Farklı bakış açıları zenginlik katar.
İtirazlar ve cevaplar
İndirgenemez Karmaşıklık ve Darwinci Patikalar
R.H Thornhill ve D.W Ussery’nin
Akıllı Tasarım teorisine karşı ileri sürdüğü patikalar
Mike Gene Akıllı tasarım içersinde farklı bir ses olmasıyla tanınır; Özellikle William Dembski ve Jonathan Wells ile ciddi fikir ayrılıkları bulunmaktadır. Daha detaylı bilgi için Gene'nin alta ki ismini tıklayıp kendi sitesine ulaşabilir, diğer yazarların Gene ile ayrıldığı noktaları açıklayan makaleye de Mike'a cevaplar dan ulaşabilirsiniz.Özellikle Gene'nin sitesindeki link kısmını tavsiye ediyoruz.Ayrıca Thornhill adını tıklayıp yaptığı çalışmalarave Ussery tıklayıp kendisinin liderlik ettiği oluşumun sitesine ulaşmanızda mümkün.Sizlerle tüm farklı bakış açılarından, Akıllı Tasarımı aktarmayı sürdüreceğiz.
Mike Gene
Fikir artık resmileşmiştir. Behe’nin indirgenemez karmaşıklık (İK) fikri bilimsel literatürde kendine bir yer edinmiştir. İronik olarak bu süreç, indirgenemez karmaşıklığın teolojik olmayan mekanizmasının formüle etmek üzere R.H Tornhill ve D.W Usserytarafından yazılan iki kısımlı eleştirisel makale “Darwinci Evrimin Olası Sınıflandırma Yolları” ile başladı.
Her şeyden önce, bu makale Behe’nin bilime gerçek bir katkıda bulunduğunu göstermektedir. Thornhill ve Ussery (T&U) yazdığı gibi:
“Bununla birlikte, işlevsel olarak birbirinden ayrılamaz parçalardan oluşan indirgenemez karmaşıklıktaki yapıların Darwinci Evrim tarafından oluşturulabilmesi ile ilgili daha çok teorik sorunun, eğer böyle bir şey olmuşsa, derinlemesine incelenmediğini görmekteyiz.
‘‘ Bunu yapmamızı yani incelememizi önleyen nedenlerden biride, böyle bir sınıflandırmayı yapabilmek için elimizde olası yolların yokluğudur. Tahmini bir sınıflandırma aşağıda yapılmaktadır.”
Sınıflandırma PDF
Her ne kadar birileri bunu tartışsa da, bu söylenenler Behe’nin tezinde ortaya koyduğu indirgenemez karmaşıklıktaki yapıların oluşumu üzerine bilimin herhangi bir açıklama getirmekten yoksun olduğunun, en temel kabullenmelerden biri olarak görülebilir. Bununla birlikte, şurası açıktır ki, Behe’nin kuşkuculuğu bu tip bilim adamlarını daha önce varılmayan bir sınıflandırmayı geliştirmek için dolaylı itici bir güç olarak görev yapmıştır. Böylece, Behe bu tip bir sınıflandırmanın oluşturulması için uyarıcı etki olmuştur.(T&U) daha sonra, terimleri tanımlamışlar fakat garip olarak, Behe’nin kullandığı (İndirgenemez Karmaşıklık-İK) tanımını kullanmamışlardır. Tanımlar şunları içerir:”Bilinçli bir etken yâda etmenlerin müdahalesi olmadan oluşan”.Bir kere daha, bilimin apriori kibrinin nasıl bir teolojik nedeni hariç bırakmak için çalıştığını görmekteyiz.(Bize bir kez daha hatırlatılmaktadır ki bilim teoloji ve teolojik olmayan arasındaki soruna eğilmede bir otorite değildir.)
T&U daha sonra, Darwinci evrim için 4 olası yolu ortaya koymaktalar:
1.Sıralı ve Doğrusal Darwinci Evrim
Bunun anlamı, değişim oldukça uzun bir zaman ekseninde oluşmaktadır. Burada tekrar sonrada yazarlarından not düşerek ortaya koydukları gibi Behe’nin katkısını görmekteyiz.”Her ne kadar sıralı doğrusal evrim mekanizması karmaşık yapılar oluşturabilmekteyse de, bu süreç indirgenemez karmaşık yapılar oluşturamaz”. Böylece, indirgenemez karmaşıklık, kesin evrimsel yolların bunu gerçekleştirmesinin olanaksızlığını görebilmemizde bizlere yardımcı olmaktadır. Bu sıralı doğrusal evrimin en belirgin, ikna edici rast gele mutasyon ve doğal seçilim örneklerinin içersinde de çok belirgindir. Darwin ispinozların geleneksel örnekleri(ve onların gagaları),zürafanın boynu, fil hortumu, kararan güve kanatları gibi sıralı doğrusal Darwinci Evrimin tüm örneklerinde görülebilmektedir. Bu yüzden burada anlatılmak istenen, bu tip bir evirilmenin kanıtı olarak indirgenemez karmaşık yapıların “Kör saatçi mekanizması” tarafından evriltebileceğine kanıt gösterilemeyeceğidir.
2.Mekanzima;Paralel ve Doğrusal Darwinci Evrim
Bunun anlamı, birden çok parçada yaklaşık olarak eşzamanlı meydana gelen değişmelerdir, böylece diğer parçalardaki değişiklikler her zaman toplam değişikliğin her hangi bir parçada belirgin hale gelmesinden önce oluştuğudur.
T&U bazı örneklerde vurguladıkları üzere;
“Birçok karmaşık üst moleküler biyolojik yapıların Darwinci evrim tarafından bu tip bir geçerliği vardır, örneklersek yarasa ekolasyonu, örümceklerin ağ yapılandırması, bal arılarının dansları ve orkidelerin böcek yakalaması(Dawkins 1986,1995)bu tip gelişmelerden sayılır. Bazı kompleks (fakat indirgenemez karmaşık değil) moleküler sistemler örneğin globin proteini gibi(Ptitsyn 1999,Satoh 1999) bu yolla evrilmisş olabilirler.” Fakat aynı zamanda şunu da yazarlar:
“Paralel doğrusal Darwinci Evrim indirgenemez karmaşık yapılar oluşturabilir, fakat işlevsel olarak ayrılamaz parçalardan oluşan indirgenemez karmaşık yapılar oluşturamaz ve bu Behe’nin teşhisinden çıkarılan kesin sonuçtur.”
Böylece bir kez daha görüyoruz ki, indirgenemez karmaşık moleküler makineler ile ilgili kafa yorduğumuzda (ki bunlar işlevsel olarak ayrılamaz parçalardır.)Darwinci evrimin çeşitli açıklamalarının ve özellikle Dawkin’sin açıklamalarının konu ile alakasız olduğu açıkça ortadadır. Behe’nin indirgenemez karmaşıklığın Kör Saatçi gibi bir mekanizmaca evirildiğine dair en ufak bir kanıt bile yoktur.
3.Farklı bir işlevden uyum sağlayan işleve geçiş mekanizması
İronik olarak, bu yoldaki temel sorun bir başka Behe eleştirisinde vurgulanmıştır. H.Ellen Orr’un Boston Review da kaleme aldığı eleştirisinde söyle demektedir:
İlk olarak bazı kimyasal yolların tüm gerekli parçalarının mutasyon yoluyla oluştuğunu düşünmek hiçbir yayar sağlamaz. Her ne kadar bu “çözüm” bizi işleyen bir sistemin bir anda oluştuğu fikrine götürse de, yukarıdaki gibi bir mutasyonu, çok ümitsiz ve olasılık dışı bir fikir olarak hiçbir Darwincinin ciddiye alacağını düşünmüyorum. Behe’nin doğru olarak belirdiği gibi, biz Darwinciler bir problemi bir mucize ile karşılayarak bir şey kazanamayız. İkinci olarak, indirgenemez karmaşık yapıların bazı parçalarını adım adım başka bir amaç için evirildiğine ve sonra yepyeni bir işlev kazanarak çalıştığı düşünülebilir. Fakat bu olası değildir. Böyle bir şey arabanızın transmisyonunun yarısının birdenbire hava yastığı bölümüne yarım etmesini ummaya benzer. Bu tip değişiklik çok çok seyrek olur fakat kesin olarak bunlar önümüzdeki indirgenemez karmaşıklığa genel bir çözüm getiremez.
Bu yan-seçenekli değişimin neden olasılık dışı olduğunu daha iyi kavramak için Behe’nin indirgenemez karmaşıklığa dönelim.
Behe;
İndirgenemez karmaşıklıkla kastettiğim birçok tam uyumlu parçadan oluşan tek bir sistemin-ki bu etkileşimli parçalardan her biri temel bir göreve katkı yapar-içersinden herhangi bir parçanın çıkarılmasıyla sistemin kesin olarak işlevinin durmasıdır.
Bir indirgenemez karmaşık sistem tam uyumlu parçalardan yapılandırıldığından beri, bir parçanın başka bir işlevi yerine getirmek üzere yapılandırılması ve bunun İK sistemler oluşturabilmesi olasılık dışıdır. Aslında, Behe bu çözümü yazarak çok daha önceden haber verir:
Eğer ki, bir sistem indirgenemez karmaşıklıkta ise ve böylece doğrudan oluşturulamayacak denli farklı kademeler içermekteyse.Burada, kimse dolambaçlı, doğrusal olmayan bir olasılığı açıkça savunamaz. Etkileşimli sistemlerin karmaşıklığı artıkça, böyle bir doğrusal olmayan patikada gittikçe yok olacaktır.
Bu noktayı resmetmek için, Kamçılı hayvanı ele alalım (Bacterial Flagellum) beklide Akıllı Tasarımın en iyi bilinen örneği, işlevsel olarak bir kamçılı hayvanın yaklaşık olarak 30 tane gen ürününe (parçaya)ihtiyaç duyar. Peki, başka bir işlev kazanma hipotezi neyi bildirmektedir bize? Kamçılı hayvanın oluşmasından önce, bu 30 gen ürünü (ve bunların çiftleri) hep birlikte başka şeyler yerine getirmek için var olmuşlardır. Daha sonra, nasıl olduysa bir kamçılı oluşturmak için şansın yardımıyla gene hep birlikte birleştiler. Ve bundan da sonra, diğer gen ürünlerinin asıl işlevleri de kayboldu. Bu size indirgenemez karmaşıklık için genel bir çözüm gibi mi geliyor?
Burada Darwin’in dehası bu tasarım yapılarını alt etmek için şans metodunu kullanmaktır. Fakat bir kez daha bu yan-seçenek açıklamasına dönelim, burada şans bu yapıların oluşumundaki ana etmen olarak kendini gösterir. Bu öyle bir şans tır ki 30 kadar gen ürününün başka işlevlerden bir anda birleşmesine ve birleşirken de önceki işlevlerini yitirerek yenilerine dönüşmelerini sağlamıştır. Böylece, bu yan-seçenek açıklaması da aynen sansı moleküler makinelerde apaçık gözlemlenen tasarımı oluşturan etken olarak kullanmaktadır. Ne yazık ki bu Darwinciliğin popüler olduğu günlerde bile inandırıcı değildi, bugünde inandırıcı olmaktan çok uzaktır.
Bu problemin basit bir başka şekilde anlatılması için,5 yâda 6 tane alt sistem düşleyin, her birinde 6 yâda 5 gen ürününden oluşsun ve hepsi farklı işlevler yürütsün. Böylece tek düşlememiz gereken 5 yâda 6 alt sistemin tam olarak eşleşmiş bir bütünü oluşturacak şekilde bir araya gelerek yeni bir işlev oluşturmasıdır. Fakat bunun Orr’un Eleştirisindeki gibi bir katkıdan daha fazlasını yapabileceğini düşünmüyorum. Daha kötüsü, şimdi bu durumda, bir Teolog indirgenemez karmaşıklıkla 5 yâda 6 sistemin oluşumunu ve daha sonra bunların niçin kaybolduğunu açıklamak zorundadır.
Tekrar T&U ‘nun makalesine döndüğümüzde, Bu problemin yazarların verdiği ve bizlere indirgenemez sistemlerin nasıl bu yolla oluştuğu hakkında bir fikir vermeyen listenin adaptasyon örneklerinde de açık olarak meydana çıkar. İlk örnekleri, pullardan tüylere geçiştir. Fakat buda Behe’nin kitabının 40–41 sayfalarında değindiği tüm konuyu görmezden gelerek indirgenemez sitemin oluşumu için açık bir örnek olmamaktadır. Burada ki etmen, çeşitli proteinlerin aynı yerleri paylaşabilmeleri başka bir işleve geçişi gerçekten desteklemiyor oluşudur. Burada bir tasarımcının bizleri her parçanın ve sistemin her kısmının gerçekten eşsiz olduğuna ikna etmesini düşünmemek için bir nedenimiz yoktur. Örneğin, çim biçme makinesi ve otomobilin her ikisinde de bujilere sahip olması bir motorun diğerine zamanla bir işlevi rast gele değişiklikler ve seçilimle kazanarak dönüşmesine örnek teşkil edemez.
Fikrimce, bir işlevden başka bir işleve dönüşme açıklamasına en açık iki örnek şunlardır:
1. Antartika da ki notothenioid balıklarının kanlarındaki antifriz glycoprotein, onların buz denizlerinde hayat da kalmasını sağlar ve işlevsel olarak ilgisi olmayan bir pankreatik trypsinogen-benzeri protease dan evirildiği kabul edilir. Kimerik genleri üzerine yapılan en son kesifler (ki bunlar hem protease ve hem antifriz glycoprotein in kod açılımının yaparlar.) bu teoriyi büyük oranda destekler.
2. Crystallinsler (göz lenslerinde ki ışık kırıcı işleve sahip proteinler) göze ait olmayan dokulardaki stres-önleyici proteinlerle benzemektedirler ve çok yakın olarak ilişkilidirler. (Drosophila a-crystallinsler ve ufak ısı-şok proteinleri homologdurlar.)Fakat bu iki duruma da dikkat ederseniz, bu proteinler bir indirgenemez karmaşık sistemin içinde tam bir bütünleşik parçalar olarak işlev görmemektedirler. Bundan ötürü, bazen bir protein birçok eşle etkileşimde olmaya zorlandığından dolayı farklı bir işlev kazanabilir ve indirgenemez karmaşıklıkla bir yapının bu yolla oluşturulabilmesi mümkün değildir.
Farklı bir işlevden uyum sağlayan işleve geçiş ağırlıklı olarak saf şansa dayandığından beri indirgenemez karmaşıklığa genel bir açıklama ve çözüm olmaktan çok uzaktır. Behe’nin gösterdiği gibi, sistem ne kadar karmaşık ise, bu yolun indirgenemez yapı oluşturması o kadar imkânsızdır.
Ama burada uyum sağlamanın açıklanışı ile ilgili başka bir problem vardır. Bunu göstermek üzere 3 parçalı bir chaperone makinesi kullanalım. Bu makine kısmen çözülmemiş durumlarında proteinleri hücre içersinde bir araya toplanmalarını önleme için birbirine kenetleyen protein kompleksidir. Her üç parça farklı görevleri yerine getirir. Dnak proteini diğer proteinleri bağlamak için kıskaç görevini yapar. Dnaj proteini kıskacı yükleyen proteinin adıdır. GrpE kıskacın yükünü indiren proteindir.(mekanizma çok daha karmaşıktır ve ATP hydrolysis ile koordineli hareketleri içeren bir yapıya sahiptir. Ama burada ki tanımlama yeterli olacaktır.)
Uyum sağlama yani adaptasyon açıklamasının öngördüğü şey, indirgenemez karmaşık parçalarına yönelik kalıtsal esnekliktir, ve bu öngörünün belirttiği şey, permutasyondur. Buda, indirgenemez karmaşık sistemlerin çok değişkenlik sergilemesi gerektirdiğidir. Görmemiz gereken Dnak ile bazı bakteriler ve diğer iki chaperone parçasıdır.(Dnaj ve GrpE değil) diğerlerine de Dnaj ve diğer iki proteinle(Dnak ne GrpE değil) görmeliyiz. Hatta GprE’li bazı bakterilerde görmemiz gereklidir(Dnak ve GrpEle değil)fakat bunu yapamayız. Örnek olarak, bakteride oluşan bir mutasyonun Dnaj etkisiz bıraktığının farz edin. İndirgenemez karmaşıklık bunun ölümcül olduğunu öngörecekti ve seçilim organizmayı gen havuzunda değişiklikler yapmasını önleyecekti. Ama farklı bir işlevden uyum sağlayan işleve geçiş ortaksa, mutasyon ölümcül olmaya ihtiyaç duymayacak ve yeni bir chaperone makinesi protein çevresinde son parçanın değiş tokuşu ile evirilecekti. Eubakteriye baktığımızda, üç chaperone parçası evrenseldir. Bu yapılar gm+ ve gm bakterilerinde, thermophilerde (Thermotoga ve Aquifex Deinoccus, Campylobacter, Cynobactreia, Neisserio ve hatta Mycoplasma ) de bulunmaktadır.
Tekrar olarak, bu durumda ortaya konduğu üzere chaperone makinesinin indirgenemez karmaşık olduğunu ve diğer proteinlerin farklı bir işlevden uyum sağlayan işleve geçiş yoluyla değiştirilemeyeceğini göstermektedir. Bu teori için son bir problem Behe’nin fikrindeki diğer bir maddeyi görmezden gelmesidir.(sayfa 43–45):
“Bir sistemin indirgenemez karmaşıklıkta ve böylece işlevsel herhangi bir öncüle sahip olmamasının sonucunu tam bir şekilde görmek için, bizlerin fiziksel öncül ile kavramsal öncülü birbirinden ayırmamız gereklidir.Darwinci evrim fiziksel bir öncül gerektirmektedir.”
Böylece, Darwinci evrim bir tarih tanımı olmalıdır. Bu yüzden, Darwinci evrim gerçek hayattaki proteinleri gerçek görevleriyle yeni bir gerçek işlevi yerine getirmek üzere biriktirmek ve bunu yan-işlev mekanizması içinde yapmak zorundadır. Darwinciler bunu atlamak eğilimindedirler ve evrimin kavramsal krallığı içinde kalmayı yeğlerler. Çünkü burada ki proteinleri bir şekilde diğer göreve uyum sağlamış olarak biriken bilinmeyen görevleriyle düşlenir. Burası birçok Darwinci için her şeyin bittiği yerin ta kendisidir. Fakat Behe ‘nin değindiği gibi, bizlerin fiziksel öncüllere ihtiyacımız vardır ve bunun anlamı fiziksel öncüllerinin kendileri olmasa bile kanıtlarına ihtiyacımız var demektir.
Bu sonuçla farklı bir işlevden uyum sağlayan işleve geçiş gerçek bir bilimsel kanıt tarafından desteklenmedikçe, indirgenemez karmaşıklığı açıklamada başarısız olacaktır. Özetle, uyum sağlama kesinlikle bir çözüm olamaz. Buna ek olarak, eğer permutasyonların kanıtının bütün bir indirgenemez karmaşık sistemin içinden çıktığını göremez isek, bu açıklamayı ciddiye almamamız için iyi bir nedenimiz var demektir. Öyleyse şimdi dikkatimizi kalan tek Darwinci yola çevirelim.
4.İşlevsel bozukluğun elenmesi
Bu yolla ile ilgili ilginç olan şey kendi yaklaşımının açıklanmasında klasik Darwinci açıklamadan oldukça fazla alıntı yapmasıdır. Richard Dawkins Darwinizmi en ikna edici haliyle sunar:
“Yaşayan şeylerin şans tarafından tasarlanıp oluşturulamayacak kadar büyük güzellikte ve imkânsızlıkta olduğunu görmekteyiz. Peki, öyle ise bunlar nasıl oluştu? Cevap Darwin’in cevabıdır; zamanla en basit başlangıçlardan en basından beri var olan varlıklara değin adım adım değişikliklerle şans tarafından var hale getirildiğidir.”
İşlevsel bozukluğun elenmesi basit başlangıçlar ile başlayan bir açıklama değildir. Aksine gözlemlenilenden çok daha karmaşık bir durumla baslar. Ama eğer basit başlangıçlar şans tarafından var edilmeye ihtiyaç duymaktaysa, karmaşık başlangıçlar bu yolla farz edilir ise beklide şans tarafından var edilmek için çok fazla karmaşık olacaklardır. Bana öyle geliyor ki, bu yol teolojik olmayan mekanizmalar yoluyla var oluşun açıklanmasına sıra geldiğinde, ciddi alınmayacaktır. Örneğin, bir başka Behe eleştirisinde, Clare Stevens, basit başlangıçları(daha doğrusal)indirgenemez karmaşıklığın açıklanmasında kullanır:
“Öyleyse, nasıl olurda tüm süreç, tedricen oluşan evrim tarafından gerek duyulan adım değişikliklerin birikmesi ''mekanizmasıyla'' ortaya çıkar? Kesinlikle inanılması imkânsız olan şey, bu karmaşık takribi süreçlerin hep birlikte birden ortaya çıkmış olmasıdır. Öyleyse farklı bir modele bakmak zorundayız. Bir başlangıç için orada bir basamakta sentezin yapılabildiği, daha doğrudan sürecin hala var olabildiği ve hala incelemekte olduğunu fark etmemiz gerekmektedir.(Adenine durumunda bunu önermiştim).Daha sonra ara basamakların tavsiye edilenler olarak birbirlerini takip ederek yok olduğunu tahmin etmeye devam etmek zorundayız”
Gerçekte, hatta Ussery’nin kendiside web sayfasında kamçılı hayvanın oluşumunun açıklanmasında basit başlangıçları kullanmaktadır:
“Eğer kamçılı hayvana bakacak olursanız, bazılarının gerçektende oldukça karmaşık olduğunu görürüsünüz, fakat diğerleri çok daha basit yapılardadır. Örneğin, basit vücutlu E.coli deki türlerle başka hale dönebilir. Dört halka vardır, Basillus subtilis de iki halka ve Caulabacter Crescentus da 5 halka bulunmaktadır. İlkel bir bakterinin bir halkasının olabileceği bir senaryoyu rahatlıkla düşünebiliyorum ve sonra iki halkalı bir kamçınız olacak, sonra üç ve böyle gidecek. İşte bu Behe’nin fikrinin antitezi idi, tedrici zamanla oluşan adım adım evrim budur.
Şu olasıdır ki, yeni bir bakteriyel genom takip edilmeye devam etmiştir.(ayda bir kez olacak şekilde bir takip olmalı!)organizmalar bütün bir işlevsel kamçılı yapmak için dada da az genin gerektiğini bulacaklardır.” (Çevr. Onlarda ki bu bilincin kaynağı nedir?) Böylece, Dawkins, Steven ve Ussery (ve daha birçokları) hep birlikte “basit başlangıçlara” yani bu yolun farz ettiği başlangıç halinin oldukça zıttı olan duruma geri dönerler. Bununla birlikte, kişisel olarak, işlevsel bozukluğun elenmesi adlı bu Darwinci yolu çok ilginç bulmaktayım, bu yolun önerdiği gibi kökensel olarak tasarlanmış bazı durumlar bugünkü görünenden çok daha karmaşık olmuştur, öyle ki evrim belirli yönlerde evirilmek için zorunlu olarak donatılmıştır.
Bir başka deyişle, bu yol indirgenemez karmaşıklığın arkasında yatan tasarım çıkarımını geçersiz kılamamaktadır. Ama bunun yerine, indirgenemez karmaşıklığın oluşumsal olarak tasarlanmış durumunun doğrudan olmayan bir göstergesi haline gelmiştir. Nitekim ihtiyacımız olan şey, başlangıç durumunun indirgenemez karmaşıklığın kendinden daha karmaşık olduğunun kanıtıdır. Örneğin, Bizler oluşumsal olarak 60 parça içeren kamçılı hayvanın hakkında mı konuşuyoruz? Böyle bir iddianın kanıtı nerede? Bu ilginç bir düşüncedir. Fakat kanıt olmadan, bizler bunu felsefenin krallığının ötesine götüremeyiz.
Sonuçlar
Behe ‘nin indirgenemez karmaşıklık fikri bilimsel literatürde kendisine bir yer bulmuş ve bilim adamlarınca oldukça ciddiye alınmıştır. Behe bilime, teolog olmayanları Darwin’in çeşitli yollarını tümden masanın üzerine koymaya zorlayarak katkıda bulunmaktadır. Bu süreç bizlerin elimizdeki verilere bakıp yukarıdaki yollarca, sorgulamada bulunan herhangi bir indirgenemez karmaşık sisteme uygulanabileceğine karar vermektir.
Behe’nin indirgenemez karmaşıklık fikrinin gerçektende bizler için bazı Darwinci yolları etkili bir şekilde geçersiz kılmakta (T&U ‘nun da kabul ettiği gibi) yardım etmekte olduğudur. İndirgenemez karmaşıklık tarafından saf dışı bırakılan yollarla ilgili olan şey bunların en iyi örnek /kanıt tarafından desteklenen yollar olmasıydı. Böylelikle, gene ironik olarak bu örnekler var olan tasarımın açıklanmasında en ikna edici rolü oynadılar. Darwinci evrimin geleneksel örnekleri olan; Darwin ispinozları(ve gagaları) zürafanın boynu, fil hortumu antibiyotik direnci ve güvelerin kararan kanatları bizlere indirgenemez karmaşık sistemlerin rast gele mutasyon ve doğal seçilim mekanizmalarınca oluşturulduğunu düşünmemiz için hiç bir bilimsel dayanak sunmaz. İndirgenemez karmaşıklık için elde kalan açıklamalar “olasılık” dairesi(sonsuzda bir misali ve tüm canlı yapılar içinde bu geçerli) içinde olsalar dahi ellerinde destekleyici kanıtlar olmadığından bunları ciddi olarak kabul etmek için nedenimiz yoktur.
Hiçbir Darwinci açıklama, indirgenemez karmaşık yapılar için Akıllı Tasarımdan daha iyi bir çözüm oluşturamamaktadır. Bundan daha fazlası, anlattığımız her iki açıklamanın da ciddi olarak teolojik olmayan yaklaşımı zayıflattığı gerçeğidir. Eğer bu yollar saf sansın, var olan tasarımın oluşumunda ki etki rolüne yeniden hayat vermedikçe yâda hala başlangıç durumlarına dayandıkları müddetçe kendilerini ilahi bir nedene daha da çok yaklaştıracaklardır.
Kaynakça
Çeviri; Mustafa Ajlan Abudak
Orijinal metni: http://www.arn.org/docs/behe/mb_mg1darwinianpathways.htm bulabilirsiniz