ALINTI(Saltukoğlu @ Apr 14 2008, 01:05 PM)

Evet klasik emevi suçlamaları, bunları ne yeni duyduk ne de son duyacağız. İranlılar bizim kardeşlerimizdir. Onlarda müslümandır. Aramızdaki fark İslamın temelinde değil, ictihadı farklılıklardadır. Hanefi mezhebi ile maliki mezhebi arasındaki fark ne ise caferi mezhebi ile hanefi mezhebi arasındaki fark o kadardır. Yani bunu islamda temel itikadi meseler gibi görmek yanlıştır. İctihad farklılığını düşmanlık ve o müslümanları aşağılama vesilesi olarak kullanmak islama yakışmaz. Mehdi çıktığında beraberinde deccalın çıkacağı hemde İrandan çıkacağı haberleri maksatlı ve uydurmadır.
Peki güzel kardeşim, düşünelim ve yüreğimize danışalım, deccalın İrandan çıkabileceğine inanan yüreğin Mehdinin İranda çıkacağına neden inanamamaktadır. Üstelik Deccalın çıkış yeri olarak hadislerde Necd bölgesi geçmektedir. Bu da Suudi Arabistan yönetimini merkezi Riyadın bulunduğu bölgedir. Deccal rejimi zaten İslamın hakim olmadığı her bölgeye hakimdir. Bunu bilmiyormusunuz. Amerikan emperlyalizmden daha büyük deccalmı bekliyorsunuz? Tarih veriyorsunuz ama verdiğiniz tarihin ne anlama geldiğinden haberiniz yok. Siz söyleyin o zaman, 1399-1400 yıllarında dünyada İran İslam Devriminden başka hangi islami hadise oldu. Önce yüreğinizi tedavi edin, mezhebi ve milli kin ve nefretten, asabiyyetten, kavmiyetçilikten arındırdıktan sonra sorun yüreğinize olmaz mı?
S.A.
Ben katiyen hic bir zaman kafamdan konusmam simdi delilleriyle insaAllah bazi hadisi serifleri sunacam belki yardimci olur bize....
’Beni peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, şu ümmetin mehdisi, senin iki oğlun olan Hasan ve Hüseyin’den olacaktır.
Zuhurundan hemen önce, bir halifenin ölümünde ihtilaf olacaktır. İşte tam o esnada, Medine’de bulunan Hz. Mehdi, Mekke’ye gelecek ve Mekke’liler, kendisi istemediği halde ondan ortaya çıkmasını talebedecekler ve sonunda Rükun (Kabenin köşesi) ile Makam (Hz. İbarahim’in makamı) arasında ona biat edeceklerdir.
Biattan sonra, Şam’dan Hz. Mehdi üzerine bir ordu gönderilecek, ancak bu ordu çölde Zulhüleyfe(*) denilen yere geldiğinde, arzın dibine batırılacaktır.
Doğudan siyah bayraklı bir ordu çıkacak ve bu ordu, hiçbir kavmin yapmadığı bir savaşı yaptıktan sonra, Hz. Mehdi zuhur edecektir.
Doğu tarafından birtakım insanlar çıkıp, Hz. Mehdi’nin saltanatını hazırlayacaklardır.
Horasan’dan bir takım siyah bayraklar çıkacak ve onların sahipleri Beytül Mukaddes’e (Kudüs) geleceklerdir.
Hz. Mehdi, çıkarken başında bir sarık olacak ve bir münadi, ‘Bu, Allahın halifesi olan Mehdi’dir, ona uyunuz’ şeklinde nida edecektir.
Hz. Mehdi’ye, aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişi biat edecek ve her zalim onun karşısında mağlup olacaktır. Zamanı o kadar adil olacak ki, kabirdeki ölüler, dirilere imrenecektir. Bu durum, 7 sene devam ettikten sonra artık yerin altı, yerin üstünden hayırlı olacaktır.
Onun bayraktarı, doğudan Temimi soyuna mensup bir genç olacaktır.
Bir hadiste ‘Onun ismi benim ismim olacak, ahlakı benim ahlakım olacak ve künyesi de Ebu Abdullah olacaktır’
Konstantiniyye(Istanbul) ve Deylem dağını fethedecektir.
HZ.Mehdi, müminlerle beraber Beytül Mukaddes’te sabah namazı kılarken o sırada nüzul eden İsa (A.S)’ı takdim edecek ve Hz. İsa, ellerini onun omuzlarına koyarak ‘Namazın kaameti senin için getirilmiş, bu yüzden sen kıldır’ diyecek ve nihayet Hz. Mehdi İsa (A.S) ve müminlere imam olarak namazı kıldıracaktır.
Hz. Mehdi, benim evlatlarımdandır. 40 yaşlarındadır ve yüzü sanki yıldız gibi nurludur. Sağ yanağında siyah bir ben bulunur. Üzerinde pamuktan iki cübbesi vardır. Kıyafeti, sanki Hz. Musa zamanındaki Beni İsrail’in kıyafetine benzer. Yeraltındaki hazineleri çıkaracak ve şirk beldelerini fethedecektir.
Bazı savaşlarına Kua denilen bir köyden çıkacaktır. Medine’den ilk çıkışıyla arasında bir zıtlık olmaması için, bazı savaşlarına bu köyden çıkacağını söylemekteyiz. MEKKE’de kendisine biat olunur. Daha sonra Şam’a, Horasan’a ve diğer ülkelere gidecektir. Son durağı ise Kudüs’tür.
Beytül Mukaddesin tahribi Medine’den, Medine’nin tahribi büyük bir fitne ve olaylardan , büyük fitne ve olaylar Konstantiniyye’nin fethinden, Konstantiniyye’nin fethi de Deccal’ın çıkmasında önce olacaktır’
Rumlar (Hristiyanlar) A’mak veya Dabık’a (Halep yakınlarında iki yer) gelene kadar, kıyamet kopmaz. Medine’nin en hayırlı insanlarından bir ordu, o gün hristiyanlara karşı çıkacaktır. Müslüman ordusu, hristiyanlara karşı harb nizamında saf saf olduğunda, hristiyanlar Müslümanlara ‘Mallarımızı harabedenlerle savaşmak için bize yol açın’ diyecekler, ancak müslümanlar izin vermeyeceğinden savaş olacaktır. Müslümanlar bu savaşta 3 gruba ayrılır. Üçte biri, savaştan kaçar ve mürted olur, ve Allah onların tövbelerini ebediyen kabul etmez, üçte biri şehit olur, ki bunlar Allah katından şehitlerin en faziletlisidir. Diğer üçte biri de, fethe devam ederler, netice de Konstantiniyye’yi alırlar. Fetihten sonra, kılıçlarını zeytin ağaçlarına asmış bir halde ganimeti aralarında taksim ederken şeytan aniden nara atarak ‘Deccal, ehlinizi elde etmiş ve sizin yerinize geçmiştir’ der. Şeytanın bu haberi yalan olduğu halde Müslüman askerler yola çıkarlar ve Şam’a gelirler. Bu sırada Deccal çıkar. Savaşmak üzere hazırlık yapıldığı bir sırada, Meryem oğlu İsa (A.S), gökten nüzul eder. Allahın düşmanı olan Deccal, Hz. İsayı görünce, tuzun suda erimesi gibi erir. Şayet İsa (A.S), onu bırakmış olsaydı, o zaten kendi kendine helak olacaktı. Ancak Allah onu, İsa (A.S)’nın eliyle öldürtür ve Hz. İsa, süngüsündeki Deccalın kanını Müslümanlara gösterir.
Hz. İshak’ın oğullarından (Birbaşka rivayette de Hz.İsmail’in oğullarından denilmiştir ki, doğrusu da budur) 70 bin kişi, bir tarafı karaya, diğer tarafı denize ulaşan bir beldeyi fethetmedikçe, kıyamet kopmayacaktır. Bu şehre gelindiğinde, müslümanlar savaş yapmayacaklar. Sadece La ilahe illallahü vallahü ekber dediklerinde, şehrin deniz tarafı düşecek, tekrar tekbir getirdiklerinde diğer tarafı düşecek, 3.kez La ilahe illallahü vallahü ekber dediklerinde de şehrin tamamı ellerine geçecektir. Herşeyi ganimet olarak aldıktan ve aralarında taksime başladıktan sonra aniden, ‘Deccal çıktı’ şeklinde bir ses işitilecek. Bunu duyan müslümanlar, ganimeti olduğu gibi bırakacak ve geriye dönecekler.
Konstantiniyye’yi fethedenler, Hicaz ehlinden olcaktır. Bu hicaz ehli, misli görülmemiş bir serveti elde ederler ve mal üzerine mal yığarken, Deccalın geldiğini haber veren bir ses duyarlar. Bunun üzerine ganimeti kimi alır, kimisi de bırakır. Fakat sonunda hepsi de pişman olurlar. Sonra bakarlar ki Deccal da yoktur. Daha sonra da, Kudüs yakınındaki Lud köyüne dönmek üzere hazırlanırlar’.
ZUHURUN dan ÖNCEKI OLAYLAR....
Zuhuru, Muharrem ayında olacak ve semadan gelen bir nida, ‘Bu, Allah’ın halifesi Hz. Mehdi’dir, ona uyunuz ve sözünü dinleyiniz’ diyecektir.
Süfyan, 360 süvari ile, Hz. Mehdi’den önce çıkacaktır. Kelp kabilesinden 30 bin kişinin katılacağı bir orduyu Irak’a gönderecek ve bu ordu Doğu’da bir şehir olan Zevra’da 100 bin kişiyi öldürdükten sonra Kufe’yi işgal edecektir. Ancak, Temimi kabilesinden Şuayb ismindeki bir komutanın emri altındaki mukabil bir ordu da Doğudan çıkacak ve Kufe işgalcilerini öldürerek, buradaki esirleri kurtaracaktır. Bunun üzerine Süfyan, ikinci bir ordu düzenleyerek Medine ye gönderecek ve 3 günlük bir işgalden sonra Mekke’ye yöneldiğinde, Allah (C.C), Cebrail aleyhisselamı ayağıyla onlara vurmakla görevlendirecek ve çöl toprağında Süfyanın bu ordusu, yere gömülecektir. Süfyana haber verecek 2 kişi dışında sağ kalan olmayacaktır. Sonuçta, müslümanlar Mekke’yi onlara teslim etmeyeceklerdir. Daha sonra Süfyan, savaşçılarının Konstantiniyye’yi tahribetmeleri için Rum’un reisine haber salacak, ancak Şam kapısında Müslümanlar galip gelerek, onların boyunlarını vuracaktır
Süfyan, kendi zulüm ve kayfine karşı geleni öldürtür. Ve saltnatı devam ederken aniden semadan bir münadi ‘Ey insanlar, muhakkak Allahü Teala size zalimleri, münafıkları ve onlara uyanları menetmiş ve size ümmeti Muhammedin en hayırlısı olan ve Mekke’de bulunan ismi Ahmed, babasının ismi Abdullah olan Hz. Mehdi ‘yi reis kılmıştır, ona katılınız’ diyecektir. Bu arada sahabe tarafından; ‘Ya Resulullah, Mehdi nasıl bilinecektir?’ diye sorulmuş ve peygamberimiz de ‘O benim neslimdendir’, boyu posu sanki Beni İsrail ricalindendir, üzerinde pamuktan iki cübbe bulunur, yüzü parlayan yıldız gibi nurludur ve sağ yanağında bir nişan vardır, 40 yaşlarındadır’ cevabını vermiştir.
Hz. Mehdi, Rumistan’ı 4 tekbirle fethedecek ve burada 600 bin kişiyi yok edip Beytül Mukaddes’in hazinelerini, Tabut-u Sekine’yi (*) , Beni İsrail sofrası ile levhaların madenlerini (**) Hz. Adem’in cübbesini, Hz. Süleyman’ın minberinin asasını ve Allah’ın Beni İsrail’e gönderdiği süt kadar beyaz olan eldivenleri çıkaracaktır.
Şam ehline hatta onların zalim olanlarına bile sövmeyiniz, zira onun askerleri, Şam ehlinden olacaktır’
Moğol nesli, Müslümanlara saldıracak, halife ölecek ve 2 sene biattan sonra azledilecek olan zayıf bir adam başa geçecek, Şam batısındaki bir cami batacak, ve Şam’dan 3 kişi ile batıdan gelenler birlikte Mısır’a gidecekler… Bu ise, Süfyan’ın alameti olacaktır.
Siyah bayraklar taşıyan ordular çıkacak ve Süfyan’la savaşacaklar. Onların y savaş, Temimi soyundan Salih oğlu Şuayb adındaki bir kumandanın öncülüğünde yapılacaktır
Mehdi’nin gelmesinden önce, Süfyan’ın ordusu Kufe’ye gidecek, Horasan ehli de Mehdi’yi aramaya çıkacaktır. Horasan ehli ve aralarında Haşimi gencin bulunduğu ordu siyah bayraklarla birleşecekler ve başlarındaki önder, Şuayb b. Salih olacaktır. Bu ordu, Süfyan’la Estahir kapısının sağında karşılaşacak ve büyük bir savaştan sonra Süfyan’ın askerleri dağılacak ve siyah bayraklar galip gelecektir. İşte o zaman insanlar Mehdi’yi temenni edecek ve onu arayacaklardır.
Mehdi gelmeden önce onun ehli beytinden birisi Doğudan çıkacak, hedefi Kudüs olarak 18 ay kılıçla savaşacak, fakat oraya varamadan vefat edecektir.
Medine’nin reisi, Mekke’deki Haşimilerden bir ordu ile yardım isteyecek ve Medine asileri bu ordu ile hezimete uğratılacak. Şam’daki halifenin bunu haber almasından sonra, Süfyan tarafından bir ordu da Mekke’ye gönderilecek. Aydınlık bir gecede çölde ilerleyen bu orduyu gören bir çoban ‘Eyvah, Mekke’ye yazık olacak, vay başlarına gelene!’ şeklinde söylenirken, ordunun bir anda gözden kaybolduğunu görecek ve ‘Sübhanallah’ diyecek, ‘Nasıl da kısa bir zamanda kayboldular?’ Aşağıya inip baktığında ise, yarısı yerin içinde yarısı da yerin dışında kalmış bir yorganı farkedecek, onu çıkarmaya çalışacak, bir türlü çıkaramayınca da, gördüğü ordunun toprağa battığını anlayacak ve hadiseyi müjdelemek için Mekke reisine koşacak. Bunu haber alan Mekke reisi, Allah’a hamdedecek ve ‘İşte, bizim beklediğimiz alamet buydu’ diyecek. Daha sonra da Şam’a geçecekler.
Mehdi çıkmadan önce, milletler arasında ticaret ve yollar kesilecek, insanlar arasında fitneler çoğalacaktır. Muhtelif ülkelerden birçok alim, birbirlerinden habersiz şekilde Mehdi’yi aramak üzere yollara çıkacak ve alimlerden her birisine 310 kadar insan refakat edecektir. Sonunda hepsi de Mekke’de buluşurlar. Ve birbirlerine ‘Buraya niçin geldiklerini’ sorduklarında, hepsi de ‘Bu fitneleri önleyecek ve Konstantiniyye’yi fethedecek olan Mehdi’yi arıyoruz, çünkü biz onun, babasının anasının ve ordusunun isimlerini öğrendik’ şeklinde cevap verirler. Hep birlikte onu aradıktan sonra, Hz. Mehdi’yi Mekke’de bulacaklar, ‘Sen, Mehdi’sin’ dediklerinde O inkar edecek ve Medine’ye kaçacaktır. Ancak O’na Medine’de yetişecekler, O ise tekrar Mekke’ye gidecek, onu tekrar bulacaklar ve kendisine ‘Senin ismin budur, babanın ismi şudur, alametler sende mevcuttur’ diyecekler, ancak O yine inkar ederek Medine’ye kaçacaktır. Sonunda onu Mekke’de Rükun’da tekrar bulacaklar ve ‘Eğer elini bize uzatıp biatımızı kabul etmezsen, ve başında Haddam’dan birisinin bulunduğu, amacı da bizim canımızı almak olan Süfyan ordusuna karşı bizi korumazsan, bütün günahımız ve dökülen kanlarımız boynuna olsun’ diyecekler. Bu konuşmadan sonra Hz. Mehdi, Rükun ve Makam arasına oturup, elini uzatarak biatları kabul edecektir. Daha sonra da Allah (C.C), bütün insanların kalplerini onun muhabbetiyle dolduracaktır. Sonra O, gündüzleri aslan, geceleri abid olan bir kavimle yürüyecektir.
Hz. Mehdi’nin zuhurundan önce bir Haşimi çıkacak, Kudüs’e ulaşmak için 18 ay savaşacak, ancak daha varamadan Süfyan, Mehdi’nin üzerine bir ordu gönderecek ve bu ordu çölde yere batacaktır. Bu olay Şam’a ulaştığında, Şam ehli kendi halifelerini, ‘Mehdi çıkmıştır, ona biat et, yoksa seni öldürürüz’ şeklinde zorlayacaklar ve halife, biat edeceğine dair Mehdi’ye haber gönderecek ve hazinelerini de yanına alarak Beytül Mukkaddes’e gelecektir. Daha sonra Arap, Acem savaşçılar, Rum’lar ve birçok insan savaşmadan Mehdi’ye itaat ederler. Hz. Mehdi, Konstantiniyye ve diğer birçok beldede camileri inşa eder.
Hz. Mehdi’nin doğum yeri Medine’dir.
Hicret edeceği yer Kudüs’tür.
Sakalı bol ve sık olacaktır.
Gözü sürmeli olacaktır.
Dişleri parlak olacaktır.
Yüzünde bir ben bulunacaktır.
Omzunda, Peygamber efendimizdeki nübüvvet mührü bulunacaktır.
Peygamber efendimizin bayrağıyla çıkacaktır. O bayrak, dikilmemiştir, siyah ve dört köşelidir. Peygamberimizin vefatından sonra hiç açılmamış olup ancak Hz. Mehdi tarafından açılacaktır.
Allah (C.C) onu 3 bin melekle destekleyecektir. O melekler, Hz. Mehdi’ye muhalefet edenin yüzüne ve arkasına vurcaktır.
Yaşı 30 ile 40 arasında olduğu halde gönderilecektir.
Esmer ve orta boylu olacaktır
Haşimi’dir, hilafeti Hz. İsa’ya devredecektir
İnsanlar birlikte hacca gidecek ve hep beraber Hz. Mehdi”yi arayacaklar. Bu arada kabileler arasında, ayakları kanlar içinde bırakacak kadar büyük savaşlar olur, sonra da bir hayra iltica ederler. Hz. Mehdi’yi yüzü Kabe’ye dayanmış, ağlar bir halde bulacaklardır. İnsanlar o zaman “Gel sana biat edelim” dediklerinde, O, “Size yazıklar olsun, ne kadar sözünüzden dönüyor, ne çok kan döküyorsunuz” diyecek ve istemediği halde biatları kabul edecektir. “Siz ona yetişirseniz, biat ediniz, çünkü o yerde ve gökte Mehdi’nizdir’ buyurulmuştur.
Hz. Mehdi, uçan bir kuşa işaret ettiğinde kuş hemen bu emirle yere düşecek, kuru bir ağacı diktiğinde de ağaç hemen yeşillenip yapraklanacaktır.
Hz. Mehdi, hiçbir bid’atı bırakmayacak ve bütün sünnet-i seniyye’yi ihya edecektir. Konstantiniyye, Çin ve Deylem dağlarını fethedecek ve bu durum 7 yıl devam edecektir. Ancak onun her senesi, sizin 20 senenize bedel olacaktır. Sonra Allahü Teala dilediğini yapacaktır.
Mehdi için 2 alamet vardır ki, Allah (C.C), kainatı yarattığından beri bunlar vaki olmamıştır. Bunun birincisi, Ramazanın birinci gecesi ayın, ikincisi ortasında güneşin tutulmasıdır.
Mehdi’den önce Beni Abbas için siyah bayraklar çıkacak, sonra Horasan’dan, başlarında Şuayb b. Salih Temimi’nin bulunacağı, sarıkları siyah, cübbeleri beyaz bir ordu toplanacak ve bu ordu, Süfyan’ın ordusunu hezimete uğratacaktır. Bilahare Kudüs’e inecekler ve Hz. Mehdi için saltanat hazırlayacaklardır. Bu ordunun çıkması ile, halifeliği Mehdi’nin teslim alması arasında geçen zaman 72 aydır.
Onun kumandanları, insanların en hayırlısıdır. Onun yardımcıları, Yemen ve Şam ehlinden olacaktır. Önlerinde Cebrail (A.S), arkalarında Mikail (A.S) bulunacaktır. Yeryüzü emniyetle dolacak ve hatta birkaç kadın, yanlarında hiç erkek olmaksızın, rahatlıkla hacca gidebileceklerdir
Mehdi, insanlar arasında 39 sene kalacaktır. Onun zamanında, büyükler “keşke ben küçük olsaydım”, küçükler de “keşke ben büyük olsaydım” diyeceklerdir,
Mehdi’nin hayatı 7 veya 8 ya da 9 yıl olacaktır. Bu üç görüşü şu şekilde birleştirmek mümkündür:
Hayat’ından kastedilen, görevlendirildiği andan başlayarak, hükmedeceği süre olabilir. Yoksa 7,8 veya 9 yıl yaşayacağı anlamına değildir.
-“30 sene’dir” tabiri de belki onun hakimiyetinin en çok bu kadar süreceğine işaret içindir.
-“40 sene’dir” diyenlerin görüşü de 30 yıl olacağını ifade edenlerle ayni şekilde yorumlanmalıdır.
40 yıl kadar yaşadıktan sonra, yatağında Allah’ın rahmetine kavuşacaktır.
Alimler, 1204 yılında yapılacak olan bir icma’da ahir zamanda bir mehdi’nin geleceği konusunda fikir birliği edeceklerdir.
Ondan önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir. Ve Şam ehli, Mısır’lı kabileleri esir alacaklardır. Doğudan siyah bayraklı bir adam, Şam sahibinden önce çıkacak ve Mehdi’nin itaatına girecektir.
Ondan önce, Afrika’da bir emir 12 yıl malik olacak, sonra Afrika’yı adaletle dolduran esmer bir adam; Mehdi’ye gelerek onun yanında savaşacaktır.
Süfyan’ın ordusu, Horasan, Fars diyarı ve sonra Doğu’daki insanlara ulaşır. Doğu insanları onlara karşı çıkarak, defalarca savaşırlar. Sonra da sağ avucunda ben olan bir Haşimi’ye biat ederler. Allahü Teala, ona bütün yolları ve işleri kolay kılacaktır. Bu Haşimi’nin Horasan ehlinden 5000 civarında bir ordusu vardır, başlarında da Şuayb b. Salih Temimi bulunur. Bu Haşimi’nin rengi sarı, sakalı hafiftir. Ordusuyla, dağlar karşı çıksa, aşıp geçecektir. Süfyanla savaşacak, ancak büyük bir savaştan sonra mağlup düşecek ve Kümme’ye kaçacaktır. Bu Haşimi, Mehdi ile babadan kardeş olup, mehdi zahir olduktan sonra o da çıkacaktır. Bazıları, onun Hz. Mehdi’nin amca oğlu olduğunu söylemişlerdir. Şam’a geldiği duyulduğunda, ona Kudüs’te bir ev tahsis edilecektir.
Ordusunu Medine’ye gönderen Süfyan, “Beni Haşimi’den kimi bulursanız, öldürürün” emrini veriyor. Müslümanlar da Mehdi zahir olup toparlanana kadar dağlara kaçıyorlar.
Çıkışının bir alameti de Batı’dan bayrakların çıkması ve başlarında Kende kabilesinden topal bir adamın bulunmasıdır.
Süfyan, esir olarak ona getirilecek ve rahmet kapısında öldürülecektir. Ganimet ve serveti ise Şam caddelerinde dağıtılacaktır
Mekke’deki batma olayını işittiği zaman, aralarında ebdalların bulunduğu 12 bin asker toplanacak ve Belye denilen yere varacaklar. Süfyan, ordusunun battığını öğrenince Mehdi’ye itaat etmeyi düşünür, ancak Kelp kabilesinin başkanları tarafından ayıplanır. Buna rağmen, gene de Mehdi’ye gelir ve itaat edeceğini söylediği için onun tarafından kabul edilir. Ancak bu kez itaat’tan vazgeçtiğini söyler ve Hz. Mehdi de onu öldürmeye karar verir. Daha sonra Hz. Mehdi, Kelp kabilesi ile savaşacak ve onları yok edecektir
Mekke’deki batmadan sonra, Bedir ashabı adedince insanlar çıkacaktır. (Bu eşraflar itibarıyladır, yoksa ona tabi olanlar çoktur.) Onun ashaplarının reisleri, Berazi kabilelerinden olacak. O gün sema’dan gelen bir ses “Biliniz ki, Allah’ın yeryüzündeki dostları, Mehdi’ye tabi olanlardır” diyecekler.
Süfyan, Kufe’ye geldiğinde Mehdi’nin çıktığı haberi ona ulaşır. Bunun üzerine bir ordu gönderiyor. Ve bu ordu çölde batıyor, ancak biri Süfyan taraflısı, diğeri Mehdi taraflısı iki kişi sağ kalıyor. Bilahare Mehdi, Mekke’den Süfyan ise Kufe’den Şam’a yönelip gidiyorlar. Ancak Süfyan ondan önce Şam’a varıyor. Hz. Mehdi, ikinci bir ordu ile mektup göndererek, Süfyan’dan kendisine biat etmesini istiyor ve sonra Kudüs’e geçerek orada 3 yıl kalıyor. Bu arada Kelp kabilesine mensup birisi Kenane’den çıkarak Bensan’a kadar geliyor. Hz. Mehdi ise buraya bir ordu göndererek bu kabileyi bozguna uğratıyor. Ve sonra Süfyan esir olarak getiriliyor ve Safa tepesinde koyun gibi boğazlanıyor.
Bayrağın üzerinde “Biat, Allah içindir” yazılıdır
Sema’dan bir münadi çıkacak ve “Hak, ali-Muhammed’indir”, yerden de bir münadi çıkacak ve O da “Hak, İsa’nın alindedir” şeklinde sesleneceklerdir. Abbas (R.A) bu konuyla ilgili olarak “Yerden gelen ses şeytandan, sema’dan gelen ses ise Allah’tandır” buyurmuştur.
Hz. Mehdi ile Süfyan karşı karşıya geldiğinde bir münadi şöyle seslenecek : “Allah’ın dostları Mehdi’nin arkadaşlarıdır.”
O gelmeden önce, doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız görünecektir.
Ramazan’da iki defa ay tutulması olacaktır.
Hz. Mehdi, Avta bölgesinde Hars olarak isimlendirilen bir köy batana kadar çıkmayacaktır
Konstantiniyye’nin fethi sırasında, sabah namazı için abdest alırken bir bayrak dikecek, deniz ikiye ayrılarak su kendiliğinden uzaklaşacak ve açılan yolu takibeden Hz. Mehdi, karşı kıyıya geçecektir. Sonra bir bayrak daha dikecek ve diyecek ki “Ey insanlar, ibret alınız. Deniz, Beni İsrail’e nasıl yol verdiyse, bize de öylece yol verdi” Ondan sonra, hepsi, tekrar tekrar tekbir getirecek ve 12 tekbirle, şehrin 12 burcu da düşecektir
Kudüs’ü fethedecek olan Hz. Mehdi, Hindistan’ı da fethedecek olan bir ordu gönderecektir. Buradaki hazineleri alıp, onları Beytül Mukaddes’e dahil edecektir. Hint liderleri de zincirlere bağlı bir halde ona getirilecektir. Hz. Mehdi, Doğu-Batı arasındaki her yeri fethedecektir.
InsaAllah bu hadis-i serifleri okuduktan sonra saglikli bir sekil de, Mehdi AS min ne sekil de nerde ve nasil ciakcagini az cok kestirebiliriz insAllahu Rahman...W.S.
NOT: Alinti´dir.