Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Mehdi Geldi Mi,yaşıyormu?
Islami Forum - Popüler Forum > GENEL FORUM > .·[ SERBEST KÜRSÜ ]·.
Sayfa: 1, 2, 3, 4, 5, 6
zümrüt
Arkadaslar nediliyorki Adnan hoca kendini yada arkadaslari onu mehdi olarak
görüyorlarmis, bil bilginiz varmi acaba?
Cok sacma degil mi sizcede???
misafir22
[size=5][font=Arial] [b] su mehdi konusunda acıklama yapcam mehdi bu sitenin sahibidir cünkü hamascılar bunlardır allah allah tek basına kurtarcakardır dünyayı filistine orda ambargo uygulamıstır bunlar burda kuru sıkı sıkıyorlar 7.65 le dünyayı kurtaranlardır bleh.gif ntv nin dediği cıkacaktır darvinin teorisi dogrudur boxing.gif bakın islam dünyası birbiriyle dögüs kavga içindedir flaugh.gif bu islam alemi adam olmas zuha bleh.gif siz birbirinizle oyun oynamaya devam edin biz dünyaya hakim olalım clap2.gif yaf seyfullah duyuyormusun beni mehdiyi sen sakladın cıkart ortaya hadi bebegim kurtarsın dünyayı kurtarabiliyosa neymiş efendim topal sinekmiş de cıkartıyormusda neyi cıkartıyon kurusıkı zuahhahaaa kılavye delikanlısı seny git önce filistinine yardım et ac insan seny israil galip geljek pepeum sen ordan öle kurusıkı sıkmaya devam et kususıkıcı seny hahahahhhaaaaaaaaaaa

seyfullah yoksa senmisin mehdi seyfullah papucu yarım cık dısarıya oynayalım seny bekliorlar cık dısarı neyi bekliyorsun pepeum kurtar türkiyeni hadi TSK dururken sanamı kalmış türkiyeyi kurtarmak hahhahhahahaaa crying.gif fool.gif

hosgeldin.gif burası hamas toprakları zuha ninja.gif
Gezgin_musab
ALINTI(misafir22 @ Jan 24 2008, 07:37 PM) *

BEN ATAİSTİM... ATAİST OLDUĞUM HALDE FETHULLAH GÜLENİ DESTEKLİYORUM...GERÇEK MEHDİ ODUR KENDİ KAFANIZDAN UYUDURMAYIN...


muahahahaha


misafir22
[size=7][font=Arial]
ALINTI(Gezgin_musab @ Feb 26 2008, 02:17 PM) *

muahahahaha



yaf sen namazmı kılıon bide bana dion bea nan yapmadıgın seyi bana söleme ben birgün nurcu cematına gittim arkadas da nurcu idi o zorladı keske gitmez olaydım bizi aldılar nurcuların evleri varmış evlere gittik pastalar börekler cörekler neyse sohbet basladı hoca konusmaya basladı risali nurdan yaf o kadar anlatıyorki tek müslüman nurcularmış sanki nurcuların dini kitabi allahı said nursi ben irendim dünyayı yaratan sanki oymus gibi anlattılar gleam.gif neyse bende ozaman polislik sınavına girecektim arkadas dediki nurcular polislik sorularını veriyor dedi hadi yha dedim tmm dedim... bende artık bir nurcu olmustum güya bana dedilerki sigara icmeyeceksin tmm dedim namaz kılacaksın dediler tmm dedim birde bize hizmet edeceksiniz dediler tmm dedim yeme icme oraya aitti bu olay ankarada oldu o kadar öğrenci vardiki polis olmak için sorular veriliyodu o sorulara calışılıyodu evleri coktu sonra polis sınavı soruları verildi sınav zamanı geldi sınava girdim sorular aynıydı sınavı kazandım polis oldum vay kerizler vayyyyyyyyyyy

tmm da polislik sınavı için sorularını nerden buluyorlar anamadım gitti pufffffffffffff confused1.gif

bu arada bizlere fethullah gülen in mehdi cd sini izlettiler bence mehdi odur cünkü deccal abd den cıkacakmıs hz isa da abd den cıkacakmıs ocak ayında bir evin bacasına inecekmiş mehdi fethullah ile hz isa orda dünyayı kurtaracaklarmıssssssss zuahhahaha siz olsanız gülmezmisiniz bea

gezgin musa duyunmu beni offtp.gif zuahhahahahahahaa

ben gülmeyimde kimler gülsün kendi hallarine gülüyorlar
angry.gif nese devamı var sonra öptüm canikom sizleri seviyom

telpako
Mehdi inancı Hz. Mhammed S.A.V. e en büyük hakarettir.
Gezgin_musab
sad.gif
ALINTI(misafir22 @ Feb 26 2008, 07:26 PM) *

[size=7][font=Arial]
yaf sen namazmı kılıon bide bana dion bea nan yapmadıgın seyi bana söleme ben birgün nurcu cematına gittim arkadas da nurcu idi o zorladı keske gitmez olaydım bizi aldılar nurcuların evleri varmış evlere gittik pastalar börekler cörekler neyse sohbet basladı hoca konusmaya basladı risali nurdan yaf o kadar anlatıyorki tek müslüman nurcularmış sanki nurcuların dini kitabi allahı said nursi ben irendim dünyayı yaratan sanki oymus gibi anlattılar gleam.gif neyse bende ozaman polislik sınavına girecektim arkadas dediki nurcular polislik sorularını veriyor dedi hadi yha dedim tmm dedim... bende artık bir nurcu olmustum güya bana dedilerki sigara icmeyeceksin tmm dedim namaz kılacaksın dediler tmm dedim birde bize hizmet edeceksiniz dediler tmm dedim yeme icme oraya aitti bu olay ankarada oldu o kadar öğrenci vardiki polis olmak için sorular veriliyodu o sorulara calışılıyodu evleri coktu sonra polis sınavı soruları verildi sınav zamanı geldi sınava girdim sorular aynıydı sınavı kazandım polis oldum vay kerizler vayyyyyyyyyyy

tmm da polislik sınavı için sorularını nerden buluyorlar anamadım gitti pufffffffffffff confused1.gif

bu arada bizlere fethullah gülen in mehdi cd sini izlettiler bence mehdi odur cünkü deccal abd den cıkacakmıs hz isa da abd den cıkacakmıs ocak ayında bir evin bacasına inecekmiş mehdi fethullah ile hz isa orda dünyayı kurtaracaklarmıssssssss zuahhahaha siz olsanız gülmezmisiniz bea

gezgin musa duyunmu beni offtp.gif zuahhahahahahahaa

ben gülmeyimde kimler gülsün kendi hallarine gülüyorlar
angry.gif nese devamı var sonra öptüm canikom sizleri seviyom


Şüphesiz en dogrusunu ALLAH c.c bilir

ilim ögrenip ilim ogretmemiz dostu düşmanımızı bir birinden ayırt etmek lazım

ilim ilim ilim....


İlmi tezgahında ıyı doku
sana rehber olan kıtabı oku

Hz MEHDİ [AS] muhakak gelecek! gelecek dıyede tembellık yapıpta yerımızde oturmak gerekmez



misafir22
[size=5][color=#FF0000][b]
hey ümmet burdamısın beni iyi dinle ÖZELLİKLE SEYFO SAKALLI SEYFO BENİM MUHATABIM SEYFODUR SİZ YENİ YETMELER CEKİLİN ARADAN

SİZLERE BİR KONU ANLATACAGIM YASANMIŞ OLAY BAKINIZ VE İYİ OKUYUNUZ
80 İHTİLALİNDE BİR İMAM VARMIS CUMA NAMAZI İCİN HUTBEYE CIKAR VE HUTBE VERMEYE BASLAR HUTBE CİHATTIR
DERKİ CEMAATA BEN DÜŞMANLARA KARSI CANIMI VERİRİM ÖLÜRSEM SEHİT OLURUM DER VE ANLATIRDA ANLATIR BURAYA GELSELER KAFAMI KESSELER ALLAH YOLUNDA CANIMI VERMEYE RAZIYIM DER CEMAAT BU KONUDAN ETKİLERNİR VE SOKAGA CIKAR KARDEŞ KARDEŞİ VURUR İNSANLAR DERKİ YAF BİZ NE YAPTIK BİRBİRİMİZİ ÖLDÜRDÜK BİZİ KİM YÖNLENDİRDİ DER DERLERKİ HOCA BİZE GAZ VERDİ BİZ DE BİRBİRİMİZİ ÖLDÜRDÜK DÜŞÜNÜP TASINIRLAR ERTESİ GÜN SABAH NAMAZI İKİ KİŞİ ELİNE SİLAHI ALIR HOCA EZANI OKUYACAGI VAKİT HOCAYA BİR KAGIT UZATIRLAR BU KAGITTAKİ YAZAN SARKIYI OKUYACAKSINIZ DERLER HOCA ARTIK MUM KESİLMİŞTİR DÜNKÜ CUMA HETBESİNDEKİ AHKAM KESEN HOCA SÜT DÖKMÜŞ KEDİYE DÖNER SEHİTLİK CİHAD MESELESİNİ UNUTMUS VE EZAN YERİNE O DÖNEMİN MESHUR SARKISI MÜSLÜM GÜRSESTEN HOPARLÖRLERDEN PATLATMISTIR HOCA NİYETİNİ BOZMUSTUR ZUHA yahoo.gif
YHA HOCA GÖRDÜNMÜ BİZİ BİRBİRİMİZE DÜŞÜREN SENDİN BAK NASIL EZAN YERİNE SARKI SÖLEDİN DERLER MİLLET DE BU KİM YAF DER HOCAYI CAMİDEN TAS SOPA İLE KOVARLAR

DUYUYORMUSUN BENİ SAKKALI SEYFOŞ PARDON SEYFUUULLAHHHHH ZORUNA GİDER YOKSA jp.gif

BENİM SORULARIMA CEVAP VERİN KONUYU SAPTIRMAYIN BEN İSLAM ALEMİNE SANSUZ SAYGIM VARDIR BİRADER AMA SİZİNKİ GİBİ MÜSLÜMAN MÜNAFIKLAR A COOOOOK YAZACAK KELİMELERİM VAR

BEN BURDA İSTANBUL BOGAZ KÖPRÜSÜ DİYORUM KÜCÜK CÜNYIRLAR BANA BASKA BİŞEY DİYOR SORULARIMA CEVAP İSTİYORUM PEPEKLERUM

YHA MEHDİYİ BEKLİYORSUNUZ HERSEY SİZLER İYİ BİLİYORSUNUZ BANA DA ÖĞRETİN SU MEHDİYİ NASIL BİRİ NASIL TANICAM... SEYFO SENMİ SAKLADIN YOKSA CÜZDANINDAMI CEBİNDEMİ KUYUYAMI SAKLADIN TANRI ASKINA SÖLE İSA SENİN KORUR baq MERYEM ASKINA

NASIL BİLCEZ USTADINIZ NE DİYOR BAK SEYFONUN HOCASI BİLİYORMUS SAGLAM KAYNAKMIŞ SÖLESİN BİRADER ARTIK HANGİ KİTAPTAN OKUYACAGIZ MEHDİYİ İSAYI YOKSA GELECEGE DÖNÜSMÜ YAPTINIZ ISINLADINIZMI ZUAHHAHAHA clapping.gif YALVARIRIRM SÖLEYİN BEA
BAKINIZ ÜMMET SİZDEN BEKLİYOR MEHDİYİ İSAYI DECCALI DABBEYİ

BİRDE TEVECCÜH NAMAZINA YATMIŞ PUFFFFF İSLAMA BAGIMLIYMIS SEYFOOOOOO

wallbash.gif AMAN FAZLA BAGIMLI OLMA EROİN GİBİDİR YOKSA KUTULAMAZSIN CİCİM SEKERİM
flaugh.gif

BEN İSLAM A GELMEK İSTİYORUM BANA İSLAMI ANLATIRMISNIZ LÜTFEN ÖZELLİKLE MEHDİYİ NERDE BEKLİCEZ MEHDİYİ LOKANTADAMI CAFEDEMİ BİLARDO SALONUNDAMI ÜFFFFFFFFFFF YOKSA İNTERNET CAFELERDEMİ PC BASINDAMI ZUHAHAHAHA flowers.gif

BANA MEHDİYİ ANLAT BANA GÜLMEYİ ANLAT BANA ÖZLEMEYİ ANLAT USTAT USTAT USTAT USTAT ÖLE DİYOR BEA VAY VAY VAY

USTATINIZLA BEN GÖRÜŞMEK İSTİYORUM LÜTFEN O HERSEYİ BİLİYORDUR KESİNDİR

BANA MEHDİ LASIM BEA ONUNLA KANKA OLMAK İSTİYORUM CÜNKÜ DÜNYAYA HAKİM OLACAKMIS

BAKINIZ SİTEDE ÖLE DİYOR MEHDİYİ BOŞ BOŞ BEKLEMEK OLMAS DİYOR NEYLE BEKLİCEZ KARANFİLLEMİ flowers.gif CİCEKLEMİ ZART HAHAHAHAHHAHAA

SEYFOYA CARTTTTTTTTTTTTTT SEYFOYA CURTTTTTTTTTTTTTTTT


BEN SİZİN TARİKATINIZA BAGLANMAK İSTİYORUM BİLADER LÜTFEN BENİ ALINIZ ÜYE OLCAM LÜTFEN PLEASEEEEEEEEEE clapping.gif

NEYSE ÖPTÜM YANAKLARINIZDAN CANİKOMLAR YAZILARIM DEVAM EDJEK

DİĞER YAZIMDA DA SATANİST İMAMI ANLATICAM DEVAMI YARIN ZART HAHAHAHAHAHHAA

OFFF KARNIMA AGRILAR GİRDİ PEPEKLERUM BENİM oleyo.gif

Gezgin_musab
ALINTI(misafir22 @ Feb 27 2008, 08:22 PM) *

[size=5][color=#FF0000][b]
hey ümmet burdamısın beni iyi dinle ÖZELLİKLE SEYFO SAKALLI SEYFO BENİM MUHATABIM SEYFODUR SİZ YENİ YETMELER CEKİLİN ARADAN

SİZLERE BİR KONU ANLATACAGIM YASANMIŞ OLAY BAKINIZ VE İYİ OKUYUNUZ
80 İHTİLALİNDE BİR İMAM VARMIS CUMA NAMAZI İCİN HUTBEYE CIKAR VE HUTBE VERMEYE BASLAR HUTBE CİHATTIR
DERKİ CEMAATA BEN DÜŞMANLARA KARSI CANIMI VERİRİM ÖLÜRSEM SEHİT OLURUM DER VE ANLATIRDA ANLATIR BURAYA GELSELER KAFAMI KESSELER ALLAH YOLUNDA CANIMI VERMEYE RAZIYIM DER CEMAAT BU KONUDAN ETKİLERNİR VE SOKAGA CIKAR KARDEŞ KARDEŞİ VURUR İNSANLAR DERKİ YAF BİZ NE YAPTIK BİRBİRİMİZİ ÖLDÜRDÜK BİZİ KİM YÖNLENDİRDİ DER DERLERKİ HOCA BİZE GAZ VERDİ BİZ DE BİRBİRİMİZİ ÖLDÜRDÜK DÜŞÜNÜP TASINIRLAR ERTESİ GÜN SABAH NAMAZI İKİ KİŞİ ELİNE SİLAHI ALIR HOCA EZANI OKUYACAGI VAKİT HOCAYA BİR KAGIT UZATIRLAR BU KAGITTAKİ YAZAN SARKIYI OKUYACAKSINIZ DERLER HOCA ARTIK MUM KESİLMİŞTİR DÜNKÜ CUMA HETBESİNDEKİ AHKAM KESEN HOCA SÜT DÖKMÜŞ KEDİYE DÖNER SEHİTLİK CİHAD MESELESİNİ UNUTMUS VE EZAN YERİNE O DÖNEMİN MESHUR SARKISI MÜSLÜM GÜRSESTEN HOPARLÖRLERDEN PATLATMISTIR HOCA NİYETİNİ BOZMUSTUR ZUHA yahoo.gif
YHA HOCA GÖRDÜNMÜ BİZİ BİRBİRİMİZE DÜŞÜREN SENDİN BAK NASIL EZAN YERİNE SARKI SÖLEDİN DERLER MİLLET DE BU KİM YAF DER HOCAYI CAMİDEN TAS SOPA İLE KOVARLAR

DUYUYORMUSUN BENİ SAKKALI SEYFOŞ PARDON SEYFUUULLAHHHHH ZORUNA GİDER YOKSA jp.gif

BENİM SORULARIMA CEVAP VERİN KONUYU SAPTIRMAYIN BEN İSLAM ALEMİNE SANSUZ SAYGIM VARDIR BİRADER AMA SİZİNKİ GİBİ MÜSLÜMAN MÜNAFIKLAR A COOOOOK YAZACAK KELİMELERİM VAR

BEN BURDA İSTANBUL BOGAZ KÖPRÜSÜ DİYORUM KÜCÜK CÜNYIRLAR BANA BASKA BİŞEY DİYOR SORULARIMA CEVAP İSTİYORUM PEPEKLERUM

YHA MEHDİYİ BEKLİYORSUNUZ HERSEY SİZLER İYİ BİLİYORSUNUZ BANA DA ÖĞRETİN SU MEHDİYİ NASIL BİRİ NASIL TANICAM... SEYFO SENMİ SAKLADIN YOKSA CÜZDANINDAMI CEBİNDEMİ KUYUYAMI SAKLADIN TANRI ASKINA SÖLE İSA SENİN KORUR baq MERYEM ASKINA

NASIL BİLCEZ USTADINIZ NE DİYOR BAK SEYFONUN HOCASI BİLİYORMUS SAGLAM KAYNAKMIŞ SÖLESİN BİRADER ARTIK HANGİ KİTAPTAN OKUYACAGIZ MEHDİYİ İSAYI YOKSA GELECEGE DÖNÜSMÜ YAPTINIZ ISINLADINIZMI ZUAHHAHAHA clapping.gif YALVARIRIRM SÖLEYİN BEA
BAKINIZ ÜMMET SİZDEN BEKLİYOR MEHDİYİ İSAYI DECCALI DABBEYİ

BİRDE TEVECCÜH NAMAZINA YATMIŞ PUFFFFF İSLAMA BAGIMLIYMIS SEYFOOOOOO

wallbash.gif AMAN FAZLA BAGIMLI OLMA EROİN GİBİDİR YOKSA KUTULAMAZSIN CİCİM SEKERİM
flaugh.gif

BEN İSLAM A GELMEK İSTİYORUM BANA İSLAMI ANLATIRMISNIZ LÜTFEN ÖZELLİKLE MEHDİYİ NERDE BEKLİCEZ MEHDİYİ LOKANTADAMI CAFEDEMİ BİLARDO SALONUNDAMI ÜFFFFFFFFFFF YOKSA İNTERNET CAFELERDEMİ PC BASINDAMI ZUHAHAHAHA flowers.gif

BANA MEHDİYİ ANLAT BANA GÜLMEYİ ANLAT BANA ÖZLEMEYİ ANLAT USTAT USTAT USTAT USTAT ÖLE DİYOR BEA VAY VAY VAY

USTATINIZLA BEN GÖRÜŞMEK İSTİYORUM LÜTFEN O HERSEYİ BİLİYORDUR KESİNDİR

BANA MEHDİ LASIM BEA ONUNLA KANKA OLMAK İSTİYORUM CÜNKÜ DÜNYAYA HAKİM OLACAKMIS

BAKINIZ SİTEDE ÖLE DİYOR MEHDİYİ BOŞ BOŞ BEKLEMEK OLMAS DİYOR NEYLE BEKLİCEZ KARANFİLLEMİ flowers.gif CİCEKLEMİ ZART HAHAHAHAHHAHAA

SEYFOYA CARTTTTTTTTTTTTTT SEYFOYA CURTTTTTTTTTTTTTTTT
BEN SİZİN TARİKATINIZA BAGLANMAK İSTİYORUM BİLADER LÜTFEN BENİ ALINIZ ÜYE OLCAM LÜTFEN PLEASEEEEEEEEEE clapping.gif

NEYSE ÖPTÜM YANAKLARINIZDAN CANİKOMLAR YAZILARIM DEVAM EDJEK

DİĞER YAZIMDA DA SATANİST İMAMI ANLATICAM DEVAMI YARIN ZART HAHAHAHAHAHHAA

OFFF KARNIMA AGRILAR GİRDİ PEPEKLERUM BENİM oleyo.gif


Tanımak istiyorssan kendın den
kalbınden
imanından
dinini tanımakla başla

Tavsiye: sabah namazına kalk ve kulagını ezana ver ....


Bütün hocalar anlattıgın gıbı degıl.........

misafir22
ALINTI(Gezgin_musab @ Feb 27 2008, 09:07 PM) *

Tanımak istiyorssan kendın den
kalbınden
imanından
dinini tanımakla başla

Tavsiye: sabah namazına kalk ve kulagını ezana ver ....
Bütün hocalar anlattıgın gıbı degıl.........



AYNI COCA COLA REKLAMI GİBİ KONUSTUN İC VE KALBİNDEKİ SEZSİZLİGİ DİNLE ZUHA bleh.gif

KARDEŞ BU İŞİ BIRAKINDA İSLAM ALİMLERİ YAPSIN BEN SU KANAATTEYİM MEHDİYİ SEYFO SAKLADI BULDU AMA DISARI CIKARTMIYOR DISARI CIKARIRSA RAPSTAR OLCAK DİE KORKUYOR comico.gif

SABAH NAMAZINA GELİNCE BEN BU TÜR OLAYLARA YORUM YAPAMAM CÜNKÜ BİLGİM YOK BİRSEYİ BİLİYORSAM KONUSURUM BİLMİYORSAM KONUSMAM

AMA SİZ BİLDİGİNİZİDE KONUSUYORSUNUZ BİLMEDİKLERİNİZİDE

PEKİ MEHDİ GELDİ YASIYOR MU DİE ALAY EDİYORSUNUZ DA NEDEN MEHDİ HAKKINDA GERCEK BİLGİLERİ SAKLIYORSUNUZ rtfm.gif BİLGİ SAKLAMAK HARAMDIR DİMİ

BENİM O KADAR SORUMA CEVAP VERMİYORSUNUZ laugh.gif

DUYUYORMUSUN BENİ SEYFOOOOOOOOOOO



Linkinpark
Mehdi' nin gelip gelmeyeceği kesin deil.

Yani bir kişi "MEHDİ yoktur" derse kafir olmaz..

Fakat Mehdi'nin geleceğini savunan görüş daha baskın..

Bunu da Hz. Muhammed'in hadislerinden çıkartıyorlar..

Fetullah Gülen ve Üstad'a gelince:

misafir22'nin bahsettiği gibi birşey söz konusu deildir.. Zira ne Fetullah Gülen'in ne de Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin böyle bir söylemi yoktur.

Allah dini yaymak için her yüzyılda bir müctehid görevlendirir.. Bediüzzaman'ın yaşadığı dönemde Said Nursi Hazretleri :
"Bu zamanda Kur'an hizmeti kardeşim Süleyman'a verilmiştir." demiştir.

Daha Allah tarafından mürşitlik vazifesi bile almamış biridir Said Nursi..
Linkinpark
"Ona Mehdi denilmesinin sebebi gizli olan birşeyi açığa çıkarmasıdır. Antakya denilen yerden kutsal emanetler sandığını çıkaracaktır. Bunu gören Yahudilerin pek azı hariç çoğu iman edip müslüman olurlar. Ona tabii olun.. O Mehdidir." [/B](Hz. Muhammed)(s.a.s.)

Burda bahsedilen kutsal emanetler sandığının içinde Tevrat'ın gerçeği bulunuyor. O zamanın Hak dini olan Yahudilik'in kitabı TEVRAT

Yine Hz. İsanın ölmediği müslüman inancında hakim. Yeryüzüne tekrar döneceği ve hristiyanları iman etmeye çağıracağı belirtiliyor..

Fakat yine de kesin konuşmak doğru olmaz.

Kesinlikle Mehdi Gelecek veya Gelmeyecek gibi birşey denilemez.

[b]Allah Bilir..
halilzade
s.a. dinkardeslerim
nereden biliyorsunuz.
hz.mehti nezaman işte ben buradayım diyecektir?
ben acıkcası cahil bir insanım deccalın fitnelerinden allahıma sığınırım!!!
herseyi allah bilir!
xorient
ALINTI
Bence burda kasdedilen Mehdi (a.s) den ziyada Mesihdir.Çünki Bediüzzaman "Hazret-i İsâ Aleyhisselâm geldiği vakit, herkes onun hakikî İsâ olduğunu bilmek lâzım değildir. Onun mukarreb ve havassı, nur-u imanla onu tanır. Yoksa, bedâhet derecesinde herkes onu tanımayacaktır." demiştir.Aşağıda Ahir zamanda gelecek Mehdi-Mesih ve Deccal ile ilgili bilgi var.İnşallah faydalı olur.



said nursi mesnedsiz ve yanlış bir yorum yapmış (birde bunlar islam alimi öyle ise yandık biz)


esselam

mehdi anlayışı bizlere hırıstiyan lardan geçmişdir.

islam anlayısında mehdi gibi bir olgu olmaz olamaz.

mehdi gelip hidayet rehberliği yapacaktı ise o halde peygamber boşa mı gelmiştir.

yok mehdi peygamberden sonra gelip düzeltecek ise odamı risalet zincirine dahildir.

bütün rasuller ancak kendilerine verilen vahyi öğüt ile salık verip yaşamı ile örneklerken bu nehdi ne menemdirki süper yetkilerle donatılmış ki risaletten üstün bir görev üstlenmiş de doğrudan bir inanç kutubu temsil eder?

hayır biz biliyoruzki artyık rasul gelmeyecek

mehdi gelip hakkı batıldan ayıracaksa furkan sıfatı olan kur an ne işe yarar.

mehdi kavram karşılığı ise hidayete erdiren dir o halde allah inkar edilmiş olmazmı ve allah ın hidayet rehberi kitabımız mecmua kitabı seviyesine indirgenmezmi?

kuran dada bahsi gecen nokta da yuceltilen isa peygamberin tebliğ ettiği mücadeel verdiği davadır bunu isa yüksek yerlere katmanlara cekildi diye yorumlamak ''her nefs ölumu tadıcıdır'' ayetini nesh etmek olmazmı?


netice i kelam mehdi bekleyen hrıstiyanlar cooook bekler (onlara göre isa)

mehdi bekleyen şialar coook bekler onlara göre (göğe kaldırılan imam)

ve bu hastalığın bulaştuığı ehli sünnetim diyen sünniler daha cooook yalan ekler bu mahallenin aşağı tarafında duydukları yalana ve yukarı gelip kendileride inanırlar.

ve ben mehdi değil ancak mehdi rasulum diyen üstadlar daha cooook 'umar ha umar' risaleti



''elçi dediki kavmim bu kiştabı busbutun terk etti'' furkan 30









SAMİRA

Ya Mehdi gelirse ve farkında olmadan onu sıradan bir direnişçi sanırsak? Ya ona değilde-ALLAH GÖSTERMESİN-Deccale tabi olursak
ARKADAŞIMIZIN BURDA DEMEK İSTEDİĞİ BNCE YA FARKEDEMEZSEK YANİ BİZ GELENLERİ(MEHDİ,MESİH YA DA DECCAL)GÖNÜL GÖZÜMÜZLEMİ? YOKSA AKLIMIZLA MI KAWRAYA BİLECEĞİMİZ HUSUSUNU DA DİE ANLIYORUM RABBİM ELBET İNANLARI BU KARMAŞADAN UZAK TUTACAKTIR...AHİR ZAMAN DA GELEN HER TÜRLÜ FİTNE WE FESATTAN ONA SIĞINIRIZ...GELDİ YA DA GELMEDİ BİZ WAZİFEMİZİ YAPALIM DA MUTLAK YARDIM GÖNDERİR RABBİM...
SAMİRA
ALINTI(fikretbayer @ Oct 10 2006, 12:33 AM) *

Selamun Aleyküm!

Hz Mehdi (AS) suan bana göre 33 ve 34 yaslari arasindadir ispati:
Ashâb-ı Kütüb-i Sitte'den İmam-ı Hâkim'in "Müstedrek"inde ve Ebu Dâvud'un "Kitab-ı Sünen"inde, Beyhaki "Şuab-ı İman"da tahriç buyurdukları: "Her yüz senede bir, Cenab-ı Hak bir müceddid-i din gönderiyor..."
yine bir hadis te söyle geciyor :
Ebu Davudun Süneninde Allah Rasulü (sav) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor: “İnnallâhe yeb'asü li hâzihi'l-ümmeti alâ ra'si külli mieti senetin men yüceddidü lehâ dînehâ - Her yüz senede bir, bu dini tecdid edecek bir insanı Allah gönderir.” (Ebu Davud, Melâhim, 3740)
buna göre Bediüzzaman Said Nursi cagimizin müceddid-i olduguna göre simdiki yüz yilin müceddid-i kim .....? oalabilir tabii ki Hz Mehdi(AS) dir, Bediüzzaman hazretleri 1873'te Bitlis'in Hizan ilçesine bağlı Nurs köyünde dünyaya gelmiş.

2006-1873=133 yani bu demek tir ki Mehdi(AS) yasi 33 ile 34 arasidir.

CIKIS TARIHI= 2013 en gec cikis tarihi daha erkende cikabilir

Mehdi benim evlatlarımdandır. 40 yaslarındadır. El-Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 41
40 yaşındadır. Diğer bir rivayete göre 30 ile 40 yaşındadır. Kıyamet Alametleri, 163

1873+100 = 1973 bu tarih Mehdi(AS) in dogum tarihidir
1973+40 = 2013 bu tarih de Mehdi(AS) cikis yilidir.
yine de herseyi Allah(CC) bilir sadece benim ki bir tahmin yanlis bir sey varsa hakinizi helal edin.
diyeceklerim bu sadece siz musluman kardeslerimle paylasmak istedim Allaha emanet olun

Selam................ thinking.gif

KARDEŞİM SEN MANTIK YÜRÜTMÜŞSN AMA BNDE ŞUNLARI FARKETTİM:100 YIL DA Bİ MÜCEDDİD GELİR EWET AMA SEN BEDDİÜZZAMAN'IN DOĞUMUN DAN ALMIŞSSIN ÖLE Kİ BU TARİH KAFAMDA ŞÖLE BİŞİ GETR Dİ Kİ KANMCA ÖLE BU TARİHİ ÜSTAD'IN ÖLÜMÜNDEN SONRA ALMAN GEREKİR Dİ ÇÜNKÜ ÜSTAD YAŞARKEN WAZİFESİNİ EN GÜZEL BİÇİM DE YAPMIŞTIR.100 YIL DA BİR GELMELERİ DE DUYDUĞUM WE İNANDIĞIM KADARIYLA MÜSLÜMANLARI MANEWİ BOZULMALARDAN KURTARMAK AMAÇLİ,2.DE ÜSTAD'TAN SONRA GELECEĞİNE KESİNLİK GETİREBİLİNECEK Bİ YORUM HADİS FALAN DUYMADIM BUNU PAYLAŞMAK İSTEDİM BNDE SELAMETLE....
SAMİRA
ALINTI(misafir22 @ Feb 26 2008, 07:26 PM) *

[size=7][font=Arial]
yaf sen namazmı kılıon bide bana dion bea nan yapmadıgın seyi bana söleme ben birgün nurcu cematına gittim arkadas da nurcu idi o zorladı keske gitmez olaydım bizi aldılar nurcuların evleri varmış evlere gittik pastalar börekler cörekler neyse sohbet basladı hoca konusmaya basladı risali nurdan yaf o kadar anlatıyorki tek müslüman nurcularmış sanki nurcuların dini kitabi allahı said nursi ben irendim dünyayı yaratan sanki oymus gibi anlattılar gleam.gif neyse bende ozaman polislik sınavına girecektim arkadas dediki nurcular polislik sorularını veriyor dedi hadi yha dedim tmm dedim... bende artık bir nurcu olmustum güya bana dedilerki sigara icmeyeceksin tmm dedim namaz kılacaksın dediler tmm dedim birde bize hizmet edeceksiniz dediler tmm dedim yeme icme oraya aitti bu olay ankarada oldu o kadar öğrenci vardiki polis olmak için sorular veriliyodu o sorulara calışılıyodu evleri coktu sonra polis sınavı soruları verildi sınav zamanı geldi sınava girdim sorular aynıydı sınavı kazandım polis oldum vay kerizler vayyyyyyyyyyy

tmm da polislik sınavı için sorularını nerden buluyorlar anamadım gitti pufffffffffffff confused1.gif

bu arada bizlere fethullah gülen in mehdi cd sini izlettiler bence mehdi odur cünkü deccal abd den cıkacakmıs hz isa da abd den cıkacakmıs ocak ayında bir evin bacasına inecekmiş mehdi fethullah ile hz isa orda dünyayı kurtaracaklarmıssssssss zuahhahaha siz olsanız gülmezmisiniz bea

gezgin musa duyunmu beni offtp.gif zuahhahahahahahaa

ben gülmeyimde kimler gülsün kendi hallarine gülüyorlar
angry.gif nese devamı var sonra öptüm canikom sizleri seviyom

İLİM İLİM İLMEKTİR,İLİM KENDİNİ BİLMEKTİR,SEN KENDİNİ BİLMESEN BU NİCE OKUMAKTIR doh.gif cray.gif
Nesai
Konu çok geniş ve önemli bir konu, dallandırmak ve budaklandırmak kanaatimce zorluklara sebebiyyet verecektir. bu maksatla Yecüc Mecuc ve Deccal ile alakalı olarak elimde sahih hadislerden derlenmiş Muhammed eş-Şehavi'nin güzel bir şerhi mevcut idi. Bu şerhi istifadeniz için tavsiye ediyorum selametle..


MESİH DECCAL VE YE'CÜC İLE ME'CÜC ŞERHİ İNDİR.
fatih1453
s.a kardeşlerim malatya EVLİYALARIN dan ŞEYH MEHMED KIRÇALI vefatından birkaç sene önce sohbetinde şu sözleri sarf etmişti MEHDİYİ RESUL ARAMIZDA AMA KENDİNİ BİLMİYOR ANNESİNİN İSMİ EMİNE BABASININ İSMİ ABDULLAH KENDİ İSMİDE AHMED DİR DİYE BUYURMUŞLARDI .ŞEYHİN ANLATIĞINDAN ANLADIĞIMIZ KADARIYLA 2008 YILINI İŞARET BUYURDU .SOHBETTE ŞU DİKKATİMİ ÇEKTİ ANNESİNİN İSMİ EMİNE OLACAKMIŞ BİLMİYORUM BAŞKA MÜSLÜMAN ÜLKELERİNDE AMİNE İSMİNE EMİNE DİYEN BİR ÜLKE VARMI ?ALLAH BİLİR YA BENİM KANIMCA TÜRKİYEDEN ÇIKACAK HERKEZE SEVGİLER
msnci
Arkadaşlarlar Mehdi ve Mesih'in geleceği zaten İslam kaynaklarında var.
Ama geldi mi gelecek mi burası tam belli değil.

Zira Mehdi,babasının ölümünden sonra Allah'ın izniyle görünmez olduğu ama sonra görüneceği söylenir.Mesih 'de göğe yükseltildi ve Ahir zaman alametlerinden sonra yeryüzüne zuhur edecek.Zaten bazı alimler ikisinin aynı zamanlarda yaşayacağını söylüyor.

Bilimsel yönden bu olaya bakılsa da yanlış bir şey bulunmaz.Çünkü Allah bazı kainat tabakalarında zamanı değişik yaratmıştır.Mesela bizim dünyamızdaki 100 yıl diğer boyutlarda 1 saniye gibi olabiliyor.

Benim görüşüm Mehdi ve Mesih'in şimdi dünya boyutunda olmadığıdır.Eğer bu boyutta olurlarsa yaşlanırlar.Hadislerle de bildiğimiz gibi Mesih orta yaşta bir insan olarak gelecek.

Not : Bazı çevreler (şia),12 imam'dan sonuncusu olarak kabul ettikleri Mehdi'nin kendilerine geleceğini söylüyorlar.Tıpkı Yahudilerin ''Mesih,yahuda kavminin başına gelecek'' dedikleri gibi.İki görüş te yanılıyor.Tüm dünyaya huzur ve barış getirmeye gelecekler.Ve o zaman Herkes akın akın müslüman olacak.Şu anda akın akın müslüman olmuyorlar.Teker teker müslüman oluyorlar.Dolayısıyla Mesih ve Mehdinin gelmediği açıktır.Gelmeleri için Dabbe'nin zuhuru , Deccalin ortaya çıkması,yecüc ve mecüc ün fitneleri oluşması lazım.
mendires
Celaleddin Suyuti'nin tasnif ettiği Hadis-i Şeriflerden, Mehdi AS.'ın zuhurundan önceki alametler bahsinde (4.9):Ebu Abdullah Hüseyin bin Ali'den (r.a).. Buyurdu ki:"Kufe Mescidi'nin Abdullah bin Mes'ud'un evinin tarafındaki duvarı yıkıldığında, o zaman o kavmin mülkünü kaybetmesidir ve o mülkün zevali sırasında da Mehdi huruc eder."Kaynak: El Muttaki, Ahir Zaman Mehdisi'nin Alametleri (Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler), mütercim: Müşerref Gözcü, Kahraman Neşriyat, İstanbul, 2002, sf. 27

Saltukoğlu
Bütün sahih rivayetlerden özümsediğimiz manada Mehdinin iki temel özelliği var:

1. Mehdi Ehli Beyttendir. Hazreti Rasulullahın pak soyundandır. Ki bu soydan olmayanlar alim, fazıl iyi insan olabilirler ama hiç bir zaman mehdilik iddiasında bulunamazlar. Çünkü sahih hadislerde açık biçimde Rasulullah Mehdinin kendi Ehli Beytinden olacağını beyan buyurmuştur. Gerçi sahte şecerelerle kendilerine Rasulullaha nisbet gayretinde olanlar yok değil ama, ikinci şartı asla yapabilecek kudrette olamayacaklar sahte mehtiler.

2. Önemli özelliği ise İslami bir devlet kuracağı, mutlak surette muktedir ve egemen olacağıdır.

Bu iki özelliğe iyi dikkat etmek lazım. Bu özellikler nerede buluşuyorsa Mehdi oradadır. İsmini, kim olduğunu bilemesek bile, özelliklerini ve faaliyetlerini görebiliyoruz.
msnci
EHL-İ SÜNNET ANLAYIŞINA GÖRE MEHDİLİK

Mehdi” kelimesi, “Heda: doğru yolu bulmak, yol göstermek” mastarından, “kendisine Allah tarafından yol gösterilen, hidayete erdirilmiş kimse” anlamına gelir. Istılahta ise, zulüm ve haksızlıkların yaygınlaştığı zamanda, yeryüzünü adaletle dolduracak, Efendimiz’in müjdelediği vazifeli şahsın adıdır. Hadislerde belirtildiği üzere bu kimse Peygamberimiz’in soyundan olacaktır: Ümmü Seleme validemiz Peygamberimiz’den şöyle işittiğini söylemektedir: “Mehdi benim soyumdan, Fatıma’nın çocuklarındandır.” (Ebu Davud, Mehdi 1)

Mehdi’nin Geleceğini Bildiren Hadisler

Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in ister geçmişe, isterse yakın ve uzak geleceğe ait hatta kıyamet öncesi ve ondan sonrasına dair verdiği haberler vardır. Bu geçmiş ve geleceğe ait gaybi haberler O’nun mucizelerindendir. O, -peygamberliğinden önce de sonra da- ne dediyse doğru söylemiş ve haber verdiği her şey tek tek çıkmıştı. Zira O, hep ilahi mesajlarla konuşmuş, vahyin tercümanlığını yapmıştır. Zira, “O hevâdan konuşmaz.” (Necm 53/3)

İşte Yüce Resul’ün, Mehdi, Deccal ve Hz. İsa’nın nüzûlüyle ilgili verdiği haberler, zamanı gelince birer birer gerçekleşecektir. Bugüne kadar söyledikleri, O’nun sıdk ve hakkaniyetini gösterdiği gibi bundan sonra da, sahih hadislerde belirtilen istikballe ilgili müjdeleri, bir kere daha O’nun hak bir peygamber olduğunu ispat edecektir.

1. Mehdi Muhakkak Gelecektir.

Ahirzamanda zulüm ve adaletsizlik her tarafı kapladığı bir sırada, ehl-i beytten bir kişinin çıkacağı, zülmü ortadan kaldıracağı, adaleti ikame edeceği ve bir cihan hakimiyeti kuracağı, hadislerde belirtilmektedir.

Abdullah b. Mesud’dan rivâyet edildiğine göre Rasulullah ((S.A.V).) şöyle buyurmuştur: “Dünyadan sadece bir gün bile kalsa, Allah o günü uzatır ve o günde benden veya benim ehl-i beytimden ismi ismime, babasının ismi babamın ismine denk bir adam gönderir.” Fıtr b. Halife’nin rivayetinde “Zulümle ve zorbalıkla doldurulmuş olduğu gibi, yeryüzü adalet ve doğrulukla doldurulacaktır.” ilavesi vardır. Süfyan’ın rivayetinde de; “Benim ehl-i beytimden ismi ismime uygun bir kimse Araplara hakim oluncaya kadar dünya gitmez veya ömrü bitmez.” (Ebu Davud, Mehdi 1; Tirmizî, Fiten 52) ilavesi vardır.

Tirmizî bu hadisler için “hasen–sahih” demektedir. Ebu Davud bu hadisler hakkında bir değerlendirme yapmamış, susmayı tercih etmiştir. Ebu Davud’un bir değerlendirme yapmaması, bu hadisleri sahih kabul ettiği manasına gelmektedir.

Görüldüğü gibi bu hadis-i şerifle birlikte burada kaydetmediğimiz pek çok hadislerde, kıyametten önce, hatta kıyametin kopmasına bir gün veya bir gece bile kalsa, Allah, Mehdi’yi gönderecek, ona yaptırmak istediği vazifeleri yaptıracak ve yeryüzünü adaletle dolduracaktır.

2- Mehdi Döneminde İktisadî Hayat

Mehdi hadislerinde ekseriyetle göze çarpan hususlardan biri de, Mehdi’nin malı saymadan bol bol dağıtması, ihsanının bol ve peşin olması, onun zamanındaki ümmetin, hiçbir ümmete nasip olmayacak şekilde refah içinde yaşamasıdır. Yüzeysel bir bakışta imkansız gibi gözüken bu iktisadi zenginlik, aslında adil bir idarenin, cihan çapında temin ve tesis edilen hakiki adaletin bir yansıması olacaktır, denilebilir.

Bugün yeraltı ve yerüstü zenginlikleri ile önümüze bir sofra gibi hazırlanmış şu yeryüzü ve kâinat sofrası, beş milyara ulaşmış dünya nüfusunu doyurmaya yeter ve artar bile. Fakat, her şey başı ve sonu itibarı ile eğitime, sistemli ve disiplinli çalışmaya bağlıdır. Mehdi, insanı gerçek mana ve değerine kavuşturacak olan hakiki adaleti cihan çapında gerçekleştirdikten sonra, onun bir parçası olan dengeli gelir dağılımını, kaynakların tam ve isabetli kullanımını, her çeşit israf ve sefahetin önlenmesini de temin edecektir.

Mehdiliğe ait bu önemli unsurları gördükten sonra şimdi de Mehdi hadislerinin ve Mehdilik düşüncesinin genel bir değerlendirilmesini yapmaya çalışacağız.

Mehdi Hadislerinin Genel Değerlendirilmesi

1- Peygamber Efendimiz ((S.A.V)) Mehdi’yi Haber Vermiştir.

Hadis-i şeriflerde Peygamber Efendimiz (s.a.s.) ümmetini Mehdi’yle müjdelemiş ve bu haberler bize sahih hadis kaynaklarında sahih bir yolla intikal etmiştir.

Bu rivayetler arasında Tirmizi ve Ebu Davud’un hadisleri mehdilik düşüncesiyle ilgili en sahih rivayetleri teşkil etmektedir. İbn Mâce’nin hadisleri ise ravilerinin bazıları itibarıyla zayıftır. İbn Mace’nin ravilerinin arasında Şiî olduğu söylenen kimseleri de genel anlamda sadece Şia mezheplerinden herhangi birisine mensupmuş gibi anlamak yanlıştır. Bunların, Ehl-i Beyt’e düşkünlükleri itibarıyla bu şekilde değerlendirilmiş olma ihtimali asla göz ardı edilmemelidir. Yoksa onlar aşırı veya aşırı olmayan çeşitli Şia gruplarına mensup olsalardı hadis imamlarımız kendilerinden hadis nakletmeyi mahzurlu görür ve terk ederlerdi.

2- Mehdi’yle İlgili Buharî ve Müslim’de Hadis Var mı?
Mehdi’yi müjdeleyen hadîslerin, İmam Malik’in Muvatta’ında, Buharî ve Müslim’in Sahih’lerinde yer almayışını bir zafiyet işareti olarak değerlendirmek asla doğru değildir. Zira sahih hadisleri sadece bu iki eserde bulunan hadislerle sınırlayarak, Mehdilik düşüncesinin İslâm’da olmadığını iddia etmek, Mehdiliği reddetmede delil olarak buna sığınmak, hadis ve hadis usulü açısından kabul edilemez bir yargıdır. Zira, Buhari ve Müslim’de bulunmadığı halde diğer hadis kaynaklarında bulunan pek çok sahih hadis ve bunlara dayanılarak hüküm verilen pek çok mesele vardır. Dolayısıyla Mehdi hadislerinin Buharî ve Müslim’de rivayet edilmemesini, Mehdiliği reddetmede temel veya yardımcı kriter olarak kullanma tamamen yanlıştır. Nitekim Buhari ve Müslim’in sıhhat şartlarına uyduğu halde eserlerine almadıkları hadisleri, “Müstedrek” adlı çalışmasında toplayan Hâkim, Mehdilikle ilgili 12 tane hadisi bu kitabına almıştır.

Müslim’in Ebu Hureyye’den rivâyet ettiği bir hadiste şöyle denilmektedir: “Kahtan’dan(1. Kahtan; Yemen kabilelerinin atası olarak kabul edilmektedir. Kahtan’ın oğulları iki kabileye bölünmüş, şehirde yaşayanlara “Himyer”, taşrada yaşayanlara ise “Kahtâni” denmiştir. Müncid. s, 546.) bir adam çıkıp da elindeki asasıyla insanları idare etmedikçe kıyamet kopmaz.” (Buharî, Fiten 23; Müslim, Fiten 18) Burada, Kahtânî’nin Mehdi’den sonra geleceğini ifade eden açık bir lafız yoktur. Fakat zayıf rivâyetlerde, Kahtânî’nin Mehdi’den sonra geleceği ve ondan geri kalmayacağı söylenmektedir.(2. Aynî, XVI / 87.)

Yine Müslim’de geçen bir başka hadiste ise, ahirzamandaki bir bolluk ve refah dönemine işaret edilmekte ve saymaksızın mal dağıtan bir halifeden bahsedilmektedir. Bazı kimseler, Hz. Ömer b. Abdülaziz dönemindeki bolluğa bakarak bu hadisi ona tevil etmiştir. Ancak “Ümmetimin sonunda” tabiri bu zenginliğin, ümmetin sonunda da olacağını göstermektedir. Aslında burada kastedilen Halife’den maksat Mehdi’den başkası değildir. Netice olarak bütün bu hadis-i şeriflerden anlıyoruz ki, adı ne olursa olsun, genel manada bir ıslahatçıdan, bir kurtarıcıdan bahsedildiği kesindir. Dolayısıyla bu konuda Buharî ve Müslim’in rivayetlerini esas alacak olsak da hadislerde mehdi düşüncesinin varlığı şüphe getürmeyen bir gerçektir.

3- Mehdi Hadislerini Rivayet Eden Sahabiler

Mehdi’yle ilgili sahih hadislerin yanında bazı zayıf rivayetlerin varlığı, Mehdi’yle ilgili bütün hadislerin zayıf ve uydurma olduğu anlamına gelmez. Adeta hadis-i şeriflere hizmet için yaratılmış cerh ve tadil âlimleri ve Muhaddisler sahih hadisleri zayıf hadislerden ve uydurma sözlerden ayıklamış ve bu konuda müstakil eserler kaleme almışlardır. Bu sahih hadis mecmualarının hemen hepsinde Mehdi’yle ilgili sağlam haberler bulmak mümkündür. Dolayısıyla hadis uzmanları Mehdi’yle ilgili zayıf ve uydurma rivayetlerin varlığını kabul ederlerse de, hadis literatüründe Mehdî meselesinin gerek isim ve gerekse mefhum olarak varlığını inkar etmenin mümkün olmadığı kanaatindedirler. Zira bu hadisler ashabın en tanınmış kişileri tarafından rivayet edilmektedir. Onların mehdiyle ilgili bu rivayetleri asla ictihadî bir kanaat olamaz. Zira bu mesele bir ictihad konusu değil, ancak nakille bilinebilecek bir mevzudur ve “Mevrid-i nasda içtihada mesağ” yoktur. Kaldı ki mehdi hadisleri bize elli kadar sahabe kanalıyla gelmektedir. Bunun üçte biriyle gelen bir haber bile mütevatir kabul edilirken mehdi hadislerinin toptan reddedilmesi asla düşünülemez.

Elliden fazla sahabinin rivayet ettiği ve ehl-i hadisin kabul ettiği bir meseleyi, ehl-i beytin ezilmesi sonucu bir kurtarıcı fikri üretip geliştirmelerine bağlamak veya bu düşüncenin Yahudi ve Hıristiyanlıktan İslâm dünyasına bulaşmış bir düşünce olduğunu iddia etmek hiçbir ilmî kritere göre kabul edilemez. Böyle bir açıklama tamamen bir kurgudan ibaret hiçbir değeri olmayan vâhi bir iddia olur. Dolayısıyla bize bu kadar çok kanaldan ulaşan bu hadis ve rivayetleri, aklı şaşmaz yegane ölçü olarak kabul edip inkar etmek asla doğru değildir.

4- Mehdi Haberleri Tevatür Seviyesine Ulaşmıştır.

Hadis âlimleri sahih hadis kaynaklarında rivayet edilen Mehdi hadislerinin manevi mütevatir haber seviyesine ulaştığını belirtmektedir. Mütevatir haber; aklın, yalan üzerine ittifak etmelerini kabul edemeyeceği kalabalık bir cemaatin, yine aynı şekilde kalabalık bir cemaatten rivayet ettikleri hadislerdir. Manevî mütevatir ise, kelimenin manasından da anlaşılacağı gibi, “Lafzî mutabakatı olmayan, mana üzere rivayet edilen hadislerdir.” Bu tür hadislerde tevatür derecesine ulaşan husus hadisin aslıdır, yahut özüdür. İşte Mehdi’yle ilgili hadisler o kadar şöhret kazanmış ve ümmet tarafından kabul görmüştür ki Kettanî, mütevatir haberleri topladığı eserinde Mehdi’nin gelişiyle ilgili hadisleri bu türden saymaktadır. Kettanî, Hafız Sehavî, Ebu’l-Huseyn el-Aburri, es-Sefarinî, Şevkanî, İbn Hacer el-Heysemî gibi pek çok hadis âliminin de bu konudaki hadislerin manevi mütevatir seviyesine ulaştığını tespit ettiğini de belirtmektedir.(3. Kettanî, Nazmu’l-Mütenasir mine’l-Hadîsi’l-Mütevatir, s., 236-240)

5- Mehdi’yle İlgili Rivayetlerdeki İhtilafın Sebebi

Burada, Bediüzzaman’ın Mehdi ve benzeri konulardaki rivâyetlerin ihtilaf sebebi hakkındaki önemli bir tesbitini de, hadisleri anlama ve yorumlamada bize bir rehber, önemli bir anahtar olduğu için belirtmek istiyorum.

“Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın istikbalden haber verdiği bazı hâdiseler, cüz’i birer hadise değil, belki tekerrür eden birer hadise-i külliyeyi, cüz’i bir surette haber verir. Halbuki o hadisenin müteaddit vecihleri var. Her defa bir veçhini beyan eder. Sonra hadisin ravisi, o vecihleri birleştirir. Hilâf-ı vaki gibi görünür. Meselâ, Hz. Mehdi’ye dair muhtelif rivâyetler var. Tafsilât ve tasvirat başka başkadır. Halbuki, Resul-i Ekrem (a.s), vahye istinaden, her bir asırda kuvve-i mâneviye-i ehl-i imanı muhafaza etmek için, hem dehşetli hâdiselerde ümitsizliğe düşmemek için, hem âlem-i İslâmiyetin bir silsile-i nuraniyesi olan Âl-i Beytine, ehl-i imanı mânevi raptetmek için Mehdiyi haber vermiş. Âhirzamanda gelen Mehdi gibi her bir asır, Âl-i Beytten bir nevi mehdi, belki mehdiler bulmuş. Hattâ, Âl-i Beytten sayılan Abbasi halifelerinden, Büyük Mehdinin çok evsâfına câmi bir mehdi bulmuş. İşte, büyük Mehdiden evvel gelen emsalleri, nümuneleri olan hulefa-i mehdiyyin ve aktâb-ı mehdiyyin evsafları, asıl Mehdinin evsafına karışmış ve ondan rivâyetler ihtilafa düşmüş.”(4. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Şahdamar Yay., s. 131.)

Yine Bediüzzaman, bu ihtilafın bir sebebinin de hadislerin o günün sosyal, siyasal ve coğrafî şartlara göre yorumlanmasından kaynaklandığını şöyle belirtmektedir: “Şimdi Mehdi gibi eşhâsın hakkındaki rivâyâtın ihtilâfâtı ve sırrı şudur ki: Ehadîsi tefsir edenler, hadisin metnini tefsirlerine ve istinbatlarına tatbik etmişler. Meselâ: Merkez-i saltanat o vakit Şam’da veya Medine’de olduğundan, vukuat-ı Mehdiye veya Süfyâniyeyi merkez-i saltanat civarında olan Basra, Kûfe, Şam gibi yerlerde tasavvur ederek öyle tefsir etmişler.”

6- Mehdiliğe İman, İnanç Esaslarından Değildir.

İlk asırlarda telif edilen muteber Sünnî Akaid ve Kelam kitaplarında mehdilik düşüncesi hiç ele alınmamıştır. Ne Fıkh-ı Ekber de, ne de İmam Maturidi ve Eşarî’nin eserlerinde, bununla alakalı hiç bir malumat verilmemektedir. Daha sonraki kelam kitaplarının konuları arasına girmesi ise şöyle ifade edilmektedir: “İmamet furua, yani inançla ilgili olmayan konulara ait bir meseledir. Mükelleflerin fiillerindendir. Zamanla imamet konusunda, Müslümanlar arasında yanlış itikadlar ortaya çıkınca, bilhassa Rafizi ve Harici fırkalar tarafından aşırı iddialar ortaya atılıp, İslâm’ın ana kaidelerinden uzaklaşmaya getürecek derece saplantılar yaygınlaşınca, kelamcılar imamet konusunu, kelamın konuları arasına aldılar. Nitekim aynı şeyden dolayı, akaid eserlerinin son kısımlarına, imamet ve mehdilik bahislerini de ilave etmişlerdir.”

Muhsin Abdulhamid, “Ümmetimden kıyamete kadar hak üzere devam eden bir taife bulunacaktır” (Müslim, iman 247) hadisini değerlendirirken Mehdi’nin bir şahıs değil bir topluluk olacağını belirtmektedir. Ona göre bu topluluk terk edilen dinî hayatı canlandıracak, ihmale uğrayan dinî meseleleri ise yeniden ihya edecektir. Din yolunda mücadelede bulunacak, adaleti bütün dünyada hakim kılacak, dosdoğru ölçülere sarılacak, zulümle mücadele edecek ve yeryüzüne İslâm’ı hakim kılacaktır. Bir diğer ifadeyle o meseleyi tek bir şahsa değil şahs-ı mânevîye bağlamaktadır. Onlar, dünyada yaşarlar. Şia mezheplerinde olduğu gibi gizlenmiş imam gibi gayb âlemindeki şeylerle uğraşmazlar. Böyle bir anlayış, sünnetullaha yani Allah’ın kâinattaki cari kanunlarına, İslâm’ın ruhuna ve amelî tâlimatlarına da terstir. Onun için insanların kendi vazifelerini bırakıp, Kur’ân-ı Kerîm’in hakikatlerinden uzaklaşarak hayalî bir Mehdi beklemeleri yanlıştır.(Muhsin Abdülhamid, İslâm’a Yönelen Yıkıcı Hareketler, s. 52)

İlk dönem eserlerinde bir inanç konusu olarak yer almayan mehdiliğin, sonraki asırlarda yazılan akaid kitaplarında yer alması ise tenkit edilecek bir husus değildir. Zira Şia mezheplerinin pek çoğunda itikadi prensipler içinde olan imamet meselesiyle yakından ilgili Mehdilik düşüncesi, bizde fer’î meselelerden sayılsa bile Kelamî açıdan incelenip, ehli sünnetin kanaati ortaya konmalıydı. Nitekim yapılan da bundan ibaretti. Mesela; Taftazanî Mehdi meselesini, imamet bahsinin bir ek konusu olarak ele almıştır. Hz. İsa’nın nüzûlünü de bu bahse dahil etmiştir. Bazı kıyamet alametleri ile alakalı kitaplarda meselenin yer alması onun itikadi bir konu olduğu manasına gelmez.
Saltukoğlu
Bir sonra gelen peygamberin bir önceki peygamberin salikleri maalesef reddetmişlerdir. Çünkü bir önceki peygamberin dini eğer zaten o peygamberi takip eden ümmetçe bozulmamış olsaydı, yeni bir dinin gelmesine gerek olurmuydu.

Bir önceki peygamberi takip edenler ise o peygamberin dinini saptırdıkları halde kendilerini o peygamberin gerçek takipçileri olarak gördüklerinden, bozulan dini Allahın yeni bir peygamberle düzeltmek iradesi ile gönderilen yeni peygambere değil peygamber, takip ettiklerini zannettikleri peygamberin şeriatini ortadan kaldıracak olan sapık bir insan olarak gördüler. Bu her zaman da böyle oldu maalesef.

Mesela Hazreti Musaya inanan yahudilerden ferisiler ve sadukiler, bozdukları Musa şeriatini düzeltmek için gönderilen bütün peygamberleri sapıklar olarak adlandırdı onları Musanın şeriatini korumak uğruna öldürdüler. Bu öldürme işinide fitneyi ortadan kaldırma olarak adlandırdılar.

Tevrat Hazreti İsayı müjdelediği, yahudi alimleri bu müjdeleri okudukları, bildikleri halde Hazreti İsa gelince, evet biz de Mesihi bekliyoruz ama mesih sen değilsin, o daha gelecek, dediler ve Hazreti İsaya savaş açtılar.

İnsan bu ya, aynı kaderi paylaşıyorlar. Peygamberimizde Hazreti Mehdiyi müjdelemiş, bildirmiş, peygamberimizi takip ettiklerini söyleyen yığınla alimler insanlarda peygambeimizi takip ettiğini zannederek Mehdi ile ilgili hadisleri biliyor okuyorlar, söylüyorlar, ama, zuhurunda. Yahudiler Hazreti İsaya ne yaptılarsa bunlarda Hazreti Mehdiye aynısını yapacaklardır.

Mehdi ile ilgili hadislerden, İran İslam İnkılabının Mehdinin hareketi olduğunu ihlas ve izan sahipleri anlayabilmektedirler ama, çağdaş yahudi alimlerinin konumundakiler elbette yesakarların yerbaamların yaptıkları gibi yapıyorlar ve yapacaklardır, çünkü hep böyle olmuştur zaten.

Ama, böyle olsa bile, böyle yapsalar bile maalesef Mehdi hareketine karşı yenilip, yeniliş ekin yaprakları haline gelmekten kurtulamayacaklardır. Bu da biline.
nasreddinhoca
Elif, lam, mim. Zalikel Kitabu La Raybe Fih, Hudellil Muttekin...

Mehdi gelmiştir, okunup hidayet etmeyi beklemektedir...
msnci
Mehdi geldi mi gelmedi mi olayını ''geleceğini biliyoruz'' ile noktalamak istiyorum.Yoksa bu olay çok su kaldırır.Gelmesinden kafirler korksun biz niye korkalım değil mi? İnancımızdan çok şükür ki bir şüphemiz yok.
fikretbayer
İslam'ın son Peygamberi Hazreti Muhammed (Aleyhis-Selam)'ın gelecekle ilgili bildirmiş olduğu haberlere göre Kendisinden sonra kıyamete kadar yaşanacak devirler şöyle sıralanmaktadır (İmam Ahmed Bin Hanbel , 4.273):

1) Hulefa-i Raşidin Devri; Dört büyük Halife'nin (Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali) ardarda geleceği devir

2) Umera Devri; Şam'da Emevilerin, Bağdat'ta Abbasilerin Emir-il Mü'minin (mü'minlerin başı) olacağı devir

3) Müluk Devri; Osmanlı Padişahlarının halifeliği devralıp müslümanları idare edecegi devir

4) Cebabire Devri; Müslümanların tek elden yönetilmeyecegi, Kur'an-ı Kerim'e riayet edilmeyen "Ahir Zaman" devri. Zulmün ve küfrün arttığı, inançsızlığın moda, müslümanlığı yaşamanın ise avuç içinde ateş tutmaktan daha zor olduğu devir.

5) Hazreti Mehdi ve Hazreti İsa Devri; Mü'minlerin tekrar bir bütün haline gelip tüm dünya üzerinde adaletin ve Allah'a imanın yayılacağı devir. Peygamberimizin (a.s) neslinden olan Hz. Mehdi ve yeryüzüne geri inecek olan Hz. İsa'nın zuhuru hakkındaki rivayetler şöyledir:

Hz. Mehdi'nin zuhurundan önce, dünyayı kaplayacak olan bütün zamanların en büyük savaşı (armagedon) çıkar. Bu savaş üç ay sürer ve dünya nüfusunun büyük bir kısmı telef olur (bir habere göre, yedide altı nisbetinde). Ölecek olanlar zalimler ve kafirlerdir. Mehdi (a.s.) Medine'de zuhur eder ve üç kere "Allah-u Ekber" diye tekbir aldığında bütün ateşli silahlar durur, savaş biter. Aynı zamanda dünyada teknolojiye hayat veren enerji yok olur. Savaş durduktan sonra, Hz. Mehdi Şam ve Konya üzerinden İstanbul'a vararak Mukaddes Emanetleri teslim alır ve Deccal'ın Horasan (İran)'dan ortaya çıkmakta olduğunu ilan eder. Daha sonra, Deccal ve ordularına karşı gerçek cihadı başlatmak üzere Şam'a geri döner. Bu arada, Deccal Kudüs'e gider ve oradan tüm dünyaya küfrü yaymak üzere kırk günlük bir seyahate başlar. Kırk gün tamamlandıktan sonra Hz. İsa nüzul eder, Deccal'ı Şam yakınlarında öldürür ve Hz. Mehdi ile Şam'da buluşur. Mehdi (a.s.)'ın hükmü yedi sene sürer. Ondan sonra ise, Hz İsa bütün dünyada kırk yıl hükmeder. Bu zaman içerisinde kötü ve şeytani hiçbir şey kalmaz ve dünya adeta cennet gibi olur (Altın Çağ). Kırk yıl sonunda Hz. İsa Medine'de ruhunu teslim eder ve Peygamberimizin (a.s.) yanına defnedilir. Sonra kötüler ve şeytaniler dünya üzerinde azar azar yeniden ortaya çıkar ve on yıl boyunca çoğalırlar. Bu on yılın sonunda, mü'minler cennetten gelen rüzgarı teneffüs edip ruhlarını teslim eder ve kıyamet geriye kalan kötüler ve kafirlerin üzerine kopar. Şimdi yaşadığımız zaman, tabii ki cebabire devridir. Zulüm ve küfürle birlikte doğal afetlerin, kaza ve belaların, savaşların ve terörün çoğalması, bu dönemin de sonuna yaklaştığımızın işaretidir.

Hazreti Mehdi (a.s.)'ın zuhuru ile ilgili haberler için BURAYI TIKLAYINIZ.

Gelmesi çok yakın olduğu tahmin edilen bu "zorlu" günlerde, mü'minlerin sıkıntısını azaltıp emniyette olmalarını sağlayacak üç önemli husus şunlardır:

1) Namaz

2) Zikir (tesbih)

3) Sadaka

kaynak: http://www.seyhnazim.org/

Not: Ben Seyh Nazimin Mürüdü degilim sadece onu sevenlerinden biriyim.....
fikretbayer
ALINTI(SAMİRA @ Mar 25 2008, 05:43 PM) *

KARDEŞİM SEN MANTIK YÜRÜTMÜŞSN AMA BNDE ŞUNLARI FARKETTİM:100 YIL DA Bİ MÜCEDDİD GELİR EWET AMA SEN BEDDİÜZZAMAN'IN DOĞUMUN DAN ALMIŞSSIN ÖLE Kİ BU TARİH KAFAMDA ŞÖLE BİŞİ GETR Dİ Kİ KANMCA ÖLE BU TARİHİ ÜSTAD'IN ÖLÜMÜNDEN SONRA ALMAN GEREKİR Dİ ÇÜNKÜ ÜSTAD YAŞARKEN WAZİFESİNİ EN GÜZEL BİÇİM DE YAPMIŞTIR.100 YIL DA BİR GELMELERİ DE DUYDUĞUM WE İNANDIĞIM KADARIYLA MÜSLÜMANLARI MANEWİ BOZULMALARDAN KURTARMAK AMAÇLİ,2.DE ÜSTAD'TAN SONRA GELECEĞİNE KESİNLİK GETİREBİLİNECEK Bİ YORUM HADİS FALAN DUYMADIM BUNU PAYLAŞMAK İSTEDİM BNDE SELAMETLE....


S.A.

Bu mantik falan degil sadece bu hesaplamalar bir uyari olarak algilamamiz lazim cunku ayeti kerimede gectigi gibi ben nurumu tamamliyacam. Allah-u Teala insanlardan yardim istiyor bana yardim edin summe hasa bizim anladigimiz dildenn degil yani bizler bir caba göstermemiz lazim ki Allah tela Kudret elini bize uzatsin.
Kardesim ben avrupada yasiyorum belki sizde avrupada yasiyorsunuz dur simdi Turkiyeyle avrupanin arasinda ne fark kaldiki burda insanlar zina yapiyor turkiyede de ayni sekilde yani dunya bozuldu hergun bize naalet ediyor kökteki kuslar yerdeki canlilar bile bize naalet ediyorlar...... yani seytan manevi savasi kazanmistir. Buyuk veliler o asrin veli kulunu bekliyorlar. Biz kendi ulkemizde halen bas örtusunu rahatlikla takamiyoruz bu hesaplamalar sadece ve sadece fasa fiso dur bizim hesap yapmaya da gerek yoktur Allah a yönel ya RAB meddet meddet meddet ya Resurullah meddet meddet habbibinin hurmetine meddet diye dua et her seyi anlarsin dunya yi bir göz önunde gecir bak dogaya islam dan kalan bir eser kaldimi yok


Oyuzden diyiyorum Mehdi AS 2013 yilarinda bu yillar da cikakacak tir. Allah-u Teala nin izniyle Yakindir.... istihare namazi da kilabilirsiniz. Ordusu hep genc olacak tir ogun yakindir öyle bir gunki icimde hisede biliyorum solucanlar bile o gunden yararlanacaklar... WE Selam...
xorient
ALINTI(nasreddinhoca @ Apr 4 2008, 12:37 PM) *

Elif, lam, mim. Zalikel Kitabu La Raybe Fih, Hudellil Muttekin...

Mehdi gelmiştir, okunup hidayet etmeyi beklemektedir...



'sözü dinler en güzeline uyarız'
xorient
ALINTI(nasreddinhoca @ Apr 4 2008, 12:37 PM) *

Elif, lam, mim. Zalikel Kitabu La Raybe Fih, Hudellil Muttekin...

Mehdi gelmiştir, okunup hidayet etmeyi beklemektedir...



esselam
'sözü dinler en güzeline uyarız' öyle ise selam olsun o mehdiye uyanlara smile.gif


haaa birde 'içlerinde kitabı bilmeyen ümmiler var onlar ancak zanna uyarlar'
nasreddinhoca
ALINTI
haaa birde 'içlerinde kitabı bilmeyen ümmiler var onlar ancak zanna uyarlar'


Bir de içlerinde kitabı bildiğini zanneden ümmiler var ki Allah şerlerini hayreyleye...
msnci
Mehdi'nin geleceğine inanıyorsak.Geldi veya gelmedi tartışmasının anlamı nedir?

İnsanlar eğer siyasi düşüncelerine Mehdiyi alet edecekse şeriat bu hayasız davranışının öcünü alır.

Kitabı bildiğini iddia edenler ile bilmeyenler aslında aynı acizlikteler.Üstteki yorumları inceledim bildiğini söyleyenler bile ne kadar saçma kelimeler kurmuş gördüm.Allah ilminizi arttırsın ne diyeyim...
xorient
esselam


Yahudilikten ve Hristiyanlıktan İslam’a giren bazı insanların kendi dini-kültürel birikimlerinden bir kısmını da beraberlerinde taşıdıkları bilinen bir gerçektir.

Özellikle henüz Allah Rasulü hayattayken İslama giren Ka'bül Ahbar, Vehb b.Münebbih, Abdullah b.Selam gibi yahudi asıllılar1 ve Temim-i Darî, İbni Cüreyc gibi hristiyan asıllılar yahudilik ve hristiyanlıktan birtakım haberleri taşımayı ihmal etmemişler.

Bilhassa cennet, cehennem, kıyamet v.b. gibi metafızik kavramlar ve İsa'nın inişi, Mehdinin zuhuru, Deccal, Ye'cüc-Me'cüc, Duhan v.b. gibi gaybi ve kıyametle ilgili konularda bu adamlar bolca rivayetlerde bulunmuşlar. Tevrat ve İncil'deki çürük bilgileri tabir caizse 'İslamlaştırmışlardır. 2

Mesela Kur'an'da herhangi bir yerde İsa'nın tekrar dönüp geleceğine ilişkin hiçbir bilgi yokken, buna dair mütevatir bir hadis de bulunmazken İsa'nın tekrar gelip dünyayı imar edeceği şeklindeki Hristiyanlık mesih inancı müslümanlarca da benimsenmiştir. Mehdi inancında da aynı kural geçerlidir.

Kur'an'da kesinlikle mehdi kavramı yoktur; aynı şekilde mütevatir bir hadis de yoktur. Mehdi inancına ilişkin hadislerin hepsi haber-i ahad cinsinden olup bunlar da zann ifade eder. Bunlar üzerine bir inanç esası bina edilemez.3 Gerçekte, geleceğine inanılan bir Mehdi fikri sadece, 'mezheplerinin temeli keşif ve mükaşefe olan' sufıler tarafından 'isbat' edilmiştir.4

Mehdi kelimesi 'hidayet görmüş' ya da 'hidayet edilmiş' anlamındadır.5 Fakat daha sonraları mehdi, kıyametin alametlerinden olarak dünyanın fesada gittiği, haksızlığın çoğaldığı ve Allah'a ibadet edenlerin, azaldığı bir ortamda çıkıp dünyayı ıslah edecek, fesadı halledecek, insanları mutluluğa garkedecek olan bir dini önder motifıne ad olmuştur.

Az önce de belirttiğimiz gibi Kur'an'da ve tevatür derecesindeki bir haberde bahsi edilmeyen beklenen mehdi (Mehdi-i Muntazar) düşüncesi ilk devir islam alimlerinin eserlerinde yer almaz. Ebu Hanife, Maturidi, Eş'ari gibi İslam kelamcıları 'mehdi'yi sözkonusu etmedikleri gibi6 meşhur hadis kitaplarının önemli ikisi olan Buhari ve Müslim'in sahihlerinde de bununla ilgili herhangi bir hadis bulunmamaktadır.7

Mucizevî bir şekilde ortaya çıkacak «ıslahatcı» veya «kurtarıcı» fikrinin kökü, İslam’dan çok öncelerine, muhtemelen haksızlığa uğrayan en eski topluluklara kadar uzanmakta; Yahudîlerde ve Hıristiyanlarda ise «mesih» fikri karşımıza çıkmaktadır.


Kitleler halinde tenkile uğrayan Şiîlerdeki mehdîlik ile mesih anlayışında sebeplerdeki benzerliğin yanında motifdeki paralellik de ortadadır. Bununla beraber Şiîlerin mehdîleri bir çok bakımlardan eski dinlerin mesihlerine benzemektedirler. Belirli kişilerdir. Yaşamışlardır, mücadele etmişlerdir yahut bir kenarda kalmışlardır. Sonunda öldürülmüşlerdir. Bu öldürülme veya ölme olayını kabul etmiyenler, O'nun zahirde öldüğünü, öldürülenin O'nun süretine girmiş şeytan olduğunu, kendisinin bulutlarda, göklerde, dağlarda veya gizli mağralarda bulunduğunu ve istikbalde dönerek «düşmanlarından intikam alacağını, zulümle dolan dünyayı adaletle dolduracağını» kabul etmişlerdir.(1)


Sonuç olarak, artık müslümanların Musa'nın asası, İsa'nın nefes mucizesini gölgede bırakacak tarzda olağanüstü mucizevi beklentileri, tabir caizse süpermen düşlerini bırakıp ilme, amele, cihada sarılmaları, Allah için çalışıp didinmeye başlamaları zamanı çoktan gelmiş geçiyor. Her müslüman kendisinin mehdisi olmak zorundadır. Bundan başka mehdi yoktur ve olmayacaktır. Allah, 'Bir toplum kendilerindekini değiştirmedikçe Allah onların durumlarını değiştirmez.'31 buyuruyor. O halde Allah'ın istediği gibi müslümanlar olmak zorunluluğumuz var.


(alıntıdır)
Saltukoğlu
Mehdinin yok olduğuna ve Mehdiyi kafasındaki şablona göre bekleyenlere bir çift sözümüz olacak.

İranda İslam Devrimi olduğu zaman, sırf düşünce suçları sebebiyle hapislere atılmış çeşitli insanlar vardı. Bunlar arasında marksistlerde vardı. Adamlar herhangi bir terör olayına filan iştirak etmemişler ama Şahın istediği şekilde düşünmedikleri için zindana atılmışlardı.

Onlarında bundan pek gocunduğu yoktu. Çünkü Marksizm diyalektiğine göre, toplum Klanizm, Feodalizm, Burjavazi, kapitalizm sürecini tamamladıktan sonra Komünizme otomotik geçiş yapacağına inanmıştı. Marksizmin manifestosu böyle söylüyordu. O yüzden bu marksist ihtiyar İranda zaten bir devrim beklemiyordu ki, çünkü İran henüz bu toplumsal aşamalardan feodalizm dönemini yaşamakta idi. Daha burjuvaziye, sonra kapitalizme geçecekti ki sonrada komünizme geçsin.

Hapishanelerin kapılarını kırıp hadi dışarı çıkın serbestsiniz, ülkede devrim oldu dediklerinde, ihtiyar markrsist, olamaz öyle bir şey, biz daha feodalizm dönemini yaşıyoruz, ben hapisten çıkmıyorum demişti.

Böyle ve buna benzer düşünen milyonlarca insan vardır olacaktırda. Ama değişen dünya, gelişen olayları böylelerini beklemiyor.

Mehdi hareketi başlamış bulunmaktadır. Önemli olan bu hareketin yanında küfre ve zulme karşı savaşmaktır. Yoksa mehdinin şahsını polemik konusu yapıp çene yormak değildir.

İşte İran İslam Devrimi, İşte Hizbullah Devrimi, İşte Hamas devrimi, başka ne bekliyorsunuz zavallı müslümanlar.
msnci
İhtiyar marksist hikayesi güzel olmuş.Fakat dönemler her zaman marksistlerin planlarına ve düşüncelerine göre gelişmiyor.Ayrıca olay Mehdi ile ilgili bir olay neden Mehdi'yi İran'a gelmiş gibi düşünüyorsunuz?Tüm insanları rahata kavuşturmak için değil de İran'ı rahata kavuşturmak için mi gelecek?

''İşte İran İslam Devrimi, İşte Hizbullah Devrimi, İşte Hamas devrimi, başka ne bekliyorsunuz zavallı müslümanlar.'' demişler.
Cevap : Hamas ve Hizbullahın mücadelesi,Çeçenlerin hareketi ve benzeri olaylar Allah'ın yardımıyla olmuştur.Allah ''Ol'' dedi mi her şey olur diyorsunuz da bu olayları kişilere ve gruplara neden malediyorsunuz.Onlar silah sıktığında onlar sıkmadı fakat Allah sıktı.

''zavallı müslümanlar.'' ifadene katılıyorum.Çünkü biz böyle birbirimize düştükçe hep Kızıl ve Kapitalist Emperyalistler bundan rant sağlayacaklar.
Kızıllar maneviyatımızla oynayacak,Kapitaller maddi anlamda bizi çökertecek.
fikretbayer
MEHDİ'NİN ÇIKIŞ ZAMANI


İmam Rabbani Hz. Mehdi'nin, Peygamberimiz (sav)'in vefatından 1000 (bin) sene geçtikten sonra, “bin ile ikinci bin YIL arasında” geleceğini bildirmektedir:

Ancak beklenen odur ki; aradan bin sene geçtikten sonra bu saklı devlet tecid edile (yenilene). Ona bir üstünlük verilip suyu bulması, arttırıla... Böylece kemalatin (faziletlerin, mükemmelliklerin) aslı zuhur edip onun zilletini örte.. Ve yüce bağlılığa değer veren Mehdi gelsin. Allah ondan razı olsun. (Mektubat-i Rabbani, 1/569)

Şeriatin teyit hasletleri, milleti tecdidi (yenilemesi) bu ikinci bindedir. Bu davanın doğruluğuna adil şahid: İsa'nın (a.s.) Mehdi'nin (r.a.) bu bin içinde var oluşlarıdır. (Mektubat-ı Rabbani, 1/611)
Resulullah (s.a.v.)’ın ümmeti arasından çıkanlar pek kamildirler. Yani Resulullah (s.a.v.)'ın irtihali (vefatı) üzerinden bin sene geçtikten sonra isterse az olsunlar. Onların pek kemalli olmaları şunun içindir ki: Şeriatin takviyesi, pek tamam şekliyle hasıl ola. Aradan bin sene geçtikten sonra, Mehdi'nin gelişi de bunun içindir. Onun mübarek kudumünü (gelişini), Hatem'ür-resül Resulullah (s.a.v.) müjdelemiştir. İsa (a.s.) dahi aradan bin sene geçtikten sonra
nüzul edecektir. (Mektubat-i Rabbani, 1/440)

Peygamber Efendimiz (sav)'in vefatının ardından bin sene geçtikten sonra ikinci bin yılına girilir. İmam Rabbani Hazretleri’nin yukarıdaki izahlarına göre, Hz. İsa ve Hz. Mehdi, bu bin ile ikinci bin yıl arasında geleceklerdir.

Büyük İslam alimi İmam Suyuti ise, Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde, ümmetin ömrünün 1500 seneyi aşmayacağını bildirdiğini haber vermektedir:

Bu ümmetin ömrü bin (1000) seneyi geçecek fakat bin beşyüz (1500) seneyi aşmayacaktır. (Kıyamet Alametleri, s. 299) (Celaleddin Suyuti'nin "El-Kesfu Fi Mücazeveti Hazin el-Ümmeti El Elfe Ellezi Dellet Aleyh el-Asar"isimli kitabından nakil)

Buna göre İslam’ın hakimiyeti Hicri 1500’e kadar sürecektir. Dolayısıyla 1500-1600 yılları arasında da, bozulma yaşanacak ve ardından da kıyamet beklenecektir (en doğrusunu Allah bilir).
Beddiüzzaman Said Nursi Hazretleri de aynı şekilde, ümmetin galibane ömrünün 1506 yılına kadar olacağını bildirmektedir:

"... Birinci cümle, binbeşyüz (1500) makamiyle ahir zamanda bir taife-i mücahidinin (din için çalışanların, cihad edenlerin) son zamanlarına; ve ikinci cümle, binbeşyüzaltı (1506) makamiyle galibane mücahedenin tarihine.... iŞaret eder. (...) bu tarihe kadar (1506) zahir ve aşikarane, belki galibane devam edeceğine remze yakın (işaret yoluyla) ima eder." (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 46)
Bediüzzaman da İmam Suyuti gibi, İslam ahlakının hakimiyetinin Hicri 1500 yıllarına kadar devam edeceğine daha sonra da bozulmanın başlayacağına işaret etmektedir.

İmam Rabbani ise bu konuyu açıkladığı diğer bir sözünde de, Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışının yüzyıl başında olacağını belirtmiştir:

Zira onun (Hz. Mehdi'nin) zuhuru, yüz başlarında olacaktır. (Mektubat-ı Rabbani, 3/158-159) Ümmet-i Muhammed'in ömrü 1500 (bin beş yüz) seneyi aşmayacak ise, Hicri 1500 yılına ulaşmaya bir yüzyıl başı kalmıştır. O da Hicri 1400 yılı başlarıdır. Dolayısıyla Hz. Mehdi'nin çıkış zamanı Hicri 1400’ün başlarıdır.

Peygamberimiz (sav)'in hadisinde bildirildiğine göre, İslam ahlakının hakim olduğu bir yüzyıl geçtikten sonra, yaklaşık bir yüzyıl da zulüm ve imansızlık hakim olacak, ve bunun ardından kıyamet beklenecektir (en doğrusunu Allah bilir):

Resulullah (s.a.v.) buyurdu: Kıyamet, yeryüzünde Allah'a ibadet edilmeyen bir yüz sene geçmedikçe kopmaz. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiiyy-il Ahir Zaman, 92)
Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde ve İslam alimlerinin sözlerinde haber verilen bu bilgilere göre İslam ümmetin ömrü Hicri 1500 senesini aşmayacaktır. Dolayısıyla Hz. Mehdi'nin Hicri 1400'ün başlarında gelmesi gerekmektedir.



Enes Malik 'den tahric etti. O dedi ki, Resulullah (s.a.v.) buyurdu:
Dünyanın ömrü, ahiret günlerinde yedi gündür. Allah-u Teala buyurdu ki: Rabbin katında bir gün sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.
Enes b. Malik 'den O dedi ki Resulullah (s.a.v) buyurdu:

Kim bir din kardeşinin Allah yolunda bir ihtiyacını görürse, Allah Teala onun için gündüzlerini oruçla, gecelerini de ibadetle geçirmişcesine şu dünyanın yedi bin yıllık ömrü müddetince sevap yazar.
Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 88

Hazreti Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, geçmişle, gelecekle ve ahiret hayatı ile ilgili meseleler hakkında haber verirken tesbihler kullanmıştır.
Burada 7 bin yıldan kasıt, dünyanın gerçek yaşının 7 bin yıl olduğu değildir. (Allahualem Arapça) O zaman, 7 bin yıl ile ilgili rivayetler, bir takvim başlangıcı gibi insanlık tarihinde çok önemli bir olaya, mesela tufandan sonra insanların yerleşik hayata geçmelerine ve dünya hayatının bariz bir veche ile yeniden başlamasına ait başlangıç
olabilir.Yani, o tarihten itibaren, insanlık tarihi adeta yeniden başlamış gibi, sayıları artmaya, şehirleşmeye başlamış olabilir.

Bazı ulemalar, Hazret-i Nuh aleyhisselamdan sonraki devreyi Dünyada insanlık tarihinin yeniden başlaması olarak adlandırmışlardır. Nasıl Hıristiyanlar, Miladi 1987 yıl öncesinde önemli bir olay olmuş kabul edip, bir tarih başlangıcı meydana getirip ondan evvel, ondan sonra diyerek bir zaman belirlemesi yapıyorlarsa, aynı o şekilde rivayette, belirli bir vakti tesbit için, takvim başlangıcı gibi 7 bin yıl evveli ve sonrası şeklinde bir tarih zamanlamasına işaret ediyor olabilir. Yani, dünyanın ömrü 7 bin yıl olsa, ben onun şu tarihindeyim dense, belirli bir tarih zamanlaması yapılmış olur.

İmam Rabbani Hazretleri Mektubat 'ta şu rivayeti nakletmiştir.

Takriben 124 bin tane peygamberimiz gelip geçti.
Mektubat-i Rabbani, 1/354
Hz. Ademden itibaren Resullah efendimize kadar 124 bin peygamber gelip geçmiştir. Başka bir rivayette İmam-ı Rabbani hazretleri şöyle buyurmuştur:
Böyle aradan "1000 senenin" geçtiği vakit, geçen ümmetlerde Ulü'l azm bir peygamberin geldiği vakittir. .
Mektubat-i Rabbani, 1/495

Normal olarak her 100 sene de bir peygamber, 1000 sene de de Ulü 'l azm bir peygamber gelmiştir.
Her 100 senede bir peygamber geldiğini kabul etsek, Hz. Adem aleyhisselam efendimizden, Hz. Resulullah efendimize kadar:
124.000x 100= 12.400.000 (onikimilyon dörtyüzbin= sene olması gerekir.)
Demek ki peygamberimiz (s.a.v.) dünyanin ömrü 7 bin yıldır derken dünyanın gerçek yaşını değil, insanlık tarihi için önemli bir hadisenin baslangıç zamanını kasdetmiştir
(Allahualem)

Ahmet İbni Hanbel ilel inde nakletti.
Dünyadan beş bin altı yüz yıl geçmiştir.
Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Ahir zaman, 89

Daha önceki hadislerle dünyanın ömrünün 7 bin yıl oldugunu görmüştük. Burada ise Efendimize kadar 5 bin 600 yıl geçtiği belirtiliyor. Bu rivayete göre Ümmet-i Muhammed 'in ömrü Hicri 1400 yılına kadardır. (7000-5600=1400)(Allahualem)
Abdullah (r.a) dan rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.v) buyurdu ki: Ehl-i beytimden ismi ismime mutabık olan bir kişi başa geçecektir...
Dünyanın ancak bir günlük ömrü kalmış olsa, onun başa geçmesi için Cenab-ı Allah O günü behemehal uzatır.
Sünen-i Tirmizi 4/92

Hz.Ali 'den rivayet olduğuna göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
Kıyametin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış ta olsa, Allah (cc) benim Ehl-i beytimden bir zatı gönderecek.
Sünen-i Ebu Davud, 5/92

İbn-i Mace ve Ebu Naim, Ebu Hüreyre 'den tahric ettiler, o dedi, Peygamber (s.a.v) buyurdu:

Eğer dünyadan bir gün kalsa, Allah o günü uzatır ve Ehl-i Beytimden birisini Melik kılar.
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Muntazar, 10
El-Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 27
Ölüm-Kıyamet -Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s.437

Biraz önceki rivayetlerden ve şartlardan anladığımız kadarıyla Hicri 1400 yılı aynı zamanda Hz. Mehdinin çıkış yılıdır. Hicri 1400 yılına girmeye dünya günü olarak 1 gün! bile kalsa, vazifeye hazır bekleyen Mehdinin vazifesini yapması için, kıyamet belirli bir zaman ertelenecektir. (Allahualem)
İbni Abbas 'dan sahih olarak nakledilen şöyle bir rivayet vardır, O dedi ki; Dünya yedi gündür, Her bin gün bin yıl gibidir ve Resulullah (s.a.v.) 'de onun sonunda gönderildi.
Dakkak b. Zeyd-ü Cüheni 'den rivayet ettiler.

Ben gördüğüm bir rüyayı Resulüllah (s.a.v.) 'e anlattım. Bu rüyada Peygamber (s.a.v.) yedi basamaklı bir minberin en üst basamağında idi: O buyurdu ki, Yedi basamaklı gördüğün minber şu dünyanın ömrü olan yedi bin senedir. Ben de O 'nun son bininde olacağım.
Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 89

Bu rivayetlerden de anladığımız kadarıyla ümmetin ömrü Hicri 1400 yılına kadardır. Hicri 1400 yılında O (bin yıllık) bir gün bitmiş oluyor. Halbuki ümmet o bitiş gününde halen vaadedilen Hz. Mehdi (a.r.)yi bekliyordu. O zaman O (bin yıllık) bir gün uzatılarak, Hz. Mehdi (a.r.)nin vazifesini yapmasına müsait hale getirilecektir.
İmam Rabbani, Mehdi'nin peygamberimizin vefatından 1000 (bin) sene geçtikten sonra ikinci binin içinde geleceğini bildirmektedir.

Ancak beklenen odur ki; aradan bin sene geçtikten sonra bu saklı devlet tecid edile (yenilene). Ona bir üstünlük verilip suyu bulması, arttırıla... Böylece kemalatin aslı zuhur edip onun zilletini örte.. Ve nisbet-i aliyyenin mürevvici Mehdi gelsin.
Allah ondan razı olsun.
Mektubat-i Rabbani, 1/569

Şeriatın teyit hasletleri, milleti tecdidi bu ikinci bindedir.
Bu davanın doğruluğuna adil şahid: İsa'nın (a.s.) Mehdi'nin (r.a.) bu bin içinde var oluşlarıdır.
Mektubat-i Rabbani 1/611

Resulullah (s.a.v.)in ümmeti arasından çıkanlar pek kamildirler. Yani Resulullah (s.a.v.)in irtihali üzerinden binsene geçtikten sonra isterse az olsunlar. Onların pek kemalli olmaları şunun içindir ki: Şeriatın takviyesi, pek tamam tekliyle hasıl ola.
Aradan bin sene geçtikten sonra, Mehdi'nin gelişi de bunun içindir. Onun mübarek kudümünü (gelişini), Hatem'ür-rüsül Resulüllüh (s.a.v.) müjdelemiştir. İsa (a.s.) dahi aradan bin sene geçtikten sonra nüzul edecektir.
Mektubat-i Rabbani 1/440

Peygamber Efendimiz'in vefatından bin sene geçtikten sonra ikinci bin yılına girilir. İmam-ı Rabbani Hazretlerinin yukarıdaki izahlarına göre ikinci bin yılı içerisinde Hz.Mehdi (a.r.) gelecektir. Bunun için en uygun zaman 1400-1600 yılları arasıdır. Bu seneler ikinci bin yılının tam ortasıdır. 1400'den 1500'e kadar İslamın hakimiyeti, 1500-1600 yılları arasında da bozulma ve kıyamet beklenecektir.
Bu ümmetin ömrü bin (1000) seneyi geçecek fakat bin beşyüz (1500) seneyi aşmayacaktır.
Kıyamet Alametleri, 299

Celaleddin Suyuti'nin "El-Keşfu Fi Mücazeveti Hazin el-Ümmeti El Elfe Ellezi Dellet Aleyh el-Asar"isimli kitabından nakil Beddiüzaman Said Nursi Hazretleri de, ümmetin galibiane ömrünün 1506 yılına kadar olacağını bildirmektedir.

"... Birinci cümle, binbeşyüz (1500) makamiyle ahir zamanda bir taife-i mücahidinin (din için çalışanların, cihad edenlerin) son zamanlarına; ve ikinci cümle, binbeşyüzaltı(1506) makamile galibane mücahedenin tarihine.... işaret eder.
(...) bu tarihe kadar (1506) zahir ve aşikarane, belki galibane devam edeceğine remze yakın ima eder."
Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 46

İmam Suyuti (r.a) dahil bir kısım ulema bu ümmetin icabet ömrünün (Hicri) 1500 yıllarına kadar devam edeceğine daha sonra da bozulmanın başlayacağına (Allahualem) diyerek işaret etmektedirler.

Sahih kaynaklı Hadis-i Şeriflere göre Hz.Mehdi (a.r.) zuhur ettikten sonra 40 sene yaşayacaktır. Hz.İsa (a.s.) efendimiz hakkındaki Hadis-i şeriflerde de O'nun yeryüzünde kalış müddedinin 40-45 sene olacağı bildirilmektedir. Bunun bir kısmını Hz.Mehdi (a.r.) ile Hz. İsa (a.s.) efendilerimiz beraber yaşayacaklardır; bu da yaklaşık 7-10 senedir. Bu bilgilere göre Hz.Mehdi (a.r.) ve Hz.İsa (a.s.) efendimizin vefatına kadar olan 1475-1480 senelerine gelinmiş olacaktır. Bu tarihten 1500'e kadar devam eden 20-25 yıllık bir süre de vaziyetin muhafazasına çalışıldığı bir devre olacaktır.

Bu rivayette de Mehdi'nin yüzyıl başında zuhur edeceği bildirilmektedir.
Zira onun (Hz. Mehdi'nin ) zuhuru, yüz başlarında olacaktır.
Mektubat-i Rabbani

Yukarıda izah edildiği gibi, İmam Suyuti hazretlerinin rivayetine göre Ümmet-i Muhammed'in ömrü 1500 (binbeşyüz) seneyi aşmayacaktır. Hicri 1500 yılına ulaşmaya bir yüzyıl başı kalmıştır. O da Hicri 1400 yılı başlarıdır.
Resulullah (s.a.v.) buyurdu:
Kıyamet, yeryüzünde Allah'a ibadet edilmeyen bir yüz sene geçmedikçe kopmaz.
Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiiyy-il Ahir Zaman , 92

Yukarıdaki rivayetlerin işaretlerinden saadetli bir yüzyıl geçtikten sonra ve yaklaşık bir yüzyıl zulmün, küfrün hakim olduğu devre geçtikten sonra kıyamet beklenecektir.
Yapılan hesaplar, Mehdi ancak Hicri 14. asrın başlarında çıktığı taktirde doğrulanacaktır. Ümmetin ömrü Hicri 1500 senesini aşmayacağına göre, Mehdinin Hicri 1400'ün başlarında gelmesi gerekmektedir.
El-Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar
Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, 494
Ramuz: El -Ahadis 508 (Ibni Mace-Tabaranai 'nin Kebiri


Not: Alintidir Paylasmak Istedim.....
Saltukoğlu
ALINTI(msnci @ Apr 14 2008, 12:08 AM) *

İhtiyar marksist hikayesi güzel olmuş.Fakat dönemler her zaman marksistlerin planlarına ve düşüncelerine göre gelişmiyor.Ayrıca olay Mehdi ile ilgili bir olay neden Mehdi'yi İran'a gelmiş gibi düşünüyorsunuz?Tüm insanları rahata kavuşturmak için değil de İran'ı rahata kavuşturmak için mi gelecek?

''İşte İran İslam Devrimi, İşte Hizbullah Devrimi, İşte Hamas devrimi, başka ne bekliyorsunuz zavallı müslümanlar.'' demişler.
Cevap : Hamas ve Hizbullahın mücadelesi,Çeçenlerin hareketi ve benzeri olaylar Allah'ın yardımıyla olmuştur.Allah ''Ol'' dedi mi her şey olur diyorsunuz da bu olayları kişilere ve gruplara neden malediyorsunuz.Onlar silah sıktığında onlar sıkmadı fakat Allah sıktı.

''zavallı müslümanlar.'' ifadene katılıyorum.Çünkü biz böyle birbirimize düştükçe hep Kızıl ve Kapitalist Emperyalistler bundan rant sağlayacaklar.
Kızıllar maneviyatımızla oynayacak,Kapitaller maddi anlamda bizi çökertecek.



Kardeşim, İslami literatürde bize ulaşan bütün haber ve deliller İran İslam İnkılabını gösterdiği için İran diyoruz. Bu deliller Çinde gerçekleşse idi o zaman İran değil Çin diyecektik. Hazreti Rasulullahta Mekkede gelmişti ama tüm insanlık için gelmişti. Biz sahih rivayetlerin işaretleri ile İran İslam İnkılabının Mehdi hareketi olduğunu anlıyoruz. Mehdinin şahsına gelince, önemli olan zaten hareketini tanımak. Şahsı Allahu Alem.
İş kendi kavmimize gelince, İslama çok hizmet ettiklerinden dem vururuz. Böyle yaparken Allahın iradesi aklımıza gelmez. Ama islama hizmeti başka kavimler yapınca bu onların islama hizmeti olmazda Allahın iradesinin tecellisi olur. Bu ne kadar insaflı bir değerlendirme.

Türk milletinin islama hizmeti büyüktür, bunu kimse inkar etmiyor zaten. Ama İslama başka kavimlerde hizmet ettiği zaman Türk milletine duyulan aynı maksatlı sevgiyi hak etmiyor mu?

"Zavallı müslümanlar" ifademe katılmadığınızı söylüyorsunuz. Keşke söylediğiniz gibi olsaydı. Birbirimez düşmekten ızdırap duymanızı takdir ediyorum. Bizim zaten en büyük hedefimiz birbirimize düşmememizdir. Ama bunun bir bedeli vardır. Sen kendini hak diğer müslümanı bidatçi, müşrik, sapık görürsen, karşıdaki de seni öyle gördümü al sana birbirine düşmenin dik alası olmaz mı?

Olanca farklılığına rağmen müslümanların aralarındaki farklılık nassa dayalı değil, ictihadidir. İctihadi farklılıkları üzerinden müslümanların birbirlerini rencide etmesi, islami vahdeti bozacak davranışlar sergilemeleri sadece emperyalist zalim kafirlerin işine yarayacak, görüldüğü gibi bu durumdan dolayı, kolayca islam topraklarını işgal etmelerine zemin hazırlayacaktır.
Gezgin_musab
ALINTI(nasreddinhoca @ Apr 4 2008, 12:37 PM) *

Elif, lam, mim. Zalikel Kitabu La Raybe Fih, Hudellil Muttekin...

Mehdi gelmiştir, okunup hidayet etmeyi beklemektedir...


gelmıs dıyorsan ıkı soru

süfyan nerede?

bıze mehdının nerede yasadıgını soylermısın?

BANA ABD de yasıyor deme DEME ....
Saltukoğlu
ALINTI
Yukarıda izah edildiği gibi, İmam Suyuti hazretlerinin rivayetine göre Ümmet-i Muhammed'in ömrü 1500 (binbeşyüz) seneyi aşmayacaktır. Hicri 1500 yılına ulaşmaya bir yüzyıl başı kalmıştır. O da Hicri 1400 yılı başlarıdır.
Resulullah (s.a.v.) buyurdu:
Kıyamet, yeryüzünde Allah'a ibadet edilmeyen bir yüz sene geçmedikçe kopmaz.
Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiiyy-il Ahir Zaman , 92



Pazar

14 Rebiyülevvel 1399

11 Şubat 1979

Bu tarihte İranda İslam devrimi oldu İmam Humeyni Şah rejimini yıktı ve İslam devrimi zafere ulaştı. Yani tam bir hicri asrın başında.

Bu tarihte bundan daha büyük, toplumsal ve islami hiç bir olay olmadı. İslam devrimi olur olmaz İranın etrafındaki ülkelerde rejimler yönetimler değişti, ihtilaller oldu, bu devrimin yankı bulmasından korkularak. İşte mehdi hareketi.





fikretbayer
ALINTI(Saltukoğlu @ Apr 14 2008, 11:54 AM) *

Pazar

14 Rebiyülevvel 1399

11 Şubat 1979

Bu tarihte İranda İslam devrimi oldu İmam Humeyni Şah rejimini yıktı ve İslam devrimi zafere ulaştı. Yani tam bir hicri asrın başında.

Bu tarihte bundan daha büyük, toplumsal ve islami hiç bir olay olmadı. İslam devrimi olur olmaz İranın etrafındaki ülkelerde rejimler yönetimler değişti, ihtilaller oldu, bu devrimin yankı bulmasından korkularak. İşte mehdi hareketi.


S.A.

Sevgili kardesim Iran bizim kardesimizdir ama itikadlari.....? yani dusunceleri fikirleri ne bileyim fetvalari bir cok sey saya bilirim onlar EHLI SUNNET VEL CEMMAT in disindalar mesela bombayi uzerine sarip patlatmalari bu dinimiz ce caiz degildir niye caiz degil cunku peygamber efedimiz SAV zamanin da sahabeler mursikere sefer duzenleyince, peygamber efndimiz SAV kadinlara, din adamlara, savunmasiz sahislara, tarlalara, ekinlere, cocuklara v.s. daha cogaltabilirim saydiklarima karisilmayacak diye tembi ederdi. Kuranikerinde de gecek hadi asmayin diye Allah rizasi icin savasin diye ögut edilir iste oyuzden onlar EHLI SUNNET VEL CEMMAT in disindalar.

Mehdi AS ciktiginda beraberin de Deccal de cikacak vede 40.000 tane sarikli cubbeli insanlar IRAN dan cikip Deccale biad edecekler. Sevgili kardesim biraz dusun yuregine danis ondan sonra Mehdi AS Iran dan mi cikacak yoksa baska yerden mi cikacak bunu sana söyliye bilirim Mehdi AS Turkiyeden gecmedikce dunyayi fetetmiyecek öncelik turkiyedir ondan sora dunya eline gececek hemide Deccal istanbulun fethinden sonra cikacak.......W.S.
Saltukoğlu
ALINTI(fikretbayer @ Apr 14 2008, 01:30 PM) *

S.A.

Sevgili kardesim Iran bizim kardesimizdir ama itikadlari.....? yani dusunceleri fikirleri ne bileyim fetvalari bir cok sey saya bilirim onlar EHLI SUNNET VEL CEMMAT in disindalar mesela bombayi uzerine sarip patlatmalari bu dinimiz ce caiz degildir niye caiz degil cunku peygamber efedimiz SAV zamanin da sahabeler mursikere sefer duzenleyince, peygamber efndimiz SAV kadinlara, din adamlara, savunmasiz sahislara, tarlalara, ekinlere, cocuklara v.s. daha cogaltabilirim saydiklarima karisilmayacak diye tembi ederdi. Kuranikerinde de gecek hadi asmayin diye Allah rizasi icin savasin diye ögut edilir iste oyuzden onlar EHLI SUNNET VEL CEMMAT in disindalar.

Mehdi AS ciktiginda beraberin de Deccal de cikacak vede 40.000 tane sarikli cubbeli insanlar IRAN dan cikip Deccale biad edecekler. Sevgili kardesim biraz dusun yuregine danis ondan sonra Mehdi AS Iran dan mi cikacak yoksa baska yerden mi cikacak bunu sana söyliye bilirim Mehdi AS Turkiyeden gecmedikce dunyayi fetetmiyecek öncelik turkiyedir ondan sora dunya eline gececek hemide Deccal istanbulun fethinden sonra cikacak.......W.S.


Evet klasik emevi suçlamaları, bunları ne yeni duyduk ne de son duyacağız. İranlılar bizim kardeşlerimizdir. Onlarda müslümandır. Aramızdaki fark İslamın temelinde değil, ictihadı farklılıklardadır. Hanefi mezhebi ile maliki mezhebi arasındaki fark ne ise caferi mezhebi ile hanefi mezhebi arasındaki fark o kadardır. Yani bunu islamda temel itikadi meseler gibi görmek yanlıştır. İctihad farklılığını düşmanlık ve o müslümanları aşağılama vesilesi olarak kullanmak islama yakışmaz. Mehdi çıktığında beraberinde deccalın çıkacağı hemde İrandan çıkacağı haberleri maksatlı ve uydurmadır.

Peki güzel kardeşim, düşünelim ve yüreğimize danışalım, deccalın İrandan çıkabileceğine inanan yüreğin Mehdinin İranda çıkacağına neden inanamamaktadır. Üstelik Deccalın çıkış yeri olarak hadislerde Necd bölgesi geçmektedir. Bu da Suudi Arabistan yönetimini merkezi Riyadın bulunduğu bölgedir. Deccal rejimi zaten İslamın hakim olmadığı her bölgeye hakimdir. Bunu bilmiyormusunuz. Amerikan emperlyalizmden daha büyük deccalmı bekliyorsunuz? Tarih veriyorsunuz ama verdiğiniz tarihin ne anlama geldiğinden haberiniz yok. Siz söyleyin o zaman, 1399-1400 yıllarında dünyada İran İslam Devriminden başka hangi islami hadise oldu. Önce yüreğinizi tedavi edin, mezhebi ve milli kin ve nefretten, asabiyyetten, kavmiyetçilikten arındırdıktan sonra sorun yüreğinize olmaz mı?
Linkinpark
Harun Yahya'nın eserlerinde inceledim Mehdi'yi..

Adnan Oktar "tüm engellemelere rağmen Mehdi yeryüzüne zuhur edecektir" diyor ve sağlam kaynaklardan deliller gösteriyor..

Bende geleceğini tahmin ediyorum fakat bazı arkadaşlar Türkiye demiş..

Buna bir delil varmı??
Saltukoğlu
ALINTI(rockerr @ Apr 14 2008, 03:17 PM) *

Harun Yahya'nın eserlerinde inceledim Mehdi'yi..

Adnan Oktar "tüm engellemelere rağmen Mehdi yeryüzüne zuhur edecektir" diyor ve sağlam kaynaklardan deliller gösteriyor..

Bende geleceğini tahmin ediyorum fakat bazı arkadaşlar Türkiye demiş..

Buna bir delil varmı??



Harun Yahya namı diğer Adnan O. aslında kendisini Mehdi zannediyor. Dr. Sefa Saygılı bu zat hakkında paranoyak teşhisi koymuştu. 1980 li yıllarda boğazda büyük bir gemi yangını vardı. Benzeri olayları kendine yorumlayarak kendisinin Mehdi olduğu imasına çalışıyor. Hatta şöyle bir şey demişti. Mehdi geldiği zaman ben mehdi değilim diyekecek, diyor, sonra da BEN MEHDİ DEĞİLİM diyordu.
ayna
ben harun yahyayı sevmem açıkçası ama cdlerini çok beğenirim.özellikle hakikatleri ayetlerle ispat eden cdlerini takdir ederim.arena programına bundan 2 yıl önce çıkmıştı.mehdinin özelliklerine yakın bir tipi olduğunu o nedenle harun yahyanın öğrencilerinin mehdi olarak hocalarını gördüğünü ancak kendisi olmadığını söyledi.onlar benim için teveccühte bulundular bazı tevafuklar var ama o kişi ben değilim dedi.Allah için bunu söylemek zorundayım.smile.gif
fikretbayer
ALINTI(Saltukoğlu @ Apr 14 2008, 01:05 PM) *

Evet klasik emevi suçlamaları, bunları ne yeni duyduk ne de son duyacağız. İranlılar bizim kardeşlerimizdir. Onlarda müslümandır. Aramızdaki fark İslamın temelinde değil, ictihadı farklılıklardadır. Hanefi mezhebi ile maliki mezhebi arasındaki fark ne ise caferi mezhebi ile hanefi mezhebi arasındaki fark o kadardır. Yani bunu islamda temel itikadi meseler gibi görmek yanlıştır. İctihad farklılığını düşmanlık ve o müslümanları aşağılama vesilesi olarak kullanmak islama yakışmaz. Mehdi çıktığında beraberinde deccalın çıkacağı hemde İrandan çıkacağı haberleri maksatlı ve uydurmadır.

Peki güzel kardeşim, düşünelim ve yüreğimize danışalım, deccalın İrandan çıkabileceğine inanan yüreğin Mehdinin İranda çıkacağına neden inanamamaktadır. Üstelik Deccalın çıkış yeri olarak hadislerde Necd bölgesi geçmektedir. Bu da Suudi Arabistan yönetimini merkezi Riyadın bulunduğu bölgedir. Deccal rejimi zaten İslamın hakim olmadığı her bölgeye hakimdir. Bunu bilmiyormusunuz. Amerikan emperlyalizmden daha büyük deccalmı bekliyorsunuz? Tarih veriyorsunuz ama verdiğiniz tarihin ne anlama geldiğinden haberiniz yok. Siz söyleyin o zaman, 1399-1400 yıllarında dünyada İran İslam Devriminden başka hangi islami hadise oldu. Önce yüreğinizi tedavi edin, mezhebi ve milli kin ve nefretten, asabiyyetten, kavmiyetçilikten arındırdıktan sonra sorun yüreğinize olmaz mı?



S.A.

Ben katiyen hic bir zaman kafamdan konusmam simdi delilleriyle insaAllah bazi hadisi serifleri sunacam belki yardimci olur bize....

’Beni peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, şu ümmetin mehdisi, senin iki oğlun olan Hasan ve Hüseyin’den olacaktır.

Zuhurundan hemen önce, bir halifenin ölümünde ihtilaf olacaktır. İşte tam o esnada, Medine’de bulunan Hz. Mehdi, Mekke’ye gelecek ve Mekke’liler, kendisi istemediği halde ondan ortaya çıkmasını talebedecekler ve sonunda Rükun (Kabenin köşesi) ile Makam (Hz. İbarahim’in makamı) arasında ona biat edeceklerdir.

Biattan sonra, Şam’dan Hz. Mehdi üzerine bir ordu gönderilecek, ancak bu ordu çölde Zulhüleyfe(*) denilen yere geldiğinde, arzın dibine batırılacaktır.

Doğudan siyah bayraklı bir ordu çıkacak ve bu ordu, hiçbir kavmin yapmadığı bir savaşı yaptıktan sonra, Hz. Mehdi zuhur edecektir.

Doğu tarafından birtakım insanlar çıkıp, Hz. Mehdi’nin saltanatını hazırlayacaklardır.

Horasan’dan bir takım siyah bayraklar çıkacak ve onların sahipleri Beytül Mukaddes’e (Kudüs) geleceklerdir.

Hz. Mehdi, çıkarken başında bir sarık olacak ve bir münadi, ‘Bu, Allahın halifesi olan Mehdi’dir, ona uyunuz’ şeklinde nida edecektir.

Hz. Mehdi’ye, aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişi biat edecek ve her zalim onun karşısında mağlup olacaktır. Zamanı o kadar adil olacak ki, kabirdeki ölüler, dirilere imrenecektir. Bu durum, 7 sene devam ettikten sonra artık yerin altı, yerin üstünden hayırlı olacaktır.

Onun bayraktarı, doğudan Temimi soyuna mensup bir genç olacaktır.

Bir hadiste ‘Onun ismi benim ismim olacak, ahlakı benim ahlakım olacak ve künyesi de Ebu Abdullah olacaktır’

Konstantiniyye(Istanbul) ve Deylem dağını fethedecektir.

HZ.Mehdi, müminlerle beraber Beytül Mukaddes’te sabah namazı kılarken o sırada nüzul eden İsa (A.S)’ı takdim edecek ve Hz. İsa, ellerini onun omuzlarına koyarak ‘Namazın kaameti senin için getirilmiş, bu yüzden sen kıldır’ diyecek ve nihayet Hz. Mehdi İsa (A.S) ve müminlere imam olarak namazı kıldıracaktır.

Hz. Mehdi, benim evlatlarımdandır. 40 yaşlarındadır ve yüzü sanki yıldız gibi nurludur. Sağ yanağında siyah bir ben bulunur. Üzerinde pamuktan iki cübbesi vardır. Kıyafeti, sanki Hz. Musa zamanındaki Beni İsrail’in kıyafetine benzer. Yeraltındaki hazineleri çıkaracak ve şirk beldelerini fethedecektir.

Bazı savaşlarına Kua denilen bir köyden çıkacaktır. Medine’den ilk çıkışıyla arasında bir zıtlık olmaması için, bazı savaşlarına bu köyden çıkacağını söylemekteyiz. MEKKE’de kendisine biat olunur. Daha sonra Şam’a, Horasan’a ve diğer ülkelere gidecektir. Son durağı ise Kudüs’tür.

Beytül Mukaddesin tahribi Medine’den, Medine’nin tahribi büyük bir fitne ve olaylardan , büyük fitne ve olaylar Konstantiniyye’nin fethinden, Konstantiniyye’nin fethi de Deccal’ın çıkmasında önce olacaktır’

Rumlar (Hristiyanlar) A’mak veya Dabık’a (Halep yakınlarında iki yer) gelene kadar, kıyamet kopmaz. Medine’nin en hayırlı insanlarından bir ordu, o gün hristiyanlara karşı çıkacaktır. Müslüman ordusu, hristiyanlara karşı harb nizamında saf saf olduğunda, hristiyanlar Müslümanlara ‘Mallarımızı harabedenlerle savaşmak için bize yol açın’ diyecekler, ancak müslümanlar izin vermeyeceğinden savaş olacaktır. Müslümanlar bu savaşta 3 gruba ayrılır. Üçte biri, savaştan kaçar ve mürted olur, ve Allah onların tövbelerini ebediyen kabul etmez, üçte biri şehit olur, ki bunlar Allah katından şehitlerin en faziletlisidir. Diğer üçte biri de, fethe devam ederler, netice de Konstantiniyye’yi alırlar. Fetihten sonra, kılıçlarını zeytin ağaçlarına asmış bir halde ganimeti aralarında taksim ederken şeytan aniden nara atarak ‘Deccal, ehlinizi elde etmiş ve sizin yerinize geçmiştir’ der. Şeytanın bu haberi yalan olduğu halde Müslüman askerler yola çıkarlar ve Şam’a gelirler. Bu sırada Deccal çıkar. Savaşmak üzere hazırlık yapıldığı bir sırada, Meryem oğlu İsa (A.S), gökten nüzul eder. Allahın düşmanı olan Deccal, Hz. İsayı görünce, tuzun suda erimesi gibi erir. Şayet İsa (A.S), onu bırakmış olsaydı, o zaten kendi kendine helak olacaktı. Ancak Allah onu, İsa (A.S)’nın eliyle öldürtür ve Hz. İsa, süngüsündeki Deccalın kanını Müslümanlara gösterir.

Hz. İshak’ın oğullarından (Birbaşka rivayette de Hz.İsmail’in oğullarından denilmiştir ki, doğrusu da budur) 70 bin kişi, bir tarafı karaya, diğer tarafı denize ulaşan bir beldeyi fethetmedikçe, kıyamet kopmayacaktır. Bu şehre gelindiğinde, müslümanlar savaş yapmayacaklar. Sadece La ilahe illallahü vallahü ekber dediklerinde, şehrin deniz tarafı düşecek, tekrar tekbir getirdiklerinde diğer tarafı düşecek, 3.kez La ilahe illallahü vallahü ekber dediklerinde de şehrin tamamı ellerine geçecektir. Herşeyi ganimet olarak aldıktan ve aralarında taksime başladıktan sonra aniden, ‘Deccal çıktı’ şeklinde bir ses işitilecek. Bunu duyan müslümanlar, ganimeti olduğu gibi bırakacak ve geriye dönecekler.

Konstantiniyye’yi fethedenler, Hicaz ehlinden olcaktır. Bu hicaz ehli, misli görülmemiş bir serveti elde ederler ve mal üzerine mal yığarken, Deccalın geldiğini haber veren bir ses duyarlar. Bunun üzerine ganimeti kimi alır, kimisi de bırakır. Fakat sonunda hepsi de pişman olurlar. Sonra bakarlar ki Deccal da yoktur. Daha sonra da, Kudüs yakınındaki Lud köyüne dönmek üzere hazırlanırlar’.


ZUHURUN dan ÖNCEKI OLAYLAR....

Zuhuru, Muharrem ayında olacak ve semadan gelen bir nida, ‘Bu, Allah’ın halifesi Hz. Mehdi’dir, ona uyunuz ve sözünü dinleyiniz’ diyecektir.

Süfyan, 360 süvari ile, Hz. Mehdi’den önce çıkacaktır. Kelp kabilesinden 30 bin kişinin katılacağı bir orduyu Irak’a gönderecek ve bu ordu Doğu’da bir şehir olan Zevra’da 100 bin kişiyi öldürdükten sonra Kufe’yi işgal edecektir. Ancak, Temimi kabilesinden Şuayb ismindeki bir komutanın emri altındaki mukabil bir ordu da Doğudan çıkacak ve Kufe işgalcilerini öldürerek, buradaki esirleri kurtaracaktır. Bunun üzerine Süfyan, ikinci bir ordu düzenleyerek Medine ye gönderecek ve 3 günlük bir işgalden sonra Mekke’ye yöneldiğinde, Allah (C.C), Cebrail aleyhisselamı ayağıyla onlara vurmakla görevlendirecek ve çöl toprağında Süfyanın bu ordusu, yere gömülecektir. Süfyana haber verecek 2 kişi dışında sağ kalan olmayacaktır. Sonuçta, müslümanlar Mekke’yi onlara teslim etmeyeceklerdir. Daha sonra Süfyan, savaşçılarının Konstantiniyye’yi tahribetmeleri için Rum’un reisine haber salacak, ancak Şam kapısında Müslümanlar galip gelerek, onların boyunlarını vuracaktır

Süfyan, kendi zulüm ve kayfine karşı geleni öldürtür. Ve saltnatı devam ederken aniden semadan bir münadi ‘Ey insanlar, muhakkak Allahü Teala size zalimleri, münafıkları ve onlara uyanları menetmiş ve size ümmeti Muhammedin en hayırlısı olan ve Mekke’de bulunan ismi Ahmed, babasının ismi Abdullah olan Hz. Mehdi ‘yi reis kılmıştır, ona katılınız’ diyecektir. Bu arada sahabe tarafından; ‘Ya Resulullah, Mehdi nasıl bilinecektir?’ diye sorulmuş ve peygamberimiz de ‘O benim neslimdendir’, boyu posu sanki Beni İsrail ricalindendir, üzerinde pamuktan iki cübbe bulunur, yüzü parlayan yıldız gibi nurludur ve sağ yanağında bir nişan vardır, 40 yaşlarındadır’ cevabını vermiştir.

Hz. Mehdi, Rumistan’ı 4 tekbirle fethedecek ve burada 600 bin kişiyi yok edip Beytül Mukaddes’in hazinelerini, Tabut-u Sekine’yi (*) , Beni İsrail sofrası ile levhaların madenlerini (**) Hz. Adem’in cübbesini, Hz. Süleyman’ın minberinin asasını ve Allah’ın Beni İsrail’e gönderdiği süt kadar beyaz olan eldivenleri çıkaracaktır.

Şam ehline hatta onların zalim olanlarına bile sövmeyiniz, zira onun askerleri, Şam ehlinden olacaktır’

Moğol nesli, Müslümanlara saldıracak, halife ölecek ve 2 sene biattan sonra azledilecek olan zayıf bir adam başa geçecek, Şam batısındaki bir cami batacak, ve Şam’dan 3 kişi ile batıdan gelenler birlikte Mısır’a gidecekler… Bu ise, Süfyan’ın alameti olacaktır.

Siyah bayraklar taşıyan ordular çıkacak ve Süfyan’la savaşacaklar. Onların y savaş, Temimi soyundan Salih oğlu Şuayb adındaki bir kumandanın öncülüğünde yapılacaktır

Mehdi’nin gelmesinden önce, Süfyan’ın ordusu Kufe’ye gidecek, Horasan ehli de Mehdi’yi aramaya çıkacaktır. Horasan ehli ve aralarında Haşimi gencin bulunduğu ordu siyah bayraklarla birleşecekler ve başlarındaki önder, Şuayb b. Salih olacaktır. Bu ordu, Süfyan’la Estahir kapısının sağında karşılaşacak ve büyük bir savaştan sonra Süfyan’ın askerleri dağılacak ve siyah bayraklar galip gelecektir. İşte o zaman insanlar Mehdi’yi temenni edecek ve onu arayacaklardır.

Mehdi gelmeden önce onun ehli beytinden birisi Doğudan çıkacak, hedefi Kudüs olarak 18 ay kılıçla savaşacak, fakat oraya varamadan vefat edecektir.

Medine’nin reisi, Mekke’deki Haşimilerden bir ordu ile yardım isteyecek ve Medine asileri bu ordu ile hezimete uğratılacak. Şam’daki halifenin bunu haber almasından sonra, Süfyan tarafından bir ordu da Mekke’ye gönderilecek. Aydınlık bir gecede çölde ilerleyen bu orduyu gören bir çoban ‘Eyvah, Mekke’ye yazık olacak, vay başlarına gelene!’ şeklinde söylenirken, ordunun bir anda gözden kaybolduğunu görecek ve ‘Sübhanallah’ diyecek, ‘Nasıl da kısa bir zamanda kayboldular?’ Aşağıya inip baktığında ise, yarısı yerin içinde yarısı da yerin dışında kalmış bir yorganı farkedecek, onu çıkarmaya çalışacak, bir türlü çıkaramayınca da, gördüğü ordunun toprağa battığını anlayacak ve hadiseyi müjdelemek için Mekke reisine koşacak. Bunu haber alan Mekke reisi, Allah’a hamdedecek ve ‘İşte, bizim beklediğimiz alamet buydu’ diyecek. Daha sonra da Şam’a geçecekler.


Mehdi çıkmadan önce, milletler arasında ticaret ve yollar kesilecek, insanlar arasında fitneler çoğalacaktır. Muhtelif ülkelerden birçok alim, birbirlerinden habersiz şekilde Mehdi’yi aramak üzere yollara çıkacak ve alimlerden her birisine 310 kadar insan refakat edecektir. Sonunda hepsi de Mekke’de buluşurlar. Ve birbirlerine ‘Buraya niçin geldiklerini’ sorduklarında, hepsi de ‘Bu fitneleri önleyecek ve Konstantiniyye’yi fethedecek olan Mehdi’yi arıyoruz, çünkü biz onun, babasının anasının ve ordusunun isimlerini öğrendik’ şeklinde cevap verirler. Hep birlikte onu aradıktan sonra, Hz. Mehdi’yi Mekke’de bulacaklar, ‘Sen, Mehdi’sin’ dediklerinde O inkar edecek ve Medine’ye kaçacaktır. Ancak O’na Medine’de yetişecekler, O ise tekrar Mekke’ye gidecek, onu tekrar bulacaklar ve kendisine ‘Senin ismin budur, babanın ismi şudur, alametler sende mevcuttur’ diyecekler, ancak O yine inkar ederek Medine’ye kaçacaktır. Sonunda onu Mekke’de Rükun’da tekrar bulacaklar ve ‘Eğer elini bize uzatıp biatımızı kabul etmezsen, ve başında Haddam’dan birisinin bulunduğu, amacı da bizim canımızı almak olan Süfyan ordusuna karşı bizi korumazsan, bütün günahımız ve dökülen kanlarımız boynuna olsun’ diyecekler. Bu konuşmadan sonra Hz. Mehdi, Rükun ve Makam arasına oturup, elini uzatarak biatları kabul edecektir. Daha sonra da Allah (C.C), bütün insanların kalplerini onun muhabbetiyle dolduracaktır. Sonra O, gündüzleri aslan, geceleri abid olan bir kavimle yürüyecektir.


Hz. Mehdi’nin zuhurundan önce bir Haşimi çıkacak, Kudüs’e ulaşmak için 18 ay savaşacak, ancak daha varamadan Süfyan, Mehdi’nin üzerine bir ordu gönderecek ve bu ordu çölde yere batacaktır. Bu olay Şam’a ulaştığında, Şam ehli kendi halifelerini, ‘Mehdi çıkmıştır, ona biat et, yoksa seni öldürürüz’ şeklinde zorlayacaklar ve halife, biat edeceğine dair Mehdi’ye haber gönderecek ve hazinelerini de yanına alarak Beytül Mukkaddes’e gelecektir. Daha sonra Arap, Acem savaşçılar, Rum’lar ve birçok insan savaşmadan Mehdi’ye itaat ederler. Hz. Mehdi, Konstantiniyye ve diğer birçok beldede camileri inşa eder.

Hz. Mehdi’nin doğum yeri Medine’dir.

Hicret edeceği yer Kudüs’tür.

Sakalı bol ve sık olacaktır.

Gözü sürmeli olacaktır.

Dişleri parlak olacaktır.

Yüzünde bir ben bulunacaktır.

Omzunda, Peygamber efendimizdeki nübüvvet mührü bulunacaktır.

Peygamber efendimizin bayrağıyla çıkacaktır. O bayrak, dikilmemiştir, siyah ve dört köşelidir. Peygamberimizin vefatından sonra hiç açılmamış olup ancak Hz. Mehdi tarafından açılacaktır.

Allah (C.C) onu 3 bin melekle destekleyecektir. O melekler, Hz. Mehdi’ye muhalefet edenin yüzüne ve arkasına vurcaktır.

Yaşı 30 ile 40 arasında olduğu halde gönderilecektir.

Esmer ve orta boylu olacaktır

Haşimi’dir, hilafeti Hz. İsa’ya devredecektir

İnsanlar birlikte hacca gidecek ve hep beraber Hz. Mehdi”yi arayacaklar. Bu arada kabileler arasında, ayakları kanlar içinde bırakacak kadar büyük savaşlar olur, sonra da bir hayra iltica ederler. Hz. Mehdi’yi yüzü Kabe’ye dayanmış, ağlar bir halde bulacaklardır. İnsanlar o zaman “Gel sana biat edelim” dediklerinde, O, “Size yazıklar olsun, ne kadar sözünüzden dönüyor, ne çok kan döküyorsunuz” diyecek ve istemediği halde biatları kabul edecektir. “Siz ona yetişirseniz, biat ediniz, çünkü o yerde ve gökte Mehdi’nizdir’ buyurulmuştur.

Hz. Mehdi, uçan bir kuşa işaret ettiğinde kuş hemen bu emirle yere düşecek, kuru bir ağacı diktiğinde de ağaç hemen yeşillenip yapraklanacaktır.

Hz. Mehdi, hiçbir bid’atı bırakmayacak ve bütün sünnet-i seniyye’yi ihya edecektir. Konstantiniyye, Çin ve Deylem dağlarını fethedecek ve bu durum 7 yıl devam edecektir. Ancak onun her senesi, sizin 20 senenize bedel olacaktır. Sonra Allahü Teala dilediğini yapacaktır.

Mehdi için 2 alamet vardır ki, Allah (C.C), kainatı yarattığından beri bunlar vaki olmamıştır. Bunun birincisi, Ramazanın birinci gecesi ayın, ikincisi ortasında güneşin tutulmasıdır.

Mehdi’den önce Beni Abbas için siyah bayraklar çıkacak, sonra Horasan’dan, başlarında Şuayb b. Salih Temimi’nin bulunacağı, sarıkları siyah, cübbeleri beyaz bir ordu toplanacak ve bu ordu, Süfyan’ın ordusunu hezimete uğratacaktır. Bilahare Kudüs’e inecekler ve Hz. Mehdi için saltanat hazırlayacaklardır. Bu ordunun çıkması ile, halifeliği Mehdi’nin teslim alması arasında geçen zaman 72 aydır.

Onun kumandanları, insanların en hayırlısıdır. Onun yardımcıları, Yemen ve Şam ehlinden olacaktır. Önlerinde Cebrail (A.S), arkalarında Mikail (A.S) bulunacaktır. Yeryüzü emniyetle dolacak ve hatta birkaç kadın, yanlarında hiç erkek olmaksızın, rahatlıkla hacca gidebileceklerdir

Mehdi, insanlar arasında 39 sene kalacaktır. Onun zamanında, büyükler “keşke ben küçük olsaydım”, küçükler de “keşke ben büyük olsaydım” diyeceklerdir,

Mehdi’nin hayatı 7 veya 8 ya da 9 yıl olacaktır. Bu üç görüşü şu şekilde birleştirmek mümkündür:
Hayat’ından kastedilen, görevlendirildiği andan başlayarak, hükmedeceği süre olabilir. Yoksa 7,8 veya 9 yıl yaşayacağı anlamına değildir.
-“30 sene’dir” tabiri de belki onun hakimiyetinin en çok bu kadar süreceğine işaret içindir.
-“40 sene’dir” diyenlerin görüşü de 30 yıl olacağını ifade edenlerle ayni şekilde yorumlanmalıdır.

40 yıl kadar yaşadıktan sonra, yatağında Allah’ın rahmetine kavuşacaktır.

Alimler, 1204 yılında yapılacak olan bir icma’da ahir zamanda bir mehdi’nin geleceği konusunda fikir birliği edeceklerdir.

Ondan önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir. Ve Şam ehli, Mısır’lı kabileleri esir alacaklardır. Doğudan siyah bayraklı bir adam, Şam sahibinden önce çıkacak ve Mehdi’nin itaatına girecektir.

Ondan önce, Afrika’da bir emir 12 yıl malik olacak, sonra Afrika’yı adaletle dolduran esmer bir adam; Mehdi’ye gelerek onun yanında savaşacaktır.

Süfyan’ın ordusu, Horasan, Fars diyarı ve sonra Doğu’daki insanlara ulaşır. Doğu insanları onlara karşı çıkarak, defalarca savaşırlar. Sonra da sağ avucunda ben olan bir Haşimi’ye biat ederler. Allahü Teala, ona bütün yolları ve işleri kolay kılacaktır. Bu Haşimi’nin Horasan ehlinden 5000 civarında bir ordusu vardır, başlarında da Şuayb b. Salih Temimi bulunur. Bu Haşimi’nin rengi sarı, sakalı hafiftir. Ordusuyla, dağlar karşı çıksa, aşıp geçecektir. Süfyanla savaşacak, ancak büyük bir savaştan sonra mağlup düşecek ve Kümme’ye kaçacaktır. Bu Haşimi, Mehdi ile babadan kardeş olup, mehdi zahir olduktan sonra o da çıkacaktır. Bazıları, onun Hz. Mehdi’nin amca oğlu olduğunu söylemişlerdir. Şam’a geldiği duyulduğunda, ona Kudüs’te bir ev tahsis edilecektir.

Ordusunu Medine’ye gönderen Süfyan, “Beni Haşimi’den kimi bulursanız, öldürürün” emrini veriyor. Müslümanlar da Mehdi zahir olup toparlanana kadar dağlara kaçıyorlar.

Çıkışının bir alameti de Batı’dan bayrakların çıkması ve başlarında Kende kabilesinden topal bir adamın bulunmasıdır.

Süfyan, esir olarak ona getirilecek ve rahmet kapısında öldürülecektir. Ganimet ve serveti ise Şam caddelerinde dağıtılacaktır

Mekke’deki batma olayını işittiği zaman, aralarında ebdalların bulunduğu 12 bin asker toplanacak ve Belye denilen yere varacaklar. Süfyan, ordusunun battığını öğrenince Mehdi’ye itaat etmeyi düşünür, ancak Kelp kabilesinin başkanları tarafından ayıplanır. Buna rağmen, gene de Mehdi’ye gelir ve itaat edeceğini söylediği için onun tarafından kabul edilir. Ancak bu kez itaat’tan vazgeçtiğini söyler ve Hz. Mehdi de onu öldürmeye karar verir. Daha sonra Hz. Mehdi, Kelp kabilesi ile savaşacak ve onları yok edecektir

Mekke’deki batmadan sonra, Bedir ashabı adedince insanlar çıkacaktır. (Bu eşraflar itibarıyladır, yoksa ona tabi olanlar çoktur.) Onun ashaplarının reisleri, Berazi kabilelerinden olacak. O gün sema’dan gelen bir ses “Biliniz ki, Allah’ın yeryüzündeki dostları, Mehdi’ye tabi olanlardır” diyecekler.


Süfyan, Kufe’ye geldiğinde Mehdi’nin çıktığı haberi ona ulaşır. Bunun üzerine bir ordu gönderiyor. Ve bu ordu çölde batıyor, ancak biri Süfyan taraflısı, diğeri Mehdi taraflısı iki kişi sağ kalıyor. Bilahare Mehdi, Mekke’den Süfyan ise Kufe’den Şam’a yönelip gidiyorlar. Ancak Süfyan ondan önce Şam’a varıyor. Hz. Mehdi, ikinci bir ordu ile mektup göndererek, Süfyan’dan kendisine biat etmesini istiyor ve sonra Kudüs’e geçerek orada 3 yıl kalıyor. Bu arada Kelp kabilesine mensup birisi Kenane’den çıkarak Bensan’a kadar geliyor. Hz. Mehdi ise buraya bir ordu göndererek bu kabileyi bozguna uğratıyor. Ve sonra Süfyan esir olarak getiriliyor ve Safa tepesinde koyun gibi boğazlanıyor.

Bayrağın üzerinde “Biat, Allah içindir” yazılıdır

Sema’dan bir münadi çıkacak ve “Hak, ali-Muhammed’indir”, yerden de bir münadi çıkacak ve O da “Hak, İsa’nın alindedir” şeklinde sesleneceklerdir. Abbas (R.A) bu konuyla ilgili olarak “Yerden gelen ses şeytandan, sema’dan gelen ses ise Allah’tandır” buyurmuştur.

Hz. Mehdi ile Süfyan karşı karşıya geldiğinde bir münadi şöyle seslenecek : “Allah’ın dostları Mehdi’nin arkadaşlarıdır.”

O gelmeden önce, doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız görünecektir.

Ramazan’da iki defa ay tutulması olacaktır.

Hz. Mehdi, Avta bölgesinde Hars olarak isimlendirilen bir köy batana kadar çıkmayacaktır

Konstantiniyye’nin fethi sırasında, sabah namazı için abdest alırken bir bayrak dikecek, deniz ikiye ayrılarak su kendiliğinden uzaklaşacak ve açılan yolu takibeden Hz. Mehdi, karşı kıyıya geçecektir. Sonra bir bayrak daha dikecek ve diyecek ki “Ey insanlar, ibret alınız. Deniz, Beni İsrail’e nasıl yol verdiyse, bize de öylece yol verdi” Ondan sonra, hepsi, tekrar tekrar tekbir getirecek ve 12 tekbirle, şehrin 12 burcu da düşecektir

Kudüs’ü fethedecek olan Hz. Mehdi, Hindistan’ı da fethedecek olan bir ordu gönderecektir. Buradaki hazineleri alıp, onları Beytül Mukaddes’e dahil edecektir. Hint liderleri de zincirlere bağlı bir halde ona getirilecektir. Hz. Mehdi, Doğu-Batı arasındaki her yeri fethedecektir.


InsaAllah bu hadis-i serifleri okuduktan sonra saglikli bir sekil de, Mehdi AS min ne sekil de nerde ve nasil ciakcagini az cok kestirebiliriz insAllahu Rahman...W.S.

NOT: Alinti´dir.
fikretbayer
ALINTI(Saltukoğlu @ Apr 14 2008, 02:22 PM) *

Harun Yahya namı diğer Adnan O. aslında kendisini Mehdi zannediyor. Dr. Sefa Saygılı bu zat hakkında paranoyak teşhisi koymuştu. 1980 li yıllarda boğazda büyük bir gemi yangını vardı. Benzeri olayları kendine yorumlayarak kendisinin Mehdi olduğu imasına çalışıyor. Hatta şöyle bir şey demişti. Mehdi geldiği zaman ben mehdi değilim diyekecek, diyor, sonra da BEN MEHDİ DEĞİLİM diyordu.


S.A.

Simdi ben kimsenin cemaatin den degilim ama Adnan Oktarin yaptigi hizmet bana göre Allah in rizasini kazandiracak nitelikte. Kendisi defalarca Mehdi AS olmadigini belirtmis gine de onun bu sözlerde samimi olmadigini iddia etmisler, yazik o muslumana ki bir baska muslumana inanmiyor.
evet sunu diye bilirim keske bende onun gibi bu hizmete bir sey verebilseydim de benim sevenlerim bana sen mehdisin diye iddia da bulunmus olsalardi tabii benim gibi bir insan ancak kendi yemegiyle icmesiyle ugrasir o baska. Allah hepimize guzel amelleri nasip eder insaAllah (AMiN).

Eger uzecek bir sey yazmissamsa simdiden özurdilerim W.S.
Ahmet Kamil
Es Selamun Aleyküm ve Rahmetullah

Bu mesaj; AKP’yi Deccal’ın kurdurduğunu ve onun(Deccalın) kim olduğunu bilmeyenlere ve “ben İmam Mehdi’yim” diyen kişi yalancıdır ona inanmayın diyerek ağızları ile Cenâb-ı Allah’ın nurunu söndürmek isteyen kâfirleredir!

“Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor. Müşrikler istemese de O dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur.” Tevbe Suresi (32-33. Ayet)

Ey Cenâb-ı Allah’ın dini İslam’ın düşmanı şeytana tapan Yahudi uşakları ve Deccal’ın köleleri!