Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Ölüme Her An Hazırlan!
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ GENEL ]·.
sufffe

Ölüm Sekeratı

Düşün bir kere! Sen can çekişmektesin. Ölümün sıkın­tısı, acısı, sarhoşluğu, gam ve ıstırabıyla boğuşmaktasın. Ölüm meleği aya­ğından itibaren ruhunu çekmeye başla­mış. Bu çekişin acısını ayağının ta ucundan hisset­mektesin. Sonra bu çekiş aralıksız devam eder. Can çekişme kızışır. Ruh aşağıdan yukarya olmak üzere bütün bedeninden çekilir. Acı doruğa ulaşmıştır. Ölümün sıkıntıları bütün be­denine yayılmıştır. Kalbin, ürperti ve üzüntü içindedir. Rabbinden gazab veya hoşnutluk müjdesini gözleyip bek­lemektedir. Canını al­makla görevli melekten bu iki haber­den birini almaktan başka bir ihtimal olmadığını an-lamışsındır.

Ölüm Meleğinin Görünüşü

İşte sen böyle gam, tasa, ölüm acısı ve şid­detli üzüntü içerisinde Rabbinden iki müjde­den birini beklerken, birden bire ölüm meleği­nin çehresiyle yüz yüze gelirsin. Bu çehre ya en güzel veya en çirkin bir manzara arzetmektedir.

Bedeninden ruhunu çekip çıkarmak üzere elini ağzına doğru uzatırken ona bakıyorsun. Bu hâle düşmekten ve ölüm meleğinin yüzünü görmekten dolayı nefsin zillete bürünmüştür. Ondan nasıl bir müjdeyle ansızın karşılaşaca­ğını merak edip duruyorsun. Birden bire onun sesini duyu­yorsun. Sana: “Allah’ın rıza ve mükâfatıyla sevin, ey Allah’ın dostu!” veya “O’nun gazab ve azabıyla sevin (!) ey Allah’ın düşmanı!” haberini alıyorsun.

İşte o anda ya kurtuluş ve başarına kesin kanaat getirir ve ruhun Allah ile huzur bulur veya mahv ve helak oldu­ğuna kani olur, kalbin ümitsizlikle dolar, Allah’tan ümit ve emelin kopar. Dünyadaki müddetinin bittiği, iz ve eserinin silindiği ve senden önce geçip giden­lerin yurduna taşındı­ğın o anda gönlüne son derece keder ve hüzün veya neşe ve sevinç ha­kim olur.

HÂRİS el-MUHÂSİBÎ
Vuslat Rana
S.A
ölüyü mezara yerleştirdikten sonra koyulan tahtaya başınınçarpmasıyla sorgu başladığını başında duran imam(salih amelliyse) çıkna sesle anlıyormuş. bu konuda bilginiz varmı?
ve imtihan zamanın nasıl ve ne şekilde oluğunu konusunda da blgileri paylaşmanızı istiyorum.
selam ve dua ile....
sufffe
QUOTE(Vuslat Rana @ Sep 15 2005, 02:30 PM)
S.A
ölüyü mezara yerleştirdikten sonra koyulan tahtaya başınınçarpmasıyla sorgu başladığını başında duran imam(salih amelliyse) çıkna sesle anlıyormuş. bu konuda bilginiz varmı?
ve imtihan zamanın nasıl ve ne şekilde oluğunu konusunda da blgileri paylaşmanızı istiyorum.
selam ve dua ile....
*



As.Kalb gözü açık olan bir mü'minin kabir halini görebilmesi mümkün olsa gerektir.

Peygamber efendimiz, hazret-i Ali’nin de bulunduğu bir toplulukta, hazret-i Ömer’e hitaben:
-Yâ Ömer! Ölünce seni dar bir mezara koyarlar. Münker-Nekir melekleri gelir. Gözleri şimşek gibi çakar, sesleri gök gürültüsü gibidir. O zaman ne yapacaksın? diye sordular. Hazret-i Ömer:
-Yâ Resûlallah, o zaman, şimdiki gibi aklım başımda olur mu? diye arzedince, Peygamber efendimiz:
-Evet yâ Ömer, cevabını verdiler. Bunun üzerine hazret-i Ömer:
-Öyleyse hiç korkmam. Allahın izniyle onların sorduğu sorulara lâzım olan cevâbı veririm, diye arzetti.
Bu hadiseden uzun bir zaman geçtikten sonra hazret-i Ömer vefât etti. Gerekli hazırlıklar yapılıp defnettiler. Hazret-i Ali, herkes gittiği halde telkîn için beklemeye başladı. Ve daha önce Peygamber efendimizin huzurunda, hazret-i Ömer’in söylediği sözleri hatırladı ve O’nun kabirdeki halini göstermesi için Cenâb-ı Hakka dua etti. Ve hazret-i Ali bu haldeyken Münker-Nekir melekleri gelip sorguya başladılar. Allahü teala, hazret-i Ali’ye orada olanları gösterdi ve Münker-Nekir melekleriyle hazret-i Ömer arasındaki konuşmaları işitiyordu. Münker-Nekir melekleri:
-Rabbin kim? diye sorunca, hazret-i Ömer meleklere:
-Siz kaç günlük yoldan geldiniz? diye sordu. Melekler de:
-Yedi bin yıllık yoldan geldik, cevabını verdiler. O zaman hazret-i Ömer:
-Siz bu kadar uzak yoldan geldiniz ve Allahı unutmadınız da, ben birkaç dakikalık yoldan gelir de Rabbimi nasıl unuturum? dedi. Bunun üzerine Melekler:
-Biz senin böyle cevap vereceğini biliyorduk. Ancak emrolunduğumuz için böyle suâl ettik, dediler. Hazret-i Ömer de:
-Muhammed aleyhisselamın ümmetine böyle heybetli gelmeyiniz, daha yumuşak ve şefkatli geliniz diye istirhamda bulundu. Bunları müşâhede eden, gören, işiten hazret-i Ali de:
“Yâ Ömer, sözünün eriymişsin” buyurdu...

Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2009 Invision Power Services, Inc.