Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Genelde Sorulur: ''kur'an Dan Çok Risale Okumak Ne Kadar Doğrudur?''
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ NURDAN DAMLALAR ]·.
Yeni Said
Başlıktaki soruyu risale-i nur eksenli bir forumda üyeler cevaplamışlar.Siteden üyelerin alıntıları doğrultusunda soruya cevap veriliyor.
alıntı: http://www.risaleforum.com/

***********************************************************************

Birinci Cüz: Kur'ân nedir, tarifi nasıldır?
Elcevap: On Dokuzuncu Sözde beyân edildiği ve sâir Sözlerde ispat edildiği gibi,
Kur'ân, şu kitâb-ı kebîr-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi;
ve âyât-ı tekviniyeyi okuyan mütenevvi' dillerinin tercümân-ı ebedîsi;
ve şu âlem-i gayb ve şehâdet kitâbının müfessiri;
ve zeminde ve gökte gizli esmâ-i İlâhiyenin mânevî hazînelerinin keşşâfı;
ve sutûr-u hâdisâtın altında muzmer hakâikın miftâhı;
ve âlem-i şehâdette âlem-i gaybın lisânı;
ve şu âlem-i şehâdet perdesi arkasında olan âlem-i gayb cihetinden gelen iltifatât-ı ebediye-i Rahmâniye ve hitâbât-ı ezeliye-i Sübhâniyenin hazînesi;
ve şu İslâmiyet âlem-i mânevîsinin güneşi, temeli, hendesesi;
ve avâlim-i uhreviyenin mukaddes haritası;
ve zât ve sıfât ve esmâ ve şuûn-u İlâhiyenin kavl-i şârihi tefsir-i vâzıhı, bürhan-ı kâtıı, tercümân-ı sâtıı;
ve şu âlem-i insaniyetin mürebbîsi; ve insaniyet-i kübrâ olan İslâmiyetin mâ ve ziyâsı; ve nev-i beşerin hikmet-i hakikiyesi;

Kur'ân Arş-ı Âzamdan, İsm-i Âzamdan, her ismin mertebe-i âzamından geldiği için, On İkinci Sözde beyân ve ispat edildiği gibi, Kur'ân, bütün âlemlerin Rabbi itibâriyle, Allah'ın kelâmıdır; hem bütün mevcudâtın İlâhı ünvânıyla Allah'ın fermanıdır; hem bütün semâvât ve arzın Halıkı nâmına bir hitâbdır; hem rubûbiyet-i mutlaka cihetinde bir mükâlemedir; hem saltanat-ı âmme-i Sübhâniye hesâbına bir hutbe-i ezeliyedir; hem rahmet-i vâsiâ-i muhîta nokta-i nazarında bir defter-i iltifatât-ı Rahmâniyedir; hem ulûhiyetin azamet-i haşmeti haysiyetiyle, başlarında bâzan şifre bulunan bir muhâbere mecmûasıdır; hem İsm-i Âzamın muhîtinden nüzûl ile Arş-ı Âzamın bütün muhâtına bakan ve teftiş eden hikmetfeşân bir kitâb-ı mukaddestir

Heyhat eğer Aziz Üstad bize Kuran'ı böyle tarif etmiş , artık O yüce Kelam'ı öpüp alnımıza koyarken '' neyi öptüğümüzü '' ve neden '' alnımıza koyduğumuzu '' anlıyoruz haza min fadli Rabbihi

Risale-i nur dava değildir , dava içinde bürhandır. Biz risale-i nurları okudukça Kuran'ı Kerime olan hayranlığımız ve muhabbetimiz artıyor siz bırakın başkalarını . Eğer sizin Kuran-ı kerim 'e olan yakınlığınızı arttıroyırsa eserler elinizden düşürmeyin . Düşürmeyin ki o ellerle Kuran 'ı tutarken avuçlarınızda neyin olduğunu idrak edebilesiniz

---------------------------------------------------------------------------------------------

Aziz, sıddık kardeşlerim!
Sizlerin ümidimin pek fevkinde gayret ve faaliyetiniz, beni âhir hayatıma kadar mesrur ve müteşekkir edecek bir mahiyettedir. Bu defa mektubunuzda, "Hıfz-ı Kur'an'a çalışmak ve Risale-i Nur'u yazmak, bu zamanda hangisi takdim edilse daha iyidir?" diye sualinizin cevabı bedihîdir. Çünki bu kâinatta ve her asırda en büyük makam Kur'anındır. Ve her harfinde, ondan tâ binler sevab bulunan Kur'anın hıfzı ve kıraati, her hizmete mukaddem ve müreccahtır. Fakat Risale-i Nur dahi, o Kur'an-ı Azîmüşşan'ın hakaik-i imaniyesinin bürhanları ve hüccetleri olduğundan ve Kur'anın hıfz ve kıraatine vasıta ve vesile ve hakaikını tefsir ve izah olduğu cihetle, Kur'an hıfzıyla beraber ona çalışmak elzemdir.
Nur fabrikası ve Gül fabrikası devairinde, Mübarekler Heyeti'nde, Lütfü'ler nümunelerinde, Hacı Hâfız'lar cemaatinde, Sıddık Süleyman, Hakkı'nın makamlarında bulunan herbir kardeşlerimize, hususan elli ümmiden çıkan Risale-i Nur talebelerine birer birer selâm ve dua ediyoruz ve dualarını istiyoruz.
Said Nursi
(Kastamonu Lahikası - 73)

-----------------------------------------------------------------------------------------------

Kur'an'ı okumak sünnettir, "anlamak" ise farzdır. Risale-i Nur'un amacı ise budur: "Kur'an'ın anlaşılması." Çünkü Kur'an sadece mealiyle anlaşılmaz, Kur'an ayetlerinin altında binlerce mana vardır, her insan onları göremez.

-----------------------------------------------------------------------------------------------
Biliyorsunuz teşbihte hata olmaz.Bizlerde bu konuya bir teşbih ile açıklık getirmeye çalışalım.
Ülkeleri idare etmek için temek kanunlarının çerçevelendiği bir anayasaları vardır.Burada temel prensipler vardır ve ayrıntılar yoktur.Ancak hiç bir ülke bize anayasa yeter başka metinlere gerek yoktur dememiştir.Anayasaların dayalı kanunlar,tüzükler ve de yönetmelikler çıkarmışlardır.Bu yapılanların hepsi anayasaya bağlı kalarak yapılmıştır.anayasaya aykırı bir durum olursa ilgili Mahkemeler o yasaları iptal eder ve yürütmesi durdurulur.Şimdi şöyle düşünelim.hepimiz sosyal hayatta yaşıyoruz.Bizler anayasaya dayalı çıkarılan kanunları,tüzükleri,yönetmelikleri ve genelgeleri daha iyi anlamak ve sosyal hayatta tatbik etmek için daha fazla okusak bu anayasayı küçük düşürme manasını mı taşır?elbette ki taşımaz.Öyleyse bazıları Kur'anı az Risale-i Nurları çok okuyor bu Kur'anı önemsememek değil mi gibi bir düşünceye kapılmamalıdır.Çünkü Risale-i Nurlar bu asrın Kur'an ve Sünnet-i Resulullah(asm)'ın hayat pratikleridir.

--------------------------------------------------------------------------------------------


Allah razı olsun...
Teşekkürler
<#thank#>
usame
Kusuruma bakmayın ama siz bu konuya ne cevap vermişsiniz gerçekten anlayamadım. Risalei nur okumak yeterlidirmi diyorsunuz, yetmez mi diyorsunuz, Kur'an daha çok okunmalıdır mı diyorsunuz? Lutfen izah ediniz..
bergman
Merhaba. eğer tamamını okuduysanız göreceksinizdir zaten cevabı.

"Kur'an'ı okumak sünnettir, "anlamak" ise farzdır. Risale-i Nur'un amacı ise budur: "Kur'an'ın anlaşılması." Çünkü Kur'an sadece mealiyle anlaşılmaz, Kur'an ayetlerinin altında binlerce mana vardır, her insan onları göremez."

diyor Bediüzzaman. Risale-i Nur Kur'an tefsiri olduğu için, ve bünyesinde bir çok kur'an ayeti tefsir edildiği için zaten onu okurken ayetleri okuduğunda Kur'an ayeti okuduğun için sevabını yine alırsın. Ayrıca namazlardan sonra tesbihatlarda,dualarında okuduğun hep Kur'andır. Risale-i Nur okuyan insan Kur'andan uzaklaşmaz aksine yakınlaşır. Dileyen sünnet olarak ayrıyetten açar Kur'an okuyabilir tabi, bu sevaptır ama Bediüzzaman'ın dediği gibi anlamak, okumaktan daha önemlidir.
Zemahşeri
Burda kısır bir döngü var.Diyorsunuz ki kuran elbette risaleyi nurdan önemlidir.Kuranı okumak sünnettir anlamak farzdır demişsiniz.Kuranın okunmasının sünnet olduğunun delili nedir?Anlamak farz diyorsunuz ve risaleyi nur okursak anlarız diyorsunuz.Bu durumda risaleyi nur okumak farz, kuranı okumak sünnet oluyor.O halde risaleyi nur daha önemlidir?
Ayrıca kuranın ilk emri oku!! iken siz kuranın okunmasına nasıl farz değilde sünnet diyebiliyorsunuz merak ettim.
ayna
ben bu konuda şöyle düşünüyorum.risale -i nur furkan-ı hakimin bir özü anlaşılması için bir süreçtir.araçtır.kuranın fihristidir.direk risale-i nurla başlayanlar zaten kuranı özlü bir şekilde okumuş olurlar ve külliyatı tamamladıktan özümsedikten sonra kurana devam etmek müthiş bir ilim gücü olur.çünkü hangi ayette ne var hepsini kavramış olursunuz...
kalan
risale zaten kuran tefsiri tabiki öncelikle kuranı okumadan tefsirini okuyamazsınız...
zaten öyle yaptıklarını da sanmıyorum..
.
.
.
ayna
ben bilgi aldıktan sonra kuran-ın daha iyi idrak olunacağı kanaatindeyim..
EsLeMNa
Benim kanatim şudur;kuranı okumak izim için çok önemlidir elbette okumanın yanında tefsirinide okumak bize onu anlamayı kazandıracaktır.
Hangisi daha önemli ya da hangisi okunmalı gibi sorular sormanın bi faydası yoktur çünkü ikisi de aynı kaynaktandır.Bedüüzzaman bende risaleleri olkuyor ve anlamaya çalışıyorum onlar bana ilham edildi demiştir.
Kuranı okuma risaleleri oku gibi birşey sözkonusu değil ki bunu bir soru haline getirelim.İkisi de gerekli ve faydalıdır.
Selametle.

sibelk
bence risale ve kuranı eşit miktarda okumalı aşırıya gitmemeliy,z gleam.gif
hazanseli
Herkes herşeyin yeri ve zamnı olduğunu bilir sanırım.Arapça anlaşılması güç bir dildir.Heleki bunlar ayet ise daha güçtür.Bazı alim zaatların (Bediüzzaman) yazmış oldukları kitaplar bizim için anlamk ve icra etmek için kolaylık sağlamaktadır.Ama her kulun olduğu gibi bizimde arapça bilmemiz şarttır.Elbetteki Kur'an-ı Kerim Rabbimiz ile konuşmaktır.Ama Risale-i Nur gibi kitaplarda yollardaki tabelalar gibi yol bulmada kolaylık sağlayan araçlardır.Lütfen abartmayalım...Hiç kimse Efendimiz (s.a.v)den üstün kul,Rabbimizin kelamından üstün kelam olamayacağını görmezden gelmeye çalışmasın.
hazanseli
Herkes herşeyin yeri ve zamnı olduğunu bilir sanırım.Arapça anlaşılması güç bir dildir.Heleki bunlar ayet ise daha güçtür.Bazı alim zaatların (Bediüzzaman) yazmış oldukları kitaplar bizim için anlamk ve icra etmek için kolaylık sağlamaktadır.Ama her kulun olduğu gibi bizimde arapça bilmemiz şarttır.Elbetteki Kur'an-ı Kerim Rabbimiz ile konuşmaktır.Ama Risale-i Nur gibi kitaplarda yollardaki tabelalar gibi yol bulmada kolaylık sağlayan araçlardır.Lütfen abartmayalım...Hiç kimse Efendimiz (s.a.v)den üstün kul,Rabbimizin kelamından üstün kelam olamayacağını görmezden gelmeye çalışmasın.
serzenis
Biğr defa şunu kafanıza sokun: risale tefsir falan değildir sadece birisinin din hakkındaki görüşleridir. eğerki birileri kafasını çalıştırıp ve zahmet edip içerisinde geçen ayetleri sayarsa 60-70'i geçmediğini göreceksiniz.
Ozaman şunu sorarım sizlere.
madem Kur'an 60-70 ayetle tefsir edilebiliyor ozaman neden 6234 ayet olarak indirilmiş.
veya Kur'an en iyi risaleyle anlaşılabiliyorsa sait nursi risaleyi yazıncaya dek kimse anlamamış mı.
Hani bir söz vardır "Bizim oğlan bina okur döner döner bidaha okur" hesabı 50 kere risaleyi okuyacağınıza 1 defa zahmet edip Kur'an'ı okusanız.

Ve buradan Kur'anın anlaşılması güç bir kitap olduğuna inananlara bir soru.

Allah Teala Kur'anda şunları söylüyor:

Bakara 159 İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz hidayet yolunu gizleyenlere hem Allah hem de bütün lanet ediciler lanet eder.
-------
Bakara 99 Andolsun ki sana apaçık ayetler indirdik. (Ey Muhammed!) Onları ancak fasıklar inkar eder.

Sizin deyimiznizle Kur'an anlaşılması zor ise allah teala APAÇIK AYETLER İNDİRDİK" derken yalan mı söylüyor...

Ya da şunu söyleyeyim. burada Kur'an hakkında fikir beyan edenler hiç Kur'anı okudular mı??
Ne biliyorsunuz ki Kur'an hakkında...
islam ve kulluk
Bu kadar sert olmaya lüzum yok sadece anlatmak istediğimizi anlatalım inşaallah

üstad tefsir yazmak için girişimde bulundu ama yaşadıkları doğrultusunda ancak 130 civarı ayeti tefsir edebildi bununla da en büyük hedefi olan tabiatcılara akıl yolu ile cevap verme hedefini gerçekleştirebildi

risale okumak güzeldir. Çok ilimler vardır ama Kur-an-ın önüne geçirmek hata olur.

Ve birde önce kendimize bakalım biz Kur-an-ı okuduğumuz diğer tüm kitaplara nazaren daha fazla okuyormuyuz ?

Allah-u alem
Allah-a emanet olun
icimdeki_endülüs
"Kur'an'ı okumak sünnettir, "anlamak" ise farzdır. Risale-i Nur'un amacı ise budur: "Kur'an'ın anlaşılması." Çünkü Kur'an sadece mealiyle anlaşılmaz, Kur'an ayetlerinin altında binlerce mana vardır, her insan onları göremez."


Bu manaları sadece risale_i nur okuyanlarmı görüp anlıyor,kuranı anlayan yanlızca risal_i nuruokuyanlarmı oluyor.Benim burdan anladığım risale_i nuru okyanlar farz işlemiş oluyor,kuranı okuyan sünnet işlemiş oluyor farz olan bir görevi yerine getirmek için illada risale_i nurmu okumak gerekiyor diğer tefsir kitaplarını okumak farzı yerine getirmiş olmuyormu.Eleştirilerim hüsnü zan içerisinde yazılmıştır sakın yanlış mana çıkarmayın,sonuçta risalenin müllefifi üsdat hz de bir insan oda beşerdir yanılma,şaşma hata payı vardır elbet eksikten ve noksanlıktan münnezzeh kılmak bu kitabı kendilerinin eksiklikte olduğunu gösterir,eğer üsdat hz içtihatlarında isabet ettiyse Allah 2 sevap verir hata ettiyse 1 sevap alır eğerki müçtehitse,yani içtihat konusunda ruhsatve azamet sahibiyse bu sorularıma cevap veren bir nur kardeşimiz olur inşALlah.
usame
Çok rica edeceğim arkadaşlar, aşağıda okuyacağınız satırlar bizzat Ustadıma aittir, siz Ustadı doğru değerlendirmek istiyorsanız buyrun okuyun, ama dikkat edin... ( baştaki ayetlerin arapçalarını ekleyemedim kusura bakılmasın)

Kur'ân'ın hâkimiyet-i mutlakası

"Allah'ın ipine hep birlikte sım sıkı sarılın; ayrılığa düşüp dağılmayın." Âl-i İmran Sûresi: 3:103.
"Elif lâm mim. Şu yüce kitap ki, onda asla şüphe yoktur. O, Allah'ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakınanlar için bir yol göstericidir." Bakara Sûresi: 2:1-2.



Ümmet-i İslâmiyenin ahkâm-ı diniyede gösterdiği teseyyüp ve ihmalin bence en mühim sebebi şudur:
Erkân ve ahkâm-ı zaruriye (ki yüzde doksandır) bizzat Kur'ân'ın ve Kur'ân'ın tefsiri mâhiyetinde olan sünnetin malıdır. İçtihadî olan mesail-i hilâfiye ise, yüzde on nispetindedir. Kıymetçe mesail-i hilâfiye ile erkân ve ahkâm-ı zaruriye arasında azîm tefavüt vardır. Mesele-i içtihadiye altın ise, öteki birer elmas
sütundur. Acaba doksan elmas sütunu on altının himayesine vermek, mezc edip tâbi kılmak caiz midir?

Cumhûru, bürhandan ziyade, mehazdeki kudsiyet imtisale sevk eder. Müçtehidînin kitapları vesile gibi, cam gibi Kur'ân'ı göstermeli; yoksa vekil, gölge olmamalı.

Mantıkça mukarrerdir ki, zihin, melzumdan tebeî olarak lâzıma intikal eder ve lâzımın lâzımına tabiî olarak etmez. Etse de, ikinci bir teveccüh ve kasıtla eder. Bu ise gayr-ı tabiîdir.

Meselâ, hükmün me'hazı olan şeriat kitapları melzum gibidir. Delili olan Kur'ân ise, lâzımdır. Muharrik-i vicdan olan kudsiyet, lâzımın lâzımıdır. Cumhurun nazarı kitaplara temerküz ettiğinden, yalnız hayal meyal lâzımı tahattur eder. Lâzımın lâzımını nâdiren tasavvur eder. Bu cihetle, vicdan lâkaytlığa alışır, cumudet peyda eder.

Eğer zaruriyat-ı diniyede doğrudan doğruya Kur'ân gösterilseydi, zihin tabiî olarak müşevvik-i imtisal ve mûkız-ı vicdan ve lâzım-ı zâtî olan kudsiyete intikal ederdi. Ve bu suretle kalbe meleke-i hassasiyet gelerek, imanın ihtaratına karşı asamm kalmazdı.

Demek, şeriat kitapları, birer şeffaf cam mâhiyetinde olmak lâzım gelirken, mürur-u zamanla, mukallitlerin hatâsı yüzünden paslanıp hicap olmuşlardır. Evet bu kitaplar, Kur'ân'a tefsir olmak lâzımken, başlı başına tasnifat hükmüne geçmişlerdir.

Hâcât-ı diniyede cumhurun enzarını doğrudan doğruya, câzibe-i i'câz ile revnakdar ve kudsiyetle hâledar ve daima İmân vasıtasıyla vicdanı ihtizaza getiren hitab-ı Ezelînin timsali bulunan Kur'ân'a çevirmek üç tarikledir:

1. Ya müellifînin bihakkın lâyık oldukları derin bir hürmeti, emniyeti tenkitle kırıp o hicabı izale etmektir. Bu ise tehlikedir, insafsızlıktır, zulümdür.

2. Yahut, tedricî bir terbiye-i mahsusayla kütüb-ü şeriatı şeffaf birer tefsir suretine çevirip, içinde Kur'ân'ı göstermektir: Selef-i Müçtehidînin kitapları gibi, Muvatta, Fıkh-ı Ekber gibi. Meselâ, bir adam İbni Hacer'e nazar ettiği vakit, Kur'ân'ı anlamak ve Kur'ân'ın ne dediğini öğrenmek maksadıyla nazar etmeli. Yoksa İbni Hacer'in ne dediğini anlamak maksadıyla değil. Bu ikinci tarik de zamana muhtaçtır.

3. Yahut cumhurun nazarını, ehl-i tarikatın yaptığı gibi, o hicabın fevkine çıkararak
üstünde Kur'ân'ı gösterip, Kur'ân'ın hâlis malını yalnız ondan istemek ve bilvasıta olan ahkâmı vasıtadan aramaktır. Bir âlim-i şeriatın va'zına nisbeten, bir tarikat şeyhinin va'zındaki olan halâvet ve câzibiyet bu sırdan neşet eder.

Umur-u mukarreredendir ki, efkâr-ı âmmenin birşeye verdiği mükâfat, gösterdiği rağbet ve teveccüh, ekseriya o şeyin kemaline nisbeten değildir; belki ona derece-i ihtiyaç nispetindedir. Bir saatçinin bir allâmeden ziyade ücret alması bunu teyid eder.



Eğer cemaat-i İslâmiyenin hâcât-ı zaruriye-i diniyesi bizzat Kur'ân'a müteveccih olsaydı, o Kitab-ı Mübin, milyonlarca kitaplara taksim olunan rağbetten daha şedit bir rağbete, ihtiyaç neticesi olan bir teveccühe mazhar olur ve bu suretle nüfus üzerinde bütün mânâsıyla hâkim ve nâfiz olurdu. Yalnız tilâvetiyle taberrük olunan bir mübarek derecesinde kalmazdı.



Bununla beraber, zaruriyat-ı diniyeyi, mesail-i cüz'iye-i fer'iye-i hilâfiyeyle mezc edip, ona tâbi gibi kılmakta büyük bir hatar vardır. Zira Musavvibenin* muhalifi olan Tahtiecilerden biri der ki: "Mezhebim haktır; hatâ ihtimali var. Başka mezhep hatâdır; sevaba ihtimali var."
Halbuki cumhur-u avam, mezhepte imtizaç etmiş olan zaruriyatı, nazariyat-ı içtihadiyeden vâzıhan temyiz etmediğinden, sehven veya vehmen Tahtieyi filcümle teşmil edebilir. Bu ise, hatar-ı azîmdir. Bence, Tahtîeci, hubb-u nefisten neşet eden inhisar zihniyeti illetiyle malûldür. Ve Kur'ân'ın câmiiyetinden ve umum tabakat-ı beşere şümul-ü hitabından gafletle mes'uldür.



Hem Tahtîecilik fikri, sû-i zan ve tarafgirlik hissinin menbaı olduğundan, İslâmda lâzım olan tesanüd-ü ervah, tevhid-i kulûb, tehâbbüb ve teâvüne büyük rahneler açmıştır. Halbuki hüsn-ü zanla, muhabbet ve vahdetle memuruz.

********************

Bu meseleyi yazdıktan biraz zaman sonra, bir gece rüyada Cenab-ı Peygamber Sallâllahu Aleyhi ve Sellem Efendimizi gördüm. Bir medresede, huzur-u saadette bulunuyordum. Cenab-ı Peygamber bana Kur'ân'dan ders vereceklerdi. Kur'ân'ı getirdikleri sırada, Hazret-i Peygamber Sallâllahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz, Kur'ân'a ihtiramen kıyam buyurdular. O dakikada, şu kıyamın, ümmeti irşad için olduğu birden hatırıma geldi.
Bilâhare bu rüyayı suleha-yı ümmetten bir zata hikâye ettim. Şu suretle tabir etti: "Bu büyük bir işaret ve beşarettir ki, Kur'ân-ı Azîmüşşan lâyık olduğu mevki-i muallâyı bütün cihanda ihraz edecektir."







* "Dört mezhep de haktır. Füruatta hak taaddüd eder" diyenlere ilm-i usul ıstılahınca Musavvibe denir.


"Allah'ın ipine hep birlikte sım sıkı sarılın; ayrılığa düşüp dağılmayın." Âl-i İmran Sûresi: 3:103.
"Elif lâm mim. Şu yüce kitap ki, onda asla şüphe yoktur. O, Allah'ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakınanlar için bir yol göstericidir." Bakara Sûresi: 2:1-2.


http://www.risaleara.com/oku.asp?id=5284
BüYüK DoĞu
ALINTI(serzenis @ Sep 2 2007, 11:12 PM) *

Biğr defa şunu kafanıza sokun: risale tefsir falan değildir sadece birisinin din hakkındaki görüşleridir. eğerki birileri kafasını çalıştırıp ve zahmet edip içerisinde geçen ayetleri sayarsa 60-70'i geçmediğini göreceksiniz.
Ozaman şunu sorarım sizlere.
madem Kur'an 60-70 ayetle tefsir edilebiliyor ozaman neden 6234 ayet olarak indirilmiş.
veya Kur'an en iyi risaleyle anlaşılabiliyorsa sait nursi risaleyi yazıncaya dek kimse anlamamış mı.
Hani bir söz vardır "Bizim oğlan bina okur döner döner bidaha okur" hesabı 50 kere risaleyi okuyacağınıza 1 defa zahmet edip Kur'an'ı okusanız.

Ve buradan Kur'anın anlaşılması güç bir kitap olduğuna inananlara bir soru.

Allah Teala Kur'anda şunları söylüyor:

Bakara 159 İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz hidayet yolunu gizleyenlere hem Allah hem de bütün lanet ediciler lanet eder.
-------
Bakara 99 Andolsun ki sana apaçık ayetler indirdik. (Ey Muhammed!) Onları ancak fasıklar inkar eder.

Sizin deyimiznizle Kur'an anlaşılması zor ise allah teala APAÇIK AYETLER İNDİRDİK" derken yalan mı söylüyor...

Ya da şunu söyleyeyim. burada Kur'an hakkında fikir beyan edenler hiç Kur'anı okudular mı??
Ne biliyorsunuz ki Kur'an hakkında...

Ya sen ne kadar sert bir çocuksun öyle.o kadar haşin olma..Askerliğini yapmadın sen heralde burdan belli oluyor lac.gif Kardeş zaten yayınlanmamış hala ilk el yazısı şeklinde duran bir yığın risale var.sen 60-70 ayetden bahsetmişsin..diğerlerinede baktığımızda kuranın tam olarak tefsir edilmediği ne malum. ikincisi kardeşim bu kitabları muhakkak okumuşsunuzdur.İçinde zararlı ne var Allah aşkına.kimi insan Kuran ve Hadis kitabından(mesela buhari) sonra üçüncü kitab olarak kendisine mesneviyi seçebilir veya mektubatı rabbaniyi seçebilir veya risale-i nuru seçebilir.üçüncüsüde Kuran sadece size inmedi başkalarını sorgulayamazsınız Kuran hakkında ne biliyorsun diye.buda kapak olsun biggrin.gif
Fedai
Usame kardeş

yazdıklarından bir kelime bile anmaladım

Eski osmanlıca heralde

Yahu kardeşim

Şunu saf düzgün bir türkçe ile yazsanız biz de faydalansak kötü mü olur??

Saidi Nursi osmanlıca yazdı diye terimlerin bazılarını o şekilde mi bırakmak gerek.

Velev ki bıraktın

ben birşey anlamadım

O anlamadı

Kim anlayacak o zaman?

usame
ALINTI(Fedai @ Sep 17 2007, 12:30 PM) *
Usame kardeş

yazdıklarından bir kelime bile anmaladım

Eski osmanlıca heralde

Yahu kardeşim

Şunu saf düzgün bir türkçe ile yazsanız biz de faydalansak kötü mü olur??

Saidi Nursi osmanlıca yazdı diye terimlerin bazılarını o şekilde mi bırakmak gerek.

Velev ki bıraktın

ben birşey anlamadım

O anlamadı

Kim anlayacak o zaman?



Kardeşim seni ceddinin diline sahip çıkmaya çağırıyorum, birazcık çalışırsan hem bir dilin kelimelerini öğrenmiş olursun hemde Ustadın meramını anlarsın, birazcık gayret...
gokturk68

Usame kardeş Fedai'nin dediği bir şey doğru. Şimdi biz gideriz eski dilimizi öğreniriz risaleyi okur

anlarız.Hadi neyse ama avama bunu söyleyemezsiniz işte.Yani bunun öztürkçesi ile yayınlanması ne zarar

verir anlamış değilim.Bizde anlasak avamda anlasa...Keza risaleler bir dünya yabancı dile çevrildi çok

merak ediyorum acaba çevrilirkende hodbin hodbin olarakmı çevrildi yoksa bencilin o dildeki anlamı

olarakmı çevrildi yada hodfuruş hodfuruş olarakmı çevrildi yoksa kendini beğenmişin o dildeki anlamı

olarakmı çevrildi. Yoksa biz bilmiyoruzda risale sadece eski türkçe bilenler içinmi yazıldı.Bende risale-i nur

okuyan Elhamdülillah nur talebesi olmayı şeref sayan biriyim.Ama bunları açıklamak lazım geliyor..selamlar..
Fedai
Hocam aslında inanın ki risalei nur okumak istiyorum.

Ama bu yüzden hiçbirşey anlamıyorum

Yahu o kadar dile çevirmişsiniz ne olacaktı bir de türkçeye çevireydiniz

Ayrıca saf türkçe olduğu zaman, anlatım akıcı olduğu zaman

inanın ki sizin bile şaşıracağınız derecede ilgi artacaktır.

Kaveller
risalenin çevrilecek bi tarafı yoktur zaten türkçe.
ha öztürkçeye çevrilicekse onu bilemem benim öztürkçem yok anlamıyoruz diyenlerede hayret ediyorum açın risaleleri en az anayasa kadar türkçe .
Fedai
ALINTI(Kaveller @ Sep 20 2007, 08:47 PM) *

risalenin çevrilecek bi tarafı yoktur zaten türkçe.
ha öztürkçeye çevrilicekse onu bilemem benim öztürkçem yok anlamıyoruz diyenlerede hayret ediyorum açın risaleleri en az anayasa kadar türkçe .


ALINTI

Kur'ân, şu kitâb-ı kebîr-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi;
ve âyât-ı tekviniyeyi okuyan mütenevvi' dillerinin tercümân-ı ebedîsi;
ve şu âlem-i gayb ve şehâdet kitâbının müfessiri;
ve zeminde ve gökte gizli esmâ-i İlâhiyenin mânevî hazînelerinin keşşâfı;
ve sutûr-u hâdisâtın altında muzmer hakâikın miftâhı;
ve âlem-i şehâdette âlem-i gaybın lisânı;
ve şu âlem-i şehâdet perdesi arkasında olan âlem-i gayb cihetinden gelen iltifatât-ı ebediye-i Rahmâniye ve hitâbât-ı ezeliye-i Sübhâniyenin hazînesi;
ve şu İslâmiyet âlem-i mânevîsinin güneşi, temeli, hendesesi;
ve avâlim-i uhreviyenin mukaddes haritası;
ve zât ve sıfât ve esmâ ve şuûn-u İlâhiyenin kavl-i şârihi tefsir-i vâzıhı, bürhan-ı kâtıı, tercümân-ı sâtıı;
ve şu âlem-i insaniyetin mürebbîsi; ve insaniyet-i kübrâ olan İslâmiyetin mâ ve ziyâsı; ve nev-i beşerin hikmet-i hakikiyesi;


Şu cümlelerden ne anladınız?

Bu mudur öztürkçe??

O Zaman ben türkçe konuşmuyorum heralde. Daha başka bir dil konuşuyorum

Kur'ân, şu kitâb-ı kebîr-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi;
Yani Şu Büyük kitap kainatın ezeli bir tercümanı

ve âyât-ı tekviniyeyi okuyan mütenevvi' dillerinin tercümân-ı ebedîsi;
ebedi tercümanın haricinde hiçbirşey anlamadım

ve şu âlem-i gayb ve şehâdet kitâbının müfessiri;
ve şu gayb aleminin şehadet kitabının açıklayıcısı

ve zeminde ve gökte gizli esmâ-i İlâhiyenin mânevî hazînelerinin keşşâfı;
ve yerde ve gökte gizli esmaül hüsnanın manevi hazinesinin kaşifi

ve sutûr-u hâdisâtın altında muzmer hakâikın miftâhı;
hiçbirşey anlamadım

...
...

Yahu
Kur'ân, şu kitâb-ı kebîr-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi

yazmakla

Şu Büyük kitap kainatın ezeli bir tercümanı

yazmak arasında ne fark var.

Anlamak için bir de sözlük lazım heralde. Gerçi yanında veriliyor

Acaba Saidi Nursi KS böyle okunmasını mı istemiştir??

Yarısını hadi anladık diyelim. Diğer yarısı.

Hem iş benimle sınırlı değil bakalım bir sonraki nesil ne yapacak??

Vay onların haline

usame
çalışacak ve öğreneceksiniz kardeşim. Sorarım size elhamdulillah ne demektir? Armut piş, ağzıma düş.. Nereye kadar?
hamzayurekli
s.a... kardesler....

ben derım kı yolu uzatmanın bı anlamı yok....

dırek kaynagından faıdelenılmelıdır.....

ozel arabanbız varken neden otobuse,tramwaya,metroya veya metrobüse binesınızkı ......


fizikci
Gönül gözüyle okumak derler ya hani öyle okumaya gayret edersek
ne kadar çok şey anlayacağız göreceksiniz. Benimde anlayamadığım noktalar oluyor
fakat bunun nedeninin o anda oraya odaklanamamam olduğu tam anlamıyla anlama gayretinde
bulunmayışımdan ön yargılı bakışımdan kaynaklandığını anladım anlayamıyorum diye bırakmak yerine
neden anlayamıyorum demek daha doğru olur bence jp.gif
Fedai
ALINTI(usame @ Sep 24 2007, 01:49 AM) *

çalışacak ve öğreneceksiniz kardeşim. Sorarım size elhamdulillah ne demektir? Armut piş, ağzıma düş.. Nereye kadar?


Onu öğrenene kadar gider arapça öğrenir kuran okurum hem de okuduğumu anlarım

Sanki onun anlattığı ne ki

---

Aslında bu bana göre Risalei nuru yazanların İŞGÜZARLIĞI ndan başka şey değil

Sanki özellikle anlatımı zorlaştırmışlar

zeynep_GC
yahu risale i nur ne zaman yazıldı? o zman günümüz türkçesi mi konuşuluyordu?

ALINTI
Onu öğrenene kadar gider arapça öğrenir kuran okurum hem de okuduğumu anlarım

Sanki onun anlattığı ne ki


sen hayatında kaç sayfa risale i nur okudun da onun anlattığı ne ki diyebilme cüretini gösteriyorsun? O Allah'ın ayetlerini açıklıyor. Üstada saygınız yok bari Allah ın ayetlerine biraz saygılı olun. arapça bilince.tefsirleri okumadan kuran ı anlayacağını mı sanıyorsun...
asiLDuA
ALINTI
ALINTI(usame @ Sep 24 2007, 01:49 AM)

çalışacak ve öğreneceksiniz kardeşim. Sorarım size elhamdulillah ne demektir? Armut piş, ağzıma düş.. Nereye kadar?


Bu kardeş Doğru der. yes.gif good.gif
Adudiddîn
ALINTI(Fedai @ Sep 24 2007, 05:03 PM) *

ALINTI(usame @ Sep 24 2007, 01:49 AM) *

çalışacak ve öğreneceksiniz kardeşim. Sorarım size elhamdulillah ne demektir? Armut piş, ağzıma düş.. Nereye kadar?


Onu öğrenene kadar gider arapça öğrenir kuran okurum hem de okuduğumu anlarım

Sanki onun anlattığı ne ki

---

Aslında bu bana göre Risalei nuru yazanların İŞGÜZARLIĞI ndan başka şey değil

Sanki özellikle anlatımı zorlaştırmışlar



ya arkadaşım senin yukarı da yazıp da anlamadıgın kelimelerin zaten hepsi arapça merak etme arapçayı ögrenince risaleleri çok rahat anlayacaksın..Öyleyse hem kuranı hem hadisleri hem de nice kıymetli kitabı anlamak için haydi Arapça ögrenmeye.. good.gif
Fedai
Hocam

Onun anlattığı ne derken Kuran anlatmıyor mu ki alındınız

ben de diyorum ki

Arapçayı veya başka bir dili öğrendikten sonra ne gerek var

Direk gider kuran okurum

Ne var bunda alınacak ki??

Muhabbetci
Vallahi bu konuda Fedai kardese katiliyorum tümden...Cogu konuda aramizda ihtilaf olsada bu konuda yerden göge kadar hakli...

Bende her zaman sormusdurum, su risaleyi bir bugünkü türkceye cevirsenizde bunca insan faydalansa ya ....

Kurani kerimin bile meali var yaw...Kurani kerim bile türkceye cevirilirken , ve cok güzel mealleri var...Risaleyi nurda ne hikmetse Nurcular türkceye cevirmemekde israr ediyorlar...

Acaba neden biggrin.gif
DuDayev
Selamun Aleyküm Arladaşlar Size anlam veremiyorum.. Kurani kerim
Yorumu diyorsunuz Güzel Hoş da Şunu anlamadım Ben Kuranı kerimin
Türkçe mali var gayet açık ve net Yorum Okumak isteyen KuRanı Kerimin Türkçe mealini okusun Risalei _Nur Çogu kelimleri Eski osmanlı kelimeri Kullanılmış Türkçe Meali anlamayan Risaleinuru Hiç anlamaz smile.gif
Not:Sözün Fazlası Deliye söYlenirmiş....
nasreddinhoca
Allah aşıkları kuran okur...
Kuran okumak Allah ile münacattır, geriye kalan laf-u güzaf'tır...
Herkes hesap gününe elinde bir kitap ile gidecek, kitabı kuran olan ne mutlu...
Kuran'a bakın kuran'ın sığınak olduğunu görürsünüz, O'ndan hesaba çekileceğinizi okursunuz...
Ve kuran'ın terk edilmesinden bahs edilir, kuran'ı terk edenler nasıl bir terk edilişle terk edileceklerini yakında görecekler...

Ayette der ki kafirlere uyma ve onlara karşı Kuran ile büyük cihat et...

Risalei nurlar istifade edilmesi gereken kitaplardır, bugün risalelerden en çok istifade edenleri nurcu olmayıp da Said Nursi hazretlerine saygı gösterenler olduğunu gördüm...Risaleri okuyup da istifade edemeyenler ise istifade edemeyişlerinin sebeblerini kör taassubda arasınlar, taassub adamı kör eder...

Düşünsenize adama Risalei nurlardan bir kaç pasaj hatırlatıyoruz, diyor ki, bunlar Said Nursi'ye iftiradır. Nereden biliyorsun diyoruz, ben kırk yıldır risalei nur okuyorum diyor. Osmanlıca metinleri gösterince, dudakları uçukluyor, nutku kesiliyor, biz kırk yıl ne okuduk diyor!!!
Kaveller
Osmanlıcayı bilmemiz bizim için ne büyük bir eksiklik değil mi ?
bunun için üzülüp öğrenmek için gayret gösterceğimize bizden en fazla elli veya yüz sene önce yaşamış kişilerin dilini anlayamıyoruz .
Sırf risaleler açısından değil bir çok eseri anlamak için az bucuk osmanlıca bilmek gerekir .
Tarihçi İlber Ortaylı bir konuşmasında ''arşivlerimizde bir çok eser var ama ne yazık ki bunları tercüme edecek osmanlıcamız yok !''demişti ne acı tarihi gerçekler dil yoksunluğundan gün yüzüne çıkamıyor .

Belki bundan elli sene sonra da bizim yazılarımız anlaşılmayacak ,artık dil ne hale gelir düşünmek bile istemiyorum .

Bir gecede harf devrimi ile cahil bırakılan halkın işte ahvali !

Sahi Mehmet Akif'in safahatını anlayabiliyor musunuz ?

Ey nûr-i ulûhiyyetinin zılli avâlim,

Zıllin bile esrâr-ı zuhûrun gibi muzlim! bu da mı işgüzarlık sahi işgüzarlık nedir ?


veya Yahya Kemal 'i

âheste çek kürekleri, mehtâb uyanmasın,
bir âlemi hayâle dalan âb uyanmasın.

âğuş'u nev-bahâr'da, hâbîdedir cihân;
sürsün sabâh-ı haşr'e kadar, hâb uyanmasın.

hepsi de işgüzarlık yapmış zaar daha birçoğu nef-i ,fuzuli .hepsi anlaşılmak istenmemiş .

çevirilere karşı bu tutum anlamın tam verilemiyeceğinden ki bu edebi eserlerde de böyledir .
Yoksa herhangi bir kudsiyet yüklediklerinden değil .bu da anlaşılması ve saygı gösterilmesi gereken bir tutumdur .

Daha birkaç gün önce fedai siz değilmiydiniz çeviri hataları ile konu yazan (mesnevi ile alakalı )yalnış çevirilerin nasıl yalnış anlamalara sepep olduğunu.
belki mesnevinin başına gelenler risalerinde başına gelsin istemiyorlar .
Fedai
ALINTI(Kaveller @ Sep 27 2007, 11:43 PM) *

Daha birkaç gün önce fedai siz değilmiydiniz çeviri hataları ile konu yazan (mesnevi ile alakalı )yalnış çevirilerin nasıl yalnış anlamalara sepep olduğunu.
belki mesnevinin başına gelenler risalerinde başına gelsin istemiyorlar .


Evet bendim

Konuyu mesnevi açısından düşünmemiştim. Olabilir. Hatta isabet etmişler diyebilirim

Fakat bunu bu şekilde yapacaklarına aslını (osmanlıca olanı) ayrı, anlaşılacak olanı ayrı verseler olmaz mıydı

Dikkat edin.

Mesnevinin orjinali Mevlana müzesinde camekan içinde. Kimse açıp okuyamıyor

Ama risalenin aslı bu şekilde verilip tabiri caizse tercümesi verilse daha iyi olmaz mıydı

Hem aslı olurdu kimse laf edemezdi. Hem okuyan faydalanırdı

Ya da daha iyi yol bulunabilirdi belki.

Yanlış anlamayın. Okumak istiyorum. Faydalanmak istiyorum ama ne çare...

Tevhid_13
ALINTI(icimdeki_endülüs @ Sep 10 2007, 09:37 PM) *

"Kur'an'ı okumak sünnettir, "anlamak" ise farzdır. Risale-i Nur'un amacı ise budur: "Kur'an'ın anlaşılması." Çünkü Kur'an sadece mealiyle anlaşılmaz, Kur'an ayetlerinin altında binlerce mana vardır, her insan onları göremez."



Selamun Aleykum.

Kuranı okumak farzdır, Hatta değil okumak ezberlemek farzdır. kuran bilmeden namaz kılınına bilirmi..!

yoksa namazda anladıgımızımı okuyacaz.

Anlamakta, okumakta farzdır. Kardeşlere bende katılıyorum Şu anki konuştuğumuz türkçeye çevrilmesi lazım.

Yani diğer dillere çevirirken sakıncası yokken şu anki Türkçe'ye çevrilirkenmi orjinalliği bozuluyor.

Gerçi burda ne kadar konussak fayda etmez. Ancak bırbırımıze anlatırız, çünkü bazı vatandaşlar (istisnalar hariç) kendi kitaplarını herşeyden önde tutuyor, Allah'ın kelamından ve Resulullah'ın sünnetinden çok ustatlarının, Şeyhlerinin ve hocalarının sözlerınden bahsediyorlar.

Bahsetsinler sakıncası yok ama aşırılığında anlamıyk. Ama sıralamayı karıştırıyorlar. Hadis söylemez. Ayet söylemez söylersede 2 blemedin3 tane söyler gerisi ustadlardan, Biliyoda söylememezlık yapmıyor değil. Aklınta tutmaya gerek duymadıgı için malumen söyleyemıyor.

Neyse ne diyelim Kuran-ı Hakkıyla yaşanlardan oluruz inşaAllah.
Muhabbetci
Tevhid 13 kardesim ALLAH razi olsun , tümden katiliyorum bu dediklerine...Gercekden öyle yapiyor bircogu..Kuran okumazlar, kuranin bir ayetinin anlamini düsünmezler ama Seyhlerin , Üstadlarin kitaplarini ellerinden düsürmezler...

Okumakda dedigin gibi dabiki sakinca yokdur, ama önce kuran sonra hadis en sonda bunlardan istifade etmek elbette hosdur...Ama kuran okumaz , hadis bilmez arasdirmaz, sadece risaleyi okur....Burda malesef büyük bir yanlis oldugu apacik...

ALLAH cümlemize Aklimizi kullanmayi nasip eylesin insallah..!!
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.