RABB
Rabb Kelimesinin Anlam Sahası: ‘Rabb’ terbiye anlamında bir masdar olduğu halde, anlamın yoğunluğu açısından terbiye edene isim olmuştur. Bu açıdan ‘Rabb’ yalnızca terbiye eden demek olmayıp, terbiye etmenin bir nevi yan öğeleri olan, ihsan, idaresi altına alma, yol gösterme, üstün gelme, teşvik etme, korkutma gibi şeyleri de içerisine alır. Bütün bu özelliklere sahip, kuvvetli, mükemmel ve kusursuz bir terbiye edici demektir.
‘Rabb’ sahip ve malik anlamlarına da gelir. Nitekim ‘Rabbü’d dar’ evin sahibi demektir. Rabb kelimesi bir terkip ile değil de tek başına kullanılırsa, bununla sonsuz kuvvet sahibi, her şeyin maliki, daima var olan ve bu sıfatlarıyla her şeye şekil veren Allah (cc) anlaşılır. Allah’ın dışında başka bir şey için ‘rabb’ ismi kullanılmaz. Yine ‘Rabbu’l âlemín’ tamlaması da yalnızca Allah için kullanılır. ‘Rabb ve bunun işleyişi olan Rububiyyet’ denilince akla, sonsuz gücü ile idaresi altına alan, düzenleyen ve terbiye eden (şekil veren) yüce varlık, bunların tümüne sahip yaratıcı gelmektedir. ‘Rabb’ kelimesi aynı zamanda, ıslah etme, üzerinde tasarrufta bulunma (yönetme), olgunluğa ulaştırma, sorumluluğunu yüklenme, başkanlık yapma gibi anlamlara da gelmektedir.
Rabb Olmanın Üç Özelliği: Kimilerine göre bir şeyin Rabbi olmak üç anlama gelir: 1-Malik olmak, yani eli altındaki her şeye sahibi ve yöneticisidir. 2-Kendisine itaat edilen, emri dinlenilen efendidir. Kur’an’daki ‘mevlâ’ bu manadadır. Böyle bir rabbın bütün emir ve yasaklarına uyulur. 3-Islah eden, düzenleyen ve düzelten, şekil veren ve terbiye eden kimsedir. Bu tanımlarda da görülmektedir ki bu sıfatları taşıyan tek Rabb elbette Allah Teâla’dır. O mutlak manada sahiptir, her şeye tasarrufu vardır, her şeye şekil veren O’dur ve her şeyin bizzat maliki O’dur.
Kur’an’da Rabb’in Manaları: Kur’an-ı Kerim sık sık ‘insanlarının Rabbinin Allah olduğu’ vurgulamaktadır. Allah (cc) yalnızca insanların değil bütün âlemlerin (bütün evrenin) Rabbidir. O, kendi iradesiyle evreni ve içindekileri yaratıp şekil vermiştir, biçimlendirmiştir. Yarattığı her şeyin tek sahibi ve maliki O’dur. O aynı zamanda yarattığı evreni ve içindekileri yönetmektedir, her şeye tasarruf etmektedir. Bu tasarruf etmenin içerisinde elbette yaratılmışların ihtiyacı olan şeyleri onlara karşılıksız vermek te vardır. Kur’an-ı Kerim, Rabb kelimesini bir kaç manada kullanmaktadır:
Özel Isim Olarak: Bir çok yerde Rabb kavramı Allah’ın özel ismi olarak geçmektedir. (26/ Şuara, 77-80; 73/ Müzemmil, 9; 6 /En’am, 164)
Kendisine Yönelinen: Bazı âyetlerde, etrafında toplanılan, kendisine yönelinen anlamında kullanıldığı görülür. (34 Sebe’/26)
Karşı Gelinemeyen Otorite: Emrine uyulan, kendisinden daha üstün kimsenin olmadığı, koyduğu ilkelere uyulan ve karşı gelinmeyen otorite anlamında da kullanılıyor: “Onlar Allah’ı bırakıp hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu Isa’yı (Mesih’i) Rabb olarak kabul ettiler. Halbuki bir tek ilâhtan başkasına kulluk etmemekle emrolunmuşlardı. O’ndan başka ilâh yoktur. Allah, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir (uzaktır).” (9 Tevbe/31) (Ayrıca bak. 3 Âli Imran/64) Âyette geçen ‘erbab’ rabb kelimesinin çoğuludur.
Bir takım insanlar, Allah’ı bırakıp O’nun dışındaki bazı şeyleri rabb haline getirirler, onları Rabb gibi düşünürler. Onların emirlerine, sözlerini ve koydukları hükümleri mutlak ölçü olarak alırlar. Allah’ın ölçülerinin bırakıp, bu üstün tuttukları şeylerin ölçülerini şaşmaz ilkeler olarak kabul ederler. Allah (cc) onların rabb haline getirdiği şeylerin aslında rabb olmayıp, güçsüz varlıklar olduklarını vurguluyor. Efendi-Yönetici Anlamında: Yusuf Suresi âyet 50 ‘de ise rabb kelimesi sahip, efendi veya yönetici anlamında kullanılmaktadır. Sahip/Malik Manasında: Bazı âyetlerde Rabb kelimesi sahip, malik anlamındadır. “Yedi göğün de Rabbi, yüce Arşın da Rabbi kimdir?” (23 Mü’minun/86) “Eğer yerde ve gökte birden fazla Rabb’ler olsaydı, şüphesiz her ikisinin de düzeni bozulurdu. Öyleyse Rabb, yalnızca Allah’tır.” (21 Enbiya/22)
- 150 -
Allah’ın Sıfatı Olarak Rabb:
Görüldüğü gibi Rabb olmak, Allah’ın sıfatlarından biridir. Ilâhlığının bir gereğidir. Rabb ismi geniş anlamlı bir sıfattır. Allah’ın yaratıcılığını, evrene sahip ve hakim oluşunu, insana ait her şeyi yaratıp şekil verdiğini, evrende olan her şeye yüce kudretiyle tasarruf ettiğini, insanlar hakkında hükümler koyduğunu ve bu hükümlere itaat etmenin gerekliliğini, mutlak anlamda itaatın ancak Allah’a yapılması gerektiğini, ıslah edenin, şekil verenin, her şeyi elinde tutanın yalnızca Allah olduğunu ifade eder. Kur’an-ı Kerim, besmeleden sonra ‘Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a aittir’ cümlesiyle başlamaktadır. Bu giriş oldukça ilginçtir. Vahy kitabı olan Kur’an söze Allah’a ait en önemli özelliği vurguluyarak, insanlara bu önemli gerçeği hatırlatarak başlıyor.
Her türlü övgü, her türlü saygı ve itaat ifadesi, her türlü şükran duygusu ve bağlılık; bütün âlemlerin, âlem diye nitelediğimiz bütün varlıkların asıl sahibi, maliki, yöneteni, bakıp gözeteni, koruyup ihtiyaçlarını gidereni, onlara dilediği gibi yön veren yüce güç sahibi Allah’a aittir. Kur’an, O’nun sözüdür ve O bu vahyi ile yaratıp şekil verdiği insanları müdeliyor, korkutuyor ve onlara doğru yola davet ediyor. Çünkü O, âlemlerin Rabbi Allah’tır. Insanlardan bazıları Allah’a inandıkları halde O’nun Rab’liğini ve ilâhlığını anlamamışlardır. O’na ilâhlıkta ve Rablikte ortak (şirk) koşarak müşrik olmuşlardır. Rabbimiz Kur’an’da en çok böylesine sapmış kimselere hitap ediyor.
Tevbe Suresi 31. âyetteki ifade çok anlamlıdır. Bazıları din adamları haline getirdikleri papazlarını, hahamlarını ve hatta Hz. Isa’yı Rabb sandılar. Olayı dinleyen Adiy b. Hatem Peygambere diyor ki, Ya Rasûlellah, ben onları bilirim, onlar din adamlarına (veya önderlerine) ibadet etmiyorlardı. Öyleyse bu ‘rabb’ edinmenin anlamı nedir? Peygamber soruyor:
“-Onların liderleri onlara bir şeyi haram veya helâl yaptıkları zaman insanlar onu kabul ediyorlar mıydı? Adiy b. Hatim’in cevabı evet olunca;
“-Işte bu davranış onları ‘rabb’ edinmektir” karşılığını alacaktı. (nak. Muh. Ibni Kesir, 2/137)
Evet, Allah’a ait Rabb’lik, başkalarına verilirse bu Allah’ın hakkına tecavüzdür. O’nun Rabbliği bütün evrende kendini duyurmaktadır. Evreni en güzel şekilde terbiye edip (düzenleyip) ona tasarrufta bulunmaya (yöneltmeye) devam eden Allah (cc), insana ait hayatın ve kulluğun da kurallarını koymuştur. Yani insana şekil verip, yaşamasını sağlayan Allah, Rabb olarak da insanın sahibi ve malikidir. Öyleyse insana düşen kendisinin sahibi ve maliki olan Allah’a Rabb olarak teslim olmak ve yalnızca O’na kulluk yapmaktır.
“De ki: Insanların Rabbine sığınırım. Insanların malikine, insanların ilâhına da; sinsice kalplere vesvese ve kuşku düşürüp duran vesvesecinin şerrinden….” (114 Nâs/1-4)