QUOTE(Vuslat Rana @ Sep 15 2005, 02:30 PM)
S.A
ölüyü mezara yerleştirdikten sonra koyulan tahtaya başınınçarpmasıyla sorgu başladığını başında duran imam(salih amelliyse) çıkna sesle anlıyormuş. bu konuda bilginiz varmı?
ve imtihan zamanın nasıl ve ne şekilde oluğunu konusunda da blgileri paylaşmanızı istiyorum.
selam ve dua ile....
As.Kalb gözü açık olan bir mü'minin kabir halini görebilmesi mümkün olsa gerektir.
Peygamber efendimiz, hazret-i Ali’nin de bulunduğu bir toplulukta, hazret-i Ömer’e hitaben:
-Yâ Ömer! Ölünce seni dar bir mezara koyarlar. Münker-Nekir melekleri gelir. Gözleri şimşek gibi çakar, sesleri gök gürültüsü gibidir. O zaman ne yapacaksın? diye sordular. Hazret-i Ömer:
-Yâ Resûlallah, o zaman, şimdiki gibi aklım başımda olur mu? diye arzedince, Peygamber efendimiz:
-Evet yâ Ömer, cevabını verdiler. Bunun üzerine hazret-i Ömer:
-Öyleyse hiç korkmam. Allahın izniyle onların sorduğu sorulara lâzım olan cevâbı veririm, diye arzetti.
Bu hadiseden uzun bir zaman geçtikten sonra hazret-i Ömer vefât etti. Gerekli hazırlıklar yapılıp defnettiler. Hazret-i Ali, herkes gittiği halde telkîn için beklemeye başladı. Ve daha önce Peygamber efendimizin huzurunda, hazret-i Ömer’in söylediği sözleri hatırladı ve O’nun kabirdeki halini göstermesi için Cenâb-ı Hakka dua etti. Ve hazret-i Ali bu haldeyken Münker-Nekir melekleri gelip sorguya başladılar. Allahü teala, hazret-i Ali’ye orada olanları gösterdi ve Münker-Nekir melekleriyle hazret-i Ömer arasındaki konuşmaları işitiyordu. Münker-Nekir melekleri:
-Rabbin kim? diye sorunca, hazret-i Ömer meleklere:
-Siz kaç günlük yoldan geldiniz? diye sordu. Melekler de:
-Yedi bin yıllık yoldan geldik, cevabını verdiler. O zaman hazret-i Ömer:
-Siz bu kadar uzak yoldan geldiniz ve Allahı unutmadınız da, ben birkaç dakikalık yoldan gelir de Rabbimi nasıl unuturum? dedi. Bunun üzerine Melekler:
-Biz senin böyle cevap vereceğini biliyorduk. Ancak emrolunduğumuz için böyle suâl ettik, dediler. Hazret-i Ömer de:
-Muhammed aleyhisselamın ümmetine böyle heybetli gelmeyiniz, daha yumuşak ve şefkatli geliniz diye istirhamda bulundu. Bunları müşâhede eden, gören, işiten hazret-i Ali de:
“Yâ Ömer, sözünün eriymişsin” buyurdu...