Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Müslüman Kadının Açmazı Ve çıkmazı...
Islami Forum - Popüler Forum > GENEL FORUM > .·[ SERBEST KÜRSÜ ]·.
cah
Bismillahirrahmanirrahim
Nisa-3.Eğer yetimlere karşı adil davranamamaktan korkuyorsanız, o zaman, size helal olan [diğer] kadınlardan biri ile evlenin [hatta] ikisi, üçü veya dördü [ile]; ama onlara adil bir tarafsızlıkla muamele edemeyeceğinizden korkarsanız, o zaman [sadece] bir tane ile yahut meşru şekilde sahip olduklarınız ile (evlenin). Bu, doğru yoldan sapmamanız için daha uygundur.
Nisa-129. Ne kadar isteseniz de eşlerinize adaletle davranmak elinizde değildir. Dolayısıyla diğerlerini dışlayarak ve onları kocası hem var hem de yokmuş gibi bir durumda bırakarak [içlerinden sadece] birine yönelmeyin. Ancak her şeyi yoluna koyar ve O'na karşı sorumluğunuzun bilincinde olursanız, bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.
...esed
nisa-3.Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.
Nisa-129.Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
...diyanet.
Nisa-3. Eğer yetimlerin haklarını gözetemeyeceğinizden korkarsanız, size helal edilen kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikahlayın ve eğer bu takdirde adaletli davranamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir kadın ile veya sahibi bulunduğunuz cariye ile yetinin. Bu, azmamanız, haksızlık yapmamanız için daha elverişlidir.
Nisa-129. Kadınlarınız arasında her yönden adaletli davranmaya ne kadar uğraşsanız yine güç yetiremezsiniz. Bari birisine büsbütün meyledip de ötekini askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız şüphesiz Allah bağışlar ve merhamet eder.
...elmalılı.

İster taklit ile İman etmiş olsun, İster tahkik ile İman etmiş olsun, çok Eşlilik Müslüman Kadınların belki de İmanları konusundaki en zorlandıkları meseledir.
Müslüman Kadınlara en ağır gelen konulardan birincisi, Cennetteki hatanın Havva Annemize yüklenmesi, diğeri de bu çok eşlilik meselesidir.
O kadar zorlanırlar ki, özellikle Tahkik ehli kadınlar bu meseleyi açıklığa kavuşturabilmek ve tatmin edici bir cevap bulabilmek için, O ayetler bu zamanı kapsamaz, yahut ta bu sadece bakıma muhtaç kadınları ilgilendirir vehmine kapılırlar.İşin içine Nefsi, güzelliği ve cinselliği katmazlar.Bu iddia sahipleri de bilirler ki bu cevap Yürekleri tatmin etmez, mütmain değillerdir lakin başkada çıkar yolları yoktur.
Bu İddianın sahipleri Müslüman Kadınlar için:
Esed...Ahzab-50. EY PEYGAMBER! Mehirlerini verdiğin eşlerini ve Allah'ın sana bahşettiği savaş esirleri arasından sağ elinin altında bulunanları sana helal kıldık. Ve seninle birlikte [Yesrib'e] göç etmiş olan amcalarının ve halalarının kızlarını, dayılarının ve teyzelerinin kızlarını; ve kendilerini Peygamber'e özgür iradeleriyle teklif eden, Peygamber'in de almak istediği mümin kadınları [da sana helal kıldık]: [bu sonuncusu] yalnız sana özgü bir imtiyazdır, öteki müminler için değil, [zaten] onlara eşleri ve sağ ellerinin altında bulunanlar konusunda yapmaları gerekeni bildirdik. [Ve] artık sen [gereksiz] bir endişeye kapılmamalısın, şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.
Diyanet...Ahzab-50. Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü'minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber'e bağışlayan, Peygamber'in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü'min kadını da (sana helal kıldık.) Mü'minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Yeterli cevap barındıran Ayettir.Ama.. şey... lakin...fakat..., demeye izin vermeyecek açıklıktadır.
Nisa suresinde ki 3 ve 129 Ayetler, biraz dikkatli Müslümanlara çelişkili gelmesi gerekir.Zira 120 cü ayette Erkeklerin nekadar iyi niyetle çabalasalar dahi asla Adaletli olamayacakları açıkça belirtilir.3 cü ayette ise eğer Adaletli olamayacağınızdan korkarsanız denmekte.Ve zaten ne kadar çabalasa dahi Adaletli olamayacağını ise 129 da bizatihi Allah açıklamakta.
O halde can alıcı soru şudur.

Allah Erkeklerin Adil olamayacağını bile bile mi 4 kadınla nikaha izin verdi.???

Ayrıca sayıyı 4 ile sınırlandırma görülmüyor, Adaletsiz olmaktan korkmaz iseniz 2şer, 3çer, 4er…nokta nokta, yani sayı sınırlaması yok.Zira 2 eş dahi olsa ikisi arasında asla Adil olamayacağını her şeyi Yaradan olan Allah açıklıyor.
Akıl baliğ olan Erkek ve Kadınlar bu meseleyi düşündüğünde şu sonuca varır.Allah Erkeğin adil olamayacağını bile bile çok eşliliğe izin vermiş.O halde Erkeğe Torpil geçilmiş.Kadına ise haksızlık yapılmış(haşa ve dahi haşa).
Buna inanan Bir Erkeğin çok eş alması için gerekli şartı ne olur?
Elbete parası olan alır olur.Yani parası olan 4 Kadını alır, onlara ayrı evler v.s tutar.Erkek o zaman şunu düşünür ‘’ birden fazla eşim olması için gerekli tek şart vardır o ise Zengin olmaktır, onlar arasında Adaletli olmaya gelince, e zaten Allah bizatihi olamayacağımı söylemekte, demek ki hoşgörüyor Allah bu konuda ki ZÜLMÜMÜ’’’’.Tarihe ve günümüzde ki uygulamalara bakılırsa zaten bu açıkça görülür.
Allahın en çok kimleri sevmediği ile ilgili merakı olanlar; Kuranı kerimde Zalimler ve Zulm, kelimeleri ile bir aratma yapsınlar ve görsünler en çok Zalimleri sevmediğini.
Hak yiyen Zalim demektir.Adaletsiz olan ise Hak yemiş demektir yani Zalimdir.
Peki bu konuya verilecek bir cevap yokmudur?, aslında cevap bu iki ayette vardır.Birinci cevap şudur, siz asla eşleriniz arasında Adil olamazsınız, o yüzden bir eş alınız, ya buna rağmen hangi Erkek çok eş alabilir.
Elbette ki eşleri Haklarını helal edenler(yeter ki Hakkını gönülden Helal etsin, o vakit 2,şer,3çer...alabilir), lakin ağzı ile değil(zira maddi korku, şiddet korkusu gibi korkularla birçok Kadın razı olduğunu beyan eder).Herşeyde olduğu gibi bu konudada Allah Yüreklere bakar.Yürekten Hakkını helal etmeyen eş sahipleirnin vay haline zira onlar Zalim oldular, ne kadar iyi niyetli olurlarsa olsun.
Hangi Kadın bu konuda Hakkını Yürekten Helal eder??.
Ey Havva Kızları, hanginiz bu konuda Hakkını yürekten helal eder?O Yürekler Gönül olup, Rabbin ziyaretgahı olmadıktan sonra, hanginiz?.
Allahın Adem babamıza EMANET ettiği Nefsinin dişisi olan Eşini, Rabbe teslim etmeden, emaneti sahibine teslim etmeden, hanginiz?.
Ancak, ’ey doymuş ve kanmış nefs, isteyerek Rabbine dön’ hitabına ulaşmış Kadın eder elbette…Rabbine dönmüş olan, ister Kadın olsun ister Erkek, davası nefs davasından çıkar, Rabbin davasına dönüşüverir ve artık O İNSAN olur!!!...vesselam
cah
Esed...Ahzab-50. EY PEYGAMBER! Mehirlerini verdiğin eşlerini ve Allah'ın sana bahşettiği savaş esirleri arasından sağ elinin altında bulunanları sana helal kıldık. Ve seninle birlikte [Yesrib'e] göç etmiş olan amcalarının ve halalarının kızlarını, dayılarının ve teyzelerinin kızlarını; ve kendilerini Peygamber'e özgür iradeleriyle teklif eden, Peygamber'in de almak istediği mümin kadınları [da sana helal kıldık]: [bu sonuncusu] yalnız sana özgü bir imtiyazdır, öteki müminler için değil, [zaten] onlara eşleri ve sağ ellerinin altında bulunanlar konusunda yapmaları gerekeni bildirdik. [Ve] artık sen [gereksiz] bir endişeye kapılmamalısın, şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.
Diyanet...Ahzab-50. Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü'minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber'e bağışlayan, Peygamber'in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü'min kadını da (sana helal kıldık.) Mü'minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Yukarıda altı çizilmiş, "kendilerini peygambere özgür iradeleri ile mehirsiz teklif eden MÜMİN kadınlar", meselesinde forumdaki kadın kardeşlerimizin yorum yazmaması manidar geldi ve birkez daha hatırlatma babında gündeme getirilsin istedim...

Burada dikkate şayan olan nokta, nefsini mehirsiz teklif edenlerin, özellikle ve sadece MÜMİN kadınların olması...üzerinde düşünülmeyi hak etmiyor mu?.....ayrıca bu mesele sadece Peygambere has kılınmış o halde neden Kitaba girmiş ve bizim bilgi sahibi olmamız istenmiş?
Neden diğer kadınlar değilde özellikle ve sadece Mümin kadınlar...ve ayrıca Müslüman ve Mümin sıfatları bir ve aynı değildir...Müslüman İslama ve İmanına ağzı ile şahitlik eden, Mümin ise imanı yüreğinde hali ile şahitlik edendir...
Zemahşeri
mümin kadınlar ifadesine farklı bir anlam yüklemen bana biraz zorlama geldi. Ayetin devamında da öteki müminler ifadesi var.Öteki müminler dediğide inanan erkeklerdir. Allah ayetlerinde çoğu zaman mümin erkekler ve mümin kadınlar ifadesini kullanır. Şu halde ben farklı bir anlam yüklenmesi gerektiğini düşünmüyorum. Kaldıki ne farklı anlam yüklenebilir ki? Bir kişinin sadece müslümanmı yoksa mümin mi olduğunu nerden bilebiliriz?
Diğer yandan ayet Allah resulune verilen izni müminlere duyurmaktadır. Müminlerin kalbi mutmain olsun ve kendilerine verilen sınırları bilsinler diye.
cah
ALINTI(Zemahşeri @ May 21 2008, 09:21 PM) *

mümin kadınlar ifadesine farklı bir anlam yüklemen bana biraz zorlama geldi. Ayetin devamında da öteki müminler ifadesi var.Öteki müminler dediğide inanan erkeklerdir. Allah ayetlerinde çoğu zaman mümin erkekler ve mümin kadınlar ifadesini kullanır. Şu halde ben farklı bir anlam yüklenmesi gerektiğini düşünmüyorum. Kaldıki ne farklı anlam yüklenebilir ki? Bir kişinin sadece müslümanmı yoksa mümin mi olduğunu nerden bilebiliriz?
Diğer yandan ayet Allah resulune verilen izni müminlere duyurmaktadır. Müminlerin kalbi mutmain olsun ve kendilerine verilen sınırları bilsinler diye.


İman eden kişiye Müslüman denir...

İmana eren kişiye ise Mümin denir...

Müslümanın imanı dilindedir, imanına söz ile şahitlik eder...

Müminin imanı Yüreğindedir, imanına hali ile şahitlik eder...

Müslüman dil ile iddia eder...

Mümin Hal ile ispat eder...

Müslümana İman bir yük...

Mümine iman bir lutuftur...

Tıpkı namazın müslümana bir yük...

Mümine ise bir ayrıcalıklı lutuf olması gibi...

..ve işte bu yüzden, ey iman edenler iman edin..demiştir yüce Allah kuranda...

Müslüman ile Mümin arasındaki fark, bilmek ile ermek arasındaki fark kadardır...vesselam.

Zemahşeri
ALINTI(cah @ Jun 9 2008, 02:53 PM) *

İman eden kişiye Müslüman denir...


Hayır!.islamı kabul etmiş kişiye müslüman denir.


ALINTI

İmana eren kişiye ise Mümin denir...


Müslümanın imanı dilindedir, imanına söz ile şahitlik eder...

Müminin imanı Yüreğindedir, imanına hali ile şahitlik eder...

Müslüman dil ile iddia eder...

Mümin Hal ile ispat eder...

Müslümana İman bir yük...

Mümine iman bir lutuftur...

Tıpkı namazın müslümana bir yük...

Mümine ise bir ayrıcalıklı lutuf olması gibi...


Bu doğru bir tanım değil. Müslüman ve mümin tanımları birbirlerinin yerine kullanılan tanımlar değildir. Müslüman ve mümin tanımını anlatan en iyi denklem şudur. Her mümin müslümandır ama her müslüman mümin değildir.
Gezgin_musab
ALINTI(Zemahşeri @ Jun 9 2008, 10:11 PM) *

Hayır!.islamı kabul etmiş kişiye müslüman denir.
Bu doğru bir tanım değil. Müslüman ve mümin tanımları birbirlerinin yerine kullanılan tanımlar değildir. Müslüman ve mümin tanımını anlatan en iyi denklem şudur. Her mümin müslümandır ama her müslüman mümin değildir.

BUSH da İSLAMI bı dın olarak kabul goruyordur ve bır cok papaz ,papa ne bıleyım iste haşa onlar mı MÜSLÜMAN...?

Zemahşeri
ALINTI(Gezgin_musab @ Jun 9 2008, 10:14 PM) *

BUSH da İSLAMI bı dın olarak kabul goruyordur ve bır cok papaz ,papa ne bıleyım iste haşa onlar mı MÜSLÜMAN...?



Bu mantık ile hristiyanlığı bir din olarak kabul eden sen hristiyan mı oluyorsun. İslamı kabul etmekten neyi kastettiğimi anlayacak kapasitedesiniz.
Gezgin_musab
ALINTI(Zemahşeri @ Jun 9 2008, 10:27 PM) *

Bu mantık ile hristiyanlığı bir din olarak kabul eden sen hristiyan mı oluyorsun. İslamı kabul etmekten neyi kastettiğimi anlayacak kapasitedesiniz.


ona şüphe yok saten ... ama O şekılde anladım...
Zemahşeri
müslüman din olarak islamı kabul ettiğini söyleyen kişidir.Sanırım yeterli bir açıklama olur.
sabah_rüzgarı
ALINTI(Zemahşeri @ Jun 9 2008, 10:11 PM) *

Hayır!.islamı kabul etmiş kişiye müslüman denir.
Bu doğru bir tanım değil. Müslüman ve mümin tanımları birbirlerinin yerine kullanılan tanımlar değildir. Müslüman ve mümin tanımını anlatan en iyi denklem şudur. Her mümin müslümandır ama her müslüman mümin değildir.


müslüman ve mümini birbirinden ayıran iyi bi denklemdir
fakat tanımını yapmakta yeterli değildr
cah


İman eden kişiye Müslüman denir...


Hayır!.islamı kabul etmiş kişiye müslüman denir.

***

Allah Allah, yahu kardeşim iman eden İslamı kabul etmiş olmuyor mu?

Sen gel önyargısız bir kez daha oku...

**

İman eden kişiye Müslüman denir...

İmana eren kişiye ise Mümin denir...

Müslümanın imanı dilindedir, imanına söz ile şahitlik eder...

Müminin imanı Yüreğindedir, imanına hali ile şahitlik eder...

Müslüman dil ile iddia eder...

Mümin Hal ile ispat eder...

Müslümana İman bir yük...

Mümine iman bir lutuftur...

Tıpkı namazın müslümana bir yük...

Mümine ise bir ayrıcalıklı lutuf olması gibi...

..ve işte bu yüzden, ey iman edenler iman edin..demiştir yüce Allah Kuran'da...

Müslüman ile Mümin arasındaki fark, bilmek ile ermek arasındaki fark kadardır...vesselam.

Zemahşeri
ALINTI(cah @ Jun 11 2008, 01:31 PM) *

İman eden kişiye Müslüman denir...
Hayır!.islamı kabul etmiş kişiye müslüman denir.

***

Allah Allah, yahu kardeşim iman eden İslamı kabul etmiş olmuyor mu?

Sen gel önyargısız bir kez daha oku...



Ön yargı ile ne alakası var muhterem buyur sana ayet.


Hucurat
(14) Bedevîler "İman ettik" dediler. De ki: "İman etmediniz. (Öyle ise, "iman ettik" demeyin.) "Fakat boyun eğdik" deyin.2 Henüz iman kalplerinize girmedi. Eğer Allah'a ve Peygamberine itaat ederseniz, yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

Bir kişinin müslüman olması onun gerçek anlamda iman ettiği anlamına gelmez. O sadece islamı din olarak kabul ettiğinin göstergesidir. İman ise daha deruni birşey.
cah


Ey iman edenler....iman edin...
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.