tansel
Jul 16 2008, 11:27 AM
bence herkez hazır olmalı televizyonlarda tansyonlu ropörtajlara zaman azdır. önce karalarlar yuhlarlar yüklenirler bu garanti. ama unutmamak lazım onun destege ihtiyacıda yoktur. onu Allah desteklemiştir. ülkemin insanları inançlıdır hiç korkum yok türkiyeden yana. ben dünyanın akibetini merak ediyorum mehdi zuhur ettigi zaman Allah yardımcıları olsun gercekden.
kimse ama hiç kimse ön yargılı olmasın dinlemeden okumadan anlamadan sakın yorum bile yapmasın iyice dinlemeden. benim tavsiyem budur. önyargıları atalım bir kenara o onu demiş bu bunu demiş. şurda şöle denmişte ona uymuyor gibi şeyler yapmayalım inşallah kendi aklımıza mantıgımıza kitabımıza güvenelim. unutmayalımki sonuçda maide suresini "galip gelecek olanlar Allahın taraftarlarıdır"
"Önyargıyı parçalamak Atomu parçalamakdan daha zor Alberth AYNŞTAYN"
Linkinpark
Jul 16 2008, 11:30 AM
fani olanı istemem
Jul 17 2008, 04:34 AM
BEDİÜZAMANIN MEHDİ RESUL UN ÇIKIŞ TARİHİ TESPİTLERİ
Hz. İsa geldiği zaman, onu herkesin tanıyamayacağını söyleyen Bediüzzaman, ona yakın bazı kişilerin ancak imanın nuru ile onu tanıyabileceklerini ifade etmiştir. Bu da dünya hayatının imtihanın sırrı olması itibariyle böyledir. Bazı insanların yanılarak beklediği şekilde, yani adeta gökten herkesin göreceği şekilde inerek, uçarak vb. şekilde gelişi söz konusu değildir, çünkü bu adetullaha ve imtihan sırrına aykırıdır. Bu nedenle Hz. İsa gibi yaratılışı ve hayatı mucizelerle dolu bir Peygamberi dahi insanlar tanıyamayacaklardır. Önceleri, sadece gerçek imanlı ve ihlaslı az bir kitle, onu imani çalışmalarından, halinden ve kendisini beklediklerinden dolayı tanıyacaklardır.
Bu husus Mehdi için de geçerlidir. 14 asır önce Peygamber Efendimizin (SAV), Allah'ın vahyine dayanarak bildirdiği bir şahıs olan Mehdi, hadis-i şeriflerde öylesine detaylı tarif edilmiş olmasına rağmen, aynı şekilde ona yakın çok az insan dışında uzun süre tanınmayacaktır.
Örneğin Mehdi'nin çıkacağı yer, zaman, etrafındakiler ve yapacağı işler gibi, tanınmasını oldukça belirginleştiren bilgiler hadislerde anlatılmasına rağmen, hatta fiziksel birçok belirleyici özelliğinin bildirilmesine ve kişinin tam teşhis edilebileceği gibi olmasına rağmen yine de uzun süre tanınamayacaktır.
"çok az ve küçük olması": Hz. İsa'yı tanıyacak kişiler ona tabi olan yakın bir Hristiyan grup olmakla birlikte, O'nu bekleyen Müslümanların başı olan Mehdi ve yakınları tarafından da tanınacaktır. Hz. İsa dünyaya geldiği zaman onu tanıyacak yakınları nasıl az bir topluluk olacaksa, Mehdi geldiği zaman da onu tanıyacak yakınları çok az olacaktır. Üstadın burada bu topluluğun hem fert olarak sayılarının çok az olacağı, hem de yaşadıkları ülkenin kurumsal yapılanmasının içinde çok küçük kalacaklarına dikkat çekmiştir.
Bediüzzaman, Hicri 1327'de Şam'daki Emevi Camii'nde on bin kişilik bir cemaate verdiği Şam hutbesinde, 1371'den sonraki İslam aleminin geleceğine yönelik izahlar yapmış, ahir zamandan çeşitli tarihler vererek, beklenen Mehdi'nin mücadele ve galibiyet zamanına dikkat çekmiştir:
Evet şimdi olmasa da 30-40 SENE SONRA fen ve hakiki marifet (hüner, sanat , ilim ve fenlerle öğrenilen bilgi) ve medeniyetin mehasini (iyi ve faydalı yönlerini) o üç kuvveti tam teçhiz edip (o üç kuvvetle donatıp), cihazatını verip (gerekli ihtiyacını karşılayıp) o dokuz manileri mağlup edip (o dokuz engelleri yenip) dağıtmak için taharri-i hakikat meyelanını (gerçekleri araştırma eğilimi) ve insaf ve muhabbet-i insaniyeyi (insan sevgisini) o dokuz düşman taifesinin (sınıfının) cephesine göndermiş, inşaAllah YARIM ASIR SONRA onları darmadağın edecek. (Hutbe-i Şamiye, sf. 25)
Bediüzzaman’ın Şam Hutbesi, Hz. Mehdi’nin görev zamanı ile ilgili net tarihler vermiş olması açısından son derece önemlidir:
1981- 1991 yılları – Hz. Mehdi'nin faaliyetlerine başlaması
Evet şimdi olmasa da 30-40 SENE SONRA…
Bediüzzaman’ın vermiş olduğu bu tarih ile, bu hutbenin okunduğu tarihten 30-40 yıl sonrası, yani Hicri 1401-1411 yılları kastedilmiştir. Miladi olarak ise bu tarihler 1981-1991 tarihlerine denk gelmektedir.
Kadir-i Zülcelal Hz. Mehdi ile de, alem-i İslam'ın zulümatını dağıtabilir. Ve vaadetmiştir, vaadini elbette yapacaktır. Kudret-i İlahiye noktasında gayet kolaydır. Eğer daire-i esbab ve hikmet-i Rabbaniye noktasında düşünülse, yine o kadar makul ve vukua layıktır ki; Eğer muhbir-i Sadık'tan rivayet olmazsa dahi, herhalde öyle olmak lazım gelir. Ve olacaktır diye ehl-i tefekkür hükmeder." (Mektubat, 411-412)
"Gerçi her asırda hidayet edici, bir nevi Mehdi ve müceddid geliyor ve gelmiş, fakat herbiri üç vazifeden birisini bir cihette yapması itibariyle, ahir zamanın Büyük Mehdi ünvanını alamamışlar." (Emirdağ Lahikası, 260)
Bir nur zuhur edecek (ortaya çıkacak), bid'atlar zulümatını (dine sonradan girmiş hurafeleri) dağıtacak. Ben böyle bir nurun zuhuruna çok intizar ettim (gözledim) ve ediyorum. Fakat çiçekler baharda gelir. Öyle kudsi çiçeklere zemin hazır etmek lazım gelir. Ve anladık ki, bu hizmetimizle o nurani zatlara zemin izhar ediyoruz (hazırlıyoruz)".(Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 189)
"Ta ahir zamanda, hayatın geniş dairesinde asıl sahipleri, yani Hz. Mehdi ve şakirtleri (talebeleri), Cenab-ı Hakk'ın izniyle gelir, o daireyi genişletir ve o tohumlar sünbüllenir. Bizler de kabrimizde seyredip Allah'a şükrederiz." (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 138- Kastamonu Lahikası, 72)
"Ümmetin beklediği, ahir zamanda gelecek zatın üç vazifesinden en mühimi ve en büyüğü ve en kıymetdarı olan iman-ı tahkikiyi neşr ve ehl-i imanı delaletten kurtarmak" (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, sf. 9)
"...Risale-i Nur'un şahs-ı manevisini haklı olarak Hz. Mehdi telakki ediyorlar. O şahs-ı manevinin de bir mümessili, Nur şakirdlerinin tesanüdünden gelen bir şahs-ı manevisi ve o şahs-ı maneviden bir nevi mümessili olan biçare tercümanını zannettiklerinden, bazen o ismi O'na veriyorlar. Gerçi bu, bir iltibas ve bir sehivdir, fakat onda mes'ul değiller." (Tılsımlar Mecmuası, 201)
"Hz. İsa (AS) geldiği vakit, herkesin onun İsa olduğunu bilmesi gerekmez. O'nun yakınları ve ileri gelen kişiler, imanın nuru ile onu tanırlar. Yoksa açıkça herkes onu tanımayacaktır." (Mektubat, s. 54)
"Hazret-i İsa Aleyhisselam gelir, Hz. Mehdi'ye namazda iktida eder, tâbi olur." diye rivâyeti bu ittifaka ve hakikat-ı Kurâniye'nin matbuiyetine ve hakimiyetine işaret eder." (Şualar, 493)
"O zatın üçüncü vazifesi, Hilafet-i İslamiyeyi İttihad-ı İslam'a bina ederek, İsevi ruhanileriyle ittifak edip din-i İslam'a hizmet etmektir. Bu vazife, pek büyük bir saltanat ve kuvvet ve milyonlar fedakarlarla tatbik edilebilir. Birinci vazife, o vazifeden üç dört derece daha ziyade kıymetdardır, fakat o ikinci, üçüncü vazifeler pek parlak ve çok geniş bir dairede ve şa'şaalı bir tarzda olduğundan umumun ve avamın nazarında daha ehemmiyetli görünüyorlar." (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s9
"Şimdi, Hz. Mehdi gibi eşhasın hakkındaki rivayatın ihtilafatı ve sırrı şudur ki: Ehadisi tefsir edenler, metn-i ehadisi tefsirlerine ve istinbatlarına tatbik etmişler. Mesela: Merkez-i saltanat o vakit Şam'da veya Medine'de olduğundan, vukuat-ı Hz. Mehdiyye veya Süfyaniyye'yi merkez-i saltanat civarında olan Basra, Kufe, Şam gibi yerlerde tasavvur ederek öyle tefsir etmişler." (Sözler, 359)
"Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor." 9/TEVBE32 ayeti hakkında Bediüzzaman şöyle demektedir:
"Şimdi hatıra geldi ki, eğer şeddeli "lamlar" ve "mimler" ikişer sayılsa bundan bir asır sonra zulümatı dağıtacak zatlar ise, Hazret-i Mehdi'nin Şakirtleri olabilir." (Şualar / 605)
Bu ayetin ebced değeri ise "1424-Miladi: 2004" tür. Mehdi önderliğinde İslam'ın hakimiyeti devrelerine işaret etmektedir.
fenercom
Aug 4 2008, 08:47 PM
ALINTI(Seyfullah @ Sep 20 2006, 11:24 PM)

Kardeşlerim bir sitede atılan msjda şöyle yazıyordu:
"Sevgili kardeşlerim.Mehdi geldi. Biz artık ona tabiiyiz. İnanmıyorsanız Hacet Namazı kılın ve Allah'tan sorun inş. Bakın bakalım kimi göreceksiniz. Hidayet evresi tamamlandı. Şimdi hidayetin gelişme çağındayız. Allah rızası için hacet namazı kılın. Çünkü kılanlar hep aynı kişiyi görüyor. Yani mehdiyi Allah rızası için hacet namazı kılın ve size Allah gösterecek zaten. Yakında tüm islam devletleri birleşecek. Çok kısa zamanda olacak bunlar. İslam güneşi batıdan çoktaaan doğdu. Benden söylemesi. Allah razı olsun."
Bunu okuyunca kafam çok karıştı

zira bende birkaç salih rüya gördüm ve sofi bir akrabamızdan oradaki seyyidin:Bu zaman azığınızı çoğaltın borca harca girmeyin zira ortalık fena karışacak dediğini duydum. Bazı alimlerde bu ramazan ayını bazı şeylerin başlangıcı olarak görüyorlar.Ben Hacet namazını daha kılmadım eğer kılabilen arkadaşımız varsa Allah için kılsın,bizle paylaşsın sonra.Eğer Mehdi a.s geldiyse çok geçmeden ona yetişmeliyiz...

Görüşlerinizi bekliyorumm...
Kerem kardeş bu konu vardı diye kapatma nolur yoksa kafayı yiyecem aklımı yedi bitirdi bu konu..

merhaba kardeşim bu günlerde işimiz gerçekten zor,sana allah'dan sabır dilerim.benim bildiğim veya bir alim'den duyduğum mehdi geldi ve 10 yaşlarında ama bu demek değil ki 25-30 sene huzur içinde yaşıyacağız.herkez hazırlığını yapmalı ve ilerisi için altın biriktir çok lazım olacak ilerde para pul fayda vermiyecek sadecde sabırlı ol.artık yavaş yavaş kıyamet yaklaştı herkes hesabını ona göre yapsın.allah yardımcımız olsun saygılar hüseyin
mutluluk_adagi
Aug 5 2008, 02:03 PM
[b]SA KARDEŞLERİM HERKES MEHDİ AS HAKKINDA YORUMLAR YAPIYOR NEREDE? NE YAPIYOR? GELDİ Mİ? GİBİ SORULAR SORUYOR SİZLERE BİR SİTE İSMİ VERİYORUM .BU SİTEDE MEHDİ AS İLE İLGİLİ HERŞEYİ BULABİLİRSİNİZ AYRICA SORULARINIZI BURADA KARDEŞLERİMİZLE KUR'AN-I KERİM VE HADİSLER IŞIĞINDA SEVGİ VE SAYGI ÇERÇEVESİNDE PAYLAŞABİLİRSİNİZ INŞ. ÖNYARGILI OLMADAN BUYRUN
ALLAH'A EMANET OLUN ALLAH RAZI OLSUN
www.hidayetcagi.com [/b]
mutluluk_adagi
Aug 5 2008, 04:29 PM
[size=4] Selamun aleyküm, seyfullah kardeşim bu sözleri her nereden duymuşsanız birebir doğrudur inş..Mehdi as gelmiştir ve zaman ahir zamandır..Elinizi çabuk tutarsanız bu kervana yetişirsiniz inş..Yazınızdaki

ifadesi beni mahfetti..
Canım kardeşim, dünya ve ahiret saadetiniz için içinizdeki emanet olan ruhunuzu Azrail as gelmeden yani ölüm vakti gelmeden evvel yani daha hayattayken Allah'a teslim etmelisiniz inş..
Bu nasıl olacak diye düşünebilirsiniz..Çok kolay, sadece dileyeceksiniz..Rabbim! ben Seni diliyorum, Senin ermiş evliyalarından olmak, Seni sonsuz aşkla sevmek istiyorum...Bende YUNUS, MEVLANA ve bir çok ermiş evliyan gibi olmak, Sana ulaşmak, ermek istiyorum..Diye kalbinizden sıcacık bir talep Rabbimize ulaşmalı önce inş..
İşte bu dilek oluştuktan sonra Hacet namazı kılınmalıdır..Eğer bu dilek kalbinizde gerçekleşmişse Hacet namazında sizin için tain edilmiş olan mürşiti, evliyanızı göreceksiniz inş..Belki Mehdi as ı göreceksiniz inş..talebiniz bu olursa ahir zaman Mehdi'sini neden göremeyesiniz..
AHİRET VE DÜNYA MUTLULUĞUNUZ BU DİLEĞE BAĞLI CANIM KARDEŞİM..RABBİMİZ BU TALEP VAR MI DİYE KALBİMİZİ GÖZLER HEP..
DENEMESİ BEDAVA..HACET NAMAZINI İNŞ BİLMEYENLER VARSA BURAYA KOPYALAMK İSTİYORUM ..ALLAH RAZI OLSUN CAN KARDEŞİM..
HACET NAMAZI
Hacet namazinin persembeyi cumaya baglayan gecelerde veya kandil gecelerinde kilinmasi asildir. Ama bütün gecelerde kilinabilir. Önce boy abdesti alinir. Sonra hacet namazina niyet edilir.
Namazda asagidaki âyetler okunur:
1. Rekâtta: Subhaneke + Fatiha + 3 Âyetel Kürsî
2. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
2. Rekâtin sonunda : Ettehiyyâtü +salli +barik
3. Rekâtta: Subhaneke + Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
4. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
Rekâtin sonunda : Ettehiyyâtü + Allahümme salli + Allahümme bârik +Rabbenâ duaları.
Namaz tamamlandiktan sonra Allah'tan hacet neyse o istenir. Allah'tan mürsid istemek için bu namaz kilindiysa mürsid istenir.
Bu namazdan sonra hiç konusmadan yatmak gerekir. Yatarken kibleyi saga alacak sekilde yatak kurulur. Vücudun ön cephesi kibleye çevrilerek yanüstü yatilir, 3 Âyetel Kürsî okunur ve Allah'tan mürsid istenir.
Eger kisinin haceti mürsid degil de baska bir hedefe ulasmaksa (zahirî veya batinî bir hedef olabilir) o hedefe ulasmak istenir. Sessiz zikir (hafî zikir) bu istekten sonra baslar. Yanüstü yatildigi için sag kulak yastiga gelecektir. Bas biraz saga, sola oynatilarak kulakta kalbin atislarinin, basinç sebebiyle rahatça duyulacagi pozisyona gelinir. Ve kalbin her çift atisinda "Allah, Allah" diyerek kisi Allah'i zikr-i hafî ile (yani sessiz olarak) içinden zikredecektir.
Eger ilk namazdan sonra yatildiginda birsey görülmez ise tekrar tekrar, her persembeyi cumaya baglayan gece namaza devam edilmelidir. Her gece de kilinabilir.
nisa103
Aug 5 2008, 10:40 PM
suleyhin
Aug 12 2008, 10:12 PM
Selamün aleyküm.Mehdi konusunda İmam Gazali Hazretlerinin / el Münkız mined Delale veya Kıstas-ı Müstakimine bakabilirsinin.
fani olanı istemem
Aug 23 2008, 02:03 PM
3-14 MEHDİ HAKKINDA OLUMSUZ PROPAGANDA YAPILMASI
Mümin şahıs (Mehdi RESUL) Deccal'ı görünce: "Ey insanlar! Resulullah'ın zikrettiği Deccal işte budur" der. Deccal hemen onunla ilgili emrini verir de o zat karnı üzerine uzatılır ve arkasından: "Onu alın da yaralayın!" der. Artık o zatın sırtı ve karnı döve döve genişletilir. Bu sefer onu iki eli ve iki ayağı ile yakalar da fırlatır atar. İnsanlar Deccal'ın onu bir ateş içine attığını sanırlar. Halbuki o bir cennet içine atılmıştır.
Hadiste Mehdi RESUL un "sırtı ve karnından dövüle dövüle genişletilmesi" müteşabih olarak (benzetme yapılarak) söylenmiştir. Mehdilik ve İmamiye kitabının yazarı bu bölüm için "Mehdi'nin ünü, "durmadan etrafa ilan edilip yayılmaktadır" demektedir. Fakat bunu Deccal taraftarları yapacağı için bu propagandanın Mehdi RESUL u kötüleme şeklinde olacağını söyleyebiliriz.
Peygamberimiz devrinde İslam düşmanları, onu kötülemek için o devrin yayın organı sayılan şairleri kullanıyorlardı. Şairler, panayırlarda, çarşılarda Peygambere çeşitli hakaretler ediyor, Ona deli, büyücü, kahin şeklinde iftiralar atıyorlardı. Şimdi de İslam düşmanı olan Deccal yanlıları yazılı ve sözlü yayın organlarıyla Mehdi'yi kötüleyecekler, halkın nazarında itibarını sarsmaya çalışacaklardır.
3-15 MEVDUDİ NİN MEHDİ RESUL E DAİR GÖRÜŞLERİ
"Onlarin ,"Mehdi'ye eski zaman kiyafeti, modasi gecmis, mistik görünüslü ve bir manastirdan cikip kendini El-Mehdi ilan edecek biri zannettikleri görülmektedir. Bu halin vukuunda dini liderler ve alimler ellerinde kitap, ortaya cikacaklar ve vücut yapisi ile eskalinin kitaplardaki tarife uyup uymadígini tetkik ve mukayeseye koyulacaklar. Cihad ilan edilecek ve bütün sofilerle hayattaki bütün eski tip mutaassip kimseler O'nun etrafinda ve bayragi altinda toplanacaklardir. Maneviyat,muska ve dua ile bu cihad kazanilacagina ve topraklar fethedilecegine göre,kilic sadece sembol olarak kullanilacaktir. Bir bakisi kafirleri mahvedecek ve sadece bedduasi tanklarin, tayyarelerin imhasina kafi gelecektir. Mehdi'nin zuhuru itikadina dair avamin görüsü iste budur. Fakat bu mevzu üzerinde okuyabildigim kadariyla edindigim intiba bu vaziyetin tam aksi mahiyettedir. Fikrime göre, gelecek olan kimse bütün cari subelerinde ve hayatin ana problemlerinede cok derin nüfuza sahip ve caginin en modern lideri olacaktir. Devlet idaresi, siyasi basiret ve harpteki stratejik hüner bakimindan bütün dünyayi hayran birakacak. Fakat cok korkarim ki. O'nun getirecegi yeniliklere karsi ilk FERYADI BASANLAR, ULEMA ve SOFILER OLACAKTIR.
3-16 BEDİÜZAMANIN MEHDİ RESUL UN ÇIKIŞ TARİHİ TESPİTLERİ
Hz. İsa geldiği zaman, onu herkesin tanıyamayacağını söyleyen Bediüzzaman, ona yakın bazı kişilerin ancak imanın nuru ile onu tanıyabileceklerini ifade etmiştir. Bu da dünya hayatının imtihanın sırrı olması itibariyle böyledir. Bazı insanların yanılarak beklediği şekilde, yani adeta gökten herkesin göreceği şekilde inerek, uçarak vb. şekilde gelişi söz konusu değildir, çünkü bu adetullaha ve imtihan sırrına aykırıdır. Bu nedenle Hz. İsa gibi yaratılışı ve hayatı mucizelerle dolu bir Peygamberi dahi insanlar tanıyamayacaklardır. Önceleri, sadece gerçek imanlı ve ihlaslı az bir kitle, onu imani çalışmalarından, halinden ve kendisini beklediklerinden dolayı tanıyacaklardır.
Bu husus Mehdi için de geçerlidir. 14 asır önce Peygamber Efendimizin (SAV), Allah'ın vahyine dayanarak bildirdiği bir şahıs olan Mehdi, hadis-i şeriflerde öylesine detaylı tarif edilmiş olmasına rağmen, aynı şekilde ona yakın çok az insan dışında uzun süre tanınmayacaktır.
Örneğin Mehdi'nin çıkacağı yer, zaman, etrafındakiler ve yapacağı işler gibi, tanınmasını oldukça belirginleştiren bilgiler hadislerde anlatılmasına rağmen, hatta fiziksel birçok belirleyici özelliğinin bildirilmesine ve kişinin tam teşhis edilebileceği gibi olmasına rağmen yine de uzun süre tanınamayacaktır.
"çok az ve küçük olması": Hz. İsa'yı tanıyacak kişiler ona tabi olan yakın bir Hristiyan grup olmakla birlikte, O'nu bekleyen Müslümanların başı olan Mehdi ve yakınları tarafından da tanınacaktır. Hz. İsa dünyaya geldiği zaman onu tanıyacak yakınları nasıl az bir topluluk olacaksa, Mehdi geldiği zaman da onu tanıyacak yakınları çok az olacaktır. Üstadın burada bu topluluğun hem fert olarak sayılarının çok az olacağı, hem de yaşadıkları ülkenin kurumsal yapılanmasının içinde çok küçük kalacaklarına dikkat çekmiştir.
Bediüzzaman, Hicri 1327'de Şam'daki Emevi Camii'nde on bin kişilik bir cemaate verdiği Şam hutbesinde, 1371'den sonraki İslam aleminin geleceğine yönelik izahlar yapmış, ahir zamandan çeşitli tarihler vererek, beklenen Mehdi'nin mücadele ve galibiyet zamanına dikkat çekmiştir:
Evet şimdi olmasa da 30-40 SENE SONRA fen ve hakiki marifet (hüner, sanat , ilim ve fenlerle öğrenilen bilgi) ve medeniyetin mehasini (iyi ve faydalı yönlerini) o üç kuvveti tam teçhiz edip (o üç kuvvetle donatıp), cihazatını verip (gerekli ihtiyacını karşılayıp) o dokuz manileri mağlup edip (o dokuz engelleri yenip) dağıtmak için taharri-i hakikat meyelanını (gerçekleri araştırma eğilimi) ve insaf ve muhabbet-i insaniyeyi (insan sevgisini) o dokuz düşman taifesinin (sınıfının) cephesine göndermiş, inşaAllah YARIM ASIR SONRA onları darmadağın edecek. (Hutbe-i Şamiye, sf. 25)
Bediüzzaman’ın Şam Hutbesi, Hz. Mehdi’nin görev zamanı ile ilgili net tarihler vermiş olması açısından son derece önemlidir:
1981- 1991 yılları – Hz. Mehdi'nin faaliyetlerine başlaması
Evet şimdi olmasa da 30-40 SENE SONRA…
Bediüzzaman’ın vermiş olduğu bu tarih ile, bu hutbenin okunduğu tarihten 30-40 yıl sonrası, yani Hicri 1401-1411 yılları kastedilmiştir. Miladi olarak ise bu tarihler 1981-1991 tarihlerine denk gelmektedir.
nasreddinhoca
Aug 23 2008, 06:09 PM
ALINTI
1981-1991 tarihlerine denk gelmektedir.
e, bu, işte, Turgut Özal değil mi ya hu!!!
tansel
Aug 29 2008, 05:33 PM
lütfen insanların inançlarına saygı ...
ilkemir
Sep 8 2008, 09:41 PM
Mehdi gelecek dertler bitecek üstüne bir dea ltın çağ olacak tamam böylece sadece dertler değil cihad malla canla imtihanda kalkacak , zaten zekatta kalkacakmış çünkü bulamayacakmışız, e oldu olacak şu namaza oruca hacca da el attak kardeşler .
Tövbe tövbe .
fikretbayer
Nov 23 2008, 01:15 PM
Selam
Her sey Allah`in dilemisyle olur kötulugude Allah yaratir iyiligide Allah yaratir ama her sey insanin iradesi sonucu Allah c.c tarafindan yaratilir. Allah'i kim isterse Allah ona kendi yolunu acar kim ki seytani isterse Allah'da ona bir cok kapi acar hepsi de seytana giden yoldur.
Allah'in vaad ettigi gunler yakindir musrikler buna inansada inanmasada istesede istemesede Allah'in vaadi gerceklesecektir bunu hic bir guc de engeliyemiyecek.............
Hak geldi Batil yok oldu evet ayni NUR misali...................
Tevbe 32 - Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar, Allah da razı olmuyor. Fakat kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlamayı diliyor.
KURAN'I KERİM TEFSİRİ
(ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR)
Tevbe 32-"Bunlar Allah'a ve ahirete imandan o kadar uzak bulunuyorlar ve öylesine kâfirlik ve imansızlık ediyorlar ki, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Allah nurunun, yani uluhiyetin hakkıyla tecellisini istemiyorlar, ondan hoşlanmıyorlar. Sanki püf deyip söndürüvermek arzu ediyorlar. Ağızlarına bakmadan böyle bir cinayet peşinde koşuyorlar. Allah olmasın, olsa da işlerine karışmasın, hakkın nuru parıldamasın, dünyayı aydınlatmasın, hüküm kendilerinin olsun arzusunu besliyorlar. Yalanla, inkârla, yaygara ve propagandayla hak ve hakikat söner, Allah'ın hükmü açığa çıkmaz gibi farzediyorlar. Allah kelâmını ortadan kaldırmak, tevhid dininin yayılmasına mani olmak, ilâhi hükümlerin akışını durdurmak, Allah'ın kitabını Resulullah'ın peygamberliğini iptal etmek, Allah'ın kullarını laf ile, ağız kalabalığı ile kendilerine kul etmek, kendi haksızlıklarına alet edip karanlıkta boğmak istiyorlar. Allah ise öyle istemiyor, her ne olursa olsun, nurunu parlatmadan, onu tamamlamadan bırakmak istemiyor, ille de parlatmak istiyor kâfirler hoşlanmasalar da. Allah, hakkı açığa çıkarmak, tevhidin nurunu parlatmak, İslâm'ı yüceltmek ve aziz etmek istiyor ki, bunun açıklaması şudur: "
KURAN'I KERİM TEFSİRİ
(ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR)
Saf ayet 8 - Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler hoş görmese de Allah nurunu tamamlayacaktır.
Bu ayetler bize birgun Allah'in nuru butun dunyada parliyacagini mujdeliyor o oyuzden hadisi seriflerin destegiyle bizler Mehdi AS in bu rolu ustlenecegini bilmekteyiz insaAllah bu da cok yakindir.
Altincagda insaAllah gelecektir buna inanmiyan inanmasin hic kimseyi zorlamiyoruz ama dilegimiz öncelikle basta ben sonra sizlerin Deccal den imanimizi koruyup bu altincaga yetismemizdir.
Hak geldi Batil yok oldu tipki putlarin yikildigi gibi...............WE SELAM......
ALLAH'a Giden Yol
Nov 23 2008, 01:55 PM
hic kimse mehdi a.s hakkinda tartismasin asagidaki yazilari okursaniz belki anlarsiniz
mehdi a.s gelecegi dunyada cok sayida savas cikacakki ondan sonra mehdi a.s ortaya cikacaginda supheniz olmasin bundan
vesselam
_Kosovalı_
Dec 3 2008, 09:57 PM
mehdi gelince dünyadaki kargaşa ve anarşi ortamına son verip heryeri sükunete ve huzura sevkedecektir.
yani kıyamete yakın 2 zaman dilimi var.
1.Anarşi ve kargaşa günleri
2.Huzur ve mutluluk günleridir.
şuan 1. zaman dilimini yaşamaktayız
Fakat ben şuan mehdinin zuhur ettiğine inanmıyorum fakat kısa bir zamanda zuhur edecektir.
fani olanı istemem
Dec 7 2008, 07:57 AM
Önyargıyı parçalamak Atomu parçalamakdan daha zor
Alberth AYNŞTAYN
Günümüz dünyası insanları,kitle iletişim araçlarının beyinlerinde
yaptığı tahribatla ,adeta uyuşturulmuş,boş malayani işler peşinde
koşmaktan burunlarının ucunda gelişmekte olan ,önemli olayları
fark etmemekte, kayıtsız kalmaktadır.İnsanlar robotlaşmış vaziyette,
suni yiyeceklerle beslenen tüketiciler olmakta ,düşünmekten yoksun,
ona yutturulan kültür adı altında, falanın filanın selilütleri,falanın
filanın attığı goller, dünya gündemlerinin birinci sırasını oluştur
maktadır.
Nebiler tarihini inceleyecek olursak ,onlara inananların başta küçük topluluklar olduğunu tespit edebiliriz.Hz İsa ya 12 havari
tabii olmuş biriside satmışdır.Günümüz dünyası zaaf ve ego diye
tanımladığı insanın zayıf tarafını eskiler nefs demişler.Şeytan
bu zayıf noktaları taciz etmiş çoğunlukla başarılı olmuş.
Hz.Muhammed S.A.S tebliğinin ilk on yılında O’ na tabii
olan sayısı sadece oniki kişidir.O ‘da diğer nebiler gibi aynı
suçlamalara maruz kalmış, o zamanın medyasını oluşturan
şairler hakim güçlerin etkisiyle halkın nazarında küçük düşürülmek
istenmiş anti probaganda ile alay edilmiş,aşağılanmış,cinli denilmiş
delirmiş denilerek iftiralarla, yaftalar yapıştırılmak istenmişdir.
Hakim güçleri oluşturanların Dini kendi otoriteleri altında tutmak
İsteyen o zamanın Din büyükleri vede Servet sahiplerinin olması
düşündürücüdür. Geniş halk kitleleri bu tiplerin dediğini dinlemişler.
Tarih tekerrürden ibarettir.Günümüz çok farklı değildir.Beklenen
RESUL aynı muamelelere maruz kalmışdır.
Merhum Mehmet Akif ERSOY
‘ O’ Nuru gönder İlahi asırlar oldu yeter
Bunaldı milletin afaki bir sabah ister
‘O ‘kutlu şahıstan özlem dolu satırları yazarken gelmesinin yakın
olduğunu ilmiyle ve kalbiyle anlamışdır.Darısı anlamak için kafa
yoranların kalbini açmak isteyenlerin başına
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz Gerekmektedir
Buraya Tıklayın.