Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: En Son ölümü Ne Zaman Düşündük ?
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİFORUM DİĞER... > .·[ ANKETLER ]·.
kırık-rüzgar
Arkadaşlar acaba en son ölümü ne zaman düşündük belkide bu konuyu ne zaman görürseniz aklınıza ölüğm gelecektir inşaAllah




ÖLÜM NEDİR?

Ölüm yokluk değil, hiçlik değil, bitiş değil, bir ebedi uyku değil; bilakis bir var oluştur. Aynen bir tohum gibi;


yerin altına girer fakat vakt-i merhunu gelince, bir sünbül olarak arz-ı didar eder.Yine o, bir hiç hükmünde

olan dünyadan her şey olan ALLAH’a yürüyüştür. O, bir başlangıçtır. Esas ve ebedi hayatın başlangıcı. Ve o

bir uyanıştır. Hazreti Ali Efendimiz’in ifadesiyle, bu dünya bir rüyadır. İnsanlar ölünce uyanırlar. O bir

vuslattır; aşığın Maşuk’a, dostun Dost’a vuslatı. Sahabeden Huzeyfe el Yemanî, son demlerini yaşarken şöyle

diyordu: “Dost aniden geldi, dostun gelişine pişman olan asla iflah olmaz.” Ölüm yıllardır süren vatan

hasretinin bitişidir. Zira, inanan bir insanın ana vatanı cennettir. Oraya göre bu dünya ise bir zindandan

ibarettir. Hadiste, dünyanın mü’min için bir zindan olduğu ifade edilir. Ölüm, bir istirahate çekiliştir. Zira

insan yıllarca bu dünyanın yükünü çekmekle yorulmuştur. Ölümle o yükü sırtından atar ve rahatlar. Hadisin

ifadesiyle; “Mü’minin armağanı ölümdür.” Zira, bu dünya cennete kıyasla bir zindan gibidir. Ölen bu

zindandan kurtularak en büyük hediyeyi kazanmış olur. Ölüm bize bayram sevinci, Yolda bulunmuş inci.

Ölüm, bu dünyadan öbür dünyaya atılan bir adımdır. Niceleri vardır ki, “ah ne olur, bir adım atsam ve sanki

şu evin bir odasından diğer odasına geçer gibi öbür tarafa geçiversem” diyerek ölümü çok rahat

karşılamışlardır. Fakat nice çok okumuş, çok görmüş insanlar da vardır ki, ölüm karşısındaki ürpertilerini

yenememişlerdir.Ölüm, hadisin ifadesiyle bir nasihatçidir.



İmam Gazali, iki vaiz vardır der. Biri vicdan, diğeri ölüm. ÖLÜMÜ HATIRLAMAK: “Her nefis ölümü

tatmaktadır, tadacaktır. Sonra hepiniz O’na döndürüleceksiniz.” (Ayet) “Uyku ölümün küçük

kardeşidir.”(Hadis) Uykuyla insan ölümü tadar. Sonbahar bir ölüm gösterisidir. Vücudundaki hücrelerin her

altı ayda bir değişmesiyle insan, senede iki defa ölümü tatmış olur. “İnsanların hesap günleri yaklaştı.

Böyleyken onlar hala gaflet içindeler. Ölümü düşünmekten nasıl da yüz çeviriyorlar!”(Enbiya, 1) “De ki,

kendisinden kaçtığınız ölüm bir gün mutlaka karşınıza çıkacaktır. Sonra görülen görülmeyen her şeyi bilen

ALLAH’a döndürüleceksiniz. O siz yaptığınız her şeyi teker teker haber verecektir.” (Cuma, Hadis:Eksirû

zikra hâdimil lezzât: “Bütün lezzetleri acılaştıran ölümü çok zikredin.” Hadis: “Ölümü çokca anın. Eğer benim

bildiklerimi bilseydiniz, çok ağlar az gülerdiniz.” Rivayete göre Hazreti Ömer, kendisine ölümü hatırlatacak

bir adam tutmuştu. Sonra saçları ağarmaya başlayınca adama gerek kalmadığını söyledi ve bıraktı.


Bir kadın Hazreti Aişe Validemiz’e gelerek kalbim çok katı, ne yapayım der. Validemiz de ona ölümü

hatırlamasını tavsiye eder. Kadın denileni yapar ve gelir Validemiz’e teşekkür eder. İbrahim et Teymi der

ki; “İki şey var ki benim için dünyada zevk lezzet bırakmadı: Ölüm ve ALLAH’ın huzuruna çıkma endişesi.

Ömer b. Abdülaziz, her gece bir sohbet grubu toplar, onların ölümden bahsetmelerini sağlardı.Ölümden

bahsedilince hepsi de hüngür hüngür ağlardı. Ömer b. Abdülaziz der ki; “Sıkıntılı bir hayat yaşayan ölümü

hatırlasa teselli bulur, rahat bir hayata sahipse, dünya sevgisinden kurtulur.” Eş’as diyor ki, “Ben ne zaman

Hasan Basri Hazretlerinin yanına girsem, devamlı cehennemden, ölümden bahsederdi.” Hadis: El Keyyisü

men dâne nefsehû ve amile lima ba’del mevt: “akıllı kimse kendini ALLAH karşısında küçük gören ve

ölümden sonrası için çalışandır.” Hasan Basri Hazretleri der ki; “Ne kadar büyük ve akıllı insan tanıdıysam,

hepsini de ölümle içli dışlı gördüm.” Hadis: “ALLAH’a kavuşmak istemeyene ALLAH da kavuşmak istemez.”

O’nunla büyük randevu, yani O’na kavuşma vesilesi ölümdür. Ölümü hatırlamayanı ALLAH da hatırlamaz.

Ölüm istenmez ama hatırlanmalıdır. Abdullah b. Salebe şöyle diyordu: “Kefeniniz kefencinin elinden çıkmış,

siz hâlâ gülüyorsunuz.!” Demir fırınında kalan bir işçinin yaşanmış hikayesi: Bir işçi yanlışlıkla demirin

bilmem kaçbin derecede eritildiği fırında kalır. Fırının çalışma saati yaklaştıkça adam erir. Her saniyesi bir

yıllık cehennem azabı olur. Nihayet adam, çalışma saatine az bir zaman kala arkadaşı vesilesiyle kurtulur;

kurtulur ama simsiyah saçları o bir iki saat içinde bembeyaz olmuştur.


Alıntı...
[size=4]
asiLDuA
Biz bir ara tel rehberine hatırlatıcı şeyler yazardık.Bunu öğrenciyken çok yapardık.Valla ben bazen korkupta vasiyet olarak bir kaç şeyi hala telime msj olarak kaydettiğimi bilirim smile.gif).Öğrenciykende tel rehberine AHİRET yazmıştık.hatırlamak için.Yada ölümmü yazmıştık tam hatırlamıyorum fakat bunu çok yapardık.

Ölümü hatırlayınca karekterinizde değişme oluyor sakinleşiyorsunuz.Herşeyi bırakıp kendi halinizi günahlarınızı ve ya'' Kötü bir şekilde ölür isem sonum ne olur'' kaygısı sarıyor.Tabi bu bazen bazı günlerde daha yoğun olabiliyor.Yoğunluğu bazen azalıyor bazen artıyor diyelim.Her saniye her gün düşünsek şu internete girmeye zamanı boş görürüz.

Mesela misafirliktesiniz,ama muhabbet boş ve boş şeyler ile uğraşan insanlar var o zamanda ölümü hatırlayınca o ortam sizi sıkıyor bir an önce o ortamdan çıkmak istiyorsunuz.

Birde ölümü yemek yerken düşününce farkediceksinizki yemekyiyemiyorsunuz o anda iştahınız kesiliyor.
Hatta bu konuya dair hadiste vardı.

Ölümü hatırlamak gerçekten kalbi yumuşatıyor.Güzel bir başlık esengül kardeş.
kırık-rüzgar
Allah razı olsun bu konu görüldükçe ölüm hatırlanılır inşaAllah hatırlandıkça da hal ve hareketlerimizi düzeltiriz inşaAllah seninde ne kadar güzel anın varmış öyle bende mi yazsam vasiyet felan
asiLDuA
smile.gif) Şuan sililnik ama genelde namaz,oruç,maddi borç var ise onları kaydederdim tele bunu tavsiye ederim.bEN ölünce şuna şuna haber verin gibi şeyleri yazmanız erken çünkü okuyanlar yalnış anlayabilir:))
mutmain
Allah razı olsun, gerçekten güzel fikirler verdiniz smile.gif

ben de telefonumun çalar saatini kurcam her çalışında sanki azrail zili çalıyomuş gibi olsun sad.gif
ayna
yok daha neler sen de .o zaman hiç telefonunun çalmasını istemezsin değil mi?smile.gif
esengül aferin kız sana ne gzüel çalışmalar yapıyorsun .ben bile hala anket hazırlamayı beceremedim biliyormusun?helal sana..rabbim bu azmini inşallah cennetiyle sunsun tekrar sana.burada ki kıdemler bir hiç kadar değersiz.Allah bilir herkesin imanını samimiyetini.rabbim seni de beni de hepimizi de doğru yoldan ayırmasın.imanla ölmeyi ve dirilmeyi nasip etsin.çok mutlu oldum senin çalışmana
ben en son 2 gün önce bir şehit cenazesine çok üzüldüm ve yandım.ve o zaman dedim bak 20 yaşında ana kuzusu bir anlık oldu ya sen ne zaman vaktin dolup gidiyorsu dedim.bence insanlar üzerinde ölümü hatırlatan en etkili olay genç birinin hastalanmadan ani ölmesidir....keşke şıklardan biri ölüm olayları olsaydı....
kırık-rüzgar
ALINTI(mihrican @ Jul 14 2007, 12:43 AM) *

yok daha neler sen de .o zaman hiç telefonunun çalmasını istemezsin değil mi?smile.gif
esengül aferin kız sana ne gzüel çalışmalar yapıyorsun .ben bile hala anket hazırlamayı beceremedim biliyormusun?helal sana..rabbim bu azmini inşallah cennetiyle sunsun tekrar sana.burada ki kıdemler bir hiç kadar değersiz.Allah bilir herkesin imanını samimiyetini.rabbim seni de beni de hepimizi de doğru yoldan ayırmasın.imanla ölmeyi ve dirilmeyi nasip etsin.çok mutlu oldum senin çalışmana
ben en son 2 gün önce bir şehit cenazesine çok üzüldüm ve yandım.ve o zaman dedim bak 20 yaşında ana kuzusu bir anlık oldu ya sen ne zaman vaktin dolup gidiyorsu dedim.bence insanlar üzerinde ölümü hatırlatan en etkili olay genç birinin hastalanmadan ani ölmesidir....keşke şıklardan biri ölüm olayları olsaydı....


ne kadar güzel anlatmışsın ya

Allah razı olsun dediğin gibi buradaki kıdemler hiç kadar değersiz evet inşaAllah doğru yoldan ayırmasın bizi yaptığın dualar için binkere AMİNN iyiki böyle birşey açmışım ve dua kazandım buraya gelen herkeste ölüğmü hatırlayıp inşaAllah nefsini sorguya çeker
ayna
inşallah canım...
mutmain
ALINTI(mihrican @ Jul 14 2007, 12:43 AM) *

yok daha neler sen de .o zaman hiç telefonunun çalmasını istemezsin değil mi?smile.gif



biggrin.gif biggrin.gif tongue.gif
kırık-rüzgar
bu konunun hep gündemde olmasını isterdim her bakıldığı zaman ölümü hatırlayıp ibadete koşulmasını Rabbimizi hatırlamayı keşke ama ... sad.gif
suskun
şuanda msn de bir arkadaşımla konuşuyordum nickinde ölümü unutma yazıyor...bende şuan düşünmüş oldum...
SimRe
ne yalan söyliyim şu anda bu topiği gördüğümde düşündüm. sad.gif
kırık-rüzgar
işte bende herkesin bu topiği görmesini ve ölümü hatırlamasını istiyorum
asuman
dün gece deprem olacağı hissine kapıldım ve ölümü yoğun bir şekilde hissettim. ölümü düşünürken kendini kaptıranlar da var. mesela ablam artık ne kadar konsantre olmuşsa ruhunun tavana kadar yükseldiğini hissetmiş ve tavandan bedenine bakar vaziyette kendini görmüş. bu tür hayallere sebebiyet verecek kadar düşünmenizi de tavsiye etmiyorum. jp.gif ölümü düşünmek yaşamı güzelleştiriyor yaşamdan da kopmamak lazım. bir öğrencim de ölümlü dünya diye matematiği öğremeyi reddediyor mesela sad.gif
aLaTurCa
anket basligini gorunce dusunmeye basladim simdi.. sanki hic olmeyecekmisiz gibi o kadar sarilmisizki dunyaya, yazik bizlere ya
SermonValley
Alnımın her secdeye değişinde...
hasna
FARZET Kİ ÖLDÜN ......

İstersen gel bir beş dakika ölümü düşünelim… Ama senin ölümünü nasıl mı? Şöyle:
Düşün ki hiç hesapta olmayan, hep ertelediğin, ölüm; sana genç yaşta geldi… Eve haber saldılar; çocuğunuz hakkın rahmetine kavuştu… Aldılar seni sana özel tek kişilik odaya ağırladılar… Morgdasın… Buz gibi bir mekân… Birazdan sevdiklerin başına üşüşüp ağlayacaklar…
Beyaz kefenin başucu en yakının tarafından açılıyor… Seni gören fenalık geçiriyor… Sana can veremiyorlar… Sen morgda bir kişilik yeri işgal ederken boyuna göre küçük yatağın (kabrin) çoktan hazırlanmış… O geceyi tüyleri diken diken eden yerde geçirirken sıcacık yatağın korku salacak evdekilere… Rahmetlinin yatağıydı diyecekler… O odan korku salacak…Ölümün birçok kişiye kısa zamanda unutacakları önemli dersler verir… Ölümünle kimi dul kalacak, kimi yetim… Kimine evlat acısı tattıracaksın, kimine adını koyamadığımız acılar…
Sen hala o soğuk yerdeyken cenazenin kılınacağı camii ve kılınacak namaz vakti belirlenmiş ve kısa bir zaman diliminde yakın çevrene bildirilmiştir… Cepten arayanlara şu ses ne güzel mesaj verirdi:
"Aradığınız kişiye ulaşılamıyor… Lütfen tekrar denemeyiniz. Ona artık ulaşamazsınız… O artık dünyalı değil… Lütfen numarasını silin…''
Numaran anında silinir… Telefonlardaki numaran ölüm kokar… Sen morgdayken ölüm ve ölümün konuşulacak evlerde… Ne kabare programları güldürür ne de savaş görüntüleri üzer… Gündemde sen varsın… Ölümün var…
Şu konuşmalar çok işitildi:
_ Acaba sıra kimde?
_ Senden sonra acaba kimin adı okunacak?
_ Daha dün görüşmüştüm!
_ Hala inanamıyorum!
_ Demek ki ölümün yaşı yok!
_ Bir gün biz de öleceğiz…
Ve sabah olur…
Dünyada bir gün bile kalmana razı olmazlar… İlk ke[size=6]z varlığın sıkıntı verir… Sen hala oracıktayken ğasilhane kapısına adın yazılır… Orası ne hamamdır ne de evindeki banyo… Ömürde bir defa yıkanılan bir yerdir orası…
Buz tutmuş bedenin sıcak sular altında çözülürken tenine dokunanlara unutamayacakları bir ürperti verirsin… Ve ölümünden sonra ikinci durağın olan tahtadan yapılmış bir binek kapı önünde seni bekliyor… Ömürde bir defa binilen tek binektir o… Ve iki üç kişinin yardımıyla cansız bedenin tabuta koyulurken kılını dahi kıpır tadamayacaksın…
Yine ömründe ilk ve son kez bineceğin bir araba sana özel kiralanmış… Ve yola koyuluyorsun… Canlılar arasında kıvrıla kıvrıla ölüm dansı yaparak en azından Cuma kıldığın camiye geliyorsun… Daha doğusu getiriyorlar…
O kalabalıkta tek ölü sensin… Ve sana ölü muamelesi yapacaklar… Çünkü sen ölmüşsün… Musalla taşı… Taşların en ürperteni! Taşların en acımasızı! Taşların en soğuğu!
Senin için toplanan kalabalık, öne geçmen için yol açıyor… Ve o taş kim bilir kaçıncı konuğunu ağırlıyor! Ne ölüler geçti o tezgâhtan!
Senin oradaki varlığın bir sünnet namazına vesile… Kılınan namazdan sonra; Rahmetliyi nasıl bilirdiniz? Sorusuna seni tanıyan da tanımayanda iyi bilirdik derler. İşlediğin günahları gözlerinin önüne getirdiğinde iyi ki bilmiyorlar dersin…
Ürperttiysem bana kızma! Bu, senin, dünya hayatına yeni bir bakış açısı yakalaman içindi… Çünkü ölümü düşünmek az hata yapmanı sağlar…
TEVHİD
ALINTI
Ürperttiysem bana kızma!


Hiç kızılır mı kardeşim?Bu durum yaşanılacak bir gerçek.
Bugün üye olmuşsunuz.Yazınız da çok güzel.Allah razı olsun.Hoşgeldiniz.Hayırlı paylaşımlar inşallah.

Selam ve dua ile
ayna
aklımdan çıkmıyo bugünlerde...
nasreddinhoca
En son dün düşündüm...
Tabi dün garip bir gündü...
Bir sınavımız vardı, YDÜ'de (Lefkoşa), yarı ingilizce, yarı türkçe olacaktı...
Olacak ya 80 soru ingilizce, ben ingilizcenin i'sini bilmiyorum...
Neyse, rezil olmamak için çaktırmadan soruları çözmeye başladım...
Görseniz, ingilizce profu dersiniz, pür dikkat soru çözüyorum!!!
İçimden gülmemek içinde kendimi zor tutuyorum...
Neyse sınav bitti, 80'de 80 çektim!!!
Full, hiç şaşma yok, sonuç mu, ya tutarsa!!!
Neyse, sınavdan çıktım, saaat 3-4 arası pati toplantısı var, oraya gidecem...
tabi pek de gitmeye niyetim yok...
Üniversiteden çıktım, yürüyerek fuar alanı dediğimiz yere doğru gidiyorum...
Mezarlığı geçtikten sonra, yolda bir araç öyle bir fren yaptı ki bayağı ilerde durdu, bir de baktım partiden arkadaş...
Cenazeye gidiyorum gel, iyi dedik gidelim...
Hüseyin Ateşin isimli bir muhterem vefat etmiş...
Çok eski bir arakdaşımın babası...
Dedim benim abdest yok sen namaza dur...
Namazı yanılmıyorsam Şeyh Nazım kıldırdı ya da bir müridi..
Vefat eden şahıs da şeyhin dostlarından...
Namaz kılındı, tabut kabre götürüldü...
Şeyh Hazretleri ile bir ara karşı karşıya geldik...
Bana, önce babamın kim olduğunu sordu...
Ben cevap vermedim, ya hu benim babamı nereden tanır diye düşündüm...(Aslında muziplik olsun diye Hz.Adem diyecektim ama merasim olduğu için sükut etttik...)
Sonra nereli olduğumu sordu...
Köyümü söyledim...
Şeyhin eline uzandım, elini öptük...
Bana maşallah, maşallah deyip durdu, e tabi boy pos gani!!!
İşte, dua filan edildi...
Biz oradan ayrılıp, parti-pırtı işlerine koştuk...
Akşam da halı saha da maç vardı...
Şeyh Nazımın kerameti ile bizim kaleye gol girmedi...
Kaleciydim...
Şeyh elimi tuttuya...
Neyse efednim dün garip bir gündü...
Sınav, cenaze, şeyh nazım, parti, pırtı, març derken, işte ölümü böyle bir fasıl andık...

Kıbrıs Türk-İslam Cemiyeti kurucularından ve Lefke Avrupa Üniversitesi kurucu dekanlarından Hüseyin Mehmet Ateşin dün sabah saatlerinde 4 yıldır direndiği 'parkinson' hastalığına yenik düşerek 65 yaşında hayatını kaybetti. Ateşin'in naşı kılınan ikindi namazının ardından Lefkoşa Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Lefkoşa Mezarlığı içerisinde bulunan İsmail Safa Camii'ndeki ikindi namazının ardından Şeyh Nazım Kıbrısi'nin kıldığı cenaze namazına ailesi, yakınları ve kalabalık bir topluluk katıldı. Ateşin'in naşı cenaze namazının ardından Lefkoşa Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Hüseyin Mehmet Ateşin, 1942'de Lefkoşa'da doğdu. İlk, orta öğrenimini Lefkoşa'da tamamladı. 1960'ta İngiltere'ye giderek yükseköğrenimini mimar olarak tamamlayıp akademik yaşamını Sheffield Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak sürdürdü. Öğrenciliğinde, "Türk talebeleri ve Müslüman talebeler" federasyonlarında faal roller üstlendiğinden Londra'daki Kıbrıslı Türklerin mensup olduğu kuruluşlarda etkin katkılarda bulundu. 1970'te Kıbrıs'a döndü; Türk eğitim kurumlarında kurucu ve eğitimci oldu; Kıbrıs Türk-İslam Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı. Nizam adlı yayın organının yazı işleri sorumluluğunu üstlendi. Turamanzade Hüseyin imzasıyla Zaman gazetesinde köşe yazarı olarak görüldü. 1974 sonrasında Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nde irtibat subayı görevinde bulundu. İslam ülkeleriyle başlatılan ilişkilerde resmi delegasyonlara katılarak Müslüman ülkelerin sivil toplum örgütleri ile irtibat kurulmasında çaba gösterdi. 1980'de Cidde Kıralı Abdülaziz Üniversitesi Mimarlık Bölümü'nde Mimarlık Eğitimi üzerinde çalışmalarını yoğunlaştıran Ateşin, Mekke'de Umm-ul Kur'a Üniversitesi'nin yeni kurulacak Mimarlık okulunun müşavirliğini yaptı. 1987'de Kıbrıs'a döndü; Doğu Akdeniz Üniversitesi'ne "intisap ettiği öğretim üyeliğini bugüne dek sürdürmekteydi. Kıbrıs Bilim Vakfı ve bu vakfa bağlı olarak da Lefke Üniversitesi'nin kurucuları arasında yer almış, üniversitenin yapılaşmış Çevre Fakültesi'nin kurucu dekanlığını, bir ara da rektör yardımcılığını üstlenmiştir.1994'ten beri İspanya'daki Kurtuba İbn Rüşd Üniversitesi'nin mütevelli heyeti üyesiydi.
kırık-rüzgar
peki ölümü düşünüyoruz siz nasıl ölmeyi isterdiniz (Rabbimiz belirlemiş muhakkak ta )siz nasıl ölmeyi tercih ederdiniz

kelime-i şehadet getirirken

namazda

cihadta

savaşta

açlıkta
vs nasıl isterdiniz merak ediyorum
fecrvakti
en son dün gece düşünmüştüm uyumadan evvel smile.gif
imanlı bir şelkilde ölmeyi yeğlerdim ama tercihlerim arasında cihatta ölmeyi nasip ederdim
rabbim o şerefe nail olanlardan eylesin bizleri inş.
kırık-rüzgar
ALINTI(fecrvakti @ Feb 1 2008, 12:21 PM) *

en son dün gece düşünmüştüm uyumadan evvel smile.gif
imanlı bir şelkilde ölmeyi yeğlerdim ama tercihlerim arasında cihatta ölmeyi nasip ederdim
rabbim o şerefe nail olanlardan eylesin bizleri inş.


inşaAllah jp.gif
suskun
Selamun Aleyküm
Ya Hu gerçerçekten ne kadar az düşünüyoruz ölümü
düşünsenize bir saniye sonramızın bile ne oalcağını bilmiyoruz
şimdi İmam gazali'nin Ölüm ve Sonrası adlı bir kitabını okuyorum
Hazreti Aişe Validmiz Efendimiz-sallallahu aleyhi ve sellem-'e soruyor
Şehitlerle birlikte haşr edilecek olan var mıdır ?
Efendimiz de:
Evet,birgün ve gecede yirmi defa ölümü anan kimse şehidlerle haşredilecektir. buyuruyorlar.
eninde sonunda Kavuşacağız Rahmanımıza ama ne derece hazırlık yapıyoruz orası meçhulde
fecrvakti
Hazreti Aişe Validmiz Efendimiz-sallallahu aleyhi ve sellem-'e soruyor
Şehitlerle birlikte haşr edilecek olan var mıdır ?
Efendimiz de:
Evet,birgün ve gecede yirmi defa ölümü anan kimse şehidlerle haşredilecektir. buyuruyorlar.

RABBİM O ŞUURA ERDİRSİN BİZLERİ İNŞALLAH
öncevefa
ölüm aklımdan çıkmıyo kı sad.gif
kırık-rüzgar
çıkmasın inşaAllah
musalli
ölüm üç aydır her gün her saniye aklımda ve hiç çıkmıyor.tabiki davranışsal düzelmeler ölüm hatırdayken çok oluyor elhamdülillah.ama bu düşünceye çok kaptırınca çevremizdeki insanlardan aşırı tepkiler alıyoruz.özellikle genç yaşta ne bu düşünceler diye karşı çıkıp kızıyorlar.en son çok yakın akrabalarımızdan genç birisi vefat etti.allah cennette kavuşturur inş.çok sevdiğimiz değer verdiğimiz bir insandı.ve onun vefatı ile birlikte ablamla ölüm hakkında ki tüm hadis ve ayetleri okumaya başladıkve kabir ziyaretlerimizi sıklaştırdık.sonra iyiden iyiye tat almamaya başladık dünya ve içindekilerden.annem bu halimizi hiç beğenmedi ve bize bu düşünceleri yasakladı.bir süre kabir ziyaretlerini annemden gizli yaptık.sonra bu konuda anlatılan bir menkıbeden etkilenip adeta korku başladı bizde. ölüme karşı diil ama mezarlıklara karşı.aradan biraz zaman geçince çok saçma geldi tabi.ve hatta ilk korkumu yenme adına yaptığım kabir ziyaretinde yanlızdım.şimdi ne zaman uzaklaşmak istesem dünya ve içindekilerden mezar ziyaretinde bulunurum,dualar ederim yakınlarıma.allah niyetlerimizi halis kılsın inşallah.

oldukça uzun bir yazı oldu hakkınızı helal edin lütfen.
birde ölümü nasıl bir halde istediğimden bahsedeyim inş.rabbim hepimize hayırlı,huzurlu,imanlı,kolay kavuşmalar yaşatsın.zira inşallah ölüm bizim rabbi rahimimize kavuşmamız olacak,allahu alem.elbette insanın kalp durumu,iman hali o an için önemlidir ama ben hep dualarımda secde anında canımı alması için yalvarırım rabbime.el-mücib olan rabbimden arzum dualarımızın kabulüdür.selam ve dua ile...
emel
bir arkadaşım ölümü bilmeyen aşkı bilemez derdi jp.gif haklıydı
<VİSAL>
Bir saniye önce...
TEVHİD
Şehid olmayı isterdim.Ölümü her gün en az 2 kez aklıma düşer.İnsanları günahtan sakındıran en önemli husus.

Selam ve dua ile
ahsen-i takvim
çok düşünürüm..

hatta öyle zamanlarda çevremdekilere de söylerim ki hemen kızarlar..

çok kimsenin işine gelmez duymak, çünkü hatırlarlar , çünkü yapamaları gerekipte yapmadıkları çoooook şey vardır.. benden tavsiye ölüm aklınıza gelirse bunu kendinize saklayın tabi çevreye göre değişir ama "bu devirde" derler ya.. duyunca hoşnut olan yok gibi bişey..

haa.. bu arada boğularak ölmek dışında ölümün her türlüsüne razıyım

ölüm güzel şey budur perde ardından haber
hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber? (şairi hatırlayamadım doh.gif )
TEVHİD
ALINTI
benden tavsiye ölüm aklınıza gelirse bunu kendinize saklayın tabi çevreye göre değişir ama "bu devirde" derler ya.. duyunca hoşnut olan yok gibi bişey..


Halbu ki güzel olan hatırlamaktır.Öyle değil mi?

Selam ve dua ile
musalli
bence yer ,mekan ,kişiler hiç önemli değil.aklınıza geldiği an dillendirin.olaki hiiç ölmeyecekmiş gibi yaşayan çoğunluklarımızın hatırına gelsin ölüm bir anlıkta olsa...sevgilerimle...
<VİSAL>
Bu gün "ölüm-hasan" videosunu izledim, ölümün ne kadar yakın olduğunu daha iyi anladım...
HER NEFİS ÖLÜMÜM TADACAKTIR!....
ahsen-i takvim
güzel olan tabiki hatırlamaktır ama anlamayanlar onu anlayanları suçlayanlar var..

aklımıza gelince söyleyelim mi söylemeyelim mi ayrı bir tartışma konusu sanki blink.gif

çok aklına gelen vardır etraftakileri bunaltır yada bunu az ve yerinde söyleyebilen..

ne bileyim bir sürü ihtimal..neyse.. konu bu değil..

saygılar..
musalli
ALINTI(ahsen-i takvim @ Feb 4 2008, 10:41 PM) *

güzel olan tabiki hatırlamaktır ama anlamayanlar onu anlayanları suçlayanlar var..

aklımıza gelince söyleyelim mi söylemeyelim mi ayrı bir tartışma konusu sanki blink.gif

çok aklına gelen vardır etraftakileri bunaltır yada bunu az ve yerinde söyleyebilen..

ne bileyim bir sürü ihtimal..neyse.. konu bu değil..

saygılar..




ama yinede herzaman dillendirip basite indirgemek yerine yerinde ama etkili bir biçimde söylenirse daha güzel olur.haklısınız.sevgiler... good.gif
kırık-rüzgar
İlk Gece





عَنْ هَانِيءٍ، مَوْلَى عُثْمَانَ؛ قَالَ: كَانَ عُثْمَانُ بْنُ عَفَّانَ، إِذَا وَقَفَ عَلَى قَبْرٍ، يَبْكِي. حَتَّى يَبُلَّ لِحْيَتَهُ. فَقِيلَ لَهُ: تَذْكُرُ الْجَنَّةَ وَالنَّارَ، وَلاَ تَبْكِي. وَتَبْكِي مِنْ هذَا؟ قَالَ: إِنَّ رَسُولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ:

إِنَّ الْقَبْرَ أَوَّلُ مَنَازِلِ الآخِرَةِ. فَإِنْ نَجَا مِنْهُ، فَمَا بَعْدَهُ أَيْسَرُ مِنْهُ. وَإِنْ لَمْ يَنْجُ مِنْهُ، فَمَا بَعْدَهُ أَشَدُّ مِنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم مَارَأيْتُ مَنْظَراً قَطُّ إِلاَّ وَالْقَبْرُ أَفْظَعُ مِنْهُ.


Osman radıyALLAHu anh’ın azadlısı Hâni diyor ki:
Osman İbnu Affan bir kabrin başında bulunduğunda sakalı ıslanacak kadar ağlardı. Ona, cennet ve cehennemi hatırladığında böyle ağlamıyorsun da, burada niye ağlıyorsun, denildiğinde şöyle cevap verdi:
Resûlullah sallALLAHu aleyhi ve sellem buyurdular ki:

“ Kabir ahiret duraklarının ilk durağıdır. Kul orada kurtuldu mu ilerisi daha kolay geçer. Eğer kurtulamazsa, ilerisi daha şiddetli olur. Kabir manzarasının ürkütücülüğünden daha ağır hiçbir manzara görmedim.” Tirmizi






“Zevkleri kesiveren ölümü çokça hatırlayınız.”

Ne yazık ki, yaşadığımız hayatta her şey, ebedi kalınacakmış süsü verilerek yaşanıyor. Fani dünya ebedi kılıflarla süslenmiş bir hilekârdan başkası değil.
Ölüm, çaresiz her canlının sonu. Asıl sıkıntı, ondan sonra ne olacağı değil mi? Oraya girenin ilk gecesi..!

İyi bir son (Hüsn-ü Hatime) işareti sayılabilecek durumlar:
-Ölümden önce Kelime-i Şehadet telaffuz edip gözlerini kapatma.
-Cuma gecesi ölmüş olma.
-Cihad meydanında şehadet.
-Kadere teslimiyette kusur edilmeden, ağır hastalıklardan sonra ve kadının lohusalık günlerinde ölmesi.
-Salih bir ameli yaparken ölmek.


Ölmek üzere olan ve yanındakiler için tavsiyeler:

Sakın ALLAH’tan umudu kesmeyesin. Hüsn-ü Zan esastır. Peygamber sallALLAHu aleyhi ve sellem efendimiz, sizden biriniz ALLAH’a hüsn-ü zan hali dışında bir halde ölmesin, buyurmuştur.
Üzerindeki hakların helalığını almaya çalışsın. Borçlarını ödesin.
Ölmek üzere olana latıf bir şekilde Kelime-i Şehadet telkini yapılır.
Kıbleye yöneltilir.
Ölüm vukuunda istirca’ yapılır: اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنّاَۤ اِلَيْهِ رَاجِعُون
Ölünün arkasından ağlamak yasak değildir. Bağırıp çağırmak, isyan etmek, açılıp savrulmak yasaktır, haramdır.
Ölünün ardından akrabaları sadece üç gün yas tutabilirler. Hanımının yası ise, dört ay on gündür. Bu süre zarfında evini terk etmesi ve evlilikle ilgili görüşme yapması yasaktır.


Kabirde ne var? Orada neler oluyor?

Orası, ya bir cennet bahçesi ya da bir cehennem çukurudur.
Orada iki meleğin sorgusu var.
Ameline göre azap veya nimet var.


Saltanat görüntülü kabirlerin içindekilere yararı yoktur. Bir karıştan yüksek ve masraflı kabir yapmak doğru değildir.

Cenaze kabre götürülürken:

Tekbir bile olsa yüksek sesle bağırmak,
Cenaze kabre konmadan oturmak,
Ateş, mum yakmak, malayani konuşmak,
Kadınların cenazeyi taşıması,
Kabrin üzerine çiçek konması,
Ölünün resminin taşınması,
Kabristanda ve daha sonra taziye anında sigara içilmesi çirkindir. ( Çünkü melekler hoş olmayan kokuların bulunduğu yerde durmazlar. Sigara gibi pis kokular meleklerin uzaklaşmalarına neden olur.)
Kabir ziyareti, ibrete vesile olduğu için kadın ve erkeğe meşrudur.
Ölüye asıl yararlı olan kendi yaptıklarıdır ama, ardından ALLAH için yapılmış olan halis amellerin de ona yararı olması umulur.

Kabir nasıl bir cennet bahçesi olur?

·ALLAH’ın farzlarını eda edip haramlarından kaçınarak,
·Çobanlığının hakkını vererek: “Hepiniz çobansınız.”
·Evini, ibadetle mamur ederek: “Evlerinizi kabirlere çevirmeyin. Oralarda nafile namaz kılın.”
·Çokça dua ve istiğfar ederek.
·ALLAH’ın dini için çalışarak.
Yezid İbnu Temim diyor ki:

“Kur’an ve ölümün sarsmadığı kimsenin önünde dağlar erise etkilenmez.”

Âmir İbnu Abdillah hastalanmış ölüm döşeğinde yatıyordu. Akşam ezanının okunduğunu duydu.
“Beni namaza götürün” dedi. Israr ettiler. “İlla götürün, Ezanı duyduktan sonra burada kalamam,” dedi.
İki kişinin omuzlarında onu mescide götürdüler. Birinci rekâtı imamla kıldı. O rekâtın secdesinde öldü.

senebil dersleri


kırık-rüzgar
İstersen gel bir beş dakika ölümü düşünelim. Ama senin ölümünü nasıl mı?
Şöyle:

Düşün ki hiç hesapta olmayan, hep ertelediğin, ölüm; sana genç yaşta geldi. Eve haber saldılar; çocuğunuz hakkın rahmetine kavuştu.
Aldılar seni sana özel tek kişilik odaya ağırladılar.
Morgdasın.
Buz gibi bir mekân. Birazdan sevdiklerin başına üşüşüp ağlayacaklar.
Beyaz kefenin başucu en yakının tarafından açılıyor.
Seni gören fenalık geçiriyor.
Sana can veremiyorlar. Sen morgda bir kişilik yeri işgal ederken boyuna göre küçük yatağın (kabrin) çoktan hazırlanmış.
O geceyi tüyleri diken diken eden yerde geçirirken sıcacık yatağın korku salacak evdekilere.
Rahmetlinin yatağıydı diyecekler. O odan korku salacak.Ölümün birçok kişiye kısa zamanda unutacakları önemli dersler verir. Ölümünle kimi dul kalacak, kimi yetim. Kimine evlat acısı tattıracaksın, kimine adını koyamadığımız acılar.
Sen hala o soğuk yerdeyken cenazenin kılınacağı camii ve kılınacak namaz vakti belirlenmiş ve kısa bir zaman diliminde yakın çevrene bildirilmiştir.
Cepten arayanlara şu ses ne güzel mesaj verirdi:
"Aradığınız kişiye ulaşılamıyor. Lütfen tekrar denemeyiniz. Ona artık ulaşamazsınız. O artık dünyalı değil. Lütfen numarasını silin.''
Numaran anında silinir.
Telefonlardaki numaran ölüm kokar. Sen morgdayken ölüm ve ölümün konuşulacak evlerde. Ne kabare programları güldürür ne de savaş görüntüleri üzer.
Gündemde sen varsın. Ölümün var.
Şu konuşmalar çok işitildi:

_ Acaba sıra kimde?
_ Senden sonra acaba kimin adı okunacak?
_ Daha dün görüşmüştüm!
_ Hala inanamıyorum!
_ Demek ki ölümün yaşı yok!
_ Bir gün biz de öleceğiz.

Ve sabah olur.

Dünyada bir gün bile kalmana razı olmazlar. İlk kez varlığın sıkıntı verir. Sen hala oracıktayken ğasilhane kapısına adın yazılır. Orası ne hamamdır ne de evindeki banyo. Ömürde bir defa yıkanılan bir yerdir orası.
Buz tutmuş bedenin sıcak sular altında çözülürken tenine dokunanlara unutamayacakları bir ürperti verirsin.
Ve ölümünden sonra ikinci durağın olan tahtadan yapılmış bir binek kapı önünde seni bekliyor.
Ömürde bir defa binilen tek binektir o. Ve iki üç kişinin yardımıyla cansız bedenin tabuta koyulurken kılını dahi kıpır tadamayacaksın.

Yine ömründe ilk ve son kez bineceğin bir araba sana özel kiralanmış. Ve yola koyuluyorsun.
Canlılar arasında kıvrıla kıvrıla ölüm dansı yaparak en azından Cuma kıldığın camiye geliyorsun. Daha doğusu getiriyorlar.

O kalabalıkta tek ölü sensin. Ve sana ölü muamelesi yapacaklar. Çünkü sen ölmüşsün. Musalla taşı. Taşların en ürperteni! Taşların en acımasızı! Taşların en soğuğu!

Senin için toplanan kalabalık, öne geçmen için yol açıyor. Ve o taş kim bilir kaçıncı konuğunu ağırlıyor! Ne ölüler geçti o tezgâhtan!
Senin oradaki varlığın bir sünnet namazına vesile. Kılınan namazdan sonra; Rahmetliyi nasıl bilirdiniz? Sorusuna seni tanıyan da tanımayanda iyi bilirdik derler. İşlediğin günahları gözlerinin önüne getirdiğinde iyi ki bilmiyorlar dersin.

Ürperttiysem bana kızma! Bu, senin, dünya hayatına yeni bir bakış açısı yakalaman içindi. Çünkü ölümü düşünmek az hata yapmanı sağlar. ..
bilal habeş
ALINTI(esengül @ Feb 1 2008, 01:14 PM) *

peki ölümü düşünüyoruz siz nasıl ölmeyi isterdiniz (Rabbimiz belirlemiş muhakkak ta )siz nasıl ölmeyi tercih ederdiniz

kelime-i şehadet getirirken

namazda

cihadta

savaşta

açlıkta
vs nasıl isterdiniz merak ediyorum

Ölümü hergün yatsı namazını kılmadan düşünürüm.Yatsı NAMAZINI son NAMAZımmış gibi düşünürüm diğer namazlarda da öyle ama genellikle YATSI NAMAZI ayrıyeten gün içerisindede çok sık olmasada düşünürüm genel olarak ölüm heran aklımdadır.. son NAMAZımmış gibi kılamaya gayret ediyorum..
Nasıl bir ölüm istemeye gelincedeNAMAZda ve SECDE ANINDA YADA ALLAH YOLUNDA SAVAŞIRKEN..
selam ve duayla..ALLAHA EMANET OLUN..
kırık-rüzgar
ALINTI(bilal0101 @ Apr 16 2008, 10:07 PM) *

Ölümü hergün yatsı namazını kılmadan düşünürüm.Yatsı NAMAZINI son NAMAZımmış gibi düşünürüm diğer namazlarda da öyle ama genellikle YATSI NAMAZI ayrıyeten gün içerisindede çok sık olmasada düşünürüm genel olarak ölüm heran aklımdadır.. son NAMAZımmış gibi kılamaya gayret ediyorum..
Nasıl bir ölüm istemeye gelincedeNAMAZda ve SECDE ANINDA YADA ALLAH YOLUNDA SAVAŞIRKEN..
selam ve duayla..ALLAHA EMANET OLUN..

MaşaAllah kardeşim Rabbim gönlümüzdekileri nasip etsin..
bilal habeş
ALINTI(esengül @ Apr 16 2008, 10:09 PM) *

MaşaAllah kardeşim Rabbim gönlümüzdekileri nasip etsin..

amin amin..İNŞAALLAH
bu arada siz nasıl bir ölüm temenni ediyorsunuz??
kırık-rüzgar
ALINTI(bilal0101 @ Apr 16 2008, 10:19 PM) *

amin amin..İNŞAALLAH
bu arada siz nasıl bir ölüm temenni ediyorsunuz??

Ben bunu Rabbim-e açtım jp.gif bizim için o hayırlısını belirlemiştir elbet temennimiz hayırlı ise nasib olsun benimki bende kalsın smile.gif Çok söylemem ben hiçbişey anlatmmam.. jp.gif
bilal habeş
ALINTI(esengül @ Apr 16 2008, 10:21 PM) *

Ben bunu Rabbim-e açtım jp.gif bizim için o hayırlısını belirlemiştir elbet temennimiz hayırlı ise nasib olsun benimki bende kalsın smile.gif Çok söylemem ben hiçbişey anlatmmam.. jp.gif

o zaman aranıza girdiğim için özürr ama şimdi daha çok merak etmeye başladım VALLAHi..nasıl olacak..
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.