Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Herkes Bir Hadis Eklesin ...
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ Hz. Muhammed (S.A.V.) ]·.
Sayfa: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10
AsiGennc
Müslüman temiz toprağa benzer: ona her şey atılır, ezilir, hakaret görür; ama ondan hep güzel
şeyler çıkar(hz MUHAMMED s a v)
M_i_r_a_y
BİR HADİS : Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim (sihir maksadıyla) bir düğüm vurur sonra da onu üflerse sihir yapmış olur. Kim sihir yaparsa şirke düşer. Kim birşey asarsa, o astığı şeye havale edilir."
Nesâî, Tahrim 19, (7,112).

BİR HADİS : “ Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki ;
Hz. Sevban radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Size çullanmak üzere, yabancı kavimlerin, tıpkı sofraya çağrışan yiyiciler gibi, birbirlerini çağıracakları zaman yakındır."
Orada bulunanlardan biri: "O gün sayıca azlığımızdan mı?" diye sordu.
"Hayır, buyurdular. Bilakis o gün siz çoksunuz. Lakin sizler bir selin getirip yığdığı çer-çöpler gibi hiçbir ağırlığı olmayan çer-çöpler durumunda olacaksınız. Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı korku duygusunu çıkaracak ve sizin kalplerinize zaafı atacak!"
"Zaaf da nedir ey Allah'ın Resûlü?" denildi.
"Dünya sevgisi ve ölüm korkusu!" buyurdular."
Ebu Davud, Melahim 5, (4297).


BİR HADİS : Hz. Enes (R.a) anlatıyor: "Resülullah (S.a.v) şu duayı çok yapardı:
"Ey kalbleri çeviren Allahım! Kalbimi dinin üzerine sâbit kıl!" Ben (bir gün kendisine):
"Ey Allah'ın resûlü! Biz sana ve senin getirdiklerine inandık. Sen bizim hakkımızda korkuyor musun?" dedim. Bana şöyle cevap verdi: "Evet! Kalpler, Rahmân'ın iki parmağı arasındadır. Onları istediği gibi çevirir."
Tirmizi, Kader 7, (2141).


BİR HADİS : Hz. Enes (R.a) anlatıyor: "Resülullah (S.a.v) şu duayı çok yapardı:
"Ey kalbleri çeviren Allahım! Kalbimi dinin üzerine sâbit kıl!" Ben (bir gün kendisine):
"Ey Allah'ın resûlü! Biz sana ve senin getirdiklerine inandık. Sen bizim hakkımızda korkuyor musun?" dedim. Bana şöyle cevap verdi: "Evet! Kalpler, Rahmân'ın iki parmağı arasındadır. Onları istediği gibi çevirir."
Tirmizi, Kader 7, (2141).


BİR HADİS : " Üç kişi vardır, Kıyamet günü Allah Teâla hazretleri onlara konuşmaz, nazar etmez, günahlardan da arındırmaz, onlara elim bir azab vardır:
- Zina eden yaşlı,
- Yalan söyleyen devlet reisi,
- Büyüklenen fakir."
Müslim, İman 172, (107); Nesâî, Zekât 77, (5, 86).


BİR HADİS : “ Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki ;
"Bir adam, nefsinin hoşuna giden bir takım elbise içinde saçları da yapılmış olarak giderken yürüme sırasında kibre düşmüştü ki, birden yere battı. Kıyamet kopuncaya kadar orada zorlukla batmaya devam edecek."
Buhâri, Libâs 5; Müslim, Libâs 49, (2088



BİR HADİS : “ Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki ;
“ Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez ve ondan yardımını esirgemez. Kim bir kardeşinin ihtiyacını görürse Allah ’da onun ihtiyacını görür. Kim bir müslümandan bir üzüntüyü giderirse Allah’ da ondan kıyamet gününde o günün şiddetini giderir. Kim bir müslümanın ayıbını örterse Allah’ da kıyamette onun ayıplarını örter.”
(Buhari , Müslim )


BİR HADİS : “ Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki ;
"Temiz şeylerinden kim ne tasadduk ederse -ki Allah sadece temizi kabul eder- Rahman onu sağ eliyle alır -ki O'nun her iki eli de sağdır- bu sadaka bir tek hurma bile olsa, O, Rahman'ın avucunda dağdan daha iri oluncaya kadar büyür, tıpkı sizin bir tayı veya bir boduğu büyütmeniz gibi (O da sadakanızı büyütür)."
Buhari, Zekat 8; Müslim, Zekat 63, (1014); Muvatta, Sadakat 1, (2, 995); Tirmizi, Zekat 28, (661); Nesai, Zekat 48, (5, 57); İbnu Mace, 28, (1842).



bilalarslan
flowers.gif Bir müslüman ölür, cenaze namazına Allah'a şirk koşmayan kırk kişi katılırsa, Allah bunların onun hakkındaki şefaatini mutlaka kabul eder.
Müslim, 948




Allah temizlik olmayan namazı kabul etmez, hıyanetle kazanılan paradan verilen sadakayı da kabul etmez.
Müslim, 224




Cuma günü olunca, mescidin her bir kapısında melekler vardır, ilk gelenleri sırayla yazarlar. İmam (minbere) oturunca defterleri kapatıp, zikri dinlemeye giderler.
müslimin




[color=#330000]




Emiriniz, fazıl veya facir her nasıl olursa olsun, (onun emri altında) cihad etmeniz size farzdır. Keza, namazı da fazıl veya facir ve hatta kebair işlemiş bile olsa her Müslümanın, arkasında kılması bütün Müslümanlara farzdır.
Ebu Davud






Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona yardımını kesmez, ona yalan söylemez, ona zulmetmez. Herbiriniz, kardeşinin ayinesidir, onda bir rahatsızlık görürse bunu ondan izale etsin.
Tirmizi



Her ölenin ameline son verilir, ancak Allah yolunde ölen murabıt müstesna. Çünkü onun ameli kıyamet gününe kadar arttırılır. Ayrıca o, kabir azabına da uğratılmaz.
Tirmizi flowers.gif



M_i_r_a_y
BİR HADİS : Ebu Hureyre'den (r.a.) bildirildiğine göre:
Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Su-i zandan çekininiz. Çünkü su-i zan sözlerin en yalanıdır. Birbirinizin eksikliğini görmeye ve işitmeye çalışmayınız. Birbirinizin özel hayatını araştırmayınız. Menfaatte bencillik yapmayınız. Hasetleşmeyiniz. Birbirinize nefret etmeyiniz. Birbirinize arka dönmeyiniz. Ey Allah'ın kulları! Hepiniz kardeşler olunuz."
Sahih-i Müslim 4646


BİR HADİS : " Süfyan İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü dedim, uyacağım bir amel tavsiye et bana!" şu cevabı verdi:
"Rabbim Allah'tır de, sonra doğru ol!"
"Ey Allah'ın Resûlü dedim tekrar. Benim hakkımda en çok korktuğunuz şey nedir?" Eliyle dilini tutup sonra: "İşte şu!" buyurdu."
Tirmizi Zühd 61, (2412).

BİR HADİS : Sehl İbnu sa'd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Vallahi, senin hidayetinle bir tek kişiye hidayet verilmesi, senin için kıymetli develerden müteşekkil sürülerden daha hayırlıdır."
Ebu Davud, İlm 10, (3661); Buhari, Ashabu'n-Nebi 9; Müslim, Fedailu'l-Ashab 34, (2046).


€G€Lİ_€F€
Abdullah b. Zeyd'in (r.a.) rivayet ettiğine göre:
Abbad b. Temim şöyle anlatır: Birisi Abdullah b. Zeyd'e gelerek: "Şu İbn Hanzala insanlardan biat alarak ahitleşiyor" dedi. İbn Zeyd ise: "Ne üzerine biat alıyor?" diye sordu. O kişi: "Ölüm üzerine" dedi. Bunun üzerine Abdullah b. Zeyd: "Ben, Hz. Peygamber'den (a.s.) sonra kimseye ölmek üzere biat etmem!" diye cevap verdi.
bilalarslan
Kişi hayır yapsa, halk da bu sebeple onu övse, bu mü'mine (Allah'ın razı oldu una dair) peşin bir müjdedir. [color=#330033]
M_i_r_a_y
bir hadis:


Muâz İbnu Cebel (radıyalahu anh) anlatıyor: "İçinden samimi şekilde Allah yolunda cihâd yapmayı temenni eden bir kimse, bilâhare ölse de, öldürülse de şehid sevabı kazanır. Kim de Allah yolunda yara alsa veya Allah yolunda -düşmanın sebep olmadığı- bir musibetle bile yaralansa bu yara, kıyamet günü, en büyük hâli içinde rengi zaferân renginde, kokusu da misk kokusunda olarak gelir. Kimin vücudunda, Allah yolunda iken çıkan, iltihab gibi bir yara açılacak olsa bu da onun için Şehidlik mührü olur."
Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 21, (1657); Ebu Dâvud, Cihâd 42, (2541); Nesâi, Cihâd 25, (6, 26).



bir hadis:

Suyu deve gibi bir solukta içmeyin, iki-üç solukta (dinlene dinlene ) için. Su içerken besmele çekin. Bitirince de Allah’a hamdedin.
Tirmizi




bir hadis:

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Bana bir mü'min selam verdi mi, kendisine mukabele etmem için Allah ruhumu bedenime iade eder. Ben de mutlaka selama mukabele ederim."
Ebu Davud, Menasik 100, (2041).



bir hadis:

Ubey İbnu Ka'b radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Kıyamet günü geldi mi, ben peygamberlerin imamı, hatibi ve (onlar arasında) şefaat (etmeye yetki) sahibi olacağım. Bunda övünme yok."
Tirmizi, Menakıb 3, (3617).



bir hadis:

Ebu Saidi'l-Hudrî radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: "Kur'an ehli (yani onu okuyan, onunla amel eden) cennete girdiği vakit, kendisine: "Oku ve yüksel!" denilir. O da okur ve yükselir. Her ayet için bir derece verilir. Böylece o bildiği ayetleri sonuna kadar okur (ve her biri için bir derece alır)."
Kütüb-ü Sitte




bir hadis:

Hz.Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "İnsanoğlunun herbiri hatakârdır. Ancak hatakârların en hayırlısı tevbekâr olanlarıdır."
Tirmizî, Kıyâmet 50, (2501); İbnu Mâce, Zühd 30, (4251




bir hadis:

Hz. Enes (R.a) anlatıyor: "Resûlullah (S.a.v) buyurdular ki: "Allah Teâla Hazretleri diyor ki: "Ey Ademoğlu! Sen bana dua edip, (affımı) ümid ettikçe ben senden her ne sâdır olsa, aldırmam, ben seni affederim. Ey Ademoğlu! Senin günahın semanın bulutları kadar bile olsa, sonra bana dönüp istiğfar etsen, çok oluşuna bakmam, seni affederim. Ey ademoğlu! Bana arz dolusu hata ile gelsen, sonunda hiç bir şirk koşmaksızın bana kavuşursan, seni arz dolusu mağfiretimle karşılarım."
Tirmizi, Da'avat 106, (3534).



bir hadis:

Hz. Cerir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah, insanlara merhamet etmeyene rahmette bulunmaz.
Buhâri, Tevhid 2, Edeb 27; Müslim, Fedail 66, (2319); Tirmizi, Birr 16, (1923).


azra_meryem
Enes bin Malik hazretleri Rasulüllah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:

Üç şey vardır insanı helake sürükler; üç şey de vardır ki insan için vesîle-i necattır. İnsanın helakine sebep olan üç şeyden ilki artık karakter haline gelmiş cimrilik, ikincisi hep peşinde koşulan heva ve heves, üçüncüsü de kişinin kendini beğenmesidir. Bir kimsenin kurtulmasına vesile olabilecek üç şeyden birincisi gizli-açık her hâlükârda Allah mehâbet ve mehâfeti içinde bulunmak, ikincisi fakirlikte de zenginlikte de ifrat ve tefritlere düşmeyip istikamet içinde olmak, sonuncusu da gazap anında da hoşnutluk anında da adaletten ayrılmamaktır.

(Mecmaü’z-Zevâid, 1/90; Müsnedü’ş-Şihab,1/214; Feyzü’l-Kadîr, 3/307)





Enes bin Malik hazretleri Rasulüllah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:

Dünyada iki dili olanın (bir öyle bir böyle konuşanın) ahirette de ateşten iki dili olur.

(Müsnedü’ş-Şihab, 1/284; Biraz farkla: Ebu Davud, Edeb, 34; Dârimi, Rikak, 51)
Siyah
Amr İbni Şuayb babasından, o da dedesi radıyallahu anh’den rivayet ettiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Şüphesiz ki Allah, verdiği nimetinin eserini kulunun üzerinde görmekten hoşlanır.”

Tirmizî, Edeb 54. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Libâs 14

Hadisten Öğrendiklerimiz

1. İnsanın sahip olduğu nimetlerin gerçek sahibi Allah’dır.

2. Allah, kuluna verdiği nimetin eserini, belirtisini onun üzerinde görmekten hoşlanır.

3. Zenginlik de bir nimettir; bunun belirtisi insanın giyim kuşamına da yansımalıdır.

4. Zenginin fakir zannedilecek, fakirin de zengin zannedilecek tarzda giyinmeleri doğru değildir.
huzuray
Rasulullah (s.a.v.) buyurdular ki: Ümmetimin tamamı cennete girecektir. Ancak diretenler müstesna!
-Diretenler kimlerdir ey Allah'ın rasulü?
-Her kim bana itaat ederse cennete girer, herkimde bana karşı gelirse (emirlerime karşı) diretmiş olur (ve cennete giremez).
eLiFsU
Utbe ibni Gazvan (radıyallahu anh)’dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte, Resulullah (sallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

"Sizin biriniz; bir şey kaybederse yahut yanında arkadaşı bulunmadığı bir yerde yardım isterse 'Ey Allah'ın kulları bana yardım edin! Ey Allah'ın kulları bana imdat edin!' desin. Çünkü Allah'ın bizim görmediğimiz kulları vardır." (1)


[size=4]"İnsan vücudunda bir et parçası vardır o düzelirse bütün vücut düzelir, o bozuk olduğunda bütün vücut ifsat olur. İyi bilin ki, işte o et parçası kalptir" (Buhârî, İmân, 39; Müslim,Musâkât, 107)
tarikay

“DÜNYA HERCÜ MERC İÇİNDE KALDIĞINDA, FİTNELER ZUHUR EDİP YOLLAR KESİLDİĞİNDE, BAZILARI BAZISINA HÜCUM ETTİĞİNDE, BÜYÜK KÜÇÜĞE MERHAMET ETMEYİP, BÜYÜĞE VAKARLI DAVRANMADIĞINDA;
ALLAH ,
BU SIRADA ONLARDAN ADAVETİN KÖKÜNÜ KAZIYARAK DALÂLET KADERİNİ FETHEDECEK, EVVELCE BENİM AYAKTA TUTTUĞUM GİBİ AHİR ZAMANDA DÎNİ AYAKTA TUTACAK VE ÖNCEDEN ZULÜMLE DOLU OLAN DÜNYAYI ADALETLE DOLDURACAK MEHDİ (A.S)’I GÖNDERECEKTİR.”

(Kitab-ül Burhan Fi Alâmeti Mehdiyyül Âhir Zaman)

Hadîs-i şerifte beyan buyrulduğu biçimiyle, (bu hadîs-i şerifte açıklanan) başlangıç şartları, tamamen içinde bulunduğumuz hayatı kaplamış durumda. Fitneler alabildiğine kol geziyor. İnsanlar insanlara saldırıyor. Sıcak çatışma noktalarının hakim olduğu dünyanın birçok ülkesinde İslâm kanı akıyor.
Kısacası, insanlar Nefs-i Emmare’nin standartları içerisinde olduğu için, birbirine düşman olmuşlar. Çünkü nefsimizde mevcut olan cehalet, cimrilik, dedikodu, fitne ve fesat, haset, hırs, isyan, iptilâlar, kin ve adavet, kibir, küfür, mürayilik, nankörlük, öfke ve gayz, vefasızlık, sabırsızlık, yalan, zan ve zulüm onları birbirine düşman ediyor. Bu 19 afetten bir tanesi kin ve adavettir. Bu kin ve adavet, bir afet olarak Nefs-i Emmare’nin standartları içinde bütün insanların nefsinde bulunmaktadır. Onunla yaşadığı süre içerisinde zâhirdeki akrabalıkları, yakınlıkları ne olursa olsun, aslında Allah’ın ölçülerine göre bu insanlar birbirlerine düşmandırlar.
20/TAHA-123: “Kâlehbitâ minhâ cemîan ba’dukum liba’dın aduvv(aduvvun), fe immâ ye’tiyennekum minnî huden fe mennittebea hudâye fe lâ yadıllu ve lâ yeşkâ.” 20/Taha-123
Birbirinize düşman olarak oradan hepiniz aşağı inin. Benden size yaşadığınız devrede hidayetim geldiği zaman, kim hidayetçime tâbî olursa o dalâlette kalmaz ve şâkî de olmaz.
Allahû Tealâ, insanların hercü merc içerisinde olduğu, fitnelerin zuhur ettiği bu zamanın içinde, nefsteki kin ve adavetin kökünü kazıyacak, tâbî olan herkeste dalâleti hidayete tebdil edecek olan, hidayetçisini, Mehdi (A.S)’ı gönderdi. Mehdi, hidayete erdiren, hidayete ermiş olan zat anlamına gelir. Kendi cephesinden baktığımız zaman hidayete ermiş, insanlarla ilişkisi açısından baktığımız zaman hidayete erdiren manasına gelir. Allahû Tealâ, Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz'in soyundan gelen ve dünyanın zulümle dolu olduğu bu noktada zulmü yok edecek, yerine adaleti kaim kılacak, 19 tane vasıfla mücehhez kıldığı evlâd-ı resûlünü bize gönderdi. Ama Allahû Tealâ’nın Kur’ân-ı Kerim’deki kanunlarına baktığımız zaman, Allah’ın katından gelen resûllere karşı insanların düşmanca tavırlar içerisine girdiğini görüyoruz. Sebep gayet açık. Nefs-i emmarede olan insanlar nefslerinin taleplerine uyarlar. Allah’ın resûlü ise ruhunu, fizik vücudunu ve nefsini Allah’a teslim etmiş olması sebebiyle, asla nefsani bir talebin sahibi olamayacaktır. Onun da bütün talebi, ruhun talebi olacaktır. Ruhun talebiyle Nefs-i Emmare standardındaki nefsin talebi daima birbirine zıttır. Nefs-i Emmare’nin talebi şeytanın talebi olması sebebiyle Nefs-i Emmare, insan vücudunda şeytanın temsilcisidir. Ruhun talebi ise Allah’ın talebidir ve bu sebeple insan vücudunda Allah’ın temsilcisidir. Allahû Tealâ, eşref-i mahlûkat olarak yarattığı insanı ahiret ve dünya saadetine ulaştırmak istiyor. Bu nedenle insandan ruhun talebine uymasını istiyor. Ama buna zıt davranan, Allah’ın emrine isyan eden iblis, kesinlikle insan için ahiret hayatında ve dünya hayatında cehennemi diliyor. İşte Allah’ın temsilcisi ruh, işte şeytanın temsilcisi nefs!
Mehdi, ruhun talebine uyması sebebiyle, Allah’ın Zat'ına davet edilen insanlar da Nefs-i Emmare standartlarında olmaları sebebiyle davranışlarında birbirlerine elbette zıt olacaklardır. Nefs-i Emmare’de olan insanlar, Allah’ın hangi hidayetçi resûlü gelmişse onu ya yalanlamışlar ya da katletmişlerdir.
23/MU’MİNUN-44: “Summe erselnâ rusulenâ tetrâ, kullemâ câe ummeten resûluhâ kezzebûhu fe etba’nâ ba’dahum ba’dan ve cealnâhum ehâdîs(e), fe bu’den likavmin lâ yu’minûn(e).”
Sonra Biz resûllerimizi ardarda (arası kesilmeden, peşpeşe) gönderdik. Hangi kavme resûlü gelse hepsi onu tekzip ettiler (yalanladılar, reddettiler). O zaman Biz birbiri ardından onları yok ettik ve onları efsane kıldık. Mü’min olmayan kavim artık uzak olsun.
2/BAKARA-87: “Ve le kad âteynâ mûsal kitâbe ve kaffeynâ min ba'dihî bir rusuli ve âteynâ îsabne meryemel beyyinâti ve eyyednâhu bi ûhil kudus(kudusi). E fe kullemâ câekum rasûlun bimâ lâ tehvâ enfusukumus tekbertum, fe ferîkan kezzebtum ve ferikan taktulûn(taktulûne).”
Andolsun ki; Biz, Musa'ya kitap verdik ve ondan sonra da, birbiri ardından (araları kesilmeksizin, peşpeşe) resûller gönderdik. Ve Meryem'in oğlu İsa'ya beyyineler (açık kanıtlar) verdik ve onu RUH'ÛL KUDÜS ile destekledik. Her ne zaman size bir resûl, nefslerinizin hoşlanmadığı bir şeyle (emirle) geldiyse, hemen kibirlendiniz. Bir kısmını yalanladınız ve bir kısmını da öldürdünüz.
Günümüzde Allahû Tealâ’nın resûllerine karşı tezahür eden manzara farklı değildir. Her ne zaman Allahû Tealâ, katından resûlünü göndermişse, mutlaka Allah’ın Zat'ına daveti kabul etmeyen insanlar O’nu yalanlamışlar ve O’ndan yüz çevirmişlerdir. Yüz çevirenlerin yanında azınlık da olsa tâbî olan insanlar hep var olacaktır. Bu tâbî olan insanlar için Allahû Tealâ, “kin ve adaveti yok edecek, dalâlet kaderini tamamen fethedecek ve zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak” bir devri yaşatacak Mehdi Resûl’ü vazifeli kılıyor. Acaba bunu neyle gerçekleştirecek? Sadece Kur’ân’daki İslâm ile. Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz’in hadîs-i şerifinde beyan buyurmuş: “Benim gibi dîni âhir zamanda kaim kılacaktır.” Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz, Allah’ın dînini Kur’ân’la kaim kılmış. Kaim kıldığının bütün standartlarını Allah, Kur’ân-ı Kerim’e âyet âyet yerleştirmiş. 23 sene boyunca Resûlullah’ın kalbine indirilen Kur’ân-ı Kerim, sahâbenin hayatını sıfır konumdan, Nefs-i Emmare’nin standartlarından, 23 senede nasıl kemâlâta ulaştırdığının bütün verilerini içeriyor, bütün emir ve nehiylerini ihtiva ediyor. İnsanın kemâlâta ulaşmasının nasıl olduğunun bilincine ulaşmak istiyorsak, Kur’ân’daki İslâm’ı bilmemiz lâzım.
Mehdi Resûl, bu sonuca Kur’ân’daki İslâm’la ulaşacak; Kur’ân’daki İslâm’la insanların kalbini fethedecek ve Kur’ân’daki İslâm’la 2. asr-ı saadet yaşanacaktır.
halid bin velid
Ebu Sa'id radıyallahu anh anlatıyor: "Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün)
"Hiçbiriniz kendisini tahkir etmesin" buyurmuştu. Yanındakiler: "Ey Allah'ın Resulü! Bizden biri kendisini nasıl tahkir eder?" diye sordular. "Bir kimse öyle bir şey görür ki, onunla ilgili bir şey söylemesi Allah'ın onun üzerindeki hakkıdır. Fakat o, bu hususta konuşmaz. (Yani, insanlardan çekinip konuşmamakla nefsini tahkir etmiş, alçaltmış olur). Allah Teâla hazretleri de Kıyamet günü, ona: "Şu şu meselede niye üzerine düşen sözü söylemedin?" diye hesaba çeker. Adam: "Konuşmamı insanlardan korkmam engelledi" der. Allah Teâla da: "Sen (insanlardan değil), önce benden korkmalıydın" der."
(Kûtûbû Sitte, C. 17)
M_i_r_a_y

bir hadis:



Rebî'a İbnu Ka'b el-Eslemî anlatıyor: "Ben Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) ile beraber gecelemiştim, kendisine abdest suyunu ve başkaca ihtiyaçlarını getirdim. Bana:
"Dile benden (ne dilersen)!" buyurdu. Ben:
"Senden cennette seninle beraberlik diliyorum!" dedim. Bana:
"Veya bundan başka birşey?" dedi. Ben:
"Hayır, sadece bunu istiyorum!" dedim.
"Öyleyse kendin için çok secde ederek bana yardımcı ol!" buyurdu."
Müslim, Salât 226, (489); Ebü Dâvud, Salât 312, (1320).



bir hadis:


"Orta yolu tutun, güzele yakın olanı arayın, sabah vaktinde, akşam vaktinde, bir miktar da gecenin son kısmında yürüyün (ibadet edin), ağır ağır hedefe varabilirsiniz. Unutmayın ki sizden hiç kimseye, yaptığı amel, cenneti kazandırmayacaktır" buyurdu. "Sen de mi (amelinle cennete gidemiyeceksin) ey Allah'ın Resûlü?" dediler. "Evet, ben de, dedi, Allah affı ve rahmeti ile muâmele etmezse ben de!"
(Buhârî, Rikak 18)


bir hadis:


Hz. Osman (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'dan işittim şöyle diyordu:
"Kim yatsıyı bir cemaat içinde kılarsa sanki gecenin yarısını ihya etmiş gibi olur, kim de sabah namazını bir cemaat içinde kılarsa sanki gecenin tamamını namazla geçirmiş gibi olur."
Müslim, Mesâcid 260, (656); Muvatta, Salâtu'1-Cemâ'a 7, (1, 132); Ebu Dvud, Salât 48, (555); Tirmizî, Salât 165, (221).



bir hadis:


Hz. Enes anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu. vesselâm) bana şöyle nasihat etti: "Ey oğulcuğum, namazda sağa sola bakmaktan sakın. Zira o helak olmaktır. Eğer mutlaka yapacaksan bâri nafilelerde olsun, farzlarda değil.''
Tirmizî, Salât 413 (5 89).




bir hadis:

İmam Mâlik (radıyallâhu anh)'e ulaştığına göre, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurmuştur: "İstikamet üzere olun. (Bunun sevabını) siz sayamazsınız. Şunu bilin ki, en hayırlı ameliniz namazdır. (Zâhirî ve bâtînî temizliği koruyarak) abdestli olmaya ancak mü'min riayet eder."
Muvatta, Tahâret 36, (1, 34); İbnu Mâce, Tahâret 4, (277).


bir hadis:


Muğîre İbnu Şu 'be (radıyallhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ayakları kabarıncaya kadar geceleri kalkıp namaz kılardı. Kendisine: "Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını affetti (niye kendini bu kadar hırpalıyorsun?)'' denildi. .
"Şükredici bir kul olmayayım mı?" cevabını verdi."
Buharî, Teheccüd 16, Tefsir, Feth 1, Rikâk 20; Müslim, Sıfatu'1-Münâfikîn 79, (2819); Tirmizî, Salât 304, (412); Nesâi, Kıyamu'l-Leyl 17, (3, 219).


bir hadis:


Abdullah lbnu Sa'dî radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanına bir heyet olarak geldik. Ben:
"Ey Allah'ın Resülü! Muhakkak ki ben, arkamda, artık hicretin sona erdiğini zanneden bir kavim bıraktım" dedim. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Kafirlerle cihad edildiği müddetçe, hicret sona ermeyecektir" buyurdu."
Nesâî, Bey'at 15, (7, 146).












furkandoan
"En büyük yapılan hırsızlık namazdan çalınan hırsızlıktır"
rabia sultan
doğru söylüyorsun gerçekten yüzü ak olsun
muhammed mustafa
kabirler uzerine bina yapmayin yazi yazmayin.kutubi sitte

allahim kabrimi tapinilan bir put haline donusturme.kutubi sitte
APS
Allahtan başka bir ilah bulunmadığına şehadet getirinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum.

Buhari I. S.110. Bab1

----

Harb hiledir.

Buhari-Cihad157, Müslim-Cihad18, EbuDavut-Cihad 92, Tirmizi-Cihad 5, İbn Mace- Cihad 28

Sizden kim bir münker görecek olursa; onu eliyle değiştirsin, ona gücü yetmiyorsa diliyle, ona gücü yetmiyorsa kalbiyle değiştirsin. Bu ise imanın en zayıf halidir.


Müslim-iman78, Ebu Davud-melahim 17, Nesai-iman17, İbn-i mace-Fiten 20

--------------
Benim Ümmetim sapıklık üzerinde ittifak etmez.

İbn-i mace Had.No : 3950
M_i_r_a_y

bir hadis:

Fadâle İbnu Ubeyd (radıyalahu anh) anlatıyor: "Her ölenin ameline son verilir, ancak Allah yolunda ölen murâbıt ( Allah yolunda çalışırken, nöbet tutarken ölen kimse ) müstesna. Çünkü onun ameli kıyamet gününe kadar artırılır. Ayrıca o, kabir azabına da uğratılmaz."
Tirmizî, Fedâilu'1-Cihad 2,(1621); Ebu Dâvud, Cihâd 16, (2500).

bir hadis:


Ebu Sa'îd (R.a) hazretleri der ki: "Hz. Peygamber (S.a.v) şöyle buyurdular: "Kim: 'Rab olarak Allah'ı, din olarak İslâm'ı, Resûl olarak Hz. Muhammed'i seçtim (ve onlardan memnun kaldım)' derse cennet ona vâcip olur".
Ebu Dâvud, Salât 361, (1529).


bir hadis:

Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor,
Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurdu: "Yüce Allah Kıyamet günü bütün yeri avucuna alır. Göğü de sağ elinde dürer. Sonra: "Melik benim. Hani yeryüzünün hükümdarları neredeler!" diye hitap eder."

Sahih-i Müslim 4994



bir hadis:


Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ölmek üzere olan bir gencin yanına girmişti. Hemen sordu:
"Kendini nasıl buluyorsun?"
"Ey Allah'ın Resûlü, Allah'tan ümidim var, ancak günahlarımdan korkuyorum" diye cevap verdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) da şu açıklamayı yaptı: "Bu durumda olan bir kulun kalbinde (ümit ve korku) birleşti mi Allah o kulun ümid ettiği şeyi mutlak verir ve korktuğu şeyden de onu emin kılar."
Tirmizî, Cenâiz 11, (983); İbnu Mâce, Zühd 31, (4261).



bir hadis:


Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah Teâla hazretleri şöyle demiştir: "Ben kimin iki sevdiğini almışsam ve o da sevabını umarak sabretmişse, ona cennet dışında bir mükafaat vermeye razı olmam.''
Tirmizi, Zühd 58, (2403).


bir hadis:

Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a Mi'râc'a çıktığı gece elli vakit namaz farz kılındı. Sonra bu azaltılarak beşe indirildi. Sonra da şöyle hitap edildi:
"Ey Muhammed! Artık, nezdimde (hüküm kesinleşmiştir), bu söz değiştirilmez. Bu beş vakit, (Rabbinin bir lüftu olarak on misliyle kabul edilerek) senin için elli vakit sayılacaktır."
Buhârî, Bed'ül-Halk 6, Enbiya 22, 43, Menâkıbu'l-Ensâr 42; Müslim, İman 259, (162); Tirmizî, Salât 159, (213); Nesâî, Salât 1, (1, 217-223).


bir hadis:


Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri diyor ki: "Kulum, hakkımda nasıl bir zan yürütürse ben öyleyimdir. O, beni zikredince ben onunla beraberim, O beni içinden geçirirse, ben de onu içimden geçiririm. O, beni bir cemaat içerisinde anarsa, ben de onu, onunkinden daha hayırlı bir cemaatte anarım. O, bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir arşın yaklaşırım. O bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse ben ona koşarak giderim."
Buhari, Tevhid 50; Müslim, Zikr 2, (2675); Tirmizi, Da'avat 142, (3598)


bir hadis:


İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Son nefesini vermedikçe Allah, kulun tevbesini kabul eder. "
Tirmizî, Da'avât 103, (3531); İbnu Mâce, Zühd 30, (4253).
Hz.Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "İnsanoğlunun herbiri hatakârdır. Ancak hatakârların en hayırlısı tevbekâr olanlarıdır."
Tirmizî, Kıyâmet 50, (2501); İbnu Mâce, Zühd 30, (4251).


bir hadis:


"Muhakkak ki, en güzel söz Allah'ın kitabıdır. En güzel yol da Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm)'in yoludur. İşlerin en kötüsü de dine aykırı olarak sonradan çıkarılanıdır. Size vâdedilen mutlaka yerine gelecektir. Siz Allah'ı aciz bırakamazsınız."
Buhârî, İ'tisam 2, Edeb 70.


EL-VELEHAN
Aişe şöyle dedi: Ben altı yaşımda iken Resulullah beni (nişan) akdi yaptı. (Üç yıl sonra) ben dokuz yaşında bir kız iken de benimle evlendi. Aişe dedi ki: Biz Medine’ye geldik. Akabinde ben bir ay sıtmaya tutuldum, hummanın şiddetinden saçım döküldü. (Hastalıktan kurtulunca) saçım gürleşti ve omuzlarıma kadar uzadı. Bir kere ben arkadaşlarımla beraber bir salıncak üzerinde oynarken annem Ummu Ruman bana doğru geldi ve beni çağırdı. Ben de annemin yanına geldim. Benden ne isteyeceğini bilmiyordum. Annem elimden tuttu sonunda beni evin kapısı önünde durdurdu. Bende yorgunluktan dolayı “heh, heh” diyerek kaba kaba soluyordum. Nihayet derin derin soluyuşum geçti. Sonra beni eve soktu. Evde Ensar’dan birtakım kadınlarla karşılaştım. Bu kadınlar: Hayır ve bereket üzere, en hayırlı kısmete dediler. Annem beni bu kadınlara teslim etti. Onlar da başımı yıkadılar ve üstümü başımı düzelttiler. Duha vaktinde Resulullah’ı habersizce görmekten başka beni hiçbir şey heyecanlandırmadı. Akabinde Ensar kadınları beni Resulullah’a teslim ettiler

Muhammed 52 yaşında iken, 9 yaşında olan Aişe ile gerdeğe girmiştir (Aişe, Muhammed ile evlendiğinde 6 yaşında idi (Bkz:Buhari, e’s Sahih, Kitabu Menakıbı’l-Ensar/44; Tecrid, Hadis no:1553; Müslim, e’s-Sahih, Kitabu’n-Nikah/69, Hadis no:1422).Bunun üzerine, islam hukuku bundan bir sonuç çıkarıyor ve "9 yaşındaki bir kız, "müştehat" (şehvete konu olabilecek çagda sayılır) deniyor. Ve de bu nedenle, bir erkeğin 9 yaşındaki bır kızla evlenebileceğini bildiriyor bır fıkıh hükmü olarak(Bkz:Muhammed Ali Tehanevi, Keşşafu ıstılaha-tı’l-Fünun,1/788)., M. Sofuoğlu (Cilt 4, Syf - 318,319)
M_i_r_a_y
bir hadis:



"Güzelce abdest alıp, sonra iki rek'at namaz kılan ve namaza bütün ruhu ve benliği ile yönelen hiç kimse yoktur ki kendisine cennet vâcib olmasın!"
Ebu Davud, Taharet 65, (169); Tirmizi, Taharet, 41, (55).



bir hadis:

İstanbul mutlaka feth olunacaktır; Onu fetheden komutan ne güzel bir komutandır ve o fetih ordusu da ne güzel bir ordudur”
Ahmed bin Hanbel Müsned IV, 225 İmam Hâkim Müstedrek

bir hadis:


Behz İbnu Hakim an ebihi an ceddihi anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Yazıklar olsun o kimseye ki, insanları güldürmek için konuşur ve yalan söylerler! Yazık ona, yazık ona!"
Ebu Davud, Edeb 88, (4990); Tirmizi, Zühd 10, (2316).


bir hadis:


Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Zaman yakınlaşmadıkça Kıyamet kopmaz. Bu yakınlaşma öyle olur ki, bir yıl bir ay gibi, ay bir hafta gibi, haftada bir gün gibi, gün saat gibi, saat de bir çıra tutuşması gibi (kısa) olur."
Tirmizi, zühd 24, (2333)




bir hadis:

Ebu Hureyre (r.a.) naklediyor:
Allah Resulü (a.s.): "Herc vakıaları çoğalmadıkça Kıyamet kopmaz" buyurdu. Sahabeler: Ey Allah'ın Resulü! Herc nedir? diye sordular. Allah Resulü: "Öldürmek, öldürmek!" buyurdu.
Sahih-i Müslim 5143



bir hadis:


Abbâs İbnu Abdilmuttalib (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in şöyle söylediğini işittim:
"İmanın tadını, Rabb olarak Allah'ı, din olarak İslâm'ı, peygamber olarak Muhammed'i seçip râzı olanlar duyar."
Müslim, İman 56, (34); Tirmizî, İmân 10, (2625).
DarulHikme


Hadisler ve Ehli Kitab,Cihad ve Müşrikler


Ebu Hureyreden Peygamber (sallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir :
"---Kitab ehli (Yahudi ve Hristiyanlar) var ya ,onlara selâmla (söze) başlamayın; ve onları yolun en dar yerine mecbur ediniz." (Müslim-Kitabus-selâm Hadis :13)


İbn-i Mesud (r.a.) şöyle rivayet etmiştir:

"Ebu Musa El-Eşari (r.a.) Ömer b. Hattab'a (r.a.) olan borcunu verdi. Ömer (r.a.) onun dikkatli hesabını beğenerek şöyle dedi:
"Muhasebecini çağır da nasıl hesap yaptığını insanlara söylesin." Ebu Musa El-eşari (r.a.):
"Mescide girmiyor" dedi. Ömer (r.a.) bunun üzerine "Cünüp mü?" diye sorunca El-Eşari (r.a.):
"Hayır, O hristiyandır" dedi. Ömer (r.a.) bunu duyunca Ebu Musa El-eşari'yi azarladı ve ona şöyle dedi:
"Onları Allah uzaklaştırmışken sen yaklaştırma. Allah onları alçaltmışken sen onların değerlerini yükseltme. Allah onların güvenilir olmadıklarını bildirdikten sonra sen onlara güvenme."
(Ebu Davud)

Enes b. Malik (.r.a)'den dedi ki;Resulullah ve ashabı yola çıktılar ve bedire müşriklerden önce vardılar.Ardından müşrikler geldi.

Resulullah ( sav) şöyle buyurdu:"ben olmadan kimse bir şey yapmaya kalkışmasın"
Müşrikler yaklaşınca Resul (sav) şöyle buyurdu;"Haydi genişliği yerler ve gökler kadar olan cennete (veya cennet için) kalkın "
(Enes dedik ki) Umeyr b. El-Humam el-ensari (ra) dedi ki;"Genişliği yerler ve gökler kadar bir cennet öyle mi ey Allah'ın Resulu ?"
Dedi ki; "Evet (umeyr);"Oh! Oh! (ne ala ne ala)"
Bunun üzerine Resulullah (sav) dedi ki;"Ne diye oh oh diyorsun."
Dedi ki;"Hiç sadece oranın ehlinden olmayı istiyorum o kadar."
Resul dedi ki;"Sen oranın ehlindensin."
Bunun üzerine (umeyr)ok kırbasında bulunan hurmaları çıkardı ve yemeğe başladı.Arkasından şöyle dedi;"Eğer ben bu hurmaları yiyecek kadar yaşayacaksam gerçekten bu uzun bir hayat olacaktır.."
Elindeki hurmaları attı ve öldürülünceye kadar savaştı.(Müslim)

."Allah mü'minlerden canlarını ve mallarını, cennet kesinlikle kendilerinin olması pahasına satınaldı...."(tevbe 111)

M_i_r_a_y
bir hadis:


Ömer b. Ebu Seleme (r.a.) şöyle anlatır:
Ben Hz. Peygamber'in terbiyesi altında bulunuyordum. Yemek yerken elim yemek kabının her tarafına dolaşırdı. Hz. Peygamber (a.s.) bana: "Ey oğul! Allah'ın adını an, sağ elinle ve sana yakın olan taraftan ye!" buyururdu.

Sahih-i Müslim' 3767


bir hadis:


"Allah'a ve ahiret gününe inanan kimse ya hayır koşuşsun ya da sussun."
Tirmizi, Kıyamet 51, (2502).


M_i_r_a_y
bir hadis:



Ebu Hüreyre (radıyalahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"(Müslüman erkeklerden) kim, Allah yolunda, ilâ-yı kelimetullah için, devenin iki sağımı arasında geçen müddet kadar savaşacak olsa cennet kendisine vacib olur."
Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 21, (1657); Ebu Dâvud, Cihâd 42, (2541); Nesâî,Cihâd 25, (6, 26); İbnu Mace, Cihâd 15, (2792).


bir hadis:


Ebu Saîd (radıyalahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a:
"- Ey Allah'ın Resûlü! İnsanların en efdali (en faziletlisi) kimdir?" diye soruldu. Şu cevabı verdi:
" Allah yolunda malıyla canıyla cihad eden mü'min kişi!"
Buharî, Cihâd 2, Rikâk 34; Müslim, İmâret 122, 123, 127, (1888); Ebu Dâvud, Cihad 5, (2485); Tirmizî, Fedâuilu'l- Cihâd 24, (1660); Nesâi, Zekât 74, (5, 83), Cihâd 7, (6,11); İbnu Mâce, Fiten 13, (3978).
dido
68. Ebü Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kendisini (doğrudan) ilgilendirmeyen şeyi terketmesi, kişinin iyi müslüman oluşundandır."
M_i_r_a_y
bir hadis:

(Kıyamet günü), kulun ilk bakılacak ameli namazdır. Eğer namazı kabul edilirse, geri kalan amellerine bakılır. Eğer namazı kabul edilmezse diğer amellerinin hiçbirine bakılmaz."
Muvatta, Kavru's-Salat 89, (1, 173).

SAREM
1558.Semüre İbni Cündeb radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Birbirinize Allah'ın lâneti, gazâbı ve cehennem azâbı ile lânet ve beddua etmeyiniz!"
M_i_r_a_y
bir hadis:


Ebu Hureyre'nin (r.a.) naklettiğine göre:

Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurdu: "Namaza çağrıldığını işittiği vakit şeytan müezzin sesini duymamak için yellenerek hızla kaçar, müezzin susunca döner vesvese verir. Kameti işittiği zaman, sesini duymamak için yine kaçar. Müezzin susunca tekrar döner ve vesvese vermeye çalışır."
Sahih-i Müslim 4363

bir hadis:


Hz. Cabir (R.a) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki:
"Kul, hayrıyla, şerriyle kadere inanmadıkça, kendine (hayır ve şerden) isabet edecek şeyi atlatamayacağını,
(hayır ve şerden) kaçacak olan şeyi de yakalayamayacağını bilmedikçe iman etmiş olmaz."
Tirmizi, Kader 10, 2145.

bir hadis:


İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Sana günah olarak, husümeti devam ettirmen yeterlidir (çünkü bu, gıybete kapı açar)."
Tirmizi, Birr 58, (1995).



bir hadis:

Ebu Hureyre'den (r.a.) rivayet edildiğine göre:

Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Dünyaya gelen hiçbir çocuk yoktur ki şeytan ona dokunmuş olmasın. Şeytanın dokunmasından dolayı çocuk feryat ederek ağlar. Bundan yalnız Meryem oğlu ile annesi müstesnadır."
Sahih-i Müslim 4363


bir hadis:


Ebu berze el-Eslemi radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Sizin hakkınızda en ziyade korktuğum şey, zenginlik hırsı ile karınlarınızın ve ferçlerinizin şehvetleri bir de fitnelerin şaşırtmalarıdır."
Ahmed İbnu Hanbel- Müsned 420, 423.



bir hadis:


Sehl İbnu Sa'd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Kim bana çeneleri ile bacakları arasındaki şeyler hususunda garanti verirse, ben de ona cennet hususunda garanti veririm."
Buhari, Rikâk 23, Hudud 19; Tirmizi, Zühd 61, (2410).


bir hadis:


Hz. Cündüb radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Kim (başkalarının kusurlarını teşhir edip herkese) duyurursa, Allah da (onun kusurlarını) duyurur. Kim de riya yaparsa Allah da onun riyasını ortaya çıkarır."
Buhari, Rikak 36; Müslim, Zühd 48, (2987).


bir hadis:

İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm huyurdular ki:
"Allah'ın zikri dışında kelamı çok yapmayın. Zira, Allah'ın zikri dışında çok kelam, kalbe kasvet (katılık) verir. Şunu bilin ki, insanların Allah'a en uzak olanı kalbi katı olanlardır."
Tirmizi, Zühd 62, (2413).



ünsal
ALINTI(Nida @ Jul 27 2005, 08:04 PM) *

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Bizden işitip de başkalarına aynen bildiren kişinin yüzünü Allah ak etsin! Kendisine bildirilen niceleri vardır ki, işitenden daha kavrayıcıdır."

İbn Mesûd radıyallahu anh. Tirmizî.


Cenab-ı Hakk'a layık bir kul,Habibine layık bir ümmet olabilmek niyaz ile..

Allah Rasülü buyuruyor ki.....
"Cömert insan Allaha yakın, insanlara yakın cennete yakın cehenneme uzaktır."
M_i_r_a_y
bir hadis:

Ka'b İbnu Mâlik (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resulûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir sürüye salınan iki aç kurdun sürüye verdiği zarar, kişinin mal ve şeref hırsıyla dine verdiği zarardan daha fazla değildir."
Tirmizî, Zühd, 43, (2377).


bir hadis:

Süfyan İbnu Abdillah es-Sakafî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü, bana İslâm hakkında öyle bir bilgi ver ki, bana yetsin ve sizden başka kimseye İslâm'dan sormaya hacet bırakmasın" dedim.
Şu cevabı verdi: "Allah'a inandım de, sonra da doğru ol" buyurdu.
Müslim, İman 62, (38).

hilala
M_i_r_a_y

bir hadis:


Ebu Saîdi'l-Hudrî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Size, insanların en hayırlısı ve en şerlisini haber vereyim mi! İnsanların en hayırlısı o kimsedir ki, kendi veya başkasının atı sırtında ya da yaya olarak, ölünceye kadar Allah yolunda çalışır. İnsanların en şerlisine gelince o da, Allah 'ın Kitab 'ını okuyup (emir ve yasaklarına) riayet etmeyen kimsedir."
Nesâî, Cihad 8, (6,11-12).
dil_dar
''Allah bir kulunu helak etmek isterse ondan önce hayasını alır.Haya giderse iman gider,iman giderse şiddetli bir azaba müstehak olur.''
ıstakoz
M_i_r_a_y
bir hadis:

Hz. Sevban radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Size çullanmak üzere, yabancı kavimlerin, tıpkı sofraya çağrışan yiyiciler gibi, birbirlerini çağıracakları zaman yakındır."
Orada bulunanlardan biri: "O gün sayıca azlığımızdan mı?" diye sordu.
"Hayır, buyurdular. Bilakis o gün siz çoksunuz. Lakin sizler bir selin getirip yığdığı çer-çöpler gibi hiçbir ağırlığı olmayan çer-çöpler durumunda olacaksınız. Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı korku duygusunu çıkaracak ve sizin kalplerinize zaafı atacak!"
"Zaaf da nedir ey Allah'ın Resûlü?" denildi.
"Dünya sevgisi ve ölüm korkusu!" buyurdular."
Ebu Davud, Melahim 5, (4297).


bir hadis:

Mü'mine ölüm gelince, Allah'ın rızası ve ikramıyla müjdelenir. Ona, önünde (ölümden sonra kendisini bekleyen) şeyden daha sevgili bir şey yoktur. Böylece O, Allah'a kavuşmayı sever, Allah da ona kavuşmayı sever.
Kâfir ise, ölüm kendisine gelince Allah'ın azabı ve cezasıyla müjdelenir. Bu sebeple ona önünde (kendini bekleyenlerden) daha menfur (kötü) bir şey yoktur. Bu sebeple Allah'a kavuşmaktan hoşlanmaz, Allah da ona kavuşmaktan hoşlanmaz."
Buhari, Rikak 41; Müslim, Zikr 14, (2683); Tirmizi, Cenaiz 67, (1066); Nesai, Cenaiz 10, (4, 10).

ıstakoz
ıstakoz


çok yer kapladım hakkınızı helal edin wink.gif
mavikaradeniz
Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:
«Her kim La ilahe illallah Muhammedun Rasulullah'a kalbiyle tasdik ederek şehadet ederse Allah(c.c) ona cehennemi haram kılar.»
(Buhari, Müslim)
Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:
«Benim şefaatim La ilahe illallah'ı ihlaslı olarak ve kalbinde olanı lisanı tasdik ederek, lisanında olanı kalbi tasdik ederek söyleyen kimse içindir.»
(Hakim)
hazar_ali
31 - Ebu Umame (radiyallahu anh), Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'in soyle dedigini rivayet ediyor: "Kim Allah icin sever, Allah icin bugzeder, Allah icin verir, Allah icin vermezse imanini kemale erdirmistir".
Ebu Davud, Sunnet 16, (4681).


sevgilerle
mavi ada
GALE RESULULLAH S.A.V.

YEHRUCU MİNEN NARİ MEN KANE
Fİ KALBİHİ ZERRETİM MİNEL İMAN

KALBİNDE ZERRE MİKTARI İMAN BULUNAN HERKES
CEHENNEMDEN ÇIKAR
ORADA EBEDİ KALMAZ

SADAKA RASULULLAH
übeyb
Benim ümmetime bir zaman gelecek ki, ulemayı güzel elbise,Kur-an-i güzel sesle tanırlar ve Allah'a yalnız ramazan
ayında ibadet eder.Böyle oldu mu ilmi, hilmi ve rahmeti olmayan bir hükümdarı Allah onlara musallat eder.


Hadis:Birbirinize selam veriniz,iman etmedikçe Cennet'e giremezsiniz,Birbirinizi sevmedikçe tam imana kavuşamazsınız.


SELAMI ARAMIZDA yayalım.tanıdık tanımadık herkeze selam verelim
SELAM VERMEK sünneti seniyye.almak ise farz ı ayn dır.unutmayın(ÜBEYB)

bir insanın başına ne gelirse geldin şunu demesi lazım



www.radyohayat.com.tr bu radyoyu dinleyiniz vede israil vede amerikan mallarını boykot edelim
kalbimiz beyrut kalbimiz kudüs atıyor

İNNALİLLEHİ VE İNNE İLEYHİ RACİUN
(SENDEN geldik sana döneceğiz)

enbiya suresi 1-2-3 ayetlerinin bi mealini okuyalım
erakg
KOLAYLAŞTIRIN ZORLAŞTIRMAYIN;MÜJDELEYİN NEFRET ETTİRMEYİN.
Mağlub
Lailahe illallah diye bi konu açmıştım yanlışlıkla bu bölümü görmeden kusura bakmassınız umarım.

Hadis-i Şerif

Kul Lailahe illallah dediği zaman ağzından bir kuş çıkar.Arşın altında çırpınır kendisine sukunet bul dendiğinde Beni Söyleyeni magfiret edinceye kadar susma der.
M_i_r_a_y


Ebu Musa (ra)anlatıyor: Resulüllah (sav) buyurdular ki:

"İyi arkadaşlarla kötü arkadaşın misali,misk taşıyanla körük çeken insanlar gibidir. Misk sahibi ya sana kokusundan verir veya sen ondan satın alırsın. Körük çekene gelince ya elbiseni yakar yahut da sen onun pis kokusunu alırsın."



Buhari, Büyü 38


bengisu
1-) Kim benim sunnetimi diriltirse(ihya eder ve yasaminda tatbik ederse) beni sevmis olur. Beni seven de benimle beraber Cennettedir.
ahmetoplu
Haramlardan sakın ki, insanlar arasında en çok ibadet eden biri olasın. Kısmetine razı ol ki, insanların en zengini olasın. Komşularına iyi davran ki, tam bir mümin olasın.
Kendin için arzuladığını insanlar için de iste ki, tam bir Müslüman olasın. Çok gülme! Çünkü çok gülmek kalbi katılaştırır, karartır.
(Tirmizi, Zühd 2)
cudi
Kıyamet günü yetmiş millete tamamlanacağız: Biz en sonu (fakat) en hayırlısıyız.

RAMUZÜL EHADİS/5653
NURU ELİF
Allah katında en sevgiliniz,ahlâkı güzel olan,halk ile geçinenler ve kendisiyle geçinilen,yumuşak huylu olanlardır.Ve Allâh yanında buğz . . edilenlerinizde, insanla arasında biribirine lâf götürüp getirmekle uğraşan, onların kusurlarını arayarak din kardeşlerinin aralarına tefrika sokanlardır.(Hadis-i Şerif)
islamic_manifesto
"Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır" (Buhari, İman 28)
NURU ELİF
Allahü Teâlâ her hak sahibine hakkını vermiştir.Dikkat ediniz,varise vasiyet yoktur[font=Arial]
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2009 Invision Power Services, Inc.