Arkadaşım, mesele korkarak yada severek inanıp inanmama meselesi değildir. Kainatın ve bizim bir yaratanımız varmı, yokmu meselesidir. Eğer sizin dediğiniz doğru ise, yazdığın şiirde doğrudur. Yani bu dünyada günü günetmek, alemle, sefayla hayatı geçirmek elbette en mantıklı olanıdır.
Yok bizim dediğimiz doğru ise, zannediyorum kabul edersin, işte ozaman senin yaptığın en mantıklı olan değil, en mantıksız olan olur. Çünkü, elli- altmış senelik bir ömrü, sonsuz bir ömre tercih etmiş olursunki, buda vahim bir durum demektir.
Yanlış anlama, hakir gördüğüm için söylemiyorum, bizim inancımızda en hakir olan NEFSİMİZDİR. Ama ben şahsen ALLAH ı isbat etmeye bile gerek olmadığını, objektif olabilen her akıl sahibinin O nu bulamamasının mümkün olamıyacağına inanıyorum. Zira var olan herşey, zerreden kürreye onun varlığını zaten isbat ediyor.
Şimdi senden bir şey rica edeceğim. Lütfen objektif olmaya çalışın. Biliyorsunuz KUR AN 610-632 yılları arasında indi. O yılları benden iyi biliyorsunuzdur. İlmin i si teknolojinin t sinin olmadığı, dünyanın ise düz ve uçsuz bucaksız olduğuna inanıldığı bir dönem... İşte böyle bir dönemde Hz KUR AN indi. Şimdi buraya bir ayet yazıyorum. "Görmüyorlar mı ki, biz yeryüzüne geliyoruz ve onu etrafından eksiltiyoruz..."Rad suresi 41. ayet. Evet bu ayet te bahsettiğimiz bir dönemde indi. Bu ayete baktığımızda şunu görürüz. GÖRMÜYORLAR MI Kİ derken, ALLAH insanların bu ayet indiği dönemde ilim den hiç bir şey bilmediklerini, hiçbir şeyden haberdar olmadıklarını anlatıyor. zatende öyleydi. BİZ YERYÜZÜNE GELİYORUZ, Yani dünyaya müdahale ediyoruz. VE ONU ETRAFINDAN EKSİLTİYORUZ ve onu etrafından, kenarlarından, KUTUPLARINDAN eksiltiyoruz. Tabiki o zamanki şartlarda dünyanın kenarlarını, KUTUP larını bilen yoktu. İşte öyle bir ortamda böyle bir ayet iniyor...
Şimdi dönelim günümüze. Fazlada olmadı. Zannediyorum üç beş sene önce bir dergide okumuştum. Aynen şöyle "1980 LERDE YAPILAN BİR TESBİTLE HER YIL DÜNYA KUTUPLARINDAN 17 cm ÇEKİRDEĞE DOĞRU BASTIRILDIĞI ANLAŞILDI." Bir başka ifadeyle dünya kenarlerından her yıl 17 cm eksiltiliyor. Size şunu soruyorum. Bu günkü teknolojinin dahi, kutuplardan her yıl 17 cm eksitildiğini daha yeni diye bileceğimiz bir keşifle anlayabildiğine göre, bir insanın, hemde okuması yazması olmayan bir insanın, bahsettiğimiz şartlar ortamında bunu bilmesi mümkünmüdür? O zaman yaklaşık 1500 sene önce, en olumsuz şartlarda, hatta dünyanın kutuplarının dahi bilinmediğibir ortamda, bir insan dünyanın kutuplarından eksildiğini nasıl bilebilir?
Zannediyorum, takdir edersinizki, bunun tek bir cevabın dışında, bir cevabı yokturda, olamazda... O da şudur; Nasıl bir arabanın A dan Z ye her şeyini o arabayı yapan bilirse, DÜNYANIN DA BİLİNMEYEN HERŞEYİNİ ANCAK DÜNYAYI YARATAN BİLİR... Bu durumda gösteriyorki Hz KUR AN ı dünyayı ve kainatı yaratan göndermiştir.
Arkadaşım, bu tip ayetler, yani cevabını kimsenin bilemediği durumlardan bahseden ayetler, KUR AN da bir tane değil, onlarcadır. Hatta, KUR AN ı okuduğun zaman bu gün hala keşfedilememiş "ışınlama" hakkında dahi bilgi bulmak mümkündür.Ben buraya ancak bir tanesini alabildim.
GÖNÜL ARZU EDİYORKİ, BÜTÜN İNSANLARLA HAKİKATLERDE BERABER OLALIM...