hidayet34
Feb 17 2007, 04:25 PM
O NURU GÖNDER İLAHİ, ASIRLAR OLDU YETER.
BUNALDI MİLLETİN AFÂKI BİR SABAH İSTER.
MEHMET AKİF ERSOY
__________________
OKUMADILAR, MEDRESELER MÜDERRİSİ BU DERSİ.
GÖNÜLLERE YAZILIR BU KİTABIN SURESİ
YUNUS EMRE HZ.
YİRMİ BİRİNCİ ASIR
Yeni bir dünya kurulacak,
Yeni bir asırda, sımsıcak, kardeşçe...
Bütün zamanlara bir yeni şafak eklenecek...
Sulh ve sükûn kaplayacak dört bir savaşın ardı sıra
Rengârenk...
Yeni rüzgarlar esecek yıldızlara doğru
Boşlukta müjdeler asılacak mutluluğa açılan...
Hevenk hevenk...
İşte bu ikinci güneşti gelen ışık, ışı
İkinci ASRI SAADET...
İslâm'ın zaferi havai fişeklerin ışığında
Karanlıkta bir açılıp bir kapanan...
Bir renk cümbüşü ki deme gitsin...
Yeni bir asıra açılacak zafer kapıları
Yeni bir dünya haritası çizilecek ufuklara
KUR'ÂN'DAKİ İSLÂM'la
İslâmca,
Allahça…
ŞEYTANIN SON SENFONİSİ
İşte gene geliyor Hazan Mevsimi,
Yapraklar sarı, turuncu olacak ağaçlarda.
Bir renk cümbüşü yaşanacak ormanlarda
Yerler halılarla kaplanacak köşe bucak.
Ya insanlar? Aç, perişan, sefil
İşsizlik kol geziyor iflâsın dehlizlerinde.
Evine ekmek götüremiyor babalar,
Elleri ekmek tutmuyor.
Öyle bir borç batağı tutmuş ki ucu bucağı
İMF'nin örümcek ağında,
Ne kadar debelensen nafile bu tuzakta
Yeri göğü sarmış feryatlar,
Ayyuka çıkar ha çıkar karanlık şafaklar
Bu son senfonisidir, şeytanın
Paslı zincirlerine takılmış kırık hecelerinde
Bir ağızdan söylenen, ezelî zülmanî şarkının
...Ve karanlık mezarları şeytanın uşaklarının
İSLÂM, OSMANLI, DÜN, BUGÜN
Neler kopmuş İslâm'dan asırlar boyu,
Herşey doğrudan yanlışa dönmüş,
Kör karanlığında cehaletin...
Susuzlukların en beterinde...
Kur'ân kavramları kopmuş bir, bir...
Mü'min olmak neymiş, hidayet neymiş?
Takva neymiş, teslim neymiş, zikir neymiş?
Dalâlet çukurlarının en derinine itilmiş insanımız...
Hani biz Osmanlıydık bir zamanlar...
Bizler cihan hakimi değil miydik?
Nizam-ı Âlem değil miydik?
Akdeniz bir Türk gölü değil miydi yoksa?
O zamanlar ki Allah'a köle olmuştuk.
Yedi iklim dört bucakta Osmanlı...
Ufukların Efendisi Osmanlı...
Gene yedi iklim dört bucakta Osmanlı
Ama artık Osmanlı, ufukların esiri...
İskender Ali MİHR
Efendi Hazretleri
Ufukların Efendisi Osmanlılar
Ne kalmış geriye “UFUKLARIN EFENDİSİ”nden,
600 senelik “KOCA ÇINAR”dan,
“KIZILELMA”dan,
“YENİÇERİ”lerden, “AKINCI”lardan?...
OSMANLI deyince orada durun,
Tarihe şan veren TÜRK'e açın kapıları ardına kadar,
Geçit yapsın geçmişten geleceğe Alaylar,
Çinilere sinmiş Kur'ân seslerinde...
İşte kösler vuruyor gene derinden,
Gülbank çekiyor YENİÇERİLER çelik göğüslerden,
İşte gene yerler, gökler inliyor
“Pîrimiz, Sultanımız Hacı Bektaş Velî...”
Hepsinin kalplerinde Allah konuşur,
Daimî zikirlerle nal seslerinde yankılanan...
Mahşerin mukaddes atlıları ufukları kaplar
Yedi iklim dört bucakta efsanedir artık AKINCILAR.
Efendi Hazretleri
Çanakkale Şehitleri
Şehitler, geçiyor Çanakkale semalarından,
Yarınlara bulutların ötesinden süzülen,
Sırtüstü düşmüş toprağa gözleri yukarılara takılı,
Göklerin ordularına katılan ruhu akpak.
En güzeline ölümlerin güle oynaya
Yaşamaya doyamadan gidilir öyle mi?
Kalanlar gazidir ölenler şehid,
Yeni bir dünyada açylyr kapanan gözleri...
İki yüz elli binden fazla gencecik fidan
Sereserpe uzanmış kara toprağa,
Her vatan evlâdı sıra dağlar misali
Yüzlerinde tebessüm, gözlerinde ışıltıların en harelisi.
Ölüm bir son değildir şehidler için
Yerler gökler pırıl pırıl açılır sonsuz hayatlarına...
Yeni bir güne açylan bütün kapılar
En şerefli geçittir göklerin ordularına...
Efendi Hazretleri
Şanlı Osmanlılar
Osmanlı deyince hep yüreğim ürperir, bir hoş olurum,
Dalar giderim anıların penceresinden…
Ve akıncılar geçer gözlerimin bebeklerinden
Nal sesleri yankılanır eski asırların esrarında…
Kızılelmaya dek gideriz kelle koltukta,
Ölen şehid kalan gazidir er meydanlarında…
Seher vakitleri bir başkadır Avrupa sisli sabahların alacakaranlığında,
Ayak izleri ecdadımızın 7 iklim 4 bucakta…
Ufukların efendisi Osmanlılar geçiyor
Kösler vuruyor, Gülbank çekiyor yeniçeriler
"Pirimiz Sultanımız Hacı Bektaşi Veli"
Yerler gökler inliyor…
İşte bu şevk bu heyecan, diken diken eder tüylerimizi
Geçmişe de geleceğe de bağlar Osmanlı şanlı tarihi bizi
Türk olmanın İslam olmanın huzurunu yaşarız
Allah'ın bize nasip kıldığı huzurundaki makamda…
İşte bu sancak şehidlerin sancağı, dalgalanan,
Göklerin ordularına karışmışlar genç Osmanlılar
Hayatlarının baharında, tarihin şanlı anılarında
Kaybolmuşlar ve yeniden varolmuşlar Hakkın katında…
İskender Ali M İ H R
Efendi Hazretleri
Koca Çınar
Ne kalmış elimizde, asırlar sonra,
islâmdan, Türklükten, Osmanlılıktan,
Ahlâktan yana?...
Ne zaman su yürüyecek 700 yıllık çınara?...
Osmanlıyı Osmanlı yapan,
Osmanlıyı cihan hakimi yapan,
Nizam-ı Âlem yapan vasıflar nerede?
Osmanlı ruhu nerede?...
Hangi çıkmazda kaybolmuş akan kükremiş nehirler,
Geçmişten geleceğe?...
Ne zaman bir cılız dereye dönmüş
Göklere akan çağlayanlar coşku ile?...
işte onlar, ürperen tüyleri diken diken,
Zaferler üzerine gülbanklar çeken,
Hilâller uğruna şehadet şerbetini içen
Allah için yaşayan, Allah için ölen...
şan için, şeref için, adalet için savaşmışlar 600 yıl.
Koca çınar büyümüş, dalları cihanı tutmuş,
28 millet fışkırmış sinesinden...
...Ve sonunda keneler, koca çınarı kurutmuş...
Dr. İskender Ali MiHR
ZİNCİRLERİ KIRMAK
Bizleriz deyin son Osmanlılar
Yedi asırlık çınarın son yaprakları
Sonbahar rüzgârında savrulan...
Bir sağa, bir sola şuursuzca.
Bizleriz deyin ülkemiz sömürge olurken,
Peşkeş çekilirken gökleriyle, yerleriyle
Yabancı sermayeye...
Sessiz bakan, donuk gözlerimizle, kayıtsız.
Biz bu toplumun bir parçasıyız deyin.
Kendisine, tarihine, ceddine yabancılaşmış,
Başka rüzgârlarda üşümüş, tüyleri diken diken,
Huzursuz, işinden atılmış, bölük pörçük...
Şanlı geçmişinizin kıymetini bilin.
Sararmış tarih sayfalarında şahlanan...
Biz Osmanlıyız deyin göğsünüzü gere gere,
Dağlara tepelere geleceğe...
Damarlarındaki kan sesleniyor tarihin derinlerinde
Haydi atıl zaferlere şanla şerefle,
Hidayet Çağı'nın nurlu geleceğinde