kayacim
May 21 2007, 10:00 AM
BAZI ŞEYLERİN ANLATMA ZORUNLULUĞU VARDIR
AMA KABUL ETME ZORUNLULUĞU YOKTUR,
_______________________________________________
ŞEYH MEHMET KIRÇAL (ks) kibar,narin,şuh evliyalardandır.Zamanın sahibi,Kutbul Ekber, idi ve kibar, narin ŞEYH ALİ (ks) nin halifesiydi.ALLAH'ın LUTFU KEREMİYLE O büyük ALLAH(cc) dostu,MÜRŞİD-İ KAMİL,ARİFİ BİLLAH,ŞEYH ALİ (ks) nin biricik kırçal'ıydı.
Şeyh ALİ (ks) ,KIRÇAL (ks)yide kendisi gibi çok ama çok büyük yetiştirmiş ve daha kendisi hayattayken KIRÇAL (ks)nin ŞEYH olduğunu ilan etmiştir.Zaten büyük şeyhlerin büyüklüğündendirki ,kendinden sonra gelecek şeyhi ,kendisinden çok çok daha üstün yetiştirirler.ŞEYH ALİ (ks) de böyle yapmış ve ALLAH (cc) nin lutfu keremiyle bu kaideye aynen uymuşlardır.
ŞEYH MEHMET KIRÇAL (ks) Mlatyanın,ancar köyündendir.kendisi babadan yetim olarak büyümüştür.Malatyada bir fabrikada çalışmış ve buradan emekli olmuştur.Mesai zamanı işinde,diğer zamanlarının tümünü şeyhinin yanında söz,sohbet dinleyerek geçirir yada şeyhinin emri üzere civar köy ve memleketlere ,şeyhinden vekaleten sohbet etmeye giderdi.Boş hiç bir anı olmaz daima hizmet etmek için çabalar ve gayret sarfederdi.O nedenledirki ŞEYH ALİ (ks) nin gözbebeği,tek sevdiği ve biricik KIRÇAL'ıydı.
KIRÇAL (ks) bir kaç gün tekkeye varamasa,ŞEYH ALİ(ks)nin gözleri yollarda kalır ve geldiği zaman ona sitemi mağmur edermiş.***Oğul nerede kaldın,gözlerimiz yollarda kaldı*** der ve bizi sensiz koyma ne olur,hasretine dayanamıyoruz der imiş.Çünkü ikiside birbirlerine aşık olmuş ve kalbleri birbirleri için yanıp tutuşurmuş.
ŞEYH MEHMET KIRÇAL (ks) nin civar memleketlere çok ziyaretleri olmuştur.ŞEYH ALİ (ks) her fırsatta onu söz ,sohbet etmesi için görevlendimiş ve onun bir an evvel yetişmesine olanak sağlamıştır.Öyleki bie seyahatlerinde KIRÇAL (ks) ve yanındaki arkadaşlarına büyük iltifat ve oldukça zengin ikramlarda bulunur bir köy ağası.Akşam olur ve bütün köylü ağanın evinde toplanır sohbet dinlemek için.KIRÇAL (ks)ye burada ŞEYH diye hitabta bulunurlar.Tabiiki eşrafın bu davranış ve KIRÇAL 'a ŞEYH diye hitab etmeleri yanıdaki arkadaşlarının hem dikkatini celbeder,hemde biraz olsun hayıflanırlar.Seyahat dönüşünde tekkeye daha gelir gelmez burada geçen olayları ŞEYH ALİ (ks)ye anlatırlar.Elbette bütün bu olanları ŞEYH ALİ (ks) keşif kerametleriyle ve ALLAH'ın lutfu keremiyle bilmektedir.Buradaki amaç ŞEYH MEHMET KIRÇAL (ks) kendinden sonra gelecek en büyük ŞEYH ve zamanın sahibi,kutbul ekber,mürşid-i kamil olduğunu herkese duyurmak,göstermek ve bildirmektir.Elbette yine derviş arkadaşları ,yarenleri ŞEYH ALİ (ks) ye kurban KIRÇAL 'a herkes ŞEYH diye hitab ediyor,herkes el bağlıyor veayağa kalkıyor bu nasıl olur diyorlar.KİBAR ŞEYH ALİ (ks) şöyle buyuruyor.Elbetteki bunların hepsi olacak çünkü KIRÇAL (ks) bizim kapımıza geldiği günden beri ŞEYH 'tir der.Böylece KIRÇAL(ks) nin şeyhliğini tekkesinde ilan etmiş olur.
ALLAH'ın bildiği ve tasdik ettiği bir gerçeği daha fazla gizlemek olamazdı zaten.ŞEYH ALİ (ks) de bu gerçeği defalarca hayattayken ilan etmiştir.Elbette biz o günlere yetişmedik.Biz bunları büyük derviş abilerimizin anlattıklarından öğreniyoruz.
ŞEYH MEHMET KIRÇAL (ks Malatya'dan dünyayı aydınlatan bir güneştir.O güneşin etrafında binlerce yıldız mevcuttur.Acizane bizlerde o yıldızlardan birisiyiz.ALLAH(cc) herkese o güneşten istifade etmeyi nasip etsin İNŞALLAHUTEALA.
ALLAH!a amanet olunuz .
kayacim
May 21 2007, 10:43 AM
BİR SÖZ,BİR NASİHAT
__________________________
İMDAT HAYRAN,İMDAT
Bin canım olsa hepsini feda ederim şeyhim KIRÇAL (ks) ın yoluna.Büyük olan ALLAH(cc) dır.şeyhler yeryüzünde ki yüce Mevlanın temsilcileridir.Hep anlatılıyor ya Şeyhlerden,Mürşitlerden ne yaparlar,nasıl tasarrufta bulunurlar,dervişe nasıl himmet eder,hem yaşarken,hem dünyasını değiştikten sonra insanlığa tasarruf etmeye devam eder diye.Şükürler olsun ki bu kerametleri yaşayarak öğreniyoruz.Tabii ŞEYH'imiz herşeyi ama herşeyi anlatırdı bizlere ama anlayamazdık.Ah oğul ah Şeyh'iniz hayattayken kıymetini bilin,kaybedince çoookkk ararsınız ama o zaman ele geçmez derdi.Ahh kurbannn olduğum şimdi olsanda sana kul köle olsam,ayağına turap olsam.
*****Mağrurlanma ey canımmm,senden büyük MEVLA var.Yüksekten uçan alçağa düşer,Alçaktan uçan ise yükseğe konar,Sen daima alçaktan uçki yükseğe konarsın.Ne güzel söylemiş değilmi ? dostlar.
***** Hor görme evliyayı,kevni mekan elindedir.İşte huzurun kaynağı,dervişlerini böyle yetiştirir,onlara her şeyi aşikar göstere göstere anlatırdı.Diyoruz ya MÜRŞİD-İ KAMİL eli öpmek başkadır.onun sırrına herkes eremez diye bunun içindir.
ŞEYHİM KIRÇAL (ks) zamanın sahibi,kutbul ekberi.kibar evliyalardandı.NE mutlu onu tanıyıp,onun söz ve sohbetini dinleme şerefine nail olanlara.Yalnız şöyle bir şey var.Kurban olduğum Şeyhim şöyle derdi.bizim sevdiklerimizi sevenlerinde inşallah imanına el atacak şeyhlerimiz derdi.Kaybedilmiş bir şey yok aslında.Şeyh muhammed'in dervişlerini seven.onun sevdiklerini sevende şeyhi görmüş.onu sevmiş gibi istifade edecek inşallah.Çünkü şeyhlerimiz öyle söz verdiler.Bir şeyh.bir mürşid ne derse o mutlka ve mutlaka doğrudur,o iş öyle olacaktır.ALLAH'U ALEM.
insan doğruluktan kibarlıktan ve sevgiden yana olursa er yada geç kazanacaktır.Umduğuna nail olacaktır inşallah.Çünkü bu yol sengi yolu,şevkat yolu,doğruluk yoludur.Düşününki bembeyaz bir atlas kumaş nasıl ufacık bir siyah lekeyi gösterir ,kabul etmesse tarikat da öyledir.Yalan uyduruk hikayelerikin,nefret gibi şeylerin asla yeri yoktur tarikatte.Zaten bu huyları bulunduran kişi o ulu sancak altına giremezler,girselerde tutunamaz kaybolur giderler.ALLAH (CC) onlara yardım etsin.
Evet dostlar şeyhim ŞEYH MEHMET KIRÇAL (KS) ın kıssayı sohbetlerinden yeri geldikçe acizane bahsetmeye çalışıyorum.Bana sabır ve metanet gösterdiğiniz için ALLAH (cc) sizden razı olsun.ŞEYH'im sizlere HİMMET etsin
Bereket14
May 21 2007, 10:49 AM
Allah Razı olsun kayacim kardeşim
Şeyh Muhammed i anlatmaya devam ettiğiniz için
Onu görenler tanıyanlar çoktur aslında. ama iyi tanıyanlar
söz sohbetlerini de dile getirirse Şeyh in emekleri boşa gitmemiş olur.
Kendisi alçak gönüllü sabırlı bir Büyük Şeyh
Ahir zamanın bir incisi Söz sohbetin BİRİNCİSİ
Himmeti bütün Aleme yeter ne kadar övsek azdır
Sabırla Sevgiyle devam edin bizde tanıdığımız kadar söyleriz
Şeyh kendini övmez ama Dervişleri Onu bütün Aleme överler, tanıtırlar
Şeyh Muhammed in Himmeti ile ,
kayacim
May 21 2007, 10:56 AM
NEYLEYİM KÖŞKÜ,NEYLEYİM SARAYI,İÇİNDE SALINAN YAR OLMAYINCA
__________________________________________________________________
Kalpler muhakkakki ALLAH'ın evidir.O evi insan,derviş her daim temiz tutmak,onu hazır bulundurması gerekir.Kalp evi masivayla dolu olanlar kusura bakmasın hiç bir şey konmaz o saraya.
Ah sevgi ,ah sevgi,ah güzel ahlak,ah sadakat,ahh ahh ahhh.Orda bir köy var uzakta,gelmesekte,gitmesekte o köy bizim köyümüzdür.denilemez artık dostlarım.Bilmemek ayıp değil ya,öğrenmemek ayıp derler.Ne olur bilmeden ahkam kesmek yerine,gelin o ulu ŞAHI bir ziyaret edin.Ne kaybedersinizki.Belki o ziyeret size her şeyi anlatırda refaha ulaşırsınız.Ne diyor MEVLANA hamdım,piştim,oldum.Yaş önemli değilki,insan tariki bilmiyorsa,öğrenmiyorsa o daha yaşamaya başlamamıştır.Hele bir SULTAN görsün o gözler,bir nazarı teveccühe mazhar olsun o gönüller ,o zaman yaşadığını anlar ancak kalpler
YUNUS şöyle der.ETE KEMİĞE BÜRÜNDÜM,İNSAN SIFATIYLA GÖRÜNDÜM.Asla onlar bir insan değildirler.Onları yüce MEVLA çok üstün sıfatlarla donatmıştır.Ama görmek gerekir,bilmek gerekir,o diyarları ziyaret etmek gerekir.Arıyorum diyenlere işte yol.Ne olacakki bakarsın seni senden alıp,bilmediğin yerlere götürmez ise,dünyada tadamayacağın tatları tadamassan bırakırsın.Sen yolunaaa ben yoluma.
Sofraya bal tabağını koyalım,yemediğimiz zaman balın tadını alabilirmiyiz ? hayır alamayız.Ozaman bir lokmada sen alki balın tadına varasın.ALLAH dostları sofradaki bal tası gibidir.Tadarsan bal yemiş olursun,tadmassan sofradan aç kalkarsın.ŞERİAT,TARİKAT,HAKİKAT,MARİFET bu mertebeler birbirine bağlıdır.birisi olmassa hiçbiri olmaz.eğer marifetli olmaksa ,derviş olmaksa amaç yol bunlardan geçiyor.
ALLAH (cc) aklıda insana vermiş,fikride insana vermiş.Onlarıda külli iradeyi kendine almış,bizede cüz i iradeyi bırakmıştır.EEEE bunların karşılığı olarakta cennet ve cehennemi yaratmış.Mevlaa buyuruyor ****(İZNİ CELALİM İÇİN.CENNETLİK KULLARIMI CENNETİME,CEHENNEMLİK,KULLARIMIDA CEHENNEME KOYACAĞIM)****gerisini bize bırakmış.
Şeyh ŞİRAZİ ne diyor.(*Cennet cehennem için gam çekene yuh olsun*) neden,çünki bir mürşide bağlanan kimse o düşünlerden arınır,sadece neyii düşünür.sadece ve sadece **CEMAL** ile müşerref olmayı düşünür.ALLAH bizleri o kullarından eylesin.ŞEYH MEHMET KIRÇAL (ks) bütün ömrü boyunca bu gerçekleri anlatmış ,bu yolda çaba harcamıştır.İnsanlığı doğru yola davet etmiş her daim dostluk.iyilik,sevgi,saygı,sadakat,hoşgörü,yardımlaşma,komşu hakkı,insanların refahı nasıl olur,neyle olur hep bu konuları insanlara anlatmaya çalışmış,özellikle dedikodu ve gıybet etmemek üstüne çok sohbet etmiştir.Elbette bir defada buradan hepsini anlatmak mümkün değildir.İnşallah zaman içinde bu konular bir bir anlatılır.
ŞEYHİM MEHMET KIRÇAL (ks) herkese himmet etsin.ALLAH'a emanet olun
s3q3r
May 21 2007, 11:00 AM
SEVGILI KAYACIM GENE BASLAIDN KOPYALA YAPISTIR ISINE BIRAZ EMEK CEKKI SEYHIN SANA HUSNU NAZAR ETSIN BIRKA SU KOPYALA YAPISTIR ISINI
AYRICA ETE KEÖMIGE BUURNDUM ISNAN DIYE GORUNDUM DEGIL NERDEN KOPYALADIYSAN YANLIS YAZMILAR ASLI SOLE
ETIDIM KEMIGE BURUNDUM YUNUS DIYE GORUNDUM
kayacim
May 21 2007, 11:02 AM
ALLAH (cc) HERKESTEN RAZI OLSUN
_______________________________________
Biz neyizki siz kardeşlerimiz olmasa,ancak okyanuslarda bir katreyizdir.ŞEYH'imin himmetleri sayesinde biz herkesi seviyor ve o ŞAH'ın NAR'ınada,NUR'unada talibiz.Herkese selamlarımı sunuyor ve bildiklerinizi anlatmakla mükellef olduğunuzu ALLAH rızası için bildirmek istiyorum.
s3q3r
May 21 2007, 11:05 AM
ALINTI(kayacim @ May 21 2007, 12:02 PM)

ALLAH (cc) HERKESTEN RAZI OLSUN
_______________________________________
Biz neyizki siz kardeşlerimiz olmasa,ancak okyanuslarda bir katreyizdir.ŞEYH'imin himmetleri sayesinde biz herkesi seviyor ve o ŞAH'ın NAR'ınada,NUR'unada talibiz.Herkese selamlarımı sunuyor ve bildiklerinizi anlatmakla mükellef olduğunuzu ALLAH rızası için bildirmek istiyorum.
IYIDE KARDESIM KOPYALAYIP HERYEE YAPISTIRMA KENDIN YAZKI SYEHINDE SNA AHUSNU NAZAR ETSIN
WarriorPrince
May 21 2007, 11:14 AM
Birçok konuya bazı anlaşılabilir net açıklamalar yapalım. Umuyorum ki okuyan bütün arkadaşların fikirleri biraz daha aydınlanacaktır.
Tasavvuf tamamiyle Askerlik mesleği gibidir. Nasıl ki askerlikte sınıflar, rütbeler ve kuvvetler vardır. Buda aynen öyledir.
Nasıl ki karacı bir Astsubay havacı bir subayı gördüğü zaman selam vermek ve saygı göstermek zorundadır. Tasavvuftada aynı kural geçerldir. Sonuçta ASKER kelimesi Er rütbesinden başlar, Mareşal Rütbesinde biter.
Sabırla aynı şeyleri yazıyoruz. Yazacağız. Kırçalı şeyh kabul etme durumunda değiliz. Ama kimsenin hakaret veya saçmalama durumu da olamaz. Kendi nefsime bunu miss derv, fedai vs. arkadaşlarda dahil olmak üzere bilirler ki Kırçal'a saygısızlık yapmamışızdır, yapıldığı zamanda uyarmışızdır. Nihayinde kim ne derse desin, KIRÇAL'ın şu foruma yazı yazanlardan çok daha fazla KAPIYA EMEĞİ vardır. Sırf bu emeğin hatrına dahi olsa laf söylememek lazımdır diye düşünüyorum.
Kaya, bizim normalde bir çatışmamız yok, tek çatışma sizin illaki Kırçal Şeyh diye dikte etmenizdir. Biz daha önceden de yazdık. Siz şeyh olarak sevin, ama bırakın bizde istediğimiz gibi sevelim. Sizlere şeyhtir, şeyh gibi seversiniz, bize ise büyük bir derviş abimizdir öyle severiz. Belki bizim sevgimiz sizin sevginizden daha fazladır. Ama böyle DİKTATÖR mantığı ile yaklaşırsanız, illaki böyledir derseniz, insanlarda diktatörlüğünüze farklı koşullarda cevap vermek durumunda kalırlar.
Kendi adıma, sanmıyorum ki s3q3r, Kelle Avcısı vs. gibi arkadaşlar Derviş olarak bildikleri Kırçal Abiye böyle kusurlu konuşsunlar. Kusurun tek ve asıl temeli İLLAKİ ŞEYH GİBİ SEVMEK ZORUNDASINIZ. İLLAKİ ŞEYHTİR demenizden insanlar hoşlanmadığı için problemler çıkarmaktadırlar. Yoksa Şeyh Ali (ks) Hz. lerini görmüş ve ona hizmet etmiş bir Dervişe dil uzatacak kadar YABAN, YAVAN, ÇİĞ değiller. Ama dediğim gibi, bırakın Kırçal'ı herkes istediği kategoride sevsin, istediği kategoride değerlendirsin.
SONUÇTA ÖNEMLİ OLAN, NEFRET DEĞİL SEVGİDİR.
Bunu yazdıklarımı lütfen Allah (c.c.) Rizası için mantıklıca okuyun ve ona göre değerlendirmelerinizi yazın. Şeyh Osman (ks.) ve Şeyh Ali (ks.) Hz. lerine muhabbet duyan, onun yolunda giden, ona tabi olan herkes bizimdir zaten. Ayrım Gayrım ASLA OLMAZ. Dikta etmeyin ki insanlar sevgi duyduklarına karşı nefret duygularına boğulmasınlar.
Ta en baştan (foruma ilk katıldığım günden) beri yazdığımı gene yazıyorum.
Kırçal'ı Şeyh ya da değil, derviş ya da değil. Bunu bir önemi yok. TEK ÖNEMLİ OLAN YAPTIĞI HİZMETTİR. Eğer Nefsine değilde ALLAH RIZASI İÇİN evini barkını insanlara açıp ders verip başlarında durmuşsa ALLAH RAZI OLSUN, yok nefsine çalışmışsa SİZ NE YAPASINIZ, BİZ NE YAPALIM.. İnsanların ruh (iç) alemini bilemeyeceğimiz için (en azından hiç birimizin Yazılanlardan sonra vardığım kanaat itibariyle arpa boyu yol almadığımız anlaşılıyor) birbirimize girmek yerine olayın ortasını bulalım.
Ve diyelim ki, Mehmet Kırçal, Şeyh Ali KARA (ks.) hz. lerinin Dervişidir. Rütbesi (bize) GİZLİ olduğu için saçmalayıp ruhaniyeti incitmeyelim. Sağa sola laf atmayalım ve Ortada buluşalım. Bu kapı bizim kendi babamızın malı. Kendi malımız. Kendi kendimizi ortalık etmeyelim. Kendimize yazık etmeyelim.
BENDEN KIRÇAL İLE İLGİLİ SON SÖYLEYEBİLECEKLERİM ARTIK BU KADAR.. YA HEP BİRLİKTE HAREKET EDERİZ. YADA BİRBİRİMİZE HEP HAKARET EDERİZ.
Gerisi Size Kalmış...
Bereket14
May 21 2007, 11:16 AM
Şeyh Muhammed Sohbetlerinde buyururdu ki:
"Taş taş ile duvar olur "
birlikten beraberlikten dem vurur ihvanların bir birini sevmesini
tavsiye ederdi. avama bile kem nazarla bakmayı yasklardı.
olaki Şeyh nazar eder adamın kısmeti vardır gelir Derviş olur
aynı halkada zikir eder gardaş olusunuz derdi.
herkes aynı himmeti alamaz herkes söz sohbet yapamaz ama
hepsi bir halkanın gardaşlarıdır. kimi hizmet der, kimi sohbet eder
kimisi sadece sever bu işi ama hepsi bir bütünün parçalarıdır.
Şeyh Muhammed i tanıyan bilenler bilir. Ne zaman kime Himmet
edeceği belli olmaz. Ummadığın taş baş yarar.
Siz Şeyh den bahsedin de birileri gelir anlatır gerekeni
Bereket14
May 21 2007, 12:03 PM
Şeyh Muhammed buyurdu ki :
"Gülme gülme ağla gönül. Neyin var ki "
"Neyine güvenip gülersin gülüm."
"Peygamber (SAV) geldi gülmedi ağladı gitti"
"Çar-ı Yar geldi gülemdi ağladı gitti."
"Sahabeler geldi gülmedi ağladı gitti"
"Bunca Evliya geldi gülmedi ağladı gitti"
sen neyine güveniyorsun ? içinde neyin varsa al git
bir düşündüm de içinde neyimiz var ki ? hepsi emanet
İnsanın Ruhubu Melekül Mevt alır. Malını mülkünü varisleri alır
etini kurtlar alır. Kemiklerini toprak alır. Geriye bir İmanı kalır
"Bir garipsin şu alemde gülme gülme ağla gönül"
kayacim
May 21 2007, 01:38 PM
ŞEKER DİKENİNDEN ŞEYH
_______________________________
ALLAH'ın izniyle bazı kıssalar vardırki çok onemli konulara cevap olurlar.Çok insanı yola getirir,çoğunu ALLAH'a götürür.Tarikat ehli olupda bu kıssayı bilmeyen,veyahut duymayan hemen hiç yoktur.Tarikat cemiyetine giripde bu ilmi tahsil etmeyen çok azdır.Öyleki bütün tarikatlerde amaç aynı,hedef aynı sadece araçlar (LİDER.ÖNDER.ŞEYHLER) farklıdır.Binaenaleyh kurtuluşa ermek isteyenler mutlaka kendilerini kurtaracak bir önder,bir lider aramaışlardır.Kimisi hak olana vasıl olmuş,kimiside nahak olanların peşinden gitmiştir..Sonuç olarak kişilerin niyeti halis ise ALLAH'ın lutfu keremiyle onlarda boşta kalmamıştır.ZAMANIN SAHİBİ olan MÜRŞİD-İ KAMİL olan,KUTBUL EKBER olan zaatlar onlarada tasarruf ederek emeklerini zayii etmemişlerdir.Zaten ALLAH'ın izniyle çark böyle dönmektedir.Yoksa gerçek olmayan şeyhlerin peşine gidenlerin emeğiboşa gider ve onlara çok yazık olurdu.
Evet şimdi konumuza bahis olan ŞEKER DİKENİ'ne gelelim.Bir garip çoban aklına düşmüş şeyh aramaya çıkmış orta yere.Etrafa sorup,sual ederken bir yolcuyla karşılaşmış.Selamlaşmışlar ve hasbi hal ettikten sonra esas meseleye gelmişler.Çoban demiş yolcuya arkadaş ben bir ŞEYH arıyorum ,senin bilip duymuşluğun varmıdır.Ben ne yapayım nerye gidip ŞEYH bulayım kendime der.Yolcu şöyle bir bakar çobana cok saf,ama bir o kadarda samimi gözükmektedir.Ne yapsın ,ne desin çobana,adam illaki ŞEYH bulmak hevesindedir.Yolcu şöyle bir etrafına bakar tamam der, senin şeyhin burada.Çoban çok sevinir,nasıl olur der,dağ başında hiç ŞEYH olur mu ?Evet der yolcu gel seni şeyhine götüreyim.Oracıkta büyümekte olan bir ŞEKER DİKENİ'nin başına varırlar.Bak der bu diken senin ŞEYH'in ona çok iyi bak ,sula ,büyüt gözün gibi kolla onu der yolcu.Tabii çoban birazda saftır,lakin onun amacı ŞEYH'e hizmet etmek,NAZARI TEVECCÜH 'e mazhar olmaktır.Yolcu çobanı ŞEKER DİKENİ'nden ŞEYH'le başbaşa bırakır yola koyulur.
Çobanın kafasına bir şey takılır.Hemen bir koşu yolcuyu yakalar ve sorar.Peki arkadaş ben şeyhimi besledim,büyüttüm ama sonharda kuruyupda rüzgar onu koprıp götürürse ben ne yapayım der.Garip çoban tamam der gelir.Gün gelir sonbahar olur heryer kurur ve doğal olarak ŞEKER DİKENİ'de kurur.Kuvvetli bir fırtına çıkar, ŞEKER DİKENİ'ni söker yerinden alıp götürmeye başlar.Tabii çobanda onun peşine düşer koşturup gider dikenin gittiği yere.Çoban haklıdır hiç şeyhinden ayrılmak istemez ama elden ne gelir ki.ALLAH'ın emri bu tabiatında bir kuralı vardır.Nitekim ŞEKER DİKENİ bir uçurumun başından aşağı gider.Çobanda ŞEYH'im gittide ben neden duruyum der ve kendini uçurumdan atar aşağı.Tabiiki ZAMANIN SAHİBİ olan ŞEYH'in yeşil eli ona uzanır ve tutar.Demek oluyor ki ŞEKER DİKENİ'nden dahi ŞEYH oluyormuş.(bunun anlamı tasavvuf-i manadadır.)
Evet buradaki gerçek olan şudur.Sizin için hiç bir şey ifade etmeyen bir ZAAT benim canımı bile vermekten çekinmeyecek kadar değer verdiğim,ve onu ŞEYH olarak kabul ettiğim bir kişi olabilir.Bu tamamen kişilerin sorunudur.Sadece kişileri bağlar.
LÜTFEN DİKKAT EDİN
_______________________
Konunun başlığı aynen şöyledir ve benim düşüncelerimi ifade ettiğini ilk baştan anlatıyor.
***BAZI ŞEYLERİN ANLATILMA ZORUNLULUĞU VARDIR.AMA KABUL ETME ZORUNLULUĞU YOKTUR.***
Bu başlık umarım her şeyi ifade ediyordur.Benim ŞEYH'im bie başkasının akrabası olabilir,komşusu olabilir,köylüsü olabilir,çok sevdği yada hiç sevmediği biri olabilir.Bu tamamen kişileri ilgilendirir.Öyleya benim ŞEYH'im Malatya'dır ve orada yaşayıp,orada ahirete göçmüştür.Diyebilirmiyiz bütün Malatya'lılar onu kabul etsin veya ediyor.Hayır ne münasebet.Aynı mahallede oturupda orada bir şah EVLİYA,bir TARİKAT ŞEYH'i olduğunu dahi bilmeyen insanlar var.Çok denk gelmiştir bize orada ŞEYH'in kapısında sorarlar ***Nedir kalabalık insanlar,niye gelmişler,bir şeymi olmuş diye merak ederler.***Ama nerden bilsin oraya heryerden akın akın insanlar geliyor ve bir el öpmek ibir NAZAR-I TEVECCÜHE mazhar olabilmek için.
ŞEYH MEHMET KIRÇAL (ks) hem zamanın sahibi,hem kutbul ekber,hemde büyük tasarruf sahibi olan kibar evliyalardandır.
GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANAMAZKİ, ne yapayım ALLAH öyle layık görmüş.
kayacim
May 21 2007, 01:56 PM
ŞEYH MEHMET KIRÇAL (ks)
____________________________
Şah evliya,MÜRŞİD-İ KAMİL,Kadiri Tarikatının Büyük Şeyhlerinden olan ŞEYH MEHMET KIRÇAL (ks) dervişlerine sohbet ederken.aynı zamanda onların ileriye dönük hallerinide göz önüne alarak,onları şüpheye,yada acaba sorusunun muhatabı olacak sohbetlerden kaçınmıştır.
Çünkü o öyle büyük bir şeyhti ki her dervişinin seviyesine göre sohbet eder,onların anlayamıyacakları hiç bir kelime kulanmazdı.Bu özellik her şeyhe nasib olmayan üstün vasıflardan sadece bir tanesidir.
Zaten şöyle bir şeyide göz ardı etmemek gerekir.MİSAL :benim kafama takılan bir konu olduğu zaman bir büyük derviş abimize sorarım o konuyu.Dervişliğin gereği olarak,oda eğer o konuyu ŞEYH'İMİZİN
ağzından duymuşsa bana anlatır.Yani o konunun cevabını ŞEYH'in ağzından duyduğu mimval üzere bizlere aktarır.Şayet o konuyla alakalı bir şey duymamışsa ben ŞEYH'ten öyle bir şey duymadım.Bunu bilemiyorum der ve bilmediği hiç bir konu hakkında yorum yapmaz.Ama çok gerekliyse, bir şekilde bilenlerden öğrenip bize aktarır.Tarikat ehlinin tavır ve davranışı bu şekildedir.Bizler böyle edep ve talim terbiye aldık.
MÜRŞİD-İ KAMİL'lerin öyle özellikleri vardır ki : onları öğrenmek için ,o mübarekleri tanımak,görmek,sohbetlerinde bulunmak gerekir.Bulamayan ,göremeyen ne yapacak ?.Onlarda şeyhin himmetiyle, görenleri görecek ve onlardan ilham alacak.ÇÜNKÜ şeyhler söz veriyordu:***GÖZLERİYLE BİZİ GÖREN,-,BİZİM GÖZÜMÜZLE GÖRDÜĞÜMÜZ***,-,Aynı derecede faydalanacaktır diye.
MÜRŞİD-İ KAMİL'ler dervişini hiç bir konuda eksik bırakmazlar.Onları hem dünyevi hem uhrevi her konuda yetiştirirler.Asla eksik kalmazlar.Şunu hep hatırlatıyoruz tabiki:herkes kendi kabiliyeti ölçüsünde istifade edebilir ancak.Fazlasını alamazlar.Her dervişin bir derecesi vardır ve o sınıf üzerinden şeyhin sohbetlerini anlayabilir.Sınıf derken tabiki kişilerin ayrımı değildir bu.Bu sınıf maneviyattaki sınıflardır.Nefsini yenerek gelinen derce ve sınıflardır bunlar.Biliyorsunuzki NEFSİN 7 AŞAMASI vardır.
Tarikat ehli olan insanların ortak tavırları vardır.Heryerde her şeyi konuşmazlar,**söz var halk içinde ,söz var hulk içinde** nin sırrını bilirler.Bilmedikleri konuda asla yorum yapmazlar.Kendinden daha fazla bilgili birinin olduğu bir yerde konuşmazlar,yani ortama göre *AĞZI VARDIR,DİLİ YOKTUR,KONUŞAMAZ:,KULAĞI VARDIR AMA DUYAMAZ,HER ŞEYİ BİLİR AMA SÖYLEYEMEZ*** Bu tarikatın içinde olanlar için ortak kurallardır.
İşte bu tarikat ahlakı,derviş ahlakı,o nurlu yolun kurallarıdır.Şeyhimiz KIRÇAL (ks) ***ah ahlak, ah ahlak*** diye söylerdi.Bana şeyhimin dedikleri lazım.Onlar yeterlidir bana.Benim için en büyük ilim ULU SULTANIN sözleridir.Onun içinde KURAN'dan ve HADİS'ten her şeyi bulmak mümkündür.Yeterki layıkı veçhile anlayıp kavrayalım.ŞAHIN dediklerine harfiyyen uyalım,benim görüşüm böyle,sizi bilemem.
Bereket14
May 21 2007, 03:59 PM
Bir gün Şeyh Muhammed sohbet ediyordu :
"Bilali Habeşi (RA) kızgın güneş altında bıraktılar "
"üzerine ağırlığınca taşlar koydular"
"Türlü eziyetler ettiler. Yetim Muhammed i (SAV) bırak dediler "
"Bilali Habeşi sabretti ve dedi ki Ehad Ehad Ehad "
acaba niye anlatmıştı bu kıssayı ? kimi kimden ayırmaya çalışan var dı ?
bu yola girenlere nefis şeytan yolunu kesip neden bıraktırır ki ?
Yoksa hala bu yol kesiciler iş başında mı ?
"Yetim Muhammed i (SAV) bırak diyenler hala iş başında mı ?
kimin ne karı olacak bırakırsak ?
İş işten geçti halbuki . bu zamana kadar bırakmayan bundan sonra
neden bıraksın ki ? Şeyh Muhammedi
"O yar benim , ben O Yarin kime ne ? "
"Günah benim , sevap benim kime ne ? "
WarriorPrince
May 21 2007, 04:19 PM
Değerli arkadaşlar,
Allah Azze ve Zülcelal Hz. lerini, Resulünü ve onun getirdiklerini tavsiye edip en doğru şekilde aktaran/aktarmaya çalışan her kim olursa olsun her daim baştacıdır. Velevki bunu Allah (c.c.) rızası Rasul (SAV) aşkı için yapa.
Nefsine çalışan insan, iğne ile kuyu kazmaya çalışan basiretsiz ve yeteneksiz, akilden yoksun ahmak insana benzer. Nefsi için yaparsa boşa kürek sallar, ama ALLAH (C.C.) Rızasını kazanmak için yaparsa, bulunduğu yerde NUR DAĞI Peydah olur ve o nuru kepçe gibi alır ve dervişin kalbine nakşeder. Bu yol öyle çetrefilli bir yoldur ki; zerre kadar hataya tahammülü yoktur. Tarik ehli olan ve dahi Şeyh mertebesine gelen bir kişi hata yapmamakla (SIFIR HATA) ile mükelleftir. (Bazıları bu kelimemizden sonra Peygamberler bile hata yapmıştır vs. gibi laf salatalarına girecekler. Lütfen böyle bir dalalete düşüp konuyu sapıtmayın. Tarik ehli olan ne demek istediğimizi anlayacaktır. Ehil olmayana da açıklayacak birşeyimiz yoktur.) Fakat işin içine Nefsini kattığı anda olay bitmiştir. Artık ondan ne kendisine ne de bir başkasına faide değil sadece zarar gelir. Kendisi yandığı gibi etrafına toplanan zavallılarıda berheva eder. Bakın sadece söz sohbetle iş bitmiyor..
Derviş arkadaşlar çok iyi bilirler, Birgün Şeyh Ali (ks.) Malatya çarşısında gezerken nasıl oluyorsa gözünü yerden kaldırıp bir bayana bakıyor. Belki 1 saniye bile sürmeyen bir bakış. Tekkeye Şeyh Osman Ks. Hz.lerinin yanına geldiğinde yediği fırça aynen şu (Şeyh Ali (ks.) ki koskoca Gavsul Sakaleyn)
'' Ali Oğul, Gözünü kaldırıp bir anlığına dünya hali ile o kadına baktığının için (RAKAMI BİLMİYORUM) bilmem kaçbin tane lateifin bir daha onarılmamak üzere zarar gördü ''
--- Bu sohbeti Babam, Kırçal Abi dahil bir çok dervişten kendi kulaklarımla duydum. Seyyidlerin ağzından da yakın zamanda duymuşluğum vardır ---
Hadi buyur burdan yak..
Şeyh Ali (ks.) gibi bir Şeyh ki bu foruma bu konuların altına yazı yazan (tarik ehli kardeşlerimin) hepsinin şeyhidir. Son derece basit gibi görünen bir hata yüzünden aldığı darbeyi anlatmak için paylaştık.
İşte arkadaşlarım, o yüzden Şeyhlik makamı öyle sıradan bir makammış gibi yazmayın diyoruz. O yüzden önünüze gelene şeyh demeyin diyoruz. O yüzden diretmeyin diyoruz. Dervişin anası-babası şeyhidir. Ana babanın üsüt başı berbat ve lekeli ise kendi evladının elbisesi üzerindeki leke için evlada nasıl kızabilir. Belki temizlemeye gücü yetmediği için bunu görür üzülür, bu ayrı bir olaydır. Şeyh : Dünyadan uhreviyata açılan kapıdır. Belki bir şeker kamışı sadakatiniz karşısında size el atılmasına yardımcı olur ama, kainatı izlemenize faide vermez. Kainatı ancak Şeyh gönlünden izleyebilirsiniz. İzledim diyeniniz varsa ALLAH (c.c.) rizası için söylesin. Ama kendini kandırmadan, yalana kaçmadan, üç kağıtçılık peşine düşmeden bunu anlatsın..
Söz sohbet güzeldir. Bizde sohbet etmek ister, bilgimizi paylaşmaya yanaşırız. Fakat Dikta ile iş çözülmez, zorlaşır..
Lütfen..
TEVHİD
May 21 2007, 04:36 PM
ALINTI
Allah Azze ve Zülcelal Hz. lerini, Resulünü ve onun getirdiklerini tavsiye edip en doğru şekilde aktaran/aktarmaya çalışan her kim olursa olsun her daim baştacıdır. Velevki bunu Allah (c.c.) rızası Rasul (SAV) aşkı için yapa.
İnşallah.
ALINTI
Söz sohbet güzeldir. Bizde sohbet etmek ister, bilgimizi paylaşmaya yanaşırız. Fakat Dikta ile iş çözülmez, zorlaşır..
Çok doğru kardeşim. Allah razı olsun.
Selam ve dua ile
Bereket14
May 21 2007, 05:01 PM
Şeyh Muhammed in son günlerinden birinde Tekke de sohbet
yapıyordu. Mevzu inanma mevzusuna geldi
Şeyh Muhammed Buyurdu ki:
"be mübarek adam ! senin Mürşid in Evliya ise Ona inan güven
ne derse sözünden çıkma ! "
"Eğer Mürşidin Evliya değilse ! Mürşidin Evliya olduğuna inanmıyorsan
"otur evinde ! ne gelip gidiyorsun ! "
herhalde yılardır gelip gidip de hala acaba ? diyenler mi var dı ?
kimse başkasının inandığına inanmaya mecbur değildir !
ama dinde zorlama olmadığı gibi Tarikatta da zorlama yoktur !
hoşgörü demek zaten herkesi inancında serbest bırakmak değil mi ?
İslamın ana düstürü zaten insanlara anlatmak ama inanç işi Hidayet işi
Allah ın bir lütfu ! kimsenin kimseyi zorlaması olamaz !
Yıllarca Şeyh Muhammed e sevgi ve inançla gidip gelen insanların
Şeyh ini övmesi anlatması kadar doğal ne olabilir ki ?
zaten sizin gibi inansa idiler evlerinde oturur hiç zahmet çekmezlerdi !
Şeyh Muhammed bizim Şeyh imizdir bizden kimse bunu inkar etmemizi beklemesin !
Şeyhe ikrar verdik ! ikrarımızdayız dönemeyiz !
Avama bakıp ibret alacağınıza , birazda bize bakıp ibret alın !
Şeyh sadık Dervişinden vaz geçmez ! sen Şeyh in eteğini bırakmadıkça
Şeyh seni bırakmaz ! derler isterseniz bi dönüp nefsinize bakın !
Bu sayfada Şeyh Muhammed i anlatıyoruz ! zaten inanmasaydık ne işimiz vardı burada !
bu nasıl anlayış ! kimseye Mürşidini inkar et küçült denmez ! bunu kimse kabul etmez
İyisimi siz ya muhatap olmayın yada herkesin Şeyh i kendine güzel deyin !
bütün Dünya gelse vede bütün imkanlarını kullansa yinede diyeceğimiz
Bizim Şeyh imiz Şeyh Muhammed dir
WarriorPrince
May 21 2007, 05:55 PM
ALINTI(WarriorPrince @ May 21 2007, 12:14 PM)

Birçok konuya bazı anlaşılabilir net açıklamalar yapalım. Umuyorum ki okuyan bütün arkadaşların fikirleri biraz daha aydınlanacaktır.
Tasavvuf tamamiyle Askerlik mesleği gibidir. Nasıl ki askerlikte sınıflar, rütbeler ve kuvvetler vardır. Buda aynen öyledir.
******
Kaya, bizim normalde bir çatışmamız yok, tek çatışma sizin illaki Kırçal Şeyh diye dikte etmenizdir.
SONUÇTA ÖNEMLİ OLAN, NEFRET DEĞİL SEVGİDİR.
Bunu yazdıklarımı lütfen Allah (c.c.) Rizası için mantıklıca okuyun ve ona göre değerlendirmelerinizi yazın. Şeyh Osman (ks.) ve Şeyh Ali (ks.) Hz. lerine muhabbet duyan, onun yolunda giden, ona tabi olan herkes bizimdir zaten. Ayrım Gayrım ASLA OLMAZ. Dikta etmeyin ki insanlar sevgi duyduklarına karşı nefret duygularına boğulmasınlar.
Allah (c.c.) rızası için doğru okuyup doğru anlayınız yazmışız ama, ısrar etmekten kendinizi alamamışsınız.
Sadece Tebrik ve Takdir ediyorum..
Bereket14
May 21 2007, 06:22 PM
Günlerden bir gün güneşli bir sonbahar günü
Şeyh Muhammed Maraş ın dağ köylerinin birinde sohbet edip geziyor
öğle namazı bitmiş camaat çıkmıştı. Abdest tazelemeye gittim
herkes merakla sohbeti bekliyordu. Abdest alıp geldiğimde
cemaat halkayı kurmuş zikire başlamışlardı.
Şeyh Muhammed ortalarında etrafı dervişlerle çevrili, herkes
dizkurmuş, birbirine sokulmuş, gözler kapalı bir vaziyette
kafalar bir sağa bir sola gidip geliyor, aynı zamanda dille
zikir ediyorlardı. Kapıda durdum bir ara bakakaldım aman
ne güzel bir halka hep beraber Allah Allah Allah diyorlar
Şeyh Muhammed de ortalarında mihrabda seyretmeye başladım
sonra kendime geldim. Bırak seyretmeyi zikir kaçıyor dedim.
bende başladım zikir etmeye. Ne güzel günlerdi o günler.
Şeyh in halkasında zikir etmek herkese nasip olur mu ?
Şükrediyoruz... bunlara da Şükürler olsun Allah ım
Zikir halkaları Cennet bahçesi kıymetini bilene
TEVHİD
May 21 2007, 06:33 PM
Bereket14 kardeşim
Allah'ı zikretmek kadar güzel birşey var mı? Ne güzel. Her daim zikredelim inşallah. Sanırım cehri zikir. Öyle değil mi? İntisabınız nakşiye değil herhalde. Zira nakşilerin hafi zikir yaptığını bilmekteyim.
Selam ve dua ile
s3q3r
May 21 2007, 06:40 PM
Iste Tam Seyh ALI ye Yakısan Bır Dervıs Abımız
Elbettekı Bu Kapıya Cok Emegı Gectı Inanın Seyh ALİ Hakkını Verecke Ona
Ayrıca Kardesım Benım Kafam Şurda Karıstı Dıl ile Nasıl Cekılıyo ya Zıkır Bızım Zııkırmız Cehri Zıkırdır Uzatkan Duyan Sanar kı Bıckı ıle Tahta Kesıyorlar
TEVHİD
May 21 2007, 07:11 PM
ALINTI(s3q3r @ May 21 2007, 07:40 PM)

Iste Tam Seyh ALI ye Yakısan Bır Dervıs Abımız
Elbettekı Bu Kapıya Cok Emegı Gectı Inanın Seyh ALİ Hakkını Verecke Ona
Ayrıca Kardesım Benım Kafam Şurda Karıstı Dıl ile Nasıl Cekılıyo ya Zıkır Bızım Zııkırmız Cehri Zıkırdır Uzatkan Duyan Sanar kı Bıckı ıle Tahta Kesıyorlar
Selamün Aleyküm kardeşim
Cehri zikir açıkta sesli yapılan zikirdir.Hafi zikir ise dışarıdan belli olmayan, içten yapılanıdır diye bilmekteyim. Zikrin cehrisi de güzeldir hafîsi de. Farketmez kardeşim.
Bir yanlış anlamayı düzeltme ihtiyacı duymaktayım. Ben bir ağbi değilim. Ama bir abla diyebilirsiniz inşallah.
Selam ve dua ile
Fedai
May 22 2007, 01:12 AM
Sesli (Cehri) zikir açıktan sesli yapılan zikirdir.
Hz. Rasul SAV nın Hz. Ömer RA ve Hz. li KV ya telkin ettiği zikirdir.
Hz. Ömer RA nın ki daha sonradan Hz. Ali KV nınkine dahil olmuştur.
Sesli zikir çeken tarikatlar Hz. Ali KV ya dayanır
Gizli (Hafi) zikir dil damağa yapıştırılarak veya kalpten yapılan zikirdir.
Hz. Rasul SAV nın Hz. Ebubekir RA ve Hz. Osman RA ya telkin ettiği zikirdir.
Hz. Osman RA nınki daha sonradan Hz. Ebubekir RA nınkine dahil omuştur.
Hafi zikir çeken tarikatlar Hz. Ebubekir RA ya dayanır
Her iki zikirde de bir müddet sonra dil, kalp beden istek dışı zikretmeye başlar
Ki Bu Allah CC nın lütfudur.
Testere sesine benzer ses gelmesinin adı ZİKRİ ERRE (Testere zikri) dir
Hoca Ahmet Yesevi KS dervişleri çekmiştir.
Kökeni rivayetlere göre Hz. Zekeriyya AS dan gelmedir.
Rivayete göre Kafirler Hz. Zekeriyya AS yı ağac kovuğunda testere ile keserken Allah CC yı zikediyormuş.
O Sırada Allah CC vahyetmiş
Ya Zekeriyya Zikrini testereye uydur
diye.
O gün bugün bu zikir çekilir.
Gene rivayetler göre boğazla kalp arasında bir bağ vardır.
Zikri erre yi çekerken boğazdan gelen hırlama sesleri
Bu bağ aracılığı ile kalbe iner ve kalpte yumuşama sağlar.
(Bu bilgiler bir doçentin tezinden alınmıştır. Kou daha önce Zikrri Erre başlığında anlatıldı)
Zikrin
1. Ayakta Kolkola (Zikri Kıyam)
2. Ayakta kolkola dönerek (devran zikri, Kurtlar vadisi Iraktaki zikir)
3. Dizleri üzeri oturarak (Kuud zikri)
4. Toplu zikir (Sema)
gibi çeşitleri vardır
Eskiden zikirlerde herkesin aynı anda aynı esmayı çekmesi için Def, kudüm gibi aletler kullanılırmış.
Şeyhül ekber Muhyiddin Arabi KS ya göre zikir 3 çeşittir
1. Dil ile (ister gizli olsun ister açık)
2. Kalple
3. Bedenle
bu zikirleden en kıymetlisi bedenle yapılan zikirdir ki en kıymetlisi budur.
(günahlardan kaçınma, her an Allah CC nın huzurundaymış gibi olma, her ameli sadece Allah CC rızası için yapma, vs)
Dil ile zikir bu zikirlerin başlangıcıdır.
Miftahul Kulubda yazdığına göre
Tarikatlar müridi 2 yoldan Allah CC ya ulaştırır
1. Tarıki Nefs - Nefsi Islah etmeyle uğraşır.
2. Tarıki Ruh - Ruhu Islah etmeye uğraşır.
Bu yollardan Tarıki nefs zor olanıdır. 10-15 seneden başlayıp 50-60 sene sürenler hatta ömrü yetmeyip yarım kalanlar olmuştur.
Bu yolun kolayı Tarıki ruhtur. Ruhu ıslah edip nefsi ister istemez ruha teslim etmeye zorlar.
Bu yol 3-4 seneden başlayıp 15-16 seneye kadar sürdüğü görülmüştür.
(Ki Şeyh Ali KS bir sohbette mürşide ilk gelen dervişin bebek gibi olduğunu mürşidin himmeti ile 15-16 senede geliştiğini söylemiştir ki tarikatı Tarıki Ruhtur)
Zİkir, Nefis, Mürşid ve tarikatlarla ilgili olarak
Mektubatı Rabbani
Miftahul Kulub
gibi eserlerden faydalanılabilir.
Asıl tarikat, Asıl mürşid bu gibi eserlerde anlatılmıştır.
kayacim
May 22 2007, 09:43 AM
KONUŞMAK VE ANLAŞMAK
________________________
ALLAH (cc) razı olsun arkadaşlar,çok kıymetli açıklamalarda bulunmuşsunuz.
Bilginin gerektirdiğide budur zaten.Bir kardeşimiz takıldığı yada merak ettiği ni sorar, bilen arkadaşlarda usulünce anlatırlar ALLAH'ın (cc) izniyle.Burada kimsenin kimseye zorla bir şey kabul ettirme gibi bir lüksü olamaz.Zaten yok öyle bir şey.TEVHİD kardeşim sanada teşekkürler,ALLAH(cc) senden razı olsun ki ,sende burada ve doğruların peşindesin.Yüce MEVLAMIZ HİÇ KİMSEYİ DOĞRULUKTAN ,DÜRÜSTLÜKTEN,SEVGİDEN,SAYGIDAN VE HAKKINA RAZI OLMAKTAN AYIRMASIN.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Benim yada bir başkasının: birilerinin (hepimizin karşılıklı) yazdıklarını illaki böyledir deniliyormuş gibi(yani zorlama varmış gibi ) algılanması neden oluyor , ben çözemedim.Yahu herkes inandığı,bildiği doğruları yazmakla mükelleftir.Bir konuyla alakalı herkes fikrini yazar,kim neyi isterse de onu kabul eder yada etmez,öyle değilmi arkadaşlar.Ben kendime MEHMET KIRÇAL (ks) yi ŞEYH.KUTBUL EKBER,MÜRŞİD OLARAK seçmişim.Bu tamamen benim özgür irademle yaptığım bir olaydır.Doğrudur ,yahut yanlıştır.Sonucuna katlanmayı kabul ediyorum.EEE ne kalıyor o zaman geriye,hiç bir şey.Ben o muhteremin dervişlerini ölçtüm,biçtim,kendisini gördüm ,elini öptüm ve tamam dedim tam ALLAH'ın (cc) ve PEYGAMBERİN (sav) tarif ettiği bir insan,bir yol gösterici ,bir rehber,bir önder dedim kabul ettim.Şükür ALLAH'a(cc) ki senelercede gidip gelmek nasib oldu, eh daha ne isteyim MEVLADAN yeter bana bu kadar.
Şimdi vazife nedir,ne yapmamız gerekir ona bakmak lazım .Bizler madem dervişiz iyi örnek olarak insanlara yol göstermek durumundayız.Sen senin şeyhini anlat,ben benim şeyhimi anlatayım, kimin hangisi aklına yatarsa o tarafa meyleder.Nasip ve kısmeti neredense o kapıya kul olur ALLAH'ın(cc) izniyle.
ŞEYH ALİ (ks) ve ŞEYH MEHMET KIRÇAL (ks) öyle sohbet ederlerdi.***AH OĞUL AH ,KADERİNİZ BÜYÜK,ALLAH (cc) SİZE BÜYÜK KAPININ, BÜYÜK ŞEYHLERİNE DERVİŞ OLMAYI KADER ETMİŞ,SİZE HİÇ BİR ŞEYİN GÜCÜ YETMEZ***Evet bizlerin kaderi bu kapıdaymış ,ve biz kaderimize,hakkımıza razıyız.
Sadece dervişin kaderi önemli değil burada.ŞEYH'lerin kaderide çok önemli.ŞANLI KUMANDAN ŞEYH OSMAN (ks) MALATYA'dan neden YOZGATA gitmiştir malumunuzdur sanırım.O mübarek sohbet eymeye ,nurunu paylaşmaya derviş bulamazmış.
Burası çok önemlidir: ŞEYH OSMAN (ks) efendimiz, maaşını alır gider amele pazarından insan toplar onlara sohbet edermiş.Akşam olunca herkesin yevmiyesini dağıtırmış.Tabii parası bitene kadar böyle yapar,para bitincede kimse gelmezmiş.Kurban olduklarımın ruhaniyetlerine dokunmayalım. ŞEYH ALİ (ks) efendimize anlatırmış ***OĞUL OĞUL PARA BİTENE KADAR ADAMLAR GELİYOR,PARA BİTİNCE ŞEYHTE PARA BİTTİ DİYE KİMSE GELMİYOR.NE YAPAYIM BENDE NURUMU TOPRAĞA VERİYORUM*** diye dert yanarmış mübarek.Ne oldu sonuç olarak orada duramadı ve YOZGAT'a göç etti.İşte buda kader meselesi olsa gerek.
Pekala ŞEYH ALİ (ks) ve ŞEYH MEHMET KIRÇAL (ks) onlar neyaptı.TATİKATI KADRİYİ nereden nereye getirdiler.ŞEYH ALİ (ks) mübarek senelerce hizmet etti.Binlerce derviş yetişdirdi.Ardından KIRÇAL (ks) devam etti.Oda binlerce derviş yetiştirdi.MALATYA adeta bir KADİRİ TARİKATI 'nın üssü gibiydi.ALLAH (cc) onlardan razı olsun.
Demek oluyor ki hiç bir şey zorla bilmem neyle olmuyor.Olamazda zaten,mümkünatı yoktur.ALLAH (cc) kime neyi kader ederse ona vasıl olur.Asla bunun dışında bir şey olamaz.ALLAH(cc) murad etseydi, ŞEYH OSMAN'nın (ks) MALATYA'da binlerce belki milyonlarca dervişi olur ve orada ahirete irtihal ederdi.Kaldıki ŞEYH OSMAN kadiri tarikatının azemetli,büyük şeyhlerindendir.Memleketimize bu tarikatı bağdattan o getirmiştir.Ama gel görki ALLAH'ın (cc) muradı böyleymiş.Demek onunda oradaki görevi varmış yapmış gitmiş.Nedir MALATYA'daki görevi. ŞEYH ALİ'(ks) mizi İRŞAD etmek.Devamındada ŞEYH ALİ'(ks) mizde ,ŞEYH MEHMET KIRÇAL (ks) ı İRŞAD etti ve oda görevini tamamlamış oldu.Onlara ne kadar duada bulunsak azdır.NE olur şimdi her okuyan kardeşim ALLAH (cc) rızası için bütün geçmişlerimizin ruhuna (ÜÇ İHLAS VE BİR FATİHA ) okusun.
ALLAH(cc) bütün kardeşlerimizde razı olsun.ALLAH'a(cc) emanet olun.
Bereket14
May 22 2007, 09:46 AM
Sohbette seyrettiğim ve de çektiğim zikir i Tevhid
Şeyh Osman ın öğrettiği Kadiri zikri idi
bütün halka hep beraber diz çökmüş cehri zikir çekiyor
cami adeta sallanıyordu ! seyretmesi bile güzeldi ama
halkayı kaçırmamak için daldım bende zikire ...
kayacim
May 22 2007, 12:57 PM
BENİM ŞEYH'im MEHMET KIRÇAL
_______________________________
O kibar evliya,o PEYGAMBER ahlaklı,o ALİ (KS) huylu,o orta boylu, büyük MÜRŞİD-İ KAMİL'dir.Aynı anda hem ledünii,hem dünyevi sohbetlerde bulunur dervişini mest eder onları ALLAH 'a götürmek için çalışır.Sohbet ederken dinleyenlerin dünyevi ilişkileri kesilir,kendilerinden geçer ve aynı anda her derecedeki dervişine sohbet etme kerameti gösterir.MÜRŞİD'in sohbeti kuldan kula değil,ALLAH'tan kula olduğu içindirki,bol feyz ve nurludur ŞEYH'in sohbeti.Seni sana haber verir.her türlü maruzatını sohbetiyle hallederki, bu büyüklük müstesna şeyhlerin kabiliyetindendir.Derviş ne sorunu olursa olsun Şeyhine anlatmadan cevabını alır,kalbi mutmain olur döner.İşte böyle bir ULU ŞEYH'tir MEHMET KIRÇAL (ks).
MÜRŞİD ola seni sana bildire,yükünü devire,yolunu bir dozer gibi aça,imanını şeytana karşı muhafaza ede,yarın mahşerde PEYGAMBER'imizin (sav) sancağı altına götürüp teslim ede,sırat köprüsünde elinden tuta,sözlerinin birebir muhatabı ve karşılığıdır.ŞEYH MEHMET KIRÇAL (ks).Ona layık derviş olmak mümkün olmaz ama inşallah bizleride kabul ederler şemsiyeleri altına.
Bir MÜRŞİD-İ KAMİL-E bağlanan kişinin yedi ceddine el atacağına söz veriyor ŞEYH'lerimiz.Bugün dersimizi alıp da bir gün yapıp ölen kişiye el atmayan şeyh....... olsun diye yemin kasem ediyorlar.ALLAH'ın inayetiyle bizler bunlara inanıyor ve kabul ediyoruz.Çünkü ne kadar aciz olduğumuz açıktır.Acziyetimizi onlardan daha iyi kimse bilemez ve o sırrı kimse çözemez.Ne ana .ne baba ,ne evlat,ne mal nede mülk bizim kurtuluşumuz olamaz.Şeyhlerimizin HİMMETİ sayesinde şeriat ve tarikat kurallarına uyarak,ardından hakikate,ardındanda marifete ulaşabiliriz inşallah.
Mübarek sohbetlerini gayet açık ve akıcı bir dille yapardı.Onu dinleyenler o ses tonuna ,o anlatış tarzına,o ikna kabiliyetine meftuun olurdu.Her daim lezzetli ve dervişin kalbini mutmain edecek,onların müşkülatlarını halledecek sohbetlerde bulunurdu.Birebir dervişinin kalbine nüfuz ederek,anlattıkları her şeyi nakşederdi onların kalblerine.Şeyhler sohbetleriyle dervişin kalb evini temizler,onu feyz ve nur ile doldurur.
Ama şehyler kalblerimizi nasılsa temizler diyerek bizimde masivaya düşmememiz gerekir.Çünki şeyhlerde onun için büyük bir çaba ve gayret sarfetmektedirler.
*** Bir derviş ŞEYH ALİ (ks) ye gelir ziyaret etmeye.Elini öper EFENDİNİN oturur yanına.Mübarek ne yaptın oğul sen,o nasıl bir kalp,içinde felaketler var der.İnanınki şu an senin kalbini temizlemektense,(MALATYA'daki )çarşı camiisinin tuvaletini temizlemek daha kolay der.***Haşaki ŞEYH'ler tuvalet temizlesinler,olayın vehameti açısından MÜBAREK o kelimeyi kullanmıştır.Derviş tekrar ŞEYH'in elini öper,affını diler ve derki(Kurban size malumdur,çarşıdan geliyordum bayram kutlaması varmış.Şöyle bir seyrettim ALLAH'ım ne güzel yaratmış dedim sadece ) eğer bu kadar çoksa günahı ne olur affet ağam der.
Şeyhler işte böyledir ve dervişinin adım adım neler yaptığını bilir ve takip eder.O nedenledirki heran ,heryerde ALLAH'ı zikretmeli ve yaptıklarımızın bilincinde olarak hareket etmeliyiz.EFENDİ mübarek derdi ŞEYH'ler dervişin heran yanındadır,onların YEŞİL ELİ üzerlerindedir.Ama derviş MEDET demesse hiç bir fayda temin edemez.Mutlak suretle MEDET YA ŞEYH demelidir.Derviş MEDET kelimesini vücudunun her zerresine yerleştirmek zorundadır.Yaptığı ne iş olursa olsun MEDET diyebilmelidir.
ŞEYH'ler görevlerini mutlaka yaparlar ya dervişler.Görevini layıkıyla yapanlara ne mutlu.ALLAH (cc)herkesi MÜRŞİD-İ ve ŞEYH'i tanıyan,ona tabii olan,onların izinden gidenlerden eylesin.
ALLAH'ın LÜTFU KEREMİ'yle İNŞALLAH.
kayacim
May 23 2007, 11:21 AM
ŞEYH'in ANLATTIKLARINDAN
_____________________________
İnsanı insan olduğu için,kul olduğu için sevmek gerekir.Şeyh mübarek bu konuya çok önem verir,dervişler arasında sevgiyi ön planda tutardı.Her işin başı sevgi derdi mübarek.
***YARATILANI SEV,YARATANDAN ÖTÜRÜ*** evet bütün insanların düsturu bu olmalıdır.Çünkü MEVLAM her şeyi sevmiş yaratmıştır.Sevmediğim hiç şeyi yaratmadım buyurur yüce ALLAH (cc) ayetinde.
ŞEYH MEHMET KIRÇAL (ks) bir sohbetlerinde anlatır.Eskiden bir tarikat ŞEYH'inden ders almak o kadar zormuş ,belli aşamalardan geçmeden kimseye ders tarif edilmezmiş.Bazı dönemlerde senelerce hizmet ederler,kimisi vatanını yurdunu terk edermiş bir MÜRŞİD-İ KAMİL 'den ders alıp ,onun müridi olabilmek için.Derviş olmak isteyen bir talebe zamanın şeyhine gelir ve kurban bana ders tarif edermisiniz,ben sizin dervişiniz olmak istiyorum der.Hani dedikya tarikatlerde SEVGİ baş unsurdur.Her kişinin gönlünde bir sevgi olmalıdır mutlaka.Olur der şeyh.Yalnız bir şartla,sen hiç kimseyi sevdinmi ?Kalbinde birilerine karşı duyduğun bir ufak his,sevgi varmı der.Derviş düşünür taşınır yok kurban der,ben hiç kimseyi sevmedimki,ne diyeyim şimdi size der.ŞEYH mübarek oğul der kalbinde ufacıkta olsa bir sevgi yoksa biz sana ders tarif edmeyiz kusura bakma der.Sen git kalbinde bir sevgi hasıl olunca gel,yada birilerini,herhangi bir şeyi sev ondan sonra gel der gönderir dervişi.
Derviş çaresiz geri dönerken aklına bir şey gelir.Hemen geri döner şeyhin elini öper,kurban ben nasıl oldu unuttum aslında ben birini seviyorum der.Tamam seviyorsan kim o sevdiğin der şeyh.Kurban benim SARI BİR DANAM var onu çok seviyorum,olurmu acaba der.Şeyh bağrına basar dervişi,olur tabiiki der.Mühim olan kalbindeki ufakta olsa sevgidir.Eğerki kalbinde ufacık bile olsa bir sevgi olmayanlar,ALLAH (cc) asla sevemezler. Onun için bizde onlara ders tarif etmeyiz.
ŞEYH (ks) anlatırdı bizlerde yahu danayı sevmekle acaba bu işin ne alakası var diye.Tabiki ŞEYH sohbete devam ediyor.Oğul oğul kalbteki o ufacık sevgi varya,yanar,yanar öyle büyürki tüm bedenini kaplar.Seni yakar kavurur.Ardından maddi sevgi ,manevi sevgiye dönüşür.MANEVİ SEVGİDEN MUHABBET HASIL OLUR,*MUHABBETTEN İSE MUHAMMED HASIL OLUR..**aman yarabbi nasıl sevgiymiş böyle bu.
***MECNUN'a demişlerki yahu arkadaş sen LEYLA için gezer durusun,ne var bu LEYLA'da.Biz LEYLA'yı gördük hiçde güzel bir kız değil,sen boşuna kendini harab ediyorsun.GEL vazgeç bu sevdadan derler.MECNUN derin ahh ederek onlara döner ve derki.Siz ne bilirsiniz LEYLA'yı size öyle gelebilkir ama gelin bir siz benim gözümle LEYLA'yı görün o zaman anlarsınız nasıl güzel olduğunu der.***
Evet buradaki esas mevzuu ŞEYH'imiz KIRÇAL (ks) kul aşkının,ALLAH (cc) aşkına dönmesinin bir eseri olduğunu söylerdi.Mecnun aslında LEYLA'yı değil,onda hasıl olan manevi sevginin,aşkın eserini arıyordu.MECNUN ALLAH (cc) aşık omuştu ve onu arıyordu.ŞEYH mübarek öyle anlatırdı.*** ALLAH buyuruyor *EY KULUM BENİ NE YERDE ,NEDE GÖKTE ARAYIN.BENİ MÜ2MİN KULUMUN KALBİNDE ARAYIN****İşte ufacık bir kul sevgisinden ALLAH (cc)sevgine ulaşılabiliyor.
Bizlerinde kalbinde ufacık bir sevgi olursa inşallah bizlerde,muhabbet,ardından,MUHAMMED'e ulaşırız umarımki.ŞEYH 'imiz KIRÇAL (ks) sevgiye,sevmeye,muhabbete çok önem verirdi.Eğerki şu mecliste iki kişi birbirine azda olsa kırgınsa hiç durmasın gitsin burdan.Başının çaresine baksın.Çünkü sevgi olmyan yere nefret olur ve bizler boşuna emek vermiş oluruz derdi.
***Sevgi ve muhabbet olan yere RAHMET,BEREKET VE MAĞFİRET iner.Nefret.kin ve hasetlik,çekememezlik olan yere ise ZULMET ve AZAP iner.sevgi olmayan toplumlar her an dağılmaya mahkumdur.Bizler sevgiyle olalım ve kıyamete kadar ayakta kalalım diye sohbet ederdi ULU ŞEYH KIRÇAL (ks).***
ALLAH hepimizi sevgi, şevkat'le dolup,muhabbebete ulaşan,ardından MUHAMMED'e ulaşanlardan eylesin.ALLAH'a (cc) emanet olun İNŞALLAH.
TEVHİD
May 23 2007, 12:22 PM
Kardeşlerim
Adını neşrettiğiniz tarikatların mürşitlerinin sohbetlerini ve zikirlerini de gördüm. Cerrahi mürşidi rahmetli Muzaffer Ozak Efendi'nin evimize geldiği vakit yaptığı sohbetleri dinlerdim.Nakşiyye'den zatların babamı ziyaretlerinde yaptığı sohbetleri ve tarikat adaplarına aşikârım.Rüfai Şeyhi Çengelköy'lü Rahmetli Seyyid Hakkı Baba'nın da sohbetlerine, Rahmetli Gönenli Efendi,Kıbrıslı Nazım Efendi gibi ehemmiyetli şahsiyetlerin sohbetlerini, zikirlerini gördüm ve dinledim hamdolsun. Allah dostlarının sohbetleri insana feyz verir. Cehri kerametten ziyade İlmi keramete daha ehemmiyet vermekteyim. Cehri kerametler bu yolun yeni yolcuları için ehemmiyet arz etmektedir ve çok güzeldir de. Ama ilmi keramet aslolan olup İlm-i Ledün bilgilerini ve uygulamasını içerdiğinden daha bir önem taşır bendeniz için. Bendeniz hafi zikri yapmaktayım.
Maşallah hepinize.Allah irfanınızı arttırarak hep daim kılsın inşallah.Bilgilendiren elleriniz dert görmesin, her daim Hakkı zikredenlerden olasınız inşallah.
Selam ve dua ile
kayacim
May 23 2007, 12:58 PM
BEN DERVISIM DIYE
Ben dervisim diye gögsün gerersin
Hakk'i zikretmeye dilin var midir
Sen kendini görsene ilden n'ararsin
Hâli hâl etmeye hâlin var midir
Birgün balik gibi aga sararlar
Mürsidinden rehberinden sorarlar
Tütsü yakip köse köse ararlar
Ben ariyim dersin balin var midir
Dertli olmayanlar derde yanar mi
Tahkik dervis ikrarindan döner mi
Her bir uçan gül dalina konar mi
Ben bülbülüm dersin gülün var midir
Pîr Sultan'im senin derdin desilmez
Derdi olmayanlar derde düs olmaz
Mürsidsiz rehbersiz yollar asilmaz
Mürsid eteginde elin var midir
Pir Sultan Abdal
TEVHİD
May 23 2007, 01:00 PM
ALINTI
Dertli olmayanlar derde yanar mi
Tahkik dervis ikrarindan döner mi
Her bir uçan gül dalina konar mi
Ben bülbülüm dersin gülün var midir
Var inşallah.
Selam ve dua ile
kayacim
May 23 2007, 01:04 PM
ALLAH (cc) cümlenizden razı olsun.Siz TEVHİD'li dervişler oldukça bizler huzur buluyoruz.İnanıyoruzki TEVHİD İNANCI her geçen gün çığ gibi büyüyor.Dualar ve sevgiler karşılıklıdır.Bilmukabele diyorum.ALLAH'a(cc) emanet olun.
ELHAMDÜLİLLAH ALLAH (cc) kıyamete kadar var etsin.
Bizlerinde var inşallahuteala.Olmayanlarada ALLAH (cc) nasip etsin.
TEVHİD
May 23 2007, 01:06 PM
Amin Kardeşim ecmaiyn.
Selam ve dua ile
kayacim
May 24 2007, 10:22 AM
ŞEYH'in KERAMETİ
____________________
Elbette bir mürid bir mürşid-e bağlanınca illaki ondan bazı kerametler görmek ister.Çünkü tam manasıyle bağlanıp,onu her şeyiyle kabul etmesi birazda buna bağlıdır,mürid için.Her ne kadar tasavvuf ilminin dışında olanlar, tarikat ehlini kastederek , şeyhin kerametinie takılıp ,yolda kalmaları ondandır ,desede bu vakalar tarikat ehlinin gerçek yaşantısını asla yansıtmaz.Çünki keramat göstermek kandırmak değil,bilakis onu kendine sıkıca bağlamak demektir.
Mürşid-e bağlanan ondan zahir kerametler görmek ister...Zamanın padişahı ve veziri Allah'ın (c.c.) bir veli kulunu ziyaret ederler...VELİ yaşlanmış ve de hasta dır...Padişah bir koluna ,vezir bir koluna girip onu merdıvenlerden indirmeye çalışırlar...bir ara padişah vezirıne bir işaret verir.Vezir de Allah'ın(c.c.) bu yaşlı kuluna "Efendim sizlerin veli olduğunuzu vede Allah'ın (c.c.)ermiş kullarından olduğunuzu biliyoruz ama bü güne kadar sizden bir keramet görmedik...bize bir keramet gösterebilirmisiniz..."dedi...Ermiş ZAT birden durakladı ve ***"Sübhanallah...benim gibi fakir ve hasta, bir günahkar kulun bir koluna dünya padişahı , diğer kolunada onun veziri girip,tutmuş beni merdivenlerden aşağı indirmek için yardım ediyorlar...bu kerametten başka ne büyük keramet olabilir.."***dedi...padişah ve veziri durumu anlayıp ondan özür dilemişler...
işte bu keramat insanı yoldamı koyar,yoksa sevgiyle ona daha çokmu bağlar. ...
ŞEYH ŞİRAZİ ŞÖYLE DER
______________________________-
***Bir kimse benden onun vasfını sorsa . . . Gönlünü kaptıran kişi, bir nişanı olmayan sevgiliden nasıl bahsedebilir ki? Aşıklar sevgilinin yolunda can verenlerdir. Ölülerden ses gelmez ki?
***Ey benim şahsımı hakir gören, sakın iriliği meziyet sanma. Meydan gününde ince belli at işe yarar, besili öküz değil.
kayacim
May 26 2007, 08:19 PM
ALLAH'ın İZNİYLE KIRÇAL (ks) de BU ÖZELLİKLER VARDI
_________________________________________________________
ABDULKADİR GEYLANİ hazretlerinin insanları gafletten uyaran, kendilerine gelmesine vesile olan pekçok sözü vardır.
Bunlardan bazıları şunlardır:
________________________________
“İnsanlara rehberlik eden kimsede şu hasletler bulunmazsa, o rehberlik yapamaz:
___________________________________________________________________________
Kusurları örtücü ve bağışlayıcı olması, şefkatli ve yumuşak olması, doğru sözlü ve iyilik yapıcı olması, iyiliği emredip, kötülüklerden men edici olması, misafirperver ve geceleri insanlar uyurken ibadet edici olması, âlim ve cesur olması.”
“Şükrün esası, nimetin sahibini bilmek, bunu kalb ile itiraf etmek ve dille söylemektir.”
“Büyük âlimlere tabi olunuz; bid’at yoluna, dinde olmayıp, sonradan çıkarılan şeylere sapmayınız. İtaat ediniz, muhalefet etmeyiniz. Sabrediniz, sızlanmayınız. Sabit kalınız, ayrılıp dağılmayınız. Bekleyiniz, ümit kesmeyiniz. Özünüzü günahdan temizleyiniz, kirletmeyiniz. Hele Rabbinizin kapısından hiç ayrılmayınız.”
“Kalb dünya arzularından birine bağlı kaldığı ve geçici lezzetlerden birinin peşine takılıp gittiği müddetçe, imkanı yok, ahireti sevmiş olamaz.”
“Mümin, insanlara karşı yüzünden sevinçli olduğunu gösterir. Fakat kendi mahzundur. Peygamber efendimiz; “Müminin sevinci yüzündedir. Halbuki kalbi mahzundur.” buyurmaktadır. Müminin tefekkürü, düşünmesi, ağlaması çok, gülmesi azdır. Tebessümü ile kalbindeki hüznü gizler. Dışarıda geçimini temin etmekle uğraşıyor görünür, kalbi Rabbini anmakla meşguldür. Çoluk çocuğu ile uğraşıyor görünür, kalbi allah (CC) ile uğraşır.
kayacim
May 26 2007, 08:37 PM
ALLAH DOSTLARINI PEYGAMBER SEVER GİBİ SEVMEK
_________________________________________________-
Değerli arkadaşlar; Cenab-ı Hak(c.c.) kendisine yapılan her türlü hakaret ve kötü sözden, her eksiklikten münezzehtir.Uzaktır, arıdır, beridir.Bu sebepten kendisine karşı yapılan kusurlu sözleri dilerse affeder.Ama Cenab-ı Rasul (s.a.v.)’e yapılmış en küçük kemliği affetmez.Zira Efendimiz en yüksek insandır ama beşerdir.Bu rabbimizin metodu sünnetidir.Onu ne kadar çoksevelim? Nasıl medhedelim? Nasıl gözüne girelim? Vallahi gelmiş geçmiş en sevgilidir. Bakmayalım hasırda uyuduğuna. Mana aleminin sultanıdır. Makam-ı Mahmud’un sahibidir.” KÜN ” emrinden haberdardır. Hepimizi kurtaracak o dur.
PEYGAMBERİMİZ (sav) son peygamber olduğuna göre,O'nun varisleride MÜRŞİD-İ KAMİL'ler,şeyhler,evliyalar olduğuna göre,o zaman onlarda aynı derecede sevgiyi hakediyorlar demektir.
kayacim
May 28 2007, 03:29 PM
ACELE YOK, SABIRLI OL
______________________________-
ABDULKADİR GEYLANİ (ks) Yolundan giderdi ŞEYH'imiz KIRÇAL (ks)
Acele etme. Acele eden, ya hata yapar veya hatalı duruma yakın olur. Ağır ve temkinli hareket eden, o işte ya isabet kaydeder veya isabet etmeye yaklaşır. Acele şeytandandır. Ağır ve temkinli hareket etmek, Allahü teâlâdandır. Umumiyetle aceleye sebep, dünyalık toplama hırsıdır. Kanaat sahibi ol. Kanaat bitmeyen bir hazinedir.
Allahü teâlâdan hakkıyla hayâ ediniz. Gaflette olmayınız. Zamanınız, zayi olup gidiyor. Halbuki siz, yiyemeyeceğiniz şeyleri toplamak, ulaşamayacağınız şeylerin peşinde koşmak, oturamayacağınız binaları kurmakla meşgul oluyorsunuz. Bütün bunlar size, Rabbinizin huzurunda hesap vermek için duracağınızı unutturuyor. Halbuki Allahü teâlâyı anmak, ariflerin kalblerinde yerleşir. Onların kalblerini kuşatır. Onlara, Allahü teâlâyı hatırlamaya mani olan her şeyi unutturur.
Bir dervişe,bir mü'mine yapılacak en güzel telkin ve tavsiye olsa gerek.Aynı şekilde şeyh'imiz KIRÇAL (ks)de bu konuları çook işlemiştir.
kayacim
May 28 2007, 03:41 PM
HASETLİK EDEN OCAKTAKİ ODUN GİBİ ERİR
_________________________________---
Ey mümin! Ne oluyor ki, seni, komşunu; yemede, içmede, giymede ve başka şeylerde kıskanır görüyorum. Bu nasıl iş? Bilmiyor musun ki, bu senin imanını zayıflatır. Mevlânın yanında kıymetin kalmaz. Seni, Allahü teâlânın gazabına uğratır. Hz. Muhammed; "Allahü teâlâ, hasetçi kimse nimetimin düşmanıdır, buyurdu" diye bildirmiştir. Resul-i ekrem bir hadis-i şerifte; "Ateş odunu yiyip bitirdiği gibi, haset de iyilikleri yer" buyurdu. Sen, haset ettiğin kimseyi, hangi ve ne hususta haset ediyorsun. Onun kısmeti için mi, yoksa kendi kısmetin hususunda mı haset ediyorsun? Eğer onu, Allahü teâlânın ona kısmet olarak verdiği şeyde haset ediyorsan, ona haksızlık etmiş olursun. Haset ettiğin kimse, Allahü teâlânın kendisi için takdir ve taksim ettiği nimetin içerisinde bulunmaktadır. Sen onu, Allahü teâlânın bu ihsanından dolayı haset etmekle, ne kadar haksızlık ve cimrilik yaptığını, ne kadar akılsızlık ettiğini biliyor musun? Eğer onu, sana takdir edilenin onun eline geçeceğinden endişe ederek kıskanıyorsan, bu senin çok cahil olduğunu gösterir. Çünkü senin kısmetini başkası yiyemez. Muhakkak ki Allahü teâlâ sana zulmetmez. Allahü teâlâ senin için takdir ettiğini, sana nasip olarak verdiğini, senden alıp başkasına vermez.
ŞEYH2İMİZ bu sohbetleri defalarca anlatmıştır,ALLAH'ın izniyle.
serserhan
Jun 2 2007, 10:20 PM
siteniz hakkında son uyarı yapılmakta olup hukuki yola başvurulacağını belirtmek istedik
Fedai
Jun 2 2007, 10:22 PM
Ne uyarısı
Ne hukuki yolu
Ne için hukuki yol??
Biraz anlatır mısın?
islam ve kulluk
Jun 2 2007, 10:46 PM
ALINTI
siteniz hakkında son uyarı yapılmakta olup hukuki yola başvurulacağını belirtmek istedik
gerekli cevap verilmiştir .
sözde tasavvuf bölümü hatalarla dolu bir bölümmüş. ama hataları söylemeye gelince cevap yok.
Fedai
Jun 2 2007, 11:15 PM
Bunun için mi hukuk yola başvuracakmış???
Allah Allah
daha neler göreceğiz acaba??
TEVHİD
Jun 4 2007, 01:11 PM
Hatalı gördüğü taraflar için düzeltme yapmalı bu kardeşimiz.Biz de öğrenelim o zaman. Yapılan tehdidi uygunsuz bir hareket olarak nitelendiriyorum. Sanırım kardeşimizin canı sıkılmış ve ne yazabilirim diye düşünmüş olmalı.
Selam ve dua ile
kayacim
Jun 5 2007, 01:32 PM
ACELE YOK, SABIRLI OL
______________________________-
ABDULKADİR GEYLANİ (ks)
Acele etme. Acele eden, ya hata yapar veya hatalı duruma yakın olur. Ağır ve temkinli hareket eden, o işte ya isabet kaydeder veya isabet etmeye yaklaşır. Acele şeytandandır. Ağır ve temkinli hareket etmek, Allahü teâlâdandır. Umumiyetle aceleye sebep, dünyalık toplama hırsıdır. Kanaat sahibi ol. Kanaat bitmeyen bir hazinedir.
Allahü teâlâdan hakkıyla hayâ ediniz. Gaflette olmayınız. Zamanınız, zayi olup gidiyor. Halbuki siz, yiyemeyeceğiniz şeyleri toplamak, ulaşamayacağınız şeylerin peşinde koşmak, oturamayacağınız binaları kurmakla meşgul oluyorsunuz. Bütün bunlar size, Rabbinizin huzurunda hesap vermek için duracağınızı unutturuyor. Halbuki Allahü teâlâyı anmak, ariflerin kalblerinde yerleşir. Onların kalblerini kuşatır. Onlara, Allahü teâlâyı hatırlamaya mani olan her şeyi unutturur.
missderv
Jul 11 2007, 04:04 PM
Şeyh Muhammed in dervişleri ...
ne oldu ? sıkıldınız mı ? darılmak gücenmek yok ...
bu işler sabır işi devamlılık işi ...
Fedai
Jul 12 2007, 02:44 PM
Yoooooo
Hala buralardayız
Hindularla uğraşıyoz
Son sürat devam...
missderv
Jul 13 2007, 03:48 PM
Şeyh Muhammed in bazen başını ağrıtacak derecede soru sorar
itiraz ederlerdi de ... Şeyh sohbetlerinde "ister inan ister inanma"
gibi tabirlerle sohbet in inanması zor yerlerini yumuşatırdı...
" Rüyamda şöyle şöyle gördüm... Hayırdır İnşallah..." gibi öszlerle
insanların daha sonra ayıkacağı haller hakkında dinleyenlerin adrakini
yumuşatırdı... Hidayet Allah tandır... herkes herşeyi hemen anlayamaz
hele müslümanların anlamakda zorlandığı mevzuları böyle genel
meclislerde.... karma sohbet diye tabir edilen hallerde... lafa söze
dikkat etmek gerek... karşındakini kendin gibi zannetme ?
ama çoğu zaman delil ispat işinden daha çok ikrar edip geçin...
bu işin Hikmeti insanları cehaletinden dolayı zamansız büyük inkarlara
sürüklememek gibi bir Rahmetin eseri... İnsan bilmediği şeye düşman
olabilir... bilmeden... zira herkese göre doğru kendi bildiğidir....
öğrenmek maksadıyla sorulmayan konulara dikkatli yaklaşın ....
Zira bunca Evliya geldi geçti hapsi de Hakkı İkrar etti... ispat etmedi...
bu konulardaki Şeyh Muhammed in nezaketi ve usulünü insanlar
çok zaman sonra anlayacaktır... ama kaş yapalım derken göz
çıkarmamak lazım... olsun onlar bize ne derse desin...
varsınlar bizi inkar etsinler de... bizim yüzümüzden küfer düşmesinler
Derviş gittiği yere Rahmet götürür... Zulmet değil ?
Bazılarına bir şeyleri ispat edeyim derken ...
Sırları ulu orta söylemek... fayda değil zarar verebilir...
Şeyh Muhammed Ledün İlmi sahibi olduğu halde ... bir çok şey bildiği
halde insanları ikna ederken bile onları hür iradelerinde serbest
bırakacak bir uslüp takınır... sabırla davranır... defalarca anlatır
İnsanların akıllarınca onlara hitap ederdi... daima açık kapı bırakırdı...
Hele bu insanlar İslamdan ve Tasavvufdan bi haber ise daha da
dikkat etmek lazım... Şeyh e İttiba etmek lazım...
Doğru TEK yanlış ve batıllar çok... ömür kısa ne yapalım...
işin doğrusunu anlamak ve anlatmak lazım....yanlışlarla vakit
kaybetmek ziyan... bir şeyleri anlatma gayretinin altında nefsin
oyunu olmasın sakın... hiçbir şeye ALLAH dan daha hevesli olmamak
lazım... Eden Eyleyen Allah... biz kendimize bakalım... bizde bir Rahmet
varsa zaten karşıya akseder... Allah ın izniyle tabiki...
Tasavvuf ehlini her devirde birilerine benzetmek Şeytan ve Nefsin
bilinen ne temel hakaret oyunlarıdır... o yüzden Şeyh derdi ki :
" Derviş halk içinde hakir mi hakir ... Hak Katında Yüceler Yücesi..."
Teşekkürler
Jul 14 2007, 07:22 AM
<#thank#>
kayacim
Jul 15 2007, 11:01 AM
ŞEYH MEHMET KIRÇAL (ks) şöyle derdi : BİZ İKRAR VERDİK,ASLA DÖNEMEZİK
__________________________________________________________________---
ŞEYH'imin himmeti sayesinde ölene kadar bu yoldayız İNŞALLAH.Sabır ve metanetle (LA'İLAHE-İLLALLAH/ALLAH,ALLAH/HAY,HAY/ HU,HU ) demeye devam ediyoruz şükürler olsun.
Sadece meşguliyet hasıl oldu,çaresiz siz dostlardan uzak kaldım.
KIRÇAL (ks) buyururduki,oğul oğul iyi dinleyin beni : Bu kapıya bir kez bağlandınızmı,artık kurtuluşunuz yoktur.Siz bırakalım desenizde, bu kapının sahibi sizi asla bırakmaz.Çünkü bu kapı HAK kapısı,bu kapı OSMAN (ks) kapısı.bu kapı ALİ (ks) kapısı,bu kapı KIRÇAL (ks) kapısı dolayısıyla bu kapı,ALLAH'a(cc) kul götürenlerin kapısıdır.ALLAH (cc) yolunda dem vuranların,ŞANLI KUMANDANLARIN.KİBAR,NARİN EVLİYALARIN kapısıdır.İKRAR verildimi bir kez,dönüş yoktur artık..
Bizler özlem ve hasret içinde mecburen dünya işleriyle uğraşıyoruz.Ama her daim dostlardan DUA bekliyoruz İNŞAALLAH.
SELAM OLSUN HAKKI HAK BİLİP ONA UYANLARA VE İNSANLARI DOĞRU YOLA SEVKEDENLERE.
missderv
Jul 16 2007, 10:34 AM
Rahmetli... Nurlu Evliyayı Kiramın sohbetini yaparsan
Sana Nur... Feyiz.... Rahmet gelir...
Zulmetli insanlardan bahsedersen... sıkıntı... kabz... zulmet gelir...
Bu değerli zamanlarımızı Allah ın Dost ve Evliyasını ...
Anlatmaya harcayalım...Şeyh derdi ki :
" Oğlum hiç bir şey bilmiyorsan.... bari Şeyhleri Anlat...Şeyhleri Öv.."
missderv
Jul 17 2007, 02:40 PM
Bir gün Şeyh e Şeyh ALİ ye olan muhabbet ve bağlılığının neden
bu kadar çok olduğu hakkında birilerinin kalbinden bir şeyler
geçti herhalde ki durup durup dedi ki :
" BİZ MARİFET SAHİBİ ALİ MİN KÖLESİYİZ..."
her iki okunuşda da mana da doğrudur....
WarriorPrince
Jul 17 2007, 02:43 PM
Efendi çok Güzel demiş bence ..
Marifet Sahibi ALİM İN Kölesiyiz .. Layık olmamakla beraber .. Başımızla beraber ..
Vesselam..