryerde bahsetmeye cürret ediyorsun senın gıbılere burda susmakta yaramıyor hadi bakalım gelde cevap ver burdakı arkadaslarda takip etsinler bakalım.

http://www.islamiforum.com/index.php?showt...mp;#entry208845


Benim hadis bulup bulmamamla alakalı değil olay

Buraya girenlerin kimin ne mantıkta olduğunu bilmesi açısından

Benim her yazdığım delillidir.

Sizin gibi kafadan uydurma delil de değil. Alimlerden delillidir.


Ben sana cevabı verdim

Gene vereyim

BENİM DEDİĞİM OLAY RÜYADA TECLLİ GÖRME

SENİN DEDİĞİNM OLAY ZAHİRDE ZATINI GÖRME

Tamamen farklı

Yazdığım hadis kütübu sittede geçen bir hadis.

Senin bu hadis zayırfıt kurana uymaz demen inanmaman HADİSİ İNKARDIR

Gördüm diyorsa görmüştür.

Tevhid_13
Benım dediğimde rüyada görme. Yanı sana verdıgım cevap ruyada görme olayıyla alakalı cevaptır. Resulullah'ın rüyasıda gerçektir bunu unutma. Bu hadis'e itimat edilmez ben yazıyı yazdım kardeş ordan konus benımle burdakı konu farklı. Ben bu rüya konusunda Tevhid'e ters düştüğü için timat etmıyorum. Alimlerin tirmizi hadisinide söyledım. Zaten tirmizide hasen demiş alimler tirmizinin hasen dediğine Alimler zayıf demiştir. Ama anlayana diğer bölumde devam edelım.
AkinciBey
1.Risale-i Nuru eleştireceğimize keşke biraz da kendimizi eleştirsek..
2.Kendini alim sanandan ve hayatı zulum kokandan kaçacaksın arkadaş..

Bunu bilir bunu söylerim..
fizikci
ALINTI(AkinciBey @ Oct 10 2007, 01:21 AM) *

1.Risale-i Nuru eleştireceğimize keşke biraz da kendimizi eleştirsek..
2.Kendini alim sanandan ve hayatı zulum kokandan kaçacaksın arkadaş..

Bunu bilir bunu söylerim..


clapping.gif Çok doğru bir tesbit jp.gif
Keşkee keşkee .. !
TEVHİD
Kardeşlerim

Allah rüyada görülür mü, görülmez mi?

Bu sorunun cevabını verebilmek için önce görmekten kastin ne olduğu önemlidir.
Zahiri göz mü kastedilerek sorulmuştur bu soru?
Yoksa batıni adı verilen gönül gözünden mi söz edilmekte?
Önce bu tesbiti bir yapalım inşallah.

O vakit ihtilâfsız bir şekilde soru cevabını bulacaktır diye düşünmekteyim.

Şunu belirtmekte yarar görmekteyim ki, Allah'ın zatı üzerinde ne tefekkür edilebilinir, ne de zatı görülebilinir. Bu sebeple görmekten kasıt zatı itibariyle sorulmuşsa, cevap kesinlikle HAYIR olmalıdır.

Selam ve dua ile
Tevhid_13
Soran arkadaş bana ne açıdan sordugunu iyi biliyor, benimde cevabım bellidir. Allah görünmez kardeşim bu böyledir.
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.