ALINTI(samyeli @ Aug 23 2006, 12:13 PM)

Ben açık açık kimseye münafık demiş değilim, ancak münafıkların eylemleri ile birilerinin eylemlerini aynı görmüşsem bu benim günahım değil ki. İyi güzel söylüyorsunda, Hazreti Rasulullahın münafıkların listesini gizli olarak Hazreti Huzeyfeye yazdırdığını, bu münafıkların hareketlerini takip ettirdiğini, onları önemli görevlere getirmediğini, onları toplum içinde pasifize edip islama zarar vermelerini önlemek için tedbirler aldığını biliyorsunuzdur öyle değilmi; Levent kardeş Rüştü Tafral abiyi bilirsiniz. Üstadın talebelerindendir. İttihad yayınlarında Üstadda pasajlar vererek diyalog ve benzeri faaliyetler adına ne varsa hepsini Risalei Nura göre bir bir değerlendirmiştir. Şimdi söyleyin lütfen. İsrailin varlığını tanımayı isteyen birisinin islama hayrı olacağını hangi akıl kabul eder. Size soruyorum. Fethullah hocanın bu konuda ropörtajlarına bakabilirsiniz.
Kardeşim Resulullah efendimizin verdiği liste peygamber ASM a Cenab ı Hakk tarafından verilen malumat sayesindedir. Yoksa Allahtan hiçbir işaret almadan bizzat kafasından olmadığına delil ise müslümanlar hicret ettiği halde hicret için soran Hz. Ebubekire ancak Cenab ı Hakk izin verdikten sonra hicret edebileceklerini söylemiştir. Peygamberler bile Allahın hükmü olmaksızın kafalarından karar veremezler. Hz.Yunus Allahtan emir gelmeden ninova şehrini terk ettiğinde başına gelenler gibi.. Her ne ise..
Münafıklar hakkındaki tedbirler de böyledir.. Şimdi siz diyebilir misiniz kardeşim ben de Cenab ı Haktan böyle bir işareti aldım diye. Elbette diyemezsiniz.. O halde zan ile hüküm vermek tehlikeli olmaz mı? Ayette geçer ki "Ey iman edenler zannın çoğundan sakının. Zira zannın bir kısmı büyük günahtır.."
Eğer deseniz yukarda bahsettiğim vaziyetlerden dolayı kanaatim geliyor ben de size derim ki Hudeybiye anlaşmasını bilirsiniz. Zahiri islam aleyhine görünmüştü de hatta Hz Ömer gibi bir sahabe peygamberimize bir parça sitem etmişti. Fakat sonra görüldü ki Halid bin Velid gibi pek çok mübarek zevat o sulh döneminde kılıç korkusuyla değil belki islamın hakikatleri ile islama girdiler. Hatta Hz. Halid ondan sonra bir seyfullah şekline girdi. Her ne ise.. Misaller çoğaltılabilir..
Kardeş şimdi zannetmeyiniz ki Hocaefendinin diyalog namına yaptıklarını tasvip ediyoruz yahut aynı tarzda düşünüyoruz. Öyle olsaydı sair Nur cemaatlerinin reisleri de Hocaefendi gibi davranırdı.. Üstadın tarzının farklı olduğunu düşünüyorum.. Arzu edene de isbat edebilirim.
Hocaefendi tarzını belirlerken Risale i Nurdan da şüphesiz istifade ediyordur fakat tarz ı usulü kendisini ve cemaatini bağlar. Bununla birlikte hiç bir vakit Hocaefendinin art niyetli olduğunu düşünmüyorum. Olsa olsa hatası olmuştur. Zaten Hocaefendi de hatalı olduğuna kanaat getirse emin olun ki hatasını tashih edecektir.. Demek ki şimdilik bu husutaki yorumunu ve tarzını doğru görüyor.. Her ne ise.. dediğim gibi bu kendisini ve cemaatini bağlar..
Bizler hayırda yarışsak ve hatalı görüyorsak doğrusunu o kardeşlerimize göstersek daha nafi olmaz mı? Meşhurdur ki kazanmak zordur kaybetmek ise kolaydır. Ben derim ki böyle yoruma dair meselelerde müsbet hareket etmek en makul ve hatarsız yoldur.. Kendi mesleğimizin muhabbetiyle hareket edelim. Göreceksiniz hem bizler hem de İslamiyet daha çok kazanacaktır..
Evvel ahir tavsiyem müsbet harekettir.
Ulvi davaya gönül verenlere selam olsun.. Aciz kardeşiniz..