Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Muhammed Şemseddin.
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ TASAVVUF ]·.
cah
Âşıkların sana CAN armağanı getirseler bile.
Başın için hepside Kirmana kimyon getirmiş olurlar.
Kirmana kimyon getirmişsin ne değeri var?.
Ne yüz ağartır?,kaç para eder?.
Bugün orası öyle Yüce bir Saraydır ki, Niyazsızdır,hiç kimseden birşey beklemez.

Benim meclisime yol bulan kimsede görülecek ilk etki, başkalarının sohbetinden soğuması, hoşlanmamasıdır. Hatta yalnız soğumakla da kalmaz, belki onlarla konuşamaz; onların sohbetine katılamaz.
Ay dün gece yastığının üstüne düşmüştü
Kıskançlığımdan elimi, ayağımı yere vurarak çırpınmaya başladım.
Ay kimdir ki, seninle bir yerde otursun?
Bir Güneş doğdu, bütün âlemi nur kapladı. Ayın, Güneşin sözü mü olur?
Bu halkın O Ay, Güneş karanlığında bundan hiç haberi yok.

Başkaları ile içki derneğine, bağ sefasına gitsem bile
Hiç kimsenin sevgisini gönlümde saklayamam.
Evet güneşten ayrı düşen insan, Güneş yerine karşısında mum yakar.
Kendi kendime dedim ki: O gecedir, Güneş battı diyor.
Ben görüyorum ki, Güneş batmadı, Güneş yerinde duruyor.
Sultan o kişidir ki, Sultan olduğunu bilir

Bir gün bir kapıcı sordu: «Sen kimsin?» «Bu biraz zor soru,hele bir düşüneyim,
kıçına zahmet ver, bir otur da kim olduğumu sana anlatayım,»
dedim.
«Bundan önce büyük bir zat gelmiş geçmişti. Adı Âdem idi,
işte ben onun oğullarmdanım.>>.

Her kimi, güzel huylu, güzel yüzlü görürsen; açık sözlü, geniş gönüllü ise,
herkese hayır dua ederse öyle bir insanın konuşmasından insana gönül
hoşluğu gelir. Bu âlemin sıkıntılarını, darlıklarım sana unutturur; için öylesine açılır ki, küfür bile etse gülersin, dışından göz yaşı dökersin ama içinden yüz bin neşe duyar,kahkahalarla gülersin.

Kelâm yani söz, Tanrı sıfatlarındandır. Çünkü Tanrı, Kelâm sıfatı ile görünür, kendi zatını gizler ki, söz halka erişsin de perde arkasında kalmasın. Yoksa perdede olan Zat sözünü halka nasıl duyurabilir? Bu onun elindedir, dilerse bu perdeyi önüne çeker, dilerse arkasına atar, onları perdeye sokmaz, derler. Perdelediği şeylerin de örtüsünü kaldırmaz.
O kadın öğretmen çocuklara Arap alfabesini öğretirken, «Elif iki üstün, elif iki esre,»diye bir ezgi tutturuyor, el çırpıyordu. Bana bir hal geldi, raks etmeye başladım.
Dedim ki: Benim üstümde hiç bir şeyim yok ama, elifin iki üstünü var
Benim kış gününde postum bile yok!

Siz benimle yoldaşlık yapamayacaksanız o başka. Ben teklifsiz, pervasız bir adamım; . Şimdi benimle yaşamak zordur.
Bu gönül asla yalan söylemedi.
Gönül hoştur; biraz güzellik gönül için güvendir.
Erkek kişiye asla,ruh sahibi, yahut akıllı demezler.Ancak, gönül sahibi, derler.
Benim yârim benim gibi olaydı, hiç gam çeker miydim?
Hele çok uyanık ve akıllı olsaydı benim için bir şahlık vedevlet sayılırdı. Hatta yüz bin yara ve mızrak darbesi alsaydımbile, yine gam yemezdim, acı duymazdım.

Şiir:
Bahar mevsiminde yârin gül yanağından uzak düştüm,
Bana hayat neye yarar, yeşilliklerden bana ne?
Talib'in, sevgiliyi ve doğru yolu arayanın son arzusu nedir?
Matlup yani sevgili. O halde sevgilinin son arzusu nedir?
Talip, yani âşık
Asıl erlik, başkalarının gönlünü hoş etmektir.
Yalnız nefsini düşünende ne erlik olabilir?
Er odur ki, sayesinde kölesinin gönlü hoş olur.
Başkalarının gamını çekmek Tanrı işidir.

Zahire neme lâzım, kitabı nideyim ben,
Yârın dudağı varken, şarabı nideyim ben.
İ
blis bir bahane, Adem nişanedir, iblis, karanlık, Adem ışıktır.
İblis alçak, Adem yüksektir.
Sözü ilim yolu ile söylerler, sırları da işaret yolu ile anlatırlar

Şiir:
Üstadın aşktır senin, oraya erişince
O sana hal diliyle anlatır ince, ince.
Biz o kimselerdeniz ki, zindanı kendimize bostan yaparız.
Bizim zindanımız bostan olunca ya bostanımız nasıl olur?
Bir seyret de gör

Şiir:
Ey Leylâ'nın vefalı soydaşları,
Allah sizin sayınızı artırsın!
Leylâ gibilerdir ki, aşka susayanlara karşı cömertçe canlarını bağışlarlar
Söz eri olan bir insanın içinde dalgalanan nice sözler, nükteler vardır. Ancak onu dinleyecek yetenekte kimse bulamazsa neye yarar?

Beyit:
Biz sana kulluğumuzu gösterdik, ne çare ki,
Senin çirkin huyun köle satın almasını bilmedi!
Şiir:
Ben hep senin köyünde kemik topluyorum ki,
Oraya hiç bir köpek ayak basmasın diye.
Şiir:
Ay yükseldi, biz alçaklaştık

Bizim nazenin kullarımızdan biri, uygunsuz bir toplum içinde
tutsak düşmüştür diye beni gönderdiler; ona bir ziyan erişirse
yazık olur, dediler. Eğer iki dost, birbirinin yanında
yahut karşı karşıya oturmuş konuşuyorlarsa o muhabbetin
tadı ile, onları uzaktan
seyretmenin tadı bir olur mu? Ama o uzaklık, eğer sende gönül
sefası var da arada
engel olmuyorsa, onun zevkine göre yakınlık zevki nerede kalır?
Bir kimse ki, uzaktan
huzurda olursa, yakında nasıl olur?
Tanrı erlerinin raksı lâtif ve hafiftir. Su üstünde yaprak gibi yürürler.
İçerde dağ gibi, yüz bin dağ gibi ağır, dışarıda saman çöpü gibidirler.
Sen de bu ayıklık makamında mest olup kalma!

Ey seher yeli! Bir semtten haberin var mı?
Bir ay yüzlünün yanağından ne haber getirdin?
Çalıp çağırdığın, hay huy ettiğin günler var mı?
Ey rüzgâr! Daha yavaş es, çünkü güzel kokuyorsun!

Mert odur ki, herkesi kendi başına yeterli bir hale getirir.
Onun olgunluğu bundan anlaşılır. O zaman büyük adam olur.
Aşık olacaksan bir güzel ara!
Tam bir âşık değilsen o güzelden daha başka bir güzel bul!
örtü altına gizlenmiş ne güzeller vardır.

Mısra:
Nefsine ziyan verenin kime faydası olur?
Artık gel! Bizim işlerimiz var, ne kaçamak yapıp duruyorsun?
Ayağına bir köstek mi vurmalı ki kaçmayasın!
Köstek kabul etmiyorsan, canımı, gönlümü ayaklarının altına sereyim.
Yine faydası yok, bırakıyorum. Tene de yol yok
Şiir:
Dostların ayrılığından ah çekmek, yarın vedalaşmasından figan yaraşır.
Bu iki mutsuzluğa uğramaktansa, ölüm bin kat
daha hoştur.
Şiir:
İncir satanlar için en güzel şey nedir bilir misin?
İncir satmaktır, incir satmak kardeşim!
****
Cennet yetmez, Atası İbrahimin yolunu takip etmesi tembih edilen, Alemlere Rahmet olarak gönderilen, Habibin, Resulün yoldaşlarına.
O halde Müjde, Hakk için ateşe atılmayı göze alanlaradır...vesselam
cah
Ey sevgileri, sevgiler koparan güzel!

Ey Tanrıları, Tanrı inciten sevgili!


Şiir:

Dürüstlük bir şehirdir, ben de o şehrin

sultanıyım,

Onda kendim yaşayayım,

kendim öleyim, kendim korunayım.

Bir âşık gerektir ki, bu sırrı onunla birlikte öğrenelim



Gelip geçici güzelliklere

erenlerin gönül bağlaması imkânsızdır

Ne kimsenin uşağı, ne efendisi olur,

İnsaf et ki dervişin hoş bir âlemi vardır.

Meclisin neşesi üç şeyle gelir derler,

Bende hem şarap var, hem güzel var, hem ışık.



Feleğin bütün hallerini bilirler,

Onlar ki gerçeği arayan ve

yol gösteren erenlerdir

Fakat güzel huyları dolayısıyla

kimsenin perdesini yırtmazlar.

Sanki, zamanenin gidişini onlar yürütüyor.



Kimse aşk sırrına eremedi,

Eren de şaşkına döndü.



Aşk ile uğraşmak çok çetin bir iştir ama,

Senin gibi bir sevgili ile

gönül alışverişi pek tatlıdır.



Aşk, bizim ölçümüze göre başımızda değil

işin garibi bizim yükümüz

bineğimizin yükünden

daha ağır .

Dilberlerimizin cemali,

güzelliği söz konusu olunca,

Biz ona lâyık değiliz,

o da bizim dengimiz değil.

Diyorsun ki, benim mahmurluğumdan

yüzlerce küp parçalanır,

Acaba bir koku almadın mı ki,

bu derece sarhoş oldun?



Anlamaz Leylâ yazık âvâre Mecnun halini,

Halini Mecnun'un ancak sadece Mecnun bilir.



Bizi şehrimizden kovarlarsa ne çıkar?

Şehir dışındaki kırlar bizimdir,

Beyit:

Dedim ki dikensiz bir gül koparayım,

Yahut yâri olmayanın yâri olayım.

Beyit:

Nice sevgili, mest, başı dönmüş

Gözleri yaşlı olduğu halde kapıya geldi



Şiir:

Dilber gitmiş, mum sönmüş. Saki uyuyakalmış,

Can ver ki onun vuslatı bir daha ele geçmez,

Sermest olanlara şeriat kadehiyle bade verilmez.

Tecrid ehli erenlerin birlikte içtikleri mecliste,

Kendi nefsine tapan gafillere bir damla bile

verilmez.

Baharda yarin yanağından uzak olunca,

Bağdan bana ne? Yeşillikle ne işim var?

Bağdan yeşillik yerine nasıl diken koparırsın?

Buluttan damla yerine nasıl taş yağar?



Şiir:

Mumun pervanesi nuru arayayım derken,

İşi bozuldu, nur uğruna ateşe düşüp yandı.

.

Bilmiyor ki bu iş tersinedir. Ateşe gider ama nura düşer.



Mısra:

Testi, içinde ne varsa onu sızdırır.

Şiir:

Hikmet ehli. erenlerin sözlerini araştırdım,

Onlardan her vadide, her şehirde bir destan

var.

Hepsi de gönül elinden feryada gelmişler

Bu sözlerden şüpheye düştüm

Kendi aklımdan geçtim,

acele gönül tarafına sefer ettim.

Onda da hiç boş yer göremedim.

Bu gönül arif ile maruf arasında

çok kere sözcülük yapar.

Gönülün ne olduğunu gönül erleri bilir.

Gönülün kadrini her gönülsüz ve ruhsuz

ne bilsin?

Mısra:

Bu gönül işidir, kafa işi değil.



Şiir:

Lâle eğer şaşkınca gülmeseydi.

İçindeki karanlığı kim görürdü?

O her ne kadar kendi kanına bulanmıştır

ama,

Bu da kara kalpli olmasının cezasıdır.

Şiir:

Akıl, kişilerin bağıdır, aşk bu bağları çözer

Akıl der ki, taşkınlık etme!

Aşk da teklifsiz davran, der!

Mısra:

Dosta böyle yaparsan düşmana

ne yaparsın?



Bir gün hayalin bana geldi

vuslatinin şarabiyle mest oldum

Uzun bir gece boyunca sarılarak

yattık,

sabahın yüzü parlayınca ayrıldık.



Şiir:

Nergis gözlerime kötü bakışlarla bakıyordu,

Onu kendi varlığının çemberinden görüyordu.


Dostun dudağının suyu şarabımdır.

Artık beni kınamayın;

bana akıl öğretmenin ne yeri var?

Şiir:

Dikkat et ki, onun vuslatı herkesin eline geçmez

Şeriat kadehinden sarhoşlara süt vermezler.

Orada dünya heveslerinden geçmiş erenler

dem çeker

Kendine tapanlara tek bir yudum bile vermezler.

Şiir:

Diyelim ki, şüpheden kurtuldun en sonunda,

Taptığın şüphe putu yerinde durmaktadır!

Şiir:

Aslanın dişlerini açık gördüğün zaman

Sakın gülüyor sanma sana, o korkunç aslandır.


Şiir:

Güneşin ışığına bir zarar gelir mi hiç!

Göremezse ne çıkar kör Yahudi’nin gözü?

.

Beyit:

Sevgilim bundan sonra bizden her ne işitsen,

Artık el açma bize, çünkü biz gittik elden.

Şiir:

Ey can bana bir görün bitmeden son nefesim,

İşimi çabuk bitir, artık kesilsin sesim!

cah
Mert odur ki, herkesi kendi başına yeterli bir hale getirir.
Onun olgunluğu bundan anlaşılır. O zaman büyük adam olur.
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.