Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Sokrates'in bu sözünden ne anlıyorsunuz?
Islami Forum - Popüler Forum > EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE > .·[ FELSEFE ]·.
Sayfa: 1, 2
TEVHİD
Socrates'in bu açıklamasına atnen katılmaktayım. Zira Allah vardı ve Onunla birlikte hiçbirşey yoktu.El'an da öyledir.Tefekkür edelim inşallah.

Selam ve dua ile
evrensel
ALINTI(Master @ Jul 29 2005, 12:02 AM) *

Evet biraz da düşünelim

"Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir"

Socrates'in bu sözlerinden ne anlıyorsunuz?

Sizin bu sözler üzerine düşünceleriniz nelerdir?


Bilginin kaynağı Allah'tır. daha doğrusu kesin bilgi Allah'ın zatının bilgisidir. İlim ise Onun zatını kavrayamaz. Onun zatı MUTLAK GAYB tır. bu nedenle bilginin doğruluğunu ölçerek bilemeyiz. birşey bize göre doğru görünür ona göre hareket ederiz. başka birinede yanlış görünür.

kesin ve mutlak bilgi Allah'ın zatında ise ve Allah'ın zatıda mutlak gayb ise hiçbir bilgi kesin değildir sadece öyle olduğuna inanırız. ama doğruluğunu ölçemeyiz. o zaman bende biliyorum ki, aslında hiçbirşeyi bilmiyor sadece İNANIYORUM.
deniz_
Bilginin Kirlettiği İnsan

Blaise Pascal bilgi insan ilişkisine yaklaşımıyla insanın mutlak cehaletine parmak basıyor. Bu her şeyi bilen Alim’in karşısında insanın durduğu yerdir.


Pascal; “bilginin yüz yüze geldiği iki nokta vardır, biri yeni doğduğu zaman her insanın taşıdığı saf doğal cehalet, diğeri beşeri bilginin barındırdığı tüm menzillerden yürüyen büyük dimağların ulaştığı sınır ki, onların vardıkları yer de, ancak ve ancak hiçbir şeyi bilmediklerini anlamaktır. Bu da yeni doğmuş bir çocuğun taşıdığı cehalete geri dönüş demektir, fakat bu ikincisi kendini bilen hikmetli bir cehalettir. Yarı yolda kalanlar kendi doğal cehaletlerini arkada bırakır, ama bu hikmetli cehalet çizgisine de erişemezler, az buçuk bir şey bilir ve her şeyi anladıkları iddiasına kalkışırlar. Dünyayı alt üst ederler ve her şeyi yanlışa sevk ederler” diyerek bilgeleri ve yarım yamalak bilgi tarafından kirletilip sürecin sonundaki arınmaya ulaşamayan insanları tarif etmiştir.


Bir çocuğun masumiyetinden, bir hikmet cehaletine ulaşmak için başlayan yolculukta, pek az insan hariç diğerleri yolda kalırlar. Ama bu yolda kalış Simurg’a ulaşmak için yola çıkan kuşların çoğunun yolda telef olması gibi saygı duyulacak bir yolda kalmışlık değildir.



Ahmed El Gazali Risaletu’t Tuyur’unda Simurg’a ulaşmak isteyen kuşların hikayesini anlatırken hedefe varan kuşların Padişah’a “çölde helak olan arkadaşlarımıza ne oldu, biz onları görmeyi arzuluyoruz ve onlar için tasa çekiyoruz” deyince, Padişah onlara; “bizim lütuf elimiz onları tuttu da huzurumuza yakınlaştırdı. Onlar bizim kutlu huzurumuzdadırlar” diye karşılık verdiğini beyan etmektedir.



Ersin Nazif Gürdoğan Kirlenmenin Boyutları adlı eserinde eğitimin; “bilgili, çok yönlü, sorunlara değişik açıdan bakabilen kişiler yerine, çok dar bir alanda söz sahibi, tüketim ekonomisinin değerlerine değişmez gerçekler gözüyle bakan, derinlikten yoksun, kitle insanları” yetiştirdiğini beyan etmektedir.



Devamında; “daha çok mal toplama adına, ilkesi ilkesizlik olan dünyacı değerler, Harvard, Yale; Oxford, Sobonne gibi Batı dünyasının kutsal eğitim ocaklarından sel suyu gibi bütün dünyaya yayılıyor” diye vurgu yapmaktadır.



Bilgide yolda kalan, mutlak bilginin karşısında bir hiç olduğu şuuruna varamayan insan edindikleriyle fesat çıkartma peşindedir.



Yarım kalmış insan varlıklarının en çok bilinen özelliği gurur ve kibirdir. Günümüzde, sürekli olarak arzuları kamçılayan bilgiyle donatılan insan ilk olarak bilginin kaynağı olan aklını hasta eder. Hasta olan akıl ise gurura kapılıp “ben” der. Bu benlik mutlak bilginin sahibi olan Alim’i unutturan, nefsi ruhun önüne geçirten bir hastalıktır.



Bir Kızılderili atasözü “beyaz adam bilginin peşindedir, biz ise hikmeti isteriz. Bilgi geçmiştir, hikmet ise gelecektir” diyerek biz beyaz (sadece ten rengimiz) adamların kainat karşısındaki duruşunu tanımlamaktadır.



Kendi Allah’ını yaratma ve istediği zaman ortadan kaldırma iddiasındaki insan aklının ortaya çıkarttığı kirli bilgi, özellikle 20. yüz senede dünyayı kana bulamış, insanlık tarihini haşerelerin anlamsız savaşı tarihine döndürmüştür.



Bilgi bütün dinlerin üzerinde durduğu bir olgu iken bizlerin ona karşı çıkması elbette söz konusu olamaz. Ama bilgi Allah’ın sonsuz ilmi karşısında hiçbir şey bilmediği temeline oturtulmalıdır. İşte bu nokta hikmetli cehalet noktasıdır. Bu noktada bilginin merkezi beyin, imanın ve hikmetin merkezi olan kalbin emrindedir.



İnsanoğlu hayata beyninden daha çok kalbiyle dokunduğu zaman dünya yeniden yaşanabilir bir yer haline gelecektir. Yeniden yaşanabilir şehirler inşa edip, anlamsız savaşlara son verecektir. O zaman göksel bir el yaşlı gözleri silecektir.



Dokun bana ey kalbim ki sen Allah’ı içinde barındıracak kadar büyüksün.



Hasan CORDANOĞLU
TEVHİD
ALINTI
Bilgi bütün dinlerin üzerinde durduğu bir olgu iken bizlerin ona karşı çıkması elbette söz konusu olamaz. Ama bilgi Allah’ın sonsuz ilmi karşısında hiçbir şey bilmediği temeline oturtulmalıdır. İşte bu nokta hikmetli cehalet noktasıdır. Bu noktada bilginin merkezi beyin, imanın ve hikmetin merkezi olan kalbin emrindedir.


Fevkalade bir açıklama.Katılıyorum.

Selam ve dua ile
asiLDuA
insanın bilgisi artıkkça bilmediklerinin çokluğunun farkına varır. Allah subhanehu ve teala,bizlere bildiklerimizle hayırlı uzun ameller yapabilmemizi nasib etsin.
TEVHİD
ALINTI
Allah subhanehu ve teala,bizlere bildiklerimizle hayırlı uzun ameller yapabilmemizi nasib etsin.


Amiiin Mehlikacığım.Ecmaiyn inşallah.Özledim seni.

Selam ve dua ile
hamzayurekli
Sokratesı bılmemde....

İmamı Azam Ebı Hanefi Hz. Yanı Mezhebımın Imamı 'na sormuslar ne kadar kıtab okumussundur...

O (k.s) okudugum kıtapları ust üste koysanız bulutlara kadar cıkar....

Ama okumadıklarımıda üst üste koyarsanız oda bulutlara kadar çıkar.....

''Hiç Bilinle Bilmeyen Bir Olurmu''
?????
kılıçustası kardeşim herakleitosun değişmayan tek şey değişimdir sözünü eleştirmiş.müslüman büle cümle kuramaz demiş ama bu ona biraz haksızlık oluyo ama.sokrates de aynı büle bence.onlar felsefeyi başlatan insanlar.fiziğin cevap veremediği yerlerde bazı konulara açıklık getirmek için düşnmüşler ki o zaman metafizik die bişey de yoktu.bence o zamn için çok da güzel şeyler sülemiş herakleitos.mesela aynı nehirde iki kere ykanamazsın.çok doğru ikinci kez o nehre gittiğinde ne sen aynısın ne de nehirdeki su.ki Allah-u teala için düşünemeyz tabi ki de.metafizik girince bu cümle sadece belirsiz oluyo.paradox deyip de kküümsememek lazım.daha iyisini yapamadıktan sonra kimseyi eleştiremezsin bence.daha iyisini yapabilen de büle bi eleştriye gerek duymaz.ha tavsiye verirsin o başka.ama ölmüş adama tavsiye veremeyeceğimize göre.ruhuna el fatiha biggrin.gif
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2009 Invision Power Services, Inc.