Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Hz.Ebubekirin Üstünlüğü Hk.
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ GENEL ]·.
volkan
Öncelikle Selamunaleyküm Herkese

788. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Ebû Bekir ve Ömer, öncekilerden ve sonrakilerden, cennetliklerin orta yaşlı olanlarının efendileridirler. Peygamberler hâriç.
Ey Ali! Sen onlara bunu bildirme!"
Ali radıyallahu anh. Tirmizî.
cafer-es sadık
QUOTE(volkan @ Aug 27 2005, 06:49 PM)
Öncelikle Selamunaleyküm Herkese


MUHTEREM KARDEŞİM ÖNVCELİKLE BU HADİSİN BANA KÜTÜB-İ SİTTEDEKİ NOSUNU VERİRMİSİN.788 NULU HADİS BUDEĞİL.
HADİSE GELİNCE BU NHADİS UYDURMADIR.AÇIKLAYACAK OLUR İSEK ORTA YAŞLI KAVRAMINI AÇIKLAYALIM.ORTA YAŞLI DEMEK 45- 65 ARASI YAŞ GRUBUDUR.AMA SEN BUNU DAHA İYİ BİLİRSİNKİ CENNETE İNSANLARIN HEPSİ GENÇTİR VE GENÇ OLAN İNSAN 45 YAŞINDAN KÜÇÜKTÜR.
Bu hadis hakkında da biraz düşünecek olursak, sizin diraye ve rical alimlerinizin bu hadisi uyduruk hadislerden bilmelerinin yanı sıra Resulullah (s.a.a)’in böyle bir şey buyurmayacağı yine hadisin kendisinden anlaşılmaktadır. Çünkü herkes, yaşlı bir insanın cennette olamayacağını biliyor. Cennette, dünyada olduğu gibi bir ihtiyarlama söz konusu olmadığından dolayı insanın siyadet (efendilik) kemaline olaşabilmesi için gençlikten yaşlılığa doğru ilerleme diye bir şey söz konusu olmayacaktır.

Bizim sözümüzü doğrulayan birçok hadis vardır. Bunlar sizin ve bizim hadis kitaplarımızda mevcuttur. Örneğin, bir gün “Eşcei” kabilesinden olan yaşlı bir kadın Resulullah (s.a.a)’in huzuruna geldiğinde, Resulullah (s.a.a) sohbetleri esnasında ona şöyle buyurdu: “Yaşlılar cennete girmeyecektir.”

O kadın da üzülerek ; “Ya Resulellah! Öyleyse ben cennete giremeyeceğim” deyip Hazretin huzurundan ayrıldı. Resulullah (s.a.a) de onun arkasından şu haberi yolladı:

“Ona söyleyin ki, o gün kimse yaşlı olmayacaktır. Çünkü bütün yaşlılar GENÇ olarak cennete gireceklerdir.”

Ardından şu ayeti okudular:

“Şüphe yok ki biz, huri kadınları da güzel bir biçimde yeniden yaratmış, hepsini bakireler yapmışızdır, yaşıt cilveli dilberler halinde.”[Vakıa/35-36-37. )

Yine sizin ve bizim hadis kitaplarımızda Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Cennet ehli, yüzünde kıl bitmemiş, kıvrık saçlı ve gözlerine sürme çekilmiş bir halde 33 yaşlarında cennete girerler.”
YANİ ANLAYACAĞIN KARDEŞİM CENNETTE NE ORTA YAŞLI NEDE YAŞLI KİŞİLER VARDIR.HEPSİ GENÇTİR.
AYRICA EBUBEKİR VE ÖMER HAKKINDA BİR SÜRÜ UYDURMA HADİS VARDIR.
SİZİN ALİMLE R ŞÖYLE DİYOR
Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğuna artık bir şüphe yoktur: “Allah Teala halkın hepsine genel olarak, ama Ebu Bekir’e özel olarak tecelli eder.”

Yine buyurmuş ki: “Allah Teala benim göğsüme döktüğü her şeyi, Ebu Bekir’in de göğsüne döktü.”

Yine buyurmuştur ki: “Ben ve Ebu Bekir iki rahvan at gibiyiz.”

Yine buyurmuş ki: “Dünyanın göğünde bulunan 80 bin melek, Ebu Bekir ile Ömer’i sevenler için istiğfar ederler ve ikinci gökte bulunan 80 bin melek de Ebu Bekir ve Ömer’in düşmanlarına lanet ederler.”

Yine buyurmuştur ki: “Ebu Bekir ve Ömer öncekilerin ve sonrakilerin en hayırlısıdırlar.”

Ömer ve Ebu Bekir’in makamlarının azameti şu hadisten daha iyi anlaşılmaktadır: “Allah beni kendi nurundan, Ebu Bekir’i benim nurumdan, Ömer’i Ebu Bekir’in nurundan ve ümmetimi de Ömer’in nurundan yaratmıştır. Ömer cennet ehlinin kandilidir.”

Halifelerin makamı konusunda bizim muteber kitaplarımızda bunlar gibi birçok hadis vardır. Gerçeklerin ortaya çıkması için onlardan yalnızca bir kaçını örnek olarak size aktardım.
CEVAP:
Söylediğiniz bu hadislerin kendileri, bizzat bunların Resulullah (s.a.a)’in mübarek ağzından çıkmadığını gösteriyor. Resulullah (s.a.a) hiçbir zaman bu tip sözleri söylemezlerdi. Çünkü birinci hadis Allah’ın cisim olduğunu gösterir. Bu da halis küfür demektir. Allah’ın cisim olduğuna inanmak insanı kesinlikle küfre götürür. İkinci hadis ise Ebu Bekir’in Resulullah (s.a.a)’e nazil olan her şeye ortak olduğunu söylüyor; ki böyle bir şey de imkansızdır. Üçüncü hadis de Resulullah (s.a.a)’in Ebu Bekir’den hiçbir üstünlüğü olmadığını gösteriyor. Son iki hadis ise her iki tarafın da (Sünni ve Şia) kabul ettiği “Muhammed ve Âl-i Muhammed alemlerin en hayırlısıdırlar.” hadisleriyle (bu konuda daha birçok hadis nakledilmiştir) çelişmektedir. Son hadis ise, Kurân’ı Kerim’deki Dehr (İnsan) suresinin 13. ayeti “Koltuklar üzerine yaslanarak otururlar orada. Ne güneş görürler, ne de kavurucu soğuk.” ile çelişmektedir. Cennette güneş ve ay yoktur. Orada bulunan taş, ağaç, duvar, kapı kısaca her şey nurludur. Bu dünyada aydınlanmak için ışığa ihtiyaç vardır; cennette değil.

Bu zahiri tenkitlerden ilave, sizin rical ve dirayet alimleriniz örneğin: Mukaddesi “Tezkiret’ul- Mevzuat”ta, Firuzabadi eş-Şafii “Sefer’us- Seadat” kitabında, Hasan bin Kesir-i ez- Zehebi “Mizan’ul- İ’tidal”da, Ebu Bekir Ahmed bin Ali Hatib-i Bağdadi kendi yazdığı tarih kitabında, Ebu’l Ferec bin Cevzi “Mevduat” kitabında, Celaluddin-i Süyuti “El- Leali’l- Mesnua fi’l- Ehadis’il- Mevdua” adlı kitabında bu hadislerin uydurma olduğuna ilişkin hüküm vermişlerdir. Bu hadislerin her biri hakkında açıkça şöyle demişlerdir: Ravi ve senet açısından bu hadisler mevdu ve sahte hadislerdendir. Çünkü bunları nakledenlerin içerisinde yalancı ve hadis uyduran kimseler bulunmaktadır. Böylece bu hadislerin, hem aklen, hem de Kur’ân ayetlerine göre batıllığı apaçık ortadadır.
ALLAHA EMANET OL ........SELAMETLE
Monoroza
QUOTE(volkan @ Aug 27 2005, 06:49 PM)
Öncelikle Selamunaleyküm Herkese

788. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Ebû Bekir ve Ömer, öncekilerden ve sonrakilerden, cennetliklerin orta yaşlı olanlarının efendileridirler. Peygamberler hâriç.
Ey Ali! Sen onlara bunu bildirme!"
Ali radıyallahu anh. Tirmizî.
*



hazretıebubekıresrmuslar sencennetle mujdelenmıs 1ısın neguzel sanslısın
hazretı ebubekır soyle cevap vermıs.ayagımın 1ı cennetteyse dıyerının cehennemde olmasından korkarım
iste nekadar mubarek 1ınsan oldugu burdan bellı
hz ebubekır soyle dua ederdı .yarabbi benım vucudumu okadar genıs eylekı
cegennemı atesınıvucudum kaplasın
rabbım bızlerı onların yanında hasr eylesın
permur
ALLAH RAZI OLSUN CAFER ES SADIK KARDEŞ... KONUYU DAHA DA UZATA BİLİR DAHADA GENİŞLETEBİLİR, HADİS HAKKINDA BİR SÜRÜ KAYNAK DÖKEBİLİRDİM AMA AKIL EHLİNE CAFER ES SADIĞIN CEVABI BİLE YETER.


YANLIZ ŞU VAR Kİ: BU HADİS ŞU HADİSE KARŞI UYDURULMUŞ BİR SÖZDÜR: PEYGAMBER EFENDİMİZ BUYURDU Kİ: HASAN VE HÜSEYİN CENNET GENÇLERİNİN EFENDİSİDİR...

BUNU GÖREN ZAMANIN ZALİM DİN DÜŞMANLARI GENÇ OLURDA YAŞLIMI OLMAZ HAREKETİ İLE EBUBEKİR VE ÖMERE ULUHİYETLİK KAZANDIRMAK İÇİN ELLERİNDEN GELDİĞİNCE BU GİBİ HADİS SANILAN SÖZLERİ UYDURMUŞLARDIR... AMA MAALESEF CENNETTE YAŞLILARIN OLAMAYACAĞINI UNUTMUŞLARDI...

TARİH KALLEŞTİR. TARİH TÜM DİN DÜŞMANLARINI MÜNAFIK SAHABELERİ TÜM ÇIPLAKLIĞI İLE GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR. İSLAMIN BELİNİ KIRAN BU MÜNAFIKLAR MÜŞRİKLERİN 7 (YEDİNCİ) MADDESİNİ UYGULAMIŞLARDIR...,

BAŞARILI OLDUKLARINI ZANNEDİYORLAR AMA BU NUR SÖNMEZ.

NERDE EHLİ BEYTLE İLGİLİ BİR SÖZ BİR HADİS VARSA YA GİZLEDİLER, YA YAKTILAR YA FIRATA ATTILAR YADA O SÖZLERE KARŞI BİNLERCE SÖZ UYDURDULAR...

ÖRNEK: ÖMER VE EBUBEKİR CENNET YAŞLILARININ EFENDİSİDİR SÖZÜ....

ÖRNEK: ASHABIM GÖKTEKİ YILDIZLARA BENZER SÖZÜ...


VARIN SİZ KARARI VERİN...
Monoroza
QUOTE(permur @ Sep 15 2005, 07:24 AM)
ALLAH RAZI OLSUN CAFER ES SADIK KARDEŞ... KONUYU DAHA DA UZATA BİLİR DAHADA GENİŞLETEBİLİR, HADİS HAKKINDA BİR SÜRÜ KAYNAK DÖKEBİLİRDİM AMA AKIL EHLİNE CAFER ES SADIĞIN CEVABI BİLE YETER.
YANLIZ ŞU VAR Kİ: BU HADİS ŞU HADİSE KARŞI UYDURULMUŞ BİR SÖZDÜR: PEYGAMBER EFENDİMİZ BUYURDU Kİ: HASAN VE HÜSEYİN CENNET GENÇLERİNİN EFENDİSİDİR...

BUNU GÖREN ZAMANIN ZALİM DİN DÜŞMANLARI GENÇ OLURDA YAŞLIMI OLMAZ HAREKETİ İLE EBUBEKİR VE ÖMERE ULUHİYETLİK KAZANDIRMAK İÇİN ELLERİNDEN GELDİĞİNCE BU GİBİ HADİS SANILAN SÖZLERİ UYDURMUŞLARDIR... AMA MAALESEF CENNETTE YAŞLILARIN OLAMAYACAĞINI UNUTMUŞLARDI...

TARİH KALLEŞTİR. TARİH TÜM DİN DÜŞMANLARINI MÜNAFIK SAHABELERİ TÜM ÇIPLAKLIĞI İLE GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR. İSLAMIN BELİNİ KIRAN BU MÜNAFIKLAR MÜŞRİKLERİN 7 (YEDİNCİ) MADDESİNİ UYGULAMIŞLARDIR...,

BAŞARILI OLDUKLARINI ZANNEDİYORLAR AMA BU NUR SÖNMEZ.

NERDE EHLİ BEYTLE İLGİLİ BİR SÖZ BİR HADİS VARSA YA GİZLEDİLER, YA YAKTILAR YA FIRATA ATTILAR YADA O SÖZLERE KARŞI BİNLERCE SÖZ UYDURDULAR...

ÖRNEK: ÖMER VE EBUBEKİR CENNET YAŞLILARININ EFENDİSİDİR SÖZÜ....

ÖRNEK: ASHABIM GÖKTEKİ YILDIZLARA BENZER SÖZÜ...
VARIN SİZ KARARI VERİN...
*



ashabım goktekı yıldızlara benzer kım onlardan 1ine uyarsa dogru
yolu bulur evet hepsı 1bırınden mubarek insanlar hepsı hakkında 1cok hadısler vardır yazmakla bıtmez suankı konumuz hz ebubekır oldugu ıcın ondan bahsedıyoruz baska 1baslıkla dıyer mubarekler hakkında konusuruz
inşeallah
tugra
Kur’an’da Övülen İnsan

Hz. Ebû Bekir-i Sıddîk Efendimiz’i (r.a) nasıl öveyim, nasıl anlatayım? Ben kulların en alt derecede olanıyım.

Onu, yüceler yücesi âlemlerin yaratıcısı bizzat Allah Teâlâ övmüştür. Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de onu, “İkinin ikincisi, son Peygamber’in arkadaşı, takvâ yolunda en ileri olan kişi” diye tarif etmiş ve övmüştür.

“Eğer siz O’na yardım etmezseniz, ikinin ikincisi (iki kişiden biri) olduğu halde [Resûlullah (s.a.v) ve Hz. Ebû Bekir (r.a)] kâfirler onu Mekke’den çıkardıkları zaman Allah ona yardım etmişti. Hani onlar mağarada idiler. O zaman arkadaşına, ‘Üzülme Allah bizimle beraberdir’ diyordu.” (Tevbe 9/40.)

“Takvâ yolunda en ileri olan cehennemden korunacaktır. O malını verip temize çıktı. Ona göre sırf verdiğinden dolayı mükâfata layık kimse yoktur. Bu sebeple o, verdiğini yüce rabbinin hoşnutluğunu kazanmak için verir.” (Leyl 92/17-21.)

Hz. Ebû Bekir Efendimiz (r.a)...
Asıl ismi Abdullah... Tertemiz soyu, Peygamberimiz’in (s.a.v) altıncı batındaki dedesi Mürre b. Kâ‘b ile birleşir. Fil yılından iki yıl bir ay sonra dünyaya geldi.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) onun hakkında şöyle buyurdu:
“Ebû Bekir’in malı kadar hiçbir malın bize faydası dokunmamıştır.” (Buhârî, Salât, 80; Ahmed, el-Müsned, 2/18)

Ümmetimden cennete girecek ilk insan hiç şüphe yok ki Ebû Bekir’dir.” (Müslim, Salât, 152; Ebû Davud, Sünnet, 8.)

“Ebû Bekir’in arkadaşlığı kadar bana güven veren bir arkadaşlık ve onun malı kadar bana güvenli olan bir mal olmamıştır. Eğer rabbimin dışında kendime bir dost bulmak isteseydim, bu dost, Ebû Bekir olurdu. Ne var ki din kardeşliği de yeterli bir dostluktur.” (Buhârî, Fezâilü’s-Sahâbe, 3; Müslim, Menâkıb, 45; Tirmizî, Menâkıb, 15.)

Özellikleri Yüce Bir Dost
Hz. Ebû Bekir Efendimiz (r.a), erkekler arasında ilk müslüman olan kişi, müslümanlar arasında ilk defa, malının tamamını Allah yolunda harcayan insan, Allah Resûlü’ne gelen maddî zararı, müslümanlar arasında ilk defa karşılayan kişidir.
Hz. Ebû Bekir Efendimiz (r.a), İslâm tarihinde ilk halifedir, Kur’ân-ı Kerîm’i yazıldığı sayfalardan ve ezberleyen hafızlardan dinleyerek ilk defa kitap haline getiren, İslâm’da ilk kez hazineyi (beytülmal) kuran, Peygamber Efendimiz’den (s.a.v) sonra İslâm dininin en önemli ikinci ismidir.
Hz. Ebû Bekir Efendimiz (r.a), cennetlik müslümanların adı sayılırken, onun adı Peygamber Efendimiz’den hemen sonra gelen, Peygamber Efendimiz’le (s.a.v) Medine’ye göç eden en önemli ikinci müslümandır. Bu yüzden de kendisine Kur’ân-ı Kerîm’de “İkinin ikincisi” denilmiştir.


Evliyanın İmamı
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) Medine’ye hicret ederken Hz. Ebû Bekir Efendimiz de (r.a) yanındaydı. O gün en zorlu bir dönemdi. O, geride kalan ümmeti düşünerek yaşananlara şahit oluyordu. Belki de bu yüzden tedirginlik yaşıyor ve yolculuk süresince her an, işte şimdi Kureyş müşrikleri bizi yakalayacak diye endişeleniyordu. Ama bir beşer olması münasebetiyle...
Ancak yüce Allah, Hz. Ebû Bekir Efendimiz’e, böylesi bir zamanda ne yapması gerektiğini Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) lisanından, vahiy olarak gelen şu ilâhî sözlerle kurtarmıştır:

“Üzülme, Allah bizimle beraberdir.” (Tevbe 9/40.)
İşte bundan sonra Peygamber Efendimiz (s.a.v) meydana gelen korkunun, ancak Allah Teâlâ ile beraber olunduğu bilincine varılmasıyla giderileceğini ona öğretti. Hiç şüphesiz bu şeref, pek yüce bir ahlâkî özellikti. Onun yolunda yürüyen pek çok velî, insanın her an yüce Allah ile birlikte olmasına büyük önem verecekti. Zamanla bu özellik, velîlerin ıstılahında “murakabe” adını alacaktı.
Hz. Ebû Bekir Efendimiz (r.a), her an yüce Allah ile mânevî beraberliğine devam etmiş olmalı ki, gece namazlarına ısrarla devam ediyordu. Çünkü gecenin sessizliğinde bu hal, ona büyük bir haz verirdi.
İşte sâdât-ı kirâm efendilerimiz de onun bu güzel özelliğini kendilerine örnek almışlar ve Allah Teâlâ’yı gizlice zikretmişlerdir. Çünkü onların, müridlerine öğrettiği zikrin gayesi, insanı her an Allah ile beraber olmaya götürmektir. Onun için gizli zikri (zikr-i hafî) telkin etmektedirler.

Tefekkür Sahibi
Hz. Ebû Bekir Efendimiz (r.a) takvâsının olgunluğu ve Allah sevgisinin çokluğundan dolayı yüce Allah’a çok yalvarırdı. O, tefekkürü bol ve ağlaması çok olan büyük bir sahâbiydi.
Sevgili Peygamberimiz’in hanımı olan kızı Âişe validemiz (r.a), onun hakkında şöyle diyor:

“Ebû Bekir (r.a) yüreği yufka bir kişiydi. Ne zaman Kur’ân-ı Kerîm’den âyetler okusa, göz yaşlarını tutamazdı.”

Bir defasında kendisine içinde bal bulunan bir su kâsesi sunuldu. Verilen bal şerbetine baktı; ağladı, ağladı... Etrafındakileri de ağlattı. Bir ara sustu. Yanındakiler de sustu. Bir müddet sonra Hz. Ebû Bekir Efendimiz (r.a) yine ağlamaya başladı. Bir türlü göz yaşlarına hâkim olamıyordu. O ağlayınca yanındakiler de ağlıyordu. İnsanlara mânevî coşku (vecd) hali gelmişti. Hz. Ebû Bekir Efendimiz (r.a) kendinden geçti ve bayıldı.
Bir süre sonra kendine gelince, yüzünü örtüsüne sildi. Etrafındakiler şöyle dedi:

“Seni bu kadar heyecanlandıran neydi? Hepimiz senin öldüğünü düşündük!...” Onlara şöyle dedi:
“Bir gün ben, Allah Resûlü Muhammed Mustafa Efendimiz’le (s.a.v) birlikteydim. Efendimiz (s.a.v) bir şeyi eliyle kendisinden uzaklaştırmaya çalışıyor ve, ‘Benden uzak dur!... Benden uzak dur!...’ diyordu. Ama onun ne olduğunu göremiyordum. Yanında ise hiç kimse yoktu. Daha sonra bu durumu kendisine sordum, bana şöyle buyurdu:
‘Dünya ve içindekiler bir şekle bürünüp bana göründü. Onu azarlayıp kendimden uzaklaştırdım. Ama o bana şöyle dedi: Sen benden kurtuldun, fakat senden sonra gelecek olan ümmetin bu dünyalık zevklerden kurtulamayacak.’
İşte ben, o bal şerbetini görünce, dünyalık bir zevke tamah ettiğimi düşündüm. Korktum ve ağladım.” (Bezzâr, el-Müsned, nr. 3618; Heysemî ez-Zevâid, 10/254.)

Hz. Ebû Bekir Efendimiz (r.a) dünya ve âhiret işlerinde ciddi idi. Sınırı asla aşmazdı. Sahâbe-i kirâm arasında en isabetli görüşleri söylerdi. En güzel rüya yorumunu o yapardı. Ashab arasında sözleri, fiilleri ve değerlendirmesi en mükemmel olandı. İnsanlar arasında Allah’ı en iyi bilen ve Allah’tan en çok korkandı.
Yediklerinin ve içtiklerinin helâl olup olmamasına çok dikkat ederdi. Eğer şüpheli bir lokma ağzına götürmüş olsa, haram olduğunu anladığı esnada onu derhal çıkarırdı.
Bir gün Hz. Ebû Bekir’in (r.a.) hizmetçisi, kendisine yemek getirmişti. Yemeğe başlayınca, hizmetçisi, “Efendim, daha önce sofraya her getirdiğim yemeği nereden, nasıl hazırladığımı soruyordunuz. Bugün hiç sormadınız” dedi. Hz. Ebû Bekir (r.a.), “Açlık onu sormamı bana unutturdu” dedi.
Ardından hizmetçisine, “Peki bunları nereden getirdin?” diye sordu. Hizmetçisi, “Efendim, ben müslüman olmadan önce sihir yapardım. Biri bana sihir yapmam karşılığında yemek vaad etmişti. Onlar, şimdi düğün yapıyorlar, bana da yemek ikram ettiler” dedi. Hz. Ebû Bekir Efendimiz (r.a), “Bu, sihir karşılığında verilen bir yemek mi?” diye sordu ve istifra etti. Yanındakiler, “Ey Ebû Bekir! Bu haram değil, hırsızlık hiç değil. Bir lokma için niçin kendine bu kadar ıstırap ediyorsun?” dediler. Hz. Ebû Bekir (r.a) şöyle dedi:

“Eğer canım çıkma pahasına da olsa bu lokmayı çıkartırım. Zira Peygamber Efendimiz (s.a.v), ‘Haram yiyen her ceset, cehenneme daha lâyıktır ve yakındır’ (Taberânî, el-Kebîr, nr. 5759; Ebû Nuaym, Hilye, 1/31; Süyûtî, Sagîr, 2/279.) buyurmuştur.”

Hz. Ebû Bekir Efendimiz (r.a) başkaları tarafından övüldüğünü gördüğü zaman şöyle derdi:
“Ey Allahım! Nefsimi sen onlardan daha iyi bilirsin. Beni, onların düşündüğünden daha iyi duruma getir. Onların bilmediği hatalarımı bağışla. Onların, hakkımda söyledikleri övgülerden dolayı beni sorguya çekme.”

Güzel Sözlerinden Seçilenler
 Allah rızâsı gözetilmeyen işlerden, Allah yolunda harcanmayan maldan, cahilliğinden ötürü yumuşak huylu olamayan kişilerden ve Allah için yapacağı bir işte insanların kınamasından çekinen kimselerden hayır gelmez.
 Bir kimse Allah için nefsine kızarsa, yüce Allah o kişiyi nefsin hilelerinden korur.
 Övünmekten sakının. Topraktan gelip yine toprağa gidecek olanın, sonra böceklere yem olacak olanın övünmek neyine.
 Sonu cehennem olan bir iyilik, hayır sayılmaz. Sonu cennet olan kötülük de kötülük kabul edilmez.

Vefatı
Hz. Ebû Bekir Efendimiz (r.a) bir gün hastalanınca ziyaretine gelenlerle arasında şu konuşma geçti. Gelenler,
“Sana doktor çağıralım mı?” diye sordu.
“Doktor beni gördü” dedi.
“Öyleyse sana ne tavsiye etti?” dediler.

“Rabbin dilediğini hakkıyla yapandır” dedi. (Hûd 11/107.)

Daha sonra yanına Hz. Ömer’i (r.a) çağırdı. Yaptığı sohbetle onu ağlattı. Ardından şöyle buyurdu:
“Eğer tavsiyelerimi tutarsan, senin için ölümden daha sevimli gelen bir şey olmaz. Nasıl olsa o, sana gelecektir. Şayet dediklerimi tutmazsan, senin için ölümden daha sevimsiz hiçbir şey olamaz. Ama sen, o sevimsiz gördüğünü yok edemezsin.”

Hz. Ebû Bekir Efendimiz (r.a) daha sonra herkese şöyle dedi:

“Darlıkta ve yoklukta daima Allah’ı hatırlamanızı, O’ndan gereği gibi korkmanızı, lâyık olduğu şekilde O’nu yüceltmenizi ve bol bol O’ndan günahlarınızın affı için yalvarmanızı tavsiye ederim. Hiç şüpheniz olmasın, Allah’ın bağışlaması boldur. Allah’ın selâmı üzerinize olsun.”

Hz. Ebû Bekir Efendimiz (r.a)...
21 Cemâziyelâhir 13 (22 Ağustos 634) tarihiydi. Akşam ile yatsı vakti arasıydı. Salı gecesi vefat etti. Vefat ettiğinde ise altmış üç yaşındaydı.
Bu yoldaki mânevî bağ, Hz. Ebû Bekir-i Sıddîk Efendimiz’den Selmân-ı Fârisî (r.a) hazretlerine geçti.
Allah Teâlâ bizleri kendisinden ayırmasın.
Allah Teâlâ makamını yüceltsin.

nakşibendî yolunun üçüncü silsilesi

ALTIN SİLSİLE [SÂDÂT-I KİRÂM]


Hazırlayan
İbrahim TOZLU



SEMERKAND





permur
confused1.gif confused1.gif confused1.gif confused1.gif confused1.gif confused1.gif confused1.gif confused1.gif confused1.gif confused1.gif




ömer faruk
QUOTE(permur @ Sep 15 2005, 04:48 PM)
confused1.gif  confused1.gif  confused1.gif  confused1.gif  confused1.gif  confused1.gif  confused1.gif  confused1.gif  confused1.gif  confused1.gif
*




Esselamu aleyküm . Arkadaşlar hulefa_i raşidin ve ashabın üstünlükleri tartışılmaz bir konudur muhakkak lütfen böyle hakarete varacak yazılardan vaz geçin ehli sünnet kardeşlerim sizleri çok iyi anlıyorum şia arkadaşlar sizleride anlıyorum bizler cafer es sadık hz lerinide dinlerine hurafe ve bidat karıştırmayan isnai aşeriyye yani on iki imamıda seviyoruz etmeyin eylemeyin ne halifelere ne shaba nede ehli beyte nede diğer şiin üstünlüğü tartışılmaz imamlarına laf atmayalım o hadis uydurmadır bu hadişs mevzudur diye çekişmeleride bırakalım ben bunları derim Allah haktan sırati müstakimden ve ehli sünnet vel cemaat itikadından ayırmasın cümlemizi
tugra
QUOTE(ömer faruk @ Sep 15 2005, 07:47 PM)
Esselamu aleyküm . Arkadaşlar hulefa_i raşidin ve ashabın üstünlükleri tartışılmaz bir konudur muhakkak lütfen böyle hakarete varacak yazılardan vaz geçin ehli sünnet kardeşlerim sizleri çok iyi anlıyorum şia arkadaşlar sizleride anlıyorum bizler cafer es sadık hz lerinide dinlerine hurafe ve bidat karıştırmayan isnai aşeriyye yani on iki imamıda seviyoruz etmeyin eylemeyin ne halifelere ne shaba nede ehli beyte nede diğer şiin üstünlüğü tartışılmaz imamlarına laf atmayalım o hadis uydurmadır bu hadişs mevzudur diye çekişmeleride bırakalım ben bunları derim Allah haktan sırati müstakimden ve ehli sünnet vel cemaat itikadından ayırmasın cümlemizi
*




Aleykumeselam efendim
Bu konu içerisinde şia hakkında söylenmiş herhangi bir söz göremedim ben.Ama her ne hikmetse bazı arkadaşlar birden karşı savunmaya geçerek Allah`ın dinine hizmet etmiş o büyük sahabe hakkında yazılan bir yazıya muhalefet olmuşlar.Allah`ın düşmanı düşmanımdır.Allah Resul`unun düşmanı düşmanımdır.Allah Resul`una tereddütsüz gönül bağlayanlara düşman olanlar düşmanımdır.
ubeyd_el_turki
Hz.Ebubekir ve Hz.Ömer'e lanet eden kafirdir hükmünü bildiren alimlerimizde vardır.

Biz kararımızı verdik bu sözleri söyleyen ve kendi söyleyip sonrada başka bir nickle kendini tasdik eden ŞİA'larıda...
Musa-el Kazım
Diğer üyelere karşı hakaretler içeren,küçük düşürücü,rencide edici mesaj yazdığınız için yazınız tarafımdan silinmiştir.

Selametle.
Ke[R]eM
volkan
Arkadaşlar öncelikle Selamun Aleyküm

Tartışma olabilir ancak kimse kimsenin dinine karışamaz biribirlerine Kafir diye itham eden arkadaşlar çok büyük bir vebaldir bu Allah ve Rasülü aşkına birbirinizle helalleşin bizde görelim.Allah ve Rasülü aşkına....

Yani bu konuyu ben açtım ama buralara kadar geliceğini düşünemedim bi daha Tövbe Yarabi Tövbe Yarabbi Tövbe Yarabbi

Banada hakkınızı helal edin...
ubeyd_el_turki
QUOTE(Musa-el Kazım @ Sep 21 2005, 03:47 PM)
Diğer üyelere karşı hakaretler içeren,küçük düşürücü,rencide edici mesaj yazdığınız için yazınız tarafımdan silinmiştir.

Selametle.
Ke[R]eM

*



Lanet ve hakaret, Şia'nın işi budur...

Önce inancınızdaki küfürleri temizleyin...

Şahsi derdiniz varsa özelden mesaj atın...Dinimi dahleden bari müslüman olsa...

Alıntı kısmındaki mesaj tarafımdan silinmiştir.Bu sebeple bu mesajda da gerekli düzenlemeler yapılmıştır.
Selametle.
Ke[R]eM
tugra
Kafirlik ithamı,hadisleri yalanlamalar,tehditvari mesajlar,cennetle müjdelenen ve Yüce Allah`ın ben onlardan razıyım diye bildirdiği ayaklarının tozu dahi olamıyacağımız sahabelere duyulan kin.Şimdiye kadar gördüklerimiz bunlar.Biz görüyoruz da asıl görmesi gerekenler görmüyo galiba...Ya da biz teröristiz ama bu yazılanlar normal!!!
Musa-el Kazım
QUOTE(ubeyd_el_turki @ Sep 21 2005, 05:35 PM)
Lanet ve hakaret, Şia'nın işi budur...

Önce inancınızdaki küfürleri temizleyin...

Şahsi derdiniz varsa özelden mesaj atın...Dinimi dahleden bari müslüman olsa...
*



sen asıl kendine bi bak. ben bu site ile tanıştığımdan beri şia yı lanetleyen sen değilmisin.kafir diyen sen diyen değilmisin.ayıp bee...
Ke[R]eM
Konu tarafımdan kilitlenmiştir.İncelenip,gereken yapılacaktır!

Düzenleme: Konu tarafımdan incelenmiştir. Gerekli müdahaleler yapılmıştır. Lütfen forum kuralları dahilinde ve saygı/sevgi çerçevesinde mesajlar yazalım.

Selametle...
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2009 Invision Power Services, Inc.