islam ve kulluk
Apr 28 2007, 02:53 PM
Dikkat ! :Öncelikle bu konuyu açma talebi biz islami forumdaşların büyük alimlerimizin öğütleri üzerine düşünüp bazı konularda kendimize ışık tutabilmek üzerinedir. Burada Abdulkadir-i geylani hazretlerinin öğütlerini TEK TEK yazıp beraber üzerinde durmayı planlamaktayım. Binaenaleyh elinde tüm öğütler bulunan kardeşimiz hepsini sunma girişiminde bulunmasın. Her gün bir öğütünü yazıp onun üzerinde durmanın daha faideli olacağı kanaatine varmış durumdayım. 80 öğüt var bunları inşaallah iki ay içerisinde tamamen yazıp işlemiş oluruz. Ve inşaallah feyiz alabiliriz...
1.Öğüt:
Ey oğul!
Önce kendi nefsine öğüt ver, kendi nefsim düzelt. Sonra da başkalarına öğüt ver, başkalarını düzeltmeye çalış. Sana önce kendi nefsinin özelliklerini, kendi nefsinin ne durumda olduğunu bilmen lazım. Kendinde ıslaha muhtaç bir hal var oldukça başkalarını düzeltmeye, başkalarına öğüt vermeye kalkışma. Eğer kendinde ıslaha muhtaç bir hal bulunduğu halde bunu bırakır da başkasının ıslahına kalkışırsan yazık sana!
Başkalarını nasıl ve hangi hallerde kurtarabileceğini bilirsin. Sen kendin kör isen, bir başkasının elinden tutup nasıl bir yere gotürebilirsin? Gözleri görmeyen birisinin bir başkasının elinden tutup bir yere gotürmesi mümkün olmadığı gibi, kendi nefsini ıslah etmemiş birisinin de başkalarını irşat edip Allah'a götürmesi mümkün değildir. Ancak kendi gözleri gören kişi başkalarını bir yerden bir yere gotürebilir.
Denize düşen ve yüzme bilmeyen birisini ancak mahir yüzücü olan birisi kurtarabilir. Aynen bunun gibi, Allah'a insanları ancak O'nu tanıyan birisi götürebilir. Allah'ı tanımayan kişiye gelince, Ona giden yolda bu kişi insanlara nasıl rehberlik edebilir ki?
Sana Allah'ın tasarrufundan bahsetme ihtiyacını duymuyorum. Sen Onu seversin, amellerini sırf Onun rızası için yaparsın. Asla Ondan başkası için yapmazsın. Ondan korkarsın, Ondan başkasından asla korkmazsın.
Takvaya sarıl !
Kendi yorumum : inşaallah Hazreti Ömer'in dediği gibi "kendi yaptığı hataları görmekten başkalarının hatalarını görmeyene ne mutlu" Geylani hazretlerinin öğütü üzere bizlerde ilk önce kendi hatalarımızı ve kendi nefsimizin yaptıklarını düzeltirde öyle başkaları ile meşgul oluruz. Böyle Gazali hazretlerinin "bir gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenirse hepsi hatalı olur. İlk düğme sensin" sözünce ilk önce kendimiz sonra başkaları inşaallah...
Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) : "kendi nefsinde uygulamadığını başkasının nefsine söyleme" demektedir.
Allah-u alem
Allah'a emanet olun
ubeydullah
Apr 28 2007, 04:01 PM
lime takulune mela tafalun-
yapmadağınız şeyi niye söylersiniz...
işte hukum başından verilmiş durumda
inş guzel bir çalışma olur islam kardeşim
selametle kal
islam ve kulluk
Apr 28 2007, 04:19 PM
inşaallah kardeşim...
TEVHİD
Apr 28 2007, 07:25 PM
ALINTI
Abdulkadir-i Geylani (kuddise Sırruh),
O güzel insanın sözleri insanın içine işliyor Allah için. Hep derim Hakla olan Haklı olur. Hakla olan kimin öğüdü kötü olabilir ki?
Hallac'ın "Enel hakkı" mı kötü?
Hacı Bayram'ın "sen seni bil sen seni" si mi kötü?
Muhiddin İbni Arabi'nin açıklamaları mı kötü?
Tartışmasız hepsine Hû derim. Ayak bastıkları toprak kadar olabilsem yarabbi.
Selam ve dua ile
islam ve kulluk
Apr 28 2007, 07:36 PM
Ne güzel söylemişsin Tevhid kardeşim Allah-u teala kalbindeki yönelişi hidayetin en üstününe imanın en üstününe doğru arttırsın inşaallah...
Allah'a emanet olasın
kilit
Apr 28 2007, 08:31 PM
kardeşim ben şimdiden kendime bir pay çıkardım bile
ayrıca keşke sizlerle daha önce tanışma imkanım olsaydı allah hepinizin emeklerinin karşılığını hem dünyada hem ahirette kat kat verir inşaallah
islam ve kulluk
Apr 28 2007, 08:55 PM
ALINTI
kardeşim ben şimdiden kendime bir pay çıkardım bile
ayrıca keşke sizlerle daha önce tanışma imkanım olsaydı allah hepinizin emeklerinin karşılığını hem dünyada hem ahirette kat kat verir inşaallah
Estağfurullah kardeşim. Amin. Allah razı olsun.
Allah-u teala biz mü'min kardeşleri bu vakitte karşılaştırmayı taktir eylemiş biz hamd edelim ve daha geç olmadığı için şükredelim kardeşim.
Allah'a emanet olasın
islam ve kulluk
Apr 29 2007, 10:38 AM
2:Öğüt:Ey oğul!
Sana takva gerek. Takvaya sarıl, muttaki ol. Sana şeriat gerek, şeriatın esaslarına sarıl. Nefse, şehevî arzulara, şeytana ve kötü kişilere muhalefet etmeli ve onlara uymamalısın. Mü'min kişi bu hususlarda devamlı cihat halindedir. Öyle ki, başından miğferi hiç eksik olmaz, kılıcı asla kınına girmez, atının sırtı hiç eğersiz kalmaz. Uykuyu bile hak erenlerinin uyuduğu niyetle uyur. Hak erenleri düşmana galip gelebilmek için zindelik kazanmak maksadıyla uyurlar. İhtiyaç dolayısıyla yemek yerler. Ancak zaruret halinde konuşurlar. Mecbur kalmadıkça âdetleri dilsizlik ve sükûttur. Onları ancak Allah'ın takdiri konuşturur. Bu dünyada onların dilini Allah hareket ettirir, konuşturur. Tıpkı yarın Kıyamet gününde organlarını konuşturacağı gibi...
Allah'ı daima görür gibi ol .
Kendi yorumum: Ashab o kadar işkenceye rağman dillerinde Allah kelimesini , kalblerinden Allah sevgisini , akıllarından Allah idrakini asla atmamış iken bizler ne kadar imanımıza sarılmış ve onu koruyoruz? Hepimiz yumuşacık döşeklere alışmış midelerimizi doyurmakla meşgul olmakta olduğumuz müddetce Allah-u teala'nın bize nazar eylemesini nasıl bekleriz. Bekleriz çünki O rahman'dır.
İnşaallah öğütteki gibi önce neye ihtiyacımız olduğunun tam farkına varır sonra da yaşamdaki yönümüzü tam belirleyebiliriz.
Allah-u alem
Allah'a emanet olun(konuya ilk girenler için alttaki alıntı her daim olucaktır)
ALINTI
Dikkat ! :Öncelikle bu konuyu açma talebi biz islami forumdaşların büyük alimlerimizin öğütleri üzerine düşünüp bazı konularda kendimize ışık tutabilmek üzerinedir. Burada Abdulkadir-i geylani hazretlerinin öğütlerini TEK TEK yazıp beraber üzerinde durmayı planlamaktayım. Binaenaleyh elinde tüm öğütler bulunan kardeşimiz hepsini sunma girişiminde bulunmasın. Her gün bir öğütünü yazıp onun üzerinde durmanın daha faideli olacağı kanaatine varmış durumdayım. 80 öğüt var bunları inşaallah iki ay içerisinde tamamen yazıp işlemiş oluruz. Ve inşaallah feyiz alabiliriz...
kilit
Apr 29 2007, 01:19 PM
takvaya sarılmamız gerekirken dünyaya sarılmışız
kuran "gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz diyor"(53/60)
sahi nasıl beceriyorsunuz bunu, diyor kuran;imanınızın,kuranınızın, coğrafyanızın esir edildiği, insanızın manevi bir soykırıma uğradığı, tüm değerlerinizin yağmalandığı, sayısız civanın yüreyinden vurulduğu bir ortamda hala nasıl gülebiliyorsunuz, diye soruyor kuran...
mustafa islamoğlu yürek devleti kitabından alıntı.
islam ve kulluk
Apr 29 2007, 04:07 PM
Güzel bir alıntı yapmışsın kardeşim.
Bizler ekseriyetle ağlanacak halimize güleriz.
Allah'a emanet olasın
TEVHİD
Apr 29 2007, 06:55 PM
ALINTI(islam ve kulluk @ Apr 28 2007, 08:36 PM)

Ne güzel söylemişsin Tevhid kardeşim Allah-u teala kalbindeki yönelişi hidayetin en üstününe imanın en üstününe doğru arttırsın inşaallah...
Allah'a emanet olasın
Allah razı olsun kardeşim.
Sen söyleyene bakma.
Selam ve dua ile
islam ve kulluk
Apr 29 2007, 07:07 PM
Amin Allah senden de razı olsun kardeşim.
Söyleyene bakarak söyleteni görelim ki hikmetindeki sırlara erişebilelim ve söyleyenden söyleteni görmeyi dilde değil kalbimizde saklayalım inşaallah...
Allah'a emanet olasın
islam ve kulluk
Apr 29 2007, 11:36 PM
3:ÖğütEy oğul!
Yalnızlık anlarında öyle bir takvaya ihtiyacın var ve öyle bir takvaya sahip olmalısın ki, seni günahlardan ve günaha sürükleyecek kaymalardan alıkoysun. Öyle bir murakabeye ihtiyacın var, öyle bir murakebeye sahip olmalısın ki, Allah'ın daima seni görmekte olduğunu sana hatırlatsın. İşte sen yalnızlık anlarında böyle olmaya muhtaçsın, mecbursun. Bundan başka, nefis, heva ve şeytanla savaşmaya muhtaçsın.
Gönülleri hakka davet et
Kendi yorumum:Bizlere sahip çıkabilecek en üstün kişi Allah-u tealadır zira bizi yaratan ve herşeyimizi bilen bize nimetleri ve musibetleri verip testeden O olduğuna göre bize en iyi şekilde yardımcı olabilecek olanda odur. Kur'an da : Tüm insanlar bir araya gelse size benim taktir ettiğimden fazla iyilik veremezler ve yine tüm dünya bir araya gelse size taktir ettiğimden fazla zarar veremezler"...
O'na teslim olup her daim O'na sığınarak inşaallah selamete kavuşan kullardan oluruz...
Allah-u alem
Allah'a emanet olun(konuya ilk girenler için alttaki alıntı her daim olucaktır -ki alıntıyı özellikle koyduğum halde tüm öğütleri nakledenler olmuş lütfen mesajları dikkatle okuyalım ! hepsini bende nakledebilirdim ama bu okuyacak olan kitle sayısını %95 azaltacaktır tek tek işlemek aklımızda daha iyi kalmasını sağlayacaktır-)
ALINTI
Dikkat ! :Öncelikle bu konuyu açma talebi biz islami forumdaşların büyük alimlerimizin öğütleri üzerine düşünüp bazı konularda kendimize ışık tutabilmek üzerinedir. Burada Abdulkadir-i geylani hazretlerinin öğütlerini TEK TEK yazıp beraber üzerinde durmayı planlamaktayım. Binaenaleyh elinde tüm öğütler bulunan kardeşimiz hepsini sunma girişiminde bulunmasın. Her gün bir öğütünü yazıp onun üzerinde durmanın daha faideli olacağı kanaatine varmış durumdayım. 80 öğüt var bunları inşaallah iki ay içerisinde tamamen yazıp işlemiş oluruz. Ve inşaallah feyiz alabiliriz...
TEVHİD
Apr 29 2007, 11:49 PM
ALINTI(islam ve kulluk @ Apr 29 2007, 08:07 PM)

Amin Allah senden de razı olsun kardeşim.
Söyleyene bakarak söyleteni görelim ki hikmetindeki sırlara erişebilelim ve söyleyenden söyleteni görmeyi dilde değil kalbimizde saklayalım inşaallah...
Allah'a emanet olasın
İnşallah
Selam ve dua ile
ubeydullah
Apr 30 2007, 06:04 PM
ALINTI(islam ve kulluk @ Apr 30 2007, 12:36 AM)

Ey oğul!
Yalnızlık anlarında öyle bir takvaya ihtiyacın var ve öyle bir takvaya sahip olmalısın ki, seni günahlardan ve günaha sürükleyecek kaymalardan alıkoysun. Öyle bir murakabeye ihtiyacın var, öyle bir murakebeye sahip olmalısın ki, Allah'ın daima seni görmekte olduğunu sana hatırlatsın. İşte sen yalnızlık anlarında böyle olmaya muhtaçsın, mecbursun. Bundan başka, nefis, heva ve şeytanla savaşmaya muhtaçsın.
Gönülleri hakka davet et
burada aklıma ihsan hadisi geliyor.aslen zaten insan yanlız değildir.yanlız allaha mahsustur.o zman en yanlız kalacağımızı zan ettiğimiz anda bile yanlız olmayacağız.o halde burada ihsan ile amel etmek ihlası kuşanmak takvaya giyenmek kaçınılmaz olur
selametle kalın
islam ve kulluk
Apr 30 2007, 09:51 PM
4.ÖğütEy oğul!
Büyük insanları yıkıp mahveden küçük hatalar, sürçmeler ve kaymalardır. Zahitleri mahveden nefsanî ihtiraslardır. Hak erenlerini mahveden yalnızlık anlarındaki kötü düşünceler, hatıra gelen kötü fikirlerdir. Sıddıkları mahveden bir anlık kötülüktür. Onların bütün meşguliyetleri, kalblerini uygunsuz düşüncelerden korumak ve muhafaza etmektir. Onlar Hakka davet mevkiinde bulunan kişilerdir. İnsanları Allah'ı tanımaya davet, ederler. Gönülleri Hakka davet etmekten bir an bile geri durmazlar.
Nefsini itaat altına al
Kendi yorumum : Her zaman kedinden emin olmamalı ve her daim korku içerisinde olmalıdır. Sahabiler oturmuş ağlıyorlar iken Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) kendilerine sorar neden ağlıyorsunuz? onlar da : Ya Resullullah şeytan bile o kadar imanı , ameli ve ilmine rağmen sapanlardan oldu biz nasıl kendimizden emin olalım? Efendimzi (sallallahu aleyhi ve sellem) Sizler hak üzeresiniz ve bu hal üzere olun der...
O halde bizler nasıl kendimizden emin olabiliriz ki? Ne olursa olsun nefsimiz bizi alt edebilecek konumdadır. Bir velide olsak bir alimde olsak her daim acziyetimizin farkında olmalı ve dikkatli olamlıyız.
Allah yar ve yardımcımız olsun
Allah-u alem
Allah'a emanet olun(konuya yeni gelenler için alttaki alıntı her daim olucaktır)
ALINTI
Dikkat ! :Öncelikle bu konuyu açma talebi biz islami forumdaşların büyük alimlerimizin öğütleri üzerine düşünüp bazı konularda kendimize ışık tutabilmek üzerinedir. Burada Abdulkadir-i geylani hazretlerinin öğütlerini TEK TEK yazıp beraber üzerinde durmayı planlamaktayım. Binaenaleyh elinde tüm öğütler bulunan kardeşimiz hepsini sunma girişiminde bulunmasın. Her gün bir öğütünü yazıp onun üzerinde durmanın daha faideli olacağı kanaatine varmış durumdayım. 80 öğüt var bunları inşaallah iki ay içerisinde tamamen yazıp işlemiş oluruz. Ve inşaallah feyiz alabiliriz...
(ubeydullah kardeşim inşaallah her daim takvaya bürünenlerden oluruz)
TEVHİD
May 1 2007, 03:40 PM
ALINTI
Hak erenlerini mahveden yalnızlık anlarındaki kötü düşünceler, hatıra gelen kötü fikirlerdir.
Allah bir ayetinde düşüncelerimizden dahi sorumlu olduğumuzu söylemektedir. Mübareğin nasihatları ile ne de güzel örtüşüyor.
Yorumların da güzel kardeşim.
Selam ve dua ile
islam ve kulluk
May 1 2007, 04:43 PM
ALINTI
Allah bir ayetinde düşüncelerimizden dahi sorumlu olduğumuzu söylemektedir. Mübareğin nasihatları ile ne de güzel örtüşüyor.
evet öyle kardeşim ...
ALINTI
Yorumların da güzel kardeşim.
estağfurullah inşaallah öyledir...
Allah'a emanet olasın
islam ve kulluk
May 2 2007, 07:17 PM
5.Öğüt:Ey oğul!
Bu zaman âhirzamandır. Nifak çarşısı açılmıştır. Yalan çarşısı açılmıştır. Münafık, yalancı, deccal kişilerle oturmayınız. Yazık sana ki, nefsin münafıktır, yalancıdır, kâfirdir, fâcirdir, müşriktir. Böyle olduğu halde sen onunla nasıl oturuyorsun? Ona muhalefet et, asla muvafakat etme. Onu bağla, asla salıverme. Onu hapset, zindana at. Kendisine ancak zaruri olan haklarını ver. Fazla verme. Onu mücahedelerle kahret, itaat altına al!
Dünya ile âhireti biraraya getir
Kendi yorumum : Nefis muhakkak ki Allah-u teala'nın her istediği karşı gelip şeytanın süslemiş olduğu şeyleri yapmaya azmetmektedir. Bu da gösteriyor ki bizler Allah'a kulluk ediyorsak O'na karşı çıkana muhalefet etmeliyiz. İnşaallah her daim edebiliriz.
Allah-u alem
Allah'a emanet olun(konuya yeni gelenler için alttaki alıntı her daim olucaktır)
ALINTI
Dikkat ! :Öncelikle bu konuyu açma talebi biz islami forumdaşların büyük alimlerimizin öğütleri üzerine düşünüp bazı konularda kendimize ışık tutabilmek üzerinedir. Burada Abdulkadir-i geylani hazretlerinin öğütlerini TEK TEK yazıp beraber üzerinde durmayı planlamaktayım. Binaenaleyh elinde tüm öğütler bulunan kardeşimiz hepsini sunma girişiminde bulunmasın. Her gün bir öğütünü yazıp onun üzerinde durmanın daha faideli olacağı kanaatine varmış durumdayım. 80 öğüt var bunları inşaallah iki ay içerisinde tamamen yazıp işlemiş oluruz. Ve inşaallah feyiz alabiliriz...
TEVHİD
May 2 2007, 07:34 PM
ALINTI
İnşaallah her daim edebiliriz.
İnşallah.
Selam ve dua ile
kilit
May 2 2007, 09:24 PM
anladığım şuki nefis her zaman için düşmandır yani her an cephede tam techizatlı hazır olmalıyız
TEVHİD
May 2 2007, 09:43 PM
ALINTI(kilit @ May 2 2007, 10:24 PM)

anladığım şuki nefis her zaman için düşmandır yani her an cephede tam techizatlı hazır olmalıyız
Çok doğru kardeşim.
Selam ve dua ile
islam ve kulluk
May 2 2007, 09:57 PM
ALINTI
anladığım şuki nefis her zaman için düşmandır yani her an cephede tam techizatlı hazır olmalıyız
evet kardeşim inşaallah her daim ona karşı temkinli olabiliriz ve ona kapılmayız...
Allah'a emanet olun
ubeydullah
May 3 2007, 01:42 PM
Bakara(*) Sûresinin 54 . Ayetinde
Mûsâ kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün10 (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü o, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.”
bnece bu yeterli
TEVHİD
May 4 2007, 02:07 PM
ALINTI(ubeydullah @ May 3 2007, 02:42 PM)

Bakara(*) Sûresinin 54 . Ayetinde
Mûsâ kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün10 (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü o, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.”
bnece bu yeterli

Selam ve dua ile
islam ve kulluk
May 4 2007, 05:12 PM
6.Öğüt :Ey oğûl!
Dünya ile âhireti bir araya getir. Her ikisini de aynı yere koy. Kalbin dünya ve ahiret düşüncesinden arınmış olarak ve çırıl çıplak bir şekilde Mevlan ile tek başına ol. Allah'tan başka herşeyden arınmadıkça O'na yönelme. Halka bağlanıp kalarak Haktan ayrı kalma. Bütün bu sebepleri kopar, at. Allah'a giden yoldaki engelleri birer birer bertaraf et. Bütün bunları yaptıktan sonra dünya ve âhireti bıraktığın yere var. Dünyayı nefsine ver, âhireti kalbine koy, Mevlâyı da özünde tut.
Tevbe ile günah elbiseni çıkar
Kendi yorumum : Bir kimsenin Allah-u teala'ya tam manası ile yönelebilmesi için aklından kalbinden Allah'ın dışındaki düşünceleri atması gerekir ki bu yöneliş hak olabilsin. Eğer ki başka bir meS'eleye yer veriyor isek şeytan onu vesile kılıp muhakkak ki aklımızı dağıtacaktır. Bir kimse ile konuşurken başka bir şeyle iştigal etmek ona saygısızlık olur değil mi? Allah-u teala'yı düşünürken de başka bir şeye düşüncemizde yer vermek O'na saygısızlık olur....
Allah-u alem
Allah'a emanet olun(ubeydullah kardeş konu ile ilgili ayeti naklettiğin için Allah razı olsun)
(konuya yeni gelenler için alttaki alıntı her daim olucaktır)
ALINTI
Dikkat ! :Öncelikle bu konuyu açma talebi biz islami forumdaşların büyük alimlerimizin öğütleri üzerine düşünüp bazı konularda kendimize ışık tutabilmek üzerinedir. Burada Abdulkadir-i geylani hazretlerinin öğütlerini TEK TEK yazıp beraber üzerinde durmayı planlamaktayım. Binaenaleyh elinde tüm öğütler bulunan kardeşimiz hepsini sunma girişiminde bulunmasın. Her gün bir öğütünü yazıp onun üzerinde durmanın daha faideli olacağı kanaatine varmış durumdayım. 80 öğüt var bunları inşaallah iki ay içerisinde tamamen yazıp işlemiş oluruz. Ve inşaallah feyiz alabiliriz...
WarriorPrince
May 4 2007, 05:33 PM
Gavsul Âzam, Kutbuzzaman Esseyyid Mübarek Şeyhimiz, Sultanımız, Şeyh Abdulkadir-i Geylani (K.S.) Hz. leri için ne kadar övücü şeyler yazılsada azdır arkadaşlar.. Öylesine büyük bir Zâtı Muhterem Dünyaya bir daha gelmez. Fakat Tarikatımızın önderi ve sahibi olan Sultanımız, Pirimiz, Şeyh Abdulkadir-i Geylani (K.S.)Hz. leri Dünyevi makamdan uhrevi makama geçerek, KININDAN ÇIKMIŞ BİR KILIÇ GİBİ ÇİFT TARAFI KESKİN BİR KILIÇ olmuştur. Sultanımız, Pirimiz, Şahımız ve Göbekten bağlı olduğumuz Şeyhimizdir. Şeyhimizin Şeyhidir, Şeyhlerin Şeyhidir.. Gavsların Gavsıdır, Gavsul Âzamdır.. Ötesi Yok..
İslam Ve Kulluk Kardeşimin yazmış olduğu öğütler Sultanımızın insanlığa nasıl bir güneş gibi gönderildiğini açıkça göstermektedir.
Evet, Sultanımızında buyurduğu gibi; Asıl savaş, Nefs ile olan savaştır. Bizde acizane bunu babamızdan, atamızdan öğrendiğimiz için, öncelikle nefsimizle savaşırız. İnşallahurrahman bu savaşta galip biz oluruz, mağlup olan nefs..
Yazdığınız öğütleri okumaya devam edeceğiz inşallah, eğer acizane bir fikrimizde olursa, bilahare beyan ederiz.
Muhabbet Baki..
TEVHİD
May 4 2007, 05:43 PM
ALINTI
Dünya ile âhireti bir araya getir. Her ikisini de aynı yere koy. Kalbin dünya ve ahiret düşüncesinden arınmış olarak ve çırıl çıplak bir şekilde Mevlan ile tek başına ol.
Ne güzel öğüt vermiş mübarek.Tevhid zıtlıkları cem etmektir.Yapabilene selam olsun. Aslında bu konuda çok şey yazmak istiyorum ama yazsam bir türlü yazmasam bir türlü.
Selam ve dua ile
ALINTI
Gavsul Âzam, Kutbuzzaman Esseyyid Mübarek Şeyhimiz, Sultanımız, Şeyh Abdulkadir-i Geylani (K.S.) Hz. leri için ne kadar övücü şeyler yazılsada azdır arkadaşlar..
Gerçekten tartışmasız Gasul Âzamdır. Ona gönül veren ve nasihatlerini uygulama izminde olanlara selam olsun.
Selam ve dua ile
WarriorPrince
May 4 2007, 06:06 PM
Gavsul Âzam, Kutbuzzaman Esseyyid Mübarek Şeyhimiz, Sultanımız, Şeyh Abdulkadir-i Geylani (K.S.) Hz. leri Öylesine büyük bir ruhaniyete sahipdir ki; Medet Ya Şeyhim Şeyh Abdulkadir-i Geylani Dendiği anda medet eder.
Şu Anda İçimizden Geldiği Gibi..
Destur, Ya Seyyidi, Destur Ya Abdulkadir-i Geylani,
Destur Ya Gavsul Azam, Destur Kurban..
Derdime Derman.. Canıma Cânan..
Kapında bağlı bu kıtmirden elini çekme hayran..
Bu kıtmir kölendir, hep kölen kalmak ister, bizi azâd etme dergahından..
Aşıkınım senin ey Gavsul Sultan, Koyma bizi darda el aman..
Sultanların Sultanısın, Gavsların Gavsısın, Evliyalar Şahısın..
Mürşidlerin Mürşidisin, Tüm Dervişlerin virdisin,
Tarikat silsilem Senin Mübarek İsminle başlar
Zikrullah seninle ise, Gözlerden Akar Yaşlar..
Feda olsun yolunda bu aciz kemter Başlar...
Ya Sultanım medet et Hayranım..
Sensin benim Cânı Cananım, ben sana müştakım..
Kapında bağlı bu kıtmirden elini çekme hayran..
Bu kıtmir kölendir, hep kölen kalmak ister, bizi azâd etme dergahından..
Aşıkınım senin ey Gavsul Sultan, Koyma bizi darda el aman..
İçimize Söyledi Sultan, Paylaştık.. Hakkınızı Helal Ediniz..
Muhabbet Baki..
islam ve kulluk
May 4 2007, 06:14 PM
İçinizdeki paylaşmanız ne güzel samimiyet kardeşim sizinde dediğiniz gibi baki olur inşaallah...
Allah'a emanet olasın...
ubeydullah
May 4 2007, 08:36 PM
77- "Allah'ın sana verdiği bu servet içinde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma, Allah sana nasıl iyilik ettiyse, sen de öyle iyilik et, yeryüzünde bozgunculuk isteme, çünkü Allah bozguncuları sevmez. "
"Allah'ın sana verdiği bu servet içinde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma." Bu ifadede tutarlı ilahi hayat sisteminin dengeliliği dile getiriliyor. Bu sistem, mal varlığı bulunanın kalbini ahirete bağlar. Bununla beraber onu bu dünya hayatının nimetlerinden yararlanmaktan alıkoymaz. Tam tersine, onu bu nimetlerden yararlanmaya teşvik eder, bu konuda ona bazı yükümlülükler getirir. Hayatı ihmal eden, hayatla bağlarını zayıflatan mistikler gibi dünya nimetlerinden el-etek çekmesine engel olur.
Hiç kuşkusuz yüce Allah, hayatın güzelliklerini insanlar yararlansınlar, yeryüzünde çalışsınlar, bu güzellikleri geliştirip daha iyisini elde etsinler diye yaratmıştır. Amaç, hayatın gelişmesi, sürekli yenilenmesidir. İnsanın yeryüzü halifelik misyonunun hedefine varmasıdır. Ancak bu yararlanmada asıl amaçları ahiret olmalıdır. Ahiret yolundan ayrılmamalıdırlar. Bu şekilde dünya nimetlerinden yararlanma, yükümlülüklerini yerine getirmelerine engel olmamalıdır. Böyle bir amaç dünya nimetlerinden ve güzelliklerinden yararlanma nimeti bahşeden yüce Allah'a şükretmenin, O'nun bağışını hoşnutlukla kabul etmenin, onlardan olumlu yönden yararlanmanın bir çeşididir. Yüce Allah'ın iyilikle ödüllendirdiği bir itaat şeklidir bu.
İşte ilahi sistem, insan hayatında bu şekilde bir denge ve bir ahenk gerçekleştirir. Dengeli ve tabii hayatının içinde sürekli bir ruhsal yüceliğe eriştirir. Ama hiçbir şeyden yoksun bırakmadan, hayatın basit fıtri dayanaklarını yıkmadan.
"Allah sana nasıl iyilik ettiyse, sen de öyle iyilik et."
Çünkü bu mal, yüce Allah'ın bağışı ve iyiliğidir. Buna iyilikle karşılık vermek gerekir. İyi karşılama, iyi yerlerde harcama, yaratıklara iyilikte bulunma, nimetin bilincinde olma ve O'na şükürle karşılık verme gibi.
"Yeryüzünde bozgunculuk isteme."
Azgınlaşarak, insanlara zulmederek bozgunculuk yapma. Allah'ın gözetimini ve ahiret korkusunu hesaba katmaksızın nimetlerden dilediğin gibi ve sınırsızca yararlanmak suretiyle bozgunculuk yapma. İnsanların içinin kinle, nefretle, kıskançlıkla ve çekememezlik duyguları ile dolmasına neden olacak şekilde bozgunculuk yapma. Malını, amacının dışında harcayarak veya çeşitli yollarla amacı uğruna harcanmasına engel olarak bozgunculuk yapma.
"Çünkü Allah bozguncuları sevmez."
"Tıpkı maldan dolayı küstahlaşıp şımaranları sevmediği gibi.
TEVHİD
May 4 2007, 09:48 PM
ALINTI(ubeydullah @ May 4 2007, 09:36 PM)

77- "Allah'ın sana verdiği bu servet içinde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma, Allah sana nasıl iyilik ettiyse, sen de öyle iyilik et, yeryüzünde bozgunculuk isteme, çünkü Allah bozguncuları sevmez. "
"Allah'ın sana verdiği bu servet içinde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma." Bu ifadede tutarlı ilahi hayat sisteminin dengeliliği dile getiriliyor. Bu sistem, mal varlığı bulunanın kalbini ahirete bağlar. Bununla beraber onu bu dünya hayatının nimetlerinden yararlanmaktan alıkoymaz. Tam tersine, onu bu nimetlerden yararlanmaya teşvik eder, bu konuda ona bazı yükümlülükler getirir. Hayatı ihmal eden, hayatla bağlarını zayıflatan mistikler gibi dünya nimetlerinden el-etek çekmesine engel olur.
Hiç kuşkusuz yüce Allah, hayatın güzelliklerini insanlar yararlansınlar, yeryüzünde çalışsınlar, bu güzellikleri geliştirip daha iyisini elde etsinler diye yaratmıştır. Amaç, hayatın gelişmesi, sürekli yenilenmesidir. İnsanın yeryüzü halifelik misyonunun hedefine varmasıdır. Ancak bu yararlanmada asıl amaçları ahiret olmalıdır. Ahiret yolundan ayrılmamalıdırlar. Bu şekilde dünya nimetlerinden yararlanma, yükümlülüklerini yerine getirmelerine engel olmamalıdır. Böyle bir amaç dünya nimetlerinden ve güzelliklerinden yararlanma nimeti bahşeden yüce Allah'a şükretmenin, O'nun bağışını hoşnutlukla kabul etmenin, onlardan olumlu yönden yararlanmanın bir çeşididir. Yüce Allah'ın iyilikle ödüllendirdiği bir itaat şeklidir bu.
İşte ilahi sistem, insan hayatında bu şekilde bir denge ve bir ahenk gerçekleştirir. Dengeli ve tabii hayatının içinde sürekli bir ruhsal yüceliğe eriştirir. Ama hiçbir şeyden yoksun bırakmadan, hayatın basit fıtri dayanaklarını yıkmadan.
"Allah sana nasıl iyilik ettiyse, sen de öyle iyilik et."
Çünkü bu mal, yüce Allah'ın bağışı ve iyiliğidir. Buna iyilikle karşılık vermek gerekir. İyi karşılama, iyi yerlerde harcama, yaratıklara iyilikte bulunma, nimetin bilincinde olma ve O'na şükürle karşılık verme gibi.
"Yeryüzünde bozgunculuk isteme."
Azgınlaşarak, insanlara zulmederek bozgunculuk yapma. Allah'ın gözetimini ve ahiret korkusunu hesaba katmaksızın nimetlerden dilediğin gibi ve sınırsızca yararlanmak suretiyle bozgunculuk yapma. İnsanların içinin kinle, nefretle, kıskançlıkla ve çekememezlik duyguları ile dolmasına neden olacak şekilde bozgunculuk yapma. Malını, amacının dışında harcayarak veya çeşitli yollarla amacı uğruna harcanmasına engel olarak bozgunculuk yapma.
"Çünkü Allah bozguncuları sevmez."
"Tıpkı maldan dolayı küstahlaşıp şımaranları sevmediği gibi.
Ubeydullah Kardeşim
Öyle güzel ayetler yazmışsınız ki, gözyaşlarımı tutamıyorum. Zira bu ayetin batıni açılımlarını da birinden dinlemiştim. Ne diyeyim? Size nasıl dua edeyim kardeşim? Yakin,yakin,yakin ehli olasınız inşallah.
Selam ve dua ile
islam ve kulluk
May 4 2007, 10:19 PM
ilgili tefsiri sunduğun için Allah razı olsun ubeydullah kardeşim. İnşaallah bozgunculuğu isteyenlerden olmaz dengeli yaşam sürdüren kullardan oluruz...
Allah'a emanet olun
Fedai
May 4 2007, 11:14 PM
ALINTI(TEVHİD @ May 4 2007, 06:43 PM)

ALINTI
Dünya ile âhireti bir araya getir. Her ikisini de aynı yere koy. Kalbin dünya ve ahiret düşüncesinden arınmış olarak ve çırıl çıplak bir şekilde Mevlan ile tek başına ol.
Ne güzel öğüt vermiş mübarek.Tevhid zıtlıkları cem etmektir.Yapabilene selam olsun. Aslında bu konuda çok şey yazmak istiyorum ama yazsam bir türlü yazmasam bir türlü.
Selam ve dua ile
ALINTI
Gavsul Âzam, Kutbuzzaman Esseyyid Mübarek Şeyhimiz, Sultanımız, Şeyh Abdulkadir-i Geylani (K.S.) Hz. leri için ne kadar övücü şeyler yazılsada azdır arkadaşlar..
Gerçekten tartışmasız Gasul Âzamdır. Ona gönül veren ve nasihatlerini uygulama izminde olanlara selam olsun.
Selam ve dua ile
Yahu tevhid kardeş
ben yanlış anladım heralde.
Tevhid nasıl zıtları cem etmek (birleştirmek)
Yazıyı ii okuyunca ben şunu anlıyorum
Dünyadan da ahiretten de uzaklaş
Mevla ile başbaşa kal
Yani ibadetlerin dünya için olmasın.
Ve cennet cehennem için de olmasın
(Burda cem edilmiş ama cem edilen nefse hoş gelen 2 şey)
İbadetlerin yalnız Allah CC için, rızası için olsun
(burda zıtlık var)
Aslında cem etmiyor tam tersi 2 zıt yere koymuyor mu??
yanlış mı anladım yoksa??
islam ve kulluk
May 4 2007, 11:22 PM
TEVHİD kardeşimiz ahiret (ebedi) dünya (fani)
ebedi = fani bunlar zıtlar onu kastederek söylemiş bulunmakta o kelamı...
Allah'a emanet olasın
Fedai
May 4 2007, 11:26 PM
ALINTI(islam ve kulluk @ May 5 2007, 12:22 AM)

TEVHİD kardeşimiz ahiret (ebedi) dünya (fani)
ebedi = fani bunlar zıtlar onu kastederek söylemiş bulunmakta o kelamı...
Allah'a emanet olasın
Kardeş
Hz. Pir burda CEM Etmemiş
bana göre tabi
Çünkü Nefe güzel hoş gelen şeyler aynı taraftadır
Dünya ve ahiret gibi
Yani burda aslında
NEFSE HOŞ GELEN ile NEFSE ZOR GELEN i anlatmış ki bunlar ZIT şeylerdir.
Yanlış mı anlıyorum??
islam ve kulluk
May 4 2007, 11:42 PM
Sizde başka bir buudundan tutarak konuya yaklaşmışsınız kardeşim o da elbette olabilir.
Fedai
May 5 2007, 12:05 AM
ALINTI(islam ve kulluk @ May 5 2007, 12:42 AM)

Sizde başka bir buudundan tutarak konuya yaklaşmışsınız kardeşim o da elbette olabilir.
Aslında düşünce şu
İnsan bir yola çıktığında (Tasavvuf / Tarikat) bir hedefi vardır (Allah CC)
Hedef ile bu hedefin dışındakiler zıt tır
Hz. Pir KS Tarikat Piridir. Onun KS da amacı Allah CC dır. Başka amacı olmamıştır.
Demek ki Hefefin dışındakiler (Dünya ahiret cennet cehennem) ZIT tır
Zaten Gavsiyye de de (mealen)
Cennete gitmek için yahut cehennemden kurtulmak için ibadet yapma. Allah CC ya Allah CC olduğu için ibadet et
denir
Demek ki Dünya, Cennet / Cehennem (Yani ahiret mekanları) hedefe (Allah CC) zıt tır.
Mantık yanlış mı ??
TEVHİD
May 5 2007, 01:22 AM
ALINTI(Fedai @ May 5 2007, 12:14 AM)

ALINTI(TEVHİD @ May 4 2007, 06:43 PM)

ALINTI
Dünya ile âhireti bir araya getir. Her ikisini de aynı yere koy. Kalbin dünya ve ahiret düşüncesinden arınmış olarak ve çırıl çıplak bir şekilde Mevlan ile tek başına ol.
Ne güzel öğüt vermiş mübarek.Tevhid zıtlıkları cem etmektir.Yapabilene selam olsun. Aslında bu konuda çok şey yazmak istiyorum ama yazsam bir türlü yazmasam bir türlü.
Selam ve dua ile
ALINTI
Gavsul Âzam, Kutbuzzaman Esseyyid Mübarek Şeyhimiz, Sultanımız, Şeyh Abdulkadir-i Geylani (K.S.) Hz. leri için ne kadar övücü şeyler yazılsada azdır arkadaşlar..
Gerçekten tartışmasız Gasul Âzamdır. Ona gönül veren ve nasihatlerini uygulama izminde olanlara selam olsun.
Selam ve dua ile
Yahu tevhid kardeş
ben yanlış anladım heralde.
Tevhid nasıl zıtları cem etmek (birleştirmek)
Yazıyı ii okuyunca ben şunu anlıyorum
Dünyadan da ahiretten de uzaklaş
Mevla ile başbaşa kal
Yani ibadetlerin dünya için olmasın.
Ve cennet cehennem için de olmasın
(Burda cem edilmiş ama cem edilen nefse hoş gelen 2 şey)
İbadetlerin yalnız Allah CC için, rızası için olsun
(burda zıtlık var)
Aslında cem etmiyor tam tersi 2 zıt yere koymuyor mu??
yanlış mı anladım yoksa??
Selamün Aleyküm Fedai Kardeşim
Kafanın karışmaması açısından kısa cevaplar vermek durumunda hissediyorum kendimi.
Öncelikle
ben yanlış anladım heralde.
Demişsiniz. Hayır aynen öyle.
Diğer açıklamanızda sadece bir iki yerde düzeltme yapacağım.Belki o vakit anlarsınız demek istediğimi.
Mevla ile başbaşa kal DEĞİL
Hakta ifna ol.
İbadetlerin yalnız Allah CC için, rızası için olsun
Rızasına talip olmak,belasına ragıp olmayı gerektirir.Oysa Allah dostları İlle de cemalullah der.
Burda cem edilmiş ama cem edilen nefse hoş gelen 2 şey)
Bu kısmı anlamadım. Cem edilenden kastınız ne? Hoşa giden 2 şey ne yani?
(burda zıtlık var)
Aslında cem etmiyor tam tersi 2 zıt yere koymuyor mu??
Bu kısmı da anlayamadım.2 zıttan kasıt ne?
Ayrıca bakınız İslam kardeşim size çok güzel izahta bulunmuş. Farklı zaviyelerden bakıldığını anlatmaya çalışmış sanırım. İslam kardeşim beni bilir. Ne demek istediğimi de anlamıştır. İzahı da isabetlidir.
Selam ve dua ile
ALINTI(Fedai @ May 5 2007, 01:05 AM)

ALINTI(islam ve kulluk @ May 5 2007, 12:42 AM)

Sizde başka bir buudundan tutarak konuya yaklaşmışsınız kardeşim o da elbette olabilir.
Aslında düşünce şu
İnsan bir yola çıktığında (Tasavvuf / Tarikat) bir hedefi vardır (Allah CC)
Hedef ile bu hedefin dışındakiler zıt tır
Hz. Pir KS Tarikat Piridir. Onun KS da amacı Allah CC dır. Başka amacı olmamıştır.
Demek ki Hefefin dışındakiler (Dünya ahiret cennet cehennem) ZIT tır
Zaten Gavsiyye de de (mealen)
Cennete gitmek için yahut cehennemden kurtulmak için ibadet yapma. Allah CC ya Allah CC olduğu için ibadet et
denir
Demek ki Dünya, Cennet / Cehennem (Yani ahiret mekanları) hedefe (Allah CC) zıt tır.
Mantık yanlış mı ??
Söylenen doğrudur.Mantık da doğrudur. "İyi ile kötüyü eş tutmayan bizden değildir" diyor resulullah.
Yani sizi metheden ile size hakaret edeni eş tutunuz. Ama niye? İşte bu sorunun cevabını araştırmalısınız kardeşim.
Selam ve dua ile
islam ve kulluk
May 5 2007, 10:44 AM
7.Öğüt:Ey oğul!
Nefis ile birlikte olma. Hevesinle birlikte olma. Dünya ile de birlikte olma. Öyle ise hemen günahlarına tevbe et, bir daha işlememeye azmeyle. Onlardan sıyrıl. Seri adımlarla Mevlana koş. Tevbe ettiğin zaman hem dışın, hem de için tevbe etmiş olsun. Tevbe, Allah'ın katında makbul kul olmanın temelidir. Halis bir tevbe ile ve Allah'tan hakikaten haya etmek suretiyle üzerindeki günah elbisesini çıkar, at.
Derdi sabırla karşıla
Kendi yorumum : Allah-u teala bizlerin hata yaptığını Kur'an-ı kerim'de bizzat söylemiş ve muhakkak ki bundan sonra tevbe etmemiz gerektiğine de değinmiştir. O halde Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) nasıl ki günde def'alarca istiğfar ediyor ise bizlerin çok çok daha fazla Allah'a istiğfar eylememiz gerekir. Bizler Allah'a ne kadar yaklaşırsak kendisi bize daha çok yaklaşacağını şu hadis-i kutside bildiriyor :
Kulum bana bir adım gelirse ben ona iki adım gelirim kulum bana yürüyerek gelirse ben ona koşarak gelirim.
Bize bizim O'na yaklaştığımızdan daha çok yaklaşan Allah'a her daim yaklaşırız inşaallah.
Tevhid kardeşin değindiği noktaya zeburdan şu babı nakledelim : "ben cenneti vad etmeseydim sizi cehennemle korkutmasaydım bana itaat etmezmiydiniz?" der Allah (celle celalü) bunu da düşüncelerimizde bulundurursak biraz daha açıklık getirebilir mes'eleye...
Allah-u alem
Allah'a emanet olun(konuya yeni gelenler için alttaki alıntılı yazı her mesajda olucaktır)
ALINTI
Dikkat : Bu konular gavsül azamın mübarek öğütlerini tek tek işlemek ve onların aklımızda güzelce yer edinmesi için açılmıştıre elinde tüm kaynak olanlar tüm öğütleri lütfen buraya nakletmesinler. Tek işlendiğinde okuma isteği artacaktır ama uzun yazılar okuma isteğini %90 azaltırlar.
TEVHİD
May 5 2007, 01:24 PM
İslam Kardeşim
Allah nasuh tövbesiyle yaklaşmayı nasip eylesin inşallah.
Selam ve dua ile
islam ve kulluk
May 5 2007, 03:23 PM
inşaallah TEVHİD kardeşim inşaallah...
ubeydullah
May 5 2007, 07:32 PM
tahrim:8
8- Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah â dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin [b]kötülüklerinizi örter, Peygamberi ve O'nunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı: günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Çünkü onların, nurları, önlerinden ve yanlarından koşar da "Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla, bizi bağışla, çünkü sen her şeye kadirsin" derler.
İşte yol budur... Yol samimi ve içten gelen bir tevbedir. Kalbi arındıran, onu kötülüklerden uzaklaştıran bir tevbe. Kötülüklere bulaşmasına, kanmasına fırsat vermeyen bir tevbe.
Günahtan ve hatadan tevbe etmek, işlenen suçtan pişmanlık duymakla başlar, salih amel ile, ibadet ile sonuçlanır. işte o zaman bu samimi tevbe kalbi temizler, günahın kalıntılarından, tortularından arındırır. Bundan sonra da kalbi salih amel işlemeye teşvik eder. İşte samimi ve içten gelen tevbe budur. Budur kalbi uyaran, günaha dönmemesi için öğüt işlevini gören samimi tevbe.
Böyle bir tevbe gerçekleşirse yüce Allah'ın onunla günahları örtmesi ve bu şekilde tevbe edenleri, biraz önce surenin akışı içinde gözler önüne serildiği gibi kâfirlerin rezil olacakları bir günde, onları cennetlere sokması umulur. O gün yüce Allah peygamberini ve onunla birlikte olan müminleri utandırmayacaktır.
Hiç kuşkusuz, yüce Allah'ın birçoklarının rezil olacağı bir günde müminleri Hz. Peygamberle birlikte bir safta olarak, aynı saygıyı göreceklerini vurgulaması insanı umutlandıran bir teşvik ve büyük bir saygınlık ifadesidir. Sonra yüce Allah onlara bir nur bahşediyor: "Nurları önlerinden ve yanlarından koşar." Bu dehşet verici, bu dalgalı, bu korkunç, bu bunaltıcı günde onunla tanınırlar. Kaynaşıp duran o korkunç kalabalık içinde bu nurla yollarını bulurlar. Önlerinde ve yanlarında ışık saçarak en sonunda bu nur onları cennete götürür.
Onlar içinde bulundukları ortamın dehşet vericiliğine, zorluğuna rağmen Allah'ın huzurunda ona dua ederler, iyilik dilerler: "Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla, bizi bağışla, çünkü sen her şeye kadirsin' derler."
Dillerin tutulduğu, kalplerin durduğu böylesine dehşetli bir ortamda dua edebiliyor olmaları bu duanın kabul olacağının belirtisidir. Yoksa yüce Allah'ın belirlediği kader kabul edilmesini öngörmeseydi yüce Allah böyle bir duayı müminlere ilham etmezdi. Şu halde buradaki dua bir nimettir. O gün müminlere gösterilen saygıya ve onlara bahşedilen Nur'a ek olarak yüce Allah'ın bağışladığı karşılıksız bir nimettir.
Bununla yakıtı insan ve taş olan ateş arasında ne korkunç bir fark vardır? Hiç kuşkusuz bu mükafat tıpkı biraz önceki azap gibi müminin kendisini ve ailesini ateşten korumadaki Dolayı siyle sonuçta altlarından ırmaklar akan cennetleri elde etmelerindeki sorumluluğunu tasvir ediyor.
faydalı olduysa ne mutlu.
duaların inş kabul olur tevhid kardeşim.rabbim benim için istediğini senin içinde hayırlısı i,le versinm
selametle kalın
TEVHİD
May 5 2007, 07:39 PM
Ubeydullah Kardeşim
Allah sizi yakin ehli olanlardan tez vakitte eylesin inşallah. Şu ayetleri konu ardından yazmanız beni çok memnun ediyor kardeşim.
Selam ve dua ile
ubeydullah
May 5 2007, 07:48 PM
ALINTI(TEVHİD @ May 5 2007, 08:39 PM)

Ubeydullah Kardeşim
Allah sizi yakin ehli olanlardan tez vakitte eylesin inşallah. Şu ayetleri konu ardından yazmanız beni çok memnun ediyor kardeşim.
Selam ve dua ile

rabbim sizden razı olsun kardeşim
islam ve kulluk
May 5 2007, 11:50 PM
8.Öğüt :Ey oğul!
Sana herhangi bir dert geldiği zaman onu sabır eliyle karşıla ve devası gelinceye kadar sakin ol. Deva gelince de onu şükürle karşıla. Bu hale geldiğin zaman peşinen ebedi zevkli safalı bir hayatta olursun.
Himmetin dünya olmasın
Kendi yorumum : Allah-u teala Kur'an-ı Kerim'de "Allah'ın yardımı muhakkak sabredenlerledir" ve "Allah'ın yardımı o sabredenlere muhakkak gelecektir" şeklinde sabreden kuluna yardım edeceğini müjdelemektedir. Mes'ele bizim tevekkül etmemizde bizim teslim olmamızda ve O'na sığınmamızdadır. Bizler Allah'ın muhakkak sözünde duran olacağını bilerek ve o musibetin Allah'tan bize gönderildiği bizi test ettiğini bilerek sabredersek her daim O2nun rızasına erme yolunda bir adım daha atabilmiş oluruz.
İnşaallah hakkı ile sabredenlerden oluruz.
Allah-u alem
Allah'a emanet olun(ubeydullah kardeşim naklettiğin tefsir için Allah razı olsun)
(konuya yeni gelenler için alttaki alıntılı yazı her mesajda olucaktı
ALINTI
Dikkat : Bu konular gavsül azamın mübarek öğütlerini tek tek işlemek ve onların aklımızda güzelce yer edinmesi için açılmıştıre elinde tüm kaynak olanlar tüm öğütleri lütfen buraya nakletmesinler. Tek işlendiğinde okuma isteği artacaktır ama uzun yazılar okuma isteğini %90 azaltırlar.
TEVHİD
May 6 2007, 01:31 AM
ALINTI
Bu hale geldiğin zaman peşinen ebedi zevkli safalı bir hayatta olursun.
Oy benim güzel kardeşim
Bu kelam öyle bir kelamdır ki kardeşim ihtivası ciltler dolusu kitaplara sığmaz. Ama kısacık da olsa birşeyler söylemek ihtiyacını hissediyorum acizane.
Bak yine ne güzel bir öğüt. İnsanı tefekkür edince ürperten ve yalvartan bir öğüt. Rabbi,zidni,ilmen,fehmen ve imanen inşallah.
Asr suresinin son ayetini çok tefekkür etmek gerek.
Ayrıca ebedi zevkli sefadan ne anlatmak istediğini iyice bir tefekkür etmek gerek diye düşünmekteyim. Konunun meraklılarına acizane tavsiyemdir.
Size de artık ne şekilde dua edeceğimi bilmiyorum kardeşim. Ama bir şey biliyorum ki çok içten yapıyorum duamı.
Selam ve dua ile
islam ve kulluk
May 6 2007, 02:39 AM
ALINTI
Asr suresinin son ayetini çok tefekkür etmek gerek.
Ayrıca ebedi zevkli sefadan ne anlatmak istediğini iyice bir tefekkür etmek gerek diye düşünmekteyim. Konunun meraklılarına acizane tavsiyemdir.
"Onlar bir musibete rast geldiklerinde "muhakkak biz Allah'ın kullarıyız ve muhakkak O'na döneceğiz" derler"
Ayetinin tamamım üzerinde de güzelce tefekkür edersek çok daha geniş bir ufukta manevi bir feyz alır nefsimize ders verebilmiş oluruz inşaallah kardeşim...
ALINTI
Size de artık ne şekilde dua edeceğimi bilmiyorum kardeşim. Ama bir şey biliyorum ki çok içten yapıyorum duamı.
Selam ve dua ile
Allah razı olsun kardeşim tüm duaların için ve Allah için bu kardeşin de sana dua ediyor.
Allah'a emanet olasın
ubeydullah
May 6 2007, 04:39 PM
fcer suresi
15- Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman o: "Rabbim beni şerefli kıldı " der.
16- Fakat onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: "Rabbim bana hor baktı" der.[/b]
[b]Allah'ın insanı bir durumdan diğerine sokarak, vererek ya da mahrum bırakarak, rızkını genişletip ya da daraltarak sınamasına insanın bakış açısı ve değerlendirmesi budur İşte... Allah insanoğlunu nimet vererek ve ona ikram ederek dener. Ama insanoğlu verilecek karşılığa ön hazırlık olmak üzere bunun bir imtihan olduğunu kavrayamaz. Aksine verilen rızkı ve bahşedilen mertebeyi yüce Allah'ın katında bu ikramı hak etmiş olduğuna bir delil ve Allah'ın kendisini seçip tercih ettiğine bir gösterge sayar. Bu bakış açısından hareketle, kendisine verilen belayı "ceza" yapılan imtihanı da sonuç olarak değerlendirir. Yüce Allah'ın katındaki şerefi dünya malı ile değerlendirir. Öte yandan yüce Allah insanoğlunun rızkını daraltmak sureti ile deneyince bu imtihanı da ceza olarak değerlendirir, bu sınamayı ceza sayar ve rızkının daraltılmasını yüce Allah'ın katında önemsiz sayıldığı şeklinde yorumlar. Şayet Allah katında küçümsenmeseydi rızkı daraltılmazdı diye düşünür.
Ama insanoğlu her iki durumda da, bu konuya yanlış yaklaşıyor ve değerlendirmesi hatalı oluyor. Gerek rızkın bolluğu ve gerekse darlığı yüce Allah'ın kulunu imtihan etmek içindir. Bununla verilen nimete karşı şükredip şükretmeyeceğinin, şımarıp şımarmayacağının belli olması hedeflenmiştir. Çile ve sıkıntı karşısında dayanıp dayanmayacağının ortaya çıkması amaçlanmıştır. Verilecek karşılık ise kulun davranışları ile belli olan sonuca göre olacaktır. O halde ne kula verilen dünya malı karşılıktır ne de verilmeyen... Bir kulun yüce Allah'ın katındaki değerinin elindeki dünya malı ile kesinlikle bir ilintisi yoktur. Yüce Allah'ın bir kimseden hoşnut olduğu ya da ona gazap ettiği ona bu dünyada dünya malı veriyor mu vermiyor mu diye bakılarak çıkarılamaz. Çünkü Allah bu dünyada iyi kişiye de verir azgına da verir. İyi kişiyi de vermeyip mahrum bırakır azgını da... Ancak ne var ki asıl üzerinde durulması gereken bunların ötesidir. yüce Allah'ın verişi de mahrum edişi de sınamak içindir. Önemli olan bu imtihanın sonucudur.
Ancak şu kadar var ki insanın kalbi imandan yoksun olunca, ne yüce Allah'ın vermesindeki ve mahrum bırakmasındaki hedefi, ne de O'nun ölçüsünde asıl nelere değer verdiğini kavrayamaz. Ama kalbi imanla canlanınca yüceler yücesine bağlanır ve orada nelere değer verildiğini anlar. Artık onun ölçüsünde basit değerlere yer yoktur ve imtihanın gerisindeki karşılığa göz diker. İster rızkı daraltılsın ister genişletilsin onun hedefi imtihanın gerisindeki karşılık olduğundan, onu elde etmek için çalışır. Her iki durumda da yüce Allah'ın kendisi için yaptığı plana güveni tamdır. Yüce Allah'ın katındaki değerini bu anlamsız ve gözle görülen dünya değerlerinden başka değerlerle ölçer ve öğrenir.
inş faydalı olur
selametle kalın
TEVHİD
May 7 2007, 04:19 AM
ALINTI
Ancak şu kadar var ki insanın kalbi imandan yoksun olunca, ne yüce Allah'ın vermesindeki ve mahrum bırakmasındaki hedefi, ne de O'nun ölçüsünde asıl nelere değer verdiğini kavrayamaz.
Hem de nasıl faydalı kardeşim.Allah razı olsun.
Selam ve dua ile
ALINTI
Ayetinin tamamım üzerinde de güzelce tefekkür edersek çok daha geniş bir ufukta manevi bir feyz alır nefsimize ders verebilmiş oluruz inşaallah kardeşim...
Kesinlikle böyle olmalı. Çok isabetli bir açıklama kardeşim. Allah razı olsun.
Duaların için de Allah razı olsun.
Selam ve dua ile
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz Gerekmektedir
Buraya Tıklayın.