Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Mehdi Geldi Mi,yaşıyormu?
Islami Forum - Popüler Forum > GENEL FORUM > .·[ SERBEST KÜRSÜ ]·.
Sayfa: 1, 2, 3, 4, 5, 6
TEVHİD
ALINTI
Bir de içlerinde kitabı bildiğini zanneden ümmiler var ki Allah şerlerini hayreyleye


Amiin. biggrin.gif

Selam ve dua ile
YUZMAN
ALINTI(Seyfullah @ Sep 20 2006, 11:24 PM) *

Kardeşlerim bir sitede atılan msjda şöyle yazıyordu:

"Sevgili kardeşlerim.Mehdi geldi. Biz artık ona tabiiyiz. İnanmıyorsanız Hacet Namazı kılın ve Allah'tan sorun inş. Bakın bakalım kimi göreceksiniz. Hidayet evresi tamamlandı. Şimdi hidayetin gelişme çağındayız. Allah rızası için hacet namazı kılın. Çünkü kılanlar hep aynı kişiyi görüyor. Yani mehdiyi Allah rızası için hacet namazı kılın ve size Allah gösterecek zaten. Yakında tüm islam devletleri birleşecek. Çok kısa zamanda olacak bunlar. İslam güneşi batıdan çoktaaan doğdu. Benden söylemesi. Allah razı olsun."

Bunu okuyunca kafam çok karıştı crying.gif zira bende birkaç salih rüya gördüm ve sofi bir akrabamızdan oradaki seyyidin:Bu zaman azığınızı çoğaltın borca harca girmeyin zira ortalık fena karışacak dediğini duydum. Bazı alimlerde bu ramazan ayını bazı şeylerin başlangıcı olarak görüyorlar.Ben Hacet namazını daha kılmadım eğer kılabilen arkadaşımız varsa Allah için kılsın,bizle paylaşsın sonra.Eğer Mehdi a.s geldiyse çok geçmeden ona yetişmeliyiz... cray.gif cray.gif Görüşlerinizi bekliyorumm...

Kerem kardeş bu konu vardı diye kapatma nolur yoksa kafayı yiyecem aklımı yedi bitirdi bu konu..smile.gif

MÜJDELER ve HAMD OLSUN
BAHAR GELDİ
TREN KALKTI
BİRLİKTELİK BAŞLADI
O ÇOK GÜZEL BİR ADAM
O ÇOK İYİ BİR DOST

YUZMAN
ALINTI(Seyfullah @ Sep 21 2006, 08:32 PM) *

Ben bir gece tamamen ümitsizliğe düştüğümde Mehdi falan yokmuş dediğimde Allah c.c onun alametini aynı gece rüyamda gösterdi.Tüm kalbimle yakın olduğuna inanıyorum.Mehdi başlı başına bir alamettir zaten.Kıyamet alametidir.Mehdi çıkışından önce olacak olaylar şöyle bildirilmiş:

"Beni Abbasın değirmeni döndüğü zaman,bayrak sahipleri atlarını şamda zeytin ağaçlarına bağladığı zaman ve bu orduyla Allah ın "esheb ve ailesini" yok ettiği zaman,onlardan kaçacak saklanacak kimsenin kalmadığı zaman Caferiler(iranlılar) ve Abbasiler(ıraklılar) düştüğünde ciğer yiyen oğulları Şamda mindere oturduğunda Berberi kavmi de Şam'a geldiği zaman işte bu Mehdinin Alametidir."(Irak düştü,İran çırpınıyor Lüban şam toprağı sayılır ve bayrak sahipleride birleşmiş milletler kuvetleridir.Mehdinin zuhru çok yakın işte)

"Bir fitne görülür,bunu diğer fitneler takip eder ve birinciler sonuncuların kılıçla çatışmaya dönüşünü kamçılar ve bundan sonra bütün haramların helal sayılacağı bir fitne gelir.Sonra da hilafet,yeryüzünün en hayırlısı olan Mehdiye evinde otururken gelecektir."

"Açıkça Allah inkar edilmedikçe Mehdi ye beyat edilmez"(Herkes rahatça ben ataistim diyor evrim denen saçmalık ders olarak okutuluyor)

"Zamanın inkıtaa(kesilme) uğradığı zaman Mehdi denen adam gelecek ve ihsanı bol olacaktır.(Tsunamide dünyanın yörüngesinde bir zaman kısalması söz konusu olmuştu)

"Bizim Mehdimiz için iki alamet vardır ki Allah semavat ve arzı yarattığından beri böyle birşey olmamıştır.Bunlar Ramazanın ilk gecesinde ay yarısındaysa güneşin tutulmasıdır. Allah gökleri ve yeri yarattığından beri böyle birşey olmamıştır"

"Mehdi her dokuzdan yedisi öldürülünceye kadar çıkmaz.Günahsız insanların öldürülmeside onlardandır"(lübnan-filistin hatta açlığa terk edilen Afrika)

"Muhammed bin Sami den:Ben Hüseyin bin Ali r.a dedim ki:Bu işin önünde alametler var mıdır? dedi ki:evet beni Abbasın helakı(ırak) süfyaninin çıkması .Beyda da batma.Zira bu işler tesbih taneleri gibi arka arkaya gelir."

Selman007;Bunların öncesinde birçok fitneden bahsedilmiştir.Hakkında daha kapsamlı okumak istersen "Pegamberimizin dilinden GELECEĞİN TARİHİ adlı kitabı alabilirsin mesela.yazar:Orhan BAYTAN MEVSİM yayıncılık.
www.beklenenmehdi.com buradada sorularına güzel cevaplar var...

Mehdi nin alametleri apaçık ortada.Eğer geldiyse ona ulaşmalıyız biran önce o bizim için değil bizi Allaha davet için gelecektir;"Ey insanlar!Ben sizleri Allah ı hatırlatıyorum!"...
"... Sizden ona kim yetişirse,kar üzerinde sürünerek dahi olsa gelsin,ona katılsın..."

Ya Mehdi gelirse ve farkında olmadan onu sıradan bir direnişçi sanırsak? Ya ona değilde-ALLAH GÖSTERMESİN-Deccale tabi olursak?Kardeşlerim bu hassas konudur.Mehdi apaçık ortada olacaktır ama herkes onu farketmeyecektir.Fitneler içinde yüzen Ahirzzaman ümmeti inşallah onun bayrağı altında toplanırız hepimiz.Onu bulmak için uğraşıp didinmeliyiz.Yoksa Vallahi ben bu rahat hayatımın hesabını ödeyebileceğimi sanmıyorum.

Hacet namazı kılan kardeşimiz varmı???
Vallahi bilmiyorum.Ama bir kaç yıl evvel bir tanıdığımız onu rüyasında görmüş delikanlı suretinde anlatmıştı. Mehdi uyuyormuş tanıdıkta sanki onun üstüne eğilmiş gibi üstünden bakıyormuş ona.Bir anlık bir görüntüymüş bu tabii.Anında uyanmış.Yüzü nurdan parlıyordu demişti bize... thinking.gif confused1.gif


MÜJDELER ve HAMD OLSUN
BAHAR GELDİ
TREN KALTI
BİRLİKTELİK BAŞLADI
O ÇOK İYİ BİR ADAM
O ÇOK İYİ BİR DOST
YUZMAN
MÜJDELER OLSUN ve HAMD OLSUN
BAHAR GELDİ
TREN KALKTI
BİRLİKTELİK BAŞLADI
O ÇOK İYİ BİR İNSAN
O ÇOK İYİ BİR DOST
alpi001
Mehdi mi Geldi ?.. doh.gif

Peki Deccal kim ?..
Atatürk Deccal iken de bir kac Mehdi tesrif buyurmuslardi..

Aslinda her tarikat Kendi sefini Mehdi ilan etmek icin Her devirde bir Deccal bulurdu confused1.gif confused1.gif

Demek Mehdi Geldi ?..
Deccal nerede ?..
Gözleri sellektör yapan bir Zat yokmidur ?.. comico.gif


Yıllarca, asırlarca süren uykudan artık

Silkin de: Muhîtindeki zulmetleri yak yık!

Bir baksana: Gökler uyanık yer uyanıktır;

Dünyâ uyanıkken uyumak maskaralıktır!

Eyvâh! Bu zilletlere sensin yine illet...

Ey derd-i cehâlet, sana düşmekle bu millet,

Bir hâle getirdin ki: Ne din kaldın, ne nâmûs!

Ey sîne-i İslâm´a çöken kapkara kâbûs,

Ey hasm-ı hakîkî, seni öldürmeli evvel:

Sensin bize düşmanları üstün çıkaran el!

Ey millet uyan! Cehline kurban gidiyorsun!

İslâm´ı da "batsın!" diye tutmuş, yediyorsun!

Allah´tan utan! Bâri bırak dini elinden...

Gir leş gibi topraklara kendin, gireceksen!

Lâkin, ne demek bizleri Allah ile iskât?( Susturmak )

Allah´tan utanmak da olur ilim ile... Heyhât


Ahhh Akif Hocam Ahhhh.. Kabrinden kalk

Dirililer yetismedi bari sen yetis..
alpi001
Enbiya
(34) Biz senden önce de hiçbir beşere ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen onlar ebedi mi kalacaklar?



rtfm.gif

Su Mehdi meselesini Kuran in herhangi bir ayeti ile acikliyacak alim arkadas var mi ?..

Ya da Hz. Isa nin gelecegini..

Sabir ve metanet ile bekliyorum efendim.


İlâhî, emrinin âvâre bir mahkûmudur âlem;

Meşiyyet sende, herşey sende... Hiçbir şey değil âdem!

Fakat, hâlâ vücûd isbât eder, kendince, hey sersem!

Bugün, üç beş karış toprakta varlıktan vururken dem;

Yann toprak kesilmiş varlığından fışkırır mâtem!

Ufuk Alp
Bu Kurandan delil,

ALINTI
A'raf suresinin 137. ayetinde de şöyle buyurulmaktadır:

"Sonra da zayıf düşürülen topluluğu (mustazafları) bereketlendirdiğimiz yerin doğularına ve batılarına mirasçı kıldık.


Bu da hadisten delil.

ALINTI
Hz. Ali'den rivayet olduğuna göre Resulullah şöyle buyurdu: Kıyametin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa, Allah (cc) benim Ehl-i Beytimden bir zatı gönderecek. (Sünen-i Ebu Davud, 5/92)

İbn-i Mace ve Ebu Naim, Ebu Hüreyre'den tahric ettiler. O dedi ki Peygamber buyurdu: Eğer dünyadan bir gün kalsa, Allah o günü uzatır ve Ehl-i Beytimden birisini Melik kılar. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Muntazar, 10/El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 27/Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s.437)

Dünyanın ancak bir günlük ömrü kalmış olsa, onun başa geçmesi için Cenab-ı Allah o günü behemehal uzatır. (Sünen-i Tirmizi, 4/92)


ve daha bunlar gibi binlerce deliller, inanan için bir delil yeter, inanmayan içinse delilin bir anlamı yoktur. Selam hidayete tabi olana.
msnci
Okumayı sevmeyen bir milletiz.Ben önceki yorumumu tekrar edeyim de dileyen okusun dileyen okumasın.
EHL-İ SÜNNET ANLAYIŞINA GÖRE MEHDİLİK

Mehdi” kelimesi, “Heda: doğru yolu bulmak, yol göstermek” mastarından, “kendisine Allah tarafından yol gösterilen, hidayete erdirilmiş kimse” anlamına gelir. Istılahta ise, zulüm ve haksızlıkların yaygınlaştığı zamanda, yeryüzünü adaletle dolduracak, Efendimiz’in müjdelediği vazifeli şahsın adıdır. Hadislerde belirtildiği üzere bu kimse Peygamberimiz’in soyundan olacaktır: Ümmü Seleme validemiz Peygamberimiz’den şöyle işittiğini söylemektedir: “Mehdi benim soyumdan, Fatıma’nın çocuklarındandır.” (Ebu Davud, Mehdi 1)

Mehdi’nin Geleceğini Bildiren Hadisler

Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in ister geçmişe, isterse yakın ve uzak geleceğe ait hatta kıyamet öncesi ve ondan sonrasına dair verdiği haberler vardır. Bu geçmiş ve geleceğe ait gaybi haberler O’nun mucizelerindendir. O, -peygamberliğinden önce de sonra da- ne dediyse doğru söylemiş ve haber verdiği her şey tek tek çıkmıştı. Zira O, hep ilahi mesajlarla konuşmuş, vahyin tercümanlığını yapmıştır. Zira, “O hevâdan konuşmaz.” (Necm 53/3)

İşte Yüce Resul’ün, Mehdi, Deccal ve Hz. İsa’nın nüzûlüyle ilgili verdiği haberler, zamanı gelince birer birer gerçekleşecektir. Bugüne kadar söyledikleri, O’nun sıdk ve hakkaniyetini gösterdiği gibi bundan sonra da, sahih hadislerde belirtilen istikballe ilgili müjdeleri, bir kere daha O’nun hak bir peygamber olduğunu ispat edecektir.

1. Mehdi Muhakkak Gelecektir.

Ahirzamanda zulüm ve adaletsizlik her tarafı kapladığı bir sırada, ehl-i beytten bir kişinin çıkacağı, zülmü ortadan kaldıracağı, adaleti ikame edeceği ve bir cihan hakimiyeti kuracağı, hadislerde belirtilmektedir.

Abdullah b. Mesud’dan rivâyet edildiğine göre Rasulullah ((S.A.V).) şöyle buyurmuştur: “Dünyadan sadece bir gün bile kalsa, Allah o günü uzatır ve o günde benden veya benim ehl-i beytimden ismi ismime, babasının ismi babamın ismine denk bir adam gönderir.” Fıtr b. Halife’nin rivayetinde “Zulümle ve zorbalıkla doldurulmuş olduğu gibi, yeryüzü adalet ve doğrulukla doldurulacaktır.” ilavesi vardır. Süfyan’ın rivayetinde de; “Benim ehl-i beytimden ismi ismime uygun bir kimse Araplara hakim oluncaya kadar dünya gitmez veya ömrü bitmez.” (Ebu Davud, Mehdi 1; Tirmizî, Fiten 52) ilavesi vardır.

Tirmizî bu hadisler için “hasen–sahih” demektedir. Ebu Davud bu hadisler hakkında bir değerlendirme yapmamış, susmayı tercih etmiştir. Ebu Davud’un bir değerlendirme yapmaması, bu hadisleri sahih kabul ettiği manasına gelmektedir.

Görüldüğü gibi bu hadis-i şerifle birlikte burada kaydetmediğimiz pek çok hadislerde, kıyametten önce, hatta kıyametin kopmasına bir gün veya bir gece bile kalsa, Allah, Mehdi’yi gönderecek, ona yaptırmak istediği vazifeleri yaptıracak ve yeryüzünü adaletle dolduracaktır.

2- Mehdi Döneminde İktisadî Hayat

Mehdi hadislerinde ekseriyetle göze çarpan hususlardan biri de, Mehdi’nin malı saymadan bol bol dağıtması, ihsanının bol ve peşin olması, onun zamanındaki ümmetin, hiçbir ümmete nasip olmayacak şekilde refah içinde yaşamasıdır. Yüzeysel bir bakışta imkansız gibi gözüken bu iktisadi zenginlik, aslında adil bir idarenin, cihan çapında temin ve tesis edilen hakiki adaletin bir yansıması olacaktır, denilebilir.

Bugün yeraltı ve yerüstü zenginlikleri ile önümüze bir sofra gibi hazırlanmış şu yeryüzü ve kâinat sofrası, beş milyara ulaşmış dünya nüfusunu doyurmaya yeter ve artar bile. Fakat, her şey başı ve sonu itibarı ile eğitime, sistemli ve disiplinli çalışmaya bağlıdır. Mehdi, insanı gerçek mana ve değerine kavuşturacak olan hakiki adaleti cihan çapında gerçekleştirdikten sonra, onun bir parçası olan dengeli gelir dağılımını, kaynakların tam ve isabetli kullanımını, her çeşit israf ve sefahetin önlenmesini de temin edecektir.

Mehdiliğe ait bu önemli unsurları gördükten sonra şimdi de Mehdi hadislerinin ve Mehdilik düşüncesinin genel bir değerlendirilmesini yapmaya çalışacağız.

Mehdi Hadislerinin Genel Değerlendirilmesi

1- Peygamber Efendimiz ((S.A.V)) Mehdi’yi Haber Vermiştir.

Hadis-i şeriflerde Peygamber Efendimiz (s.a.s.) ümmetini Mehdi’yle müjdelemiş ve bu haberler bize sahih hadis kaynaklarında sahih bir yolla intikal etmiştir.

Bu rivayetler arasında Tirmizi ve Ebu Davud’un hadisleri mehdilik düşüncesiyle ilgili en sahih rivayetleri teşkil etmektedir. İbn Mâce’nin hadisleri ise ravilerinin bazıları itibarıyla zayıftır. İbn Mace’nin ravilerinin arasında Şiî olduğu söylenen kimseleri de genel anlamda sadece Şia mezheplerinden herhangi birisine mensupmuş gibi anlamak yanlıştır. Bunların, Ehl-i Beyt’e düşkünlükleri itibarıyla bu şekilde değerlendirilmiş olma ihtimali asla göz ardı edilmemelidir. Yoksa onlar aşırı veya aşırı olmayan çeşitli Şia gruplarına mensup olsalardı hadis imamlarımız kendilerinden hadis nakletmeyi mahzurlu görür ve terk ederlerdi.

2- Mehdi’yle İlgili Buharî ve Müslim’de Hadis Var mı?
Mehdi’yi müjdeleyen hadîslerin, İmam Malik’in Muvatta’ında, Buharî ve Müslim’in Sahih’lerinde yer almayışını bir zafiyet işareti olarak değerlendirmek asla doğru değildir. Zira sahih hadisleri sadece bu iki eserde bulunan hadislerle sınırlayarak, Mehdilik düşüncesinin İslâm’da olmadığını iddia etmek, Mehdiliği reddetmede delil olarak buna sığınmak, hadis ve hadis usulü açısından kabul edilemez bir yargıdır. Zira, Buhari ve Müslim’de bulunmadığı halde diğer hadis kaynaklarında bulunan pek çok sahih hadis ve bunlara dayanılarak hüküm verilen pek çok mesele vardır. Dolayısıyla Mehdi hadislerinin Buharî ve Müslim’de rivayet edilmemesini, Mehdiliği reddetmede temel veya yardımcı kriter olarak kullanma tamamen yanlıştır. Nitekim Buhari ve Müslim’in sıhhat şartlarına uyduğu halde eserlerine almadıkları hadisleri, “Müstedrek” adlı çalışmasında toplayan Hâkim, Mehdilikle ilgili 12 tane hadisi bu kitabına almıştır.

Müslim’in Ebu Hureyye’den rivâyet ettiği bir hadiste şöyle denilmektedir: “Kahtan’dan(1. Kahtan; Yemen kabilelerinin atası olarak kabul edilmektedir. Kahtan’ın oğulları iki kabileye bölünmüş, şehirde yaşayanlara “Himyer”, taşrada yaşayanlara ise “Kahtâni” denmiştir. Müncid. s, 546.) bir adam çıkıp da elindeki asasıyla insanları idare etmedikçe kıyamet kopmaz.” (Buharî, Fiten 23; Müslim, Fiten 18) Burada, Kahtânî’nin Mehdi’den sonra geleceğini ifade eden açık bir lafız yoktur. Fakat zayıf rivâyetlerde, Kahtânî’nin Mehdi’den sonra geleceği ve ondan geri kalmayacağı söylenmektedir.(2. Aynî, XVI / 87.)

Yine Müslim’de geçen bir başka hadiste ise, ahirzamandaki bir bolluk ve refah dönemine işaret edilmekte ve saymaksızın mal dağıtan bir halifeden bahsedilmektedir. Bazı kimseler, Hz. Ömer b. Abdülaziz dönemindeki bolluğa bakarak bu hadisi ona tevil etmiştir. Ancak “Ümmetimin sonunda” tabiri bu zenginliğin, ümmetin sonunda da olacağını göstermektedir. Aslında burada kastedilen Halife’den maksat Mehdi’den başkası değildir. Netice olarak bütün bu hadis-i şeriflerden anlıyoruz ki, adı ne olursa olsun, genel manada bir ıslahatçıdan, bir kurtarıcıdan bahsedildiği kesindir. Dolayısıyla bu konuda Buharî ve Müslim’in rivayetlerini esas alacak olsak da hadislerde mehdi düşüncesinin varlığı şüphe getürmeyen bir gerçektir.

3- Mehdi Hadislerini Rivayet Eden Sahabiler

Mehdi’yle ilgili sahih hadislerin yanında bazı zayıf rivayetlerin varlığı, Mehdi’yle ilgili bütün hadislerin zayıf ve uydurma olduğu anlamına gelmez. Adeta hadis-i şeriflere hizmet için yaratılmış cerh ve tadil âlimleri ve Muhaddisler sahih hadisleri zayıf hadislerden ve uydurma sözlerden ayıklamış ve bu konuda müstakil eserler kaleme almışlardır. Bu sahih hadis mecmualarının hemen hepsinde Mehdi’yle ilgili sağlam haberler bulmak mümkündür. Dolayısıyla hadis uzmanları Mehdi’yle ilgili zayıf ve uydurma rivayetlerin varlığını kabul ederlerse de, hadis literatüründe Mehdî meselesinin gerek isim ve gerekse mefhum olarak varlığını inkar etmenin mümkün olmadığı kanaatindedirler. Zira bu hadisler ashabın en tanınmış kişileri tarafından rivayet edilmektedir. Onların mehdiyle ilgili bu rivayetleri asla ictihadî bir kanaat olamaz. Zira bu mesele bir ictihad konusu değil, ancak nakille bilinebilecek bir mevzudur ve “Mevrid-i nasda içtihada mesağ” yoktur. Kaldı ki mehdi hadisleri bize elli kadar sahabe kanalıyla gelmektedir. Bunun üçte biriyle gelen bir haber bile mütevatir kabul edilirken mehdi hadislerinin toptan reddedilmesi asla düşünülemez.

Elliden fazla sahabinin rivayet ettiği ve ehl-i hadisin kabul ettiği bir meseleyi, ehl-i beytin ezilmesi sonucu bir kurtarıcı fikri üretip geliştirmelerine bağlamak veya bu düşüncenin Yahudi ve Hıristiyanlıktan İslâm dünyasına bulaşmış bir düşünce olduğunu iddia etmek hiçbir ilmî kritere göre kabul edilemez. Böyle bir açıklama tamamen bir kurgudan ibaret hiçbir değeri olmayan vâhi bir iddia olur. Dolayısıyla bize bu kadar çok kanaldan ulaşan bu hadis ve rivayetleri, aklı şaşmaz yegane ölçü olarak kabul edip inkar etmek asla doğru değildir.

4- Mehdi Haberleri Tevatür Seviyesine Ulaşmıştır.

Hadis âlimleri sahih hadis kaynaklarında rivayet edilen Mehdi hadislerinin manevi mütevatir haber seviyesine ulaştığını belirtmektedir. Mütevatir haber; aklın, yalan üzerine ittifak etmelerini kabul edemeyeceği kalabalık bir cemaatin, yine aynı şekilde kalabalık bir cemaatten rivayet ettikleri hadislerdir. Manevî mütevatir ise, kelimenin manasından da anlaşılacağı gibi, “Lafzî mutabakatı olmayan, mana üzere rivayet edilen hadislerdir.” Bu tür hadislerde tevatür derecesine ulaşan husus hadisin aslıdır, yahut özüdür. İşte Mehdi’yle ilgili hadisler o kadar şöhret kazanmış ve ümmet tarafından kabul görmüştür ki Kettanî, mütevatir haberleri topladığı eserinde Mehdi’nin gelişiyle ilgili hadisleri bu türden saymaktadır. Kettanî, Hafız Sehavî, Ebu’l-Huseyn el-Aburri, es-Sefarinî, Şevkanî, İbn Hacer el-Heysemî gibi pek çok hadis âliminin de bu konudaki hadislerin manevi mütevatir seviyesine ulaştığını tespit ettiğini de belirtmektedir.(3. Kettanî, Nazmu’l-Mütenasir mine’l-Hadîsi’l-Mütevatir, s., 236-240)

5- Mehdi’yle İlgili Rivayetlerdeki İhtilafın Sebebi

Burada, Bediüzzaman’ın Mehdi ve benzeri konulardaki rivâyetlerin ihtilaf sebebi hakkındaki önemli bir tesbitini de, hadisleri anlama ve yorumlamada bize bir rehber, önemli bir anahtar olduğu için belirtmek istiyorum.

“Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın istikbalden haber verdiği bazı hâdiseler, cüz’i birer hadise değil, belki tekerrür eden birer hadise-i külliyeyi, cüz’i bir surette haber verir. Halbuki o hadisenin müteaddit vecihleri var. Her defa bir veçhini beyan eder. Sonra hadisin ravisi, o vecihleri birleştirir. Hilâf-ı vaki gibi görünür. Meselâ, Hz. Mehdi’ye dair muhtelif rivâyetler var. Tafsilât ve tasvirat başka başkadır. Halbuki, Resul-i Ekrem (a.s), vahye istinaden, her bir asırda kuvve-i mâneviye-i ehl-i imanı muhafaza etmek için, hem dehşetli hâdiselerde ümitsizliğe düşmemek için, hem âlem-i İslâmiyetin bir silsile-i nuraniyesi olan Âl-i Beytine, ehl-i imanı mânevi raptetmek için Mehdiyi haber vermiş. Âhirzamanda gelen Mehdi gibi her bir asır, Âl-i Beytten bir nevi mehdi, belki mehdiler bulmuş. Hattâ, Âl-i Beytten sayılan Abbasi halifelerinden, Büyük Mehdinin çok evsâfına câmi bir mehdi bulmuş. İşte, büyük Mehdiden evvel gelen emsalleri, nümuneleri olan hulefa-i mehdiyyin ve aktâb-ı mehdiyyin evsafları, asıl Mehdinin evsafına karışmış ve ondan rivâyetler ihtilafa düşmüş.”(4. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Şahdamar Yay., s. 131.)

Yine Bediüzzaman, bu ihtilafın bir sebebinin de hadislerin o günün sosyal, siyasal ve coğrafî şartlara göre yorumlanmasından kaynaklandığını şöyle belirtmektedir: “Şimdi Mehdi gibi eşhâsın hakkındaki rivâyâtın ihtilâfâtı ve sırrı şudur ki: Ehadîsi tefsir edenler, hadisin metnini tefsirlerine ve istinbatlarına tatbik etmişler. Meselâ: Merkez-i saltanat o vakit Şam’da veya Medine’de olduğundan, vukuat-ı Mehdiye veya Süfyâniyeyi merkez-i saltanat civarında olan Basra, Kûfe, Şam gibi yerlerde tasavvur ederek öyle tefsir etmişler.”

6- Mehdiliğe İman, İnanç Esaslarından Değildir.

İlk asırlarda telif edilen muteber Sünnî Akaid ve Kelam kitaplarında mehdilik düşüncesi hiç ele alınmamıştır. Ne Fıkh-ı Ekber de, ne de İmam Maturidi ve Eşarî’nin eserlerinde, bununla alakalı hiç bir malumat verilmemektedir. Daha sonraki kelam kitaplarının konuları arasına girmesi ise şöyle ifade edilmektedir: “İmamet furua, yani inançla ilgili olmayan konulara ait bir meseledir. Mükelleflerin fiillerindendir. Zamanla imamet konusunda, Müslümanlar arasında yanlış itikadlar ortaya çıkınca, bilhassa Rafizi ve Harici fırkalar tarafından aşırı iddialar ortaya atılıp, İslâm’ın ana kaidelerinden uzaklaşmaya getürecek derece saplantılar yaygınlaşınca, kelamcılar imamet konusunu, kelamın konuları arasına aldılar. Nitekim aynı şeyden dolayı, akaid eserlerinin son kısımlarına, imamet ve mehdilik bahislerini de ilave etmişlerdir.”

Muhsin Abdulhamid, “Ümmetimden kıyamete kadar hak üzere devam eden bir taife bulunacaktır” (Müslim, iman 247) hadisini değerlendirirken Mehdi’nin bir şahıs değil bir topluluk olacağını belirtmektedir. Ona göre bu topluluk terk edilen dinî hayatı canlandıracak, ihmale uğrayan dinî meseleleri ise yeniden ihya edecektir. Din yolunda mücadelede bulunacak, adaleti bütün dünyada hakim kılacak, dosdoğru ölçülere sarılacak, zulümle mücadele edecek ve yeryüzüne İslâm’ı hakim kılacaktır. Bir diğer ifadeyle o meseleyi tek bir şahsa değil şahs-ı mânevîye bağlamaktadır. Onlar, dünyada yaşarlar. Şia mezheplerinde olduğu gibi gizlenmiş imam gibi gayb âlemindeki şeylerle uğraşmazlar. Böyle bir anlayış, sünnetullaha yani Allah’ın kâinattaki cari kanunlarına, İslâm’ın ruhuna ve amelî tâlimatlarına da terstir. Onun için insanların kendi vazifelerini bırakıp, Kur’ân-ı Kerîm’in hakikatlerinden uzaklaşarak hayalî bir Mehdi beklemeleri yanlıştır.(Muhsin Abdülhamid, İslâm’a Yönelen Yıkıcı Hareketler, s. 52)

İlk dönem eserlerinde bir inanç konusu olarak yer almayan mehdiliğin, sonraki asırlarda yazılan akaid kitaplarında yer alması ise tenkit edilecek bir husus değildir. Zira Şia mezheplerinin pek çoğunda itikadi prensipler içinde olan imamet meselesiyle yakından ilgili Mehdilik düşüncesi, bizde fer’î meselelerden sayılsa bile Kelamî açıdan incelenip, ehli sünnetin kanaati ortaya konmalıydı. Nitekim yapılan da bundan ibaretti. Mesela; Taftazanî Mehdi meselesini, imamet bahsinin bir ek konusu olarak ele almıştır. Hz. İsa’nın nüzûlünü de bu bahse dahil etmiştir. Bazı kıyamet alametleri ile alakalı kitaplarda meselenin yer alması onun itikadi bir konu olduğu manasına gelmez.
Ufuk Alp
İslam ümmeti hemdi ile ilgili konuda çok farklı rivayetlerle farklı düşüncelere sahip olsalar bile, tümünün üzerinde ittifak ettiği iki nokta var:
1. Mehdinin Rasulullahın neslinden olması,
2. Mehdinin bir devlete, orduya, güce sahip olması. Gerisi lafü güzaftır. Selam hidayete tabi olanlaradır.
alpi001
ALINTI(Ufuk Alp @ May 15 2008, 08:23 AM) *

Bu Kurandan delil,
Bu da hadisten delil.



ve daha bunlar gibi binlerce deliller, inanan için bir delil yeter, inanmayan içinse delilin bir anlamı yoktur. Selam hidayete tabi olana.



7-ARAF:



137-İşte bunları gark ettik, suda boğduk, ve kahır altında ezilmekte olan kavmi, -yani İsrail kavminiş yeryüzünün bereketle donattığımız doğularına ve batılarına mirasçı kıldık. Daha sonra İsrailoğulları, Firavun'un suda boğulduğu yerin doğusunda bulunan Şam ve batısında bulunan Mısır arazisinin büyük bir kısmına malik olmuşlardır, Firavun'lardan ve Amalika'dan sonra oralarda diledikleri gibi tasarruf etmişlerdi. Ve böylece ya Muhammed, Rabbinin o güzel sözü, İsrailoğulları'na karşı sabırları sebebi ile tamam oldu, yerini buldu. Kasas Sûresi'nde de geleceği üzere "Biz de istiyorduk ki, orada ezilmekte olanlara lutfedelim, onları önder yapalım ve kendilerini Firavun'un mülküne mirasçı kılalım". Onlara orada kuvvet ve üstünlük verelim de Firavun'a, Hâmân'a ve ordularına korktukları şeyi bir gösterelim." (Kasas, 27/5-6) diye beyan olunan ve daha önce Musa'nın diliyle İsrailoğulları'na "Umulur ki, Rabb'i-niz, düşmanınızı helâk eder de sizi yeryüzüne mirasçı kılar." (A'raf, 7/129) diye müjdelenen ilâhî vaad İsrailoğulları hakkında tamamen gerçekleşti. Şurası çok dikkat çekicidir ki, sadece sabırları sebebiyle gerçekleşti. Firavun'un ve kavminin yapageldikleri sanat eserlerini, sanat diye ortaya koydukları şeyleri ve yükselttikleri, diktikleri köşkleri veya diktikleri bahçeleri yerle bir ettik, başlarına geçirdik. Medeniyetlerini ve mâmûrelerini, Hâmân'ın köşkü gibi yüksek binaları harebeye çevirdik. İşte özetle Firavun kavminin durumu ve âkıbeti!

Şimdi de "bakacak ki, nasıl yapacaksınız" (A'raf, 7/129) âyetinin hükmü uyarınca bundan böyle İsrailoğulları'nın kıssasına geçelim, bir de onların neler yaptığını izleyelim: Firavun kavmini batırdık;

Meâl-i Şerifi

138- Ve İsrailoğullarının denizden geçmelerini sağladık? Derken bir kavme vardılar ki, onlar, kendilerine mahsus bir takım putlara tapıyorlardı. Dediler ki; Ey Musa! Onların tanrıları gibi, sen de bize bir tanrı yap! Musa da onlara dedi ki: Siz gerçekten cahillik eden bir kavimsiniz.

139- Çünkü o gördüklerinizin içinde bulundukları din, yok olmaya mahkûmdur ve bütün yaptıkları batıldır.



Özellikle 138.ayete dikkat ediniz canim kardesim ve bana söyleyiniz Bu ayetden "MEHDI " Zirvasini Nasil cikarttiniz ?.. clap2.gif

Ayrica Gördügünüz üzere Atif " Yahudileredir "..

Yoksa siz kendinize filan mi sandiniz ?.. ninja.gif
TEVHİD
ALINTI(talebem @ May 17 2008, 10:08 PM) *

istanbul fatih de hacamat yapanlar var ismaiğanın oralarda sorarsanız söylerler heralde.. orda kurslara gidip talebelere hacamat yapan bayanlar var..


Anlayamadım. confused1.gif Bu ne şimdi kardeşim?

Selam ve dua ile
TEVHİD
ALINTI
İslam ümmeti hemdi ile ilgili konuda çok farklı rivayetlerle farklı düşüncelere sahip olsalar bile, tümünün üzerinde ittifak ettiği iki nokta var:
1. Mehdinin Rasulullahın neslinden olması,
2. Mehdinin bir devlete, orduya, güce sahip olması. Gerisi lafü güzaftır. Selam hidayete tabi olanlaradır.


Güzel bir yorum.Allahu alem.

Albatross
ya kardeş ben bu mehdi hadisesine bir türlü inanamadım
haberli
bu ramazan ayına kadar dünyayı saracak felaketler var. hepsi doğal gibi görünür ya zaten. aslında hepsi allahdan degil mi? ama bilinki bu olaylar mehdinin işleri ile çok alakalı. birliktelige beraberlige dünyanın ihtiyaç duyupda birleşemedigi dönemde insanlar barışa sulha açken kana kana içecekler mehdinin ilminden. işde bu ramazan ayında mehdinin işinin bitip ortaya çıkma zamanıdır. bayrama aylar kaldı. egededir o güneş, seyitlerin menziline girmiştir o, görünür uzaklaran da yanına varmaya cesaret edemezler. selam olsun o seyitlere. buluşmaya aylar kaldı.
fani olanı istemem
1979'DAN 2006'YA GERCEKLESEN KiYAMET ALAMETLERi


KiYAMET vakti, dünya hayatinin son günü olmakla birlikte ahiretteki sonsuz hayatin da baslangici olacaktir. Kiyamet günü yasanacak birbirinden dehsetli olaylarla Allahin yüce kudreti insanlarin tümü tarafindan idrak edilecektir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), kiyametten önce gerçeklesecek olan alametleri bundan 1400 yil öncesinde hadis-i seriflerinde detayli olarak tarif etmistir. Buna göre; savaslar, anarsi, fakirlik, cinsel dejenerasyon artacak; dogal afetler siklasacak; insanlar güzel ahlaktan uzaklasacak; sahte peygamberler ortaya çikacaktir. Tüm bunlarin ardindan, Allah Hz. Mehdiyi vesile kilarak islam ahlakini bütün dünyaya hakim edecektir.

Peygamberimiz (sav)in hadislerinde yer alan bu bilgilerin gerçekligini bize gösteren en önemli delil, bu olaylarin vakti geldiginde tam tarif edildigi sekilde ve birbiri ardina gerçeklesmis olmasidir. Hadislerde bildirilen çok sayida alamet, 1979dan 2006ya kadar yasanan -dünya tarihine oranla- kisa bir zaman dilimi içinde\"birbiri ardinca" gerçeklesmistir.

Bu isaretleri anlamak için yapmamiz gereken, kiyamet günü ve alametleri ile ilgili Kuran ayetleri ve Peygamber Efendimiz (sav)'in on dört asir öncesinden bildirdigi hadisler üzerinde dikkatle düsünmektir. Rabbimiz bir ayetinde "Ve de ki: Allah'a hamdolsun. O size ayetlerini gösterecektir, siz de onlari bilip taniyacaksiniz..." (Neml Suresi, 93) seklinde vaat etmektedir.

Ancak öncelikle belirtmek gerekir ki, herseyin en dogrusunu Allah bilir. Her konuda oldugu gibi kiyamet hakkinda da O\'nun bize ögrettiginden baska hiçbir bilgimiz yoktur. Kesin olarak gerçeklesecek olan kiyametin vaktini sadece Allah bilmektedir:

De ki: "Bilmiyorum, size vadedilen (kiyamet ve azab) yakin mi, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymustur " O, gaybi bilendir. Kendi gaybini (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açik tutmaz (ona muttali kilmaz.) (Cin Suresi, 25-26)

Afganistanin Rusya tarafindan isgali (1979)

Talikan'a (Afganistan\'a) yazik oldu. Süphesiz Allah Teala\'nin orada altin ve gümüs olmayan hazineleri vardir. Orada Allah'i hakkiyla bilen insanlar vardir. Onlar ahir zaman Mehdi'sinin yardimcilaridir. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 59)

Hadiste Afganistan'in ahir zamanda isgal edilecegine isaret vardir. Gerçekten de Ruslarin Afganistan'i isgali olan 1979 yili Hicri 1400 yilina, diger bir ifadeyle Hicri 14. yüzyilin baslangicina denk gelmektedir. Ayrica bu rivayette Afganistan'in maddi zenginliklerine dikkat çekilmektedir. Bugün Afganistan'da çesitli sebeplerle isletilmeye açilmamis büyük petrol yataklari, demir havzalari ve kömür madenleri tespit edilmistir.

Dördüncü Sulh (Arap-israil Barisi) (1979)

Sizinle insanlar (bir nüshada Rumlar deniyor) arasinda dört sulh olacak, dördüncü sulh, Heraklius ehlinden bir adam vasitasi ile olur ve bu yedi sene devam eder..." (Kiyamet Alametleri, Osman Catakli, 299/8)

Hadiste Hz. isa ile birlikte yeryüzünde bulunacak olan Hz. Mehdi\'nin alametlerinden biri haber verilmistir. Bu alamete göre Müslümanlarla Müslüman olmayanlar arasinda 4. kez bir baris anlasmasi yapilacak, bu anlasma 7 yil sürecektir. islam aleminden birçok kimsenin kanaati, hadiste geçen "4. Sulh"un, 1979'da ABD-israil ve Misir arasinda Amerika'da Camp David'de yapilan anlasma oldugudur. (En dogrusunu Allah bilir.)

Kabede Kan Akitilmasi (1979)

Onun çikacagi yil, insanlar hacca, baslarinda bir emir bulunmadan gidecekler... Hep birlikte Beyt-i Serif'i tavaf edecekler, sonra Mina\ya indiklerinde birbirine saldiracak, hacilar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak. (Kiyamet Alametleri, s. 168-169)

insanlar baslarinda bir imam bulunmaksizin hac ederler. Mina'ya indiklerinde büyük savaslar olur. Öyle ki ayaklar kan gölü içinde kalir. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35)

Hadislerde "onun çikacagi yil" cümlesi kullanilarak, Mehdi'nin çikis tarihinde Hac sirasinda meydana gelecek bir katliama dikkat çekilmektedir. 1979 yilinda, Hac sirasinda gerçeklesen Kabe baskininda aynen böyle bir katliam yasanmistir. Cok ilginçtir ki bu kanli Kabe baskini da ahir zamanin baslangicinin ve Mehdi\'nin çikisinin diger alametlerinin gerçeklestigi dönemin tam basinda yani Hicri 1400 yilinin ilk gününde, 1 Muharrem 1400 (21 Kasim 1979) tarihinde meydana gelmistir.

Yine hadis-i serifte kanlarin akacagindan bahsedilerek öldürme olayina dikkat çekilmistir. Baskin sirasinda Suudi askerleri ile saldirgan militanlar arasinda meydana gelen çarpismada 30 kisinin öldürülmesi, bu rivayetin kalan kismini da dogrulamistir.

iran-irak Savasi (1980)

Sevval ayinda ayaklanma Zilkade'de harb konusmalari, Zilhicce'de ise harb vaki olacak. (Kiyamet Alametleri, Berzenci, s. 166)

Hadiste belirtilen Sevval, Zilkade ve Zilhicce aylari iran-irak savasinin gelisim asamalariyla ayni tarihlere denk gelmektedir: iran sahi'na karsi olan ilk ayaklanma, bilindigi gibi, hadiste belirtilen 5 sevval 1398 (8 Eylül 1976)\'de olmustur. Hicri 1400 Zilhicce (1980 Ekim) ayinda iran-irak arasindaki savas tam anlamiyla baslamistir.

Depremlerin Cogalmasi

Su hadiseler meydana gelmedikçe kiyamet kopmayacaktir depremler çogalacak (Ramuz-El Ehadis, 476/11)

Kiyametten önce iki büyük hadise vardir ve sonra da zelzeleli yillar. (Ramuz-El Ehadis, 187/2)

Son birkaç yil içinde meydana gelen büyük ve sürekli depremler, dünya kamuoyunun gündeminde devamli olarak ilk siralarda yer almaktadir. Amerikan Ulusal Deprem Enformasyon Merkezi verilerine bakilirsa 1999 yilinda, yeryüzünde 20.832 deprem meydana gelmistir. Bu depremlerde yaklasik olarak 22.000 insan hayatini kaybetmistir. (Afganistan ve Endonezya depremlerinde ölen yaklasik 500 bin kisi bu istatistiklere dahil edilmemistir)

Amerikan Ulusal Deprem Enformasyon Merkezi tarafindan yapilan ölçümlere göre;

1556 yili ile 1975 yili arasindaki 400 yillik dönemde meydana gelen deprem sayisi: 110 iken (5.0\dan büyük)

1980 yili ile 2003 yili arasindaki 23 yillik dönemde meydana gelen deprem sayisi 1685 olmustur. (6.5'dan büyük) Bir baska deyisle, 400 yilda kayitlara geçen deprem sayisi 110 iken,

Hz. Mehdi\'nin çikis alametlerine isaret eden 23 yillik dönemde 1685 deprem yasanmistir. (US Geological Survey National Earthquake information Center, Earthquake Facts and Statistics, 2000

http://wwwneic.cr.usgs.gov/neis/eqlists/eqstats.html http://wwwneic.cr.usgs.gov/neis/bulletin/1999_stats.html)

Misir Meliginin Öldürülmesi (1981)

Ondan önce Sam ve Misir melikleri öldürülecektir... (El-Kavlu\l Muhtasar Fi
Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49)

Misir'in yakin tarihi incelendiginde hadiste de belirtildigi gibi, bir "meligi\" öldürüldügü görülmektedir: 1970 yilinda Misir\in basina geçen ve 11 yil iktidarda kalan Enver Sedat.Enver Sedat 1981 yilinda bir resmi geçit sirasinda muhalifleri tarafindan düzenlenen bir suikast sonucunda hayatini yitirmistir.

Ramazan Ayinda Günes ve Ay Tutulmalari (1981-1982)

Mehdi için 2 alamet vardir ki... Bunun birincisi, Ramazan'in birinci gecesi Ay'in; ikincisi de, Ramazan'in ortasinda Günes'in tutulmasidir.(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 47)... Günes\'in oruç ayinin ortasinda, Ay\in ise sonunda tutulmasi...(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 37)
Ramazan'da iki defa tutulma olacaktir...(El-Kavlu\'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 49-53)

Hadislerde dikkati çeken en önemli nokta Ramazan Ayi'nin ortasinda hem Günes tutulmasinin, hem de bir ay içinde "Ay"in ve "Günes"in iki kere tutulmasinin gerçekte çok düsük bir ihtimal oldugudur. Bu, belli döneme denk gelmesi olasiligi açisindan normal sartlarda gerçeklesmeyecek bir durumdur.

Eger bu hadislerde tarif edilen olaylar dikkatle incelenirse, rivayetler arasinda çesitli farkliliklar oldugu göze çarpar. Böyle bir durumda yapilacak en dogru sey, ayni olaya bakan farkli rivayetlerin ittifak ettikleri ortak yönleri tespit etmek olacaktir. Buna göre, hadis rivayetlerinin toplamindan çikan ortak sonuçlar sunlardir:

1. Ramazan ayinda Ay ve Günes tutulmalari olacaktir.

2. Bu tutulmalar ortalama 14-15 gün arayla olacaktir.

3. Bu tutulmalar iki kere tekrarlanacaktir.Bu tespitlere uygun olarak, 1981 yilinda (Hicri-1401'de) Ramazan Ayi'nin 15. günü Ay, 29. günü de Günes tutulmustur.
Yine "ikinci olarak", 1982 yilinda (Hicri-1402'de) Ramazan Ayinin 14. günü Ay, 28. günü de Günes tutulmustur.

Ayrica bu hadisede "Ay"in Ramazan'in tam ortasinda DOLUNAY halinde tutulmasi ve dikkatleri çekecek bir alamet olarak belirmesi de son derece anlamlidir.

Bu olaylarin Hz. Mehd'nin diger çikis alametleriyle ayni dönemde meydana gelmesi ve Hicri 14. yüzyil baslarinda, üst üste iki yil (1401-1402) mucizevi bir tarzda tekrarlanmasi rivayetlerin isaretinin bu olaylar olabilecegini kuvvetlendirmektedir.

Sam Meliginin Öldürülmesi (1982)

Ondan önce Sam ve Misir melikleri öldürülecektir... (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49)

Sam kelimesi, yalnizca Suriye'deki Sam sehri için kullanilmaz.am, Arapçada kelime anlami olarak "sol" anlamina gelir ve eskiden beri Hicaz bölgesinin (Mekke ve Medine sehirlerinin bulundugu bölge) sol tarafinda kalan ülkeleri ifade eder. Sam bölgesi yöneticilerinden de suikaste ugrayan çok sayida kisi olmustur.

Kuyruklu Yildizin Dogmasi (1986)

Mehdi'nin çikisindan evvel, (her tarafi) aydinlatan kuyruklu bir yildiz dogacaktir. (Kiyamet Alametleri, s. 200) O gelmeden önce, dogudan isik veren bir kuyruklu yildiz görünecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 53)

O yildizin dogmasi, Günes ve Ay tutulmasindan sonra olacaktir. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32)

Hadislerde belirtildigi gibi:

1986 yilinda (Hicri 1406'da) yani 14. yüzyil baslarinda "Halley" kuyruklu yildizi Dünyamizin yakinindan geçmistir. Bu kuyruklu yildiz parlak, isikli bir yildizdir.
Hareket yönü dogudan batiya dogrudur.

1981 ve 1982 (1401-1402) yillarinda meydana gelen Ay ve Günes tutulmalari olayindan sonra ortaya çikmistir.Bu yildizin dogusunun da diger alametler ile ayni zamanda meydana gelmesi, Halley kuyruklu yildizinin hadiste isaret edilen yildiz oldugunu dogrular niteliktedir.

Tozlu Dumanli Bir Fitne (2001)

Tozlu dumanli, karanlik bir fitne görülecek, bunu digerleri takip edecek... (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26)

Bu hadiste ise, Hz. Mehdi'nin çikisindan önce, tozlu ve dumanli, karanlik bir fitnenin görüleceginden söz edilmektedir. Fitne, \"insanin akil ve kalbini dogrudan dogruya hak ve hakikatten saptiracak sey, savas, azdirma, karisiklik, ihtilaf, kavga\" gibi anlamlara gelen bir kelimedir. Hadiste bu fitnenin ardinda toz ve duman birakacagi belirtilir. Ayrica bu fitnenin "karanlik" olarak nitelendirilmesi, nereden geldigi belli olmayan, umulmadik bir olay olduguna isaret kabul edilebilir.

Bu açilardan bakildiginda söz konusu hadisin, 11 Eylül 2001 tarihinde Amerika Birlesik Devletleri\'nin New York ve Washington sehirlerinde meydana gelen, dünya tarihinin en büyük terör olayi olarak nitelendirilen saldiriya isaret etmesi muhtemeldir. Televizyon ekranlarinda ve gazetelerde de sahit olundugu gibi, bu iki büyük terör olayinin ardindan büyük bir toz bulutu ve duman çevreyi sarip kusatmistir.

Patlamalar sonucunda çöken binalar ise, daha büyük bir toz bulutunun olusmasina neden olmus, hatta çevredeki insanlarin üzerleri tamamen bu tozla kaplanmistir. Bu olay, hadiste haber verilen ve Hz. Mehdi\'nin çikisinin bir alameti olarak bildirilen "tozlu dumanli, karanlik fitne" olabilir. (En dogrusunu Allah bilir.)

Bagdatin Alevlerle Yokedilmesi ( 2003)

Ahir zamanda Bagdat alevlerle yok edilir... (Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, Cilt 3, sf. 177)

2003 irak Savasi'nda, savasin ilk gününden itibaren Bagdat, en yogun bombardimana tutulan sehirlerden biri olmustur. Agir bombardiman, geceleri Bagdat'in tipki hadiste haber verildigi gibi alev alev yanmasina neden olmustur. Bagda\'in gazete ve televizyon haberlerine yansiyan görüntüleri, yukaridaki hadiste dikkat çekilen "alevlerle yok edilir"" açiklamasi ile tam olarak mutabiktir. Bu da ahir zamanda bulundugumuzu gösteren açik alametlerden biridir.

irak Halki Üç Firkaya Bölünür (2003)

irak halki üç firkaya ayrilir. Bir kismi çapulculara katilir. Bir kismi ailelerini geride birakip kaçarlar. Bir kismi savasir ve öldürülürler. Siz bunlari gördügünüz vakit kiyamete hazirlanin. (Fera idu Fevaidi\'l Fikr Fi'l imam El-Mehdi El-Muntazar)

Ahir zaman alametlerinden biri de irak halkinin üçe ayrilmasidir. Hadiste haber verildigine göre, halkin bir grubu "çapulculara" katilacaktir. Savas sonrasinda otorite boslugu nedeniyle irak'ta büyük yagmalama olaylari yasanmistir. Gerçekten de halkin bir kismi, hirsizlik, gasp, yagmalama gibi "çapulculuk" olarak nitelendirilebilecek faaliyetleri yapanlara dahil olmuslardir.

Hadiste bir kisim halkin ise, bulunduklari yerden bir an önce kaçmaya yeltenecekleri, hatta geride biraktiklari ailelerini dahi düsünemez konumda olacaklari haber verilmistir. Gazetelerde bu yönde yer alan haberler dikkat çekicidir.

Hadiste halkin bir kisminin ise, savasa katilacagi ve öldürülecegi bildirilmektedir. irak Savasi sirasinda da, bir kisim insanlar çesitli bölgelerde yasanan çatismalara katilmis ve hayatlarini kaybetmislerdir.

Ayrica hadisin ilk bölümünde dikkat çekilen, "irak'in üçe ayrilmasi" konusu fiziki anlamda da gerçeklesmistir. Körfez Savasi sonrasinda, irak cografi olarak üç bölgeye ayrilmistir. 32. ve 36. paralelin arasi, 32. paralelin güneyi ve 36. paralelin kuzeyi olarak belirlenen bu üç bölgenin olusturulmasi, hadisin isaret ettigi gelismelerden biri olabilir. (En dogrusunu Allah bilir.)

irak ve Sama Ambargo (2003)

Ebu Nadre (r.a.) dedi ki; Cabir (r.a.)'in yaninda idik, söyle dedi: "Öyle bir zaman yaklasiyor ki, irak ahalisine bir kafiz (ölçek), bir dirhem (bir agirlik ölçüsüdür) sevk olunmayaca". Dedik ki: "Bu kimden dolayi olur" Dedi ki: "Acemler ('Arap olmayanlar) bunu men' ederler." Sonra dedi: "Sam ahalisine bir dinar, bir müdy (kile, bir ölçü birimidir) sevk olunmayacak". "Bu kimden dolayi olur" dedik. "Rumlar'dan dolayi" dedi. (Et-Tac, Ali Nâsif el-Hüseyni)

irak ve Sam'a ambargo uygulanacak olmasi kiyamet öncesinde yasanacagi bildirilen olaylardan, yani Hz. Mehdi'nin gelis alametlerinden biridir. irak'a, hadiste haber verildigi gibi, on yili askin bir süredir ambargo uygulaniyor olmasi dikkat çekicidir. Bununla birlikte, Suriye'ye de ambargo uygulanmasi ihtimali sikça gündeme gelmektedir.

irak Halki Sama ve Kuzeye Kaçar (2003)

Masum ve temiz irak halki Sam'a kaçar. (Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, s. 210)

2003 senesinde irak Savasi baslamadan hemen önce onbinlerce irakli'nin, Suriye basta olmak üzere çesitli ülkelere göç etme çabalari bu hadisteki olayla büyük bir benzerlik göstermektedir. Bu konuyla ilgili de çesitli haber ve resimlere medyada yer verilmistir.

iraklilarin Parasi Kalmayacak (2003)

"iraklilarin elinde ölçecekleri bir tarti aleti ve alis-veris yapabilecekleri bir para hemen hemen kalmayacak." (Kenzul Ummal, Kitab-ul kiyame kism-ul efal, c.5, s. 45)

Ahir zaman ve dolayisiyla Hz. Mehdi'nin çikis alametlerinden biri de iraklilarin parasinin deger kaybetmesidir. Bu hadis iki ayri duruma isaret ediyor olabilir. Bunlardan birincisi, iran-irak ve Körfez Savasi sonrasinda irak'ta yasanilan ekonomik çöküntüdür. Savas dolayisiyla büyük zarar gören irak ekonomisi, savas sonrasi devam eden ambargolar nedeniyle bir türlü düzelmemistir. Halkin alim gücü düsmüs, yokluk ve fakirlik en önemli sorunlardan biri haline gelmistir.

Ordunun Kaybolmasi (2003)

Mehdi'nin bes alameti bulunur. Bunlar Süfyani, Yemani, semadan bir sayha (çagri, nara), Beyda'da bir ordunun batisi ve günahsiz insanlarin öldürülmesidir. (Naim Bin Hammad) ...Kendisine bir ordu gönderilecek. Bunlar yerin bir çölünde iken yere batirilacaklardir. (Müslim\'den; Gelecegin Tarihi 4, s.31)

Bir ordu savas için gelir, çöle girdiginde bas ve sonundakileri batar, ortadakiler de kurtulmaz. (Hanbel, Tirmizi, ibni Mace, Ebu Davud\'dan; Gelecegin Tarihi 4, s.30)

2003 yilinda gerçeklesen irak Savasi sirasinda irak ordusunun büyük bir kisminin neredeyse birdenbire ortadan yok olmasi savasin en dikkat çekici olaylarindan biriydi. Birçok gazete ve televizyonda, Cumhuriyet Muhafizlari olarak bilinen yaklasik 60.000 kisilik ordunun ve Fedailer olarak bilinen yaklasik 15.000 irakli askerin kaybolmasi haber olarak yer aldi.

Yan sayfadaki hadislerde bu konuya dikkat çekilmesi, Hz. isa\'nin ve dolayisiyla Hz. Mehdi'nin gelis alametlerinden biri olan "bir ordunun batmasi" olayinin gerçeklesmis olabilecegini göstermektedir. (En dogrusunu Allah bilir.) Nitekim ilerleyen günlerde de savas uçaklarinin bir kisminin çöl kumlari altina gömülmüs olarak bulunmasi, hadiste bahsedilen çölde bir ordunun batmasi olayinin irak ordusu ile ilgili olma ihtimalini güçlendirmektedir.

irakin Yeniden Yapilanmasi (2003)

irak'a saldirmadikça kiyamet kopmaz. Ve irak'taki masum insanlar Sam'a dogru siginma yerleri ararlar. Sam yeniden yapilanir, irak da yeniden yapilanir. (Kenzul Ummal, Kitab-ul kiyame kism-ul efal, c.5, s. 254)

Hadiste irak'in yeniden insa edilecegine dikkat çekilmektedir. Önce iran-irak Savasi, daha sonra Körfez Savasi, son olarak da 2003'teki irak Savasi'nin ardindan, irak'ta pek çok sehir yerle bir olmustur. Bu savasin sonrasinda yasanan yagmalama olaylarinin da etkisiyle büyük bir harabeye dönüsen irak\'in yeniden insa edilmesi mecburi hale gelmistir. Bu durum gazete haberlerinde de çok genis olarak yer almistir.

Sam irak ve Arabistanda Kargasa Yasanmasi (2003)

Resulullah (sav) söyle buyurmustur: "...Öyle bela ve musibetler olacak ki, hiçbir kimse, siginabilecegi bir makam bulamayacaktir. Bu belalar Sam'in etrafinda dolanacak, irak'in üzerine çökecek. Arabistan yarimadasinin elini ve ayagini baglayacaktir... Onlar belayi bir tarafta defetmeye çalisirlarken, diger taraftan o yine ortaya çikacaktir." (Kenzul Ummal, Kitab-ul kiyame kism-ul efal, c.5, s. 38-39)

Doguda Yer Batmasi Tsunami(2004)

On alamet görülmeden kiyamet kopmayacaktir; ... Biri doguda, biri batida, bir digeri de Arap Yarimadasi'nda meydana gelecek yere batma hadisesi..." (Müslim, Fiten, 39)

Peygamber Efendimiz (sav)'in haber verdigi kiyamet alametlerinden bir tanesi, "dogu tarafinda gerçeklesecek olan yere batma" hadisesidir.

Bu alametin büyük bir kara parçasinin ya da insan toplulugunun ortadan kalkmasi, yeryüzünden yok olmasi anlamina gelmesi muhtemeldir. (En dogrusunu Allah bilir.) 2004 yilinin son ayinda Güney Asya'da gerçeklesen büyük tsunami felaketi bu alametle çok büyük benzerlikler göstermektedir. Dolayisiyla Peygamberimiz (sav) in haber verdigi "dogudaki yere batis" alameti, bu büyük tsunami felaketine isaret ediyor olabilir. (Hiç süphesiz en dogrusunu Rabbimiz bilir.)

Tarih boyunca Asya'da, Uzakdog\'da çesitli felaketler, depremler ve kasirgalar yasanmistir. Bu felaketlerde çok büyük yikimlar gerçeklesmis, çok yüksek sayilarda insan hayatini kaybetmistir. Ancak 26 Aralik 2004 tarihinde Güney Asya\'da gerçeklesen ve 400 bin kisiye yakin insanin ölümüyle sonuçlanan tsunami, bu felaketlerin en büyügü olmustur.

Bu büyük felaket sirasinda, yeraltindaki büyük levhalarin hareketi sonucu olusan 1000 kilometrekarelik kirilmalar ve kitalarin yer degistirmesinin yarattigi büyük enerji, okyanuslarda meydana gelen çok büyük enerjiyle birlesip, Güney Asya ülkelerinden Endonezya, Sri Lanka, Hindistan, Malezya, Tayland, Banglades, Myanmar, Maldiv Adalari ve Seysel Adalari\'ni hatta 5 bin km uzakliktaki bir Afrika ülkesi olan Somali sahillerini dahi vurmustur.

Kiyamet alametlerinin birbiri ardina gerçeklestigi ahir zamanda meydana gelen bu tsunami felaketi, çok genis bir alani etkilemis, sehirlerin deniz sularinin altinda kalip yok olmasina, dünya haritasinin degismesine neden olmustur. iste bu nedenle de \"dogudaki yere batis\" ifadesi ile Güney Asya\'da gerçeklesmis olan bu felakete isaret ediliyor olabilir. (En dogrusunu Allah bilir.)

Batida Yer Batmasi Katrina (2005)

On alamet görülmeden kiyamet kopmayacaktir; ... Biri doguda, biri batida, bir digeri de Arap Yarimadasi\'nda meydana gelecek yere batma hadisesi..." (Müslim, Fiten, 39)

ABD'nin Meksika Körfezi\'nde yasanan Katrina Kasirgasi'nin meydana getirdigi büyük yikim, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)'in haber verdigi bir diger kiyamet alametini, "Batidaki Yere Batis\"i akillara getirmektedir.

Peygamberimiz (sav) in ahir zamanda gerçeklesecegini bildirdigi bu "yere batisin", tarihteki benzerlerinden çok daha büyük, çok daha etkili olmasi gerekmektedir. Nitekim Katrina Kasirgasi da geçmisteki benzerlerinden çok daha büyük bir yikim meydana getirmistir.

"insanlara ölüm gelip evler mezar oldugu zaman halin nice olur."
(Ölüm-Kiyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, s. 392, no. 726)

New Orleans Sehrinin Yere Batisi

Katrina Kasirgasi birçok sehirde çok büyük tahribat olustururken, New Orleans\'i yasanamayacak hale getirdi. ABD nin turizm ve kültür merkezlerinden biri olarak kabul edilen New Orleans'in yüzde 80'i sular altinda kaldi. Bazi yerlerde suyun yüksekligi 6 metreyi asti. Dolayisiyla New Orleans sularin altina gömülerek, adeta ortadan kalkti.

Peygamberimiz (sav)'in haber verdigi "Dogudaki yere batm" alameti Endonezya'da yasanan tsunami felaketine bir isaret olabilecegi gibi,"Batidaki yere batma" hadisesi de New Orleans sehrinin ortadan kalkisina bir isaret olabilir. Hiç süphesiz en dogrusunu Allah bilir.

Büyük Olaylarin ve Hayret verici Seylerin Meydana Gelmesi

Onun zamaninda büyük hadiseler vuku bulacak. (El-Kavlu\'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 27)

Onun zamaninda nice hayret veren haller zuhur edecektir. (Mektubat-i Rabbani, 2/258)

Onun zuhur mebdeleri ve mukaddimeleri (çikis alametleri) Resulullah Efendimiz (sav)'in irhasatina (peygamberligine delil olan alametlere) benzer. (Mektubat-i Rabbani, 2/258)

Hz. Muhammed (sav)'in dogumundan önce büyük ve olaganüstü olaylar meydana gelmisti. Dogdugu gece yeni bir yildiz dogmus, atese tapan iran Padisahlarinin sarayinin 14 burcu yikilmis, iran'da 1000 yildir yanmakta olan Mecusi atesi sönmüs, Semavi Vadisi sel sulari altinda kalmis, Save Gölü kurumustu...

Rivayetlerde isaret edildigi gibi, Hz. Mehdi\'nin ortaya çikisi da, Peygamber Efendimiz (sav)'inkine benzeyecektir. Onun çikisi döneminde de büyük ve harika olaylar olacaktir.

1979
2500 yillik iran sahligi yikildi ve iran Sahi Riza Pehlevi öldü.
1980
1980 yili baslarinda ilk AiDS vakalari tespit edildi.Su ana kadar on binlerce kisinin ölümüne sebep olan bu hastaliga "Cagin Vebasi" ismi verildi. AiDS, 1960'larda Amerika\'da baslayan ve her çesit cinsel serbestligi getirmis olan \"Seks Devrimi\"ni sona erdirdi.

1985
Kuzey Kolombiya\'daki Nevada Del Ruiz yanardagi 400 yildir ilk kez patladi. Eriyen kar ve buzun olusturdugu çamur yüzünden Armero kenti haritadan silindi. 20.000 kisi öldü.
1989
Soguk Savasin sembolü olan Berlin Duvari insasindan tam 28 yil sonra yikildi.
1990
Sovyetler Birligi yikildi ve Gorbaçov la birlikte Bagimsiz Devletler ortaya çikti.
1991
irak'in Kuveyt'i ilhak etmesinden sonra yillarca sürecek olan Körfez Savasi basladi.
1993
Avrupa\'nin ortasinda bulunan Bosna ve Kosova'daki katliamda yüz binlerce Müslüman öldürüldü ve yüzbinlercesi yurtlarindan çikarildi.
2003
60.000 senede bir gerçeklesen bir olay meydana geldi ve Mars gezegeni Dünya'ya en yakin konuma geldi.

Dünyanin en kurak bölgelerinden olan Mekke'de meydana gelen sel felaketinde 12 kisi yasamini yitirdi.
haberli
kalpler dayanmaz onun ortaya çıkışına. bilinki yanlız degildir o. şükürler olsun yüce Allahımın merhametine..

Cebrail as. İsrafil as. Mikail as. Azrail as. ve ismini ilk kez burda duyacagınız Tanu as. (5nci büyük melek barış ve sulh melegi) onunladır. bayram yaşanacak yeryüzünde Allahın izini ile bayram... başka kimlermi var onun yanında? Din ve ahlakda hz. Muhammed (sav.) ve hz. İsa as. peygamberlerimiz, aziz Meryem ana, Fikir ve düşüncede M.Kemal Atatürk, Bilimde Einstain, sanatta Mozart, şiirde M.Akif Ersoy. Barış ve kardeşlikde Mevlana hazretleri.
Dünya işlerindede , Hz Musa ve diğer bütün peygamberler. Hz. Ömer ,Hz. Ebubekir ve Hızır
aleyihselam.

Onlar yüce Allahımızın emri ile çok sevgili Hz. Muhammed peygamber efendimizin liderliginde toplanmışlar ve hümanizm ve insanlık için dirilmişlerdir. birleşme ve kucaklaşma ya aylar kaldı. Fakat maalesef ki çok heba ve telef vardır.. selamlar üzerinize olsun...
İlle Cihad
kemal atatürkdemi bu muhteşem kadroda smile.gif
İlle Cihad
aylar kaldı demişsiniz, Kaç ay kaldı acaba onuda söyleyin.....
haberli
bu ramazan ayında.. en dogru zamanı tabiki Allah bilir. 5 aydır bize vaad edilen..
İlle Cihad
Ramazana ne kaldı bekleyelim bakalım smile.gif çok ramazanlar geldi geçti, nasılsa bu senede gelecek.. göreceğiz......

smile.gif
haberli
banlanmazsam bende burada olacagım Allahın izini ile
YUZMAN
MÜJDELER VE HAMD OLSUN
BAHAR GELDİ
TREN KALKTI
BİRLİKTELİK BAŞLADI
GÖNDERE BAYRAK ÇEKİLDİ
BAYRAK DALGALANMAYA BAŞLADI
İŞİN LİYAKATI BU BAĞDADIR
O ÇOK İYİ BİR DOST
O ÇOK İYİ BİR İNSAN
GERÇEKTEN MÜJDELER OLSUN, HAMD OLSUN
SABREDİN


ALEMDAR YUZMAN


İlle Cihad
nerden biliyosunuz o olduğunu, alnında yazmıyor değilmi?

5000 tane mehdi geldi geçti.

5001. olmadığına nasıl bu kadar eminsiniz.

böyle süslü laflar kimseyi inandıramazsınız.

madem telef çok, açıklayınki telef azalsın değilmi smile.gif
haberli
sabır sabır Allahın izini ile. agızlarınız acık kalacak inanmayanlar o nun gelecegine, dumura ugrayacaklar 5ay. ve mehil 7.
yıldırım purde
Selamün Aleyküm benimde çorbada bir tuzum bulunsun istedim...

HZ. MEHDİ KİMDİR? shake2.gif
Hz. Mehdi ve Cemaati Kaderde Bellidir

İnsan hem kendi kaderinin hem de dünyanın kaderinin sadece izleyicisidir. Kimsenin bu kadere yön vermesi mümkün değildir. Aynı şekilde bu kaderle ilgili yorumda bulunması, bundan razı olması veya buna itiraz etmesi, Allah'ın vaadini, kaderde takdir ettiğini kesinlikle değiştiremez. Allah kimi seçip, kimin vesilesiyle dünyaya din ahlakını hakim kılarsa, Mehdi de o kimse olacaktır.

Yoksa hiç kimse çıkıp Mehdi olduğunu iddia edemez. Kaldı ki Mehdilik bir iddia değildir. Gayret etmekle, çalışmakla elde edilebilecek bir makam da değildir. Mehdi olabilmek için, bunun o kişinin kaderinde olması; Mehdi olarak yaratılması gereklidir.

Hadislerde ve İslam alimlerinin açıklamalarında belirtildiği gibi, Hz. Mehdi soydan çok, icraatlarıyla tanınacaktır. Hz. Mehdi ve cemaatinin ana faaliyeti dinsizlikle fikri mücadele ve hak din ahlakını tüm dünyaya yaymak olacaktır. Dinsiz ve imansız ideolojileri fikren mağlup eden, Allah'ın varlığının delillerini açıkça ortaya koyan, insanların imanlarına vesile olup din ahlakını yeryüzüne yayan kişi Hz. Mehdi'dir. Tek başına da olsa, kaderinde olan bu vazifesini muhakkak yerine getirecektir. Bu tebliği süresince ona yardımcılar kılınması ise Yüce Allah'ın bir lütuf ve nimetidir. Rabbimiz elçilerine desteğini, Kuran'da şu şekilde bildirmiştir:

"Siz ona (Peygambere) yardım etmezseniz, Allah ona yardım etmiştir..." (Tevbe Suresi, 40)





Ahir Zamanda Tüm Dünyayı Saran İmani Uyanışın Kaynağı, Hz. Mehdi’nin Nuru, İmani Heyecanı, Feyzi ve Bereketidir

Hz. Mehdi'ye destek olan kişilerin sayıları azdır. Ancak Mehdiliğin gölgesi tüm dünyayı kaplar. Tüm dünya farkında olmadan Mehdiliğin mantığına, bakış açısına, tebliğ yöntemine uyar, onun iman heyecanının etkisi altına girer. İmana olan eğilim ve imani heyecan, Hz. Mehdi'den talebelerine, talebelerinden çevrelerindeki insanlara, oradan da giderek tüm dünyaya dalga dalga yayılır. Bir kişi bir kitap okur, bir konuşmaya şahit olur ya da bir film seyreder; imanında bir heyecan artışı olur. Aldığı bu feyz ve imani heyecanla okuduklarını ya da dinlediklerini bir başkasına anlatır. O kişi de ondan aldığı imani feyzi bir başkasına aktarır. Bu şekilde, zincirleme bir etkileşim ile, iman heyecanı ve etkisi, sürekli artarak insanlar arasında hızla yayılır. Yahudilerden Hıristiyanlara kadar, dalga dalga dünyanın dört bir yanını kaplar. Bunun sonucunda ise tüm dünyada imani bir uyanış olur. Dünya, bu imani heyecan ve feyzin kaynağını bilmez; imana karşı olan giderek artan bu eğilimin, Mehdiliğin feyzinden kaynaklandığının farkına varmaz. Oysa bu Mehdiliğin ve Hz. Mehdi'nin en önemli alametlerinden biridir.
seydaKumandan
haberli arkadaşım sanırım müslüman olduğunu sananlardan...
bilmiyorum bana öyle geldi.. flaugh.gif


ayrıca topici açan kardeş için söylüyorum.
okuduğu haber ''iskender evrenos'' p...çinden bahsediyor olmasın.
haberin kaynağını iyice araştırsın bence.
bir diğer husus ''copy-paste'' yapan arkadaşlarımız zahmet etmişler,
hiç geek yoktu... google var hala ... o bakımdan yani flaugh.gif



mehdiyle ilgili çok hararetli bekleyişler oldu... (yaklaşık 1300 yıldır)

Mehdiyle ilgili bir söz okumuştum(kaynağı ve sıhhat dercesini bilmiyorum)


İnsanlar mehdiden ümitlerini kesmedikçe mehdi gelmeyecektir. confused1.gif
duzce_81pasa
benım okuduğum ve alametlerınden anladığım kadarıyla mehdi
geldi görevını yaptı islamıyetı yenıden yeşerttı....

kım olduğu hakkında ?
bunuda ehli iyi bilir diyebılırım
nasreddinhoca
İbn Haldun-Mukaddime Cilt.1 s.413-433
Yeni Şafak Gazetesi...

Rasulullah (sav): "Meryem oğlu İsa dışında Mehdi yoktur."
Gezgin_musab
ALINTI(nasreddinhoca @ Jun 6 2008, 07:59 PM) *

İbn Haldun-Mukaddime Cilt.1 s.413-433
Yeni Şafak Gazetesi...

Rasulullah (sav): "Meryem oğlu İsa dışında Mehdi yoktur."


ALINTI(nasreddinhoca @ Apr 4 2008, 12:37 PM)

Elif, lam, mim. Zalikel Kitabu La Raybe Fih, Hudellil Muttekin...

Mehdi gelmiştir, okunup hidayet etmeyi beklemektedir...


bı dedıgın bı dedıgını tutmuyor

nasreddinhoca
ALINTI
Gezgin Musab: bi dedıgın bı dedıgını tutmuyor


Ah, bir de ne dediğimi anlasanız...

Ben ne demişim: Elif, lam, mim. Zalikel Kitabu La Raybe Fih, Hudellil Muttekin...Mehdi gelmiştir, okunup hidayet etmeyi beklemektedir...

İbn Haldun-Mukaddime Cilt.1 s.413-433
Yeni Şafak Gazetesi...

Rasulullah (sav): "Meryem oğlu İsa dışında Mehdi yoktur."

Benim ne dediğim ile ne demediğimi bir ayırt edin lütfen...

Gezgin_musab
[quote name='nasreddinhoca' date='Jun 7 2008, 04:08 PM' post='279170']
Ah, bir de ne dediğimi anlasanız...

Ben ne demişim: Elif, lam, mim. Zalikel Kitabu La Raybe Fih, Hudellil Muttekin...Mehdi gelmiştir, okunup hidayet etmeyi beklemektedir...

İbn Haldun-Mukaddime Cilt.1 s.413-433
Yeni Şafak Gazetesi...

Rasulullah (sav): "Meryem oğlu İsa dışında Mehdi yoktur."

Benim ne dediğim ile ne demediğimi bir ayırt edin lütfen...
[/quote]

pekı gelmıstır dıyorsun acıkca gelmısse bıze ısım versene bızde tanıyalım acıkca soyluyorsun geldıgını quote name='nasreddinhoca' date='Jun 7 2008, 04:08 PM' post='279170']
Ah, bir de ne dediğimi anlasanız...

Ben ne demişim: Elif, lam, mim. Zalikel Kitabu La Raybe Fih, Hudellil Muttekin...Mehdi gelmiştir, [/quote]

kımmıs ısım versene bı nerede oturuyor..???


Abd_us_SAMED
Mehdi'yi nasıl tanıyacağınıızı sanıyorsunuz.Mehdi ben mehdi'yim diye mi çıkacak ortaya.Veya kendinin mehdi olacağını bilecek mi.hiç sanmıyoruM.
nasreddinhoca
ALINTI
pekı gelmıstır dıyorsun acıkca gelmısse bıze ısım versene bızde tanıyalım acıkca soyluyorsun geldıgını

kımmıs ısım versene bı nerede oturuyor..???


Elif, lam, mim.
Zalikel Kitabu La Raybe Fih, Hudellil Muttekin...
Mehdi gelmiştir, okunup hidayet etmeyi beklemektedir...

Ah, dağlar, ahhh!!!
Gezgin_musab
ALINTI(nasreddinhoca @ Jun 9 2008, 09:36 PM) *

Elif, lam, mim.
Zalikel Kitabu La Raybe Fih, Hudellil Muttekin...
Mehdi gelmiştir, okunup hidayet etmeyi beklemektedir...

Ah, dağlar, ahhh!!!


gelmıstır dıyorsun....

ben bundan bısey anlamadım bıraz acık atlatsana.... gelmıstırle neyı kast edıyorsun...??
Zemahşeri
ALINTI(Gezgin_musab @ Jun 9 2008, 09:43 PM) *

gelmıstır dıyorsun....

ben bundan bısey anlamadım bıraz acık atlatsana.... gelmıstırle neyı kast edıyorsun...??


furkan 30 . ayete bak.
Kaveller
ALINTI
gelmıstırle neyı kast edıyorsun...??


Kur'anı Kerimi kastedmiş .

Hudellil Muttekin , müttakiler için hidayet rehberidir .

Mehdi de anlam itibariyle hidayet veren hidayete vesile olandır En somut sağlam yaşayan mehdi Kur'anı Kerimdir .

Hocanın kasdı bu ama tabi şahsım adına kesin bir fikrim yok .Önemli olan mehdinin ne vakit geleceği değilidr önemli olan mehdi geldiğinde sizin ne yapıyor olduğunuzdur .

tansel
bu konu hakkında forum yöneticileri aydınlatıcı bir başlık acacaklardı sanırım. yoksa iş çıgrından çıkıyor
bahaballa
s.a sevgili arkadaşlar işin gerçeği bir çoğunuzun inanmıyacağını bilsemde yinede yazacağım ben rüyamda hz mehdiyi gördüm omuz hizasında siyah ve hafif dalgalı saçı düz ve kemiksiz bir burun yapısı
beyaz ve hafif buğday reng yüzü orta boylu yani uzun değil ama kısada değildi ve siması hafif tebessüm eder şekildealnı açık ve temiz görünümlü ve 30 lu yaşlarda yani beklenildiği gibi 40 ve üzeri değil kısa ve düz şekilli bir sakal ve bıyığı siyah vgözlü ve kaşlarıdüzenli yani birleşik değil ben bu rüyayı bir çok kez üst üste gördüm önce kimselere söylemedim ama daha sonra bu konuya ilgi duymaya başladım ve buna benzer rüyay görenleri bulmaya çalıştım okuduklarım arasında bunun la kesişen bir çok kişininde benzeri
rüyalar gördüğünü öğrendim ve sakın şüpheye düşmeyin çünkü yazdıklarım benim fiziksel yapımla hiç bir ilgisi yok o yüzden sakın ilgisi olmayan yakıştırma yapmayın bu arada o kilolu yada çok zayıfta değil daha çok atletik tarz dediğimiz bir yapıda bunları yazmamın amacı bu sitede de benim gördüğüm rüya gibi rüyalar görenlerin olup olmadığıçünkü yüce mevla bizlere bunu bir şekilde haber verecektir o yüzden her ne olursa olsun bizlerde dikkatli olup o işareti yakalamak zorundayız sakın hataya düşmeyin ben şimdi bu işarettir demiyorum eğer böyle bir işaret verilirse o işareti yakalaya bilmek için dikkatli olmalıyız diyorum allah c.c hepimizi umarım onun askerleri yapar allah a emanet olun
bahaballa
bu arada sakın kim nerede diye sormayın inanın ismini bilmiyorm ama bildiğim doğu anadolu ve kafkas bölgelerinde olduğuyani ne filistinde nede afganistan nede ırakta bildiğim anadoluda olduğu sakın şimdide türklük hesapları yapmayın inanın o konu yuda bilmiyorum sadece rüyamda suretinigördüğüm ve arkasındada bi kaç yüz kişilik bir askermi diyeyim yoksa mücahitmi bilmiyorum ama ellerinde kılıçları vardı
fikretbayer
ALINTI(bahaballa @ Jun 26 2008, 09:55 PM) *

bu arada sakın kim nerede diye sormayın inanın ismini bilmiyorm ama bildiğim doğu anadolu ve kafkas bölgelerinde olduğuyani ne filistinde nede afganistan nede ırakta bildiğim anadoluda olduğu sakın şimdide türklük hesapları yapmayın inanın o konu yuda bilmiyorum sadece rüyamda suretinigördüğüm ve arkasındada bi kaç yüz kişilik bir askermi diyeyim yoksa mücahitmi bilmiyorum ama ellerinde kılıçları vardı


S.A

Ben Mehdi AS görmedim ama senin rüyani hadisi seriflere bakarak degerlendire biliriz yani ruyan
hadisi seriflere buyuk ölcude uyuyor ama onun nerde oldugunu buyuk zatlar dan haric kimse bilmiyor
oyuzden Kafkaslar daymis Turkiye deymis veya Afganistan daymis diye bir iddia da bulunmak gercektende yanlis olur cunku o gizli kalacak onu bulan o buyuk zatlar olacak yani evliyalar.
Ortadogu suan ates altina alinmis vaziyette buda Mehdi ASin cikis alametlerin den bitanesi bunlar Mehdi AS zuhrunu bildiklerin den dolayidir ki habire birilerini yargiliyorlar yargilamalari da ates le oluyor yani bombalarla biz muslumanlarada sabir etmek duser insaAllah HAK geldi batil yok oldu musluman lara mubarek olsun

W.S.
bahaballa
ALINTI(fikretbayer @ Jun 27 2008, 10:54 AM) *

S.A

Ben Mehdi AS görmedim ama senin rüyani hadisi seriflere bakarak degerlendire biliriz yani ruyan
hadisi seriflere buyuk ölcude uyuyor ama onun nerde oldugunu buyuk zatlar dan haric kimse bilmiyor
oyuzden Kafkaslar daymis Turkiye deymis veya Afganistan daymis diye bir iddia da bulunmak gercektende yanlis olur cunku o gizli kalacak onu bulan o buyuk zatlar olacak yani evliyalar.
Ortadogu suan ates altina alinmis vaziyette buda Mehdi ASin cikis alametlerin den bitanesi bunlar Mehdi AS zuhrunu bildiklerin den dolayidir ki habire birilerini yargiliyorlar yargilamalari da ates le oluyor yani bombalarla biz muslumanlarada sabir etmek duser insaAllah HAK geldi batil yok oldu musluman lara mubarek olsun

W.S.

özür dilerim galiba yanlış anlattım yerini tam olarak bildiğimi zaten iddia etmedim rüyamda gördüğüm yerin dağlık ve yeşil ovalık bir yer olduğu için o bölgelerde olduğunu yazdım benim asıl anlatmak istediğim hz mehdiyi rüyamda gördüğüm sureti ile anlatmaktı geldiği yeri değildi yinede ilgi ve yardımınızdan dolayı allah razı olsun
fani olanı istemem
MEHDİ HAKKINDA OLUMSUZ PROPAGANDA YAPILMASI

Mümin şahıs (Mehdi RESUL) Deccal'ı görünce: "Ey insanlar! Resulullah'ın zikrettiği Deccal işte budur" der. Deccal hemen onunla ilgili emrini verir de o zat karnı üzerine uzatılır ve arkasından: "Onu alın da yaralayın!" der. Artık o zatın sırtı ve karnı döve döve genişletilir. Bu sefer onu iki eli ve iki ayağı ile yakalar da fırlatır atar. İnsanlar Deccal'ın onu bir ateş içine attığını sanırlar. Halbuki o bir cennet içine atılmıştır.

Hadiste Mehdi RESUL un "sırtı ve karnından dövüle dövüle genişletilmesi" müteşabih olarak (benzetme yapılarak) söylenmiştir. Mehdilik ve İmamiye kitabının yazarı bu bölüm için "Mehdi'nin ünü, "durmadan etrafa ilan edilip yayılmaktadır" demektedir. Fakat bunu Deccal taraftarları yapacağı için bu propagandanın Mehdi RESUL u kötüleme şeklinde olacağını söyleyebiliriz.

Peygamberimiz devrinde İslam düşmanları, onu kötülemek için o devrin yayın organı sayılan şairleri kullanıyorlardı. Şairler, panayırlarda, çarşılarda Peygambere çeşitli hakaretler ediyor, Ona deli, büyücü, kahin şeklinde iftiralar atıyorlardı. Şimdi de İslam düşmanı olan Deccal yanlıları yazılı ve sözlü yayın organlarıyla Mehdi'yi kötüleyecekler, halkın nazarında itibarını sarsmaya çalışacaklardır.


MEVDUDİ NİN MEHDİ RESUL E DAİR GÖRÜŞLERİ

"Onlarin ,"Mehdi'ye eski zaman kiyafeti, modasi gecmis, mistik görünüslü ve bir manastirdan cikip kendini El-Mehdi ilan edecek biri zannettikleri görülmektedir. Bu halin vukuunda dini liderler ve alimler ellerinde kitap, ortaya cikacaklar ve vücut yapisi ile eskalinin kitaplardaki tarife uyup uymadígini tetkik ve mukayeseye koyulacaklar. Cihad ilan edilecek ve bütün sofilerle hayattaki bütün eski tip mutaassip kimseler O'nun etrafinda ve bayragi altinda toplanacaklardir. Maneviyat,muska ve dua ile bu cihad kazanilacagina ve topraklar fethedilecegine göre,kilic sadece sembol olarak kullanilacaktir. Bir bakisi kafirleri mahvedecek ve sadece bedduasi tanklarin, tayyarelerin imhasina kafi gelecektir. Mehdi'nin zuhuru itikadina dair avamin görüsü iste budur. Fakat bu mevzu üzerinde okuyabildigim kadariyla edindigim intiba bu vaziyetin tam aksi mahiyettedir. Fikrime göre, gelecek olan kimse bütün cari subelerinde ve hayatin ana problemlerinede cok derin nüfuza sahip ve caginin en modern lideri olacaktir. Devlet idaresi, siyasi basiret ve harpteki stratejik hüner bakimindan bütün dünyayi hayran birakacak. Fakat cok korkarim ki. O'nun getirecegi yeniliklere karsi ilk FERYADI BASANLAR, ULEMA ve SOFILER OLACAKTIR.


BEDİÜZAMANIN MEHDİ RESUL UN ÇIKIŞ TARİHİ TESPİTLERİ

Hz. İsa geldiği zaman, onu herkesin tanıyamayacağını söyleyen Bediüzzaman, ona yakın bazı kişilerin ancak imanın nuru ile onu tanıyabileceklerini ifade etmiştir. Bu da dünya hayatının imtihanın sırrı olması itibariyle böyledir. Bazı insanların yanılarak beklediği şekilde, yani adeta gökten herkesin göreceği şekilde inerek, uçarak vb. şekilde gelişi söz konusu değildir, çünkü bu adetullaha ve imtihan sırrına aykırıdır. Bu nedenle Hz. İsa gibi yaratılışı ve hayatı mucizelerle dolu bir Peygamberi dahi insanlar tanıyamayacaklardır. Önceleri, sadece gerçek imanlı ve ihlaslı az bir kitle, onu imani çalışmalarından, halinden ve kendisini beklediklerinden dolayı tanıyacaklardır.

Bu husus Mehdi için de geçerlidir. 14 asır önce Peygamber Efendimizin (SAV), Allah'ın vahyine dayanarak bildirdiği bir şahıs olan Mehdi, hadis-i şeriflerde öylesine detaylı tarif edilmiş olmasına rağmen, aynı şekilde ona yakın çok az insan dışında uzun süre tanınmayacaktır.

Örneğin Mehdi'nin çıkacağı yer, zaman, etrafındakiler ve yapacağı işler gibi, tanınmasını oldukça belirginleştiren bilgiler hadislerde anlatılmasına rağmen, hatta fiziksel birçok belirleyici özelliğinin bildirilmesine ve kişinin tam teşhis edilebileceği gibi olmasına rağmen yine de uzun süre tanınamayacaktır.

"çok az ve küçük olması": Hz. İsa'yı tanıyacak kişiler ona tabi olan yakın bir Hristiyan grup olmakla birlikte, O'nu bekleyen Müslümanların başı olan Mehdi ve yakınları tarafından da tanınacaktır. Hz. İsa dünyaya geldiği zaman onu tanıyacak yakınları nasıl az bir topluluk olacaksa, Mehdi geldiği zaman da onu tanıyacak yakınları çok az olacaktır. Üstadın burada bu topluluğun hem fert olarak sayılarının çok az olacağı, hem de yaşadıkları ülkenin kurumsal yapılanmasının içinde çok küçük kalacaklarına dikkat çekmiştir.

Bediüzzaman, Hicri 1327'de Şam'daki Emevi Camii'nde on bin kişilik bir cemaate verdiği Şam hutbesinde, 1371'den sonraki İslam aleminin geleceğine yönelik izahlar yapmış, ahir zamandan çeşitli tarihler vererek, beklenen Mehdi'nin mücadele ve galibiyet zamanına dikkat çekmiştir:

Evet şimdi olmasa da 30-40 SENE SONRA fen ve hakiki marifet (hüner, sanat , ilim ve fenlerle öğrenilen bilgi) ve medeniyetin mehasini (iyi ve faydalı yönlerini) o üç kuvveti tam teçhiz edip (o üç kuvvetle donatıp), cihazatını verip (gerekli ihtiyacını karşılayıp) o dokuz manileri mağlup edip (o dokuz engelleri yenip) dağıtmak için taharri-i hakikat meyelanını (gerçekleri araştırma eğilimi) ve insaf ve muhabbet-i insaniyeyi (insan sevgisini) o dokuz düşman taifesinin (sınıfının) cephesine göndermiş, inşaAllah YARIM ASIR SONRA onları darmadağın edecek. (Hutbe-i Şamiye, sf. 25)

Bediüzzaman’ın Şam Hutbesi, Hz. Mehdi’nin görev zamanı ile ilgili net tarihler vermiş olması açısından son derece önemlidir:

1981- 1991 yılları – Hz. Mehdi'nin faaliyetlerine başlaması
Evet şimdi olmasa da 30-40 SENE SONRA…

Bediüzzaman’ın vermiş olduğu bu tarih ile, bu hutbenin okunduğu tarihten 30-40 yıl sonrası, yani Hicri 1401-1411 yılları kastedilmiştir. Miladi olarak ise bu tarihler 1981-1991 tarihlerine denk gelmektedir.


Kadir-i Zülcelal Hz. Mehdi ile de, alem-i İslam'ın zulümatını dağıtabilir. Ve vaadetmiştir, vaadini elbette yapacaktır. Kudret-i İlahiye noktasında gayet kolaydır. Eğer daire-i esbab ve hikmet-i Rabbaniye noktasında düşünülse, yine o kadar makul ve vukua layıktır ki; Eğer muhbir-i Sadık'tan rivayet olmazsa dahi, herhalde öyle olmak lazım gelir. Ve olacaktır diye ehl-i tefekkür hükmeder." (Mektubat, 411-412)

"Gerçi her asırda hidayet edici, bir nevi Mehdi ve müceddid geliyor ve gelmiş, fakat herbiri üç vazifeden birisini bir cihette yapması itibariyle, ahir zamanın Büyük Mehdi ünvanını alamamışlar." (Emirdağ Lahikası, 260)

Bir nur zuhur edecek (ortaya çıkacak), bid'atlar zulümatını (dine sonradan girmiş hurafeleri) dağıtacak. Ben böyle bir nurun zuhuruna çok intizar ettim (gözledim) ve ediyorum. Fakat çiçekler baharda gelir. Öyle kudsi çiçeklere zemin hazır etmek lazım gelir. Ve anladık ki, bu hizmetimizle o nurani zatlara zemin izhar ediyoruz (hazırlıyoruz)".(Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 189)

"Ta ahir zamanda, hayatın geniş dairesinde asıl sahipleri, yani Hz. Mehdi ve şakirtleri (talebeleri), Cenab-ı Hakk'ın izniyle gelir, o daireyi genişletir ve o tohumlar sünbüllenir. Bizler de kabrimizde seyredip Allah'a şükrederiz." (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 138- Kastamonu Lahikası, 72)

"Ümmetin beklediği, ahir zamanda gelecek zatın üç vazifesinden en mühimi ve en büyüğü ve en kıymetdarı olan iman-ı tahkikiyi neşr ve ehl-i imanı delaletten kurtarmak" (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, sf. 9)

"...Risale-i Nur'un şahs-ı manevisini haklı olarak Hz. Mehdi telakki ediyorlar. O şahs-ı manevinin de bir mümessili, Nur şakirdlerinin tesanüdünden gelen bir şahs-ı manevisi ve o şahs-ı maneviden bir nevi mümessili olan biçare tercümanını zannettiklerinden, bazen o ismi O'na veriyorlar. Gerçi bu, bir iltibas ve bir sehivdir, fakat onda mes'ul değiller." (Tılsımlar Mecmuası, 201)


"Hz. İsa (AS) geldiği vakit, herkesin onun İsa olduğunu bilmesi gerekmez. O'nun yakınları ve ileri gelen kişiler, imanın nuru ile onu tanırlar. Yoksa açıkça herkes onu tanımayacaktır." (Mektubat, s. 54)
"Hazret-i İsa Aleyhisselam gelir, Hz. Mehdi'ye namazda iktida eder, tâbi olur." diye rivâyeti bu ittifaka ve hakikat-ı Kurâniye'nin matbuiyetine ve hakimiyetine işaret eder." (Şualar, 493)

"O zatın üçüncü vazifesi, Hilafet-i İslamiyeyi İttihad-ı İslam'a bina ederek, İsevi ruhanileriyle ittifak edip din-i İslam'a hizmet etmektir. Bu vazife, pek büyük bir saltanat ve kuvvet ve milyonlar fedakarlarla tatbik edilebilir. Birinci vazife, o vazifeden üç dört derece daha ziyade kıymetdardır, fakat o ikinci, üçüncü vazifeler pek parlak ve çok geniş bir dairede ve şa'şaalı bir tarzda olduğundan umumun ve avamın nazarında daha ehemmiyetli görünüyorlar." (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s9

"Şimdi, Hz. Mehdi gibi eşhasın hakkındaki rivayatın ihtilafatı ve sırrı şudur ki: Ehadisi tefsir edenler, metn-i ehadisi tefsirlerine ve istinbatlarına tatbik etmişler. Mesela: Merkez-i saltanat o vakit Şam'da veya Medine'de olduğundan, vukuat-ı Hz. Mehdiyye veya Süfyaniyye'yi merkez-i saltanat civarında olan Basra, Kufe, Şam gibi yerlerde tasavvur ederek öyle tefsir etmişler." (Sözler, 359)

"Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor." 9/TEVBE32 ayeti hakkında Bediüzzaman şöyle demektedir:
"Şimdi hatıra geldi ki, eğer şeddeli "lamlar" ve "mimler" ikişer sayılsa bundan bir asır sonra zulümatı dağıtacak zatlar ise, Hazret-i Mehdi'nin Şakirtleri olabilir." (Şualar / 605)

Bu ayetin ebced değeri ise "1424-Miladi: 2004" tür. Mehdi önderliğinde İslam'ın hakimiyeti devrelerine işaret etmektedir.


fani olanı istemem
Biraz uzun oldu farkındayım Hakkınızı helal ediniz
nasreddinhoca
Mehdi bizim Tayyib Erdoğan olmasın...
dsufi
ESSELAMUN ALEYKUM VE RAHMETULLAHİ VE BEREKATUHU


Aslında bu yazılardan sonra buraya yazacağım sözlerin birçok kişi için bir anlam ifade etmeyeceğini bildiğim için, fakat bunca insanın içinde gerçekten samimi olan ve birşeyler öğrenmek için çırpınan bazı kardeşlerimin nasibi olabilir düşüncesi ile bu yazıyı kaleme almaktayım...admin kardeşimden bu yazımı silmemesini rica ediyorum.

Sevgili kardeşlerim...öncelikle şunu belirtmek isterimki..bu dünyada hiçbirşey göründüğü gibi değildir...burada ve diğer sitelerde olsun..medyada vs. olsun...herkes kendisini din adına yetkili fetva makamı zannetmektedir...Allahın dini, devletlerin atadığı yöneticilerden, birbaşka deyişle, diyanet işleri başkanlığından, yada ilahiyat fakultelerinden veya imam hatiplerden mezun olan kişilerden öğrenilmez...Allahın dini Allahın yetki verdiği dostlarından öğrenilir...

Allahu teala enbiya süresinin 7. ayetinde..neyi bilmiyorsanız zikir ehline sorunuz diye buyurmaktadır..kimdir bu zikir ehli..normal bir şekilde Allahı zikredenlermidir...hayır..bunun çok ötesinde 24 saat kalbi Allahı zikreden Allah dostlarıdır..kimliği ise nisa 103 de açıklanmıştır.onlar ulul elbab tır..yani Allahın sır hazinelerinin sahipleri...bu yüzden kuran daki gizli (müteşabih) ayetlerin açıklama yetkisi onlardadır. Ali imran 7...

Biliyorumki..yazdıklarıma birçok kişi kızacak belkide hakaret edecektir...yazdıklarımda en küçük bir zan..veyahut yalan varsa Allah beni..her iki cihanda rezil rüsva etsin diye başlıyorum...

Kendi adımdan, anamdan ve babamdan ve kardeşlerimden daha çok eminimki ve biliyorumki burada yazamayacağım o kadar büyük hakikatler varki...mehdi resul...iskender erol evronosoğludur....Allahın verdiği isimle..iskender ali mihr dir...mehdi imam halife resul...bugun ona karşı olanlar, alay edenler, dalga geçenler, yakın gelecekte ölmezlerse, öylesine pişman olacaklarki, utançlarından hemen çark etmeye başlıyacaklardır..

Deccal ise..sai baba dır...illüminatinin bu devirdeki temsilcisi ve dünyayı şu anda yöneten en zengin 10 kişinin tabi olduğu kişidir...bu alemden değildir...ama insanlar deccali tek gözlü canavar diye beklediğinden..mehdiyi de süpermen gelecek bizi kurtaracak diye beklediğinden..insanlar..şeytanın tuzaklarına düşmektedir..herşey açık olduktan sonra imtihanın ne manası kalmaktadır..bazı kardeşlerimizde kendisine Allah tarafından mektup gelmesini bekliyor..mehdi şudur..diye veyahut gözlerinin önünde olacak mucizeleri bekliyor..daha çok beklerler...

şeytanın himayesi altında olan bir çok din adamının bu durumun farkında olmaması..insanları aldatmamalıdır..ankebut süresinin 2. ayetinde insanlar iman ettik demekle imtihan edilmeden bırakılacağınımı sanıyor..diye buyuran Allahu teala her insanı her an imtihan etmektedir..bütün Allah dostları hep delilikle, şeytan tarafından öğretilmekle, sihirbazlıkla vs..suçlanmışlardır..hiçbir Allah dostunu kavmi..hoş geldin diyerek karşılamamıştır..

onun anlattıklarını insanların büyük çoğunluğu anlayamıyor..neden acaba..çünkü engelleri var..kalpleri gözleri ve kulakları muhurlu..çünkü Allaha ulaşmayı ve ona teslim olmayı istemedikleri için kendi nefslerini ilah edinerek gizli şirkte olmalarıdır..ama kendilerini hidayette zannetmektedirler..dalalette olduklarının farkında değildirler..casiye 23...

bu yüzden insanların ve cinlerin büyük çoğunluğu cehenneme ebediyyen kalmak üzere gidecektir...mehdi resulun anlattıklarını dinlemeden anlamadan bilmeden insanlar ona atılan iftiraların etkisinde kalarak ön yargıyla onu suçlamaktadır..buda şeytanın büyük tuzaklarındandır..mehdi as...ın anlattıklarını iyice dinleyen birkişi onun herkesi Allaha davet ettiğini görecektir..islamın 5 şartını yaşamak hiçkimseyi cehennemden kurtaramaz diyor..yunus 7-8...

çünkü Allaha ruhunu ulaştırmayı dilemeyen istemeyen hiç kimse takva sahibi olamaz...rum 31...Allaha yönel ve takva sahibi ol..yönelmek ne demektir..bir hedefe ulaşmak için harekete geçmektir..bu yüzden şura 13, sonunda kim bana yönelirse onu kendime hidayet ederim ..ulaştırırım buyurmaktaır..yani Allaha ulaşmayı istemek...islamın giriş kapısıdır...bu yüzden enfal 29. da butun inanan insanlara Allahu teala takva sahibi olmalarını emretmektedir..

yani 2 çeşit mümin var..cennete girecek olan hak müminler..takva sahipleri...diğeri günümüzdeki geneleksel inancın sahibi olanlar..onlarda diğerleriyle ebediyyen cehennemde kalacaktır...ve peygamber efendimiz ve sahabenin yaşadığı islamı anlattığını yaşadığını ve yaşattırdığını görecektir...mehdiden başka bu hakikatleri anlatan varmı..elbette yok..onun mehdi olduğunu gerçek Allah dostları bilmekte ve bu sırrı vakti gelince açıklayacaklardır...

samimi olan kardeşlerime şunu bildiriyorum.. peygamber efendimiz..cebrail kardeşim bana 5 vakitin dışında 2 namaz daha öğretti..biri istihare namazı,, 2 rekatlık bu namaz dünya işleriyle ilgili olarak Allaha danışılan bir namaz..diğeri uhrevi konularda Allaha danışılan istiane (hacet) namazı..dır..kim gerçekten samimi olarak..mehdi as..ın kimliğini öğrenmek istiyorsa bu namazı sabırla kılmalıdır.ilk seferinde göremezse..kılmaya devam etmelidir...adı üstünde sabırla kılınan bir namaz..bakara 45...unutmadan ...ne mutlu takva sahiplerine...saygılarımla...

Medreseler müderrisi, okumadılar bu dersi, gönüllere yazılır, bu kitabın süresi....yunus emre.
karuban
Güya Türklere, Türkiye'ye gönderilen Resul Mehdi (!) Amerikaya sığınmış ömrünün son demlerini yaşıyor, bunun görüşlerine körü körüne bağlananlar ise hala uyanmıyor!

Allah sizi bildiği gibi etsin!

Sizin kadar bönüne rastlamadım...
yüzdeelliüç1
dsufi kardeşim

şimdi birçok ayet nakil edip senin ve uyduğun kişilerin durumunu ortaya çıkarabilirim.sende bazı ayetleri haklılığının gerekçesi babından yazmışsın.bunun yani bu türden karşılıklı hüccet getirmeler sanki ayetleri biribiriyle kıyas etmek mesabesinde olacak büyük vebal altında kalacağız.
bu yüzden buna girmiyorum ama yanlış yolda olduğunun sanırım yakında sende farkına varacaksındır.
çünkü ALLAH azze ve celle nin en sn bizlere indirdiği kitabı KURAN ı KERİM.zaten bunu idrak etmeyen kabul etmeyen (yani bunun üstüne bu şeksiz şüphesiz bir HAKK olarak ortada duruyorken) küfre saplanmıştır.
bunun üstüne başka bir kitabı yeğlemek bu bana yazdırıldı demek zaten insanı kafir yapar.kafir birinin çağırdığı şey ise cehennemdir.şimdi sen şeytanın kendisine yapıp ettiklerini süslü kılan kimseye tabi olmamızı mı bizlere salık veriyorsun.bu aklı olan insan için olacak iş degildir.
evet birçok peygamber yalanlanmış deli denmiş.fakat o yalanlayanlar bilgisizce cahilce yalanlıyor deli diye itham ediyorlardı .fakat bu durum bundan çok farklı.biz bilgimizle KURAN ın bize öğrettiği bilgilerle ALLAH ın furkanıyla ölçüp tartıp size deli diyoruz.bu ikisi arasında çok çok fark var.
şunu iyi düşün ek olarak;insanı halk hasta eder.
aç lütfen mesnevide firavunun durumunu oku.halkı ona ilahımızsın dediği için oda kendini ilah zannetmeye başladı.yoksa kendide yalnızken düşünen tefekkür eden biriydi.
işte sizin peşinden gittiğiniz kişiye birtakım kimseler tabi oldukları için onu yücelttikleri için oda artık kesin bir gerçekmiş gibi kendini o makama koymuş.hem ona hem kendinize yazık ediyorsunuz.lütfen uyarılarımı dikkate al boş konuşmuyorum.
herden
[
ALINTI
quote]
ALINTI(cancanBey @ Jan 15 2007, 06:40 PM) *

Selamün Aleyküm

Evet; Mehdi geldi; Mehdi benim. Sabırla kutlu günün tahakkunu bekliyorum. Ne zaman ve nasıl ortaya çıkarılacağımı Ben de bilmiyorum; birileri Ben'i bulacak, ama ne zaman Ben de bilmiyorum, sabırla bekliyorum.

ALLAH yardımcımız olsun.

Ayrıntılı bilgi için GOOGLE'da cancanBey taraması yapabilirsiniz.



sen de kimsin? angry.gif
mehdinin alametlerinden birisi de kendisinin bile mehdi olacağını bilmemesidir. cool.gif
ne güzel bir hikmet ki mehdi de kendisini bilemeyecek.zira önüne gelen mehdiyim diye türerdi.
gelecekbenimbengelecegim
http://www.tesadufyoktur.com 1 de olaya şöyle bakalım, nasıl dersiniz? Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz.
tansel
ramazan ayında, egeden çıkacagını ve türk olacagını defalarca duyduk. hangi ramazan oldugunu bilemiyorum ama yapılan hesaplamalar bu ramazanı gösteriyor birkaç üyede bu ramazanda ortaya çıkacagına inanıyor. peki sadece 1.5 ay kaldı bekleyipde görelim. kimmiş bu mehdi Allah ona nasıl güçler vermiş de dünyaya hükmedecekmiş deccali yenip. akıl cagında yaşıyoruz bu kılıçlı sopalı kanlı bi savaş olmamalı akılla mücadele olmalı ya ozaman cebrai ve mikail aleyihselam da yanında olacagına göre sanırım yine aydınlık yazılarla çıkacak ortaya ve birde tehdit insanların birleşmesine yönelik. inanmayacaklar ve o bildirilen şey gercek olacak tıpkı nuh peygamberdeki gibi. sonra biat gelir. hep öyle olmamışmıdır tarihde önce bir elçi sonra inanmayan insanlar ve ardından heba. kalanlarda artık inançlı insanlar olmuştur. bence zihinler açık olmalı ve dinlemeden anlamadan iyice tarışmadan tanımadan yorum yaparsak bu yanlış olur ki biz bunları yapmayı çok severiz.

Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2009 Invision Power Services, Inc.