Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: İlginç Bilgiler
Islami Forum - Popüler Forum > GENEL FORUM > .·[ SERBEST KÜRSÜ ]·.
ArZu
1 Nisan şakasının kökeni nedir?

1564 yılında Fransa kralı IX Charles, yıl başlangıcını Ocak ayının birinci
gününe aldı. Daha önce Avrupa’da yaygın olan yıl başlangıcı Mart 25 idi.
O zamanki iletişim şartlarında IX Charles’ın bu kararı fazla yayılamadı.
Duyanlar ise protesto amacıyla eski adetlerine devam ettiler.1 Nisan’da
partiler düzenlediler. Diğerleri ise onları Nisan aptalları olarak nitelendirdiler.1


Nisan’a bütün aptalların günü adını verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz
hediyeler verdiler, yapılmayacak partilere davet ettiler, gerçek olmayan
haberler ürettiler. Yıllar sonra Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca,
Fransızlar 1 Nisan gününü kendi kültürlerinin parçası görerek devam ettirdiler.
Oradan da bütün dünyaya yayıldı
ArZu
Mezara niçin çiçek konulur?

İlk olarak Mısır Firavunu Tutamkamon’nun milattan önce 1346 da öldüğünde
mezarının çiçekten taçlarla kaplandığı saptanmıştır. Kuzey Avrupada
ise M.Ö 2000 yıllara kadar mezara çiçek konduğu belirlenmiştir. O zamanlarda
bu çiçeklerin amacı iyi ruhları çekme, kötü ruhları kovma amacıylaydı.
Sonradan ise asıl amaç cesetler çürürken çıkan kokuyu kamufle etme amacını
taşır. Servi ağacı da bu nedenle mazarlıklarda kullanılır. Ağacın yaprakları
rüzgarı önler, kendine özgü ferah kokusu vardır. Cenaze törenlerinde siyah
giyinmenin amacı da mezarlıklarda hayaletlerden sakınmak amacı taşımaktadır.
ArZu
Bir hafta niçin 7 gündür?

Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk çağlarda
bilinen beş gezegen ile güneş ve ayın sayısı nın 7 oluşu bu sayıyı gizemli
ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde göğün 7 kat oluşu ve doğadaki
ana renk sayısının 7 oluşu, müzik notalarının 7 oluşu sayının önemini
daha çok belirtti. Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta
sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük hafta uygulamasına
geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldı.
ArZu
Niçin otellerin kapıları döner kapıdır?

Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur. Büyük
binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır. Açılan normal kapıdan
içeri soğuk hava rahatlıkla girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava
değişimi nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır. Özellikle
çok kişinin girip çıktığı otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu
için döner kapı kullanılır. Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına,
soğuk havanın da içeri girmesini engeller.
ArZu
Bardaktaki buzlar niçin birbirlerine yapışırlar?


Buzun erimesi için yalnızca sıcaklık değil basınç da önemlidir. Dağlardaki
buzulların kayma nedeni de budur. Basınçla alt tabaka erir ve kayma oluşur.
Bir kabın içinde ya da bir bardakta üstüste duran buzların herbiri altındakine
değdiği noktada bir basınç oluşturur ve bu noktada çok küçük kısım erir.Buradan
hareket eden su çok az yanda iki buz küpçüğünün birleştiği noktada tekrar
donar. İki buz parçası kaynak yapılmışcasına birbirlerine yapışır ve
orada bir daha erime olmaz.
ArZu
Kumaşlar yıkandıktan sonra niçin çeker?

Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden kumaşın az biraz uzaması
gerekmektedir. Ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme
kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır. Kumaş yıkandıktan
sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş
ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama, sabun hepsi kumaşın
çekmesini kolaylaştırır. Kumaş birkaç kez yıkandıktan sonra ölçüleri
belli bir dengeye ulaşır ve ondan sonra yıkandığında çekmez.
ArZu
İnsan korkunca niçin dişleri birbirine vurur?


Bir insan büyük bir tehlike veya korku verici olayla karşılaşınca vücudu
otomatikman savunmaya geçer. Diğer canlılarda olduğu gibi dişler ve
çene savunmanın ana mekanizmalarıdır.İşte bu nedenle ilk insanlardan
gelen kalıtımsal yapıdan dolayı önce çene ve dişler harekete geçer. Çenedeki
kaslar titrer, bu da sanki dişler birbirine vuruyormuş gibi görüntü verir.
ArZu
Çinlilerin gözleri niçin çekiktir?

Yalnız çinlilerin değil, Orta ve Güneydoğu Asya’da yaşayanların, japonların
hatta Eskimoların da gözleri çekiktir. Aslında göz yapısı bütün dünyada
aynıdır. Farkı yaratan göz kapaklarıdır. Çekik gözlü diye nitelendirilen
ırklarda gözün üzerindeki göz kapağının ikinci kıvrımı, gözün üstüne daha
çok inmiştir. Bazı teorilere göre bu kıvrım insanların gözlerini yoğun
kar tabakasının, göz kamaştıran ışığından korumak için bir çeşit kar
gözlüğü gibi gelişmiştir. Çinde ve öteki bölgelerde her ne kadar
yoğun kar yağmıyorsa da onların atalarının buzul çağında kuzeyde yaşadıkları
daha sonra güneye indikleri kanıtlanmıştır. Yalnız gözleri değil, burunları
da rüzgara karşı korunmak için küçülmüş, burun delikleri soğuğu engellemek
için daralmıştır. Ciltleri de koruma amaçlı olarak yağlıdır. Göz
kapakları da yağlıdır. Gözü ve iç tabakalarını kara ve buza karşı korur.
Yani çekik gözlü değil, düşük göz kapaklı, demek daha doğrudur.
ArZu
Akıl ile zeka arasında fark nedir?

Akıl yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme, bir konuda düşünce
yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. İnsan olgunlaştıkça aklı
gelişir. Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama
ve açıklayarak çözme yataneğidir. Genel olarak 12 yaşına kadar gelişir,
20 yaşına kadar sürer sonra sabit kalır. Zeka bir insanın her türlü olay
karşısında aynı yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir besteci
müzik yapıtını aklıyla değil zekasıyla yaratır. Fakat en basit matematik
problemini çözemeyebilir. Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara, algı ve hafıza
yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farlılıklar gösterir. Akıl somut
olarak ölçülemez, zeka IQ denilen testle ölçülebilir.
ArZu
Niçin gözyaşı dökeriz?

Dünyadaki canlılardan sadece insan ruhsal nedenle ağlar. İnsanı farklı
kılan bu durum şüphesiz yaşam tarihindeki evrimin bir sonucudur. Aslında
gözlerimize sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır. Fakat
ağlama ruhsal bir boşalmadır. Bu konuyu ilk inceleyer Darwin’dir. Daha
sonra yapılan deneyler sonucu görüldü ki soğan doğrarken akan gözyaşlarının
kimyasal yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaşları daha çok protein içermektedir.
Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır.
ArZu
İmdat çağrısı S.O.S ‘in anlamı nedir?

Çok kişi “Save our Ship” gemimizi kurtar; “Save our Soul” ruhumuzu
kurtar; “Stop Other Signals” diğer sinyalleri sözcüklerinin kısaltılmışı
sanır. Oysa hiçbiri değildir. Tamamen telgraf zamanından kalma mors
alfabesiyle ilgilidir. İmdat çağrısının çok kolay akılda tutulabilmesi
için 1908 de üç çizgi, üç nokta, üç çizgi olan S.O.S seçildi.
ArZu
Termos nasıl sıcağı sıcak, soğuğu soğuk
tutuyor?


Tek nedeni vardır, vakum.Yani boşluk.Bir termosta içiçe geçmiş iki kap
vardır.Dıştaki metal bir kap olup içteki genellikle bir cam şişedir.İkisinin
arasındaki hava ise boşaltılmıştır.Tam olmasa da üreticiler tarafından
elde edilebilen tama yakın bir boşluk vardır.Vakumlu bir ortamda hava
molekülleri de ılmadığından ısı iletilemez.Cismin ısısı başlangıçta ne
ise o halde kalır.İçerden dışarıya, dışardan içeriye ısı geçişi olmaz.Böylece
termosa konan sıvı sıcaksa sıcak, soğuksa soğuk kalır.
ArZu
Radyonun sesi açılınca pil daha çabuk mu biter?


Pille çalışan portatif radyolarda sesin yüksekliği pilin ömrünü etkiler.
Radyo açık, sesi kapalı durumu ile sesin sonuna kadar açık durumu arasındaki
fark pillerin ömürlerinin kısalmasına neden olur. Ses sonuna kadar açıldığında
pillerden çekilen akım yüzde 30 artmaktadır. Bu durum, küçüğünden büyüğüne,
pille çalışan ve ses yükselticisi olan bütün radyo, teyp, volkmen vb.
için aynıdır.
ArZu
Matematikte niçin (-2) ile (-2) nin çarpımı
(+4) tür?


Haftanın beş günü işe otobüs ile gidip geldiğinizi varsayalım. Her sefer
bir milyonluk bir biletle yapılıyor. On milyon tutarında on tane bilet
aldınız. Hergün gidiş geliş kullandıkça iki tanesi eksiliyor. Bunun eşitlikteki
yeri (-2) dir. Siz bu işi beş gün süresince yani 5 kez yaparsanız (-2)x(+5)=
10 olur. Diyelim ki bayram tatilinin iki günü o haftanın Perşembe ve Cuma
günlerine geldi ve tatil. Bu kez yapmanız gerekeni yapmıyorsunuz. İki
günlük 4 bileti kullanmıyorsunuz. Bu hareket, yapmanız gerekene göre negatif
yani ters yönde bir harekettir. Hergün bilet almak yerine iki gün süresince
hiç bilet kullanmıyorsunuz.İki kere negatif hareketi “-2” bilet üzerinde
yapınca o hafta elinizde (-2)x(-2) =(+4) bilet kalıyor
ArZu
Yapıştırıcılar nasıl yapıştırıyor?
Yapıştırıcıların sağladığı yapışma olayı aslında kimyasal bir reaksiyondan
başka bir şey değildir. Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik
malzemeler kullanarak yaparlar. Yapışma olayında benzer veya ayrı malzemeden
iki madde, bir de yapışkan gerekir. Burada en önemli görev yapıştırıcıdadır.
Yapıştırıcının moleküllerinin diğer iki madde molekülleri ile birleşme
eğilimi gösterir bir yapıda olması gerekmektedir.
ArZu
Doktorlar niçin dizimize çekiçle vurur?

Bir sandalyeye rahatça oturup bacak bacak üstüne atarken doktor dizkapağının
hemen altına, kası kemiğe bağlayan tedoma minik lastik bir çekiçle vurduğu
zaman bacak ileri fırlar. Bu reflekste baldır kaslarındaki duyu sinirleri
kasın genişlemesine tepki verir ve yeni sinir sinyalleri oluşturarak
kaslara hafif bir basınç uygulandığını ve gerildiklerini omuriliğine
iletirler. Omirilik ise bu basınca dayanabilmesi için kasların kasılması
gerektiğini bildirir, bacak tekrar geri hareket eder. Refleks, beyin denetiminden
geçmeksizin, yani beyin devrede olmadan doğrudan omuriliğin komutlarıyla
gerçekleşmektedir. Diz kapağı refleksi omuriliğin işleyişi konusunda
bilgi veren önemli bir tanı yöntemidir.
ArZu
Tükenmez kalemin dolmakalemden farkı nedir?


Kalemin tarihi yazınınkinden de eskidir. İlk insanlar sivriltilmiş çakmak
taşlarıyla duvar resimleri yapmıştır. Mürekkepli metal kalemler Romalılar
tarafından biliniyordu. Tükenmez kalem adı ile bilinen bilye uçlu kalemin
ilk modeli 1880 yılında yapılmıştır fakat rağbet görmemiştir. Uçakların
gelişmesiyle gündeme tekrar gelir. Uçaklar 2-3bin metreye çıkınca hava
basıncı oldukça azalır. Dolmakalem mürekkebi basınç nedeniyle dışarı akarak
kağıdı ya da giysiyi lekeler. 2.Dünya Savaşı’nda askeri uçaklarda kullanılan
tükenmez kalem sonradan yaygınlaşmıştır. Tükenmez kalemlerde mürekkep
kağıda pirinç uçtaki yuvaya yerleştirilmiş minik bir bilye aracılığıyla
aktarılır. Fakat dolmakalemin özelliği seçkin ve yazıyı kaliteli kılmasıdır.
ArZu
Evlerimizdeki sinekler kışın nereye gidiyor?

Sineklerin her türü kışın ortadan kaybolur. Havaların ısınmasıyla
birlikte ansızın ortaya çıkarlar. Sinekler ısıya karşı çok hassastır.
Güneş bulutun arkasına girdiği zaman oluşan ısı düşmesinden etkilenirler.
Kış günlerinde yaşama şansları yoktur. Ölmeden önce yumurtalarını toprağa
veya kuytuya gömerler. Lavra ve yumurtalar soğuktan etkilenmez. Yaz sıcakları
başlayınca yumurtalar çatlar ve yine sinekli günler başlar.
ArZu
Horozlar niçin sabahları erkenden öterler?

Sabah güneş doğarken ötmek yalnız horozlara özgü değildir. Kulağa en
çok horozun sesinin gelmesi, onun sesinin diğerlerinden daha güçlü olmasıdır.
Kuşların büyük çoğunluğu da aynı saatlerde ağaçlarda koro halinde öterler.
Gün boyu hem horozlar hem kuşlar bu ötüşü sürdürürler ama seslerinin
en güçlü çıktığı zaman sabah saatleridir. Horoz ve kuşların sabah gün
doğarken ötmeleri biyolojik saatleriyle ayarlanmıştır.
ArZu
Kediler balık ve sütü niçin severler?

Kedilerin sudan hoşlanmadığı bilinir. Ama aslında kediler çok iyi yüzerler.
Hava şartlarından dolayı ve de tembelliklerinden suya girmeyi sevmezler.
Ev kedisinin balık sevmesinin yanında kuşlara ve farelere olan düşkünlüğünün
nedeni evcilleştirilmeden önce Mısır’da Nil vadisinde balık, kurbağa,
küçük kuş ve fareleri avlayarak yaşamış olmasıdır. Zaten eski Mısırlılar
kedilerifare avcıları olduğu için evcilleştirmişlerdir. Günümüzde kedinin
kuzey Hindistan ve Güneydoğu Asya’da yaşayan türleri ırmakların kenarlarında
balık avlayarak yaşamaktadır. Patileriile balıkları sudan dışarı atar,
gerekirse suya tamamen girerler. Eski Mısır’da kedi bakıcıları onları
ekmek ve sütle beslemişlerdir. Kedilerin süt zevkinin de Mısırlı bakıcılarının
yarattığı beslenme alışkanlığından kaynaklanmaktadır.
ArZu
Ateş böceği nasıl ışık saçıyor?

Aslında bu böceğin verdiği ışığın ateşle de sıcaklıkla da bir ilgisi
yoktur. Bilimsel adı “Soğuk Işık”tır. Bu ışık olayı, moleküler seviyede
kimyasal bir işlemdir. Bazı moleküllerin ayrışarak daha yüksek enerjili
hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi ışığa önüştürebildikleridir.
Ateş böceğinin karın bölgesindeki ışık organında bulunan guddelerden
ışık elde etmede rol alan iki ana kimyasal madde üretilmektedir. Fakat
onlar da tam olarak ışık vermeye yetmediği için böceğin ışık bölgesine
yakın solunum organının ışık verme anında burayı oksijenle beslemesi gerekmektedir.
ArZu
Kuşlar nasıl konuşabiliyor?

Her insan ağzıyla konuşur ama konuşabilmeyi sağlayan asıl organ beyindir.
Beyinde oluşan düşünceler dilimize ve dudaklarımıza aktarılır. Hayvanlar
bu nedenle konuşamaz. Papağan ve benzeri kuşların yaptıkları konuşma
değil, mükemmel bir ses tınısı ezberi ve tekrardır. Sesleri ezberler ve
taklit ederler. Kuşların ses organları memeli hayvanlardan farklı olarak
gırtlakta değil göğüs kafeslerinn dibinde, karın boşluğunun derinliklerindedir.
Kuşların doğasında ses taklit yeteneği vardır. Doğayla içiçe yaşarken
diğer kuşların seslerini taklit ederek bir çeşit iletişim sağlarlar.
ArZu
Yumurtanın niçin bir tarafı yuvarlak, diğer
tarafı sivridir?


Eğer köşeli olsalardı kenarları dayanıklılık bakımından çok zayıf olurdu.
En dayanıklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki yumurta yuvarlanacak
olursa nerede duracağı belli olmaz. Yumurta yuvarlanınca düz gitmez. İnce
tarafı üstünde dairesel bir yol çizer. Başladığı yere yakın bir noktada
durur. Yani düz bir yerde kaybolması olanaksızdır. Yumurta,
tavuğun yumurta kanalında küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada
kalan dairesel kasların büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu
kısmına baskı yaparak konik biçimini sağlarlar. Yumurtanın şeklinin nedeni
de budur. Sürüngenlerde bu düzenek olmadığından yumurtaları küresel biçimdedir.
ArZu
Develerin hörgüçlerinde ne var?

Genelde hörgüçlerinde su olduğu ve uzun yolculuklarında bu suyu kullandıkları
söylenir ama doğru değildir. Develerin hörgüçlerinde 30-35 kg kadar yağ
bulunur. Yiyecek bulamadıkları zaman bu enerjiyle hareketlerini sağlarlar
ayrıca yağ çöl sıcağına karşı koruma görevi de yapar. Develer suya az
gereksinim duyarlar. Burun mukozaları insana göre 100 kat daha büyüktür.
Soluk alırken havadaki nemin üçte ikisini kazanabilirler. Su kaybını da
dokularından kaybederler, kandaki su etkilenmez.
ArZu
Üç yaşından daha önce olanları niçin hatırlamıyoruz?


Bilim adamları geçmiş deneyimlerimizi saklayan hafızamızın beynimizde
anıveya öykü şeklinde organize olduğunu ileri sürüyorlar. Üç yaşından
küçükler bu şekilde iletişim kurma yeteneğine sahip değiller.Öykü ve
anılarını anlatamıyorlar. Yer ve karakter kavramlarını anlamıyorlar. Üç
yaşından küçükler düzgün konuşabildikleri,anlayış, seziş ve hafıza
yeteneklerine sahip oldukları halde tüm olanları bir bütün olarak şekillendiremiyor,
öyküye dönüştüremiyorlar.Hafızamız ne yaptığını ne yapıldığını 3-4 yaşlarında
kaydetmeye başlıyor.
ArZu
Dolunay insan davranışlarını etkiler mi?

İnsanlar arasında bu inanç oldukça yaygındır. Eskilerin Ay’ın dönemlerine
bağladıkları boş bir inancın günümüze uzanan bir varsayımıdır. Bilim
adamlarının yaptıkları bütün çalışmalar bu görüşün boş olduğunu kanıtlamıştır.
Ay, dünyadaki okyanusların gel-git denilen suların alçalması ve yükselmesi
olayı üzerinde doğrudan etkisi vardır. Vücudumuzdaki suyun oranı , okyanuslardaki
su miktarıyla kıyaslanamaz. Yani Ay’ın çekim gücü insanı etkileseydi yalnız
dolunayda değil her gün olması gerekirdi.

Dolunayda ayın parlaklığı da pek önemli bir

etken değildir. Çünkü gönderdiği ışık miktarı

Güneş’in gönderdiğinin 600 binde biri kadardır
ArZu
İnsanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar?

Özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa insanların
çoğu saatlerini sol kola takar. Çünkü çoğunluk sağ elini kullanmaktadır
ve bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp zarar
görme olasılığı yüksektir. Zaten saatin kurma düğmesi 3 rakamının yanındadır.
İnsanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten çıkarmadan sağ elle
uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler.
ArZu
Çinliler yiyeceklerini niçin çubukla yerler?

Çinlilerin yemek yeme alışkanlıklarının yiyeceklerini çok küçük parçalar
halinde yemelerinden çubuk kullandıkları anlaşılıyor.Çinde eskiden yalnızca
zenginler masada otururlardı. Halkın çoğunluğu tabakları ellerinde yemek
yerlerdi. Bir elleriyle tabaklarını tutar, öteki elleriyle çubuk kullanarak
beslenirlerdi. Hızla artan nüfus yüzünden yiyecek sıkıntısı çeken çinliler
önlerindeki yiyeceği küçük parçalar halinde çoğaltarak yiyorlardı. O
zamanlar ağaç sıkıntısı nedeniyle de tahta kullanımı kısıtlıydı. Masa
kullanımı bu yüzden çok zordu. Çubuklar fildişinden ve kemikten yapılırdı.
metekan_27
eminmisin kaynak gösterebilirmisin confused1.gif
ArZu
QUOTE(metekan_27 @ Aug 28 2005, 10:53 AM)
eminmisin kaynak gösterebilirmisin confused1.gif
*


smile.gif
ArZu
Dünyada "üç" grup insan var:

Bir şeyi yapan ve yaratan "küçük" bir seçilmiş grup.

Bir şeyin yapılmasını seyreden "büyükçe" bir grup.

Ne olup bittiğini bilmeden yaşayan "muazzam" bir kalabalık.
ErKaMReaL
Zamanında bayagı araadığım ama bulamadığım bilgiler .Paylaşım için çok tşk
ArZu
İşte, şaşkınlığa neden olan gerçekler:

- Dünyanın en büyük timsahı 6 metre boyunda, ağırlığı ise 1 tondan fazla.
- Develerin 3 tane kaşı vardır.
- Istakozların kanı mavidir.
- Bir sineğin hızı saatte 8 km'dir.
- Sıçan, deveden daha uzun bir süre susuz kalabilir.
- Erkek güve, dişi güvenin kokusunu 14 km'den alabilir.
- Bazı böcekler kafaları kopmasına rağmen 1 sene yaşayabilir.
- Zürafa kulaklarını diliyle temizler.
- Çikolata köpekleri öldürebilir. Gerçek çikolata köpeklerin kalbini ve sinir sitemini olumsuz şekilde etkiler.
- Yarasalar bir mağaradan dışarı çıkarken hep sola döner.
- Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir.
- İngiltere'deki bütün kuğular, kraliyet ailesine aittir.
- Kutup ayıları solaktır.
- Baykuş mavi rengini görebilen tek kuştur.
- Dünyada insan başına düşen karınca sayısı 1 milyondur.
- Dünyanın bir numaralı domuz üreticisi ve tüketicisi Çinlilerdir.
- Timsahlar dillerini dışarı çıkaramazlar.
- Bir karıncanın koku alma yeteneği, en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir.
- Hamam böcekleri yaklaşık olarak 250 milyon yıldır yaşadıkları halde, hiçbir değişime uğramamışlardır.
- Kediler ültrason seslerini duyarlar.
- Zürafa 35 cm. uzunlukta siyah bir dile sahiptir.
- Sadece insanlar ve yunuslar zevk için cinsel ilişkide bulunur.
- Dünyanın en büyük hayvanı mavi balinadır. Aynı zamanda hayvanlar aleminin en hızlı büyüyen hayvanıdır. Kilosu 22 ayda 26 tona kadar ulaşır.
- Dünyanın en hızlı hayvanı Leopar'dır. Hızı saate 100 km.'ye ulaşır.
- Dünyanın en hızlı kuşu Boğazlı Kırlangıçtır. 3 saniye süreyle saatte 128 km. sürate ulaşmıştır.
- İyi bakılan ve erken yaşlarda kısırlaştırılmış bir tavşan 8 ila 12 sene yaşar.
- Kediler 100 değişik ses, köpekler ise 10 ses çıkartabilir.
- Son 4 bin sene içerisinde herhangi yeni hayvan evcilleştirilmemiştir.
- Bir pire, kendi büyüklüğünün 150 kat yüksekliğine zıplayabilir. Bu oranı tutturmak için insanın yaklaşık 30 metre zıplaması gereklidir.
- Atlar bir aya kadar ayakta kalabilirler.
- Kedilerin her bir kulağında 32 adale vardır.
- Bir inek hayatı boyunca yaklaşık 200 bin bardak süt üretir.
- Karıncalar uyumaz.
- Her sene Amerika'daki hayvan bakım yerleri 30 bin kedi ve köpeği uyutma mecburiyetinde kalmaktadır.
- Hastalanmayan tek hayvan köpekbalığıdır.
- 2 bin 600 değişik cins kurbağa vardır.
- Yılanlar duyamaz.
- Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.
- Filler zıplamayan tek memelidir.
- Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir.
- Atların, insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır.
- Fareler kusamaz.
- Yunuslar gözleri açık uyur.
- Kangurular geri geri yürüyemez.
- Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir.
- Hayvanlar aleminde sadece domuzlar güneşten yanabilir.
- Sineklerin 5 gözü vardır.
- Sığırların dört tane midesi vardır.
- Zürafalar yüzemez.
- Penguen yüzebilen ama uçamayan tek kuştur.
- Dünyada en tehlikeli hayvan sivrisinektir, çünkü insan ölümüne en fazla sebep olan hayvandır.
- Tüm dünyadaki kedi ve köpekler yılda 11 milyar dolarlık mama tüketmektedir.
- İnsanları parmak izinden, köpekleri ise burun izinden tanımak mümkündür.
- Kedi ve köpekler insanlar gibi ya sağ ellerini çok kullanırlar ya da sol.
- Kirpiler suda batmaz.
- Bir ıstakoz, ancak yedi senede, yarım kilo alabilir.
- Salyangozların 25 bin civarında dişi vardır.
- Mavi yunusların kalbi dakikada sadece dokuz kere çarpar.
- Köpekbalıklarının kansere karşı bağışıklığı vardır.
- Sivrisineklerin 47 tane dişi vardır.
- Büyükçe bir yunus günde 2 ton yiyecek tüketir.
- Timsahlar daha derine batabilmek için taş yutarlar.
- Kediler şeker tadını ayırt edemezler.
- Amerika'da 58 milyondan fazla köpek vardır.
- Zürafaların ses telleri yoktur.
ArZu
Hadi Çıkın İşin İçinden

Atalara güvenilmez abicim. Bak işte durmamış paso söylemişler. Ama birbirlerinden haberleri yok ! Biri "kalk gidelim" diyor diğeri "otur oturduğun yerde"

1. 'damlaya damlaya göl olur' / 'taşıma suyla değirmen dönmez'

2.. 'iyi insan lafın üstüne gelir' / 'iti an çomağı hazırla'

3.. 'bir elin nesi var iki elin sesi var' / 'nerde çokluk orda yokluk'

4.. 'fazla mal göz çıkarmaz' / 'azıcık aşım ağrısız başım'

5.. ' kervan yolda düzelir' / ' balık baştan kokar'

6.. 'söz gümüşse,sükut altındır' / 'sükut ikrardan gelir'

7.. 'harama uçkur çözülmez' / 'güzele bakmak sevaptır'

8.. 'iki gönül bir olunca samanlık seyran olur' / 'iki çıplak bir
hamama yakışır'

9.. 'bülbülün çektiği dili belası' / 'bilmemek ayıp değil sormamak
ayıp'

10.. 'eşeğe altın semer vursan da eşek yine eşektir' / 'ye kürküm ye'

11.. 'eğri otur doğru söyle' / 'doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar'

12.. 'düşenin dostu olmaz' / 'dost kara günde belli olur'

13.. 'ava giden avlanır' / 'atın ölümü arpadan olsun'

14.. 'erken kalkan yol alır ' / 'acele işe şeytan karışır'

15.. 'birlikten kuvvet doğar' / 'körler sağırlar, birbirlerini ağırlar'

16.. 'tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır' / 'lafla peynir gemisi yürümez'

17.. 'gün ola harman ola' / 'perşembenin gelişi çarşambadan
bellidir"

18.. 'ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol' / 'hocanın
dediğini yap, yaptığını yapma"

19.. 'iyilik yap denize at' / 'merhametten maraz doğar"

20.. 'zararın neresinden dönülse kardır' / 'gelen gideni aratır"

21.. 'yüzü güzel olanın huyu da güzel olur' / 'yüzü güzel olanı değil
huyu güzel olanı sev"

22.. 'akıl akıldan üstündür' / 'aklın yolu birdir"

23.. 'el elden üstündür' / 'alet işler el övünür"

24.. 'acı patlıcanı kırağı çalmaz' / 'yaşın yanında kuru da yanar"

25.. 'zorla güzellik olmaz' / 'zora dağlar dayanmaz"
ranuna
NİÇİN YÜZÜMÜZ KIZARIR????
Yüz kızarması,sadece utanma durumunda değil,şaşırma,kızma,heyecanlanma,korkma veya stres hissi durumunda da ortaya çıkabilir.ayrıca kızarma,yaş ve tecrübe miktarıyla da alakalı.şaşırtıcı bir gerçekte,işitme ve görme engellilerin de yüzlerinin kızarmasıdır.hatta bir kişinin,kendisinde utanma duygusu yaratabilecek herhangi birşeyi düşündüğünde bile kızarabildiği ortaya çıkmıştır.yani bu fonksiyon yetersizliğinin bir sonucudur.zihin karışıklığı sırasında sinir sistemi devreye giriyor ve kılcal damarlar genişliyor.ve kan akışı hızlanıp yüz ile boyun cevresine daha fazla kan geliyor.utanma durumunda vücut sıcaklığında da artış görülmesi nedeniyle kan,en çabuk soğuyabileceği noktalara gönderiliyorki bunlar en çok kızaran taraflarımız:::ELLER,AYAKLAR VE YÜZÜMÜZDÜR wub.gif wub.gif good.gif
Dr.MoBiLe
bilgiler için teşekkürler
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2009 Invision Power Services, Inc.